• Sonuç bulunamadı

Aksaray ilinde tarım kooperatifleri üyelerinin sorunları ve çözüm önerileri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Aksaray ilinde tarım kooperatifleri üyelerinin sorunları ve çözüm önerileri"

Copied!
111
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ TARIM EKONOMĠSĠ ANABĠLĠM DALI

“AKSARAY ĠLĠNDE TARIM KOOPERATĠFLERĠ ÜYELERĠNĠN SORUNLARI ve ÇÖZÜM ÖNERĠLERĠ”

YÜKSEK LĠSANS TEZĠ

Hazırlayan Zeliha ÇAY

DanıĢman

Yrd. Doç. Dr. Mithat DĠREK

(2)
(3)
(4)

T.C.

SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ

AKSARAY ĠLĠNDE TARIM KOOPERATĠFLERĠ ÜYELERĠNĠN SORUNLARI ve ÇÖZÜM ÖNERĠLERĠ

Zeliha ÇAY

Tarım Ekonomisi Anabilim Dalı DanıĢman: Yrd. Doç. Dr. Mithat DĠREK

Yüksek Lisans Tezi/ Konya-2017

ÖZET

Bu çalıĢmanın kapsamı, Aksaray ilinde tarım kooperatiflerinin genel bir değerlendirmesi yapılarak, karĢılaĢılan sorunlara ülke ekonomisindeki yapı, tür, konum ve kooperatifçilik faaliyetleri bakımından katkılarını inceleyerek çözüm önerileri geliĢtirmektir. ÇalıĢmada, Aksaray'da bulunan tarımsal kooperatiflerin iĢletilmesi ve bu tarım kooperatiflerine bağlı ortakların sorunlarıyla ilgili çözüm önerileri üzerine fikirler sunulmaya çalıĢılmıĢtır. Öte yandan, tarım kooperatiflerinin sürdürülebilir ve baĢarılı olanlarını belirlemek amaçlanmıĢtır. Böylece, baĢarısız olanların neden baĢarısız oldukları sorularını sormak ve onları çözüm yoluna götürmek ana hedef olarak seçilmiĢtir.

(5)

T.C. Selçuk University

Graduate School of Natural and Applied Sciences

PRACTICAL SOLUTIONS FOR FARMERS IN AGRO-COOPERATIVES OF AKSARAY PROVINCE

Zeliha ÇAY

Department of Agricultural Economics

Supervisor: Assistant Professor Doctor Mithat DĠREK

M.Sc. Thesis / Konya-2017

ABSTRACT

The aim of this study was to present a practical solution proposal by examining the contribution of the agricultural cooperatives in the province of Aksaray in terms of structure, type, location and cooperatives activities in the country economy to the problems encountered. In study, the operation of agro-cooperatives in Aksaray and the solutions related to the problems of the partners affiliated to these agricultural cooperatives ideas on the proposal. On the other hand, it is aimed to determine the sustainable and successful ones of agricultural cooperatives. Thus, the main goal was to ask the unsuccessful ones why they failed and take them to a solution.

(6)

ÖNSÖZ

Bu çalıĢmanın konusunu, tarımsal amaçlı kooperatifçilik ve Aksaray Ġlinde faaliyet gösteren tarım kooperatifleri oluĢturmaktadır. Buradan hareketle Aksaray ilinde tarımsal kooperatiflerin genel bir değerlemesi yapılarak faaliyet gösteren kooperatiflerin yapısı, türleri, ülke ekonomisindeki yerleri ve sağladıkları katkıların incelenmesi suretiyle karĢılaĢtıkları sorunlara yönelik olarak çözüm önerileri sunmak hedeflenmiĢtir.

ÇalıĢmada Aksaray Ġlinde bulunan tarım kooperatiflerinin iĢleyiĢi ve bu tarım kooperatiflere bağlı ortakların sorunları üzerinden, çözüm önerilerine yönelik fikirler ortaya konulmaya çalıĢılacaktır.

Diğer taraftan, tarım kooperatiflerinin sürdürülebilir olanlarını ve baĢarılı olanlarını tespit etmek de hedeflenmiĢtir. Böylece baĢarısız olan kooperatiflerinin neden baĢarısız olduğuna dair sorular sorarak çözüm yoluna götürmek temel hedef olarak seçilmiĢtir.

Bu çalıĢmanın tamamlanmasında emeği geçen, tez çalıĢmasının her aĢamasında ve yüksek lisans süresince daima bana yol gösteren, değerli yardımlarını, katkılarını, görüĢlerini esirgemeyen saygıdeğer danıĢman hocam Sayın Yrd.Doç.Dr.Mithat DĠREK‟ e sonsuz teĢekkürlerimi ve derin saygılarımı arz ederim.

Alan çalıĢması esnasında yardımları esirgemeyen her an benimle birlikte çabalayan Annem ve Babama sonsuz teĢekkür ederim. Ayrıca, Aksaray Ġl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme ġube Müdürlüğü‟nde görev yapan Gamze ÖZDEMĠR„e yardımlarından dolayı teĢekkür ederim. ġüphesiz, tez aĢamasında ve her zaman yanımda olan sevgili eĢim Cumhur ÇAY „a derin teĢekkürlerimi sunarım.

Zeliha Çay Aksaray, 2017

(7)

ĠÇĠNDEKĠLER

TEZ KABUL VE ONAYI ... I TEZ BĠLDĠRĠMĠ ... II ÖZET ... III ABSTRACT ... IV ÖNSÖZ ... V ĠÇĠNDEKĠLER ... VI KISALTMALAR DĠZĠNĠ ... VII 1.GĠRĠġ ... 1 1.1.Konunun Önemi ... 1 1.2 AraĢtırmanın Önemi... 4 1.3 AraĢtırmanın Amacı ... 6 1.4 AraĢtırmanın Kapsamı ... 6

2.KONU ĠLE ĠLGĠLĠ ÇALIġMALAR ... 7

3.MATERYAL VE YÖNTEM ... 22

3.1 Materyal ... 22

3.2 Yöntem ... 22

3.2.1 Örnek ĠĢletmelerin Seçiminde Uygulanan Yöntem ... 22

3.2.2 Ġncelenen ĠĢletmelerin Analizinde Kullanılan Yöntem ... 24

4. KOOPERATĠFÇĠLĠK ĠLE ĠLGĠLĠ GENEL BĠLGĠLER ... 26

4.1 Kooperatif Tanımı ve Kavramı ... 26

4.2 Kooperatifçilik Ġlkeleri... 28

4.2.1 Gönüllü ve Herkese Açık Üyelik Ġlkesi ... 28

4.2.2 Üyeler Tarafından GerçekleĢtirilen Demokratik Denetim Ġlkesi ... 28

4.2.3 Üyelerin Ekonomik Katılımı Ġlkesi ... 28

(8)

4.2.5 Eğitim, Öğretim ve Bilgilendirme Ġlkesi ... 29

4.2.6 Kooperatifler Arasında ĠĢbirliği Ġlkesi ... 29

4.2.7 Topluma KarĢı Sorumlu Olma Ġlkesi ... 30

4.3 Dünyada Kooperatifçilik ve Tarihi GeliĢimi ... 30

4.4 Türkiye‟de Kooperatifçilik ve Tarihi GeliĢimi ... 32

4.5 Türkiye‟de Tarımsal Örgütlenme ... 34

4.6 Türkiye‟de Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin Yeri ve Önemi ... 35

4.7 Türkiye‟de Tarım Kredi Kooperatiflerinin Yeri ve Önemi ... 36

4.8 Kooperatiflerde Yönetim ... 37

4.9 Türkiye‟de Kooperatiflerin Sorunları ... 38

4.9.1 Yasal Sorunlar ... 38

4.9.2 Üye-Kooperatif ĠliĢkisi ve Yönetim Sorunu ... 39

4.9.3 Finansman Sorunu ... 39

4.9.4. Kooperatifler Arası ĠĢbirliği Sorunu ... 40

4.9.5.Eğitim-AraĢtırma Sorunu ... 40

4.9.6.Denetim Sorunu ... 41

4.9.7 Sosyolojik ve Psikolojik Sorunlar ... 41

5. ARAġTIRMA BÖLGESĠ HAKKINDA GENEL BĠLGĠLER ... 42

5.1 Aksaray Ġline Ait Bilgiler... 42

5.1.1 Ġlin Genel Özellikleri ... 42

5.1.2. Ġlin Nüfus Durumu ... 43

5.1.3 Ġlin Tarımsal Özellikleri ... 44

5.1.4 Ġlin Tarımsal Örgütlenme Özellikleri... 45

6. ARAġTIRMA BULGULARI ... 46

6.1. Ortakların YaĢları ve Eğitim Düzeyleri ... 46

6.2 ĠĢletmelerin Özellikleri ... 48

(9)

6.2.2 Kooperatif Üyesi ĠĢletmelerde Üretilen Bitkisel Ürünler ve SatıĢ ġekilleri ... 49

6.2.3 ĠĢletmelerde Üretilen Hayvansal Ürünler ve SatıĢ ġekilleri ... 50

6.2.4 ĠĢletmelere Ait Arazi Varlıkları ... 51

6.2.5 Ortakların Tarımdan Elde Ettikleri Gelir ... 52

6.3. Ortakların Tarımsal Örgütlenme Özellikleri ... 54

6.3.1 Ortakların Üye/Ortak Oldukları Tarımsal Örgütler ... 54

6.3.2 Üyelerin Tarım Kredi Kooperatifine Ortak Olma Süreleri ... 55

6.3.3 Üyelerin Tarım Kredi ve Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerine Ortak Olma Amaçları ... 55

6.3.4 Ortakların Tarımsal Kalkınma ve Tarım Kredi Kooperatiflerine Ziyaret Sıklıkları ... 58

6.3.5 AraĢtırma Bölgesinde Tarımsal Kalkınma ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin Hizmetlerinden Memnuniyet Durumu ... 59

6.3.6 Tarım Kredi ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin En Önemli Fonksiyonun Değerlendirilmesi ... 61

6.4 Ortakların Kooperatif Yönetimine Katılma Durumları ... 63

6.4.1 Ortakların Kooperatif Yönetimi Tecrübeleri ... 63

6.4.2 Ortakların Kooperatif Yönetimine Katılma Durumları ... 64

6.5 Tarım Kredi Kooperatifi ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Ortaklarının Üye Oldukları Kooperatifler Ġle Ġlgili Sorunları ve Çözüm Önerileri ... 72

7. SONUÇ ve ÖNERĠLER ... 75

8.KAYNAKÇA ... 82

EKLER ... 88

Ek -1. Kooperatif Yöneticilerine Ait Anket Formu ... 88

Ek -2. Kooperatif Ortaklarına Ait Anket Formu ... 92

(10)

ÇĠZELGELER DĠZĠNĠ

Çizelge 3.2 Anket ÇalıĢması Yapılan Aksaray Ġl,Ġlçe, Köy ve Kooperatifleri ... 23

Çizelge 3.3 GörüĢme Yapılan Kooperatif Ortağı Sayıları ve Kooperatiflere Göre Dağılımı . 24 Çizelge 4.4 Dünyanın En Büyük Kooperatif ġirketleri ... 32

Çizelge 4.5 Türkiye‟de Tarımsal Amaçlı Kooperatif ve Ortak Sayılarının Dağılımı (2016 yılı) ... 35

Çizelge 5.2 Aksaray Ġli ġehir ve Köy Nufüsü 2016 ... 43

Çizelge 5.3 Aksaray Ġli Arazilerinin Dağılımı ... 43

Çizelge 5.4 Aksaray Ġli Tarım Arazilerinin Niteliklerine Göre Dağılımı (2016 yılı) ... 44

Çizelge 5.6 Aksaray Ġli Hayvan Varlığı ... 45

Çizelge 6.1 Ortakların YaĢ Gruplarına Göre Dağılımı ... 46

Çizelge 6.2 Ortakların Eğitim Seviyelerine Göre Dağılımı... 47

Çizelge 6.3 Ortakların Sosyal Güvence Durumuna Göre Dağılımı ... 48

Çizelge 6.4 ĠĢletmelerin Faaliyet Alanlarına Göre Dağılımı ... 48

Çizelge 6.5 Yörede Üretilen Bitkisel Ürünlerin ÇeĢitli SatıĢ Kanallarında Dağılımı (%) ... 49

Çizelge 6.6 ĠĢletmelerin Hayvancılık Yapılma Durumuna Göre Dağılımı ... 50

Çizelge 6.7 Üretilen Hayvansal Ürünler ve SatıĢ Kanallarında Dağılımı (%) ... 51

Çizelge 6.8 ĠĢletmelere Ait Arazilerin Büyüklük Gruplarına Göre Dağılımı ... 52

Çizelge 6.10 Ortakların Yıllık Tarım DıĢı Gelir Düzeyleri ... 53

Çizelge 6.11 Ortakların Tarımsal Örgütlere Üye Olma Durumu ... 54

Çizelge 6.12 Üyelerin Kooperatiflere Ortaklık Süresinin Dağılımı ... 55

Çizelge 6.13 Ortakların Kooperatif Yönetiminde Görev Alma Durumu ... 64

Çizelge 6.14 Ortakların Kooperatif Ana SözleĢmesini Okuma Durumu ... 65

Çizelge 6.15 Ortakların Son Kooperatif Genel Kurul Toplantısına Katılma Durumu ……...66

Çizelge 6.16 Ortakların Kooperatif Genel Kurul Toplantısına Katılmama Nedenleri Analizi66 Çizelge 6.17 Kooperatif Genel Kurul Toplantısına Katılmayanların Alınan Kararları Takip Etme Durumu ... 67

Çizelge 6.18 Kooperatif Ġle Ġlgili Kararlarda Karar Verme Biçimi ... 67

Çizelge 6.19 Ortakların Yönetim Kurulu-Ortak ĠliĢkilerini Değerlendirme Durumu ... 68

(11)

GRAFĠKLER DĠZĠNĠ

Grafik 6.1Tarım Kredi Kooperatifi Kooperatifine Ortak Olma Amacı 56

Grafik 6.2 Tarımsal Kalkınma Kooperatifine Ortak Olma Amacı 57

Grafik 6.3 Tarım Kredi Kooperatifi Ortakların Ziyaret Sıklıkları Durumu 58 Grafik 6.4 Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Ortaklarının Ziyaret Sıklıkları Durumu 59 Grafik 6.5 Tarım Kredi Kooperatifi Hizmetlerinden Memnuniyet Durumu 60 Grafik 6.6 Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Hizmetlerinden Memnuniyet Durumu 61 Grafik 6.7 Tarım Kredi Kooperatifinin En Önemli Fonksiyonunun Değerlendirilmesi 62 Grafik 6.8 Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin En Önemli Fonksiyonunun Değerlendirilmesi

63 Grafik 6.9 Tarım Kredi Ortaklarının Kooperatif Yönetim Kurulu ÇalıĢmalarından Memnun

Olma Durumları 69

Grafik 6.10 Tarımsal Kalkınma Ortaklarının Kooperatif Yönetim Kurulu ÇalıĢmalarından

Memnun Olma Durumları 70

Grafik 6.11 Tarım Kredi Kooperatifi Ortaklarının Kooperatif Ġle Ġlgili Bilgileri Öğrenme

Durumu 71

Grafik 6.12 Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Ortaklarının Kooperatif Ġle Ġlgili Bilgileri

(12)

KISALTMALAR DĠZĠNĠ

AB Avrupa Birliği

ABD Amerika BirleĢik Devletler BM BirleĢmiĢ Milletler

GTHB Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ICA Uluslararası Kooperatifler Birliği YAS Sulama Yeraltı Suyu

TKK Tarım Kredi Kooperatifi

TRGM Tarım Reformu Genel Müdürlüğü TMO Toprak Mahsulleri Ofisi

TÜĠK Türkiye Ġstatistik Kurumu TL Türk Lirası

(13)

1.GĠRĠġ

1.1.Konunun Önemi

Bir bütünü oluĢturan parçaların ayrı ayrı faaliyeti yerine, bütünleĢerek daha iyi sonuç aldığı birçok eylemde ortaya çıkmıĢtır. Dünyadaki geliĢmeler değerlendirilirken ifade edildiği gibi küreselleĢen dünyada, birleĢme, birleĢmelerin sonucunda blok oluĢturma ve daha fazla pazarlık gücüne kavuĢabilme ön plana çıkmaktadır. ĠĢletmecilikte, aynı dalda faaliyet gösteren Ģirketlerin ayrı ayrı çalıĢma yerine, birleĢerek veya birbirini tamamlayarak daha güçlü duruma gelmeleri, riski azaltmakta, kârlılığı ise artırmaktadır. Bu durum günümüzde sıkça görülen önemli bir ekonomik olaydır. Ġki televizyon kanalının birleĢmesi, çeĢitli gazete, dergi gibi yayın organlarının birleĢmesinin altında daha fazla kar elde etme düĢüncesi yatmaktadır. Bu tür birleĢmeler Türkiye dıĢında da görülmektedir. Türkiye‟de gerek Avrupa Birliğine üye olmaya, gerekse bölgesinde Karadeniz Ekonomik ĠĢbirliği Bloğunu kurmaya çalıĢması, elde tutulan avantajların korunması ve yeni avantajlar elde etme amacı taĢımaktadır. Bu tür birleĢmelerde temel hedef ekonomik olmakla beraber, siyasi çıkarlarla da birtakım avantajlar elde edilmesi mümkündür. Bununla birlikte en zor bir araya gelen grup tarım kesimi olmaktadır (Direk, 2012; Direk, 2017).

Osmanlı Ġmparatorluğu‟nun son döneminde geleneksel yönetim yapısının giderek sarsılması, yasal düzenlemelerin yeniden yapılanmasını gerekli kılmıĢtı. Yasal ve kurumsal düzenlemelerin, ekonomik ve toplumsal yapıya ters düĢmeleri, yalnız baĢına baĢarısız olmaları yanında, yeni sorunların ortaya çıkmasına da neden oluyordu. Tarım kesimi açısından bakıldığında, geliĢmeyi engelleyen en önemli etken, ticari tarımın çok dar bir alanda ve yabancı sömürüye açık olarak yapılmasıydı. Köylü yarı feodal, yarı toprak köleliği düzeninin yanında ağır vergiler altında da ezilmekteydi (Ünal, 1977). Tarımsal kredi temininin yetersizliği, kooperatifleĢmenin henüz daha yerleĢmemesi, pazarlama olanaklarının kısıtlanmasına neden olmuĢtur. Bir yandan büyük toprak mülkiyetinin varlığı diğer taraftan yaygın olan küçük üreticilik, Osmanlı tarımının temel özelliğini oluĢturmaktaydı. Üretim alanları ile piyasalar arasında iletiĢim ve ulaĢımın bulunmaması, büyük kentlerin zorunlu gıda maddelerini yurt dıĢından sağlamalarına neden olmaktaydı (Kazgan, 1999). Böylece çiftçi ulusal pazarlara açılamamıĢ, yerel pazarlarda ürünlerini satmak zorunda kalmıĢtı, bu durum geliĢmenin önünde bir engel olarak ortaya çıkmıĢtır.

Cumhuriyet ile birlikte kooperatif fikri yaygın bir anlayıĢla yeniden değerlendirilmiĢtir. Öyle ki Anayasa‟nın 171. maddesi ise kooperatifçiliğin geliĢtirilmesine

(14)

yöneliktir. 171. madde Ģu Ģekildedir: “Devlet, milli ekonominin yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin geliĢmesini sağlayacak tedbirleri alır”. Burada temel amaç, çiftçinin bilinçli bir tarımsal faaliyet yürüterek bunu kooperatifçilik ilkeleriyle desteklemek, böylece daha hızlı bir kalkınmayı sağlamaktır. Bu konu ile ilgili olarak Atatürk, köylünün her konuda bilinçlenmesini istemekteydi. YapmıĢ olduğu bir konuĢmada Ģu sözleri oldukça anlamlıdır: “Ben de çiftçi olduğumdan biliyorum. Makinesiz tarım olmaz, el emeği güçtür. BirleĢirseniz birlikte makinalar alırsınız. Yılda yüz dönüm çalıĢır, on katını eker, yüz katını elde edersiniz, bir de toprağın sevdiği tohumu bulup ekmelidir. Yurdumuz, çiftçi ülkesi olmağa henüz hak kazanmıĢtır. Tarım ülkesi olacağız. Bu da ancak makinalı tarımla olur.” Atatürk, kooperatifçiliğin her yerde sevildiğini satıĢ ve kredi için yararlanıldığı gibi diğer konularda da yararlanılması gerektiğini sözlerinde belirtmiĢtir. Ekonomik konulara ağırlık verilmesi ile ilgili olarak yapmıĢ olduğu Ģu öneri de oldukça anlamlıdır: “Ticarete sâlim bir cereyan vermek için baĢka unsura istinat etmek zaruretindeyiz. Bu da ancak alım-satım kooperatifleri ile olabilir. Memleketi kooperatif Ģebekesinin ihata etmesi Ģayan-ı arzudur. Bu kooperatifler vücut buldukça dağınık bırakılmamalı, teĢkilat altına alınmalıdır” (Ökçün, 1981).

Atatürk‟ün 20 Temmuz 1936 tarihinde onaylanan “Tekir Çiftliği Tarım Kredi Kooperatifi”nin kurucusu ve bir numaralı ortağı olması da tarım kredi kooperatifleri konusundaki yaklaĢımını bize göstermektedir. Kooperatifçilik Türkiye‟de Mustafa Kemal Atatürk tarafından bir numaralı ortak olarak imzalanan belge ile baĢlamaktadır. Çıkarılan bu yasalarla kooperatif hukukunda önemli geliĢmeler görülmüĢ, bu yasalara dayanarak ve Atatürk‟ün önderliğinde kooperatif hareketi, hızlı bir Ģekilde ilerlemiĢtir. Türk Devriminin gerçekleĢtirilmesi sırasında ekonomik açıdan geliĢmeye, ilerlemeye, çağdaĢ uygarlığa eriĢmeye çok önem veren Atatürk‟ün ortak olduğu bir diğer kooperatif de “Ankara Memurlar Ġstihlak Kooperatifi”dir. Atatürk‟ün ekonomik konulardaki görüĢleri, kooperatiflerin ilk kurulduğu yıllarda ve daha sonraki dönemde de temel noktayı oluĢturmuĢtur. Cumhuriyet yıllarında Mustafa Kemal Atatürk gibi düĢünsel boyutta kooperatif harekete yaklaĢımlar hız kazanmıĢtır (KocabaĢ, 2011).

Tarım sektöründe çalıĢanların, tarımın kendine özgü özellikleri nedeniyle bir araya gelmeleri çeĢitli nedenlerle çok kolay olmamaktadır. Çiftçilerin, gruplar oluĢturarak piyasayı etkilemeleri ancak zorlama yollarla yapılabilmektedir. Oysa en kolay iĢbirliği yapılabilecek sektör tarım sektörüdür. Çünkü hep aynı kalitede ve aynı zamanda mallar üretilebilmekte, böylece tüm üreticiler aynı üretim metotlarını kullanabilmektedir. Ancak tarım sektöründe faaliyet gösteren çiftçilerin birçoğu, tarımsal faaliyetlerini gönüllü ve bilinçli Ģekilde

(15)

yapmamaktadır. Tarımsal üretim daha çok aile iĢgücüne dayalı olarak yapılmakta ve tarımsal üretimden öncelikle kar beklenmemektedir. Ġlk hedef kendi ihtiyacı olan gıda maddelerini üretmek olan sektörde, zaten pazar için üretim yer, zaman ve sermaye yeterli ise yapılmaktadır. Böyle bir yapıda çiftçinin kar düĢüncesi ikinci plandadır. Oysa geliĢmiĢ ülkelerde hangi dalda olursa olsun öncelikli hedef kar elde etmektir. Ülkemizde de öncelikli hedefin kar olabilmesi için yapılan tüm faaliyetlerin profesyonelce yapılması gerekmektedir.

Günümüzün en etkili kalkınma araçlarından birisi olarak görülen kooperatifler ekonomik yönden; atıl kaynakların harekete geçirilmesine, mikro finansman ve krediye eriĢim imkânlarının artırılmasına, sermaye birikiminin sağlanmasına, tarımın ve küçük çaplı üretimlerin sanayiye uyumuna, giriĢimcilik ve ortak iĢ yapma kültürünün geliĢtirilmesine katkıda bulunmaktadır. Sosyal yönden ise kırsal kalkınmanın sağlanmasına, yeni istihdam alanları oluĢturulmasına, kırsal kesimden göçün önlenmesine, yoksulluğun azaltılmasına ve kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan durumlarının iyileĢmesine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle kooperatifler, ülkelerin ekonomik ve sosyal alanda bir bütün olarak kalkınmasında önemli bir rol oynamaktadır. Diğer taraftan çiftçilerin ekonomik güçlerini birleĢtirerek, maddi çıkar sağlaması, kooperatiflerde yer bulmuĢtur. ÖrgütlenmiĢ iĢbirliği olarak da tanımlanan kooperatifçilik faaliyeti üretim, pazarlama, satın alma ve hizmet alanlarında görülmektedir. Burada çiftçilerin güçlerini birleĢtirdikleri en önemli organizasyon olan kooperatifler üzerinde durulacak, kooperatifler ile üreticiye sağlanabilecek faydalar üzerinde durulacaktır.

Kooperatifler genel anlamda tarım kooperatifleri ve tarım dıĢı kooperatifler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Tarım sektörü insanlık var olduğu sürece önemini koruyacak bir sektördür. Tarım sektörü geliĢmiĢ, geliĢmekte olan ve geri kalmıĢ tüm ülkelerde insanların beslenmesi açısından önemini korumaktadır.

Tarım sektörünün ekonomideki önemi bu sektörden yerine getirmesi beklenen iĢlevlerinden kaynaklanır. Tarım sektörünün iĢlevleri;

- Toplumun besinsel gereksinmeleri karĢılaması, - Tarım dıĢı sektörlere hammadde üretmesi,

- Diğer sektörlere sağlıklı ve yeni iĢgücü sağlaması, - Ruhsal denge unsuru olması,

- Kalkınmanın finansmanını sağlaması olarak sıralanabilir (Dinler, 2008).

Türkiye‟de tarım sektörü bu iĢlevleri yerine getirmeye çalıĢırken çeĢitli yapısal sorunlarla mücadele etmektedir. Türkiye su, toprak ve iklim bakımından tarımsal üretim potansiyeli zengin bir ülke olmasına karĢılık, sektördeki mevcut sorunlar bu potansiyelin

(16)

etkin kullanımını engellemektedir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2013-2017 yılları için hazırlanan Tarım Stratejik Planı‟nda tarım sektörünün yapısal sorunları ele alınmıĢ ve

- Tarımsal üretim ve arz güvenliği, - Gıda güvenilirliği,

- Bitki sağlığı, hayvan sağlığı ve refahı, - Tarımsal altyapı ve kırsal kalkınma,

- Kurumsal kapasite konuları, stratejik alanlar olarak belirlenmiĢtir (GTHB, 2014).

Tarım Strateji Planında tespit edilen bu sorunların çözümü için örgütlenme konusuna sıklıkla yer verilmiĢtir. Dolayısıyla Türkiye‟de tarım sektörünün güçlenmesi için tarımda güçlü bir örgütlenme yapısının sağlanmasının önemli bir konu olduğunu söylemek mümkündür.

Tarımsal üretimi artırmanın, kaliteli ürün elde etmenin ve tarım ile uğraĢanların yaĢam düzeylerini yükseltmenin en önemli yollarından biri, üreticilerin etkili bir biçimde örgütlenmesidir. GeliĢmiĢ ülkeler incelendiğinde, tarımın geliĢip sanayileĢtiği ve üreticilerinin de örgütlendiği görülür. Çünkü tarım politikalarını oluĢturmak, uygulama konularını belirlemek ve böylece politik mekanizmaları etkileyebilmek, pazarda etkin rol alabilmek, çağdaĢ üretim yöntemlerini kullanıp verimliliği artırarak kırsal alan kalkınmasını gerçekleĢtirmek, örgütsel güçle yani örgütlü üreticilerle olmaktadır (Karlı ve Çelik, 2003).

Kooperatiflerin güçlendirilmesi için yapılacak çalıĢmalar bizzat kooperatif ortakları ile ilgilidir. Çünkü kooperatifler bir araya gelen insanların kendi kendilerine yardım etmeleri prensibine göre çalıĢırlar. Kooperatif ortakları tarımsal uygulamalarda ne kadar güçlü/etkili olursa ve kooperatife ne kadar fazla sahip çıkarsa kooperatifler o kadar güçlenecektir. Kooperatif ortaklarından beklenen bu durum ortakların kooperatifçilik bilinç düzeyi ve kooperatiflerine olan bağlılıkları ile paralellik göstermektedir. Bu nedenle ortakların kooperatifçilik bilinç düzeyini ve kooperatif yönetimine katılmadaki etkinliklerinin araĢtırılıp mevcut durumun ortaya konulması kooperatif yöneticilerine ve tarım politikaları karar vericilerine yol gösterecektir.

1.2 AraĢtırmanın Önemi

Bir ülkenin hedeflediği amaçlara ulaĢmasında ülke halkının ve çeĢitli meslek gruplarının örgütlenmesi ve bu örgütlerin ülke ihtiyaçlarına uygun hizmetler üretmesi önemlidir. Bu nedenle geliĢmiĢ ülkelerde yöneticiler, toplumun çeĢitli kesimlerinde bulunan grupların örgütlenmesine destek vermekte ve bu grupların amaçlarını devlet politikalarının

(17)

amaçları ile bütünleĢmesini sağlamaya çalıĢmaktadır (Çıkın ve Yercan, 1995). Bu durum Türkiye‟de kooperatifçilikle ilgili eksikliklerin tespit edilmesinin önemini artırmaktadır. Türkiye‟de kooperatiflerle ilgili planlarda ve politikalarda;

- Kooperatif ortaklarının kooperatifçilik bilincinin hangi düzeyde olduğunun,

- Ortakların kooperatif yönetimine katılma durumlarının ve katılmayı isteme eğilimlerinin, - Ortakların kooperatiflerden beklentilerinin bilinmesi ile gerçekleĢtirilecektir.

Kooperatifçiliğin bir heyecan, ülkü iĢi olduğu, dayanıĢma, yardımseverlik, kardeĢlik, barıĢ gibi duyguların pekiĢtirilmesi ve sosyal adaleti sağladığı bunun da milli birliğin kurulmasına yardımcı olduğu kadar, zayıf tarafları da bulunmaktadır. Kooperatifleri etkileyen dıĢ etkenler, kooperatif düĢüncesinin geliĢip büyümesinden memnun olmayan kiĢi ve kuruluĢların yaptıkları olumsuz politikalardır. Kooperatifleri yıpratan iç etkenlerin baĢında ise iyi yönetici bulmak konusundaki zorluk gelmektedir. Ortakların büyük bir çoğunluğunun düzenli bir topluluk oluĢturamamaları ve demokrasi ruhunu içlerinde hissetmemeleri, kooperatiflerin geliĢmesini etkileyen olumsuz faktörlerdir. Olumsuz yönlerin kaldırılması kooperatiflerin istenilen amaçlara ulaĢmasında en önemli etken olacaktır. Bu durum genelde kooperatif yönetimlerine seçilen kiĢilerin kooperatiflerin gönüllü bir ortaklık değil, zorunlu bir örgütlenme görmelerinden kaynaklanmaktadır. Oysa kooperatifçilik eğitim ve terbiyesi, kooperatif hareketinin baĢlangıcından beri üzerinde durulan ve zaman geçtikçe önemi daha da artan bir konudur. Ġlave olarak Türkiye‟de kooperatiflerin mevcut durumu incelendiğinde kooperatiflerin sayıca fazla ancak yeteri kadar etkili olamadığını söylemek mümkündür. Dolayısıyla çalıĢmanın kooperatifçilikle ilgili sorunların çözümü için ortakların kooperatifçilik algılarının ve kooperatif yönetimine katılma seviyelerinin tespit edilmesi açısından faydalı olacağı düĢünülmektedir.

Bu çalıĢma Tarım Kalkınma Kooperatiflerinden sonra en fazla ortağı olan Tarım Kredi Kooperatifleri (TKK) ortakları ile yürütülmüĢtür. Tarım Kredi Kooperatiflerine ortak çiftçi sayısı 1.026.179 (Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, 2016). Türkiye‟de tarımda istihdam edilenlerin sayısı ise 6.021.000‟dir (TÜĠK, 2017). Yani her altı çiftçiden biri TKK ortağıdır. Bu durum TKK ortak yapısının diğer kooperatiflerden farklı olarak daha çeĢitli (arazisi küçük- büyük olan, çok çeĢitli ürün üreten vb) olduğu sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla çalıĢmanın tarım sektöründe faaliyet gösteren her kademedeki çiftçiyi kapsaması açısından önemli olduğu düĢünülmektedir.

(18)

1.3 AraĢtırmanın Amacı

ÇalıĢmanın amacı, Aksaray Ġlinde faaliyet gösteren tarım kooperatifleri içinde yer alan tarımsal kalkınma ve tarım kredi kooperatifi üyelerinin sorunlarını tespit etmek ve bu sorunlara çözüm önerileri geliĢtirmektir.

Bu çerçevede;

- Ortakların sosyo-ekonomik yapılarını ortaya koymak,

- Ortakların kooperatif algılarını etkileyen faktörleri irdelemek,

- Ortakların kooperatif yönetimine katılmalarına etki eden faktörleri bulmak, - Ortakların kooperatif yönetimi ile iliĢkisini ortaya çıkarmak,

- Ortaklarının kooperatif hizmetleri konusundaki memnuniyetini analiz etmek amaçlanmıĢtır. 1.4 AraĢtırmanın Kapsamı

Aksaray tarımsal kalkınma ve tarım kredi kooperatifi ortaklarının sorunları ve çözüm önerileri üzerine, ortakların yönetime katılma durumlarını ele alan bu araĢtırma, kooperatif ortağı olan çiftçileri kapsamaktadır.

AraĢtırma sekiz ana bölümden oluĢmaktadır. Birinci bölümde giriĢ baĢlığı altında konunun önemi, araĢtırmanın amacı ve kapsamı ortaya konulmuĢtur. Ġkinci bölümde araĢtırma ile ilgili önceden yapılan çalıĢmalar, üçüncü bölümde materyal ve yönteme, dördüncü bölümde örgütlenme, tarımsal kalkınma ve tarım kredi kooperatifçiliği ile ilgili genel bilgilere, beĢinci bölümde araĢtırma bölgesi ile ilgili bilgilere, altıncı bölümde bölgedeki ortaklar ile yapılan anketler bulgularına, yedinci bölümde sonuç ve önerilere, sekizinci bölümde kaynakçaya yer verilmiĢtir.

(19)

2.KONU ĠLE ĠLGĠLĠ ÇALIġMALAR

Bu bölümünde konu ile ilgili diğer araĢtırmacılar tarafından yayınlanmıĢ yerli ve yabancı araĢtırmalara yer verilmiĢtir. Kooperatifçilik temalı çalıĢmalar kooperatifçiliği çeĢitli açılardan ele alarak hazırlanmaktadır. Konu ile ilgili çalıĢmalar incelendiğinde kooperatif hareketinin faydaları, farklı kooperatif türlerinin faaliyetlerini, kooperatiflerin sosyal ve ekonomik faydalarını, kooperatif-ortak iliĢkilerini ele alan çok sayıda çalıĢmaya rastlamak mümkündür. Bu çalıĢmalardan bazıları aĢağıda sıralanmıĢtır.

Copp (1964) çiftçilerin, ortak olduğu kooperatifler hakkındaki bilgi düzeyini, düĢüncelerini ve kooperatiflerle ilgili tutum ve davranıĢları araĢtırmıĢtır.

Foxall ve Mc Donald-Wood (1984) Ġngiltere‟nin kuzeydoğusunda kooperatif ortağı ve ortağı olmayan 206 çiftçi ile anket çalıĢması yapmıĢlardır. AraĢtırmada, kooperatife ortak olan çiftçilerin çoğu geleneksel bir kooperatif kültürüne sahip olduğu ve kooperatifçilik ilkelerine olan inancı nedeni ile ortak olduklarını, kooperatif ortağı olmayan çiftçilerin çoğu ise bireysel çalıĢmanın daha verimli olduğuna inandığı için ortak olmadıklarını söylemiĢlerdir.

Tan (1979) “Türkiye Ekonomisinde Tarımsal Kooperatifler, iĢlevleri, Sorunları, Değerlendirilmesi” adlı araĢtırmasında tarımsal kooperatiflerin ve genel olarak kooperatiflerin sorunları ile çözüm yollarına yer vermiĢtir.

Kıvanç (1982) “Türkiye Ekonomisinde Tarımsal Amaçlı Kooperatifçilik ĠĢletmeleri” isimli çalıĢmada, tarım kesiminin sanayiye ve ekonomik geliĢmeye katkısı ile Türkiye‟deki arz / talep dengesizliklerinin nedenleri kooperatifçilik açısından incelenmiĢtir. ÇalıĢmada ayrıca modern kooperatifçiliğe geçiĢ için durum tespiti, incelemeler ve öneriler sunulmuĢtur.

Price ve Peters (1985), “Tarımsal Kooperatifler ve Çiftçiler” isimli çalıĢmasında, kooperatiflere katılımının tarım iĢletmelerinin performansına etkileri hakkında çiftçilerin görüĢlerini sorgulamıĢlardır. Kooperatifleri, tarımsal girdi sağlayan ve ürün alım-satımı ile uğraĢan pazarlama kurumları olmak üzere iki grupta değerlendirmiĢlerdir. Tarımsal girdi sağlayan kooperatiflere ortak olan çiftçilerin maliyetleri azalttıkları ve diğer tarımsal konularda fayda sağladıkları, pazarlama kooperatiflerine ortak olan üreticilerin ise ürünlerini daha yüksek fiyatla satarak avantaj elde ettikleri tespit etmiĢlerdir.

Turan (1991) “Ġstihdam Yaratma Açısından Tarım Kooperatifleri (Ġçel ve Niğde Ġllerindeki Kooperatifler) Üzerinde Bir Uygulama” adlı doktora çalıĢmasında kooperatif

(20)

iĢletmelerin temelindeki en önemli faktör, iĢgücü olarak belirlenmiĢtir. Kooperatiflerde amaçlar fertlerin düĢünce ve davranıĢları dikkate alınarak gerçekleĢtirilmelidir. Her iĢletmede olduğu gibi kooperatif iĢletmelerinde de insan faktörünün varlığı asla ihmal edilmemelidir. Ġnsan sağlığı için nasıl ki tıpta yeni arayıĢlar devam ediyorsa, daha iyi bir refah içinde iktisat ilmindeki arayıĢlar sürmekte, kooperatifçiliğin uygulanmasında belirli ülkeler örnek alınarak ideal olanın bulunmasına çalıĢılmıĢtır. ÇalıĢmada, tarım amaçlı kooperatiflerin bölgelerarası farklılıklarının giderilmesindeki etkileri, önemi, ekonomik ve sosyal kalkınmada ulaĢılmak istenen hedefe hangi Ģartlar altında, ne oranda katkıda bulunabilecekleri saptanmaya çalıĢılmıĢtır. Ayrıca kooperatiflerin istihdam yaratma açısından nasıl bir rol oynayabilecekleri gösterilmek istenmiĢtir. ÇalıĢma Çukurova Bölgesinde Niğde ilinde 18 köy ve kasabadaki tarım amaçlı yerel kooperatiflere gidilerek, anket uygulaması yapılmıĢ, elde edilen ampirik verilerle öneriler geliĢtirilmiĢtir.

Geray (1992) “Kooperatifçiliğin Dünyada ve Türkiye‟de Nicel GeliĢimi” isimli çalıĢmasında, kooperatifçiliğin önemi ve tarihsel geliĢimini incelenmiĢtir. Kooperatif kuruluĢların türleri, üye ve üst birliklerin durumlarına iliĢkin sayısal verilere dayalı geliĢmeler belirlenmiĢtir.

Ürper (1995) “Kooperatifçilik ĠĢletmeciliği” isimli kitabında genel olarak Dünyada ve Türkiye‟de kooperatifçiliğin geliĢimi, içeriğini ve kooperatiflerdeki iĢletme fonksiyonlarını incelenmiĢtir. Tarımsal sanayiye geçiĢte kooperatiflerin rolleri belirlenmiĢ, iĢbirliği kavramının ekonominin sanayileĢmesinde ve hangi ölçüde katkıda bulunabileceği konusunda çalıĢılmıĢtır.

Özdemir (1996) “Tekirdağ ilinde tarımsal kooperatiflerde kooperatif - ortak iliĢkilerini” incelendiği araĢtırmasında, 14 köyde 225 kooperatif ortağı ile görüĢülmüĢtür. Bu araĢtırma Tekirdağ ili, ilçeleri ve köylerinde yürütülmüĢtür. Gayeli örnekleme yöntemi kullanılarak yapılan araĢtırmada, her kooperatiften birer yöneticiye de anket uygulanmıĢtır. Anket sonuçları değerlendirilirken ortakların sosyal sosyal ve ekonomik durumunun kooperatif ile iliĢkilerine etkisi ki kare analizi yapılarak belirlenmiĢtir. Çiftçilerin ortak oldukları kooperatif çeĢitlerine göre yapılan karĢılaĢtırmalarda iki oran arasındaki farka ait hipotez testi kullanılmıĢtır. Deneklere, ortakların kooperatif yönetimine katılmaları, genel kurula katılım, genel kurulda konuĢma durumları, yönetim ve denetim kuruluna aday olma durumları, yönetim kurulu kararlarını takip etme durumları incelenmiĢtir.

Yercan (1996) “Ġzmir Yöresinde SeçilmiĢ Bazı Tarımsal Amaçlı Kooperatiflerde Kaynak Kullanımı ve Kooperatif ĠĢletmelerinde Etkinliğin Ölçülmesi” konulu çalıĢmada,

(21)

yörede süt ve zeytin iĢleme alanında faaliyet gösteren kooperatiflerin yapısı analiz edilmiĢ, ortaklara yönelik finansal ve çalıĢma etkinliği test edilmiĢtir.

Kızılaslan (1997) Tokat ilinde yaptığı çalıĢmada, tarımsal kalkınma kooperatiflerine ortak olmada etkili olan faktörleri araĢtırmıĢtır. ÇalıĢmada kooperatife ortak olanlarla olmayanlar arasında otorite Ģekli, sosyal statü, geliĢmiĢ tarım teknolojisini benimseme, eğitim ve yaĢam düzeyi, tarımsal gelir, ihtisaslaĢma, kooperatiften yararlanma durumlarındaki farklılıklar belirlenmiĢtir. ÇalıĢmada kooperatiflerle ilgili yayım çalıĢmasının yaygınlaĢtırılmasının gereği üzerinde durulmuĢtur.

Gray ve Kraenzle (1998) yaptıkları “Member Participation in Agricultural Cooperatives: A Regression and Scale Analysis-Kooperatif Üyelerinin Katılımı: Bir Regresyon ve Ölçek Ekonomisi ÇalıĢması” isimli araĢtırmada süt kooperatifine katılımı etkileyen faktörleri analiz etmiĢlerdir. ÇalıĢmada regresyon ve ölçek analizi kullanılarak kooperatife, toplantılarına katılım, kooperatifte görev alma, diğer çiftçilerin katılmasını sağlama olanakları incelenmiĢtir. Ortakların toplu eylem yapmaları, çiftçilikte mesleki doyum, kooperatif faaliyetlerinden memnuniyet, ortaklar arasında eĢitlik, kooperatif menfaatlerine göre karar alma özellikleri ile ilgili faktörler araĢtırılmıĢtır.

Çıkın ve Kızıldağ (1999) tarafından “Avrupa Birliği ve Türkiye‟de Tarımsal Kooperatifçilik Hareketleri“ isimli çalıĢmada, Avrupa Birliği‟ndeki tarımsal kooperatiflerin etkinliğinin son dönemlerde önemli ölçüde arttığı görülmüĢtür. Tarımsal kooperatiflerin sayıca azalmalarına karĢılık, ortak sayısı ve iĢ hacmi itibari ile bir artıĢ yaĢandığı tespit edilmiĢtir. Bununla birlikte istihdam ettiği personel sayısında ve tarımsal kooperatiflerin pazardaki payında da önemli artıĢlar saptanmıĢtır.

Ertan ve Turan (2001) Gülbirlik ortaklarını, kooperatif-ortak iliĢkileri yönünden incelemiĢlerdir. ÇalıĢmada ortakların genel kurul toplantılarına katılma durumları, yönetime yapılan atamalar ve kooperatif yönetimi hakkındaki görüĢler ele alınmıĢtır. ÇalıĢma sonucunda ortakların %64,83‟ü kooperatifte önemli atamaların genel kurul, %19,78‟i yönetim kurulu, %13,19‟u devlet tarafından yapılmasını belirtmiĢtir, %2,20‟si ise herhangi bir fikir beyan etmemiĢtir.

Köroğlu (2003) “Avrupa Birliğinde ve Türkiye‟de Tarımsal Örgütlenme” konusunda yapılan çalıĢmada, tarımsal örgütlenme modellerini, geliĢimini, amaçları, uyguladıkları kurallar ve faaliyetleri bakımından AB düzeyinde incelemiĢtir. ÇalıĢmanın ikinci bölümünde Türkiye‟deki tarımsal örgütlenme biçimini, ülkemizin AB‟ye uyum sürecini gerçekleĢtirebilmek için örgütlenme alanında yapması gerekenler ortaya konulmuĢtur. Ortak

(22)

Tarım Politikasının en önemli yapı taĢlarından biri olan ve Türkiye‟de de kurulan üretici birliklerinin, ülkemizdeki örgütlenme boĢluğunu giderebilmesi için de öneriler geliĢtirilmiĢtir. Bücük (2004), Tarım Kredi Kooperatifleri Konya Bölge Birliği'ne Bağlı Kooperatiflerin Ekonomik Analizi isimli yüksek lisans tez çalıĢmasında Tarım Kredi Kooperatifleri Konya Bölge Birliği'ne bağlı bulunan birim kooperatiflerin ekonomik yönden incelenerek faaliyetlerinin değerlendirilmesini yapmıĢtır. Tarım Kredi Kooperatiflerinin incelenmesinde, 2000, 2001 ve 2002 yıllan olmak üzere 3 faaliyet yılı esas alınmıĢtır. AraĢtırmada tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen Tarım Kredi Kooperatiflerinin bu üç yıla ait bilançoları, gelir tabloları, satıĢla ilgili bilgileri içeren tabloları ve örneğe çıkan kooperatiflerin idareci personeli ile yapılan anketlerden elde edilen veriler kullanılmıĢtır. Ġncelenen kooperatiflerde, kullandırılan kredilerin 2001 yılında bir önceki yıla göre % 8-33 arasında azaldığı, kooperatiflerin 2001 yılındaki dönem kârlarının %119-170 arasında reel olarak arttığı buna bağlı olarak da özkaynakların arttığı, ancak bu artıĢın faaliyetlere bağlı bir artıĢ olmadığı tespit edilmiĢtir. Kooperatiflerin varlıklarının 2001 yılında % 34-37 arasında azaldığı, 2002 yılında da %7-14 arasında azaldığı tespit edilmiĢtir. 2001 yılında ülke genelinde yaĢanan ekonomik krizin tüm kooperatifleri etkilediği, ancak ortak sayısı az olan kooperatiflerde bu durumun daha belirgin Ģekilde hissedildiği tespit edilmiĢtir. Ġncelenen dönemlerde kooperatiflerin kredi alacakları içerisindeki özkaynak oranı yükselmiĢ, yabancı kaynak oranı azalmıĢtır. Bunun nedeninin, T.C. Ziraat Bankasının kooperatiflere tarımsal kredi kullandırmamasından kaynaklandığı anlaĢılmıĢtır. Tarım Kredi Kooperatiflerinin tarımsal kredilendirme ile ilgili faaliyetlerini sağlıklı bir Ģekilde yürütebilmesi için kredi faiz oranlarının düĢürülmesi, kooperatiflere finansman kaynağı sağlanması gerektiği tespit edilmiĢtir.

Direk (2004) “Kamu Reformu ve Tarımda Kamusal Örgütlerin Etkinliğinin Artırılması” adlı çalıĢmasını Türkiye Ziraat Yüksek Mühendisleri Derneği‟nin organize ettiği “Kamu Reformu ve Türk Tarımına Etkileri Paneli”nde sunmuĢtur. ÇalıĢmada, örgütlenmenin kooperatiflere artan oranlarda yer verilmesi, kamu etkinliğinin sağlanması açısından zorunluluk olduğu vurgulanmıĢtır.

Ġnan (2004) “Türkiye‟de Tarımsal Kooperatifçilik ve AB Modeli” adlı araĢtırmasında Türkiye‟deki tarımsal kooperatifçilik hareketini ve AB ülkelerindeki tarım kooperatiflerini incelemiĢ, ülkemizdeki tarım kooperatiflerinin yerel, ulusal ve AB açısından sorunlarını saptamıĢ ve sorunlara çözüm önerileri getirmiĢtir.

Ġnan ve ark., (2005), Tarımda Örgütlenme konusunda hazırladıkları bildiride, ekonomik bir örgütlenme biçimi olan tarım kooperatiflerini de incelemiĢlerdir. Tarım

(23)

kooperatifleri tabandan gelen harekete dayanarak kooperatifçilik ilkelerine uygun, üreticilerin girdi ihtiyaçlarının sağlanması, ürünlerin değerlendirilip pazarlanması, çeĢitli konularda tesisler kurarak tarımsal sanayinin geliĢmesine ve istihdam imkânlarının artırılmasına katkı sağlanması gibi amaçlarla kurulmuĢ olan tarımsal kooperatifler, Cumhuriyet‟in kuruluĢundan bu yana sayı olarak giderek artmalarına rağmen ekonomi içerisinde AB ülkelerinde olan benzerlerine oranla yeteri kadar yer alamamıĢlardır. Tarım kooperatifleri değiĢik biçimde sınıflandırılmaktadır. Genelde ortaklara götürülen hizmetlere (satıĢ, kredi, üretim vb) göre kooperatiflere isim verilir. Kooperatif; kredi, girdi temini, pazarlama gibi hizmetlerden birini yerine getiriyorsa, diğer hizmetleri sınırlı olsa da, tek amaçlı kooperatif olarak isimlendirilir. Kooperatif birden fazla konuda (ürün pazarlama, kredi temini, girdi alımı, arazi veya makinelerin ortak kullanımı gibi) faaliyet gösteriyorsa, çok amaçlı kooperatif adını alır. Tek amaçlı kooperatiflere örnek olarak ülkemizdeki tarım satıĢ, tarım kredi kooperatifleri gösterilebilir. Çok amaçlı kooperatiflere ülkemizden en iyi örnek ise, isimleri Tarım ve Köy ĠĢleri Bakanlığınca tarımsal kalkınma kooperatifleri olarak zorla değiĢtirilen, ancak kooperatifçiler ve üretici ortaklar tarafından hala köy kalkınma kooperatifleri (kısaca Köy-Koop) olarak bilinen kooperatiflerdir. Kooperatiflerin ekonomik açıdan baĢarılı olabilmeleri için yalnız yatay alanda değil, dikey alanda da bütünleĢmeleri ve bu Ģekilde güçlenmeleri gerekir. Bu bütünleĢme biçimi üst örgütlenmeden (yatay bütünleĢme) farklı olup, kooperatiflerin faaliyet konularının çeĢitlendirilmesi ve içerik olarak geniĢletilmesidir. Örneğin, belirli bir malın üretiminden o malın son tüketiciye kadar uzanan aĢamalarındaki imalat, toptancılık perakendecilik gibi faaliyetlerin bir tek kooperatif tarafından yapılmasıdır. Üst örgütlenmede (yatay bütünleĢme) bölge birlikleri ve merkez birliği kuran kooperatifler, birbirine benzer iĢ ünitelerini bir genel yönetim altında birleĢtirmiĢ olurlar. Yatay bütünleĢme ile kooperatifler güçlü lobiler oluĢturabilir ve kamuoyuna yaptıkları hizmetlerin aynı zamanda toplumun ve ülkenin yararına olduğu mesajını verebilir. KüreselleĢen Dünya‟da kooperatifler ve üst örgütleri için bütünleĢme ve birleĢmeler yaĢayabilmek için giderek zorunlu olmaktadır. Gerekli önlemler alındığı ve kooperatifçilik hareketi desteklendiği takdirde, kooperatifçiliğin ülke tarımının geliĢmesine büyük katkılar yapacağı açıktır. Hatta kooperatifçilik, kırsal ve kentsel kesime, tarımın dıĢında da sayısız ve pek çok yararlar sağlayabilir. Yeter ki, kooperatifçilik ilkeleri, değerleri, metotları ve felsefesi toplum tarafından gereği gibi anlaĢılmıĢ olsun.

Karlı, Bilgiç ve Çelik (2006) “Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Çiftçilerin Tarımsal Kooperatiflere Katılımlarını Etkileyen Faktörlerin Analizi” konusunda hazırladıkları makalede Çiftçilerin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki tarımsal kooperatiflere üye olma

(24)

kararı ve algılarını araĢtırmıĢlardır. Tarımsal kooperatiflere katılma ihtimalini belirleyen faktörler ikili logit modeli kullanılarak belirlenmiĢtir. Modelde; eğitim düzeyi, iletiĢim, brüt gelir kaydı, çiftlik büyüklüğü, orta ve yüksek teknoloji kullanımı gibi değiĢkenlerin çoğunun kooperatiflere giriĢ ihtimalini belirlemede önemli rol oynadığını bulunmuĢtur. Muhtemelen küçük çiftçiler zengin çiftçilere göre tarımsal kooperatiflere daha fazla katılmaları beklenmektedir. Çiftçilerin tarım kooperatiflerine üye yapılabilmesinde önemli rol oynayan bazı faktörler brüt gelir ve bazı sosyal statü değiĢkenleri olarak bulunmuĢtur. Buna ek olarak, muhafazakâr çiftçilerin orta gelir düzeyindeki çiftçilere göre tarım kooperatiflere katılma olasılığı daha düĢüktür.

Direk ve ark. (2007) “Avrupa Birliğine Katılım Müzakereleri Sürecinde Türk Kooperatifçiliğinin Yapısı” adlı çalıĢmada Türkiye‟de ve AB ülkelerinde tarımsal kooperatiflerde mevcut durum ortaya konularak her ikisinde kooperatiflerin farklılıkları ortaya konularak öneriler geliĢtirilmiĢtir.

Laursen ve ark., (2008) modern Danimarka kooperatifleri arasında tarım kooperatiflerine olan katılımı ve kooperatiflerin organizasyon karakterini ele aldıkları çalıĢmada, kooperatife olan toplam bağımlılığın kooperatiften memnuniyet üzerinde bir etkiye sahip olduğu bulunmuĢtur. Ayrıca kooperatife demokratik katılım sürecinde ortaklar ailelerinden ve arkadaĢlarından etkilenmemektedirler. Ortakların demokratik sürece katılmalarında iki faktör önemli derecede etkilidir. Bu faktörler ortakların kooperatiften memnun olmaları ve kooperatif faaliyetlerini çeĢitlendirmeleri olarak bulunmuĢtur.

Bilgin ve Tanıyıcı (2008) devlet-kooperatif iliĢkilerinin tarihi geliĢimini inceledikleri çalıĢmalarında, devletin kooperatiflere verdiği desteklerin kooperatiflerdeki geliĢimi sağladığını belirtmiĢlerdir. Öte yandan bu çalıĢmada desteğin zamanla devlet güdümlü kooperatif yapısına dönüĢtüğü sonucuna varılmıĢtır. ÇalıĢmada kooperatiflerin serbest piyasa koĢullarında faaliyetlerini yürüttükleri rekabet ortamında, yeteri kadar etkin olamadıkları sonucuna varılmıĢtır.

Uzunlu (2008) “Konya – Çumra Bölgesi Sulama Kooperatiflerinin Sulama Yönetimi ve Uygulama Sorunları” ismiyle yapılan yüksek lisans çalıĢmasında sulama kooperatifleri, sulu tarıma geçiĢte önemli bir etkiye sahiptir. Konya ili Türkiye‟de kurulmuĢ olan sulama kooperatiflerinin en yoğun olduğu yerlerden birisidir. Bu çalıĢmada Konya ilindeki sulama kooperatiflerinin genel durumu açıklanmıĢ ve ilde sulu tarımın yoğun yapıldığı Çumra ilçesindeki sulama kooperatiflerinin il düzeyindeki sayısı, dağılımı ve sorunları belirlenerek öneriler yapılmıĢtır. Ġldeki toplam kooperatif sayısı 288 adettir. Bu rakam Türkiye‟de kurulmuĢ olan toplam sulama kooperatifleri sayısının (2386) %12‟sine tekabül etmektedir.

(25)

Ġldeki kooperatif hizmetlerinden yararlanan çiftçi sayısı 29.350 adettir. Her çiftçi ailesi ortalama 5 birey olarak düĢünüldüğünde ilde ortalama 150.000 nüfus sulama kooperatifi ile iliĢkili olmaktadır. Ġldeki üye sayısı Türkiye‟ de kurulmuĢ olan toplam sulama kooperatifleri üye sayısının (280.043) %10,5„dir. Aynı Ģekilde sulamaya açılan alan ise 67.772 ha‟dır. Bu alan, ildeki sulamaya açılan alanların yaklaĢık %20‟sidir. Kooperatif içerisinde en fazla yeraltı suyu (YAS) olduğu toplam 274 adet (%95,14) kooperatif vardır. Sulama kooperatiflerinin sulama oranı en az %70 olup, en fazla, %100„dür. Çumra da 27 adet faal durumda sulama kooperatif bulunmaktadır. Çumra bölgesinde sulama kooperatiflerinin tamamına yakını yeraltı suyunu kullanmaktadır. Türkiye‟de sulu tarımın uygulanmasında yaygınlaĢtırılmasında uzun yıllardır büyük bir hizmet veren sulama kooperatiflerinin yasal ve teknik birçok sorunları olmakla birlikte sulamada ve çiftçiye hizmette önemli bir katkı sağlamıĢtır ve sağlamaktadır. Bölgede su kaynakları yetersiz ve sulama uygulamalarında ciddi sorunlar görülmektedir. Bu sorunlar yönetim, teknik ve yasal sorunlar olarak ortaya çıkmaktadır.

Yıldız (2009) “Tarım Kooperatiflerinde KarĢılaĢılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri” adındaki yüksek lisans tezinde, tarım kooperatifleri araĢtırılarak, bu kooperatiflerde karĢılaĢılan sorunları tespit edilerek, çözüm önerileri sunulmuĢtur.

Xiang ve Sumelius (2010) Finlandiya‟da çiftçilerin kooperatif yönetimine katılmalarında etkili olan faktörlerin analizini yapmıĢlardır. ÇalıĢma, Finlandiya‟ya özgü süt kooperatifine ortak 200 çiftçi ile yapılan anket verilerine dayanmaktadır. ÇalıĢmada ortakların motivasyonları ile isteklilikleri ve çiftçilerin davranıĢları; çiftçilerin kiĢisel özellikleri, aile, diğer üyelerin tutumları, güven faktörü ve çiftçilerin ihtiyaçlarını açıklayan faktörler incelenmiĢtir.

Aykaç (2011) “Kooperatifçiliğin GeliĢimi ve Yeni Nesil Kooperatifçilik” ile ilgili görüĢlerini Karınca Dergisinde değerlendirmiĢtir. Makalede Türkiye‟de ve Dünyada kooperatiflerin geliĢimi hakkında bilgi verilmiĢtir.

KocabaĢ (2011) “Türkiye‟de Kooperatifçilik Hareketinin DüĢünsel Boyutu” adıyla sunduğu tebliğde Türkiye‟de kooperatif düĢüncesinin ve hareketinin geliĢimi, Mithat PaĢa tarafından kurulan Memleket Sandıkları ile baĢladığı belirtilmiĢtir. MeĢrutiyet ve Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan kooperatiflerin çokluğu, Atatürk‟ün kooperatifçiliğe ne kadar çok önem verdiğini göstermektedir. 1929 ve 1935 yıllarında çıkarılan tarım kredi ve tarım satıĢ kooperatifleri kanunları ile Türkiye‟deki kooperatiflerin sayılarında önemli artıĢlar görülmüĢtür. 1950‟li yıllara gelinceye kadar kooperatif düĢüncede yaĢanan bu hızlı geliĢim,

(26)

daha sonraki yıllarda çıkarılan kanunlarda ve düzenlenen planlarda kendini göstermeye baĢlamıĢtır.

Kooperatif düĢüncenin geliĢmesine katkıda bulunanlar, yazmıĢ oldukları yazılarla ve ileri sürmüĢ oldukları fikirlerle bu düĢünceyi desteklemiĢlerdir. Bu çalıĢmada; II. MeĢrutiyet yıllarındaki düĢünsel geliĢim incelenirken, önemli isimlerin kooperatif düĢünceye katkıları da anlatılmaktadır. Cumhuriyet yıllarına gelindiğinde Atatürk‟ün kooperatif düĢünceye verdiği önem, yayınlanmıĢ olan eserler, çıkarılan dergiler, düĢüncenin geliĢiminde katkıda bulunan önemli isimler üzerinde durulmaktadır. 1863 yılından 1950 yılına gelinceye kadar kooperatifçilik tarihimiz içerisinde yeri büyük olan isimler, eserler, kurumlar açıklanmaktadır. Kooperatif düĢünceye katkıda bulunan isimler, yapmıĢ oldukları konuĢmalarla vermiĢ oldukları değerli eserlerle, kooperatif kuruculuğunda görev almalarıyla kooperatif düĢüncenin geliĢiminde büyük rol oynamıĢlardır. Bu sunum, bir taraftan MeĢrutiyet ve Cumhuriyet yıllarındaki geliĢmeleri incelerken, diğer taraftan da süreç hakkında bilgi vererek, kooperatif düĢüncenin önemi hakkında tekrar düĢünme fırsatı yaratacak.

T.C. GÜMRÜK VE TĠCARET BAKANLIĞI Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planında (2012), ülkemizde kooperatifçilik sektörünün sorunlarının çözümünde kamu kuruluĢlarına, sektöre ve diğer aktörlere ne gibi görevler düĢtüğü ortaya konulmaktadır. Strateji, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı‟nın koordinasyonunda; kooperatifçilik hizmetlerinden sorumlu Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluĢları ile kooperatif üst kuruluĢları, üniversiteler ve diğer ilgili ulusal ve uluslararası kuruluĢların katkıları alınarak hazırlanmıĢtır. Bu süreç katılımcı bir anlayıĢla yürütülmüĢ, çalıĢmalar sonucu 7 Stratejik Hedef belirlenmiĢ ve bu stratejik hedefler altında 36 öncelikli eyleme yer verilmiĢtir. 1. Kamu teĢkilatlanması ve kooperatiflere hizmet sunum biçimi yeniden yapılandırılacaktır. 2. Eğitim, danıĢmanlık, bilgilendirme ve araĢtırma faaliyetleri geliĢtirilecektir. 3. Örgütlenme kapasitesi ve kooperatifler arası iĢbirliği imkânları arttırılacaktır. 4. Sermaye yapısı ile kredi ve finansmana eriĢim imkânları güçlendirilecektir. 5. Ġç ve dıĢ denetim sistemleri tümüyle revize edilecektir. 6. Kurumsal ve profesyonel yönetim kapasitesi arttırılacaktır. 7. Mevzuat altyapısı uluslararası esaslara ve ihtiyaçlara göre geliĢtirilecektir. Sekiz milyondan fazla kooperatif ortağını doğrudan ilgilendiren “Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planının uygulanması ile ülkemizde kooperatifçilik sektörünün daha güçlü, güvenilir ve verimli iĢleyebilmesi yönünde dünyadaki geliĢmelere paralel bir biçimde değiĢim ve dönüĢümün gerçekleĢtirilmesi ve ülkemizin kalkınma hedeflerine önemli katkılar sağlanması mümkün olacaktır.

(27)

Can ve Sakarya (2012) “Dünya ve Türkiye‟de Tarım ve Hayvancılık Kooperatiflerinin Tarihsel GeliĢimi Ġktisadi Önemi ve Mevcut Durum” isimli çalıĢmalarında tarım kooperatiflerinin Dünya ve Türkiye‟deki iktisadi önemini ve mevcut durumunu makro düzeyde değerlendirmiĢlerdir. Kooperatiflerin tarihsel geliĢiminin de incelendiği çalıĢmada, Türkiye‟de kooperatiflerin sorunları içsel ve dıĢsal nedenler olarak ele alınmıĢ ve kooperatiflerin baĢarılı olabilmesi için evrensel kooperatifçilik ilkelerinin eksiksiz uygulanması, ortaklarda örgüt bilincinin geliĢtirilmesi yönünde önerilerde bulunulmuĢtur.

Didier ve ark., (2012) çalıĢmalarında kooperatiflerde ortakların güvenleri ve yönetime katılmaları arasındaki iliĢki incelenmiĢtir. Kooperatif ortağı çiftçilerin yönetime katılma davranıĢları açıklanırken iki kavram dikkate alınmıĢtır. Bunlar güven ve örgütsel bağlılıktır. ÇalıĢma, Fransız tarım kooperatiflerinden seçilmiĢ 259 ortak ile yürütülmüĢtür. ÇalıĢmada ortakların kooperatife olan bağlılıklarının kooperatife güvenmekte ve yönetime katılmakta etkili olduğu sonucuna varılmıĢtır.

Kılıç ve Bozoğlu (2012) “Samsun Ġlindeki Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Ortaklarının Kooperatifçilik Ġlkeleriyle Ġlgili Bilinç Düzeyleri” üzerine hazırladıkları makalede kooperatiflerin ilkelerine uygun olarak iĢletilmeleri, ortakları ile olan iliĢkilerinin geliĢtirilebilmesi ve baĢarıları açısından büyük önem taĢımaktadır. Bu çalıĢmanın temel amacı, Samsun ilindeki tarımsal kalkınma kooperatiflerine ortak olan çiftçilerin kooperatifçilik ilkeleriyle ilgili bilinç düzeylerinin belirlenmesidir. AraĢtırmanın ana materyalini, Samsun ilindeki tarımsal kalkınma kooperatiflerinin ortakları arasından basit tesadüfi örnekleme yöntemine göre seçilen 89 çiftçiden anket yöntemiyle elde edilen veriler oluĢturmaktadır. Cluster analizinden yararlanılarak ortaklar, kooperatifçilik ilkeleri hakkındaki bilinç düzeylerine göre sıfır/hiç (21 iĢletme), orta (33 iĢletme) ve yüksek (35 iĢletme) olmak üzere 3 gruba ayrılmıĢ ve sonuçlar belirlenen gruplar için karĢılaĢtırmalı olarak değerlendirilmiĢtir. AraĢtırma sonuçlarına göre, kooperatiflerde yaĢanan sorunların baĢında, ortakların görev ve sorumluluk bilinç düzeylerinin düĢük olması, bu sorumlulukların genellikle yerine getirilmemesi ve kooperatif ortaklarının kooperatifçilik ilkeleri konusunda yeterli bilgilerinin olmaması gelmektedir. Kooperatif ortaklarının kooperatifçilik ilkeleri bilinç düzeyi ile ortakların eğitim durumu, tarımsal deneyim, arazi varlığı, 1163 sayılı Kooperatifçilik Kanununun okunması, kooperatif ana sözleĢmesinin okunması ve kooperatifçilik ile ilgili herhangi bir eğitim alma durumu arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır. AraĢtırma bölgesindeki kooperatif yöneticileri, ortakları ve ortak olma potansiyeli bulunan çiftçilere yönelik kooperatif ilkeleri ve iĢletmeciliği konusunda eğitim

(28)

programları hazırlanarak uygulamaya konulması ve bu eğitimin verilmesinde üniversitelerden sürekli olarak yararlanılması gerekli görülmüĢtür.

Espallardo ve ark., (2012) yapmıĢ oldukları “Farmers‟ Satisfaction And Intention to Continue Membership in Agricultural Marketing Co-Operatives: Neoclassical Versus Transaction Cost Considerations- Çiftçilerin Memnuniyeti ve Tarımsal Pazarlama Kooperatiflerine Olan Üyeliklerine Devam Etme Niyetleri: Neoklasik Maliyeti Yönetimi Açısından Değerlendirme” isimli araĢtırmalarında, çiftçilerin tarımsal pazarlama kooperatifine ortak olmada memnuniyetlerini ve ortaklığına devam etme niyetlerini ele almıĢlardır. ÇalıĢma taze meyve ve sebze pazarlayan kooperatifin 321 ortak ile yapılan anket çalıĢmasına dayanmaktadır. AraĢtırmada fiyatların çiftçilerin kooperatif ortağı olarak kalmalarında doğrudan önemli bir etkiye sahip olmadığı ve ortakların kooperatiften memnun oldukları sonucuna ulaĢılmıĢtır.

Okur (2013) “Marmara Bölgesi Özelinde Tarım Kooperatifçiliğinin Değerlemesi ve Geleceği” konusu Türkiye ekonomisinin makroekonomik açıdan en önemli bölgesi olan Marmara Bölgesi‟nde faaliyet gösteren kooperatiflerin yapısı ve türleri, ülke ekonomisindeki yerleri ve sağladıkları katkılar incelenerek, karĢılaĢtıkları sorunlar belirlenmiĢ ve bunlara yönelik çözüm önerilerini sunulmuĢtur.

ġahin ve Ark., (2013) “Türkiye‟de Kooperatiflere Ortak Olmada ve Kooperatif BaĢarısında Etkili Faktörlerin Analizi” isimli çalıĢmalarında Türkiye‟de tarımsal kalkınma kooperatiflerinin baĢarısı ele alınmıĢ ve ortakların bu kooperatiflerden memnuniyetlerini analiz etmiĢlerdir. ÇalıĢma Türkiye‟de 7 coğrafi bölgede en fazla ortağı olan Tarım Kredi Kooperatifi ortaklarıyla yürütülmüĢtür. Veriler probit ve sıralı logit yöntemleriyle analiz edilmiĢ ve adaletli yönetim anlayıĢı kooperatife ortak olmada en etkili faktör olarak tespit edilmiĢtir.

Oladejo (2013), BirleĢmiĢ Milletlerin 2012 yılını “Uluslararası Kooperatifler Yılı” olarak ilan etmesiyle kooperatifçiliğin önemini vurgulamak, katkıda bulunmak amacıyla Nijerya‟da yürüttüğü çalıĢmada, mali sektörde paydaĢların mikro kredi sağlayıcısı olarak kooperatif algısını ele almıĢtır. ÇalıĢmada kooperatifçilik ilkeleri, yöneticileri ve ortaklarına kooperatif ilkeleri ile ilgili eğitimin verilmesi vurgulanmıĢtır.

Özdemir (1996) “Tekirdağ ilinde tarımsal kooperatiflerde kooperatif ortak iliĢkileri” adlı çalıĢmada Tekirdağ ilinde gayeli örnekleme yöntemi kullanılarak toplam 14 köyde 225 kooperatif ortağı ve her kooperatiften birer yöneticiye ile görüĢülmüĢtür. Tekirdağ Ġlinde bulunan üç kooperatif türü kooperatif ortak iliĢkileri açısından karĢılaĢtırıldığında ortaklar ile sosyal iliĢkiler açısından tarımsal kalkınma kooperatifi diğer iki çeĢit kooperatife göre

(29)

neredeyse iki kat daha iyi iliĢkiler içerisinde olduğu belirlenmiĢtir. Ortakların demokratik yönetime bakıĢ açısı, ortakların kooperatifçilik ilkeleri konusundaki bilgi düzeyleri, kooperatife gidiĢ sıklıkları gibi konularda tarımsal kalkınma kooperatifleri diğer kooperatiflere oranla çok daha iyi durumdadır. Sosyal iliĢkiler açısından tarımsal kalkınma kooperatiflerini sırasıyla tarım satıĢ kooperatifleri ve tarım kredi kooperatifleri izlemektedir. Ekonomik iliĢkiler açısından; tarımsal kalkınma kooperatifleri ortaklarının % 100'ü, tarın satıĢ kooperatifleri ortaklarının % 90‟ı tarım kredi kooperatifleri ortaklarının %80 'i kooperatifleri ile aktif olarak alıĢveriĢte bulunduklarını belirtmiĢlerdir. Yöneticilerin bilgi düzeyi açısından ise tarım kredi kooperatifi yöneticileri daha bilgilidir. Tarımsal kalkınma kooperatiflerinin, kooperatif ortak iliĢkileri açısından devlet güdümlü kooperatiflere oranla daha iyi durumda olması araĢtırmanın önemli sonuçlarından biridir.

Özkanlı (2014) “Kırsalda Kadın GiriĢimciliğinde Örgütlenmenin Önemi: Aksaray Ġli Örneği” isimli araĢtırmada, Türkiye‟de Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının önderliğinde kurulan ortaklarının kadınlardan oluĢtuğu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi örnek olarak alınmıĢtır. Bu bağlamda, Türkiye genelinde 29 kooperatif bulunmaktadır. Aksaray Ġli Gaziemir Köyü kırsal kadınlar tarafından kurulan Tarımsal Kalkınma Kooperatifi örneğe alınmıĢtır. AraĢtırma verileri Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerine üye 117 ortak arasında 30 denek ile yapılan anket çalıĢmasından oluĢturulmuĢtur. AraĢtırmada, kooperatif ortaklarının sosyo-ekonomik özellikleri, kooperatif, giriĢimciliğin tanımı ve kooperatiflerin ortaklarına sağladığı imkânlar, kooperatifin amacı, ortakların kooperatifle ilgili beklentileri, kooperatifleĢme bilinci, kooperatifleĢme baĢarısı incelenmiĢ ve bu özelliklerin kooperatif ortaklarına etkileri araĢtırılmıĢtır. Ürünlerinin kooperatif aracılığıyla pazarlanması, kazançlarını değerlendirme, kooperatif dıĢında yaptıkları iĢ, kooperatifle ilgili beklentilerin gerçekleĢme durumları, gelirleri üzerindeki etkisi, kooperatifte aktif bir Ģekilde çalıĢma durumları, pazara dönüklük oranları bulunmuĢtur. Özellikle kırsal kadın kooperatiflerinin yaygınlaĢtırılması için tarımsal yayım çalıĢmalarına ağırlık verilmesi gerektiği düĢünülmektedir.

Demir (2014) Sarayönü-Gözlü Sulama Kooperatifinin Su Yönetimi ve Kullanım Durumunun Değerlendirilmesi isimli yüksek lisans çalıĢmasında, Konya- Sarayönü ilçesi Gözlü Yer altı Suyu (YAS) Sulama Kooperatifinde, mevcut sulama iĢletmeciliğinin bilimsel yönden değerlendirilmesi amacıyla yapılmıĢtır. Bu kapsamda; kooperatif yönetimi ve su kullanıcılar ile arazide yüz yüze görüĢülerek anket usulü ile veriler toplanmıĢtır. Elde edilen belge ve bilgiler kullanılarak, kooperatif sulama alanının mevcut bitki deseni, bitki sulama suyu ihtiyacı, sulama planları, sulamada kullanılan su miktarı, çiftçilerin sulama sistemlerini

(30)

planlama ve iĢletme bilgileri gibi akılcı ve bilinçli sulama ve su kullanımının temel göstergeleri hakkında mevcut durumun değerlendirmesi yapılmıĢtır. Elde edilen sonuçlara göre, YAS sulama kooperatifi alanında Sulama Oranı düĢük olup, % 40 seviyesindedir. Son 5 yıllık iĢletme bilgileri, kooperatif iĢletmesinde, sulama planlarının tasarruf odaklı hazırlandığını göstermektedir. Ayrıca kooperatiften yararlanan çiftçilerinde aĢırı sulama eğiliminde olmadıkları belirlenmiĢtir.

Eren (2015) “Bursa Ġlinde Süt ĠĢleyen Tarımsal Kooperatiflerin Ekonomik Analizi” isimli yüksek lisans tezinde çağımızın ekonomik sistemi, profesyonel olarak bu sistemin gerekliliklerini yerine getiremeyip büyüyememiĢ, finansal açıdan rekabet gücü zayıf küçük üreticileri örgütlü hareket etmeye mecbur bırakmıĢtır. Kooperatif yöneticileri ise, bir yandan ortaklarının ekonomik ve sosyal menfaatlerini gözetmek diğer yandan da piyasa koĢulları çerçevesinde kar amacı güderek kooperatif menfaatini sağlamak durumundadırlar. Reel sektörde yer alan firmaların rekabet edebilmesi ve baĢarılı olabilmesi için finansal analiz yöntemleri ile sürekli olarak etkinlik ölçümlerini yapmaları oldukça önemlidir.

ÇalıĢmada, Bursa ilinde süt sığırcılığı konusunda faaliyet gösteren 15 adet Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin 2012 ve 2013 yılı bilançoları, gelir tabloları ve bu kooperatiflerle doğrudan anket yolu ile toplanan bilgilerden elde edilen veriler ıĢığında finansal durumu incelenmiĢtir. Ayrıca bu kooperatifler arasında gerek büyüklükleri ve gerekse toplanan sütü çiğ süt olarak pazarlayan kooperatifler ile sütü iĢleyerek iĢlenmiĢ ürün olarak pazarlayan kooperatifler arasında finansal yapıları bakımından karĢılaĢtırmalar yapılmıĢtır. Analiz sonuçlarına göre; kooperatiflerin %33‟ünün varlık anlamında bir önceki yıla oranla büyüdüğü geri kalan %67‟sinin ise bir önceki yıla oranla küçüldüğü görülmüĢtür. Duran varlıklar açısından ise kooperatiflerin sadece %20‟sinin duran varlıklarını arttırabildikleri görülmüĢtür. Varlıkların finansman kaynaklarına bakıldığında kooperatiflerin %33‟ünün öz sermaye oranının istenilen düzeyde olduğu, %20‟sinin finansman kaynağı olarak uzun vadeli borçların ağırlıkta olduğu, %47‟sinin ise varlıklarını büyük oranda kısa vadeli borçlarla finanse ettikleri görülmüĢtür. Sütü iĢleyerek pazarlayan kooperatiflerin kaynak yapısı, net iĢletme sermayesi ve elde ettikleri gelir bakımından topladıkları sütü çiğ süt olarak pazarlayan kooperatiflere nazaran daha iyi durumda oldukları belirlenmiĢtir. Üretilen ürünlerin pazarlanması ise sütü iĢleyerek pazarlayan kooperatiflerin önemli sorunları arasında yer aldığı görülmüĢtür. Kooperatiflerin %60‟ının kar elde etmesine karĢın kar marjlarının oldukça düĢük olduğu ve bazı kooperatiflerin ürün farklılaĢtırmasına giderek daha baĢarılı oldukları belirlenmiĢtir.

Everest (2015) “Tarım Kredi Kooperatiflerinde Ortakların Kooperatifçilik Ġlkelerini Algılamaları ve Yönetime Katılmalarını Etkileyen Faktörlerin Analizi Üzerine Bir AraĢtırma:

(31)

Balıkesir Bölge Birliği Örneği” isimli doktora tezinde baĢarılı kooperatifçilik uygulamaların arkasındaki itici güç kooperatifçilik ilkelerinin doğru ve eksiksiz uygulanmasıdır. Kooperatifler ortakları tarafından yönetilen örgütlerdir. Dolayısıyla baĢarılı kooperatif uygulamaları için kooperatif ilkelerinin ortaklarca iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu çalıĢmada kooperatif ortağı olan çiftçilerin kooperatifçilik bilincini belirlemek amacıyla ortakların kooperatifçilik ilkelerini algılamaları ve kooperatif yönetimine katılmaları araĢtırılmıĢtır. Alan çalıĢması için Tarım Kredi Kooperatifleri ele alınmıĢtır. ÇalıĢmada Tarım Kredi Kooperatifleri Balıkesir Bölge Birliği bünyesindeki Balıkesir, Bursa ve Çanakkale illerindeki çiftçilerle yüz yüze görüĢülmüĢtür.

ÇalıĢmada, çiftçilerin kooperatifçilik ilkelerini algılamaları ve kooperatif yönetimine katılma durumlarını ortaya koymak için, parametrik olmayan istatistik yöntemler, Lojistik Regresyon Analiz Yöntemi ve Bulanık EĢli KarĢılaĢtırma Yöntemi kullanılmıĢtır.

AraĢtırma bulgularına göre kooperatif konusunda eğitim almıĢ, kooperatif ana sözleĢmesini okumuĢ, kooperatif yönetiminde görev almıĢ çiftçiler kooperatifçilik ilkelerinin algılanması konusunda daha bilinçli çiftçilerdir. Dolayısıyla kooperatifçilik bilincinin geliĢtirilmesi için kooperatifçilik eğitimlerinin yaygınlaĢtırılması gerekmektedir. Tarımsal toplantılara katılan, internet kullanabilen çiftçiler ise kooperatif yönetiminde görev alma eğilimi fazla olan çiftçilerdir. ÇalıĢma bölgesinde çiftçilerin internetten faydalanma düzeyleri artırılmalıdır. Ayrıca çiftçilerin düzenlenen tarımsal toplantılara katılım düzeyinin artırılabileceği faaliyetler yapılmalıdır.

Kooperatif ilkelerinin algılanmasında kullanılan Likert Ölçeği skor hesaplamasına göre çiftçiler tarafından en fazla doğru bilinen kooperatifçilik ilkesi “Ortağın demokratik yönetimi” ilkesidir. En az doğru bilinen ilke ise “Özerklik ve bağımsızlık” ilkesidir. Dolayısıyla çalıĢma bölgesindeki yayım programları bu sıralamaya göre planlanmalıdır.

Bulanık EĢli KarĢılaĢtırma Analizine göre kooperatife katılmayı teĢvik eden etkili faktör kooperatifin “girdi temini sağlamasıdır”. Kooperatiften nakit kredi kullanmada etkili olan ilk faktör “kredilerin uzun vadeli olmasıdır”. Çiftçilerin kooperatif yönetiminin seçiminde en etkili faktör “adaylara duyulan güven duygusu”dur.

BüyükbaĢ (2015) “Ankara Polatlı Ġlçesi Sulama Kooperatiflerinin Sulama ĠĢletmeciliğinin Değerlendirilmesi” isimli yüksek lisans çalıĢmasında, Ankara Ġli, Polatlı Ġlçesi‟nde faaliyet gösteren sulama kooperatiflerindeki sulama iĢletmeciliğinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıĢtır. Bu amaç doğrultusunda sulama kooperatifleri bünyesindeki toprakların, tarımsal sulama açısından özellikleri incelenmiĢtir. Ayrıca, bölge çiftçilerinin kullandıkları sulama yöntemleri ve iĢletmecilik sorunları anketler yapılarak

Şekil

Çizelge 3.2  Anket ÇalıĢması Yapılan  Aksaray Ġl, Ġlçe, Köy ve Kooperatifleri
Çizelge 3.3 GörüĢme Yapılan Kooperatif Ortağı Sayıları ve Kooperatiflere Göre Dağılımı
Çizelge 4.3 Dünyada Kooperatiflerin Sektörel Dağılımı
Çizelge 4.4  Dünyanın En Büyük Kooperatif ġirketleri
+7

Referanslar

Benzer Belgeler

Yandaki tabloda ikişer tane yazılmış üç basamaklı sayıları bulup farklı renklere boyayın.. ve noktalı

Çalışmamızda da ölçek puanları ile karşılaştırıldı- ğında şiddete uğrayan kadınların (fiziksel, duygusal, ekonomik ve cinsel şiddet) depresyon ve anksiyete

Stratejik Ölçüm ve Yönetim Sistemi olan Kurumsal Performans Karnesi (Balanced Scorecard) kurumsal performansta atılım yapmak amacıyla, geleneksel ve tek boyutlu

Risk davranış gruplarına göre değerlendirildiğinde sigorta primlerinin düşük olması koşuluyla sigorta yaptırabileceğini söyleyen çiftçilerin oranı risk seven

Ġlgili Kurumlar: Tarım Bakanlığı, Ticaret Odaları, Özel Sektör, Üretici Birlikleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri. Sorun

Merhale kapsamındaki sol sahilde halen inşaatı devam eden ve bugüne kadar tarla içi arklar, sulama ve drenaj kanalları vasıtasıyla sulama suyu ihtiyacı karşılanan 32.187

Bu küm elem e bugün için geçerli olabi­ lir mi, diye sorup ekliyorum; "mutsuz azın­ lık’ için yazanlar, m utlu çoğunluğu mutsuz etm ek için bir şeyler yapmalı mı..

Araştırmada yer alan bilim insanlarından Dominik Muller daha önce ekibiyle birlikte tuzun yangıyı tetikleyerek yüksek tansiyona neden olan Th-17 bağışıklık hücrelerinin