• Sonuç bulunamadı

Oto sanayi sitesi çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliğinin değerlendirilmesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Oto sanayi sitesi çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliğinin değerlendirilmesi"

Copied!
73
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ

OTO SANAYĠ SĠTESĠ ÇALIġANLARININ Ġġ SAĞLIĞI VE

GÜVENLĠĞĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ

Hakan KURAL

YÜKSEK LĠSANS TEZĠ

HALK SAĞLIĞI ANADĠLĠM DALI

DanıĢman

Prof. Dr. A. Said BODUR

(2)
(3)

ii ÖNSÖZ

GeliĢmiĢ ve geliĢmekte olan ülkelerde nüfusun büyük bir bölümünü çalıĢanlar oluĢturmaktadır. Her geçen gün artan teknoloji kullanımı ve sanayileĢmeyle birlikte iĢyerlerindeki çalıĢma koĢulları kötüye gitmeye baĢlamıĢ bu da iĢ sağlığı ve güvenliğini dolayısıyla da insan sağlığını olumsuz etkilemektedir. Kötü çalıĢma koĢullarına bağlı olarak artan iĢ kazası ve meslek hastalıklarını minimize etmek amacıyla özellikle sanayileĢmiĢ ülkeler, iĢ sağlığı ve güvenliğini iyileĢtirme çabası içine girmiĢlerdir.

Dar kapsamda iĢ kazaları ve meslek hastalıklarını önleme amacı olan, geniĢ kapsamda ise çalıĢanların sağlığını koruma amaçlı olup çalıĢma yerlerinin güvenli bir ortama dönüĢtürülmesini sağlayan iĢ sağlığı ifadesi; günümüzde bütün bu kavramların bütünü olarak iĢ sağlığı ve güvenliği kavramı ile birlikte çok sık kullanılmaktadır. ÇalıĢanların sağlığı ile yaptıkları iĢler arasındaki bağlantılar iĢ sağlığı ve güvenliğinin temelini oluĢturmaktadır.

ĠĢ kazaları ve meslek hastalıklarından direkt ve en çok etkilenenler bu meslek riskleriyle karĢılaĢan personeldir. ĠĢ kazaları ve meslek hastalıkları çoğu kez yaralanmalara ve ölümlere yol açabilmektedir. ĠĢ kazaları ve meslek hastalıkları ile karĢılaĢan kiĢiler çalıĢma güçlerinin tümünü ya da bir bölümünü sürekli olarak ya da belirli bir süre kaybetmektedirler. Böyle bir kayıp ise ücret gelirinin azalmasına yol açmakta; hatta iĢini kaybeden personelin bu geliri tamamen kaybetmesine neden olabilmektedir. Bu durum ise çalıĢanların yanında aile üyelerinin de maddi ve manevi kaybına yol açmaktadır.

Tez çalıĢmam süresince tezimle ilgili önerilerini esirgemeyen değerli danıĢman hocam Prof. Dr. A. Said BODUR‟a, literatürlerin toplanmasında bana yardımcı olan hocalarım Yrd. Doç. Dr. Yasemin DURDURAN‟a, Yrd. Doç. Dr. Fatih KARA‟ya, yüksek lisans yapma sürecimde bana destek olan iĢ yerindeki çalıĢma arkadaĢlarıma ve araĢtırmamın yapıldığı SeydiĢehir oto sanayi sitesinde anketlerimi cevaplayan çalıĢanlara sonsuz saygı ve Ģükranlarımı sunar, teĢekkür ederim.

Bu çalıĢmanın konuyla ilgilenen herkese yardımcı olması dileğiyle… Hakan KURAL - 2015

(4)

iii

ĠÇĠNDEKĠLER Sayfa

SĠMGELER VE KISALTMALAR vi

1. GĠRĠġ 1

1.1. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin Tanımı 3

1.1.1. ĠĢ Sağlığı ve ĠĢ güvenliğinin Tarihçesi 3

1.1.2. ĠĢ Sağlığının Tanımı 8

1.1.3. ĠĢ Güvenliğinin Tanımı 9

1.1.4. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin Temel Ġlkeleri 12

1.1.5. Tanımlar ve Teknik Terimler 14

1.2. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin Önemi 15

1.2.1 ĠĢçi Açısından Önemi 15

1.2.2. ĠĢveren Açısından Önemi 17

1.3. AraĢtırmanın Amacı 19

2. GEREÇ VE YÖNTEM 20

2.1. AraĢtırmanın Tipi 20

2.2. AraĢtırmanın Yapıldığı Yer ve Zaman 20

2.3. AraĢtırmanın Evreni ve Örneklemi 20

2.4. Veri Toplanması 20

2.5. Etik Durum 20

2.6. Veri Analizi 20

3. BULGULAR 22

3.1. Katılımcıların Demografik Özellikleri 22

3.2. Katılımcıların Mesleki Özellikleri 23

3.3. Katılımcıların ÇalıĢma Hayatı Boyunca ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Alma Durumu 23

3.4. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Alan Katılımcıların Aldıkları Eğitimleri Pratikte Kolayca Uygulayabilme Durumu 24

3.5. Kullanılan Araç Gereçlerin Vücut Ölçüleriyle Uygun Olması 24

3.6. ĠĢyerinin Büyüklüğünün Yeterliliği Hakkındaki GörüĢleri 25

3.7. ĠĢyerinin Amaca Uygunluğunun Yeterliliği Hakkındaki GörüĢleri 25

3.8. ĠĢyerinin Aydınlatmasının Yeterliliği Hakkındaki GörüĢleri 26

3.9. ĠĢyerinin Havalandırmasının Yeterliliği Hakkındaki GörüĢleri 26

3.10. ĠĢyerinin Isısının Yeterliliği Hakkındaki GörüĢler 27

(5)

iv ĠÇĠNDEKĠLER (Devam) Sayfa

3.12. ĠĢyerinde ĠĢ Kazalarından Korunmak Ġçin Gerekli KiĢisel

Ekipmanlara Sahip Olma Durumu 28 3.13. ĠĢyerinde ĠĢ Kazalarından Korunmak Ġçin Alınan Güvenlik

Önlemlerinin Yeterli Olma Durumu 28 3.14. Katılımcıların ÇalıĢma Süresi Ġçinde ĠĢ Kazaları ve Meslek

Hastalıklarından Korunmak Ġçin Kullandıkları Koruyucular 29 3.15. ÇalıĢma Hayatı Boyunca ĠĢ Kazası GeçirmiĢ Olma Durumu 30 3.16. ÇalıĢma Hayatı Boyunca ĠĢ Kazası GeçirmiĢ Olan Katılımcıların Halen ÇalıĢmakta Olduğu ĠĢyerinde ĠĢ Kazası GeçirmiĢ Olma Durumu 30 3.17. ÇalıĢma Hayatı Boyunca ĠĢ Kazası GeçirmiĢ Olan Katılımcıların Kalıcı Bir Sakatlığının Olması Durumu 30 3.18. Katılımcıların ĠĢiyle Ġlgili Riskleri Bilme Durumu 31 3.19. Katılımcıların Ġlk Yardım Eğitimi Alma Durumlarına Göre Dağılımı 31 3.20. Katılımcıların Herhangi Bir Acil Durumda Ne Yapılması

Gerektiğini Bilme Durumuna Göre Dağılımı 32 3.21. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Sorularının YaĢ Gruplarına Göre

KarĢılaĢtırması 32 3.22. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Sorularının Medeni Duruma Göre

KarĢılaĢtırması 34 3.23. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Sorularının Eğitim Durumuna Göre

KarĢılaĢtırması 34 3.24. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Sorularının Mesleği Ġsteyerek Seçme

Durumuna Göre KarĢılaĢtırması 34 3.25. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Sorularının ÇalıĢılan Yıla Göre

KarĢılaĢtırması 34 3.26.ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Sorularının Günlük ÇalıĢılan Süreye Göre

KarĢılaĢtırması 39 3.27. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Sorularının Kronik Hastalık Olan-Olmayan Durumlarına Göre KarĢılaĢtırması 39 3.28. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Sorularının Kronik Hastalık Türüne Göre

KarĢılaĢtırması 39 3.29. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Sorularının Sürekli Ġlaç

Kullanan-Kullanmayan Durumuna Göre KarĢılaĢtırması 39 3.30. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Sorularının Sürekli Kullanılan Ġlaç Türüne Göre KarĢılaĢtırması 44 4. TARTIġMA 46 4.1. AraĢtırmaya Katılan ĠĢçilerin Sosyo-Demografik Bilgileri 46

(6)

v ĠÇĠNDEKĠLER (Devam) Sayfa

4.2. Katılımcıların Mesleki Özelliklerine Göre Bilgileri 47

4.3. Kullanılan Araç Gereçlerin Vücut Ölçüleriyle Uygun Olma Durumu 49

4.4. ÇalıĢanların ĠĢyerinin Fiziksel Yeterliliği Hakkındaki GörüĢleri 49

4.5. ÇalıĢanların ĠĢyerinde ĠĢ Kazalarından Korunmak Ġçin Gerekli KiĢisel Ekipmanlara Sahip Olma Durumu 52

4.6. Katılımcıların ÇalıĢma Süresi Ġçinde ĠĢ Kazaları Ve Meslek Hastalıklarından Korunmak Ġçin Kullandıkları Koruyucular 53

4.7. Katılımcıların ÇalıĢma Hayatı Boyunca ĠĢ Kazası GeçirmiĢ Olma Durumları 53

4.8. Katılımcıların ĠĢiyle Ġlgili Riskleri Bilme Durumu 54

4.9. Katılımcıların Ġlk Yardım Eğitimi Alma Durumları 55

5. SONUÇ VE ÖNERĠLER 56

6. KAYNAKLAR 61

7. EKLER 63

Anket Formu 63

Etik Kurul Kararı 65

(7)

vi SĠMGELER VE KISALTMALAR

ÇSGB: ÇalıĢma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı GA: Güven Aralığı

ILO: Uluslararası ÇalıĢma Örgütü ĠSG: ĠĢ Sağlığı Ve Güvenliği

KOAH: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı MYO: Meslek Yüksek Okulu

SGK: Sosyal Güvenlik Kurumu

SPSS: Statistical Package For The Social SSK: Sosyal Sigortalar Kurumu

TURDEP: Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevalans ÇalıĢması

WHO: Dünya Sağlık Örgütü X2: Khi- Kare

(8)

1 1. GĠRĠġ

Dünyada ve ülkemizde sanayileĢme ve teknolojik geliĢmelere paralel olarak özellikle iĢyerlerinde üretken faktör olan çalıĢan kiĢilerin sağlığı ve güvenliği ile ilgili bir takım sorunlar ortaya çıkmıĢtır. BaĢlangıçta fazla önemsenmeyen bu sorunlar iĢ verimini ve iĢletmeyi tehlikeye sokmasıyla önem kazanmıĢ ve üzerinde düĢünülmesi gerekliliği doğmuĢtur.

Bu aĢamada yapılan çalıĢmalar sonucunda iĢyerlerinde çalıĢma düzenini ve koĢullarını kapsayan birtakım kurallar ve kanunlar yürürlüğe konmuĢtur. Ancak geçen zaman içinde bu düzenlemelerin yetersiz olduğu görülmüĢ ve soruna daha değiĢik açılardan yaklaĢılması gerekliliği baĢ göstermiĢtir. Bunun üzerine yapılan çalıĢmalar ve araĢtırmalar sonucunda “ĠĢçi Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği” kavramı doğmuĢ, konuya bilimsel olarak yaklaĢılmaya baĢlanmıĢtır. "ĠĢçi Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği” tıbbın, tekniğin ve diğer bilim dallarının çalıĢma alanı olmuĢtur. Teknolojik geliĢmenin süreklilik arz etmesi nedeniyle her gün çalıĢma alanlarına katılan yeni iĢkolları, kimyasal maddeler, makine ve teçhizatlar bu konu üzerinde çalıĢmanın kesintisiz olmasını ve yeni teknoloji ile karĢılaĢılan yeni sorunların araĢtırılmasını ve çözümlenmeye çalıĢılmasını gerektirmektedir (DurmuĢ 2002).

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)‟nün tanımında sağlık; fiziksel, ruhsal ve sosyal açılardan tam bir iyilik durumunu yansıtmaktadır. Tanım kapsamında, bireyin sağlığı, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönlerden bütün bir iyilik halini ifade etmektedir (Cockerman 2004). Bu tanımlama, kiĢilerin sağlık durumlarındaki farklılıkları ortaya koyduğu gibi, sağlıklı davranıĢlarla varılmak istenen amacı da belirtmektedir.

Sağlık kavramı ise, tıbbi, sosyolojik ve psikolojik açılardan farklı tanımlara sahiptir. Sağlık, her Ģeyden önce bireylerin ekonomik, sosyal, kültürel, medeni ve siyasi nitelikli temel haklarının baĢında gelen bir insan hakkıdır. Buna dayanarak bireyler, toplumdan ve devletten sağlıklarının korunmasını ve ihtiyaç durumunda tedavi edilmelerini talep edebilmektedirler (Okur 1992).

Sağlıklı hal, çeĢitli faktörlerin bir araya gelmesi ile yükselir veya bozulur. Bu çeĢit faktörlerin iyice bilinmesi ile sağlıkla ilgili bir sorunu anlamak, çözümünü bulmak mümkün olur. Bu yaklaĢıma göre hastalıklar tek bir nedene bağlanamaz. BaĢka bir deyiĢle sağlıkla iliĢkili nedenler çok çeĢitlidir(DurmuĢ 2002).

(9)

2 ĠĢ sağlığı ve güvenliği, günümüz modern toplumlarında insana verilen değerin ve önemin bir sonucu olarak her zaman geliĢmeye açık bir bilim dalı olmuĢtur. ĠĢ sağlığı ve güvenliği çalıĢmalarının amacı, iĢ kazaları ve meslek hastalıklarından çalıĢanları korumak ve daha sağlıklı bir ortamda çalıĢmalarını sağlamaktır. Ancak yaĢadığımız ülkede ve yaĢadığımız dünyada bu pek mümkün olamamıĢtır. Öyle ki, dünyada her yıl yaklaĢık 160 milyon çalıĢan, iĢ kazaları ve meslek hastalıkları dolayısıyla yaralanmakta ve hastalanmaktadır. GeliĢmiĢ ülkelerde iĢ kazaları ve meslek hastalıklarının toplam maliyeti bu ülkelerin GSMH‟larının % 1 ile % 3 arasında değiĢmektedir (Öğüt 2012).

GeniĢ anlamda iĢçi sağlığı ve iĢ güvenliği kavramı iĢyeri ile sınırlı sağlık ve emniyet tedbirlerinin yeterli koruma sağlayamayacağını kabul eden ve iĢçinin sağlığını ve güvenliğini etkileyen ve ilgilendiren ve iĢyeri dıĢından kaynaklanan riskleri de kapsamına dâhil eden bir kavramdır. Bu bağlamda her türlü iĢte çalıĢanların bedensel, ruhsal ve sosyal durumlarının iyileĢtirilmesi, çalıĢma Ģartlarının düzenlenmesi, çalıĢanların fiziksel, bedensel ve ruhsal niteliklerine uygun iĢlere yerleĢtirilmeleri, iĢin insana, insanın da iĢe uyumunun sağlanması iĢçi sağlığı ve iĢ güvenliği konuları arasındadır (Korkmaz ve Avsallı 2011).

ĠĢçi sağlığı sağlıklı bir yaĢam çevresi için gereken sağlık kurallarını içerirken; iĢ güvenliği, daha çok iĢçinin yaĢamına ve vücut bütünlüğüne yönelik tehlikelerin ortadan kaldırılması için gerekli teknik kuralları ele alır (Korkmaz ve Avsallı 2011).

Ülkemizde ve dünyada iĢ sağlığı ve güvenliği konusu sık sık karĢımıza çıkan çok önemli bir halk sağlığı problemidir. Bu çalıĢmada da Konya ili SeydiĢehir ilçesindeki oto sanayi sitesinde çalıĢan kiĢilerin iĢ sağlığı ve güvenliği hakkındaki tutumlarını belirlemek için planlanmıĢ ve yürütülmüĢtür.

(10)

3 1.1. ĠĢ Sağlığı Ve Güvenliğinin Tanımı

1.1.1. ĠĢ Sağlığı ve ĠĢ güvenliğinin Tarihçesi

ĠĢ sağlığı ve güvenliği konusunun, günümüzdeki bilimsel anlamını kazanması, zaman içinde çeĢitli evrelerden geçerek uzun tarihsel süreç içerisinde oluĢmuĢtur. Tarih boyunca çalıĢma hayatındaki teknolojik geliĢmeler, iĢ sağlığı ve güvenliği konusundaki geliĢmelere tanıklık etmiĢtir.

ÇalıĢma hayatı ile ilgili sağlık sorunlarına ilk iĢaret eden bilginlerden birisi G. Agricola‟dır. 16. Yüzyılın ikinci yarısında yaĢamıĢ olan bu bilgin, tozlu ortamda çalıĢmasının sağlığı bozduğuna iĢaret ederek, bu tür iĢlerde çalıĢanların tozdan korunmak için maske kullanmalarını öğütlemiĢtir. Aynı tarihte yaĢamıĢ olan bir baĢka bilgin de Paracelsus‟tur. Bu bilgin de değiĢik iĢ yerlerinde ve özellikle de madenlerde çalıĢmanın bir takım riskleri olabileceğine iĢaret etmiĢtir. ĠĢ sağlığı alanındaki geliĢmelere en büyük katkıyı Bernardino Ramazzini yapmıĢtır. Ġtalya‟nın Padua kentinde iĢ yeri hekimliği yapmıĢ olan Ramazzini (1633-1714), çalıĢmaları sırasındaki gözlemlerini, kendisinden önceki bilginlerin gözlemleri ile de birleĢtirerek bir kitap halinde yayınlamıĢtır. „De Morbis Atrificum Diatriba‟ (çalıĢanların hastalıkları) adlı bu kitap, bu alandaki ilk kapsamlı ve sistematik yayındır. Bu kitapta çeĢitli iĢlerle ilgili sağlık risklerine ve sağlık sorunlarına iĢaret edilmektedir. ĠĢ sağlığı konularına olan bu önemli katkısından dolayı Ramazzini bütün dünyada iĢ sağlığının kurucusu olarak tanınmaktadır (Bilir ve Yıldız 2004).

1819 tarihinden sonra çıkarılan yasalarla, 9 yaĢından küçük çocukların çalıĢtırılamayacağı ve cumartesi çalıĢma sürelerinin dokuz saate indirilmesi Ģartı getirilmiĢtir. Bahsedilen bu yasalar kâğıt üzerinde kalmıĢ iĢ güvenliği konusunda etkili olamamıĢtır. Ancak devletin ilk kez çalıĢanları koruyucu nitelikte yasal önlemler alma niyeti taĢıması açısından önemlidir. Resmi anlamda iĢ güvenliği denetim teĢkilatı kurulabilmesi için 1833 yılına kadar beklemek zorunda kalınmıĢtır. Bu tarihte tüm dokuma sanayinde çalıĢan çocukların haftalık çalıĢma süresi en çok 48 saat olarak saptanmıĢ ve iĢçiyi koruyucu hükümlerin uygulanması için ilk kez etkili bir iĢ denetimi teĢkilatı kurulmuĢtur. 1824 yılında iĢçilere kendi aralarında birleĢme ve iĢverene karĢı daha güçlü olma olanağı sağlanmıĢtır. 1842 yılında yürürlüğe giren yasa ile kadınların ve 18 yaĢından küçük çocukların yeraltında

(11)

4 çalıĢtırılmaları yasaklanmıĢ ve maden ocakları müfettiĢliği kurulmuĢtur. 1844 yılında iĢ yerlerinde hekimlerin sorumlulukları artırılarak sağlık açısından tehlikeli yerlerde çalıĢanların sağlık kontrolleri, iĢyeri hekimlerine verilmiĢtir. 1895 yılında bazı tehlikeli meslek hastalıklarının bildirilmesi zorunlu hale getirilmiĢ ve Thomas Morison Legge ilk hekim ve iĢ güvenliği müfettiĢi olarak atanmıĢtır. Thomas Morison Legge kursun zehirlenmesi gibi Ģarbon hastalığının da meslek hastalığı olduğunu ileri sürmüĢ ve konu ile ilgili tüzük kabul edilmiĢtir (Gürbüz 2003).

ĠĢçilerin korunması konusunda ortak hareket edilmesi gereği zamanla daha çok hissedilmiĢ, uluslararası örgütlerin kurulması yoluna gidilmiĢtir. Birinci Dünya SavaĢının baĢlaması iĢ hukukuna iliĢkin ulusal ve uluslararası çalıĢma ve düzenlemeleri engellemiĢtir. SavaĢ sonrasında imzalanan Versay BarıĢ antlaĢması ile 1919‟da Uluslararası ÇalıĢma Örgütü (ILO) kurularak iĢçi sorunlarına uluslararası düzeyde çözüm olanağı sağlanmıĢtır. Ġkinci Dünya Savasından sonra uluslararası iĢbirliği daha da geliĢmiĢ, iĢ hukukuna iliĢkin sözleĢme ve tavsiye kararlarının oluĢmasında ILO etkili olmuĢ ve 1946 yılında BirleĢmiĢ Milletler ile imzaladığı anlaĢma sonucu bir uzmanlık kuruluĢu durumuna gelmiĢtir.

Uluslararası ÇalıĢma Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü ile iĢbirliği yapan birçok kuruluĢ, iĢçi sağlığı ve iĢ güvenliği yönünden önemli çalıĢmalar gerçekleĢtirmiĢlerdir. Uluslararası ÇalıĢma Örgütünün kimyasal maddeler için saptadığı “iĢyerlerinde maruz kalma değerleri” ve iĢçi sağlığı ve iĢ güvenliği ilgili alınan kararlar ve oluĢturulan uluslararası sözleĢmeler bu konudaki sorunların çözümüne katkılar sağlamıĢtır. Uluslararası ÇalıĢma Örgütü ile Dünya Sağlık Örgütü‟nün katkılarıyla, olumsuz çalıĢma koĢullarının düzeltilmesi amacı ile yasal düzenlemeler ve bilimsel çalıĢmalar yapılarak iĢ güvenliği mevzuatının oluĢturulmaya çalıĢılmıĢtır.

Ülkemizde iĢ sağlığı ve iĢ güvenliğinin tarihsel geliĢimi endüstrileĢme ve çalıĢma yaĢamındaki geliĢmelere bağlı olarak benzer aĢamalardan geçmiĢtir. Meslek hastalıklarının ve iĢ kazalarının önemli bir sorun olarak gündeme gelmesi endüstrileĢmenin geliĢimi ile yoğunluk kazanmıĢtır. EndüstrileĢme sonucu üretim araçlarında ve üretim yöntemlerinde sağlanan geliĢmeler iĢ sağlığı ve iĢ güvenliği sorunlarını da ortaya çıkarmıĢtır. Bu sorunların yoğunluğuna ve toplumsal tepkilere bağlı olarak da çözüm önerileri üretilmesi ve yaĢama geçirilmesine yönelik

(12)

5 çalıĢmalar iĢ sağlığı ve iĢ güvenliği konusundaki etkinliklere ivme kazandırmıĢtır. Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de, endüstrileĢmenin geliĢim düzeyine bağlı olarak iĢ sağlığı ve iĢ güvenliği konusunda yasal, tıbbi ve teknik çalıĢmalar yapılmıĢtır. Osmanlı Ġmparatorluğu‟nda endüstrileĢme sürecine girilemediği için bir sosyal politika ve sosyal güvenlik sistemi de gerçekleĢememiĢtir. Ancak sosyal koruma gereksinimi her zaman var olmuĢtur. Aile içi yardımlaĢma, meslek örgütleri ve dinsel temele dayalı öteki hayır kurumları, bu korumanın belli baĢlı araçları olmuĢlardır. Yasal düzeydeki önlemlerin etkinliği ise çok sınırlı kalmıĢtır (Güzel ve Okur 2004).

ĠĢçi sağlığı ve iĢ güvenliği ile ilgili yapılan çalıĢmalara, ilk olarak Osmanlı Ġmparatorluğu döneminde rastlanmaktadır. 1865 tarihli Dilaver PaĢa Nizamnamesinden günümüze kadar iĢçi sağlığı ve iĢ güvenliği konusunda yapılan ilgi ve çalıĢmalar çözümün hep hukuki yollarla arandığını göstermektedir (Ünsar 2003). Kömür üretimini artırmak amacı ile düzenlenmiĢ olan bu nizamname de iĢçiye ait çalıĢma, dinlenme ve tatil sürelerine iliĢkin hükümler içermekteydi. Bu Nizamnameyi 1869 „da çıkartılan “Maadin Nizamnamesi” izlemiĢtir. Yeni Nizamname ile Dilaver Pasa Nizamnamesi‟nin eksikleri tamamlanmaya çalıĢılmıĢ, maden ocaklarında verimi arttırmak amaçlanmıĢtır (Andaç 2003). Bu iki nizamname sosyal yaĢamı düzenleyen ilk belgeler ve çalıĢmalar olması bakımından önemlidir.

Cumhuriyet döneminde, Ülkemizde sanayi geliĢmeleri ile birlikte iĢ güvenliğine ait düzenlemeler yapılmıĢtır. Cumhuriyet Dönemi‟ni Milli Mücadele Dönemi‟yle birlikte ele almak gerekir. Milli Mücadele Dönemi‟nden itibaren 1936 tarihli ilk iĢ kanununa kadar iĢ hayatını düzenleyen ve iĢçileri koruyucu maddeler içeren pek çok kanun çıkartılmıĢtır. 10 Eylül 1921‟de 151 sayılı “Ereğli Kömür Havzası Maden Amelesi‟nin Hukukuna Müteallik Kanun” kabul edilmiĢtir. Bazı araĢtırmacılar tarafından ilk iĢ kanunu olarak da nitelenmektedir (Özbek 2006). Bu kanun çerçevesinde “Ereğli Kömür Havzası Maden Ocaklarında ÇalıĢan ĠĢçilerin Sıhhi Ġhtiyaçlarının Teminine dair Tüzük” çıkartılmıĢ ve bu tüzükle ĠSG alanında önemli düzenlemeler yapılmıĢtır. Kanunun en önemli maddesi günlük çalıĢma süresinin 8 saat ile sınırlandırılmasıdır. Yasayla maden iĢlerinde 18 yaĢından küçüklerin çalıĢtırılması, mecburi çalıĢtırma ve zorla fazla çalıĢtırma yasaklanmıĢtır. ĠĢçiler için iĢçi koğuĢları, hamam yapılması, iĢyerinde hastane, eczane ve hekim

(13)

6 bulundurulması zorunluluğu getirilmiĢtir. ĠĢ kazasına bağlı ölümlerde ölenlerin mirasçılarının iĢverene karĢı tazminat davası açabilecekleri, iĢverenlerin kusurlu bulunması halinde iĢverenin para cezası ödemek zorunda kalması da maddelerden biridir. Ayrıca iĢverenler istihdam ettikleri iĢçilerin kayıtlarını tutmak zorundadırlar (Arıcı 1999). Bu yasanın en önemli maddelerinden biri de iĢyerlerinde sağlık kurallarına uyulmadığında madencilerin ruhsatname ve imtiyazlarının fesih olacağı hükmünün yer almasıdır.

Cumhuriyetin ilk yıllarından baĢlayarak ülke sanayisinin geliĢtirilmesine yönelik pek çok yatırım yapılmıĢtır. Özellikle kalkınma planları ortaya konularak uzun dönemli planlar ve stratejiler belirlenmiĢtir. SanayileĢmede sağlanan geliĢmelerin yarattığı sorunları gidermek için pek çok yasa, tüzük ve yönetmelik çıkarılmıĢtır. Cumhuriyetin ilanından sonra ilk yasal düzenleme 1924 tarih 394 sayılı “Hafta Tatili Kanunu” olmuĢtur. Resmi ve özel kurumlarda çalıĢanların tümüne haftada bir gün süre ile tatil hakkı tanıyan bu yasa ile iĢ sağlığı açısından atılmıĢ önemli bir adım olarak kabul edilir. 1926 tarihinde yürürlüğe giren 818 sayılı Borçlar Kanununun 332.nci maddesi ile iĢverene, iĢ kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda hukuki sorumluluklar getirmiĢtir. Ülkemizde o dönemde iĢ yasasının bulunmaması sebebi ile iĢçi sağlığı ve iĢ güvenliği ile ilgili pek çok maddenin yer aldığı 1593 sayılı “Umumi Hıfzısıhha Kanunu” 1930 tarihinde çıkarılmıĢtır. Çocuk ve kadın isçilerin korunmasına, iĢyerlerinde iĢyeri hekimi bulundurulmasına, belirli büyüklükteki iĢyerlerinde revir ve hastane açılmasına ait kurallar konulmuĢtur ( Makal 1999).

Bu kanun aracılığıyla sosyal alan geniĢ bir çerçevede tanımlanmıĢ ve devlete bu geniĢ alana müdahale yetkisi veren hukukî bir zemin oluĢturulmuĢtur. ĠĢçi sağlığı, kadın ve çocuk sağlığına yönelik düzenlemeler bu kanunun aracılığıyla devlete bırakılmıĢtır. Bu kanun günümüzde yürürlükte bulunan düzenlemenin özü itibarı ile aynı olan hükümler getirmiĢtir. Hatta günümüzdeki yapının temellerinin bu kanun ile atıldığını iddia etmek de mümkündür. Ancak, kanunun sınırlı bir uygulama alanının ve kapsamının olması en önemli eksikliğidir (Özbek 2006).

Türkiye‟nin ilk iĢ kanunu olan 3008 sayılı kanun 08.06.1936 yılında çıkarılarak 15.06.1937 tarihinde yürürlüğe girmiĢtir. Ülkemizde ilk kez devlet, bütün yönleri ile iĢçi ve iĢveren iliĢkilerine doğrudan müdahale etmiĢtir. Bu yasa ile iĢ

(14)

7 güvenliği ilk kez düzenli, ayrıntılı ve sistemli bir düzenlemeye kavuĢmuĢ, iĢçilerin iĢyeri tehlikesine karĢı bütün yönleri ile korunması amacı izlenmiĢtir (ġardan 2005). 3008 sayılı ĠĢ Kanunu‟nun 107'nci maddesinde Sosyal Sigortaların kademeli olarak kurulması ve temel ilkeleri belirlenmiĢtir. Yasa hükümlerine göre, 1 yıl içinde çıkarılması öngörülen sosyal sigortalar sisteminin kurulmaya baĢlanması ancak, 1945 yılında olmuĢtur. 2. Dünya SavaĢı, bütün ülkelerin olduğu gibi ülkemizin de ekonomisini sarsmıĢ, savaĢ öncesine kıyasla büyük kitlelerin yaĢam düzeylerinde gerilemeler olmuĢtur. Bu nedenle, bir güvenlik sistemine her zamandan daha fazla gereksinim duyulmaya baĢlanmıĢtır. SavaĢ sonrasının sosyal politika anlayıĢları ülkemize de yansımıĢ, iĢ kazaları meslek hastalıkları ve analık sigortaları kurulmuĢtur. 28 Ocak 1946 tarih 4841 sayılı ÇalıĢma Bakanlığı kuruluĢ yasasının birinci maddesi ile Bakanlığın görevleri arasında sosyal güvenlikte yer almıĢtır. ĠĢ sağlığı ve iĢ güvenliğine yönelik çalıĢmaların tek elden yürütülmesi amacıyla ÇalıĢma Bakanlığı‟nın kurulması sonrasında bu görev ĠĢçi Sağlığı Genel Müdürlüğü'ne verilmiĢtir. Bunun sonucunda 81 sayılı Uluslararası ÇalıĢma SözleĢmesinin 9. maddesinin onanmasına dair 5690 sayılı Yasa 13 Aralık 1950 tarihinde yürürlüğe girmiĢtir. Söz konusu yasa gereği olarak iĢyerlerinin iĢ sağlığı ve iĢ güvenliği yönünden denetimini yapmak, çalıĢma yaĢamını düzene koymak, yol gösterici uyarılarda bulunmak üzere hekim, kimyager ve mühendis gibi teknik elemanların görevlendirilmesi ile ilgili 174 sayılı yasa çıkarılmıĢtır. Adı geçen yasanın onayından sonra ilk kez 12 Ocak 1963 tarihinde Ġstanbul ve sonrasında Ankara, Zonguldak, Ġzmir illerinde ĠĢ Güvenliği MüfettiĢleri Grup BaĢkanlıkları kurulmuĢtur. Daha sonra Bursa, Adana, Erzurum gibi illerde de kurulan ve sayıları artırılan grup baĢkanlıkları ile iĢyerlerinin iĢ sağlığı ve iĢ güvenliği yönünden denetimi çalıĢmaları yoğunlaĢtırılmıĢtır.

1967 yılında 1936 yılında yürürlüğe giren ĠĢ Kanunu sosyal ve ekonomik geliĢmeler karsısında yetersiz kaldığı için yerine 931 Sayılı ĠĢ Kanunu kabul edilmiĢtir. Bir süre sonra Anayasa Mahkemesi 931 Sayılı ĠĢ Kanunu‟nu Ģekil yönünden iptal etmiĢtir. Bu yasa sadece 39 ay süreyle yürürlükte kalabilmiĢtir (Arıcı 1999).

25.08.1971 tarihinde 1475 sayılı ĠĢ kanunu çıkarılmıĢtır. Bugün yürürlükte olan tüzük ve yönetmeliklerin büyük bir bölümü 1475 sayılı ĠĢ Kanununa

(15)

8 dayanılarak çıkarılmıĢtır. 17.07.1974 tarihinde yürürlüğe konan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile iĢçi güvenliği ile ilgili yasalar SSK altında toplanmıĢtır. Adı geçen yasanın 11. maddesinde ve diğer maddelerinde, iĢ kazaları ve meslek hastalıkları sigortası tarafından iĢçilere ve hak sahiplerine sağlanacak yardım ve ödemeler belirtilmiĢtir. Hızla geliĢen teknolojiye uyum sağlayabilmek için 1475 sayılı ĠĢ Kanununun güncellenmesine ihtiyaç duyulmuĢ, 10.06.2003 tarihinde 4857 sayılı ĠĢ Kanunu çıkarılmıĢtır. ÇalıĢma hayatımızı yeniden düzenleyen yeni iĢ kanununun birçok maddesi doğrudan ve dolaylı olarak iĢ sağlığı ve iĢ güvenliği ile ilgilidir. 1475 sayılı ĠĢ Kanunundaki “ĠĢçi Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği” kavramı yerine 4857 sayılı yeni iĢ kanununda daha geniĢ ve kapsamlı olan “ĠĢ sağlığı ve güvenliği (ĠSG)” kavramı kullanılmıĢtır. Dar anlamda ĠSG, iĢçinin sağlık ve emniyetinin iĢyeri sınırları ve iĢ dolayısıyla doğan tehlikelere karĢı korunmasını anlatırken; bunun tam olarak yeterli olmadığı görülerek sadece iĢ yerinde değil iĢ yeri dıĢında da iĢçinin sağlık ve güvenliğini olumsuz etkileyebilecek risklere karsı önlem almayı ifade eden iĢ sağlığı ve iĢ güvenliği tanımı kullanılmaya baĢlanmıĢtır.

1.1.2. ĠĢ Sağlığının Tanımı

Uluslararası ÇalıĢma Örgütü (ILO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) uzmanlarının 1950 yılındaki ortak toplantısında iĢ sağlığının tanımı Ģu Ģekilde yapılmıĢtır: „iĢ sağlığı, bütün mesleklerde çalıĢanların bedensel, ruhsal ve sosyal yönden iyilik hallerinin en üstün düzeyde tutulması, sürdürülmesi ve geliĢtirilmesi çalıĢmalarıdır‟(Bilir 1997).

Bilinmesi gereken bir nokta “ ĠĢ sağlığı ve iĢ güvenliği ” kavramı, iĢ kazalarıyla, meslek hastalıklarının matematiksel toplamı veya suni olarak yaratılmıĢ “iĢ sağlığı” ve “iĢ güvenliği” kavramlarının yapıĢtırılmasıyla oluĢmadığıdır. Bu iki kavram hukuk sistemimizde bir bütün olarak ele alınmakta ve hiçbir yasa ve tüzükte tek olarak dile getirmemektedir. Bunun bir ekip iĢi olduğu unutulmamalıdır (FiĢek 1989).

Dar anlamda iĢ sağlığı ve iĢ güvenliği; iĢin yapılması sırasında iĢyerindeki fiziki çevre Ģartları sebebiyle iĢçilerin maruz kaldıkları sağlık sorunları ve mesleki risklerin ortadan kaldırılması veya azaltılması ile ilgilenin bir bilim dalıdır. GeniĢ anlamda ise bir kuruluĢun gerçekleĢtirdiği faaliyetlerden etkilenen tüm insanların (çalıĢanların, geçici iĢçilerin, alt yüklenici çalıĢanlarının, ziyaretçilerin, müĢterilerin

(16)

9 ve iĢyerindeki herhangi bir kiĢinin) sağlığına ve güvenliğine etki eden faktörleri ve koĢulları inceleyen bilim dalı olarak tanımlanabilir.

ĠĢçi sağlığı sağlıklı bir yaĢam çevresi için gereken sağlık kurallarını içerirken; iĢ güvenliği, daha çok iĢçinin yaĢamına ve vücut bütünlüğüne yönelik tehlikelerin ortadan kaldırılması için gerekli teknik kuralları ele alır (Demircioğlu ve Centel 2002).

Diğer bir tanım ise: “ĠĢyerlerinde iĢin yürütülmesi sırasında, çeĢitli nedenlerden kaynaklanan sağlığa zarar verebilecek koĢullardan korunmak amacıyla yapılan istemli ve bilimsel çalıĢmalardır‟‟ (ÇSGB 1998).

ĠĢ sağlığı, iĢ yapan bütün canlıların sağlıklarını koruyan ve geliĢtiren bir ideoloji niteliğindedir (Sabuncu 2005). ĠĢ sağlığı, iĢ ve iĢin zorlukları ile iĢi yapan ve bu zorluklara katlanan kiĢiler arasındaki iliĢkileri incelemektedir. Artık çalıĢanlar da çalıĢma koĢullarının ve çalıĢma ortamının iyileĢtirilmesinden kazançlı çıkacak ilk grup olmaları nedeniyle bu alanda aktif olarak rol almaktadırlar. Oysa geçmiĢte iĢyerinde sağlık koĢullarının denetiminden iĢveren, iĢ güvenliği ve tıp hizmetleri ya da yetkili organları sorumlu tutulmuĢtur. Bugün ise iĢ sağlığı alanında iĢçilerin giderek artan bir yer ve sorumluluk üstlendikleri görülmektedir.

Günümüzde iĢ sağlığının amaçları çok geniĢlemiĢtir. ĠĢ sağlığı sadece mesleksel zararları önlemek değil, bunlardan baĢka ve daha ileri bir amaç olan çalıĢanların daha iyi sağlık kapasitesine kavuĢmasını, insan ile iĢ arasında uyum sağlanmasını da kapsar duruma gelmiĢtir. Hatta geliĢmiĢ ülkeler bu amaçlardan da öteye gidildiği söylenebilir. Bu durum çalıĢan için iĢten hoĢnutluk, üstün bir hayat standardı gibi konuları gündeme getirmiĢtir (Akbulut 1996).

1.1.3. ĠĢ Güvenliğinin Tanımı

ĠĢ Güvenliği, iĢyerlerini iĢin yürütümü nedeniyle oluĢan tehlikelerden uzaklaĢtırmak ve sağlığa zarar verebilecek koĢullardan arındırarak, daha iyi bir çalıĢma ortamı sağlamak için yapılan sistemli çalıĢmalar Ģeklinde tanımlanabilir (Gerek 2000).

Güvenliğe iliĢkin çeĢitli tanımlara rastlanılmaktadır. Güvenlik, genel olarak mevcut ortamda kabul edilebilir düzey ve bu düzeyi korumak için zamansız ölüm,

(17)

10 yaralanma ya da endiĢe verici koĢulların var olma olasılığını azaltma anlamındadır. A.Manuele‟nin tanımına göre güvenlik, risklerin kabul edilebilir düzeyde olduğu her durumdur. Abdul Raouf ve B.S. Dhillon da güvenliği, insan yaĢamı ve etkinliğini koruma ve örgütün her bir misyonu bakımından doğabilecek zararların önlenmesi olarak tanımlamıĢlardır. Bir diğer anlatımla güvenlik, iĢ kazasına bağlı yaralanma ve ölüme, meslek hastalığına, teçhizat ya da mal mülk kaybına ya da zararına neden olabilen koĢullardan uzak olma biçiminde tanımlanabilir. Bu bağlamda güvenlik, iyi teknik dizayn, nitelikli üretim ve organizasyon bileĢiminin bir sonucudur. Öte yandan M.K. Strasser, J.E. Aaron ve R.C. Bohn daha ayrıntılı bir yaklaĢım ve ifade kullanarak kavramı, “güvenlik, insan davranıĢının değiĢiminden ve/veya tehlikelerin olasılığını azaltmak için fiziki çevrenin dizayn edilmesinden ortaya çıkan bir koĢul ya da durumdur, bu suretle kazalar azalır biçiminde belirtmiĢlerdir. Ayrıca, Lars Harms Ringdahl güvenliği riskin karĢıtı olan bir sistem olarak nitelendirmiĢ ve bireyin yaralanmasına ya da tesise ya da çevresine zarar verebilen belirli faktörlerden arınmıĢ bir sistem Ģeklinde tanımlamıĢtır (Rıngdahl 1993).

Güvenlik kavramına iliĢkin tanımların içerik ve yaklaĢımları birbirinden farklı olmasına rağmen, bunların ortak noktası güvenliğin kazaları önleme ve azaltma düĢüncesine dayanmasıdır. Bu çerçevede iĢ yerinde iĢin yürütülmesi sırasında çeĢitli nedenlerden kaynaklanan sağlığa zarar verebilecek koĢullardan korunmak amacıyla yapılan sistemli ve bilimsel çalıĢmalara iĢ güvenliği denilmektedir. Buna paralel olarak iĢ güvenliği, üretim faaliyeti sırasında insan öğesinin korunmasını esas alan faaliyetler bütünü olarak tanımlanmaktadır. ĠĢ güvenliği kavramından, iĢverenin, iĢçinin gerek çalıĢtığı iĢyeri koĢullarından gerekse iĢin niteliğinden doğabilecek tehlikelere karĢı korunması amacıyla alması gereken önlemler anlaĢılmaktadır (Akbulut 1996).

ĠĢ güvenliğinin özünde çalıĢanların iĢten, iĢ ortamından ve çalıĢma dolayısıyla maruz kalabilecekleri risklere karĢı korunmaları amacı yer almaktadır. Bu amaç doğrultusunda ele alındığında hukuki açıdan iĢ güvenliği, iĢin yapılması sırasında iĢçilerin karĢılaĢtıkları risklerin ortadan kaldırılması ya da azaltılması konusunda iĢverene kamu hukuku temelinde getirilen yükümlülüklere iliĢkin kurallar bütünü biçiminde ifade edilmektedir (Demirbilek 2005).

(18)

11 güvenlik içinde olmasının temin edilmesi ve bunun sonucunda iĢ kazaları ve meslek hastalıklarını azaltan bilim dalı olarak tanımlanabilir. ĠĢ güvenliği, iĢletmedeki araç-gereçlerin, makinelerin ve özellikle çalıĢanların aksamadan iĢlevlerini sürdürmelerini temin etmek için tehlike ve iĢ kazalarından uzak bir çalıĢma ortamının sağlanmasına yönelik alınan fiziksel önlemlerdir (Doğan 1998). GeniĢ anlamda ele alınırsa iĢ güvenliği; devletin, bireysel iĢ iliĢkisinin toplumsal niteliğini iĢçi yararına güvence altına almak amacıyla, iktidar araçlarını seferber etmesini içermektedir.

ĠĢ güvenliğinin sağlanmasında en önemli unsur insandır. ĠĢ güvenliği tekniği öncelikle insanı korumayı amaçlar. Ancak, iĢyerlerindeki diğer girdilerin (makineler, hammadde, bina ve tesisat) bozulmasının, zarar görmesinin önlenmesi de iĢ güvenliğinin yöneldiği diğer alanlardır. Bu anlamda, iĢ güvenliğini bozan iki faktör vardır. Bunlardan biri emniyetsiz durum, diğeri de emniyetsiz harekettir. Emniyetsiz durumların büyük kısmı ile emniyetsiz hareketlerin tamamı insan unsuru tarafından yaratılmaktadır. Emniyetiz durumların ve emniyetsiz hareketlerin ortadan kaldırılması iĢ güvenliğinin sağlanmasında önemli adımların atılmasını sağlayabilir (Aytekin 1991). ĠĢ kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesinde teknik geliĢmeler kadar hukuki düzenlemelerin de büyük önemi vardır. Teknik geliĢmeler çok önemli olmakla beraber, hukuki düzenlemelerin de bu teknik geliĢmelere uygun olarak yeniden ele alınması gerekir. Bir baĢka anlatımla, teknik iĢ güvenliği önlemleri hukuk kuralları haline dönüĢtürülmelidir. Ayrıca, bu kuralların uygulanmasını sağlamak için hukuki yaptırımlar da öngörülmelidir. ĠĢ güvenliği kuralları uzun bir uygulamanın sonucunda kazanılan deneyimlerin ürünüdür. Bu yüzden, iĢ güvenliği mevzuatı hazırlanırken uluslararası normların da göz önünde tutulması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Ancak, ülkenin sosyal ve ekonomik durumu ile hükümet ve yasa koyucunun politik eğilimleri de iĢ güvenliği mevzuatının oluĢmasında önem taĢır. Mevzuat oluĢturulurken dikkat edilmesi gereken önemli diğer bir nokta da, getirilen kuralların ülkenin ihtiyaçlarını karĢılaması, ülkenin koĢullarına uymasıdır. Bu düĢüncelerden hareketle günümüzde iĢ güvenliği, iĢ hukukunun ve sosyal güvenlik hukukunun belirli yönleriyle iliĢkili özel bir dal görünümü almıĢtır. Hatta bazı ülkelerde bağımsız özel iĢ güvenliği yasaları çıkartılmıĢtır.

(19)

12 yapılan araĢtırmalar, incelemeler sonucunda hem ekonomik hem de sosyal açıdan çalıĢan durumları gün geçtikçe iyileĢme göstermektedir.

1.1.4. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin Temel Ġlkeleri

ĠĢçilerin sağlığının korunması ve geliĢtirilmesi, toplumun sağlığına yönelik çalıĢmalar içinde önemli ve vazgeçilmez bir yer tutmaktadır. ĠĢçi sağlığının boyutlarını da ortaya koyan Ģu temel ilkeler sıralanabilir (Gökpınar 2004).

 Temel görev, koruyucu hizmetlerdir.

 ĠĢ ile onun sağlık yönü birbirinden ayrılamaz.

 Öncelikle üzerinde durulması gereken insandır. Üretim ikinci plandadır.  ĠĢçi sağlığı iĢ güvenliği, her iĢte çalıĢanların sağlığı ile ilgilidir.

 ĠĢçi sağlığı iĢ güvenliği, yalnızca iĢ kazalarıyla meslek hastalıklarından oluĢmamaktadır.

 ĠĢ kazalarıyla meslek hastalıkları önlenebilir nitelikte olgulardır. Dolayısıyla varlıkları, gerekli önlemlerin alınmadığının göstergesidir.

 ĠĢçi sağlığı iĢ güvenliği konusunda, sürekli olarak savunma halinde değiliz. Yalnızca iĢçinin sağlığının korunması değil, geliĢtirilmesi de amaçlanmaktadır.

 YaĢama ve çekiĢme koĢulları birbirinden ayrılmaz.

 ÇalıĢmaları ve çalıĢmayan (iĢsizlik, grev vb.) dönemler birbirinden ayrılmaz.

 ĠĢçi ve ailesinin sağlığı arasında doğrudan bağlantılar vardır.  ĠĢçi sağlığı iĢ güvenliği birbirinden ayrılmaz.

 ĠĢçi sağlığı iĢ güvenliği, çok-bilimli (multi-disipline) bir konudur.

 Tıp bilimleri ile ilgilidir. Bunlar içerisinde tek tek uzmanlık dallarıyla ilgisinden söz edilirken, halk sağlığı ile yakın ilgisine dikkat çekmek gerekmektedir. ĠĢçi sağlığı konusu, halk sağlığının içinden doğmuĢ ama çok özel koĢulları dolayısıyla, farklılaĢarak ayrı bir bilim dalına dönüĢmüĢtür.

 Mühendislik bilimleri ile ilgilidir. ĠĢçi sağlığı iĢ güvenliğinin mühendislik bilimleri ile ilgisini iki kümede toplamaktayız. Bunlardan biri dolaylı katkılardır; doğrudan iĢçinin sağlığını korumak amacıyla yapılmayan ama dolaylı olarak böyle bir hizmet de gören uygulamalardır. Bunlar arasında, yangına yönelik önlemleri, kaldırma - iletme araçlarının (vinç vs.), basınçlı kapların, elektrik

(20)

13 sisteminin periyodik kontrollerini sayabiliriz. Diğer bir küme de mühendislik bilimlerinin yaptığı dolaysız katkılardır. Bunlar arasında, ortam ölçümlerini, iĢyeri ortamına yönelik toplu önlemleri (havalandırma, ayırma, yaĢ çalıĢma vb.) sayabiliriz.  Sosyal bilimleri ile ilgilidir. Hukuktan, eğitime; sosyal güvenlikten iĢletme bilim dallarına; psikolojiden, sosyoloji ve sosyal antropolojiye kadar bir çok bilim dalı, iĢçi sağlığı iĢ güvenliği ile ilgilenmektedir.

 ĠĢçi sağlığı iĢ güvenliği bir ekip hizmetidir. Bu çok-bilimli karakterinin bir uzantısı olarak, eĢ güdün halinde ve çok sayıda uzmandan oluĢan bir hizmetin sunulması zorunluluk olmaktadır.

 ĠĢçi sağlığı hizmetlerinde kurumlar arası iĢbirliği zorunludur,

 ĠĢçi sağlığı iĢ güvenliği tüzesinin odak noktasında iĢyeri hekimi bulunmaktadır.

 ĠĢ hukuku tüzesi bir bütündür.  Hukuka saygı bir bütündür.

 Konunun ekonomik boyutu, hizmet planlayıcılarından sunucularına kadar herkesi ilgilendirir.

 Bireysel çabalarla ve tek bir iĢyerinde “mükemmeli yaratma” düĢü ile istenilen sonuç elde edilmez.

 Bilim ve teknoloji alanındaki hızlı geliĢmeler, iĢçi sağlığı alanındaki ilgilerin de sürekli olarak yenilenmesini getirmekte, dolayısıyla sürekli eğitimi zorunlu kılmaktadır.

 ĠĢçi sağlığı iĢ güvenliğinde, araĢtırma, istatistik ve tarama çalıĢmaları çok önemli bir yer tutar.

 ĠĢçilerin sağlığını korumak ve geliĢtirmek, temelde bir iĢveren yükümlülüğüdür.

 ĠĢçi sağlığı iĢ güvenliği hizmetlerinin baĢarısı, bundan yarar sağlayanların sahiplenmesi ile doğru orantılıdır.

ĠĢçilerin sağlığını koruyabilmek ve geliĢtirebilmek, sağlıklı yaĢam sürelerini uzatabilmek, yukarıdaki temel ilkeler doğrultusunda uygulamayı yönlendirmeyi gerektirir. Bu uğraĢ, aynı zamandaki yaklaĢımdaki yanlıĢlıkları sergilemekten ve aĢmaktan da geçmektedir. Dünya deneyimi, aynı yaklaĢımı benimseyen, aynı amacı paylaĢan insanların dayanıĢmasından ve birlikte uğraĢ vermesinden daha güçlü ve etkili bir kaldıraç geliĢtirebilmiĢ değildir (Gerek 2000).

(21)

14 1.1.5. Tanımlar ve Teknik Terimler

Bir iĢ sözleĢmesine dayanarak çalıĢan gerçek kiĢiye iĢçi denir.

ĠĢçi çalıĢtıran gerçek veya tüzel kiĢiye yahut tüzel kiĢiliği olamayan kurum ve kuruluĢlara iĢveren denir.

ĠĢveren adına hareket eden ve iĢin, iĢyerinin ve iĢletmenin yönetiminde görev alan kimselere iĢveren vekili denir.

ĠĢveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan veya olmayan unsurlar ile iĢçinin birlikte örgütlendiği birime iĢyeri denir.

ĠĢ yeri hekimi: En az 50 iĢçi çalıĢtıran iĢ yerlerinde iĢverenler ”ĠĢyeri Sağlık Birimleri” kurmakla yükümlüdür. ĠĢçi sağlığı hizmetleri ile görevli bu birim bir hekim tarafından yönetilir. ĠĢte bu hekime, iĢyeri hekimi denir.

ĠĢyeri hekiminin görevi hasta bakmak değildir. Bu ancak iĢveren ile SSK arasında yapılan bir anlaĢma ile iĢyeri hekimine verilen ek bir görevdir. Bu nedenle iĢyeri hekiminin ilk önce mevzuatın öngördüğü iĢçi sağlığı hizmetlerini yerine getirmesi, sonra SSK‟ya ait hasta muayene ve tedavi etmek iĢini yapması gerekir. ÇalıĢma ortamının özelliklerini belirlemek sağlığa zararlı olanları önlemek, iĢ kazaları ve meslek hastalıklarını takip ederek gerekli önlemleri aldırmak ve iĢçilerin kiĢisel sağlık bilgisi, iĢçi sağlığı, beslenme ve kiĢisel koruyucular konuları gibi önemli sağlık konularında eğitimlerini sağlamaktır.

Tehlike: Ġnsan yaralanması/ölümüne, mal ve çevre hasarına ya da bunların bir kombinasyona yol açabilecek fiziksel durum. Sakatlık, sağlık problemi yaratan, mala veya çalıĢma ortamına zarar veren ya da tüm bunları kapsayan ve potansiyel zarar içeren durum veya kaynaklar.

Denetim: ÇeĢitli faaliyetlerin ve bunların sonuçlarının planlananlara uygun olup olmadığına karar vermek, bu planların verimli Ģekilde uygulanıp uygulanmadığı kontrolüne, organizasyonun politikası ve hedeflerine ulaĢmak için faaliyetlerinin uygunluğunu tespit amacıyla yapılan düzenli kontrol.

(22)

15 sonucunun (sonuçlarının) birleĢimi.

Risk Değerleme: Riskin göze alınır ya da alınamaz olduğuna karar verme ve büyüklüğünü tahmin etme süreci.

Sağlık ve güvenlik iĢçi temsilcisi: ĠĢyerinde sağlık ve güvenlik konularında iĢçileri temsil etmeye yetkili kiĢiyi.

Önleme: Mesleki riskleri önlemek veya azaltmak için iĢyerinde yapılan iĢlerin bütün aĢamalarında planlanmıĢ veya alınmıĢ önlemlerin tümünü kapsar (iĢ sağlığı ve güvenliği yönetmeliği 2013).

1.2. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin Önemi

GeliĢmiĢ ve geliĢmekte olan ülkelerde toplam nüfusun yarısına yakın bir bölümünü çalıĢanlar oluĢturmaktadır. GeliĢen teknoloji ve sanayileĢme ile birlikte iĢyerlerindeki kötü çalıĢma koĢulları iĢ sağlığı ve güvenliğini ve buna bağlı olarak da toplum sağlığını tehdit eder hale gelmiĢtir. SanayileĢmiĢ ülkeler, günümüzde iĢ sağlığı ve güvenliği konusunda ciddi çabalar harcamak zorunda kalmıĢlardır. Söz konusu ülkelerin hepsi iĢ kazalarını ve meslek hastalıklarını olabildiğince en düĢük düzeyde tutmak için uğraĢmaktadırlar. Bu bağlamda, geliĢmiĢ ülkelerde iĢ sağlığı ve güvenliği konusunun bağımsız bir bilim dalı haline geldiği ve genel toplum sağlığı içinde koruyucu sağlık hizmetlerinin önemli bir bölümünü oluĢturduğu söylenebilir (Gerek 2000).

1.2.1. ĠĢçi Açısından Önemi

Dünya‟nın neresinde olursa olsun yaĢayan her insanın hayatı kutsaldır. Irk, soy, inanç, cinsiyet, yaĢ, meslek farkı gözetilmeksizin herkesin yaĢam hakkı en yüksek düzeyde güvence altına alınmalıdır. Ancak bunların içinde öyle bir grup vardır ki, bunlar, yaĢamlarını ruh ve beden sağlığı içinde sürdürebilmeleri sayesinde hem kendileri hem de bakmakla yükümlü oldukları yakınlarının ekonomik ve sosyal bakımdan yaĢamlarını sürdürebilmelerini sağlayan, çalıĢan insanlardır. Bugünün sanayileĢmiĢ toplumlarında her yıl milyonlarca iĢ kazası ve meslek hastalığı meydana gelmektedir. Bunların sonucunda da iĢçilerin bazıları hayatını kaybetmekte, bazıları sakat kalmakta bazıları da hafif Ģekilde yaralanmaktadır. ĠĢ kazaları ve meslek hastalıkları sonucu ödenen bedel, maddi ve manevi olarak hesaplanamayacak

(23)

16 kadar yüksektir (Ofluoğlu 2000).

ĠĢ sağlığı ve güvenliği konusunun kapsadığı en önemli kesim de iĢyerlerindeki çalıĢanlardır ve ĠSG, çalıĢanların iĢyerlerinde sağlıklı ve güvenli koĢullarda çalıĢmaları için gerekli faaliyetleri içerir. O açıdan ĠSG konusu, tehlikeli çalıĢma koĢullarında çalıĢanlar için oldukça önemlidir. Güvenlik önlemleri alınmıĢ bir iĢyeri ortamında çalıĢmak, her Ģeyden önce iĢçinin moral yönünden güvenli ve sağlıklı olmasını getirecektir. ĠĢçi, verimli bir biçimde çalıĢarak üretim sürecine katkı sağlayacaktır. Aksi takdir de güvenli olmayan bir iĢyerinde iĢçinin moralinin bozulması, yaptığı iĢin de kalitesini düĢürür ve iĢin yavaĢlamasına neden olur (Tekin 1991). ĠSG tedbirlerinin alınmasında iĢçilerin güvenliği oldukça önemli olduğu için bu konu üzerinde ayrıntılı biçimde durulmalı, önlemlerin alınmasında iĢçilerin talep ve görüĢlerine de baĢvurulmalıdır. Sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalıĢan iĢçiler, hem kendileri hem iĢletmeleri hem de ülke ekonomisi açısından olumlu katkılar sağlayacaklardır.

ĠĢ kazaları ve meslek hastalıklarının iĢçi ve ailesi üzerindeki olumsuz etkileri aĢağıdaki gibi özetlenebilmektedir.

 ĠĢçinin normal tedavi dıĢında evde bakım, bakıcı temin etme, tedavi veya protez uygulama için sağlık merkezlerine gidip gelme masrafları,

 Ġlk etapta iĢçinin çalıĢamadığı süre içinde ücret kaybı,

 Eğer kaza ya da hastalık iĢçinin mesleğinde normal çalıĢmasını ve yükselme imkânlarını önlemiĢ ise gelecekteki ücret kayıpları,

 ĠĢçinin fiziksel aktivitesindeki azalma nedeniyle sosyal yaĢamındaki değiĢiklikler,

 ĠĢ kazası iĢçinin görevinde değiĢmeye ve özellikle de daha değiĢik statüde bir görev almaya neden olmuĢ ise ortaya çıkan sıkıntı ve ızdırapların maliyeti,

 Sürekli organ kaybında fiziksel ve psikolojik etkilenme ve yeni ilgi alanları bulmada zorluklar,

 Özel bakıma muhtaç ise, ailenin diğer bireylerinin ona bakabilmek amacıyla çalıĢamaması durumunda oluĢabilecek maddi kayıplar,

 Aile üyelerinin moral kaybı ve diğer sosyal iliĢkilerinin bozulması, toplumdan tecrit edilmenin maliyeti,

(24)

17  Eğer iĢçi ölmüĢ ise, eĢi ve çocuklarının maruz kaldığı ya da gelecekte ortaya çıkabilecek her türlü sosyal ve ekonomik kayıplar.

 Bu oluĢan kayıplar kısa vadede iĢçiyi ve yakın çevresini etkiliyor gibi görünse de, uzun vadede düĢünüldüğünde bütün toplumu etkilediği görülecektir. Bu nedenle iĢ kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi ya da en aza indirilmesi gerekmektedir.

1.2.2. ĠĢveren Açısından Önemi

ĠĢyerinde iĢçilerden birinin kazaya uğraması iĢçi için olduğu kadar iĢveren açısından da büyük önem taĢımaktadır. ĠĢ kazası iĢin akıĢını durdurarak üretim temposunu yavaĢlatmakta, üretim ve verimlilik kaybına neden olmaktadır. Meydana gelen her kaza, büyüklüğü ne olursa olsun iĢveren açısından bir maliyet yaratmaktadır. Bu maliyetler Ģöyle sıralanabilmektedir:

Öncelikle iĢçiye yapılacak yardımın türü ve miktarı ülkelerin mevzuatına göre değiĢmektedir. Kaza nedeniyle makine ve teçhizatlar da meydana gelen zararlar bu aletlerin iĢ göremez duruma gelmesine neden olmaktadır. Bazı kazalar ise, makine ve teçhizatta pahalı ve uzun zaman gerektiren tamir iĢlemini gerekli kılmaktadır. Makinenin uzun süre kullanılmaması ise üretim kaybına yol açmaktadır.

Meydana gelen kaza, kazaya uğrayan iĢçinin moralini olumsuz olarak etkilediği gibi diğer iĢçiler açısından da bir huzursuzluk ortamı yaratmaktadır ve moralin düĢmesine neden olmaktadır. Kazaya uğrayan iĢçinin çalıĢamaz duruma gelmesi halinde yeniden iĢçi alınması gerekmektedir ve yeni iĢçinin iĢe alınması, yerleĢtirilmesi, eğitilmesi, iĢletmeye uyumunun sağlanması hem zaman hem de para kaybına neden olmaktadır.

ĠĢ yerinde çalıĢan iĢçisinin, bir iĢ kazasına uğraması ya da meslek hastalığına yakalanması iĢveren için de kuĢkusuz ayrı bir üzüntü kaynağıdır. Böyle bir durumda iĢverene büyük sorumluluklar düĢmektedir. Her Ģeyden önce iĢçinin sigortalı olması gerekmektedir. Eğer sigortalı değilse iĢçi için yapılacak tüm masraflar iĢveren tarafından karĢılanacaktır.

Amerikalı araĢtırmacı H.W. Heinrich‟e göre, bir iĢletmede verimliliği artırmaya yönelik çabalar, iĢ güvenliğini sağlamaya yönelik çabalarla benzerdir ve bu

(25)

18 yolla kullanılacak yöntemler de aynıdır. AraĢtırmaya göre; kazalardan korunma yöntemleriyle üretim hatalarını kontrol altına alma yöntemleri arasında benzerlikler vardır. ÇalıĢma ortamının iyileĢtirilerek iĢ güvenliğinin sağlanması, iĢin akıĢını durduran insan, makine, malzeme, ürün ve zaman kaybına neden olan koĢulları ortadan kaldıracaktır. ĠĢ güvenliğine yönelik çabalar aynı zamanda maliyetlerin düĢmesi ve ürün düzeyindeki artıĢları da beraberinde getirecektir (Tekin 1991).

(26)

19 1.3. AraĢtırmanın Amacı

Bu araĢtırma, Konya ili SeydiĢehir ilçesi oto sanayi sitesi içerisinde çalıĢmakta olan bireylerin iĢ sağlığı ve güvenliği hakkındaki bilgi ve durumlarının değerlendirilmesi amacıyla planlanmıĢtır.

(27)

20 2. GEREÇ VE YÖNTEM

2.1. AraĢtırmanın Tipi

AraĢtırma, betimsel tipte bir saha araĢtırması olarak planlandı. 2.2. AraĢtırmanın Yapıldığı Yer ve Zaman

SeydiĢehir, 2013

2.3. AraĢtırmanın Evreni ve Örneklemi

Bu çalıĢmanın evrenini ve örneklemini SeydiĢehir Oto Sanayi Sitesindeki 181 iĢ yerinde 340 çalıĢanın oluĢturması planlanmıĢtır.

2.4. Veri Toplanması

Verilerin toplanmasında araĢtırmacı tarafından kiĢilere uygulanması amacıyla hazırlanan çalıĢanların iĢ sağlığı ve güvenliği hakkındaki tutumlarını anlamaya yönelik anket ve bu anket formunda bulunan anketör gözlemleri oluĢturmaktadır.

Bu anketteki 23 sorudan ilk 10 tanesi kiĢinin kendisiyle ilgili, yaĢı, medeni durumu, eğitim durumu, mesleği, çalıĢma saatleri gibi sorulardan oluĢmuĢtur. Diğer 13 soru ise kiĢinin iĢ sağlığı ve güvenliği hakkındaki tutumlarını belirleyen sorulardır.

Anket formunun son bölümünde oluĢan anketör gözlemi kısmı ise 13-17 arası sorulara kiĢilerin verdiği cevap ile anketörün gözlemini karĢılaĢtırmak için düzenlenmiĢtir.

2.5. Etik Durum

AraĢtırmanın etik izni Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Etik Kurulundan alındı (Tarih: 26.03.2013 Sayı: 86). ÇalıĢmaya kiĢiler gönüllü olarak katıldılar ve katılmayı kabul edenler onam formunu imzaladılar.

2.6. Veri Analizi

ÇalıĢmada anket formundan elde edilen veriler değerlendirilirken, istatistiksel analizler için Statistical Package for the Social Sciences (S.P.S.S.) 17.0 for Windows

(28)

21 programı kullanıldı.

Anketteki tüm sorular için frekans ve yüzde kullanıldı (Tablo 1-20). ĠĢ sağlığı ve güvenliği sorularının yaĢ, medeni durum, eğitim durumu, yapılan iĢ, mesleği isteyerek seçme durumu, çalıĢılan yıl, günlük çalıĢılan süre, kronik hastalığı olma durumu, kronik hastalık türü, sürekli ilaç kullanma durumu, sürekli kullanılan ilaç türü değiĢkenlerine göre karĢılaĢtırmasında (Tablo 21-30) Ki-Kare bağımsızlık testi kullanıldı. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p<0,05) olarak alındı.

(29)

22 3. BULGULAR

3.1. Katılımcıların Demografik Özellikleri

Ankete katılan çalıĢanların demografik özellikleri (çizelge 3.1.) incelendiğinde katılımcıların % 40.1 i 18 ile 29 yaĢları arasındadır. Katılımcıların % 90.1 i evlidir. Katılımcıların 27‟si (%8,9) ilkokul, 141‟i (% 46,4) ortaokul, 131‟i (% 43,1) lise, 5‟i (% 1,6) yüksekokul mezunudur. Katılımcıların 282‟sinin yani % 92,8 inin kronik hastalığı bulunmamaktadır.

Çizelge 3.1. Katılımcıların demografik özelliklerine göre dağılımı.

Demografik değiĢken Grup n %

YaĢ 18-29 yaĢ 122 40.1 30-44 yaĢ 109 35,8 45 ve üzeri 73 24 Medeni durum Evli 274 90,1 Bekar 27 8,9 Ayrı/EĢ vefat 3 1,0 Eğitim durumu Ġlkokul 27 8,9 Ortaokul 141 46,4 Lise-yüksekokul 136 44,7

Kronik hastalık durumu Evet 22 7,2

Hayır 282 92,8 Kronik hastalıklar Hipertansiyon 6 2,0 Diyabet 5 1,6 KOAH 3 1,0 ASTIM 3 1,0 Dermatit 3 1,0

Kronik kalp yetmezliği 2 0,7

Sürekli ilaç kullanma durumu

Evet 21 6,9

Hayır 283 93,1

Kullanılan ilaç türleri

Antihipertansifler 6 2,0 Antidiyabetikler 5 1,6 Bronkodilatörler 3 1,0 Steroidler 3 1,0 Kortikosteroidler 3 1,0 Beta blokörler, diüretikler 2 0,7

(30)

23 3.2. Katılımcıların Mesleki Özellikleri

Katılımcıların % 73‟ü mesleği isteyerek seçmiĢtir. ÇalıĢanların % 39.5 i 5 yıldan az çalıĢıyor. % 60.5 i ise 8-9 saat kadar çalıĢtığı görülmektedir.

Çizelge 3.2. Katılımcıların mesleki özelliklerine göre dağılımı.

DeğiĢken Grup n %

Mesleği isteyerek seçme durumu Evet 222 73,0

Hayır 82 27,0

ÇalıĢma Yılı

5 yıldan az 120 39,5

5-9 yıl 80 26,3

10 yıl ve üzeri 104 34,2

Günlük çalıĢma süresi 8-9 saat 184 60,5

10-11 saat 120 39,4 ÇalıĢılan iĢ Oto elektrik 17 5,6 Oto tamir 38 12,5 Fren-balata 22 7,2 Rot-balans 26 8,6

Yedek parça satıĢı 29 9,5

Radyatör tamiri 31 10,2 Oto kaporta 13 4,3 LPG 15 4,9 Oto cam 16 5,3 Oto boyama 15 4,9 AĢçı 4 1,3 Garson 6 2,0 ĠĢ makinesi tamiri 21 6,9 Oto döĢeme 13 4,3 Oto yıkama 18 5,9 Lastik tamir 16 5,3 Traktör tamir 4 1,3

3.3. Katılımcıların ÇalıĢma Hayatı Boyunca ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Alma Durumu

(31)

24 Çizelge 3.3. Katılımcıların çalıĢma hayatı boyunca iĢ sağlığı ve güvenliği eğitimi alma durumuna göre dağılımı.

Soru Cevap f %

11- ÇalıĢma hayatınız boyunca iĢ sağlığı ve güvenliği eğitimi aldınız mı?

Evet 14 4,6

Hayır 290 95,4

3.4. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Alan Katılımcıların Aldıkları Eğitimleri Pratikte Kolayca Uygulayabilme Durumu

ĠĢ sağlığı ve güvenliği eğitimi alan katılımcıların % 78.5 i iĢ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin pratikte kolayca uygulanabilir olmadığı görüĢündedir.

Çizelge 3.4. ĠĢ sağlığı ve güvenliği eğitimi alan katılımcıların aldıkları eğitimleri pratikte kolayca uygulayabilme durumuna göre dağılımı.

Soru Cevap f %

12- Aldığınız eğitimleri pratikte kolayca uygulayabiliyor musunuz?

Evet 3 21.5

Hayır 11 78,5

3.5. Kullanılan Araç Gereçlerin Vücut Ölçüleriyle Uygun Olması

Katılımcıların 254‟ü (% 83,6) kullandığı araç gereçlerin vücut ölçülerine uygun olduğu görülmüĢtür. Gözlemci görüĢüne göre katılımcıların verdikleri cevaplardan “evet”, “hayır” ve “kararsızım” ifadelerinin tümü doğru kabul edilmiĢtir.

Çizelge 3.5. Kullanılan araç gereçlerin vücut ölçüleriyle uygun olma düĢüncesine göre dağılımı.

Katılımcı Gözlemci Doğru YanlıĢ

Soru Cevap f % f % f % 13-Kullandığınız araç gereçlerin vücut ölçülerinize uygun olduğunu düĢünüyor musunuz? Evet 254 83,6 254 100,0 0 0,0 Hayır 23 7,6 23 100,0 0 0,0 Kararsızım 27 8,9 27 100,0 0 0,0

(32)

25 3.6. ĠĢyerinin Büyüklüğünün Yeterliliği Hakkındaki GörüĢleri

Katılımcıların 278‟i (% 91,4) iĢyerinin büyüklüğünün yeterli olduğu görüĢündedir. Gözlemci görüĢüne göre katılımcıların “evet” cevaplarının 24‟ü (% 92,3) doğru, 2‟si (% 7,7) yanlıĢ; “hayır” cevaplarının 190‟ı (% 68,3) doğru, 88‟i (% 31,7) yanlıĢ kabul edilmiĢtir.

Çizelge 3.6. ĠĢyerinin büyüklüğünün yeterliliği hakkındaki görüĢlerinin dağılımı. Katılımcı Gözlemci Doğru YanlıĢ Soru Cevap f % f % f % 14-a) ĠĢyerinizin büyüklüğünün yeterli olduğunu düĢünüyorsunuz? Hayır 26 8,6 24 92,3 2 7,7 Evet 278 91,4 190 68,3 88 31,7

3.7. ĠĢyerinin Amaca Uygunluğunun Yeterliliği Hakkındaki GörüĢleri

Katılımcıların 268‟i (% 88,2) iĢyerinin amaca uygunluğunun yeterli olduğu görüĢündedir. Gözlemci görüĢüne göre katılımcıların “evet” cevaplarının 34‟ü (% 94,4) doğru, 2‟si (% 5,6) yanlıĢ; “hayır” cevaplarının 180‟i (% 67,2) doğru, 88‟i (% 32,8) yanlıĢ kabul edilmiĢtir.

Çizelge 3.7. ĠĢyerinin amaca uygunluğunun yeterliliği hakkındaki görüĢlerinin dağılımı.

Katılımcı Gözlemci Doğru YanlıĢ

Soru Cevap f % f % f % 14-b) ĠĢyerinizin amaca uygunluğunu yeterli olduğunu düĢünüyorsunuz? Hayır 36 11,8 34 94,4 2 5,6 Evet 268 88,2 180 67,2 88 32,8

(33)

26 3.8. ĠĢyerinin Aydınlatmasının Yeterliliği Hakkındaki GörüĢleri

Katılımcıların 294‟ü (% 96,7) iĢyerinin aydınlatmasının yeterli olduğu görüĢündedir. Gözlemci görüĢüne göre katılımcıların “evet” cevaplarının 7‟si (% 70) doğru, 3‟ü (% 30) yanlıĢ; “hayır” cevaplarının 207‟si (% 70,4) doğru, 87‟si (% 29,6) yanlıĢ kabul edilmiĢtir.

Çizelge 3.8. ĠĢyerinin aydınlatmasının yeterliliği hakkındaki görüĢlerinin dağılımı. Katılımcı Gözlemci Doğru YanlıĢ Soru Cevap f % f % f % 14-c) ĠĢyerinizin aydınlatmasının yeterli olduğunu düĢünüyorsunuz? Hayır 10 3,3 7 70,0 3 30,0 Evet 294 96,7 207 70,4 87 29,6

3.9. ĠĢyerinin Havalandırmasının Yeterliliği Hakkındaki GörüĢleri

Katılımcıların 217‟si (% 71,4) iĢyerinin havalandırmasının yeterli olduğu görüĢündedir. Gözlemci görüĢüne göre katılımcıların “evet” cevaplarının 60‟ı (% 69) doğru, 27‟si (% 31) yanlıĢ; “hayır” cevaplarının 154‟ü (%71,0) doğru, 63‟ü (% 29) yanlıĢ kabul edilmiĢtir.

Çizelge 3.9. ĠĢyerinin havalandırmasının yeterliliği hakkındaki görüĢlerinin dağılımı. Katılımcı Gözlemci Doğru YanlıĢ Soru Cevap f % f % f % 14-d) ĠĢyerinizin havalandırmasının yeterli olduğunu düĢünüyorsunuz? Hayır 87 28,6 60 69,0 27 31,0 Evet 217 71,4 154 71,0 63 29,0

(34)

27 3.10. ĠĢyerinin Isısının Yeterliliği Hakkındaki GörüĢler

Katılımcıların 252‟si (% 82,9) iĢyerinin ısısının yeterli olmadığı görüĢündedir. Gözlemci görüĢüne göre katılımcıların “evet” cevaplarının 178‟i (% 70,6) doğru, 74‟ü (% 29,4) yanlıĢ; “hayır” cevaplarının 36‟sı (% 69,2) doğru, 16‟sı (% 30,8) yanlıĢ kabul edilmiĢtir.

Çizelge 3.10. ĠĢyerinin ısısının yeterliliği hakkındaki görüĢlerinin dağılımı. Katılımcı Gözlemci

Doğru YanlıĢ

Soru Cevap f % f % f %

14-e) ĠĢyerinizin ısısının yeterli olduğunu düĢünüyorsunuz?

Hayır 252 82,9 178 70,6 74 29,4

Evet 52 17,1 36 69,2 16 30,8

3.11. ĠĢyerinin Gün IĢığının Yeterliliği Hakkındaki GörüĢleri

Katılımcıların 279‟u (% 91,8) iĢyerinin gün ıĢığının yeterli olduğu görüĢündedir. Gözlemci görüĢüne göre katılımcıların “evet” cevaplarının 20‟si (% 80) doğru, 5‟i (% 20) yanlıĢ; “hayır” cevaplarının 194‟ü (% 69,5) doğru, 85‟i (% 30,5) yanlıĢ kabul edilmiĢtir.

Çizelge 3.11. ĠĢyerinin gün ıĢığının yeterliliği hakkındaki görüĢlerinin dağılımı. Katılımcı Gözlemci Doğru YanlıĢ Soru Cevap f % f % f % 14-f) ĠĢyerinizin gün ıĢığının yeterli olduğunu düĢünüyorsunuz? Hayır 25 8,2 20 80,0 5 20,0 Evet 279 91,8 194 69,5 85 30,5

(35)

28 3.12. ĠĢyerinde ĠĢ Kazalarından Korunmak Ġçin Gerekli KiĢisel Ekipmanlara Sahip Olma Durumu

Katılımcıların 222‟si (% 73) iĢyerinde iĢ kazalarından korunmak için gerekli kiĢisel ekipmanlara sahip olduğu görüĢündedir. Gözlemci görüĢüne göre katılımcıların “evet” cevaplarının 169‟u (% 76,1) doğru, 53‟ü (% 23,9) yanlıĢ; “hayır” cevaplarının 18‟i (% 72) doğru, 7‟si (% 28) yanlıĢ; “kısmen” cevaplarının 44‟ü (% 76) doğru, 13‟ü (% 22,8) yanlıĢ kabul edilmiĢtir

Çizelge 3.12. ĠĢyerinde iĢ kazalarından korunmak için gerekli kiĢisel ekipmanlara sahip olduğu düĢüncesine göre dağılımı.

Katılımcı Gözlemci

Doğru YanlıĢ

Soru Cevap f % f % f %

15- ĠĢyerinizde iĢ kazalarından korunmak için gerekli kiĢisel ekipmanlara sahip olduğunuzu düĢünüyor musunuz? Evet 222 73,0 169 76,1 53 23,9 Hayır 25 8,2 18 72,0 7 28,0 Kısmen 57 18,8 44 76,0 13 22,8

3.13. ĠĢyerinde ĠĢ Kazalarından Korunmak Ġçin Alınan Güvenlik Önlemlerinin Yeterli Olma Durumu

Katılımcıların 237‟si (% 78) iĢyerinde iĢ kazalarından korunmak için alınan güvenlik önlemlerinin yeterli olduğu görüĢündedir. Gözlemci görüĢüne göre katılımcıların “evet” cevaplarının 189‟u (% 79,7) doğru, 48‟i (% 20,3) yanlıĢ; “hayır” cevaplarının 26‟sı (% 92,9) doğru, 12‟si (% 7,1) yanlıĢ; “kısmen” cevaplarının 33‟ü (% 84,6) doğru, 6‟sı (% 15,4) yanlıĢ kabul edilmiĢtir.

(36)

29 Çizelge 3.13. ĠĢyerinde iĢ kazalarından korunmak için alınan güvenlik önlemlerinin yeterli olduğu düĢüncesine göre dağılımı.

Katılımcı Gözlemci

Doğru YanlıĢ

Soru Cevap f % f % f %

16- ĠĢ yerinizde iĢ kazalarından

korunmak için alınan güvenlik önlemlerinin yeterli olduğunu düĢünüyor musunuz? Evet 237 78,0 189 79,7 48 20,3 Hayır 28 9,2 26 92,9 12 7,1 Kısmen 39 12,8 33 84,6 6 15,4

3.14. Katılımcıların ÇalıĢma Süresi Ġçinde ĠĢ Kazaları ve Meslek Hastalıklarından Korunmak Ġçin Kullandıkları Koruyucular

Katılımcıların 202‟si (% 66,4) çalıĢma süresince iĢ kazaları ve meslek hastalıklarından korunmak için koruyucu kullanmaktadır. Gözlemci görüĢüne göre katılımcıların “kullanmıyorum” cevaplarının 181‟i (% 89,6) doğru, 21‟i (% 10,4) yanlıĢ; “eldiven kullanıyorum” cevaplarının 66‟sı (% 81,5) doğru, 15‟i (% 18,5) yanlıĢ; “maske kullanıyorum” cevaplarının 11‟i (% 78,6) doğru, 3‟ü (% 21,4) yanlıĢ; “yüz siperi kullanıyorum” cevaplarının 3‟ü (% 100) doğru; “gözlük kullanıyorum” cevaplarının 3‟ü (% 75) doğru, 1‟i (% 25) yanlıĢ kabul edilmiĢtir.

Çizelge 3.14. Katılımcıların çalıĢma süresi içinde iĢ kazaları ve meslek hastalıklarından korunmak için kullandıkları koruyuculara göre dağılımı.

Katılımcı Gözlemci Doğru YanlıĢ

Soru Cevap f % f % f %

17- ÇalıĢma süresi içinde iĢ kazaları ve meslek hastalıklarından korunmak için ne gibi koruyucuları kullanıyorsunuz? Kullanmıy 202 66,4 181 89,6 21 10,4 Eldiven 81 26,6 66 81,5 15 18,5 Maske 14 4,6 11 78,6 3 21,4 Yüz siperi 3 1,0 3 100,0 0 0,0 Gözlük 4 1,3 3 75,0 1 25,0

(37)

30 3.15. ÇalıĢma Hayatı Boyunca ĠĢ Kazası GeçirmiĢ Olma Durumu

Katılımcıların 276‟sı (% 90,8) iĢ kazası geçirmemiĢtir.

Çizelge 3.15. ÇalıĢma hayatı boyunca iĢ kazası geçirmiĢ olma durumuna göre dağılımı.

Soru Cevap f %

18- ÇalıĢma hayatınız boyunca bir iĢ kazası geçirdiniz mi?

Evet 28 9,2

Hayır 276 90,8

3.16. ÇalıĢma Hayatı Boyunca ĠĢ Kazası GeçirmiĢ Olan Katılımcıların Halen ÇalıĢmakta Olduğu ĠĢyerinde ĠĢ Kazası GeçirmiĢ Olma Durumu

ÇalıĢma hayatı boyunca iĢ kazası geçirmiĢ olan katılımcıların 19‟u (% 67,9) halen çalıĢmakta olduğu iĢ yerinde iĢ kazası geçirmiĢ, 9‟u (% 32,1) halen çalıĢtığı iĢ yerinde iĢ kazası geçirmemiĢtir.

Çizelge 3.16. ÇalıĢma hayatı boyunca iĢ kazası geçirmiĢ olan katılımcıların halen çalıĢmakta olduğu iĢyerinde iĢ kazası geçirmiĢ olma durumuna göre dağılımı.

Soru Cevap f %

19- Halen çalıĢmakta olduğunuz iĢ yerinde bir iĢ kazası geçirdiniz mi?

Evet 19 67,9 Hayır 9 32,1

3.17. ÇalıĢma Hayatı Boyunca ĠĢ Kazası GeçirmiĢ Olan Katılımcıların Kalıcı Bir Sakatlığının Olması Durumu

ÇalıĢma hayatı boyunca iĢ kazası geçirmiĢ olan katılımcıların 7‟sinin (% 25) kalıcı bir sakatlığı bulunmakta, 21‟inin (% 75) kalıcı bir sakatlığı bulunmamaktadır.

Şekil

Çizelge 3.1. Katılımcıların demografik özelliklerine göre dağılımı.
Çizelge 3.2. Katılımcıların mesleki özelliklerine göre dağılımı.
Çizelge  3.5.  Kullanılan  araç  gereçlerin  vücut  ölçüleriyle  uygun  olma  düĢüncesine  göre dağılımı
Çizelge  3.7.  ĠĢyerinin  amaca  uygunluğunun  yeterliliği  hakkındaki  görüĢlerinin  dağılımı
+6

Referanslar

Benzer Belgeler

İktisat yazınında finansal gelişmişlik ve iktisadi büyüme arasındaki nedensellik ilişkisinin bir diğer türü, söz konusu ilişkinin karşılıklı

İslam düşüncesinde böylesi kişi ve yapılar arasında Abdul- lah İbn Sebe ya da İbnu’s-Sevda’ ve kendisine nispet edilen Sebeiyye fırka- sının olduğu

Kutuların altına bilyelerin kaç onluk ve kaç birlikten oluştuğunu yazınız.. llllllllll lllllll llllllllll llllllllll llllllllll llll llllllllll llllllllll llllllllll

2002 y›l›nda 36 Avrupa ülkesi ile birlikte Türkiye’nin de yer ald›¤› PULMAN-XT (‹leri A¤lar› Hareketlendiren Halk Kütüphaneleri) Projesi’nin kat›l›mc› her

Özel eğitime gereksinim duyan bireylere yönelik olarak düzenlenen eğitim- öğretim hizmetlerinden, bu bireylerin yeterince yararlanabilmeleri için bazı hususlara

Gerçekten de iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili düzenlemeler: Anayasa’da, ülkemizin onayladığı sözleşmelerde, 4857 sayılı İş Kanununda, 1593 sayılı

Tablo 4.16: İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamaları Performans Değerlendirme Puanlarının Daha Önce Yaşanmış İş Kazalarına Yönelik Tedbirlerin Yeterli Olma

Sinop Üniversitesi Eğitim Fakültesinin daha nitelikli hizmet verebilmesi için yapılması istenilen öneriler. Fikrim