• Sonuç bulunamadı

Ölene dek Aziz kaldı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ölene dek Aziz kaldı"

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Bu fırsat bir daha

İ ü i t f

YAN

BALLARINI

yarın

i

B A S I N D A G Ü V E N

7 Temmuz 1995 Cuma 20.000 TL

Lisesi’ni kazanamayanlara.

15 bin öğrenci

için yem şans

• 1 5 bin öğrenci, hem Anadolu Lisesi sınavını, • İ k i sınavı birden kazanıp, koleji seçenlerin yeri- hem de Kolej sınavını kazandı. Bu öğrenciler, ne, Anadolu Liseleri önkayıtla öğrenci alacak. 12 T e m m u z’da başlayacak olan kolej kayıtla- Anadolu Lisesi kazanam ayanların önkayıt pu- rı sırasında tercihini yapacak. anlarını iyi izlem esi gerekiyor. • 20. s a y fa d a

Milletvekilleri “tarihi görev” i

yine çıkmaza soktu.

Zirveyle gelen umut

• Dünkü Çiller-Çetin-Yılm az zirvesi “Sivil A nayasa i- çin yeni umut” rüzgârları estirdi. YılmazTn “Arkadaş­ larım size güvenm iyor” sözlerine Çiller, “Siz olm adan A nayasa geçm ez. Talebinizi karşılarız” cevabı verdi.

“Ara seçim yapalım”

• Bunun üzerine A N A P lideri Yılm az, ara seçim i gün­ de m e getirdi ve CH P lideri Çetin’in de desteğini al­ dı. B aşb aka n Çiller karşı çıktı. T arafla r bu konuyu haftaya bir araya gelip konuşm a kararı aldı. Y ılm az “görüşm eleri protesto”dan vazgeçtiklerini açıkladı.

Meclis’e bomba düştü

• Ancak, A N AP lideri grubunu ikna edem edi. Millet­ vekilleri ara seçim gü vencesi verilm e d ikçe 'kırm ızı o y’ vereceklerini açıkladılar. Nitekim , 3. m adde için 225 kabul, 151 ret oyu çıktı. DYP ile CHP, engelleri aşam ayacaklarını anlayıp görüşm eleri durdurdu.

Çiller: “Yine kaçtı”

• Başbakan, Yılmaz’ı bir kez daha kaçm akla suçlaya­ rak, “Değişikliğinin amacı, yasakları kaldırıp özgürlük­ leri çoğaltm ak idi. Her şey, herkesin gözü önünde ol­ du. Neyi savunduktan belli değil” dedi. •

2. sayfada

■ ■ ■ ■ ■ ■ i

Askerlerle sivillerin sürpriz buluşması. DYP’li Aktuna ve Diker, Org. Çörekçi’ye gitti

► H ü kü m e t S ö z c ü s ü B a k a n A k tu n a ile

D Y P M ille tv e k ili D ik e r, G e n e lk u rm a y I- kin c i B a ş k a n ı O rg. A h m e t Ç ö re k ç i'y i z i­ y a re t e d e re k , o rd u n u n 8. m a d d e ve d e m o k ra tik le ş m e k o n u la rın d a k i n e t ta v n n ı ö ğ re n m e y e ça lıştıla r. • G ö r ü ş m e d e n s ız a n b ilg ile re g ö re , O rg. Ç ö re k ç i, "B iz s a d e c e te rö rle m ü c a d e le k o n u s u n d a h a s s a s ız . 8. m a d d e k a ld ırı­ lırs a b ir b o ş lu k d o ğ m a s ın d a n ç e k in iy o ­ ruz. B u b o şlu k, T C K 'y a e k le m e le rle d o ld u ru lu rs a , o lu r" d e d i.

► A k tu n a v e D ik e r'in , O rg . Ç ö r e k ç i'n in y a k ın a rk a d a ş la rı o ld u ğ u ; o r d u n u n 8. m a d d e k o n u s u n d a k i g ö r ü ş ü n ü a lm a k is te y e n Ç ille r'in d e , b u n e d e n le b u iki is m i g a y rı re s m i o la r a k g ö r e v le n d ir d i­ ğ i b e lirtiliy o r. •

12. sayfada

■ ■ • ■ ■ ■ ■ ■ H i m m m m m

Vakfının bahçesine gömülmek istiyordu... Kabul edildi...

A

ltan

O

ymen

Aziz Nesin

A

RAMIZDAN ayrılışı, sadece edebiyatımız,

mizah sanatımız ve düşün hayatımız için

değil, ülkemizin uluslararası alandaki et­

kisi açısından da büyük bir kayıptır. Eserleri

birçok dile çevrilen az sayıda yazarımızdan bi­

riydi. Mizahtaki ustalığın dünya çapındaki zir­

velerinden biriydi.

Ülkemizin konularıyla ilgili olarak, özellikle

son sıralarda sık sık savunduğu görüşlerden ba­

zısını yadırgayanlar vardı. Ama söylediklerinin

- ne kadar zayıf olduğu sık sık kanıtlanan - dü­

şünce hürriyeti birikimimize katkıları büyüktü.

Kendisine yönelen ve bazen de cürüm boyutları­

na kadar varan tepkilere rağmen, inandıklarını

söylemekten bir milim geriye gitmemiştir. Bu­

nunla. bazılarımızın hoşuna gitmese de, saygı

göstermek zorunda olduğu üstün b ir medeni ce­

saret örneği vermiştir.

Hakkında, daha pekçok şey yazılacaktır. Eser:

leri nesilden nesile ulaşacaktır. B ugünün görevi

ise, onun bu dünyadan kendi gönlüne göre ayrıl­

m asını sağlama görevidir.

H er şey, gömüleceği yerle birlikte, nasıl iste­

diyse öyle olsun.. Aziz Nesin, yaşam ında hiç ha-

ketmediği pekçok eziyetle karşılaştı. Yıllarca sü­

ren hapislikler, ölüm tehditleri, saldırılar, öldür­

me girişimleri.. Hiç değilse bu son isteği, eksik­

siz yerine getirilmelidir. Dileriz, başta hükümet,

tüm ilgililer, bu konuda üzerlerine düşeni yap­

makta gecikmezler.___________

NOT: Bu dileğin hükümetle ilgili bölümü, dün

geç vakit gerçekleşti. Aziz Nesin’in mezar yeriyle

ilgili kararname imzalandı ve onaydım çıktı.

Anavasa'daki son sarsıntı

S

EBEP, “birbirine gü ven sizlik ti. 1982 Ana-

yasa’sı, tü rlü garabetinin yanında bir de, A-

nayasa değişiklikleri için “gizli oy” kuralı

koymuş.. Bunun ne kadar sakat olduğu, baştan

beri ortada.. Üç parti ve o üç partinin hemen he­

men tüm milletvekilleri, “Biz Anayasa’nın şu

maddelerinin şu şekilde değiştirilm esini isti­

yoruz” diyorlar.. Bunu imzalarıyla da tasdik ve

ilan ediyorlar. Meclis Başkanlığı’na 301 imzalı

bir önerge veriyorlar..

Devamı 11. sayfada

B itki o la c a k s a m / Ç a y ır çim e n o la y ım / A m a n b a ld ıra n d e ğ il Y o l a ltın d a k a la c a k s a m / G e lin a ra b a la rı g e ç s in ü s tü m d e n / Ç e lik p a le tle r d e ğ il Ü s tü m d e ç o c u k la r k o ş u ş s u n / N e ka ç a n ne k o v a la y a n / A s k e rle r d e ğ il K e rp iç y a p a c a k s a n ız b e n i / O k u lla rd a k u lla n ın / C e z a e v le rin d e d e ğ il S o lu ğ u m tü k e n m e z d e k a lırs a / Islık ö ttü rs ü n le r / A m a n h a d ü d ü k d e ğ il K a le m y a p ın be ni k a le m / Ş iirle r y a z a n sevi ü s tü n e / Ö lü m ka ra rı d e ğ il Ö lü n c e y a ş a m a lıy ım d e fn e y a p ra k la rın d a / S a kın o la ki / S ila h la rla d e ğ il

(Aziz Nesin)

i

1

, 6

û

y

û

a ü

«

e ®

v

. .

Üstünde coculdap koşacak

Ö lü m ü n ü v a z d . ,

j r

“ _

eşek yok mu?

▼ A z iz N e sin, k e n d i ö lü m ü n ü yazsaydı nasıl yaza rdı? Bunu h iç ö ğ re n e m e y e c e ğ iz . Ç ü n kü k a lb iy le b ir lik te k a le m i d e sus­ tu . A m a , b ir ya zısınd a b u n u n ip u ç la rın ı v e rd i. 1 9 9 1 'in son gecesi, k a lb in in te k le d iğ i anı "S iz in M e m le k e tte Eşek Y ok m u?" kita b ın d a şö yle a n la ttı:

"Y ığ ılıy o ru m kanapeye. Y ü re - — ---ğ im d e ö y le b ir sancı, ö y le b in sancı...Sanki y ü re ---ğ im b ıça kla o y u lu y o r.. B e d e n im d e n c a n ım ın ç e k ild iğ in i d u y u m s u y o ru m ... Ö y le b itk in im k i! Bu kez ta m a m , d iy o ru m k e n d i k e n d im ...

• A z iz N esin’in şiirinde istediği g i­ bi “Ü zerinde çocu kla r koşacak” . N e s in ’in 1994’te B a ka n la r K u ­ rulu tarafından reddedilen “K im ­ sesiz çocukları barındıran A ziz N e s in V a k fı’ n ın Ç a ta tc a ’d a k i ç iftliğ in in b a h çe sin e g ö m ü lm e isteği” bu kez kabul edildi. • N e s in ’in bu isteği için dün Çetin

ve E ce vit d e vre ye girdi. Ç ille r k a ra rn a m e y i im z a y a a ç tırd ı. B aka nlar im zaladı ve aynı gün C u m h u rb a ş k a n ı D e m ire l’in o- nayı çıktı. Nesin, 3-4 gün içinde v a k ıf b a h ç e s in e g ö m ü le c e k , an ca k isteği doğrultusunda yeri gizli tutulacak. •

4-5. sayfada

“80 y ıllık A z iz N e s in ” y a z ı d iz is i y a rın M İL L İY E T ’te

Irak'ta harekât

57 PKK'lı ölü

•S ın ırd a birliğe pusu kurup kaçan teröristleri ele geçirmek için Kuzey Irak’ta 800 komandonun katıldığı operasyon düzenlendi.® !

2.sayfada

TV kapatmaya

durdurma karan

•A n k a ra 2. İdare Mahkemesi, Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun Show TV için verdiği bir günlük kapatma kararını durdurdu. • ! 0.

sayfada

İstanbul Mimaroba’da

dükkânlarınız

sizi bekliyor,

Son başvuru tarihi:

14 Temmuz 1995

Daha geniş bilgi için:

E M L A K B A N K A S I G E N E L M Ü D Ü R L Ü K İS T A N B U L P A Z A R L A M A M Ü D Ü R L Ü Ğ Ü TEL: (M 12) 276 S» 34- 27« 56 48 A T A K Ö Y 9. K IS IM ŞU B E S İ T E L : (0 -2 12 ) 6 6 1 02 54 - 6 6 1 02 60

EMLAK BANKASI

" D a h a U y g a r B i r Y a ş a m İ ç i n ” ■

i

'i

(2)

■■MNHHMMMMaBBnMMHa

H I C R i : 9 SAFER 1416

RUMİ

: 24 HAZİRAN 1411

Vakit:

İmsak G üneş Ö ğ le İk in d i A k ş a m Yatsı

Vasati:

3.34 5.32

.

13.14 17.13 20.45 22.34

B U Y U K M Ü C A D E L E Dalgıç ol madiği için kurtarma çalışmaları vatan­ daşlar tarafından yürütüldü. Otomobil­ den çıkarılan Sarsar, kıyıya götürülür­ ken içinde üç kişinin bulunduğu san­ dal alabora oldu. Suya düşen vatan­ daşlar, büyük çaba harcarken ceset it­ faiyenin de yardımıyla çıkarıldı.

Denize uçan otomobilde bir kişi öldü, üç kişi kurtuldu. Hiç bir

yetkilinin olmadığı kurtarma çalışmalarını vatandaşlar yürüttü.

Oktay YILDIRIM - İSTANBUL

ARNAVUTKÖY’de aşırı hız yüzünden

kontrolden çıkarak denize uçan otomobil­

de bulunan Savaş Sarsar (22) ölürken,

Tanju Tekin (24), Melih Tekin (30) ve Fi­

liz Kars (22) yaralandı.

Dün saat 04.15’teki kazada Sarıyer’den

Beşiktaş’a giden Tanju Tekin yönetimin­

deki 34 T 2101 plakalı otomobil, “Kazıklı

Yol” olarak bilinen yoldan denize uçtu. Üç

kişi kapılan açarak dışarı çıkmayı başa­

rırken, Sarsar otomobilde m ahsur kaldı.

Vatandaşlar, otomobilde kalan Sar­

sar’] çıkarmaya uğraştı. Dalgıç olmadığı i-

çin güçlükle yürütülen kurtarm a çalışma­

ları sonucu Sarsar’m cesedi, otomobilden

çıkarüdı. Cesedi sahile taşımak isteyen üç

kişinin bulunduğu sandal da alabora oldu.

Suya düşen vatandaşlar, Sarsar’m tekrar

suya batmaması için çaba harcarken ceset

olay yerine gelen itfaiye görevlilerinin

yardımıyla çıkarüdı.

Sarsar’m cesedi ambulans gelmediği i-

çin bir otomobille Şişli Etfal Hastanesi

morguna götürülürken yaralanan üç kişi

tedavüeri yapüdıktan sonra taburcu edil-

iiler.

A BATTANİYE

4

48

. K u p o n

48

^ K u p o n ' « » b i r i k t i r i n

UTU

65

. K u p o n '» ¿ » b ir ik tir in

* v *

A

ÇARŞAF

A

Nl

---Romans __ __ ü l

2 5

f t K u p o n

25

^ K u p o n ^ t o b ir i k t i r i n

T *

NEVRESİM

Romans

58

^ K u p o n - ^ b i r i k t i r i n M

★ *

Adınızı, soyadınızı m utlaka yazınız

«M illiyet = K a lit e

ALTIU Ganyan'dan 31 milyar liradan fazla para kazanan 28 yaşındaki eczacı Mustafa Dinç {-yanda solda) evine ve iş yerine kilit vurarak ortadan kayboldu. Dinç’in yeğeniyle gönderdiği kuponu kabul e- den Ganyan Bayii Orhan Diı> kay, “Mustafa arkadaşımdır. Milyarlan kazandığı altılıyı be­ nim bayiimde oynadı, ancak bugün onu göremedim” diye konuşurken, Beykoz Spor Kulübü’nde basket oynayan Dinç’in parasını henüz alma­ dığı da öne sürüldü. Milyar­ der olduğunu öğrenen Konu­ şulan kirada oturan Dinç’in üç yıl önce evlendiğini, eşinin de üç aylık hamile olduğunu söyledi. (Üm ran AVCI)

NOT: İlk 9 c ild i alan okurlar b iriktirece ktir.

B A LLA R IN I

DANIŞMA HATLARI

İSTANBUL VE MARMARA • « • 505 67 73 « 505 67 74 ANKARA - İÇ VE DOĞU ANADOLU • 32870 70 İZMİR - EGE • 25118 32 • 251 49 49 ADANA VE GÜNEY ANADOLU • 431 54 54

Olaylar

i İr h yy imanlar

H

asan

P

uliir

Büyükdere Fidanlığı

B

ÜYÜKDERE Fidanlığına Belediye, Kaymakamlık ve A d liye binaları ya­ pılması için, il Genel M eclisi'nin A- NAP ve Refah Partili üyelerinin oylarıyla karar alındığını geçen hafta yazmış ve sor­ muştuk:

"Peki bu şehrin, bu İstanbul'un milletve­ killeri ne yapıyor?

Maşallah, beylerimizden, hanımlarımız­ dan ses seda yok!

İstinye Koyu, Büyükdere Fidanlığı, Yıldız Parkı, Emirgan Korusu...

Seyredin beyler, seyredin hanımlar, size bu yakışır."

★ ★ ★

REFAH Partili Şevket Kazanla konuştuk­ tan sonra, bu cüm lem izi "Şevket Kazan ha­ riç " diye düzeltecektik ki, aklımıza geldi, o da İstanbul değil, Kocaeli m illetvekil...

Lâkin İstanbul'un 49 m illetvekilinden ses seda çıkm az iken, o Büyükdere Fidanlı­ ğımla ilgilenip bizi arayor ve d iyo r ki:

"Yazınızı okuyunca, İl Genel Meclisi ü- yelerinden birini aradım, durumu sordum. Söylediklerinden anladığıma göre, kağıt ü- zerinde karar vermişler. G it orayı gör, ne­ yin nesidir öğren, fotoğraf çek, sonra Ha­ şan Pulur'la konuş, dedim."

Kazan'a teşekkür ederiz, acaba İstanbul m illetvekillerine teessüf etsek, hata mı ede­ riz?!

K im b ilir belki de hata ederiz! Çünkü on­ lar, ne de olsa eski payitahtın mebuslarıdır, m em leketin ali meselelerini halletmeye uğ­ raşırlarken istinye Koyu imiş, Büyükdere Fi­ danlığı imiş, böyle ıvır zıvır, pespaye, süfli işlerle uğraşacak değiller ya!

★ ★ ★

BÜYÜKDERE Fidanlığı'nda Belediye, Kaymakamlık ve Adalet binalarının yapıl­ masını kim istiyor?

Sarıyer Belediyesi İstiyor...

Sarıyer için, Refah Partili Belediye Başka­ nı Yusuf Tülün, b izi aradı, nüfus kaydımıza göre Sarıyerllyiz de, Sarıyer'in seçmeni de­ ğiliz. Yusuf Tülün, Sarıyer'de halkın yararı­ na çok güzel işler yaptıklarını, fakat duyu­ ramadıklarından yakınarak şöyle diyor:

"Geçenlerde İstanbul'un sorunlarıyla il­ gilenen bir gazeteci bana, sizin çok güzel, iyi işler yaptığınızı duyuyoruz ama, maale­ sef kendinizi tanıtma şansınız yok, çünkü Refah Partilisiniz, dedi."

Aklı başında b ir insan, hele sıfatı gazete­ ciyse böyle b ir lafı nasıl eder? Yani Beledi­ ye Başkanları, yaptıklarını duyurabilm ek i- çin Ankaralı Melih Gökçek gibi m i olmalı?!

★ ★ ★

SARIYER Belediye Başkanı Yusuf Tülün, Büyükdere Fidanlığı konusunda şu açıkla­ mayı yaptı:

AZİZ NESİN

Aziz Nesin'i kaybettik.

Aziz Nesinin düşünce ve eylemleri her zaman tartışılabilir; ama onun tartışılmaya­ cak bir yanı vardı, mizah gücü ve yazarlı­ ğı...

Bugün Aziz Nesinin ölümü kadar, üzül­ memiz gereken bir şey daha vardır; o da, A- ziz Nesinin yerine konulacak değil de, ileri­ de ona yetişebilecek bir mizah yazarına sa­ hip olamayışımız.

★ ★ ★

ŞAİR her ne kadar "Ecel geldi cihane, baş

ağrısı bahane!" demişse de, 80 yaşında, kal­ bi hasta bir insana, bu sıcakta, o kadar yol yaptırıp, Alaçatı'da kitap imzalamaya götü­ renler, her halde şimdi pişmandırlar.

Hayır, "O da gelmeseydi!" diyemezsiniz.

"Bölgemizdeki Büyükdere Fidanlığı, Ha­ zine arsası ilavesiyle yaklaşık 500 dönüm­ dür. Fiilen kullanılan alan, İl Özel İdare- si'ne ait kısmın tamamı 292 dönümdür. Biz dokuz ayrı yerde hizmet veren birim le­ rimizi, Kaymakamlığımızı yine ayrı yerler­ de hizmet veren birim lerini, Adliyemizi, sadece 29 dönümlük, yol ile ayrılmış kü­ çük bir bölümde toplamak istiyoruz. Hiç­ bir faaliyet aksamayacak, yeşil daha da kontrol altında olacaktır. Ağaç kesilmeye­ cek, okul ise kapanmayacağı gibi, söz ko­ nusu okul, tahsisini istediğimiz parselin dı­ şında kalmaktadır, ilgisi yoktur.

★ ★

AYRICA tüm fidanlığa da talibiz. Burayı kuş, çiçek ve fidan cenneti haline getirmek istiyoruz. Fidanlığı yapılaşmaya kapalı tu­ tacak, tüm İstanbullulara bir gezinti alanı, çiçek, fidan satış merkezi olarak hazırlaya­ biliriz. Böylece her yıl milyarlarca lira za­ rar ve yükten de devleti kurtararak, halka açılmasını sağlar, her türlü teminatı sağla­ rız."

★ ★ ★

BELEDİYE Başkanı Yusuf Tülün, bu açık­ lamasına bazı belgeler de eklemiş... Bunlar­ dan birinde Danıştay kararı da var. Danış­ tay "Hükümet konağı ile Adliye Sarayı yap­ tırmak belediyelerin görevi değildir" diye­ rek, talebi reddetmiş.

Belediye buna da itiraz ediyor, "Bana vereceğiniz arsayı bedeli mukabilinde ve­ rin, Kaymakamlık ve Adliye binası için de, mevzuat ne ise o şekilde devredin" diyor.

★ ★ ★

SARIYER Belediye Başkanı'nın açısından fidanlığın durum u bu...

Peki bu iş nasıl sonuçlanacak, ama öyle, ama böyle fidanlığın b ir bölüm ü de olsa el­ den gidecek mi?

(3)

— B

i r*r

a

.

v f>

[7 n rr r

t

rt

n

Ek 1

•{

İSTANBUL

2 0 / 2 8 ERZURUM

8 / 2 1

İL AN KA RA

1 5 / 3 0 A D A N A

2 2 / 3 4

Milliyet

mm

Ş Cuma7 Temmuz 1995

İZMİR

2 2 / 3 4 DİYARBAKIR 1 9 / 3 6

.

(f,(7 id

m u

k u

'/

u

U

mur

T

alu

Aziz Nesin’lik

D

G M 'n in başı sağolsun ve gö- z ü a y d ın ; "tahrik" ö ld ü . H em d e ne red eyse S ivas'ın y ıld ö ­ n ü m ü n d e . "Tahrik" o rta d a n k a lk tı­ ğına gö re b e lk i d a va b ile düşer.

Bu ü lk e d e y ü z b in le rc e genç, T ü rk ç e 'n in k ıv rım la rın a , ağ la naca k h a yatın g ü lü n e s i a y rın tıla rın a o n u n ö y k ü le riy le d a ld ı. A m a bu ü lke d e , ö z e llik le d e son yılla rd a , b in le rc e genç v e yaşlı d a o n a ö ld ü re s iy e ö f­ k e le rle d o ld u .

Y a za rla r, h e le Nesin g ib i g ü n d e lik h a yatın n a b z ın ı ya ka la ya n la r a m fe - ta m in g ib id ir . Bazen ço ğ u m u z g ib i am a ç o k ç a fa rk lı, hatta aykırıd ır. N e v a r ki to p lu m u n s in ir sistem ini d ir i tu ta rla r. K im ile r i b u n u "sinirlenme"

vesilesi görse de, b irç o k la rı iç in k e n d in i, to p lu m u tan ım a , to p lu m sa l ö z e le ş tiriy i s in d irm e fırsatıdır.

O ö y k ü le rd e ya b ild ik b irin e , ya da k e n d im iz e rastlam a ih tim a li y ü k ­ sektir. T a n ıd ık iliş k ile r, alışılm ış d ü ­ m e n le r, sırada n e n a y ilik le r, her an a k lım ız a g e le b ile c e k ya da ç a r p a ­ b ile c e ğ im iz c in lik le r ... Y aşadığım ız her gü n su g ib i a kıp g id e rke n , Ne- sin'ler o s ıra d a n lık la rı y o ğ u ru r, ayna g ib i y ü z ü m ü z e tu ta r, e d e b ile ş tirir, e b e d ile ş tirir.

F a rk lılık la rı ve fa rklı d ü ş ü n c e le ri b ir to p lu m u n z e n g in liğ i o la ra k g ö r­ m e y ip y o k e tm e ye kafayı ta k a n la r "a c T 'd a n başka ne vaat e d e b ilirle r k i! O ysa o n la rın b ile bazısı, e m in im ki, b ir T V k a n a lın d a m esela Zü- bük'e ta k ılıp Kemal Sunal'a ge vrek k a h k a h a la r y o lla m ış tır... Zübük'ü i- ç im iz d e n ve ru h u m u z d a n çık a rıp y ü z ü m ü z e v u ra n ın Aziz Nesin o l­ d u ğ u n u b ile re k , b ilm e y e re k . Sevin s e v m e y in , ö v ü n s ö v ü n , am a he m en he r g ü n ve y ılla r d ır yaşa dık­ la rım ız ın ç o ğ u n u n "tam Aziz Ne- sin'lik" o ld u ğ u n u re d d e d e b ilir m is i­ niz?

Ö rn e ğ in , d ü n k ü M illiy e t'te ha b e ri

y e r a la n "Boğaz Köprüsü toplu inti­ har gecesi"ni "Aziz Nesin'lik" ö y k ü o la ra k b ir de o n u n k a le m in e te s lim e d ip y e n i baştan o k u m a k istem ez m iy d in iz ?

Sıradan bireysel a c ıla rla in tih a ra ka d a r s ü rü kle n e n d ö rt k iş in in b ird e n a yn ı gece Boğaz K ö p rü s ü 'n e koş­ m a sın ın , b irin in k u rta rıld ık ta n sonra k u rta rıc ıla rı ta ra fın d a n d ö v ü lm e s i­ n in , b ir başkasının ö lü m le yaşam a- rasınd a e lin e tu tu ş tu ru la n m ik ro fo n a T V starı g ib i yap ışm a sının veya "ka­ rın cep telefonunda" d iy e n u ya n ık k u rta rıc ıy a ka n m a sın ın hangi to p ­ lu m s a l in c e lik le rim iz d e n ka y n a k ­ la n d ığ ın ı b ir ö y k ü d e k e ş f e d e b ild i­ n iz b e lk i.

K ö p rü in tih a rla rı ve in tih a r g ir i­ ş im le r in in neden e z ic i ç o ğ u n lu k la , A n a d o lu - Batı is tik a m e tin d e d e ğ il de, A v ru p a - A n a d o lu is tik a m e tin d e o ld u ğ u n u hiç d ü ş ü n m e m iş s e n iz b i­ le, acı acı gü lü m seten c e v a b ıy la , b ir ö y k ü n ü n satır ara la rın d a k a rşıla şa b i­ lir d in iz b e lk i.

Ö rn e ğ in , ara seçim a rife s in d e K i­ lis, Y a lo v a ve K a ra b ü k'ü il yap an y e tk i yasasının ş im d i A na yasa 'ya a ykırı b u lu n d u ğ u n u ö ğ re n d iğ im iz ­ d e , "Anayasa'ya aykırı ama hukuka uygun" o la ra k il kalan bu y e n i v ila ­ y e tle r im iz in se çim ön cesi ve seçim sonrası ö y k ü le rin d e k i Zübüklükleri

b ir d e "yazar"ın zekasının re h b e rli­ ğ in d e iz le m e k k e y ifli o lm a z m ıydı? H e rh a ld e bu n a , Y a lo v a lıla r, K ilis li­ le r, K a ra b ü k lü le r, Ç ille rle r, Ç e tin le r b ile g ü le rd i.

Kişisel v e to p lu m s a l d ik e n le rim iz e g ü le re k d o k u n d u rta b ilm e k "ya­ z a r ın a yrıca lığ ı...

Ö lü m kim se ye a y rıc a lık ta n ım ıy o r am a, ö y k ü le re d o k u n m u y o r...

"Memleketin birinde" h e p v a ro ­ lan ve ü s te lik ço ğ a la n Zübükler'e

karşı, ö y k ü le r h e p la z ım b iz e . H e p i­ m ize .

Mücadeleyle

dolu yaşam

NESİN, 2 yıl Darüş-

şafaka Lisesi’nde oku­

duktan sonra 1935’de

Kuleli Askeri Lisesi’ni,

1937’de Kara Harp Oku-

lu ’nu, 1939’da Askeri

Fen Okulu’nu bitirdi.

1939’da üsteğmenliği sı­

ra sın d a “görev ve yet­

k isin i kötüye kullandı­

ğı gerekçesiyle ordu­

dan çıkarıldı, bir süre

bakkallık

yaptıktan

sonra gazeteciliğe baş­

ladı.

“Yedi gü n ”,

“Kara­

göz”, “T an”, “Akşam”,

“Yeni T anin”, “Öncü”

ve “U stura” gazetele­

rinde çalıştı. 1946’da

Sabahattin A li ile bir­

likte “M arkopaşa” adlı

m izah dergisini çıkar­

dı. 1956’da Kemal Ta-

h ir ile birlikte bir ki­

tapçı dükkanı açtı. Ga­

zete yazarlığını çeşitli

günlük yayınlarda sü r­

düren Yazar, 1963’den

sonra yazarlığı tek uğ­

raş olarak seçti.

1972’de

Çatalca’da

kim sesiz çocukları ko­

rum ayı

am açlayarak

vakfını kurdu, 1979’da

Türkiye Yazarlar Sen­

dikası Başkanlığı’na se­

çildi.

B u g ü n e kadar 100’ü

aşkm

kitap

yazarak

Türk toplum unun bir

.¿ â

A

h

• - ■

■>

• • .

m

\

i

v f

1 •

- ¿ T

im

Nesin, düşünceleri nedeniyle sık sık mahkemeye çıkardı.

panoram asını

verdi.

Halk edebiyatm m an la­

tı öğelerinden de y a ra r­

lanan Nesin, y er yer

m asal tem ası aracılı­

ğıyla günlük olayları

toplum sal bozuklukları

k ullanarak çağdaş

an-100’iin üstünde eser

Yazarın en ö n e m li yap ıtları a ra s ın d a "Y a ş a r Ne Y a ş a r Ne Y a ş a m a z ” , “ G ol K ra lı” , “ Z ü b ü k ” , “ T o ro s C a n a va rı” , “ D a m d a D eli V a r” , “ Ş im d iki Ç o c u k la r H a rik a ” , "B e n im D e lile rim " , "M e m le k e tin b irin d e ” , "K a lp a z a n lık B ile Y a p ıla m ıy o r” , "H a d i Ö ld ü rs e n e C a n ik o m ” , "N a h K a lk ın ırız ” , "D e lile r B o ş a n d ı” ,

“ H o p tirin o m ” , “ Hangi P arti K a z a n a c a k ” , “ B ay D ü d ü k ” , “ U yu şan a T o s u n u m ” , “ N u tu k M a k in a s ı” , “ B ir S ü rg ü n ü n H a tıra la rı” , “ B ir K o ltu k N asıl D e v rilir" ye r alıyor.

S A M S U N 1 9 / 2 8

KIBRIS

2 1 / 3 5

/

\'7 d d d ddd 'r \Ş m Roma Paris Lon d ra F ra n kfu rt A ti n a Z ü rih

Ölene dek ‘A ziz’ kaldı

E rcüm ent İŞLEYEN

1915’de Heybeliada’da doğ­

duğunda Mehmet Nusret

adım verdiler. Dünya onu

Aziz Nesin adıyla tanıdı.

Hep “farklı”, hep “özel”

kaldı. Kurucu olduğu vak­

fın bahçesine gömülmesine

izin verilmeyince hükümet değişene ka­

dar ölmeyeceğini açıkladı. Ancak önceki

gece Latince “Kalp” anlamına gelen

“Kardia” Oteü’nde, kalpten öldü.

Seveni kadar sevmeyeni de oldu, aklı­

na geleni korkusuzca söyledi. Korkusuz­

luğu öne çıkınca hemen düzeltti: “Kork­

maz olur muyum hiç. Elbette korkuyo­

rum, sadece hayvanlar korkmaz.”

Önce askeri eğitim gördü. Üstteğmen-

liği sırasında “görev ve yetkisini kötüye

kullandığı” gerekçesiyle ordudan çıkar­

tıldı. Suçu, İkinci Dünya Sa­

vaşı yıhan’nda askerlere i-

zin vermek yasak olduğu

halde, emrindeki erlere aile­

lerini görmeleri için gizlice

izine yollamaktan ibaretti.

Subaylık yıllarında yazı­

larını rahatça kaleme alabil­

mek için Aziz adını kullan­

dı. Ölene dek de Azizlikten

vazgeçmedi.

İlk mahkumiyeti, kitapla­

rına konu olan trajikomik

öykülerden biriydi aslında.

Fransızca bilmediği halde,

Aziz Nesin, son gününde Alaçatı’da kitaplarını imzalarken...

Fransızcadan “suç oluşturan” bir yazı

dünyanın dörtbir yanma ulaştı. Kimsesiz

çevirdiği gerekçesiyle mahkum oldu.

12 Eylül’den sonra yurt dışına çıkma­

sına bile yasak kondu, ancak kitapları

çocukları korumak için Çatalca’da Nesin

Vakfı’m kurdu. 12 Eylül döneminin ünlü

Aydınlar Dilekçesi’nin arkasında o var­

dı. Kendisine vatan haini diyen Kenan

Evren hakkında dava açmakta tereddüt

etmedi. “Türk halkının yüzde 60’ı aptal­

dır” deyince önce herkes karşı çıktı. Son­

ra kafası kızan onun teorisine sahip çıkıp,

“Aziz Nesin haklı, Türkiye’nin yüzde 60’ı

aptal” demekten kendisini alamadı.

1990’h yıllarda kökten dincilerin boy

hedefi haline geldi. 2 Temmuz 1994’te Si­

vas’ta onun konuşmalarım bahane ede­

nler Madımak Oteli’ni ateşe verip 37 kişi­

yi diri diri yaktı. Gerçekte bu Aziz Ne-

sin’in yaşamında sekizinci linç ve sui­

kast girişimiydi.

Kalbi 15 gün önce yokladığında seven­

lerine “Ölmeye niyetim yok. Daha yap­

mak istediğim çok şey var” diyordu. Be­

denine güveniyordu, bütün organlarım

bağışlamıştı, ancak kalbi ona ihanet etti...

lamda b ir m izah öykü­

sü yazma tekniği geliş­

tirdi. K onularını gün­

lük yaşam ın içinden,

kahram anlarını

halk­

tan kişilerden seçti, ge­

niş halk kesim lerinin

sorunlarını

ustalıkla

dile getirirken, toplum ­

sal değişim sürecindeki

insanı

gözler

önüne

serdi.

Aziz N esm ’in biri

kız olmak üzere 4 çocu­

ğu var.

80

yıllık yaşam a bir­

çok ödül sığdıran Aziz

Nesin, 1956 ve 1957’de

“Altın

Palm iye”,

1966’da B ulgaristan’da

“Altın K irpi”, 1977’de

“H itar P etar”, 1969’da

SSCB’de “Krokodil” ö-

düllerini

kazandı.

1975’te Asya Afrika Ya­

zarlar Birliği, Lotus

E-

debiyat Ödülü’nü k a­

zandı. Karacan Ödülü,

TDK, M adralı Roman

Ödülü y u rt içinde aldı­

ğı ödüllerden bazıları.

star

Bu A kşam Saat

22.50

d e

BU AKŞAM, STAR EKRANLARINDA

BİR MÜZİK ŞÖLENİ VAR...

1UKKALE

POP KONSERİ

STA R IN YAZ SÜRPRİZLERİ DEVAM EDİYOR

• • •

• •

STAR1 DA YAZ COŞKUSU DEVAM EDİYOR...

Denizli Açıkhava Tiyatrosu‘nda düzenlenen bu muhteşem konseri

star ekranlarından, star farkıyla izleyeceksiniz...

Bu konserde kimler yok ki...

B

enden

İ

z

, J

ale

, E

rdal

, A

jlan

ve A

t

İ

lla

A

tasoy

.

Türk Pop Müziği'nin sevilen bu dev sanatçıları,

en güzel ve en yeni şarkılarını sîzler için söylüyorlar...

RASİM ÖZTEKİN in sunduğu bu muhteşem müzik olayını

mutlaka ama mutlaka izleyin...

(4)

Milliyet ı litada Cuma 7 Temmuz 1395

Vasiyeti yerine geliyor

SON ŞİİRİ:

'S ıras A c ıs ı'

ISÎESÎN’in son şiiri,

“Milliyet Sanat” Dergi-

s i’nin 1 Ağustos 1994 ta­

rih li sayısındaki “Sivas

Acısı”ydı:

Ben tanırım / Bu bulut bizim oranın bulutu / Hemşeriyiz ne de olsa / Benim için kalkmış ta Sivas'tan gelm iş /

Yurdumun bulutu / Başımın üstünde yeri var

Ben bilirim / Bu rüzgar bizim oranın rüzgarı / Hemşerimiz ne de o lsa / Benim için kopup gelm iş yayladan / Yurdumun rüzgarı / Kurutsun diye akan kanlarımı

Ben anlarım / Bu acı bizim ora işi hançer acısı / Bir ülkedeniz ne de olsa /A y n ı dili konuşsak da /

Anlamayız birbirimizi / Hançerin nakışı / Tanıdım acısından Sivas işi Ben duyarım duyumsarım / Bizim oranın sızısı bu / Binip kara bir buluta Sivas ilinden / Sivas rüzgarında uçup gelm iş / Helallik dilemeye

Ey yüreğimin onmaz acıları / Ey yüreğimin dinmez sancıları / Suç ne bende ne de sen de / Suç beni karanlıklara gömenlerde / Ne de olsa yurttaşımsın / Kapalı olsa da / Bütün

vicdan kapıları yüzüne / Bilmelisin bir yerin var canevimde

Aziz Nesin’den

“Son İstek”...

10 gün

ö n c e y d i .

Kalp spaz­

mım

yeni

a tla tm ış tı.

Ç ı r p ı n a n

yüreği kük­

reyip duruyordu. "Ama

Aziz

Bey, kalbiniz... kal­

binizi düşünün..." dedik­

çe ben, öfkeleniyordu:

"Ama yaşıyorum ben"

diyordu.

"Yaşıyorum...

Ve yaşadıkça halkıma

borcumu ödemeliyim."...

"Başkaları

yapmıyorsa,

ben yapmalıyım. Mecbu­

rum" diyordu ve çalışı­

yordu. İstanbul'da Ulus­

lararası Anti Fundamen-

talist Kongre'yi gerçekle-

tirmek için gece gündüz

çalışıyordu... "Düşmana

inat" kahkahalarını savu­

narak, halkını uyarıyor­

du...

Dün

sabahtan beşten

beri yalnız onun yazıları­

nı okuyorum. Şimdi dost

düşman herkes çok ko­

nuşacak. Ben sözü Aziz

Bey'e bırakıyorum. Tanı­

dığım en yürekli, en öz­

gür düşünceli, düşünce­

lerinden ödün vermeyen,

aydın sorumluluğunu so­

nuna dek yerine getiren,

en tutarlı, halkını en çok

seven insana:

"Son İstek"

şiiri

1981 'de, "Ödenemeyen"

1980'de yazıldı. 1995'in

6 Temmuz gününe dek i-

se, son isteği vakıf bah­

çesine gömülmekti. Yet­

kililere bir kez daha a-

nımsatmayı, borç biliyo­

rum.

SON İSTEK

BİTKİ olacaksam / Ça­

yır çimen olayım / Aman

baldıran değil

Yol

altında kalacaksam

/ Gelin arabaları geçsin

üstümden / Çelik paletler

değil

Üstümde

çocuklar ko­

şuşsun / Ne kaçan ne ko­

valayan / Askerler değil

Kerpiç

yapacaksanız

beni / Okullarda kullanın

/ Cezaevlerinde değil

Soluğum

tükenmez de

kalırsa / Islık öttürsünler /

Aman ha düdük değil

Kalem

yapın beni ka­

lem / Şiirler yazan sevi

üstüne / Ölüm kararı de­

ğil..

Ölünce

yaşamalıyım

defne yapraklarında / Sa­

kın ola ki / Silahlarla de­

ğil

(Vakıf

/ 29 Mayıs

1981)

Aziz Nesin’in, vakfının bahçesine gömülmesi isteğine

ilişkin kararnameyi Cumhurbaşkanı Demirel onayladı

ANKARA - MİLLİYET

AZİZ Nesin’in vasiyet ettiği gibi

Çatalca’daki Nesin Vakfı’na gömül­

mesine ilişkin karanameyi, Cumhur­

başkanı Süleyman Demirel de o-

nayladı. Böylece Nesin’in vasiyetin­

de istediği yere gömülmesine engel

kalmadı.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merke­

zin in açıklamasında şöyle denildi:

“Cumhurbaşkanı Saym Süley­

man Demirel, Merhum Yazar Aziz

Nesin’in vasiyeti gereği arzu ettikle­

ri yere defnedilmesine izin veren ka­

rarnameyi imzalamışlardır.

Cumhurbaşkanı Saym

Süley­

man Demirel, Nesin’in vasiyetine

uygun olarak istediği yere gömülme­

si konusunda kendisine başvuran A-

ziz Nesin’in çocukları ile de bir tele­

fon görüşmesi yapmışlardır.”

Bakanlar Kurulu’nun imzasına

a-çılan kararnam e için girişimde bulu­

nan CHP Lideri Hikmet Çetin şöyle

konuştu: “Ben sabah Başbakan Tan­

su Çiller ve Müşteşar Ali Naci Tun-

cer’le görüştüm. Nesin’in vasiyetin­

de istediği yere gömülmesi için bir

kararname çıkarmayı teklif ettim.

Başbakan da konuya sıcak baktı.”

DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit

TBMM Genel Kurulu sırasında Çil-

ler’in yanma giderek, Nesin’in iste­

diği yerde toprağa verilmesi için ge­

rekli işlemlerin bir an önce yapılma­

sını istedi. Çiller’in buna “Derhal

gerekli işlemleri başlatacağım” diye

yanıt verdiği öğrenildi. Sonuçta ka­

rarnam e kabine üyelerince imzala­

narak Köşk’ün onayına sunuldu.

DİYANET İN GÖRÜŞÜ

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet

Nuri Yılmaz, Nesin’in ölümüne

iliş-ALKIŞLARLA KARŞILANDI

Ünlü yazar Aziz Nesin’in Türk Bayrağı’na sarılı cena­ zesi, THY uçağıyla getirildiği İstanbul'da alkışlarla karşılandı.

kin açıklamasında “Islami hükümle­

re göre, kişinin dini hükümlere ay­

kırı olmayan vasiyetlerinin imkan­

lar ölçüsünde yerine getirilmesi ge­

rektiğini” vurgulayarak şu görüşlere

yer verdi:

“Bir kimsenin, namazının kimin

tarafından kıldırılacağı, nereye def­

nedileceği gibi konularda yapılan va­

siyetler bağlayıcı değildir. Bu gibi

konularda yetki ve merci ölen kişi­

nin mirasçılarıdır. Cenaze namazı

kıhnmaması cesedin yakılması gibi

istekler ise dini hükümlere aykırı ol­

duğundan, geçerli değildir.

Bütün bu hüküm ler Müslüman o-

lan ve Müslüman olarak öldüğü bili­

nen kişiler içindir. Müslüman olma­

yan ve bunu açıklayan, daha sonra

da tekrar İslam’a döndüğüne dair bir

bilgi ve karine bulunmayan kimsele­

rin cenazeleri için dini hükümlere

göre, esasen dini merasim yapıl­

maz.”

Diyanet işleri Din işleri Yüksek

Kurulu Başkanı İsmail Öner, Ne­

sin’in vasiyetine göre gömülmesinin

gerektiğini söyledi.

Diyanet işleri Başkanlığı Fetva

Uzmanı Abdülaziz Bayındır da “Bu

kişi Müslüman olmadığını söylüyor.

Zaten istemediği bir yere gömmek

Müslümanlık açısından da yasaktır”

dedi.

FAKÜLTEYE KADAVRA

Aziz Nesin’in cesedi, vasiyeti üze­

rine, tıp öğrencilerinin kadavra ola­

rak kullanması amacıyla İstanbul Ü-

niversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’ne

verilecek.

Yazarın oğlu Ahmet Nesin, “Ne­

sin Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri­

nin de bulunduğu basın toplantısın­

da, babasının 2 yıl önce hazırladığı

vasiyetnamesinde şu ifadeye yer

verdiğini bildirdi:

“Olabilirse, cesedim gömül- |

meden önce, tıp öğrencilerinin !

kadavramdan yararlanmasını is- V ■

tiyorum. Bu amaçla cesedimi dev­

let hastanesine ya da araştırm a '

merkezine bağışlıyorum. Gömülme

işlemim, ondan sonra yapılmalı­

dır.”

Ahmet Nesin, babası-

Y5

m n isteği doğrultu­

sunda cesedini İs­

tanbul Üniver­

sitesi Tıp Fa­

k ü l t e s i ’n e

' k a d a v r a ’ / I

olarak ve­

r e c e k l e ­

rini vur­

guladı.

'A m

l a r *

É K

■ ■

■ ■

■ « ■ ■■

■■

■■

■ I I V ■■

Nesın’ın olumu gordugu an

AZİZ Nesin’in AD Yayıncılık’tan çıkan son kitabı “ Sizin Memlekette Eşek Yok mu?” yazarın yine bir kalp krizi geçirdiği 1 9 9 1 ’in son gecesini anlatıyor. "0 gece” Nesin’in kitabına şöyle yansımış: “Yığılı­ yorum kanapeye... Yüreğimde öyle bir sancı, öyle bin sancı... Kıvranıyorum, iki büklüm oluyorum, doğruluyorum, sırtüstü uzanıyorum, yan dönüyo­ rum, yüzükoyun yatıyorum... Benim üstünde kıv­ randığım kanapeyle masa arası iki metre ancak var. Ama kalkamıyorum, uzanıp alamıyorum masa­ dan isordili... İşte ölüm beni teslim alıyor. Hayır, ö- lüm, beni teslim alamaz, ancak esir alabilir. Tes­

lim olma!. Ölüm seni asla da... Çok belli ki esir a- lacak. Teslim olmadan esir edilmenin bile onuru var... Bedenimden canımın çekildiğini duyumsuyo- rum. Demek, öleceğim. Yukardan birisi gelse de masadaki şu isordili verse... Artık kimse yardım e- demez... On dakika mı sürer, yarım saat mı... Tüh, yılbaşı şöleni çocuklara zehir olacak... Nasıl öldü­ ğümü yazamamak, ölmekten çok daha acı geli­ yor...Ne çok işlerim kaldı geriye. Dünyaya borçlu ö- lüyorum... Vasiyetimi yazabilseydim, birinci mad­ desi 'Cenaze töreni istemiyorum’ olacaktı, sonra “ Ölüm ilanı da istemiyorum gazetelerde...”

Kendi

Bülent KATARCI, Turgay ÖZEL,

Halil HÜNER - ÇEŞME, Alper

TURGUT-İST ANBUL

ELEŞTİRİLERİ ve siyasi fikirleri

yüzünden yaşamının bir bölümünü

demir parmaklıklar arasında geçi­

ren, hakkında açılan davalar nede­

niyle bir duruşmadan diğerine koşan

Yazar Aziz N esin’in yorgun kalbi 80

yaşmda aniden duruverdi.

N esin’in kaldırıldığı Çeşme Devlet

Hastanesi’ni telefonla arayan binler­

ce vatandaşın santralı kilitlediği öğ­

renildi. Çeşme Devlet Hastanesi yet­

kilileri, “Çok arayan var. Herkes ola­

yın nasıl olduğunu soruyor, üzüntü­

lerini dile getiriyor” dedi. Özellikle

bitiremedi...

İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer il­

lerden çok sayıda telefon aldıklarını

söyleyen santral görevlileri, telefon­

da ağlayanların bile olduğunu söyle­

di. Nesin’in cenazesi otupsi için İs­

tanbul’a getirilerek Çapa Tıp Fakül­

tesi Anatomi Bölümü’ne kondu.

Festival için sekreteri ve arkadaşı

Ayben Kot’İa birlikte 2 Temmuz’da

Foça’ya gelen Nesin, önceki gün Ala-

çatı’ya geçti. Dost Kitabevi’nde kitap­

larını imzalayan Nesin, bu sırada fe­

nalaşınca, yakın dostlan doktor ge­

tirtmek istedi, ancak ünlü yazar “iyi­

yim” diyerek buna karşı çıktı.

Akşam yemeği için Ahmet Prişti-

na’nın evine giden Nesin, rahatsızlı­

ğı nedeniyle yemeklere ilgi gösterme-

yip meyve tercih etti. Burada da ken­

dini kötü hissettiğini söyleyen yazar

önceki Doktor Ali Rıza Madinoğ-

lu ’nun verdiği ilaçlarla rahatladı. Sa­

at 00.30 sıralarında K ofla birlikte,

kalmakta olduğu Clup Kardia’ya ula­

şan Nesin, odasına çekildi. Kısa süre

sonra fenalaşan Nesin’e ilk müdaha­

le Dr. Ali Rıza Madinoğlu ve otel

doktoru tarafından yapıldı. Yazarın

20 yıllık arkadaşı, İzmir Büyükşehir

Belediye Meclis üyesi DSP’li Ahmet

Priştina, “Aziz Bey, hasta olduğu­

nun farkındaydı, ancak bunun daha

önce Moskova’da yaşadığı inmeye

benzetti. Tansiyonu 18 çıktı. Doktor

kalbini dinlemek istedi, ama izin ver­

medi. Bende bıraktığı son izlenim, u-

mutlu ve hayat dolu olmasıydı” diye

konuştu.

Yaşam öyküsünü “Böyle Gelmiş

Böyle Gitmez” adı altında yayımla­

yan yazar, son olarak 3. cildi basıma

hazırlıyordu.

Ahmet Nesin, cenazenin vakıf

bahçesine defnedileceğini anlatarak

“Yerinin de gizli olmasını istiyoruz.

Herhangi bir imare olmayacak. Ba­

bam bunu istiyordu” diye konuştu.

Nesin Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi

Armağan Onaran, İstanbul Tıp Fa­

kültesi Hastanesi’nde, Nesin’in cena­

zesinin 3 - 4 gün içinde Çatalca’daki

Vakfın bahçesine defnedileceğini bü-

dirdi.

Kardia Otel’de son nefesini veren Aziz Nesin, Çeşme Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

ŞEHRİBAN’DAN DEDESİNE ÇİÇEK

Şehriban, çiçekleri, Nesin’ in en çok sevdiği köşelerden biri olan şöm inenin başına, dedesinin fotoğrafının yanına koydu.

Yavruları artık

‘Aziz Dede’siz

Serveti

vakfa

NESİN 14 Ekim 1993’de hazırladığı vasiyetinde, noter senediyle belirlediği koşullar içinde, ölümün­ den sonra tüm taşınır ve taşınmaz varlıklarını Ne­ sin Vakfı’na bıraktığını bil­ dirdi. Vasiyet şöyle:

“* Oğlum Ali Nesin, İs­ tanbul’da ev alıncaya ka­ dar Teşvikiye’deki evde o- turacak. Ev alınca bu evin tüm hakları vakfa geri ge­ lecek.

* Daha önce Nesin Vak- fı’na bağışladığım ve telif hakkı benim olan kitapla­ rımın telif haklarıyla Al­ manya’daki bankada bu­ lunan param birleştirilip o- ğullarım Ahmet ve Ateş’e

Aziz Nesin’in çalışma masa­ sında kuklaları kaldı...

A Z I Z

Nesin’in ö-

lüm habe­

ri 32 çocu­

ğun barın­

dığı Çatal­

ca’daki A-

ziz Nesin

Vakfı’na zamansız geldi.

Vakıfta kalan çocuklar

dedelerini kaybetmenin

üzüntüsünü yaşıyorlar.

Sabah saatlerinde Vakıf

Yöneticisi emekli Albay

Ruşen Ulusoy bir top­

lantı yaparak çocuklara

Aziz Dedelerinin öldüğü

haberini verdi. O saat­

ten sonra çocuklar kim­

seyle görüşmedi.

Vakıfta çocuklarıyla

birlikte fotoğrafı asılı

bulunan Nesin’in “Şim­

dilik biz yedi çocuk en

büyüğümüz en çocuk”

yazısı dikkat çekiyordu.

10 gün önce bir toplantı

yapan Vakıf Yönetim

Kurulu’nda Nesin’in va­

siyetinin konuşulduğu,

buna göre çocukların

bir günlüğüne vakıf bi­

nasından uzaklaştırıla­

cağı, cenazenin törensiz

gömüleceği

belirtildi.

Çocuklar “O çok büyük

bir insandı. Bizim her-

şeyimizdi. Her seferinde

bize 'Çok çalışın her

gün daha çok çalışın’

derdi. Acılar içindeyiz”

dediler. Nesin Vakfı’n

m 20 yıllık inşaat ustası

Hüseyin Özkan “Bü­

yük bir adam yitip git­

ti” diye konuştu.

ev alınacak. Ahmet’e ev alındıktan sonra şimdi o- turduğu ev satılıp parasıy­ la Nesin Vakfı için taşın­ maz alınacak.

* Şile yolundaki arsayla Yalova’daki arsa yüksek fiyatla satılıp Nesin Vakfı için taşınmaz alınacak. * Vakfın yanındaki 30 dö­ nüm araziye üç katlı bir bi­ na yapılacak ve Matema­ tik Enstitüsü kurulacak.

* Nesin Vakfı çocukları, “ Korkudan Korkmak" adlı kitabımda anlattığım ilke­ lerle yetiştirilecek.

* Gazete koleksiyonum mikro filme çekilip satıl­ sın.”

TEMPO

Y A Ş A D I Ğ I M I Z Ç A Ğ I N T E M P O S U

BEDAVA

•¿i

İKİ HAFTADA 6 KİLO

i-*«:« ürvftfıl ^

----Í TÜRKİYE'DEN FLAŞ HABER

1----ilk iş s iz lik

s i g o r t a s ı

ÖDENDİ

~ C . PÖTÜN ROTALARIYLA

M avi Yolculuk

R ehberi

HAFTANIN TEMPOSUNU YAKALAYIN.

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

a) Öncelikle Nur suresi 35. Eğer Allah, zatı itibariyle nur olsaydıbu izafetin bir faydası olmazdı. b) Eğer Allah'ın göklerin ve yerin nuru olması, hissedilen

Ulusal Kurtuluş Savaşımızın temel ilkelerine yan çi­ zen zamanın devletlilerini kırk sekiz yıl önce bu sa­ tırlarla uyaran Aybar’a verilen ödül, Zincirli Hürriyet’i

değer bulunan Süheyl Ünver'e 1 mil­ yon liralık parasal ödülü ön ü -,. müzdeki günlerde d ü zen len ip cek bir törenle v erilecek

nazesi Çarşam ba günü Şişli ca-“ miinde öğle namazı kılındıktan sonra gazetemize getirilecek ve burada kendisine son saygı du­ ruşu yapıldıktan sonra

Hat­ tâ, (Resimli Kitabın) bir fotoğrafçısının elinden makinesini bile aldılar. Fakat ben işi bir çalımına getirdim. Bir ağaca tırmandım istediğim gibi

bfl- * “ ■ hassa roman, hikâye dışında •debiyat üzerine İleri sürülmüş ö - klrlerin, terüddleria kitap halinde pek az müşteri buluşa bir çok

Bu çalışmada; orta tabakada okume yerine kızılağaç yada kayın kaplama kullanılması durumunda okume kontrplakların bazı özelliklerindeki değişmeler ile

doğmuş, Bahriye mek­ tebinden mülâzım ola­ rak çıkmış, sonra İs­ tanbul Sanayii Nefise Mektebini de