t i -
•s.&'aOTi'L
Glass Galore at
D
o
lm
a
b
a
h
Palace
}
By ÖNDER KÜÇÜKERMAN*
» «
SARAYI V£ UNLU
KRİSTALLERİ
İsta n b u l’daki D olm a bahçe Sarayı, 1850 li yıl ların en ileri teknikleriy le ve büyük bir özenle inşa edilmiştir. Bu ne d en le sarayın çeşitli mekanlarında bulunan çok özel cam eserler, bu önemli yapıya, bir anlamda 150 yıl önceki Avrupa cam sanatının ve sanayiinin özellikle rini sergileyen bir müze gö rü n ü m ü k a z a n d ır maktadır. 1855 yılında yapımı tamamlanan ve bugün TBMM Milli Sa raylar B aşkanlığı’na bağlı Dolmabahçe Sara yı, sahip olduğu özel likler gözöniine alındı ğında “Sanayi Tarihi Müzesi” olarak da isim- _ lendirilebilir.
Sarayda kullanılan cam- f, lar, dünyanın en ünlü ^ üreticilerinin özel ola- | rak hazırladıkları eser
lerdir. Bunlar arasında “Baccarat” kristalleri, Vene dik camları, Alman-Çekoslovak “Bohem” avizeleri, ve Ingiliz kristalleri bulunmaktadır.
D olm ababçe Palace in Istanbul was constructed in the 1850s with no expense spared a n d incorporating the most advanced techniques o f the time. The building was intended to impress at a time when industri al achievem en t was exciting interest to a degree perhaps hard to imagine today.
Glass was extensively used in its fittings and furnishings, a n d these
provide a valuable
record o f the European glass in d u stry o f 150 years ago. Completed in
1855 fo r Sultan
Ahdülmecid, the palace is today a museum open to the pu b lic, a n d in m an y ways m ight be called a m useum o f industrial history. The glass used in this palace was produced specially by the most famous glass manufacturers o f the time, and includes Bac carat crystal, Venetian glass, Bohemian
chande-49
ön de r K iïç üke rm an
Dolmabahçe Sarayı’nın önemli cam uygulamalarından birisi, “Camlı Köşk”tür. Bu yapı, dönemin cam teknolojisinin bütün yorumlarının bir arada izlene bildiği bir sergi gibidir. / One of the most fascinating rooms in the palace is the Camlı Köşk conservatory, where virtually every application of modern glass technology is displayed in a single space.
İlk kez Londra’da 1851 yı lında açılan “Great Exhibi tion of the Work of In- dustry of Ali Nations” ser gisinden ve yine o yıllarda açılan diğer uluslararası sanayi sergilerinden, inşa atı tam am lanm ak üzere olan Dolm abahçe Sarayı için çok sayıda eser ve cam satın alınmıştır. Sarayın cani eşyalarının ve bazı mobilyalarının Avru pa'daki fabrikalardan ve mağazalardan getirilmesin de etkili olmuş kişilerin başında dönemin Topha ne Müşiri Ahmet Fethi Fa şa gelmekteydi. Paris sefir liği görevinde de bulun muş olan Ahmet Fethi Pa şa, çok özel camları Dol mabahçe Sarayı için Avru pa’dan getirtirken, bir yan dan da Beykoz bölgesinde
tiers a nd English crystal. Large quantities o f glass ware was also purchased
fo r Dolmabahge Palace,
then under construction, at the Great Exhibition o f the Work o f Industry o f All Nations held in London in
1851.
M uch o f the glass a n d some o f the fu rn ish in g s were ordered from factories a n d shops in Europe through the agency o f Ahmet Eethi Pa§a, who was Ottoman am bassador to Paris at the time. Wishing to encourage modern glass m anufacture in his own country, Ahmet Eethi Pa$a also established a factory in Beykoz, where sm all scale glass workshops had thrived at the turn o f the 19th century. Known as
50
İr
a
G
ül
er
III. Selim döneminde kurulup sonra kapanan eski cam atölyelerini fabrikaya dönüştürme uğraşı için deydi. Nitekim bu çabalarının sonunda “Çini ve Billur Fabrika-i Hümayunu’nun kurulmasına öna yak oldu. Bu yeni fabrika, bugün çeşitli müzelerin en önemli eserleri arasında bulunan “Beykoz Camları”nı yaratmış, hatta aynı yıllarda katıldığı uluslararası sanayi sergilerinde madalya kazanmış tır. Ama bu camlardan hiçbiri Dolmabahçe Sara- yı’nda kullanılamamıştır. Çünkü Ahmet Fethi Paşa, sarayın yapımının tamamlandığı yıllarda, genç ya şında ölmüştür.
Dolmabahçe Sarayı'nın önemli cam
uygulamata-the Imperial Porcelain and Crystal Factory it produced the Beykoz glass which is trea sured by many muse
ums today, a n d
which won medals in international indus trial exhibitions o f the tim e. U nfortunately none o f this glass was used at D olm abahçe Palace, because deprived of
A h m e t
Fethi Paşa 's
enthusiastic hacking upon bis premature death the enterprise
withered away.
One o f the most fascinating applications o f glass at the palace is the Camlı Köşk, a conservatory on the first floor overlooking the high walls, the only part o f the palace to open onto the outside. Here every interpretation o f glass technol ogy is displayed in a single space. The light structure o f the glazed conservatory con trasts vividly with the massive
stone architecture o f the rest of 1
the building. The conservatory contains a fireplace, showing that it was used in winter as well as summer. The walls and roof are o f glass in an iron fra m e. It is fu rn ish e d with
crystal chandeliers, w all \
lamps, aquarium s, a n d
torchères or floor candelabra o f coloured glass in fantastic designs o f fruit, flowers and birds. The play o f coloured light makes the conservatory an extravaganza o f 19th cen tury glass making.
A crystal p ia n o m ade by Gaveau o f Paris is a showpiece o f the room. The piano mecha nism has been encased in crys tal glass fo r no conceivable functional motive, presumably as an experiment in lending the transparency and lightness o f glass in architectural appli-Dolmabahçe Sarayı’nın en önemli mekanlarından olan ve özel törenler için kullanılan Muayede Salo
numda kubbeye asılı olan avize, döneminin en ünlü eserlerinden biridir. Sarayın dekorasyonunda kul lanılan cam eşyalardan çoğu, bir dönem Paris sefirliği de yapan Ahmet Fethi Paşa (üstte) tarafından Avrupa’dan özel olarak sipariş edilmişti. / The great 4.5 ton chandelier in the Muayede Hall or throne room is one of the most ambitious products of the new design concept generated by the industrial revolution. Much of the glass and some of the furnishings were ordered from factories and shops in Europe through the agency of Ahmet Fethi Paşa (top), who was Ottoman ambassador to Paris at the time.
54
cations to a piece o f fu r n i ture. Even the piano stool is m ade o f glass, although form ed hy a quite different technique, this time cutting. The shimmering effect o f the cut facets makes it an inter esting object. Another strik ing •:use o f glass at Dolmababge Palace is the crystal staircase in the Med- hal Room at the entrance. Each baluster is made of sev eral pieces o f cut glass mounted onto a metal rod through the centre. The stair case is an outstanding mani festa tio n o f the com bined power o f art and technology,
because although it was not technically difficult to pro
duce the glass com po nents themselves, to con ceive such a new applica tion in the architectural context was a spectacular design achievement. The most advanced light ing technology of the time was used at Dolmababge Palace, above all in the Muayede Elall or throne room. The great chande lier attracted interest in England even before it was shipped to Istanbul, as one o f the most am bi tious products o f the new design concept generated hy the industrial revolution. To hang this 4.5 ton chande lier safely from the ceiling d em a n d ed com plicated engineering skills, whose proof was tested by a violent earthquake at the end o f the century. O riginally the chandelier had 664 sconces fo r candles, hut was later converted to gas a n d in 1910 to electricity, holding 750 light bulbs. This chan delier was designed a n d p ro duced by Frederick Rixon o f Hancock, Rixon rın d an b irisi, “Camlı
Köşk”tür. Bu yapı, dönemin cam teknolojisinin bütün yo rumlarının bir arada izlene bildiği bir sergi gibidir. Bu köşk, sarayın dışa açık olan tek mekanıdır. Köşkün mi marisinin ağır ve kapalı ana yapısına karşılık, hafif yapılı “Sera” kısmı, sanki iki ayrı mimari tekniğin en çarpıcı biçimde, yanyana getirilip kı yaslanması için tasarlanmış gibidir. “Sera” kısmında bu lunan şömine, buranın kışın da kullanıldığını göstermek- ş\ tedir. Bu cam örtünün yapı mında dem ir taşıyıcılar ve düz cam kullanılmıştır. Koş- | kiin içinde kristal şamdanlar, a i . ap lik ler, akvaryum lar ve renkli camların olağa nüstü ustalıkla kulla nıldığı madeni ayaklı lambalar bulunmakta dır. Camlı K öşk’ün içindeki renkli ışıltılar, adeta 19. yüzyıl cam sa n atın ın etkili bir gösterisidir.
“Camlı Köşk”te bulu nan “G av eau -P aris” yapımı kristal piyano, | g eçen yüzyılın cam | sanatının çok özel bir 5 örneğidir. Bir piyano m ek anizm asının k ristalle kaplanm ası suretiyle imal edilen böyle bir müzik aleti nin yapılmasının nedeni tam olarak belli değildir. Ama ge çen yüzyılda, camın özellikle mimariye getirdiği “saydam lık ve hafiflik” düşüncesinin özel bir piyanodaki çarpıcı yorumu olarak kabul edilebi lir.
Buna karşılık p iy an o n u n camdan yapılmış olan iskem lesi ise, bambaşka bir teknik le biçimlendirilmiştir. Bu is kemle de yine dönemin tek nik olanakları ile kesme kris tal camlarla yapılmıştır. Ma deni bir taşıyıcı üzerine
geçi-rilen kesm e cam ların ışıltılı görünüşü, iskem leyi gerçekten etkileyici bir ürün haline getirmiş tir.
Dolmabahçe Sarayı nın giriş bölüm ünde bulu nan “M edhal Salo- n u ”n u n devam ın dak i m erd iv en lerin kristal cam lardan yapılm ış trabzan ayakları da, kes me tekniğiyle işlenmiş çeşitli cam parçaların bir araya getirilmesiyle bi çimlendirilmiş olup, ge çen yüzyılın cam tekno lojisinin ve sanatının gü cünü belirtmesi açısın dan oldukça çarpıcıdır. Çünkü teknik yönden böyle bir taşıyıcı ayağın, parça parça yapılması çok zor değildir. Ama bu u y gulam ada asıl önemli olan, o gün için böyle bir cam tasarımı nın, mimari mekanlara yeni yorumlar getirebile cek şekilde tasarlanıp, çok ilginç bir biçimde uygulanmış olmasıdır. Dolmabahçe Sarayt’nda, dönemin en gelişmiş ay dınlatma teknolojisi kul lanılmıştır. Özellikle sa rayın en önemli mekan larından olan ve özel tö ren le r için kullanılan “M uayede Salonu”nda kubbeye asılı olan avize, döneminin en ünlü eser lerinden biridir. Metal askılar ve kesme kristal camlarla yapılmış olan bu avize, bir anlam da Sanayi Devrimi’nin des teklediği yeni bir tasarım düşüncesinin en iddialı ürünlerinden biridir. Bu ağır avizenin kubbeye asılması için bile, döne min karmaşık çözümleri kullanılmış ve sonuçta gerçekten en çarpıcı
et-Camlı Köşk’te bulunan “Gaveau-Paris” yapımı kristal piyano, geçen yüzyılın cam sanatının çok özel bir örneği dir. Piyanonun iskemlesi de dönemin teknik olanakları ile kesme kristal camlarla yapılmıştır. / A crystal piano made by Gaveau of Paris is a showpiece of the Camlı Köşk. Even the piano stool is made of cut glass.
an d D unt at 1 Cock- spur Street London in 1853, ns we learn from the maker’s plaque. Apart from this giant, the palace was lit hy 82 chandeliers-52 crystal a n d 3 0 bronze, 142 pendant ceiling lights, and nearly fo u r h u n dred standard cande la bra-60 o f crystal and 334 o f other materials. So many light fittings would have sufficed for a glass industry exhibi tion in the 1850s. Huge pier mirrors are another use o f glass at D olm abahçe Palace. They were not merely intended fo r people to look, at their reflections, but were the in stru ments o f a new spatial concept, illustrated by the way the panels o f cut glass and mirrors
5 8 S K Y L IF E K A S IM N O V E M B E R 1 9 9 7 D o lm a b a h çe S a ra yı A rş iv i
kinliğe ulaşılmıştır.
İlk yıllarda aydınlatma için “kan dil” kullanılan avizenin üzerinde toplam 664 mumluk bulunmak taydı. Daha sonra havagazı ile çalışır duruma getirilmiş;
1910 yılında sarayda elektrik kul lanılmaya başlanmasıyla birlikte avizenin donanımları değiştirile rek, ampuller takılmıştır. Bu ha liyle avizenin ağırlığı 4.5 tona ulaşmıştır ve üzerinde 750 adet ampul bulunmaktadır.
Bu büyük avize, üzerinde bulu nan bir etiketten anlaşıldığına gö re 1853 yılı H aziran ayında, Londra’da Cockspur Street No l ’de bulunan “Haccock, Rixon and Dunt” firmasında Frederick Rixon tarafından tasarlanmış ve üretilmiştir.
Diğer yandan, sarayda 52’si kris tal, 30’u bronz toplam 82 avize, 142 adet çeşitli tavan askısı, 60 kristal ve 334 adet de çeşitli mal zemelerden yapılmış şamdan bu lunmaktadır. Bu kadar çok sayı daki aydınlatma aracı ile, 1850’li yıllarda bir cam sanayii sergisi bi le açılabilirdi.
Dolmabahçe Sarayı nın mekanla rında kullanılmış bulunan, döne min en büyük aynaları, sadece insanların kendilerini görebile cekleri birer yansıtıcı yüzey değil yeni bir mekan düşüncesinin ye ni ürünleridir. Örneğin “Medlıal Salonu”nda, şöminelerin üzerin de bulunan kesme camlar ve ay nalarla yapılmış özel yansıtıcı pa nolar birbirleri üzerindeki yansı malarla, sarayın ilk giriş meka nında çok ilginç bir etki yarat maktadır.
Sonuç olarak Dolmabahçe Sara yındaki bütün bu dev boyutlu camların, avizelerin, şamdanların, apliklerin, kısacası, o dönemin en gelişmiş teknoloji birikimleri nin ülkedeki sanayiin geliştiril mesi için, bir tür sanayi fuarı rolü oynadığı bugün daha iyi anlaşıl
maktadır. •
Dolmabahçe Sarayı, “Medhal Salonıf’nun devamındaki kristalli merdivende kullanılan camların üretim ilkeleri, dönemin cam kesme tekniklerinin en özenli örneklerindendir./ The cut glass balusters of the crystal staircase in the Medhal Room at Dolmabahçe Palace.
above the fireplaces in the Medhal Room reflect images into one another to fascinating effect.
Today we take industrial pro duction so much fo r granted that it is difficult to appreciate the wonder with which these uses o f glass were regarded at the time. For the 19th century observer Dolmahahge Palace was a monument not so much o f architectural hut of techno logical achievement and inno vation, and it is only by trying to see it through those eyes that the palace can he truly appre
ciated. •
* Prof. Dr. Önder Küçükerman, MSÜ Mimarlık Fakültesi, •Prof. Dr. Önder Küçükerman is Head o f the Department o f
Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölüm Başkanı. Industrial Design at M im ar Sinan University.
60
S K Y L IF E K A S IM N O V E M B E R 1 9 9 7
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi