• Sonuç bulunamadı

Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programının değerlendirilmesi Sivas ili örneği

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programının değerlendirilmesi Sivas ili örneği"

Copied!
99
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİ PROGRAMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

SİVAS İLİ ÖRNEĞİ Murat DEMİRBÜK

Y.Lisans Tezi

Tarım Ekonomisi Anabilim Dalı Prof. Dr. A.Zafer GÜRLER

2013 Her hakkı saklıdır

(2)

Y.LİSANS TEZİ

KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİ

PROGRAMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

SİVAS İLİ ÖRNEĞİ

Murat DEMİRBÜK

TOKAT 2013

(3)
(4)

bir yerden alınmadığını, kullanılan verilerde herhangi bir tahrifat yapılmadığını, tezin herhangi bir kısmının bu üniversite veya baĢka bir üniversitedeki baĢka bir tez çalıĢması olarak sunulmadığını beyan ederim.

(5)

KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARININ DESTEKLENMESĠ PROGRAMININ DEĞERLENDĠRĠLMESĠ SĠVAS ĠLĠ ÖRNEĞĠ

Murat DEMĠRBÜK GaziosmanpaĢa Üniversitesi

Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Ekonomisi Anabilim Dalı DanıĢman: Prof. Dr. A.Zafer GÜRLER

Bu araĢtırma; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca uygulanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programını (KKYDP) kapsar. ÇalıĢmada, bu programın 2006–2010 yılları arasındaki uygulamalarının değerlendirilmesi yapılmıĢtır. AraĢtırmada kırsal alan, kırsal kalkınma kavramları açıklanmıĢ ve Türkiye’de bugüne kadar uygulanan kırsal kalkınma modellerine yer verilmiĢtir. Avrupa Birliğinin kırsal kalkınma yaklaĢımı ayrı bir bölüm olarak ele alınmıĢtır. ÇalıĢmada, KKYD programın amaçları ile sonuçları karĢılaĢtırılmıĢ ve uygulama aĢamasında il proje yürütme birimi ve yüklenicilerin yaĢadıkları problemler ortaya konmaya çalıĢılmıĢtır. AraĢtırma verileri Sivas ilinde 2006–2010 yılları arasında programdan yararlanan 172 yatırımcı ile yapılan anketlerden sağlanmıĢtır. ÇalıĢma sonunda elde edilen bulgular istatistikî yöntemlerle analiz edilmiĢtir. Anket çalıĢmaları sonucunda, uygulanan programın yatırımcıların rekabet gücünü olumlu etkilediği gözlenmiĢtir. Yatırımcıların gelirlerinin arttığı, iĢ yüklerinin azaldığı görülmüĢtür. Ayrıca yatırımcıların %50'den fazlasının iĢletmelerini büyütmeyi düĢündükleri tespit edilmiĢtir. Yükleniciler ve program yürütücüleri ile yapılan görüĢmelerde elde edilen sonuçlar değerlendirilmiĢtir. ÇalıĢma sonucunda çözüm ve öneriler ortaya konulmuĢtur.

Anahtar Kelimeler: Kırsal kalkınma, Program, Yatırımcı

2013, 86 sayfa

(6)

EVALUATION OF RURAL DEVELOPMENT INVESTMENTS SUPPORT PROGRAM

A CASE STUDY OF SIVAS

Murat DEMĠRBÜK GaziosmanpaĢa University

Graduate School of Natural and Applied Sciences Department of Agriculture Economics Supervisor: Prof. Dr. A.Zafer GÜRLER

The study covers Rural Development Investment Support Program implemented by The Ministry of Food, Agriculture and Livestock. In this study the applications of the program between 2006 and 2010 were evaluated. Rural area and rural development concept were explained and rural development model that carried out in Turkey were included in this research. Approach to rural development in European Union was covered as a separate section. Objectives of the program and its results were compared. Problems that provincial project unit and contractors came across during the implementation of the program have been studied. The study has been completed with dates obtained from the survey done with 172 investors. The finding has been obtained at the end of the study, has been analyzed through statistical methods. The survey shows that program has been contributed to the competitiveness of the investors. In addition to this income of the investors has been increased and workloads of the investors have been decreased at the end of the program. Also the survey shows that more than 50% of the investors want to improve their business. All the results obtained from the survey and information taken from the contractors and provincial project unit have been evaluated. The suggestions and solutions are brought out by the study.

Keywords: Rural development, Program, Investor

2013, 86 pages

(7)

Prof. Dr. A.Zafer GÜRLER’ e ve Tarım Ekonomisi Bölümü’ndeki hocalarıma en içten teĢekkür ve saygılarımı sunarım. ÇalıĢma süresince desteklerini esirgemeyen Sivas Ġl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü KKYDP biriminde çalıĢan mesai arkadaĢlarıma, ve ayrıca her zaman yanımda olan sevgili oğlum ile eĢime çok teĢekkür ederim.

Murat DEMĠRBÜK

ġubat - 2013

(8)

ABSTRACT ……….……….. ii ÖNSÖZ ……….………. iii SİMGE VE KISALTMALAR DİZİNİ ………... vi ŞEKİLLER DİZİNİ ………...………... ÇİZELGELER DİZİNİ ……….………... vii viii 1. GİRİŞ ………. 1 1.1. Konunun Önemi……… 1 1.2. ÇalıĢmanın Önemi……… 2 1.3. Konunun Kapsamı……… 3 2.LİTERATÜR ÖZETLERİ ... 4 3. MATERYAL ve YÖNTEM ……… 7 3.1.Materyal ……… 7 3.2.Yöntem……….. 7

3.2.1. Örnekleme AĢamasında Uygulanan Yöntemler………... 8

3.2.2. Örneğe Giren Yatırımcılara Anket AĢamasında Uygulanan Yöntem…... 9

4. KURAMSAL ÇERÇEVE ……….………. 10

4.1. Kırsal Alan………... 10

4.2. Kırsal Kalkınma...………... 12

4.2.1. Kırsal Kalkınmanın Anlamı ve Kapsamı.. ………... 12

4.2.2. Kırsal Kalkınmanın Ġlkeleri... 13

4.2.3. Kırsal Kalkınmanın Amaçları ………... 17

4.3. Kırsal Yapı………... 19

4.4. Kırsal Kalkınma Uygulamalar... 22

4.4.1. Cumhuriyet Yılları………. 22

4.4.2. Planlı Kalkınma Dönemi 1960-2004………. 24

4.4.3. Avrupa Birliği Süreci 2005 Sonrası………... 34

4.4.4. Kırsal Kalkınma Modelleri………... 39

4.5. AB Kırsal Kalkınma Politikası………... 44

4.5.1. Ortak Tarım Politikası... 44

4.5.2. Kırsal Kalkınmaya GeçiĢ... 49

4.5.3. 2007–2013: Yeni Kırsal Kalkınma YaklaĢımı ve Politikası... 53

4.5.4. Kırsal Kalkınma Politika Araçları... 54

5. BULGULAR ve TARTIŞMA... 58

5.1.Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programının Amacı………. 58

5.2. AraĢtırma Bölgesinde Kırsal Yapı ve Uygulamalar………. 62

5.2.1. Sivas'ta Kırsal Yapı... 62

5.2.2. Sivas Ġli KKYDP Uygulamaları (2006–2010)………... 63

5.3. Program PaydaĢları………... 66

5.3.1. Ġl Proje Yürütme Birimleri………. 66

5.3.2. Yükleniciler………... 68

5.3.3. Yatırımcılar……… 69

(9)

ÖZGEÇMİŞ………. 86

(10)

AB Avrupa Birliği

AET Avrupa Ekonomik Topluluğu

AKS Arıcılık Kayıt Sistemi

BYKP BeĢ Yıllık Kalkınma Planı

ÇKS Çiftçi Kayıt Sistemi

DB Dünya Bankası

DPT Devlet Planlama TeĢkilatı

DTÖ Dünya Ticaret Örgütü

EAFRD Kırsal Kalkınma Ġçin Avrupa Tarımsal Fonu

EAGGF Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu

FEOGA Avrupa Tarımsal Garanti ve Yönlendirme Fonu

GAP Güneydoğu Anadolu Projesi

GSMH Gayri Safi Milli Hasıla

GSYH Gayri Safi Yurtiçi Hasıla

IPARD Kırsal Kalkınma için Katılım Öncesi Yardım Aracı

IMF Uluslararası Para Fonu

KKP Kırsal Kalkınma Planı

KKYDP Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı LEADER Kırsal Ekonomi ve Kalkınma Eylemleri Arasındaki Bağlantılar

OECD Ekonomik Kalkınma ve ĠĢbirliği Örgütü

OTP Ortak Tarım Politikası

OVP Orta Vadeli Program

ÖUKP Ön Ulusal Kalkınma Planı

PYB Proje Yürütme Birimi

SAPARD Tarım ve Kırsal Kalkınma için Özel Katılım Programı

TKB Tarım ve KöyiĢleri Bakanlığı

TUĠK Türkiye Ġstatistik Kurumu

UKKS Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi

(11)

ġekil 4.1. OECD kriterlerine göre Türkiye’deki kırsal alanların sınıflandırılması 22

(12)

Çizelge 4.1. Nüfusun kırsal ve kentsel dağılımı………. 20

Çizelge 5.1. Sivas Ġli Arazi Dağılımı………... 63

Çizelge 5.2. Sivas Ġli ÇKS Kayıtlı iĢletme sayıları……….. 63

Çizelge 5.3. KKYDP Ekonomik yatırımların alt sektörlere göre dağılımı……….. 64

Çizelge 5.4. KKYDP Ekonomik yatırımların ilçelere göre dağılımı………... 64

Çizelge 5.5. KKYDP Makine-Ekipman BaĢvuru ve GerçekleĢme……….. 65

Çizelge 5.6. KKYDP Makine-Ekipman sayıları……….. 65

Çizelge 5.7. Yatırımcıların yaĢ grupları ve oranları……… 69

Çizelge 5.8. Yatırımcıların öğrenim durumları ve oranları………... 70

Çizelge 5.9. Yatırımcıların Çiftçi Örgütlerine üyelik durumları ve oranları……... 70

Çizelge 5.10. Yatırımcıların sosyal güvenlik durumları ve oranları……… 70

Çizelge 5.11. Yatırımcıların bilgi kaynakları ve oranları……… 71

Çizelge 5.12. Yatırımcıların destekleme tutarına iliĢkin düĢünceleri ve oranları… 72 Çizelge 5.13. Yatırımcıların Programın makine-ekipman fiyatlarına etkisine ĠliĢkin düĢünceleri ve oranları………... 73

Çizelge 5.14. Yatırımcıların Program kapsamındaki makine-ekipman sayısı ve bunların bölgeye uygunluğuna iliĢkin düĢünceleri ve oranları……. 72

Çizelge 5.15. Yatırımcıların seçim kriterlerinin uygunluğuna iliĢkin düĢünceleri ve oranları………. 72

Çizelge 5.16. Yatırımcıların Makine-ekipman alımlarına programın etkisi ve oranları……….. 72

Çizelge 5.17. Yatırımcıların programın uygulama aĢamasında karĢılaĢtıkları sorunlar ve oranları………... 73

Çizelge 5.18. Yatırımcıların program sonrasına iliĢkin düĢünceleri ve oranları…. 73 Çizelge 5.19. Yatırımcıların program sonrası makine-ekipman ihtiyaçlarına iliĢkin düĢünceleri ve oranları………... 73

(13)

Çizelge 5.22. Yatırımcıların program sonrası ürün kalitelerine iliĢkin düĢünceleri

ve oranları……….. 74

Çizelge 5.23. Yatırımcıların program sonrası bölgede tarımsal üretime iliĢkin

düĢünceleri ve oranları……… 74 Çizelge 5.24. Yatırımcıların program sonrası bölgede tarımsal ürün çeĢitliliğine

iliĢkin düĢünceleri ve oranları……… 75 Çizelge 5.25. Yatırımcıların programın gelirleri üzerine etkilerine iliĢkin

düĢünceleri ve oranları……….. 75 Çizelge 5.26. Program öncesi bölgede veya iĢletmede makine-ekipman varlığına

iliĢkin oranlar……… 75

Çizelge 5.27. Yatırımcıların programı ile ilgili genel düĢünceleri ve oranları…… 76

(14)

Kırsal Kalkınma 2000‟li yıllarda uygulamalardaki değiĢime bağlı olarak yeni anlamlar kazanmıĢtır. Bu yönüyle gündemde daha çok yer almaya baĢladığı ifade edilebilir. Kırsal kalkınma politikaları, tarım politikaları ile birlikte Avrupa Birliği sürecinde Türkiye‟nin önünde zor bir süreç olarak durmaktadır (Örnek, 2007).

Türkiye ve diğer birçok ülkede, kentler ekonomik ve sosyal olarak birer çekim merkezi haline getirilmiĢtir. Buna karĢın kırsal alanların itici gücü kırsal ve kentsel alanlardaki dengenin gittikçe bozulmasına, kırsal alanların tarım dıĢında iĢ olanağı yaratamaması sonucu sosyoekonomik yönden gerilemesine neden olmuĢtur. Kırdan kente doğru dengesiz göç kentlerde de artan sorunları beraberinde getirmiĢtir (Örnek, 2007). Nüfusun kırda tutulabilmesi, büyük yerleĢme merkezlerine olan göçün hızının kesilebilmesi için, kırda ve küçük yerleĢim merkezlerinde istihdam yaratacak politikaların izlenmesi ve buraların sosyoekonomik yönden yaĢanabilir yerler haline getirilmesi gerekir (Dinler, 2008).

Kırsal kalkınma açısından asıl önem kazanan süreç, 1986–1994 Uruguay turu sonucunda kurulan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) „nün yaptırımları ile baĢlamıĢtır. DTÖ, tarımsal ticaretin serbestleĢtirilmesi yönünde görüĢ bildirmiĢtir. Türkiye‟nin de aralarında bulunduğu 147 üyeli DTÖ, 1995 yılında imzalanan Tarım AnlaĢması‟na göre tarımsal iç desteklerde ve gümrük tarifelerinde indirim sağlamıĢtır (Dağ, 2007).

Kırsal kalkınma AB üyelik sürecinde karĢılaĢılan zorlukların çözülmesinde ve DTÖ politikalarından olumsuz etkilenen kırsal/tarımsal nüfusun yaĢam standartlarının geliĢtirilmesinde baĢvurulabilecek önemli bir araçtır. DTÖ tarafından yeĢil kutuya alınması ve bu alana yönelik desteklemelere izin verilmesi uluslararası baskı olmadan geliĢmekte olan ülkelerin kendi koĢullarına uygun politikalar geliĢtirmesine olanak vermektedir. Kırsal kalkınma ile tarımsal kalkınma ifadelerinin netleĢtirilmesi bu alanlara yönelik politikalarında netleĢmesine katkıda bulunacaktır. Kırsal kalkınma programları aracılığıyla kırsal alana yapılacak yatırımlar kentlere yönelen göçün ortaya çıkardığı çarpık kentleĢmenin önüne geçebilecek ve oluĢabilecek diğer sorunlarıda bir ölçüde engelleyebilecektir.

(15)

Bu açıdan bakıldığında kırsal alana yatırım yapılmaması, kentlerin çok daha büyük maliyetlerle düzenlenmesi gereğini doğuracağı söylenebilir.

Programın değerlendirilmesi ile ulaĢılacak sonuçların programın sonraki uygulamalarına ve bundan sonra hazırlanacak kırsal kalkınma projelerine katkı sağlayacağı düĢünülmektedir.

1.2. Çalışmanın Önemi

Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Ulusal Tarım Stratejisi çerçevesinde uygulamaya konulmuĢtur. Ulusal Tarım Stratejisinin amacı; kaynakların etkin kullanımı ilkesi çerçevesinde ekonomik, sosyal, çevresel ve uluslararası geliĢmeler boyutunu bütün olarak ele alan örgütlü, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir bir tarım sektörünün oluĢturulması olarak belirlenmiĢtir. Aynı belgede stratejik amaçlardan biride „üreticilerin gelir düzeyinin yükseltilmesi ve istikrarının sağlanması, üretim maliyetlerini azaltıcı ve teknolojik geliĢimi hızlandırıcı tedbirlerin uygulamaya konulması yoluyla üreticilerin rekabet düzeylerinin yükseltilmesi‟ olarak belirtilmiĢtir (Anonim, 2004).

Bu çalıĢmada yukarıda belirtilen amaç doğrultusunda yürütülen (Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP)‟nin uygulamaları konu edilmiĢtir. Program iki baĢlık halinde uygulanmaktadır. Birincisi ekonomik yatırımlar ve toplu basınçlı sulama sistemleri diğeri ise makine-ekipman alımlarının desteklenmesidir. ÇalıĢmada özellikle makine-ekipman alımlarının desteklenmesi alt programı üzerinde durulmuĢtur. KKYDP kapsamında Makine ve Ekipman Alımlarının Desteklenmesi Programı, kırsal alanda belirlenen bazı tarımsal makine ve ekipman alımlarına yönelik yapılacak harcamaları belirli oranlarda hibe olarak finansmanı yoluyla desteklemeyi hedeflemiĢtir. Bu yolla tarım sektörünü ihtiyaç duyduğu tarım alet ve makine altyapısı yönünden güçlendirmek, gelir ve sosyal standartlarını geliĢtirmek ayrıca tarımsal faaliyetler için geliĢtirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımını yaygınlaĢtırarak; daha kaliteli ve pazar isteklerine uygun üretim yapılmasını sağlamak, zor Ģartlarda ve bedenen çalıĢan üreticilerin iĢlerini kolaylaĢtırmak ve üretim maliyetlerini düĢürerek uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir düzeye getirmek amacıyla uygulamaya konulmuĢtur (Anonim, 2010).

(16)

Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programının Sivas ilindeki uygulamalarının ilk 5 yılının değerlendirileceği bu çalıĢmada uygulamada karĢılaĢılan sorunların yanı sıra bunlara iliĢkin çözüm önerilerinin de yer aldığı bir bölüm bulunmaktadır.

Türkiye‟de özellikle 1980 sonrası kırsal kalkınmaya yönelik iç ve dıĢ kaynaklı birçok proje uygulanmıĢ ve bunların bir kısmı araĢtırmalara konu olmuĢtur. Bu çalıĢma, uygulama sürecinde karĢılaĢılan sorunları ve buna iliĢkin çözüm önerilerini tartıĢmaya açarak, kırsal alana yönelik uygulanan projelerin etkinliğini artırmayı hedeflemektedir.

1.3. Konunun Kapsamı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 2006 yılından itibaren uyguladığı „„Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programı‟‟ ile kırsal alana kaynak aktarımı konusundaki çalıĢmalar konunun kapsamını oluĢturmaktadır.

ÇalıĢma alanı olarak Sivas ili seçilmiĢtir. Kapsanan süre Sivas ilinde Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programının baĢladığı 2006 yılından itibaren 5 yıllık uygulamalardır. Seçilen dönem itibarıyla program uygulamalarının tarım stratejisi ve tebliğde yer alan amaçlar açısından değerlendirilmesi yapılmıĢtır.

ÇalıĢma 6 bölümden oluĢmaktadır. 1. bölüm konunun ve çalıĢmanın öneminin yer aldığı giriĢ bölümüdür. 2. bölüm konu ile ilgili çalıĢmaların yer aldığı literatür özetlerini kapsamaktadır. 3.bölüm Materyal ve yöntem, 4. bölüm kırsal alan, kırsal kalkınma, kırsal yapı, Türkiye'de ve AB'de uygulanan kırsal kalkınma politikaları ve politika araçlarını içermektedir. 5. bölümde araĢtırma sonucu elde edilen bilgiler, araĢtırma alanının kırsal yapısı ve bu alanda uygulanan projeler ve program paydaĢları ile ilgili bilgilere yer verilmiĢtir. 6. ve son bölüm is bulguların sonuçlarını ve çözüm önerilerini kapsamaktadır.

(17)

düzeni ve Türkiye nüfusunun özellikleri incelenmektedir. Ayrıca Kırsal kalkınma, kırsal altyapı ve kamusal hizmetler ile kırsal alanda sosyal araĢtırmalara giriĢ konularına yer verilmiĢtir.

Turhan (2005), AB Üyeliği Yolunda Kırsal Kalkınma Tedbirleri Uygulama Süreci adlı çalıĢmada, kırsal kalkınma kavramı, Türkiye`deki kırsal kalkınma faaliyetleri ve AB`nin geniĢleme perspektifinde uyguladığı kırsal kalkınma politikaları, uygulama mekanizmaları ve baĢarılı örnek olarak gösterilen Bulgaristan ve Romanya`nın SAPARD uygulamalarına yer verilmektedir.

Bakırcı (2007), çalıĢmada evrensel anlamda kırsal kalkınmanın tanımlanmasındaki farklı yaklaĢımlar ele alınıyor. Türkiye‟de yaĢanan tarihsel süreç sorgulanarak son dönemde Avrupa Birliğine (AB) uyum konusunda yoğunlaĢan çalıĢmalar irdeleniyor. ÇalıĢma, Türkiye için bir kırsal kalkınma perspektifi oluĢturma çabasıyla son buluyor. Çakar (2007), ÇalıĢmada, 1980‟den sonra uygulanan modellerin baĢarılı ve baĢarısız yanları incelenmektedir. Köylerin, ekonomik, kültürel ve sosyal yönden değerlendirmesi yapılmakta ve kırsal alanın kalkınmıĢlık derecesi saptanmaya çalıĢılmaktadır.

Dağ (2007), Kırsal kalkınma son yıllarda Türkiye de daha çok konuĢulur oldu. Halen nüfusun %30'una sahip olan kırsal alanda oluĢan değiĢimleri, geliĢmeleri ve sorunları çeĢitli yanlarıyla ele almaktadır. Kalkınma ve Demokrasi arasındaki iliĢki, Türkiye'nin Bölgesel Kalkınma Pratiği, Yeni Bölgesel Kalkınma YaklaĢımları, Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Sorunu, Demokrasinin toplumsallaĢmasında kooperatifler, Kırsal nüfusun kaynaklara ve kararlara eriĢimi hangi araçlarla kurumsallaĢmalı ve nasıl bir destekleme modeli yaĢama geçirilmeli, Kırsal alanın makro bağı ne anlam ifade ediyor gibi sorulara yanıt aramaktadır. Kırsal kalkınmada devletin rolü nedir, KüreselleĢme ve Kırsal Alanın DönüĢümü, AB Sürecinde Tarım ve Kırsal Kalkınma, ĠMF ve DB gibi dıĢsal süreçler tarımı ve kırsal alanı nasıl dönüĢtürmektedir. Göç ve Kırsal Alanın Göç Dinamikleri, Kırsal kalkınmada temel stratejiler hangi ilkelere dayanması gerektiği ve bu sorunlarla nasıl mücadele etmek gerektiği tartıĢılıyor.

(18)

Örnek (2007), AB‟nin kırsal kalkınma anlayıĢı ve bu alanda geliĢen ve değiĢen politikaları analiz edilmektedir. Ayrıca Türkiye‟de bugüne kadar edinilen kırsal kalkınma deneyimlerine ve AB yolundaki gereksinimlere değinilmektedir. Kırsal kalkınma alanında faaliyet gösteren farklı kurum ve kiĢilerin kırsal kalkınma konusundaki fikirleri yansıtılmaktadır. Böylece Türkiye‟deki çeĢitli kurumların hem AB‟nin kırsal kalkınma politikası hem de Türkiye‟nin bu alanda atması gereken adımlar hakkındaki fikir yelpazesi sunulmaktadır.

Akın (2008), çalıĢmada, Dünyada kırsal kalkınma alanında ortaya çıkan yeni yönelimler ve Dünya Bankası (DB) ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) gibi uluslar arası kuruluĢların kırsal kalkınma yaklaĢımlarına yer verilmektedir. AB de kırsal kalkınma, aday ülkelere yönelik mali yardımlar ve AB uyum sürecinde Türkiye‟de kırsal kalkınma politikaları ele alınmaktadır.

Dinler (2008), Bölgesel Ġktisat adlı kitabında önce genel olarak bölgelerarası geliĢmiĢlik farklarının ortaya çıkıĢı ve sakıncaları ile bu farklılıkların ortadan kaldırılması için izlenmesi gereken politikaların ilke, amaç ve araçlarını inceleyerek çeĢitli ülkelerde izlenen politikalar üzerinde durmaktadır. Bu açıklamaların ardından Türkiye‟de bölgelerarası geliĢmiĢlik farklarının ortaya çıkıĢı ve günümüzdeki yoğunluğu ile dengesizliği azaltmaya yönelik olarak Ģimdiye kadar izlenen politikalar hakkında bilgi verilmektedir.

Ekin (2008), ÇalıĢmada, ilk olarak; kırsal kalkınma kavramı ve AB Kırsal Kalkınma Politikası üzerinde durulmaktadır. Uygulanan kırsal kalkınma politika araçları hakkında bilgi verilmektedir. Daha sonra AB kırsal kalkınma politikasının tarım ve hayvancılık sektörü üzerine etkileri tespit edilmeye çalıĢılmakta, bu anlamda tarım ve hayvancılık yapısı Türkiye‟ye çok benzeyen ülkelerden olan Bulgaristan‟ın bu konudaki tecrübeleri irdelenmektedir.

Girgin (2008), Kırsal alan, tarım, altyapı ve kırsal kalkınma gibi temel kavramlar açıklanmaktadır. Kalkınma altyapı iliĢkisi ve kırsal kalkınma planlaması ile ilgili bilgiler verilmektedir. Kırsal kalkınma ve tarımsal geliĢme için gerekli altyapı yatırımları ile ilgili bilgiler verilerek kırsal kesimin bütün yönleri ele alınmaktadır. Sevinç (2008), Bu çalıĢmada Türkiye‟nin mevcut kırsal alan sorunları ile geçmiĢten bugüne kadar kırsal alanları ilgilendiren politikaları ve uygulamaları incelenmekte olup;

(19)

Dünyadaki geliĢmelerle birlikte yeni politika oluĢumları, ulusal kırsal kalkınma stratejisi ele alınmaktadır. Kırsal alanların uygun yasam koĢullarına kavuĢturulması için yapılabilecekler konusunda öneriler oluĢturulmaya çalıĢılmaktadır.

Kayıkçı (2009), Türkiye‟de kırsal alan yönetimini ve kırsal kalkınma politikasını ele almaktadır. Türkiye‟de kırsal alan yönetimi ve kırsal kalkınma politikası nedir ve nasıl bir geliĢim seyri izlemektedir sorusuna yanıt aranmaktadır. Türkiye‟de, özellikle 2000‟li yıllar sonrası, kırsal alan yönetiminde ve kırsal kalkınma politikasında yaĢanan değiĢimi ve değiĢimin kaynağını ortaya koymak amaçlanmaktadır.

Günaydın (2010), Kitabın „AB Kırsal Kalkınma Politikası‟ baĢlığını taĢıyan 3. bölümünde, AB-15, AB-27 ve aday ülkelerin önemli ölçüde farklı kırsal alan yapılarına ve sorunlarına sahip oldukları vurgulanmaktadır. Bu bağlamda tek bir kırsal kalkınma politikasının tüm bu çeĢitlilik için uygun çözümlemeler konusunda yetersiz kalabileceğinin altı çizilerek, AB kırsal kalkınma politikalarında görülen değiĢimlerin analizi yapılmaktadır. Tarımla olan bağı zayıflatılmıĢ bir kırsal kalkınma anlayıĢının geniĢleme süreçleri ile olan iliĢkisinin altı çizilmektedir. AB kırsal kalkınma politika araçları irdelendikten sonra; Türkiye‟nin kırsal kalkınma yaklaĢımının AB odaklı bir yapıya dönüĢümü değerlendirilmektedir.

Kolukırık (2010), Bu çalıĢmada, AB‟nin geniĢleme perspektifinde uyguladığı kırsal kalkınma politikaları ve Türkiye‟nin, mevcut durumu dikkate alınarak, AB‟ye uyum sürecinde kırsal kalkınma fonlarından yararlanma olanakları incelenmiĢtir.

(20)

ÇalıĢma 2006-2010 yılları arasındaki süreci kapsamaktadır. ÇalıĢmanın temel materyalini Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından uygulanan ''KKYDP makine-ekipman alımlarının desteklenmesi'' alt programından destek almıĢ 172 yatırımcıdan anket yoluyla elde edilen bilgiler oluĢturmaktadır. Öte yandan Sivas Ġl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme ġube Müdürlüğünde oluĢturulan proje yürütme birimi ve Sivas ilinde faaliyet gösteren yükleniciler ile yapılan yüz yüze görüĢmelerden elde edilen bilgilerden de yararlanılmıĢtır. Söz konusu dönemde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yayımlanmıĢ uygulama rehberleri ise yararlanılan ikincil kaynaklardır. Kırsal Kalkınma konusunda yayınlanmıĢ kitaplar, makaleler ve bu konuda daha önce yapılmıĢ çalıĢmalar ayrıntılı bir Ģekilde incelenmiĢtir. Tarım ve KöyiĢleri Bakanlığı‟nca yayınlanmıĢ olan “Türkiye Kırsal Kalkınma Politikaları Komisyon Raporu”, “Kırsal Kalkınma Planı”, Devlet Planlama TeĢkilatı MüsteĢarlığı tarafından hazırlanmıĢ olan “Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi”, “Sivas Tarım ve Kırsal kalkınma Stratejisi” ve “Sivas Tarım ve Kırsal Kalkınma Eylem Planları” da yararlanılan diğer kaynaklardır. Ayrıca Sivas Ġl Gıda Tarım ve Hayvancılık müdürlüğünden elde edilen verilerde çalıĢmada kullanılmıĢtır.

3.2. Yöntem

ÇalıĢma genel anlamda üç bölümden oluĢmaktadır. Birincisi kırsal kalkınma, kırsal alan ile ilgili kavramlar ve Türkiye‟de kırsal yapı ve kırsal kalkınma uygulamalarının tarihsel olarak yer aldığı bölümdür. Ġkincisi Avrupa da kırsal kalkınma politikalarının incelendiği bölüm ve üçüncüsü ise kırsal kalkınma yatırımları destekleme programının tanıtıldığı ve değerlendirildiği son bölümdür.

Kırsal kalkınma ve kırsal alan ile ilgili tanım ve kavramların yer aldığı bölüm için literatür taraması yapılmıĢtır. Türkiye‟de kırsal yapı ve kırsal kalkınma uygulamaları ile Avrupa da kırsal kalkınma politikalarının yer aldığı bölümler içinde konu ile ilgili kitap ve makalelerden yararlanılmıĢtır. KKYDP uygulamaları ile ilgili bölüm için uygulama

(21)

rehberleri ve tebliğler incelenmiĢ, ilk uygulama yılından itibaren yapılan değiĢiklikler belirtilmiĢtir. Ġl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden elde edilen ekonomik yatırımlara ait veriler konularına ve uygulama alanlarına göre tablolar halinde derlenmiĢtir. Makine-Ekipman desteklemelerine iliĢkin verilerle de tablolar oluĢturulmuĢtur. Ġl proje yürütme biriminde çalıĢanlar ve yükleniciler ile yapılan görüĢmelerde uygulamanın ilk yıllarındaki değiĢiklikler göz önüne alınarak 2010 yılına ait uygulama rehberi ve tebliğ üzerinden birim çalıĢanlarına ve yüklenicilere sorular sorulmuĢ ve değerlendirmeler yapılmıĢtır.

3.2.1. Örnekleme aşamasında uygulanan yöntemler

Örnekleme hacmini hesaplayabilmek için Sivas Ġl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü kayıtlarından çalıĢmanın kapsadığı dönemde programdan yararlanan yatırımcı sayısı belirlenmiĢtir. Toplam 785 yatırımcı bulunmaktadır. Bu yatırımcıların programdan edindikleri makine-ekipmanın kullanım alanına göre; bitkisel üretimde kullanılanlar (692 adet), hayvansal üretimde kullanılanlar (43 adet) ve arıcılık faaliyetlerinde kullanılanlar (50 adet) olmak üzere üç gruba ayrılmıĢtır. Gruplar sırasıyla ÇKS ye kayıtlı arazileri, türkvet sistemine kayıtlı hayvan varlıkları ve Arıcılık kayıt sistemi (AKS)'ye kayıtlı kovan varlıkları üzerinden değerlendirilerek popülasyonun varyasyon katsayısı hesaplanmıĢtır. Her üç grup içinde varyasyon katsayısı %75'in altında çıktığı için ( %70,63, %51,26, %50,34) basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıĢtır (Çiçek ve Erkan 1996).

Örnekleme yönteminde kullanılan formül Ģu Ģekildedir.

n

( Scheaffer, Mendenhall and OTT, 1979) N= Popülasyon büyüklüğü

D=d/t d= ort. sapma t= tablo değeri (% 90 güven sınırında, ort. % 10 sapma ile) σ= Standart sapma

Bitkisel üretimde alet makine kullanan çiftçiler, hayvansal üretimde alet makine kullanan çiftçiler ve arıcılık faaliyetinde alet makine kullanan çiftçiler için bu formül kullanılarak ayrı ayrı örneklem büyüklüğü hesaplanmıĢtır. Buna göre, bitkisel üretimde 163 örnek, hayvansal üretimde 4 örnek ve arıcılık faaliyetinde 5 örnek elde edilmiĢtir.

(22)

3.2.2. Örneğe giren ortaklarla anket aşamasında uygulanan yöntem

ÇalıĢmada anketlerin bir kısmı yüz yüze görüĢme yöntemi ile yapılmıĢ bir kısmı ise zamanın darlığı nedeni ile telefonla görüĢülerek yapılmıĢtır. Anket çalıĢmasında daha önceden hazırlanan anket formları kullanılmıĢtır. Anket formları hazırlanırken KKYDP‟nin amaçlarına ulaĢıp ulaĢmadığının tespit edilebilmesi için bu amaçlara yönelik sorular hazırlanmıĢtır.

Anketlerin değerlendirilmesinde SPSS programı kullanılmıĢtır. Edinilen sonuçlar ''Bulgular'' kısmında değerlendirilmiĢtir.

(23)

Kırsal kalkınma faaliyetlerinin gerçekleĢtirileceği alanlar kırsal alanlardır. Dolayısıyla kırsal kalkınma kavramını açıklayabilmek için öncelikle kırsal alanların tanımının yapılması gerekmektedir. Ancak ülkeden ülkeye değiĢiklik gösteren ekonomik yapı, coğrafya, çevre ve nüfus gibi parametreler nedeniyle kırsal alan kavramının standart bir tanımının olduğu söylenemez. Kırsal alanlar basit ve genel bir tanımla kentsel alanlar dıĢında kalan alanlar olarak nitelendirilebilir. Bu alanlar, çoğu zaman tarım ve ormancılığın temel faaliyet olduğu ama bunun yanında turizm, küçük ve orta ölçekte sanayinin ve el sanatları gibi diğer iktisadi faaliyetlerin de önemli olduğu, üzerinde insanoğlunun köy, pazar gibi sosyal yapılar yükselttiği, ekolojik açıdan değerli ve kentli insanlarla da sürekli etkileĢim halinde olunan mekanlardır (Kolukırık, 2010).

Soysal (1998), kırsal alan ayrımında kullanılan ölçütleri; Ġdari statü, yerleĢme büyüklüğü, nüfus yoğunluğu, iĢyeri yoğunluğu, nüfusun bileĢimi ve yapısal geliĢmemiĢlik olarak sıralamaktadır.

Bu ölçütlerden idari statüye göre yapılan tanımlamaya bakıldığında; siyasi otorite tarafından belirli bir idari bütünlük sağlamak amacıyla yapılan idari bölümleme neticesinde kırsal ve Ģehirsel olarak ayrıma gidilebildiği görülmektedir. Türkiye‟de il ve ilçe merkezleri ile belediye teĢkilatı bulunan yerleĢmeler Ģehir, bu kapsam dıĢında kalan köy ve köye bağlı yerleĢmeler ise kırsal yerleĢmeler olarak kabul edilmektedir

OECD Kırsal alanı nüfus yoğunluğu kriterine göre yapmaktadır. Buna göre; yerel birimler (belediyeler gibi) eğer nüfus yoğunluğu km² basına 150 kiĢinin altında ise kırsal olarak tanımlanır. Daha sonra, bölgeler, üç kategoride sınıflandırılır. Bu sınıflandırmaya göre bir bölgede nüfusun % 50‟den fazlası (km² basına 150 kiĢiden daha az) kırsal alanlarda yasıyorsa bu bölgelere kırsallığı baskın (predominantly rural) bölgeler denir. Bir bölgenin nüfusunun % 15–50 arası kırsal yerel birimlerde yasıyorsa bu bölgelere önemli ölçüde kırsal (significantly rural) bölge denir. Bir bölgenin nüfusunun % 15‟inden azı kırsal yerel birimlerde yasıyorsa bu bölge de kentselliği baskın (predominantly urbanised) bölge olarak tanımlanmaktadır (Kayıkçı 2009).

(24)

Avrupa Birliği‟nde ise, kırsal alanın herkes tarafından kabul edilebilir bir tanımı yoktur. AB‟de her üye devlet kendine göre kırsal alanı tarif etmiĢtir. Bunlar genelde sosyo-ekonomik kriterler temeline oturan tanımlamalardır ve birbirinden çok farklıdır. Bu tanımlamalarda kırsal alanlar arazi parçası olarak ele alınıp, tarımsal desen, arazi kullanımı, kentlere yakınlık gibi kıstaslar göz önüne alınabilmekte ya da sosyo-kültürel özelliklere bağlı olarak bir ayrım yapılmaktadır. Bu tanımlamanın yanında, 1988 yılında yayımlanan “Kırsal Toplumun Geleceği” adlı Avrupa Komisyonu Belgesi kırsal alanları ulusal ekonomilerle entegre olma derecesine göre sınıflandırmıĢtır. Buna göre;

(a) Entegre kırsal alanlar; büyüyen bir nüfus, tarım dıĢı sektörlere dayanan bir istihdam, bunun yanında toprağın kullanılmasında tarımın hala kilit role sahip olması, çevresel, sosyal ve kültürel miras yönünden tehditlerle karsı karsıya kalınması ve büyük Ģehirlere yakınlık, bu tür alanların özelliklerindendir.

(b) Orta derece kırsal alanlar; nispeten kentsel alanlardan uzaklık, tarım ve tarım dısı sektörlerin değiĢen oranlarda karıĢımı bir ekonomik yapı, geniĢ ölçekli çiftliklere rastlanılması bu tür alanlarda görülen niteliklerdir.

(c) Tam kırsal alanlar; çok düĢük nüfus yoğunlukları, çok düĢük gelir seviyesi, yaĢlı nüfus, tarımsal istihdama dayanan ekonomi, düĢük yeterlilikte temel hizmet sunumu, çevreden izole olmaya sebep olacak coğrafi özellikler bu tür alanların özellikleri olarak sayılabilir (Akın, 2008).

Girgin (2008), kırsal alanı “Ekonomik nitelikteki faaliyetlerin ağırlıkla doğal kaynakların değerlendirilmesine bağlı olduğu, yüz yüze iliĢkilerin görece daha yaygın olduğu, YaĢama kurallarının büyük ölçüde gelenek ve göreneklere göre biçimlendiği, teknik ve teknolojik geliĢmeler ile ekonomik, toplumsal ve kültürel geliĢmelerin göreceli olarak daha yavaĢ ve dolayısıyla daha gecikmeli olarak gerçekleĢtiği ortamlar” olarak tanımlamaktadır (Bakırcı 2007).

DPT 2000 yılında yayınladığı „Kırsal Kalkınma Özel Ġhtisas Komisyonu Raporu‟nda kırsal alan tanımını Ģu Ģekilde yapmaktadır:

Kentsel yerleĢmeler dıĢında kalan yerler diye nitelendirilebilecek. „Kırsal alan‟ kavramı, aslında tanımlayıcı somut-nesnel öğeleri bulunan bir mekândır.

Kırsal alanda yaĢam ortamı ve ekonomik aktiviteler, önemli ölçüde doğal üretim kaynaklarının kullanım ve değerlendirilmesine bağlıdır.

(25)

Teknolojik geliĢmenin yaĢama ve üretime yansıma oranının, göreli olarak gecikmeli olduğu bir alan söz konusudur.

Gelenek ve törelerin, yaĢam biçimini ve kurallarını etkileme gücü fazladır. YaĢam biçimi ve tüketim kalıbı, görece gelenekseldir.

Ġnsan iliĢkilerinde yüz yüzelik yaygındır.

Tarım ve KöyiĢleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Kırsal Kalkınma Planında (2010– 2013) „Nüfusu 20 binden fazla olan yerleĢim birimleri kent, diğer yerleĢim birimleri kırsal alan kabul edilmektedir‟ denilmektedir. Bu tanımlama 1982 yılında DPT tarafından nüfusu 10.000 den büyük 288 yerleĢim yerinde yapılan bir araĢtırmaya dayandırılmaktadır. AraĢtırmada, nüfusun istihdam alanları, Ģirket sayısı, banka Ģube sayısı, telefon aboneliği vb. 28 kritere bakılmıĢ ve kent olabilme eĢik değerlerini aĢan yerleĢim yerlerinin %80‟inin nüfusu 20.000 i aĢan yerleĢim yerleri olduğu tespit edilmiĢtir. Bu sonuçların alınmasından sonra TÜĠK tarafından “kır” ve “kent” bazında yayımlanan tüm çalıĢmalarda bu tanım kullanılmaktadır.

4.2. Kırsal Kalkınma

4.2.1. Kırsal kalkınmanın anlamı ve kapsamı

Kırsal kalkınma kavramının da kırsal alan tartıĢmalarında olduğu gibi ortak bir tanımı yoktur. Bu alanda çalıĢanların önemli bir bölümü günümüzde kırsal kalkınma kavramının tarımsal kalkınma kavramından daha geniĢ bir anlam kazandığı konusunda hemfikirdir. Ancak tarımsal kalkınma, sosyal, kültürel ve fiziksel birçok boyutu bulunan kırsal kalkınmanın sadece ekonomik ayağını teĢkil edebilir (Bakırcı, 2007).

Kırsal kalkınma bir tarım programı değildir. Uygulana gelen tarım politikalarından olumsuz etkilenen kesime öncelik veren, tarım dıĢında birçok kırsal ekonomik eylemi içeren, ekonomik temelli bir sosyal programdır (Dağ, 2007).

Bakırcı (2007), kırsal kalkınmayı „kırsal alan ve kırsal yerleĢme olarak tanımlanan alanlardaki sosyal, kültürel ve ekonomik tüm Ģartların, çevre koruma ve sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde bu bölgelerde yaĢayan insanların refah ve yaĢam düzeylerinin yükseltilmesine yönelik plan, politika ve uygulamaların bütünü‟ olarak tanımlamaktadır.

Kırsal kalkınmayı „daha iyi yaĢam koĢullarına ulaĢabilmek için sosyal, kültürel, ekonomik ve fiziki geliĢmeyi amaçlayan bir olgu‟ olarak tanımlayan Girgin (2008)‟e

(26)

göre kırsal kalkınma planları bölgenin veya kırsal alanın sosyal, ekonomik ve fiziki yapısını kapsamak zorundadır.

8. BeĢ yıllık Kalkınma Planı kırsal kalkınma özel ihtisas komisyonu raporunda Kırsal kalkınma:

Ekonomik, toplumsal ve kültürel boyutları bulunan bir süreçtir.

Evrensel ölçütler, eĢitlik ve denge (adalet) ilkeleri ile geliĢtirilmiĢ kırsal yaĢam düzeyidir.

Kırsal toplumun ülke geliĢmiĢliği ve refahından, yerinde kalkınarak pay almasıdır.

Kırsal emeğin üretken olduğu ve haklarını aldığı bir istihdam biçimidir.

Kaynaklara daha iyi ulaĢım, refah ve gelirin dengeli paylaĢılarak geliĢtirilen yaĢam düzeyidir.

Kırsal alanda yoksulluğun ve kötü beslenmenin yok edilmesidir. Kırsal toplum yaĢamının modernizasyonudur.

Kent/kır ayrımının azaltılmasıdır.

Kırsal sayılan ortamların ekonomik kalkınmasıdır Ģeklinde tanımlanmaktadır (Anonim, 2000).

Tarım ve KöyiĢleri Bakanlığı tarafından hazırlanan KKP (2010–2013)‟nin mekânsal olarak ülke genelindeki tüm kırsal alanları kapsayan çok sektörlü bir plan olduğu belirtilmiĢtir. Plan, kırsal kabul edilen alanlardaki; ekonomik faaliyetleri, nüfusu ve sosyal yaĢamı, yerleĢim yerlerini ve doğal çevreyi odak almaktadır. Plan‟ın hedef uygulama alanı 20 bin ve altı nüfusa sahip yerleĢim yerleridir. Plan‟da kırsal yerleĢimler olarak ifade edilen söz konusu yerleĢimler; köyler, köy bağlıları, beldeler ve bazı ilçe merkezlerini kapsamaktadır. Kırsal alan tanımının revize edilmesi halinde yeni tanıma göre plan kapsamının da revize edilebileceği söylenmektedir (Anonim, 2000).

4.2.2. Kırsal kalkınmanın ilkeleri

Köy kalkınmasını kırsal kalkınma anlamında kullanan Yıldırak (1991)‟a göre köy kalkınmasının ilkeleri;

Kalkınma programları köy toplumuna uygun olmalıdır. Kırsal kalkınmayı sağlayacak programlar kademeli olmalıdır. Kırsal kalkınmada yöre halkının çıkarları ön planda tutulmalıdır.

(27)

Kalkınma giriĢimlerinde demokratik yöntemler kullanılmalıdır. Kırsal kalkınma etkinlikleri halkı kapsamalıdır.

Programları esnek olmalı ve gerektiğinde değiĢtirilebilmelidir. Yörenin kültürel yapısı göz önünde bulundurulmalıdır.

Köydeki yerel önderlerden ve kurumlardan yararlanılmalıdır.

Kırsal kalkınma giriĢimleri ulusal politika ilkelerine ters düĢmemelidir Ģeklinde sıralanır (Çakar, 2007).

Kırsal kalkınma planlarında günümüzde en önemli ilke paydaĢlara söz ve karar hakkı verilmesidir. Katılımcılık olarak da tanımlanan bu süreç kırsal potansiyeli hayata geçirmek için önemli bir araçtır. Uygulamada merkezi otoritenin yetki devri konusunda isteksiz oluĢu ve gücü kaybetme endiĢesi ile yukarıdan dayatılan uygulamalar sürecin baĢarısızlıkla sonuçlanmasında en önemli etkendir.

Kırsal kalkınma planlarının uygulanacağı kırsal alanlar ekonomik, sosyal ve fiziksel olarak farklılıklar göstermektedir. Planların hazırlık aĢamasında yörenin özellikleri dikkate alınmalı ve yerel aktörler hazırlık çalıĢmalarına mutlaka katılmalıdır. Türkiye gibi coğrafi olarak büyük ve farklı doğa koĢullarına sahip bir ülkede merkezden hazırlanmıĢ planların hedefleri gerçekleĢtirme olasılığı düĢüktür. Hedefler soyutlaĢtırılmamalı somut değiĢimler içermelidir (Bakırcı, 2007).

DPT tarafından hazırlanan Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi (UKKS 2007–2013) ilkeleri aĢağıdaki gibidir;

Mekânsal Duyarlılık

Türkiye‟de bölgesel geliĢme farklarına bağlı olarak kırsal alanların karĢılaĢtığı sorunlar, sahip oldukları özellik ve potansiyeller hem nitelik hem de nicelik açısından geniĢ bir çeĢitlilik arz etmektedir. Bu nedenle, kırsal alanların çeĢitliliğini ve bölgelere göre farklılaĢan Ģartlarını göz önünde bulunduran bir yaklaĢım benimsenecek; uygulanacak tedbirlerin, yöresel ihtiyaçlara cevap verecek ve yöresel potansiyelleri harekete geçirecek Ģekilde önceliklendirilmesine ve belirlenmesine özen gösterilecektir.

Bölgesel ve yerel düzeyde kırsal kalkınmaya yönelik tedbir ve faaliyetler, bölgesel geliĢme plan ve programları ile tutarlı bir Ģekilde uygulamaya konulacaktır. Hazırlanacak bölgesel geliĢme plan ve programlarında kırsal kalkınmaya yönelik olarak bu strateji belgesi temel alınacak; bölgelerde bölgesel geliĢme ve kırsal kalkınma

(28)

politika ve uygulamaları arasında bütünlük ve tutarlılık sağlanacaktır. Kırsal kalkınmanın hızlandırılması ve kır-kent arasındaki geliĢmiĢlik farklarının azaltılması amacıyla uygulamada görece az geliĢmiĢ kırsal alanlara öncelik verilecektir.

ĠĢbirliği ve Katılımcılık

Kırsal kalkınma stratejilerinin gerçekleĢtirilmesinde;

Ulusal ve yerel düzeyde kamu kesimi, özel kesim, üniversiteler ve sivil toplum örgütleri arasında iĢbirliği ve koordinasyonun geliĢtirilmesi,

Kamu hizmetlerinin ilgili kamu kurumlarınca etkin bir koordinasyon içerisinde sunulması, mümkün olan koĢullarda hizmet sunumunun ilgili paydaĢlarla iĢbirliği içerisinde gerçekleĢtirilmesi,

Ekonomik ve sosyal geliĢmeye yönelik olarak sivil toplum, üretici örgütlenmeleri, yerel iĢbirliklerinin geliĢtirilmesi suretiyle aktif katılımcılığın sağlanması,

Kırsal kalkınma faaliyetlerinde sahiplenmenin sağlanması için yatırımcıların proje maliyetlerine katılarak eĢ finansman katkısı sağlaması, esas alınacaktır. Sürdürülebilirlik

Kırsal kesimde; ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla sürdürülebilir iĢ ve yaĢam koĢullarını sağlamak için;

Kırsal ekonominin geliĢiminin istikrarlı bir yapıya kavuĢturulması, tarımsal ve tarım dıĢı faaliyetlerde bulunan iĢletmelerin ekonomik sürekliliğinin gözetilmesi,

Tarımsal yapıdaki dönüĢüm sürecinde ortaya çıkabilecek iĢsizlik sorununun olası olumsuz sosyal ve ekonomik etkilerinin gelir çeĢitlendirilmesi yoluyla en aza indirilmesi,

Sosyal ve kültürel hayatın zenginleĢtirilmesi,

Ekonomik faaliyetlerin; çevre, doğal kaynaklar, tarihi ve kültürel varlıklar üzerindeki etkilerinin izlenmesi ve olumsuz etkilerinin önlenmesine yönelik kurumlar arası iĢbirliği,

(29)

Kamu yatırımlarında ve kamu hizmetleri sunumunda süreklilik, gerekli görülmektedir.

Sosyal Ġçerme

Kırsal kalkınmada, yoksulluk ve sosyal dıĢlanmaya maruz veya bu risk altında olan birey ve grupların ekonomik ve sosyal hayata aktif katılımlarının artırılması ve yaĢam kalitelerinin yükseltilerek toplumsal dayanıĢma ve bütünleĢmenin sağlanması esastır. Sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınmanın temeli olan insan kaynaklarının ve toplumsal yapının güçlendirilmesi amacıyla dezavantajlı grupların kamusal hizmetlere eriĢimlerinin iyileĢtirilmesi; üretici bireyler olarak, ekonomik ve sosyal hayata katılımlarının artırılması; yoksulluk riskinin en aza indirilmesi; proje ve faaliyetlerde söz konusu kesimlere sorumluluk vererek toplumsal dayanıĢma ve bütünleĢmenin sağlanması göz önünde bulundurulacaktır.

Politika ve Düzenlemelerde Tutarlılık, Etkin Ġzleme

Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi; Sekizinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı (BYKP, 2001– 2005), Ön Ulusal Kalkınma Planı (ÖUKP, 2004–2006), Orta Vadeli Program (OVP, 2006–2008) ve ilgili diğer politika belgeleriyle uyumlu olarak hazırlanmıĢ olup, 2006 yılında hazırlanacak “Kırsal Kalkınma Planı”na ve kırsal kalkınmaya yönelik proje ve faaliyetlere esas teĢkil edecektir.

Ayrıca, söz konusu Strateji belgesi; mekansal ve sektörel politika belgelerinin ve programların hazırlanmasında, kırsal alanı etkileyen veya ilgilendiren hukuki düzenlemelerin gerçekleĢtirilmesinde temel alınabilecektir. Ulusal düzeyde bölgesel geliĢme ve kırsal kalkınma politikaları arasında uyum sağlanması ve bu politikaların AB‟ye üyelik perspektifine katkılarının güçlendirilmesi yönünde stratejik çerçevenin oluĢturulması önem taĢımaktadır.

Strateji kapsamındaki uygulamaların düzenli olarak izlenmesi, değerlendirilmesi ve değerlendirme sonuçlarından hareketle stratejik müdahalelerin zamanında yapılabilmesi, gerekirse Strateji belgesinin yenilenmesi ya da revize edilmesi için gerek DPT MüsteĢarlığı düzeyinde gerek ilgili kamu kuruluĢları düzeyinde güncel teknolojiyle uyumlu ve il bazında izlemeyi de sağlayacak bir sistemin oluĢturulması için gerekli çalıĢmalar gerçekleĢtirilecektir.

(30)

Kaynak Kullanımında Etkinlik

Kırsal kalkınma proje ve faaliyetlerinin gerçekleĢtirilmesi ve desteklenmesinde, proje ve faaliyetlerin;

Kırsal kalkınma stratejisi ve planlarına, Bölgesel ve sektörel strateji ve önceliklerine,

Yasalar ve taraf olunan uluslararası anlaĢmalarla belirlenmiĢ hükümlere, uygunluğu aranacaktır.

Uygulanacak ve desteklenecek projeler, sağlıklı sorun analizlerini içeren sektör çalıĢmalarına ve nitelikli yapılabilirlik etüt ve analizlerine dayandırılacaktır. Bunlardan uygun maliyetle yüksek fayda yaratacak olanlara öncelik verilecektir. Kırsal kalkınma tedbirlerinin uygulanmasında, tedbirlerin diğer tedbirlerle birlikte tutarlı bir Ģekilde uygulanmasına, birbirlerinin etkilerini olumsuz yönde etkileyecek uygulamalara yer verilmemesine dikkat edilecektir (Anonim, 2007).

4.2.3. Kırsal kalkınmanın amaçları

Kırsal kalkınmanın evrensel amacı, dezavantajlı kırsal nüfusun gelirini artıracak ekonomik ve sosyal koĢulların, kırsal nüfusla birlikte hazırlanması olarak tanımlanabilir (Dağ, 2007).

Akar (2007), Kırsal kalkınmanın amaçlarını ekonomik, sosyo-kültürel, örgütsel ve küçük çapta endüstri merkezlerinin kurulması olmak üzere dört bölümde incelemiĢtir. Kırsal kesimde ekonomik amacı, sınırlı bulunan üretim olanakları karsısında üretimi en iyi biçimde sağlamak olarak tanımlamıĢtır. Bunu yapabilmek için, sermaye ve emek karĢılığında elde edilen üretimi artırmak temel amaçtır. Kırsal alanda, gelir düzeyinin diğer sektörlere göre düĢük olması, sosyal hizmetlerin kent merkezlerinde toplanması, eğitimsizlik gibi pek çok faktör, tarım toplumu ile kent toplumu arasında büyük farkların oluĢmasına neden olmaktadır. Bu farkları ekonomik, sosyal ve kültürel alanda olabildiğince azaltmak kırsal kalkınmanın sosyo-kültürel amacıdır. Tarım toplumlarının diğer toplumlardan daha kötü durumda olmasının bir nedeni de tarım toplumlarının kötü bir Ģekilde örgütlenmesidir. Ġyi bir örgütlenme ve yasal düzenlemelerin geliĢmiĢ toplumlarla doğrudan ilgisi olduğu bir gerçektir. Kırsal alanda örgütlerin yaygınlık kazanması yalnızca onların ortak sorunlarını çözmelerine yardımcı olmayacak, aynı zamanda ülkedeki demokratik kurumların da yerleĢmesine katkıda bulunacaktır. Kırsal

(31)

alandan kente yönelen hızlı göçü azaltmanın bir yolu da kırsal alanda tarım dıĢında is olanakları yaratmaktır. Bunun için küçük çaplı atölyeler, isletmeler kurulmalıdır.

DPT tarafından hazırlanan UKKS belgesinde dört stratejik amaç belirlenmiĢtir. Bunlar; Ekonominin GeliĢtirilmesi ve ĠĢ Ġmkânlarının Artırılması,

Ġnsan Kaynaklarının, Örgütlenme Düzeyinin ve Yerel Kalkınma Kapasitesinin GeliĢtirilmesi,

Kırsal Alan Fiziki Altyapı Hizmetlerinin GeliĢtirilmesi ve YaĢam Kalitesinin Artırılması,

Kırsal Çevrenin Korunması ve GeliĢtirilmesidir.

TKB tarafından hazırlanan KKP‟nda temel amaç „kırsal toplumun iĢ ve yaĢam koĢullarının kentsel alanlarla uyumlu olarak yöresinde geliĢtirilmesi ve sürdürülebilir kılınmasını sağlamak‟ olarak belirlenmiĢtir.

Kırsal Kalkınmanın finansmanın üç fon tarafından sağlandığı AB‟de ise her fon ayrı ayrı amaç belirlemiĢtir. Bu amaçlar fonlara göre sırası ile Ģöyledir;

EAGGF‟ nin Yön verme Bölümü;

Tarım ve orman ürünlerinin geliĢimine bağlı olarak kırsal altyapının geliĢtirilmesi,

Köylerin yenilenmesi ve kalkınması, kırsal dokunun bozulmasının engellenmesi ve rehabilitasyonu,

KiĢisel veya mera gibi kolektif arazi parçalarının geliĢtirilmesi, Drenaj sistemlerinin düzenlenmesi,

Turistik el sanatları yatırımlarının teĢvik edilmesi, kırsal turizmin geliĢtirilmesi, Doğal koĢullar nedeniyle zarar görmüĢ tarım ve orman ürünlerinin uygun

koruma önlemleriyle korunması,

Çevrenin korunması ve kırsal yerleĢimlerin altyapı sistemlerinin bakımının sağlanması

Tarım ve orman ürünlerinin verimliliğini arttırmak ve kalitesini yükseltmek için araĢtırma-geliĢtirme ve bilgi sistemlerinin teknolojiye uygun bir Ģekilde kırsal kesime ulaĢtırılması.

Avrupa Kırsal Kalkınma Fonu;

Kırsal kesimde sürekli iĢ imkânı yaratmak için yatırımlara olanak sağlamak, Altyapı yatırımlarına hız kazandırmak,

(32)

Anavatanını terk etmeyen (göç etmeyen) kesime destek sağlamak, Eğitim ve sağlık alanında kırsal kesime yatırımlar yapmak,

Çevreyi korumaya yönelik yatırımlar yapmak,

AraĢtırma ve geliĢtirmeye yönelik çalıĢmalara kaynak yaratmak. Avrupa Yapısal Fonu;

Kırsal alanda iĢsiz kalmıĢ insanların kendi mesleklerine entegrasyonunu sağlamak,

Kırsal genç nüfusu kendi meslekleriyle ilgili iĢlere entegre etmek, Tarım iĢçilerini ülkenin değiĢen endüstri stratejilerine adapte etmek,

Ġstihdam yaratmada stabilite ve geniĢlemeyi sağlamak,

AraĢtırma-GeliĢtirmede eğitim, uygulama ve insan potansiyelinin katkısını arttırmak.

4.3. Kırsal Yapı

Türkiye‟de kırsal alanlar denildiği zaman; nüfus yoğunluğunun düĢük olduğu, doğal kaynakların oldukça bol bulunduğu, ekonomik hayatın daha çok tarıma bağlı olarak gerçekleĢtirildiği, doğal koĢulların ve geleneksel değerlerin hayatın Ģekillenmesinde etkin olduğu, ayrıca eğitim, sağlık, haberleĢme gibi sosyal olanakların yeterince geliĢemediği yerler akla gelmektedir (Kolukırık, 2010). Dolayısıyla kırsal yaĢam alanları alt yapı yetersizliği sebebiyle yatırım cazibesi olmayan bir yapı gösterir. Alt yapı sorununun çözümü, kırsal alanların tarımsal üretim ve diğer ticaret alanları hacmini ve dolayısıyla istihdam ve iĢ imkânlarını artıracak en önemli faktördür. Su ve enerji kullanma araçlarının temin edilmesi, kanalizasyon Ģebekelerinin oluĢturulması ve modernizasyonu, iletiĢim ve ulaĢım ağının geliĢtirilmesi sosyal ve ekonomik kalkınmanın vazgeçilmez unsurlarıdır (Turhan, 2005).

(33)

Çizelge 4.1 Nüfusun kırsal ve kentsel dağılımı Sayım Yılları Köy Nüfusu (milyon) Köy Nüfusunun Payı (%) Şehir Nüfusu (milyon) Şehir Nüfusunun Payı (%) Toplam (milyon) 1927 10,3 75,8 3,3 24,2 13,6 1935 12,4 76,5 3,8 23,5 16,2 1940 13,5 75,6 4,3 24,4 17,8 1945 14,1 75,1 4,7 24,9 18,8 1950 15,7 75,0 5,2 25,0 20,9 1955 17,1 71,2 6,9 28,8 24,0 1960 18,9 68,1 8,9 31,9 27,8 1965 20,6 65,6 10,8 34,4 31,4 1970 21,9 61,6 13,7 38,4 35,6 1975 23,5 58,2 16,9 41,8 40,4 1980 25,1 56,1 19,6 43,9 44,7 1985 23,8 47,0 26,9 53,0 50,7 1990 23,2 41,0 33,3 59,0 56,5 2000 23,8 35,1 44,0 64,9 67,8 20091 17,8 24,4 54,1 75,6 72,5 Kaynak: TUĠK, 2000 Genel Nüfus sayımı (ĠPARD Programından alınmıĢtır).

1927‟de her 4 kiĢiden biri kentlerde yaĢarken, 2009 yılında Türkiye‟nin kentsel nüfusunun toplam nüfusa oranı %75‟ler düzeyine ulaĢmıĢtır (Günaydın, 2010).

1980 yılında 36.155 olan köy sayısı, 2000 yılında 37.366!ya ulaĢtıktan sonra, 2002 yılında 36.527‟ye düĢmüĢtür. 2002 yılı itibariyle 2.265 belde, 36.527 köy, 42.098 köy altı yerleĢme olmak üzere toplam 80.890 kırsal yerleĢme bulunmaktadır (Günaydın, 2010).

Türkiye‟de kırsal alanda yaĢanan önemli sorunlardan biri, kırsal yerleĢimlerin sayıca çok ve dağınık olmasıdır. Bu özellik, bir yandan kırsal nüfusun temel alt ve üst yapı hizmetlerine eriĢimini güçleĢtirmekte diğer yandan kamu yatırımlarını zorlaĢtırmaktadır. Kırsal alan planlamasıyla ilgili yasal düzenlemeler yapılmıĢ olmasına rağmen, köy yerleĢim birimlerinin ancak yüzde 1‟i planlı yerleĢime kavuĢabilmiĢ, kırsal alanın imarında planlama ve uygulamayla ilgili geliĢmeler sınırlı kalmıĢtır. Köy yerleĢim planları ve köy iskân projeleri yeterince uygulanamamıĢtır (Gülçubuk, 2005). Kırsal alt yapı hizmetleri arasında gerek köylerde yaĢayan insanların sosyal ihtiyaçlarının karĢılanması, gerekse tarımsal ürünlerin zamanında pazara ulaĢtırılması ve pazarlanması bakımından köy yolları büyük önem taĢımaktadır. Türkiye‟de köylerde ve bağlı yerleĢimlerde toplam 291.895 km köy yolu bulunmaktadır. Yolu olmayan köy

(34)

hemen hemen kalmamıĢtır. Sorun, daha çok iklimsel koĢullardan ve yolun niteliklerinden kaynaklanmaktadır. 1 Ocak 2004 tarihi itibariyle toplam köy yolu ağının; %31‟i asfalt, %44‟i stabilize kaplamalı, %18‟i tesviyeli, %6‟sı ham yol ve %1‟i beton yoldur (Gülçubuk, 2005).

2003 yılı sonu itibarıyla, köylerin %90‟ında sağlıklı ve yeterli, %8‟inde sağlıklı ancak yetersiz içme suyu olmasına karĢılık %2‟sinde sağlıklı içme suyu bulunmamaktadır. Kırsal yerleĢimlerde eğitim, ilköğretim kademesinde yoğunlaĢmakta olup, orta eğitimin yüzde 93‟ü kentlerde gerçekleĢtirilmektedir (Gülçubuk, 2005).

Tarımın Türkiye ekonomisindeki önemi nispi olarak azalmıĢ olmakla birlikte, yurtiçi gıda gereksiniminin karĢılanması, sanayi sektörüne girdi temini, ihracat ve yarattığı istihdam olanakları açısından hâlâ büyük önem taĢımaktadır. Cumhuriyetin kurulduğu yıl tarım sektörünün GSMH içindeki payı %42,8 iken, 1970‟li yıllarda %36,0, 1980 yılında %25, 1990 yılında %16, 2000 yılında %13,5, 2003 yılında ise %12,6 düzeyine düĢmüĢtür. Türkiye‟de tarım sektörünün GSMH‟daki payının giderek azalması, sanayileĢme ve hizmetler sektörlerinde geliĢmeye daha çok önem verilmesinin bir sonucudur (Miran, 2005).

Türkiye‟de tarımda birçok yapısal sorunla karĢı karĢıyadır. ĠĢletme büyüklükleri yeterli değil, iĢletmeler çok parçalı ve verim düĢüktür. 1991 yılında 4 milyon olan tarımsal iĢletmelerin sayısı, 2001 yılında 3 milyona düĢerek, son on yıl içinde % 25 azalma göstermiĢtir. 2001 yılında yapılan sayımda, ortalama çiftlik büyüklüğünün 6 hektar ve çiftçilerin % 65‟inin 5 hektardan daha küçük araziye sahip olduğu ortaya çıkmıĢtır. Çiftliklerin sadece % 6‟sı 20 hektardan büyüktür (Anonim, 2004).

Kırsal yerleĢim yerlerinin sayıca çok fazla olması ve OECD kriterlerine göre kırsal alanların neredeyse Türkiye‟nin tamamını kapsıyor olması Türkiye‟de kırsal alanlara var olandan çok daha fazla önem verilmesini gerektirmektedir.

(35)

ġekil 4.1. OECD kriterlerine göre Türkiye‟deki kırsal alanların sınıflandırılması

4.4. Kırsal Kalkınma Uygulamaları 4.4.1 Cumhuriyet yılları

Türkiye Cumhuriyeti‟nin kurulmasından sonra, modernleĢme ve çağdaĢlaĢma hamleleriyle kırsal alanların kalkınmasına yönelik çabalar artmıĢtır. 1924 yılında yürürlüğe giren 442 sayılı Köy Kanunu ile köylerin idari yapısı ve köylere götürülecek hizmetler belirlenmiĢtir. Kırsal nüfusun yoğunluklu ve ağırlıklı ekonomik faaliyetin tarım olduğu bir dönemde kalkınma çabaları ağırlıklı olarak tarım sektörü üzerinden geliĢtirilmiĢ, ancak bu kalkınma çalıĢmalarının baĢarısı sınırlı kalmıĢtır (Örnek, 2007). Ülkenin tarımsal durumunu ortaya çıkarmak için ilk tarım sayımı 1927 yılında yapılmıĢtır. Bu sayıma göre, tarımda ortalama olarak 25 dönüm büyüklüğünde 1.751.239 aile iĢletmesi bulunmaktaydı. ÇalıĢan nüfusun %78‟i tarımla uğraĢmaktaydı. Uzun yıllar süren yıpratıcı savaĢların yükünü çeken bu iĢletmeler, artı değer üretebilen ekonomik iĢletme görünümünden uzak geçimlik aile iĢletmeleriydi. ĠĢletmelerin çoğu asgari geçim seviyesinin altındaydı. Köylünün %85'i 3-6 hektar dolayında bir toprak parçasına sahip olup, büyük ölçüde kendi ihtiyaçlarına yönelik üretime yönelmiĢlerdi. Üretim ve verimliliğin düĢük olması sebebiyle, bunların pazarlayabilecekleri ürün miktarı da sınırlı seviyedeydi. Zaten ulaĢım olanakları da buna müsaade etmiyordu.

(36)

Küçük aile isletmeleriyle birlikte varlıklarını sürdüren büyük toprak sahipleri ise bu dönemde toplam toprakların %65‟ni ellerinde bulunduruyordu. Tarım sayımına göre 43.637.727 dekar olarak saptanan ekili alanlar ülke yüzölçümünün %4,86‟nı oluĢturuyordu. Tarıma elveriĢli ekilebilir araziler ise ülke topraklarının %32‟si civarındaydı. BaĢka bir ifadeyle ekilebilir arazinin ancak 1/7 kısmında tarım yapılmaktaydı (Abasov, 2007).

Cumhuriyetin ilk yıllarındaki bu kötü tabloyu değiĢtirebilmek için atılan adımların ilki Ġzmir iktisat kongresidir. Kongrede diğer sektörlerin yanında dönemin en önemli sektörü durumundaki tarım sektörü ve kırsal nüfusun sorunlarına iliĢkin tartıĢmalar yapılmıĢtır. Kongre sonucunda çiftçi kesimiyle ilgili varılan önemli kararlar aĢağıdaki gibidir;

AĢarın kaldırılması,

Reji (tekel) idare ve sisteminin kaldırılarak tütün ekiminde sınırlamadan vazgeçilmesi ve ticaretinin serbest olması,

Tarımsal kredi sisteminin geliĢtirilmesi

Tarım bölgelerini baslıca ihraç limanlarına bağlayacak demir ve kara yollarının yapılması

Tarım makineleri ithalatında gümrük vergilerinin kaldırılması. Aynı zamanda tarım araç ve makineleri üretecek bir fabrikanın açılması ve bu araçları onaracak elemanlar yetiĢtirilmesi

Köylülere ziraatın çeĢitli konularını uygulamalı olarak eğitecek yayınların bastırılıp dağıtılması

Okullarda genel konuların yanında ziraatın uygulamalı olarak gösterilmesi, bunun için örnek çiftlik mahiyetinde ilkokulların açılması

Silah altındakilere uygulamalı ziraat eğitiminin yapılması

Ormanların korunarak ormancılığın geliĢtirilmesi (Abasov, 2007).

18 Mart 1924 yılında kabul edilen 442 sayılı köy kanunu ilk ve en önemli yasal düzenlemedir. Köyü ilk kez bir bağımsız organ olarak tanıması, bu yerleĢkelere idari bir kimlik kazandırarak onlara özel mülkiyet hakkı tanıması bakımından çok büyük önem taĢımaktadır (Bakırcı, 2007).

1930‟lu yılların tarım ve kırsal kalkınmaya yönelik teĢebbüslerinden birini de 1938 de Ankara‟da toplanan „1.Köy ve Ziraat Kalkınma Kongresi‟ teĢkil etmektedir (Bakırcı,

(37)

2007). Kongre, tarım ile ilgili teknik konuların yanında, köylerin bazı ekonomik ve sosyal sorunlarını da kapsamıĢtır (Anonim, 2004).

Bu dönemde kurulan halkevleri toplumun tüm kesimleri ile birlikte kırsal nüfusun sosyal ve kültürel yönden geliĢimine önemli katkılar yapmıĢtır. Bu dönemde kırsal alana yönelik en önemli eğitim faaliyeti 1940 yılında kabul edilen yasa ile faaliyetlerine baĢlayan köy enstitüleridir. Köy enstitülerinin amacı köylerin kalkınması için gerekli öğretmenleri yetiĢtirmek ve bu öğretmenler sayesinde yurttaĢlık haklarını kullanan, savunan çağdaĢ bir toplum yaratarak köyü canlandırmaktır. Öğretmenin sadece okuma yazma öğretmekle kalmayıp, köylüye modern tarım tekniklerinden marangozluğa, müzikten hasta tedavisine kadar her konuda eğitim vermesi, bir anlamda yerel lider aydınlar yetiĢtirilmesi ve böylece köylerin kalkınmasının sorumluluğunun o bölgenin içinden yetiĢmiĢ aydın köylülere emanet edilmesi hedeflenmiĢtir. Bu, hem geri kalmıĢ bölgeleri toplumsal, kültürel ve ekonomik olarak kalkındıracak hem de olası göç hareketlerini önleyecek bir projedir. Enstitüler bulundukları çevreye yönelik her türlü faaliyeti de katılım ve sorumluluk ekseninde yürütmüĢtür. Kırsal kalkınmada, bununla birlikte ülkenin kalkınmasında önemli bir araç olmuĢ ve Türkiye‟de birçok aydının yetiĢmesinde rol oynamıĢ köy enstitüleri 1954 yılında kapatılmıĢtır (Örnek, 2007).

4.4.2. Planlı kalkınma dönemi

1960‟lı yıllardan sonraki dönem; kalkınmanın planlı bir yaklaĢımla sağlanabileceği düĢüncesinden hareketle, beĢ yıllık kalkınma planları hazırlanması ve buna göre geliĢme perspektiflerinin belirlenmesi nedeniyle „planlı‟ dönem olarak tanımlanmaktadır. (Bakırcı, 2007).

Planların hazırlanması, uygulanması ve gerekli eĢgüdümün sağlanması amacıyla da 30 Eylül 1960 tarih ve 91 sayılı yasayla Devlet Planlama TeĢkilatı oluĢturulmuĢtur. Planlı dönem fiilen 1963 yılında baĢlamıĢtır (Abasov, 2007). 1963‟ten itibaren 5‟er yıllık olmak üzere kalkınma planları hazırlanmaya baĢlamıĢ ve bunlar yıllık planlar ile desteklenmiĢtir. Kamu için emredici özel sektör için ise yönlendirici nitelikte olan bu planların günümüzde 9. su hazırlanarak yürürlüğe konulmuĢtur (Bakırcı, 2007).

Planlı döneme geçilmesi ile birlikte ise, önce kırsal alanda yaĢayan insanların gönüllü iĢbirliği içerisinde örgütlenmelerini ve merkezi idare ile ortaklaĢa çalıĢmalarını sağlayarak kırsal kalkınmayı hedefleyen toplum kalkınması çalıĢmaları yürütülmüĢtür.

(38)

Daha sonraki dönemlerde ise kırsal kalkınma çok yönlü kırsal alan planlamaları ve kırsal kalkınma projeleri ile sağlanmaya çalıĢılmıĢtır (Çakar, 2007).

Kırsal kalkınma konusu, kalkınma planlarında Sekizinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı dıĢında doğrudan yer almamıĢtır. Kalkınma planlarında kırsal kalkınma, toplum kalkınması, köy ve köylü sorunu, kalkınmada öncelikli yöreler, bölgesel geliĢme ve köy kalkınması gibi baĢlıklar altında incelenmiĢtir (Çelik, 2005).

Birinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı, kırsal alanlar için sağlanacak hizmetlerde etkinlik ve verimliliği sağlamak amacıyla kırsal yerleĢme yapısında yeni bir düzenleme yapılmasını gerekli görmüĢtür. Bu kapsamda, kırsal alanların kalkındırılması için Toplum Kalkınması Yöntemi kabul edilmiĢ; bunun yanında kredilendirme, pazarlama kolaylıkları, kooperatifleĢme ve toprak reformu da planın öngörüleri arasında olmuĢtur (Çelik, 2005). Türkiye‟de toplum kalkınması ile köy kalkınmasını özdeĢ gören birinci beĢ yıllık kalkınma planı toplum kalkınmasını; „ekonomik, sosyal ve kültürel koĢullarını geliĢtirmek, toplulukları ulusun bütününde kaynaĢtırmak ve milli kalkınmaya tam olarak katılmalarını sağlamak için halkın çabalarını devletin çabaları ile birleĢtirme süreci‟ olarak tanımlamaktadır (Günaydın, 2010). Plan, toplum kalkınmasının ana ilkeleri ve metotlarını üç baĢlık halinde belirlemiĢtir. Bunlar;

Kalkınma için uzun sürede en verimli olabilecek yollardan biri toplum yapısını ve değer sistemlerini geliĢmeye uygun bir ortam yaratacak yönde geliĢtirmektedir. Bu konuda baĢarıya ulaĢabilmek için toplum kalkınması metodunun uygulanması gereklidir. Toplum kalkınması, çeĢitli hizmet ve çalıĢmaların yapılması, dernek, kooperatif gibi teĢkilâtların kurulması ve idare ile toplulukların iĢbirliğinin sağlanmasını kavrayan bir çalıĢmadır. Bu, kitleleri eğitecek, birlikte çalıĢmaya yöneltecek, toplum yapısında istenen değiĢikliklerin gerçekleĢmesini sağlayacak, toplumsal enerjiyi yaratıcı bir Ģekilde harekete geçirmeye yol açacak önemli bir kalkınma metodudur. Halkın gönüllü teĢkilâtlanması ve idare ile iĢbirliği yapması belli alanlardaki kamu faaliyetlerine gönüllü olarak katılması esaslarına dayanan bu metot bugün demokratik ülkelerde uygulanan yaygın bir çalıĢma Ģekli haline gelmiĢ bulunmaktadır. Bu metot hizmetlerin görülmesinde gereksiz yere kaynak ve insan gücü harcanmasına engel olacak tedbirlerin alınmasına, halkın gönüllü olarak hizmetlere katılmasına, hizmetlerden daha çok sayıda insanın yararlanmasına

(39)

yol açacaktır. Ayrıca, uygulanması düĢünülen toplum kalkınması programlarının, köye götürülen hizmetlerin daha verimli olarak iĢlemesinde de etkisi olacaktır. Köye ulaĢtırılması gerekli hizmetlerle, bu hizmetler için yapılması gerekli yatırımların bünyeye ve ihtiyaçlara uygun olarak yürütülmesi de toplum kalkınması programları ile sağlanacaktır.

Tarımdaki nüfus çokluğu yurdumuzda üzerinde durulması gerekil baĢlıca sosyal meselelerden biridir. Nüfus artıĢ hızımızın yüksekliği bu meseleyi gittikçe daha çetin hale getirmektedir. % 1‟lik bir kalkınmanın gerçekleĢmesi için sanayi ve hizmetlerde yapılacak yatırım ve üretimin doğuracağı ihtiyaçlarla, bugünkü gizli iĢsizlik ve nüfus artıĢının doğuracağı iĢgücünün tamamı çalıĢtırılamayacaktır. Ayrıca, yapılan incelemeler, tespit edilen üretim hedeflerine varmak için tarımda bugünkünden daha çok sayıda iĢgücünün çalıĢtırılamayacağını göstermektedir. Yapılan hesaplara göre, 15 yıl sonra bu yollarla çalıĢtırılamayacak net iĢgücü fazlalığı 700.000 civarında olacaktır. Normal kalkınma çerçevesinde çözülemeyecek olan bu meselenin özel bazı yöntemlerle ele alınması zorunludur. Bu konuda tutulacak yollardan biri tarım ve tarım dıĢı sektörlerde iĢgücünü değerlendirecek özel iĢ alanları yaratmak, yapılacak çalıĢma ve yatırımlara telkin, tavsiye ve teĢvik yolu ile halkın gönüllü olarak katılmasını sağlamaktır.

Tarımdaki geliĢmenin ve üretim artıĢının temel Ģartlarından biri, bu sektörde çalıĢanların rasyonel çalıĢma usullerini benimsemesini sağlamaktır. Bu bakımdan, eğitim, tarım eğitimi, yayın iĢleri ve özellikle kooperatifleĢme hareketi, bu sektördeki geliĢmenin sağlanması için gerekli unsurlar olarak kabul edilmelidir. Bu sebeple etkin bir toplum, kalkınması programının uygulanması gereklidir (DPT, 1963).

Plan, 1967 yılı sonuna kadar her ilden bir ilçenin, 1977 yılı sonuna kadar ise tüm köylerin toplum kalkınması kapsamına alınmasını bir hedef olarak belirlemiĢtir. Bu çalıĢmalar tarım, sağlık, sulama, iletiĢim, ulaĢtırma, köy konutları, el sanatları gibi konuları kapsayacak, il ve ilçelerde var olan kuruluĢlarca ve kendi ödenekleri ile yürütülecektir (Günaydın, 2010). 1968 sonundaki görünümüyle çalıĢmaların öngörülen biçimde tüm deneme alanlarını kapsayamadığı, gerekli adımların atılamadığı, köy düzeyine, uygulama alanına ve aĢamasına yaklaĢtıkça çalıĢmaların yoğunluğunu

Referanslar

Benzer Belgeler

MADDE 3- (1) Bu Karar uyannca yaprlacak ddemeler GAP, DAP, KOP ve DOKAP eyiem planlan kapsamrnda Grda, Tanm ve Hayvancrhk Bakanhfimrn ilgili yrl btitgesine. tahsis

Aydın ilinde Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında, 2007-2009 döneminde makine ekipman alımları desteği için toplam olarak

Faaliyet sorumlusu: İl Kültür Turizm Müdürlüğü İşbirliği yapılacak taraflar: Kaymakamlık Toplam tahmini maliyet: 5.000 TL Kontrol yöntemi: Köy müze sayısı

Sason İlçe GTH Mudurlüğu'nun ortaklığında. Oerekoy Tarımsal Kalkınma Kooperatıfı lıderliğınde yiırutülen proıenın toplam butçesı 599 .023 TL olup. Proıenin

Tarlma Dayalı Ekonomik Yatırımıarln Uygulama Rehberin yayımından itibaren 90 (Doksan) gün başvuru süresi tanlnacak ve belirtilen usul ve esaslara göre haıırlanan

Proje limitleri baŞvuru sahibinin özelliğine göre değişmemekte olup tüm yatırım konularına yönelik olarak Hibeye Esas Proje Tutarı;.. YeniYatırım|ar İçin Tamamlama

İlkay Kılıç – Tarım ve Orman Bakanlığı AB Yapısal Uyum Yönetim Otoritesi Daire Başkanı Salih Arıkan – Tarım ve Orman Bakanlığı Proje Genel Koordinatörü (TKDK

Ödemiş Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulanmakta olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı