• Sonuç bulunamadı

Başlık: Ostmıan Fazıl Berki ve Hilmi Ergüney, Yabancılar Hukuku ve Kanun İhtilâfları ile ilgili Yargıtay Kararlarının Tahlil ve İzahları, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü,Yazar(lar):ANSAY , TuğrulCilt: 20 Sayı: 1 DOI: 10.1501/Hukfak_0000001419 

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Başlık: Ostmıan Fazıl Berki ve Hilmi Ergüney, Yabancılar Hukuku ve Kanun İhtilâfları ile ilgili Yargıtay Kararlarının Tahlil ve İzahları, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü,Yazar(lar):ANSAY , TuğrulCilt: 20 Sayı: 1 DOI: 10.1501/Hukfak_0000001419 "

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Ostmıan Fazıl Berki ve Hilmi Ergüney, Yabancılar Hukuku ve Kanun İhtilâfları ile ilgili Yargıtay Kararlarının Tah­ lil ve İzahları, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Ens­ titüsü, Yayın No: 37 (Ankara 1963) 174 s.

Bu kitap ne bir ders kitabıdır, ne de bir monografidir, bir der­ lemedir. Fakat devletler hususî hukuku bakımından öyle bir boşlu­ ğu doldurmaktadır ki, değer bakımından diğerlerinden aşağı kala­ maz. Türk devletler hususî hukukunda Medenî Kanunun 1. madde­ si gibi bir madde bulamayız. Fakat bu sahada o kadar az kanun maddesi vardır ki hâkimin ilmî içtihatlara ve kazaî kararlara da­ yanması bir zarurettir. Gerçekten mahkeme kararları bir hukuk kaynağı olarak, başka memleketlerde olduğu gibi, en fazla devletler hususî hukuku sahasında önemi haizdirler. Mahkeme kararları ve ilmî içtihatlar karşılıklı olarak birbirlerine tesir icra ederler ve devletler hususî hukuku gelişir. Bu gerçeği memleketimizde sayın Prof. O. Berki en önce müşahade ederek Ergüney ile birlikte tatbi­ kat sahasına çıkarmıştır. Daha 1954 senesinde ayni iki müellifin birlikte çalışmaları ile ortaya bir kitap çıkmıştı (x). Bu defa gene Ankara Hukuk Fakültesi Devletler Hususî Hukuku Profesörü Dr. O. F. Berki ile Temyiz Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi emekli Başka­ tibi Hilmi Ergüney Temyiz Mahkemesinin devletler hususî huku­ ku ile ilgili kararlarını biraraya getirmişler, bu suretle devletler hu­ susî hukuku sahasında hissedilmekte olan bir boşluğu doldurmağa çalışmışlardır.

Memleketimizde Yargıtay kararlan resmen neşredilmediğinden sadece muhtelif hukuk dergilerinde zaman zaman devletler husu­ sî hukuku ile ilgili kararlara rastlanılmaktadır. Bir tatbikatçı — ister yargıç, ister avukat olsun — ve ilim adamı için her seferinde bu der­ gilerin baştan aşağı taranması büyük bir vakit kaybına sebep ol­ makta, pek çok hallerde de bu kararların tamamını elde etmek mümkün olmamakta idi. Derleme esas itibariyle şimdiye kadar hiç neşredilmemiş kararlan ihtiva ettiği için kendisine kıymetli bir kaynak olarak daima başvurulacaktır.

(*) O. F. Berki ve Hilmi Ergüney. Kanım İhtilâfları (Ankara 1954). Ay­ rıca bak.: Çandarh ve O. Berki, Boşanma - Ayrılık (Ankara, 1949).

(2)

2 0 2 EKONOMİK MUVAZENE VE PLÂN

Kitabın bir öğrenci yardımcı kitabı olarak da pek çok faydala­ rı olacaktır. Mahkeme kararlarını eli altında bulabilecek olan öğ­ renci devletler hususî hukuku gibi misâllerin lüzumlu olduğu bir derste mücerret izahatı müşahhaslaştırmak imkânını elde edebile­ cektir.

Kitapta esas itibariyle yabancılar hukuku (s. 5-32) ve kanun­ lar ihtilafı (s. 35-162) sahalarındaki Yargıtay'ın 2. ve 4. Hukuk Daireleri ile Ticaret Dairesi kararları toplanmıştır. Bir kısım ka­ rarların, doktrinden istifade ve diğer kararlarla mukayese suretile, kısa incelenmesi de yapılmış ve kararların değerleri hakkında mü­ talaalar beyan edilmiştir.

Kitap tertip itibariyle 2 kısım ve bölümlerden ibarettir. .1. kı­ sım Yabancılar Hukuku hakkmdadır. 2. kısım ise Kanun İhtilâfla­ rına ayrılmıştır. Bu kısım da Şahsın Hukuku, Aile Hukuku, Miras Hukuku, Borçlar ve Ticaret Hukuku ile Yabancı İlamların Tenfizi ile ilgili kararlan içine alan bölümleri ihtiva etmektedir. Ayrıca ya­ bancılar hukuku ve kanun ihtilâfları sahasındaki mevzuat da kita­ bın sonuna ilâve edilmiştir.

Son olarak kitap ile ilgili iki noktayı belirtmek istiyoruz : Kitapta sadece sayfalara göre ve mevzu esasına göre bir fihrist verilmiştir. Halbuki bazı kararlar birkaç çeşitli meselede Yargı­ tay'ın görüşünü aksettirecek mahiyettedirler. Bu bakımdan bir tah­ lilî fihrist ile kararların tarihlerine göre yapılan bir fihristin bulun­ ması kitaptan istifadeyi daha kolaylaştırabilirdi. Ayrıca her bir ka­ rarın numaralandırılması da atıf yapılması halinde kolaylık sağla­ yabilir.

ikinci olarak bir temennide bulunmak istiyoruz : Kitapta esas itibariyle basılmamış olan kararlara yer verilmiş, 1954 senesinde basılmış olan kitaptan sadece bir kaç karar alınmıştır. Bundan son­ raki basılarında, daha önceki kitaplarda neşredilen kararlar ile bir­ likte, diğer dergilerde neşredilmiş kararların da bir araya getirilme­ sini temenni ediyoruz. Bu suretle devletler hususî hukuku sahasında Türkiye'de neşredilmiş bütün kararlar toplu bir hale getirilmiş ola­ caktır.

Türk hukukçuları sayın Berki ve Ergüney'in bu değerli hizmet­ lerini unutamayacaklar ve yenilerini sabırsızlıkla bekliyeceklerdir.

Referanslar

Benzer Belgeler

Neutrophilic erythrophagocytosis and neutrophil erythrocyte rosette formation in peripheral smear is an uncommon finding which has been reported rarely in

Şemsettin Ünlü, azınlık meselesine sosyal boyutta birlikte yaşama, evlilik, aşk, komşuluk kavramları üstünden olumlu yaklaşmış, fakat yozlaşan gayrimüslim

Son zamanlarda grubumuz tarafından yapılan çalışmada 14d (R= –H) yapısının konserted halka açılma mekanizması yoluyla geçiş yapısı (TS3)

Yasa yolu ve hukuki çare hakkındaki düzenleme, 2002’de yürürlüğe giren Alman Medeni Usul Yasası Hakkındaki Reform Yasası ile önemli ölçüde

yangın denize dökülen tonlarca petrolün etkisiyle altı hafta boyunca devam etmiştir. & GOVERN, Kevin H.: “Maritime Pirates, Sea Robbers, and Terrorists: New Approaches

Condorcet’in jüri teoremi, teorem için şartların (bağımsızlık, bireysel ehliyet, dürüst oylama) deneysel olarak onaylandığı farz edildiğinde, büyük meclisler için

Buna göre burada gerekli düzenleme; vergi veya sosyal güvenlik kuruluşlarına borcu sebebiyle takibata uğrayan gerçek veya tüzel kişilerin 3289 sayılı Gençlik ve Spor

Haııac'~n zikredilmeden geçilemiyecek çok önemli bir yönü de şudur: Kendi tasavvufi fikirleriyle, sünni İslam arasında sürtüşme ortaya çıkınca Hallac, birini diğerine