• Sonuç bulunamadı

DIFFERENT WAYS OF FIREARM INJURIES IN FORENSIC MEDICINE.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "DIFFERENT WAYS OF FIREARM INJURIES IN FORENSIC MEDICINE."

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Adli

Tıp Açısından Çeşitli

Yönleriyle

Ateşli

Silah

Yaraları

SÜlIEYLA ERTÜRK a,b) , BEYHA!'f EGE a,b) , HÜSEYiN KARAALİ b)

a) Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı, Bornova, !zmir, Türkiye b) Adli Tıp Kurumu, !zmir Grup Başkanlığı, Bornova, İzmir, Türkiye

DIFFERENT W A YS OF FIREAR~I INJURIES IN FORENSIC MEDICINE Summary

Autopsies on a total of 3154 cases have been done by the Department of Morbid Anatomy of the Izınir Regiona! Division of the Council of Forensic Medicine of Turkey, bctween 1979-1988. Four hundred and four cases of wounding and death by firearrns were investigatcd in different ways.

It was found that the incidence of cases was 12.8 % and the average of age was 33. The number of cases betwcen 21-30 years of age were the most (36.13 %). Rifled guns had been used frequently and the head and neck were the most injured body parts.

Key words: Firearm injuries - Average age - Most injured body parts

Özet

Adli Tıp Kurumu !zmir Grup Başkanlığı Morg Ihtisas Dairesi'nde 1979-1988 yılları arasında

otopsisi yapılan 3154 olgudan ateşli silahla yaralanarak ölen 404 olgu çeşitli yönleriyle araştırıldı.

%12.8'lik bir sıklığı teşkil ettiği görülen olguların yaş ortalamasının 33 olduğu, 21-30 yaşlar arasındaki. olgu sayısının birinci sırayı aldığı (%36.13), yivli silahların daha sık kullanıldığı, en [azla yaralanan vüeut bölgelerinin ise baş ve boyun olduğu saptandı.

GİRİŞ

Gelişmiş

toplumlarda

ateşli

silahlarla

ölümler

oldukça

yaygındır.

ABD,

ateşli

silahlarla ölümlerin en

sık görüldüğü

ülkelerin başında

gelmektedir. Bu ülkede, toplam

intihar

olgularının

1980'de

%57.3'

ü, 1981 'de

%58.3'ü

ateşli

silahlar

kullanılarak gerçekleştirilmiştir.

1980

yılında ateşli

silah

yaralanmaları

sonucu meydana gelen ölüm

sıklığı

100.000

kişide

7.1 olarak

ortaşa çıkmıştır;

bu oran Avusturya,

İsveç

ve

İsviçrede

0.1, Hollanda ve

İngiltere'de O'dır

(1).

(2)

28

s.

ERTÜRK, B. EGE, LI. KARA AU

Bu tür

ölümlerde, otopside

saptanan

patolojik bulguların yanısıra, olayın

orijininin

tayini,

atış mesafesi, kullanılan silah

tipi,

atış sayısı, farklı silahların kullanılıp

kul-lanılmadığı, kan alkol

düzeyi

gibi

faktörlerin

de araştırılması

önem

taşımaktadır.

Araştırmamızın amacı,

bölgemizde

görülen

ateşli

silah

yaralanmalarına bağlı

ölüm

olgularının çcş iıli

özelliklerini

incelemek

ve

benzer

araştırmaların sonuçları

ile

karşılaştırmaktır.

MATERY AL VE METOD

1979-1988 yılları arasında, Adli Tıp Kurumu, hmir Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nde

otopsisi yapılınış 3154 olgu gözden geçirildi.

Keşif ve otopsi raporlarından toplanan verilere göre incelenen ateşli silah yaralanmalanna bağ h ölüm olgularında, görülme sıklığı, yaş ve cinsiyet dağılımı ilc kullanılan silah cinsi, atış mesafeleri ve yaralanan vücut bölgeleri yönünden değerlendirmeler yapıldı.

BULGULAR

AteşI

i

silah

yaralanması

sonucu

görülen ölümler,

incelediğimiz

3

ı

54 olgunun

404'ünü

(%12.8)

oluşturuyordu. Olguların

53'ü (%13.12)

kadın, 351'i (%86.88) erkekti. Olguların

50'sinde (% 12.37)

,

kan

alkolü nonnal düzeyler üzerinde bulundu.

Ateşli

silah

yaralanınalarına bağlı

ölüm

olgularının yıllara göre dağılımı

Tablo I'de

verilmiştir.

Olgularımızın yaş ortalaması 33

idi;

yaş aralığı

2-77 bulundu.

Yaş gruplarına

göre

dağılım

21-30

yaş

grubunda

(3.dekadda) en yüksek düzeydeydi (%36.13)

(ŞekilI).

Ateşli silah yaralanmalanna bağlı

ölümlerin

yıllara

göre

dağılımı açısından yapılan

incelemelerin

sonuçları Şekil

2'de

gösterilmiştir; buna

göre, ilk

sırayı

1980

yılının

aldığı

(%36.27),

ikinci

sırada

ise 1979

yılının

(%32.2)

geldiği,

1981 - 1 988

arası

oranların

%6-8

arasında ve birbirine yakın sayılarda bulunduğu saptandı.

Kullanılan ateşli silah

tipleriyle ilgili veriler ise Tablo II'de

sunulmuştur.

Giriş delikleri

dikkate

alınarak

yaralanan vücut

bölgeleri

.

açısından yapılan

ineeleme-lerde,

bitişik atışlarda

daha

çok baş-boyun

bölgesinin

yaralandığı

bulundu.

Göğüs

ve

karın

bölgesindeki

giriş

deliklerinin

çoğunun

elbiselerle

örtülü

alanlarda olması

ve her

olguda

elbiseleri inceleme

olanağının bulunamaması

nedeniyle,

atış

mesafeleri

konusun-da herhangi bir

çalışma yapılaınamıştır. Yine bazı

olgularda,

ınermi çekirdeği giriş

deliği özelliğini kayt.~Ltiğinden, atış

mesafesi konusunda bilgi

edinilememişıir. Atış

mesafesine göre yaralanan

vücut

bölgeleri

Tablo

III'tc

gösterilmiştir.

Bomba

ve

patlayıcı

madde

yaralanmalarına bağlı 6 ölüm olgusu, atış

mesafesine

göre

olgu

sayısını

gösteren

Tablo

IV

k,ıpsamına alınmamıştır.

(3)

Yıllara sayısı, ateşli kadın,

YIL OTOPSt ATEŞLt % KADN % mh'EK % AlKOL %

SAYISI S lLA II 1979 291 94 32.30 10 10.64 84 89.36 8 8.52 1980 284 103 31.27 12 11.65 91 88.35 6 5.83 198 1 269 31 11.52 6 19.35 25 80.65 5 16.13 1982 239 17 7.11 2 11.76 15 88.24 3 17.65 1983 273 23 8.42 6 26.09 17 73.91 8 34.78 1984 304 19 6.25 4 21.05 15 78.95 3 15.79 1985 316 27 8.54 2 7.41 25 92.59 7 25.93 1986 335 21 6.27 4 19.05 17 80.95 3 14.29 1987 394 30 7.61 3 10.00 27 90.00 3 10.00 1988 451 39 8.65 4 10.26 35 89.74 4 10.26 Toplam 3154 404 12.S0 53 13.12 351 86.88 50 12.37 Olgu ç;ıyı~ı LELJ 1[,0 120 100 80 60 1.0 20 r.ıs grupld"

(4)

30 S. ERTÜRK, B. EGE, II. KARAAL!

Tablo II. Yıllara göre ateşli silah ölümlerinde kullanılan silah tipi.

yıL TOPLA:\1 ATEŞU YiVU YiVSiZ'

SiLAlIOLGUSU 1979 94 75 IS 1980 103 93 7 1981 31 21 10 1982 17 II 6 1983 23 15 8 1984 19 II 8 1985 27 18 9 1986 21 10 11 1987 30 19 9 1988 39 29 10 Toplam 404 302 96

': Saçma, şevrotin ve domuz kurşunu atan silahlar. ": Bomba ve patlayıcı madde.

·1. L.O ]0 20 10 DiGER" 3 2 6 W3L--19-SO--l981--'-932--'9-8-3--'9-U--19S-5--1gıo--19-'Ol--1-ss.s-~Y,i

(5)

Tablo III. Aııı mesaf,,,,inc göre yaralanan vücut bölgeleıı. MES.\I1lSİ BAŞ-BOYUN ({PGCS Bitişik atış 46 cı Yakın :ıtış 27 18 Uzak aLış 64

n

Ilbiseli bdge 96 Özelliğini bybetmi:; 13 5 Toplam 147

Tablo Aıış mesafesine göre olgu <'ayısı.

Al1Ş _V1ESAIESİ Bitişik Yakın alış Uzak aıış FIbiseli böl ge Özelliğini kayhetmiş Toplam RTIŞl\lA OLGC 59

59

85 153 42

39

KARıN EKSTllli.Mh-E 23 4 3 94 18 5 159

1979 ve 19S0

yıllarıııdaki

kandaki alkol düzeyi

olan

olguların

öteki

lara

oranla daha az (%8.52,

%:-ı .83) gijrülmesinin nedeni, bu

görülen

ateşli silah

yaralanmalarına hağlı ölünılerin

gencIIikle

anarşik

olaylar

rasında nıeydana gelmiş olmasıdır. Dalıa

sonraki

yıllarda

orijinin

imılıar

ve

ağırlıklı

olmaya

b,ı~ladığı

kandaki alkol

olan

kişi sayısının (örneğin,

1983

(6)

32 S. ERTÜRK, B. EGE, LL. KARAAll

Orijin

i

kaza

olan

ateşli

silah

yaralanmalanna

bağlı

ölüm

olgularının

alkol

kullanılmış olması

ile ilişikisi açısından yapılan

araştırmaların

birinde bu oran %33 (2),

başka bir araştırmada

ise

%3S.2

(3)

bulunmuştur. Alaska'da, ateşli silahla

meydana

gelen

intihar olaylarında, yerlilerin

%79'unda,

beyazların ise

%48'inde kanda yüksek

düzeylerde

alkol

varlığı saptandığı bildirilmiştir

(4)

.

İncelediğimiz

olgular

arasında,

ateşli

silahlarla

yaralanmaya

bağlı ölümlerde orijin ne· olursa olsun, alkolün etkisi

önemli bir faktör olarak dikkatimizi çekmektedir.

Olgularımızın

%36.13'ü

21-30

yaş grubunda bulundu.

Nelson

ve ark. (S),

olgu-larının %46.3'ünü 20-39 yaşları arasında,

Copeland

(3)

%29.6'sınl

11

-2

0

yaş

grubunda,

Kleck (6)

ise, %S7'sini

lS-34

yaşları arasında bulduklarını bildirmişlerdir.

Madsen ve

Simonsen

(7),

cinayet orijinli

ölüm

olgularının

20-29, intihar orijinli

olanların ise

SO-59 yaşlar arasında

sık görüldüğünü saptamışlardır.

Ölüme

n

eden

olan

ateşli silahların

nitelikleri

açısından yaptığımız

incelemelerde,

mermi atan kısa

ve uzun namlulu yivli silahların, saçma atan yivli

silahlara oranla daha

fazla

kullanıldığını,

bu

özelliğin

1979 ve 1980

yıllarında belirginleştiği dikkatimizi

çekmektedir.

İncelediğimiz

kaynaklardaki

veriler

de yivli

silahların

daha fazla

kul-lanıldığını göstermektedir (1 -3).

İncelediğimiz

olgularda,

baş-boyun

bölgesi en fazla yaralanan vücut

alanları

olarak

görülmüştür. Benzer bulgular

Mor'row

ve Iludson (2), Copeland (3)

ilc

Ordog ve ark.

(8)

tarafından yapılan çalışmalarda

da

saptanmıştır.

Keck ve ark.

(9) ise,

göğüs

bölgesinin

daha fazla etkilendiği vücut alanı

olduğunu bildirmişlerdir.

KAYNAKLAR

Nclson, CL., Puskarieh, CL., Marks, A. (1987) Clin. Orthop.,222, 114-121. 2 Morrow, P.L., Hudson, P. (1986) Am. 1. Publie llealth, 76, 1120-1123. 3 Copeland, A.R. (1984) Forensic Sci.lnt., 26, 25-32.

4 IIJady, W.G., Middaugh, J.P. (1988) Am. 1. Publie lIealth, 78, 179-180.

5 Alexander, G.R., Massey, R.M., Gibbs, T., Alıekıuse, J.M. (1985) Am. 1. Publie IIealth, 75, 165-168.

6 Kleek, G. (1987) Am. 1. Publie IIealth, 77, 513-514.

7 Madsen, M.H., Simonsen, J. (1983) Forensie Sei. Int., 23, 93-98.

8 Ordog, G.J., Wasserberger, J., Sehatz, 1., Owens-Collins, D., English, K., Balasubmaranian, S., Schllıtcr, T. (1988) Am. 1. Dis. Child., 142, 618-622.

9 Keck, N.L, Istre, G.R., Coury, D.L., Jordan, F., Eaton, A.P. (1988) Am. 1. Dis. Child., 142, 623-626.

Ayrı baskı için: Doç.Dr.Sühcy1a Ertürk Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi

Adli Tıp Anabilim Dalı Bornova, !zmir, Türkiye

Referanslar

Benzer Belgeler

Nitekim, mütevazı bir ermeni ailesinin çocuğu olan küçük Ag- yazar da, daha pek küçük yaşta, sesinin güzelliği ile dikkati çek­ meğe

Yoğun bakım takibi sonrası serviste izlemi esnasında hastamızda ortaya çıkan akut kalp yetersizliği tablosu- nun korda tendinea rüptürüne bağlı orta-ağır kapak

Piriformis kasında miyofasial tetik nokta, hipertrofi, infla- masyon, travmatik yaralanmalar, piriformis kası ve/veya si- yatik sinirin anatomik varyasyonları ve myositis ossifikans

Bu çalışmada izole medial malleol kırıklarında (İMMK), kırık açısının fiksasyon seçimine etkisi yanında tedavide uygulanan iki farklı fiksasyon yönteminin

Fiziksel ve duygusal istismarın varlığının doğrudan sorgulanamayacağı durumlarda katılımcıların fiziksel ve duygusal istismara uğrayan çocukların olduğu bir

After receving the consent of the patient, we report an undiagnosed case of lipid stroge myopathy in a 40 year old male patient, who developed life threatening masseter spasm

İstatistiksel olarak anlamlı bir fark olmamakla birlikte araştırmamıza katılan bebeklerin doğum boyları karşılaştırıldığında çalışma grubunun ortalama boy

Araştırmaya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabi- lim Dalına Demodex sp aranması için rosacea, akne ve diğer aler- jik şikayetlerle gönderilen 121 kadın,