• Sonuç bulunamadı

Bir acı daha

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bir acı daha"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

\

\

BİR ACI DAHA

Y

E N İ seneye ikinci bir acı hâtıra ile başlıyoruz. Birkaç

gün evvel aziz dostum Kemal Salih telefon etti. Şehir

Tiyatrosunun «Hisse-i-Şâyia» adlı eseri tekrar program ı­ na alması ve büyük sanatkârın 1942 senesi Aralık ayının 29 un­ cu günü vefat eylemiş bulunmasıyle ölümünün 25 inci yılı ol­ duğunu bana hatırlatıp aşağı yukarı o tarihe yakm yazılarım­ da ondan bahsetmekliğimi söyledi.

Bu vazifenin ifasına icabet ettim. Zira Şadi çapında sanat­ kârları unutmamak geride kalanlar için tediyesi gereken üs­ tün bir borçtur.

Şadi 16 yaşında aktörlüğe heves etti. Fıtri bir istidadı var­ dı. Bu istidat onda 1908 Meşrutiyetinin ilânı -ile inkişaf etmiştir. Zaten pederi askeri doktor Rıfat Bey ki Îstanbulun sayıh nük­ tedanlarından merhum Hacı Bey zade Muhtar Beyin biraderi­ dir. O da kardeşi gibi nüktedan ve zarif bir adamdı. Her ikisi de dostumdu.

Şadinin valdesinin pederi, Arapcaya olan derin vukufu ile tanınmış hocamız Hacı Zihni Efendi merhum idi.

Şadi kadar sanatkârlığa intisabına karşı konulmuş kimse

yoktur. Büyük sanatkârlarımızın çoğu bu yüzden evlerinden

koğulmuşlardır. Fakat Şadi bunların en mağdurlarından biri­ dir.

Bunda Şadi kadar müşkül vaziyette bulunan Haoı Zihni

Efendi merhumdu. Torununu gözü gibi seviyor, aktörlüğünü

de bir türlü hazmedemiyordu. Bir gün Damat Şerif Paşaya dert yanmış, o da:

— Hocam, niçin böyle düşünüyorsunuz? Şadi’nin aktörlüğe İstidadı, hevesi varsa niye mâni olmalı? Bu vâdide ilerler, Av- rupada olduğu gibi o da büyük bir artist olur.

İtirazına Hacı Zihni Efendi beyaz sakalını tutarak: — Paşa, der, ben Arapça ve Ulum-u-diniye hocası Hacı Zih­ ni... Sonra torunum oyuncu Şadi! Nasıl olur?

Oldu. Şadi’nin sanat anlayışı büyük babasının mümanaatı­ nı değil, dağlan devirecek kuvvette idi.

Şadi aktör oldu. Hattâ bir de sanatkâr Zabel Hanımla ev­ lendi. Hattâ arada ziyaretime gelen Gazanfer adlı bir de oğlu oldu. Amcası Hacı Bey zâde Muhtar Bey anlatmıştı:

« — Geçen gün Beylerbeyine Zihni Efendiye gittim. Efendi, Şadi’nin hasretine dayanamamış, kansı ile beraber dahi otur­ mayı kabul etmişti. Zihni Efendi yukarıdan sesleniyor:

— Zabel Hanım, kızım!

Zabel aşağıdan Ermenice: «E fen dim » demek olarak cevap veriyor:

— Hamme!

— Hay seni hammeler götürsün.»

Şadi sanatta yükseldikçe yükseldi. Nihayet muhtelif piyes­ lerin şâhikalarında gördük.

Büyük Behzat, Vasfi Rıza, Î. Galip, Hüseyin Kemal, Muvah- hid ve diğer meslekdaşları ile öyle bir topluluk yapıyorlardı İd memleket bir daha böyle bir sanat ahengi tatmayacaktır.

Şadi, hususiyet halinde sükût! bir adamdı. Fakat sahneye

çıktığı zaman meydana koyuverilmiş bir Arap küheylânma

benzerdi. En güç mânialardan süzülür, tozu dumana katardı. Şadi için A. Madad, Ahmet Fehim’den ilham aldığını söy­

ler. Yanlıştır, Raşit Rıza merhum Ahmet Fehim’in talebesin-

dendir, fakat Şadi hocasız yetişmiştir. Buna rağmen üstadlara sonsuz bir hürmet ve minnet beslerdi.

Şadi ilk defa M olyer’in, Ahmet Vefik Paşa merhumun adap­ te ettiği Zor Nikâhı adlı komedisinde Hakim Senâi rolünü ya­ pıyordu. Şadi bu rolü harikulade oynamıştır.

B ir gün akşam yemeğinde Kemal Salih’in evinde idik. Lâ­ kırdı Kavuklu Hamdi merhumdan açıldı.* Daima sâkin adam olan Şadi ateşlendi, coştu.

’ — Hamdi merhum, bizde gelmiş ve gelecek sanatkârların en büyüğüdür.

Sonra âdeta gözleri yaşararak ilâve etti:

— İsbatı meydanda... O öldü, orta oyunu ve kavuklu rolü de heraber öldü, size bir hâtıramı anlatayım:

B ir gün Hamdi merhumun menfaatine bir oyun veriyorduk. M olyer’in «Z or Nikâhı» m koyduk. Hamdi merhum:

— Şadi Bey! dedi, ben de teberrüken bir rol alayım. — Hay hay dedim, size İvaz Ağa rolünü verelim.

Onlar provalara başladılar. Ben yine Hakim Senâi rolünü

yapıyordum, evvelce yüzlerce defa oynadığım için pek tabiî

olarak provaya gitmedim. İlk defa karşılaştık... Karşım da öyle bir İvaz Ağa vardı ki yüzünün mimik oyunları ile beni gülme­ den bayıltacak hale getiriyordu. Bir bahane ile kulise giriyor, orada kahkahalarımı boğuyor ye yine rolüme devam ediyor­ dum. Nihayet yanma sokularak fısıldadım:

— Hocam, merhamet et, bayılacağım, çehre oyunlarına son yer. Kendimi tutamıyorum.

Benim bu sözüme karşı öyle bir baktı ki dayanamadım.

Kahkahayı patlattım. Fakat kahkaha Hakim Senâi’nin dayak yemesi sahnesine geldiği için kahkahalarla ağladım.

Referanslar

Benzer Belgeler

Fifty-six CT slices bearing the largest hyperdense area of the series were picked up by manually from 76 consecutive patients admitted to the intensive care unit of a single

藥學院生藥學研究所賴奎宏老師學術分享:天然藥用資源的科學探索

Microglia constituted several immune molecules, such as the major histocompatibility complex class II antigens, complement type 3 receptors and macrophage lysosomal antigens of

萬芳二場醫學記者會~中醫科火針與科學色素痣檢測

有天,有個和她同名同姓的人在她先 生臉書上看到蕭麗華先前受訪的新

[r]