• Sonuç bulunamadı

Spor hayatı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Spor hayatı"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Kurunu Vustada

Beden Terbiyesi üstadı Foto Febfls SELİM SIRRI Bey.

Spor Hayatı

Yazan :

ırrı

«Önceleri vücut idmanı mahiyetin­ de olan turnuvalar hırs, rekabet ve sui istiymal yüzünden gayesinden ay­ rıldı ve oyun sahaları kanlı bir mu­ harebe meydanı şeklini aldı.»

velce yalnız şan ve şeref için mübareze eden şövalyeler sonradan menfaat peşine düştüler. Barbar Kıratların eski Yunanistanın muhteşem mazisinden haberleri yoktu. Bunu öğrenmeyi merak bile etmemişlerdi. Théodoric, Romalılara hoş görünmek için 509 da (Cirque) oyunları tertip ettiriyordu isede bu eğ­ lencelerin Yunan sporları ile hiç bir münasebeti yoktu- Eski Yunanlılar sporda sıhhat ve güzellik arıyor, bar­ bar Kıralları ise yalnız hoş vakit geçirmeği düşünüyor­ lardı. Charlemagne ya gelince, o, eski muhteşem hamam­ ları ihya etmek arzusunda idi. Kendi esasen pek güzel yüzdüğünden (Aix-la-Chapelle) de inşa ettirdiği muazzam hamamın yüzme havuzunda çok kete yüze yakın davet­ li bulunurdu. Bu davetliler yalnız büyük mevki işgal edenlerden ibaret değil, içlerinde maiyet alayına mensup yüzgeç neferlerde vardı. Charlemagne ın bu eğlenceleri de spor zevkinin uyanmasını têmin edemedi. Hayatları daimi bir cidalden ibaret olan Golvalar ve Franklarda süvarilik bir zaruret, avcılık ise bir eğlence idi. Barbar­ ların dört asır kadar süren istiylacı hayatı geçtikleri yer­ leri yakıp yıkmaktan ibaretti denebilir. Spor zevki şöval­ yelikten doğmuştur.

Ş ö v a ly e lik

(Tacide) in naklettiği gibi şövalyeliğin menşei hiç şüphe yok ki genç Cermenlerin silah takınma merasimi

ile başlamıştır. Silah, onu kullanmasını bildiğini ispat edenlere tevdi’ edilirdi. Silah taşımak asalet ve mertlik alameti olduğundan deli kanlılar böyle bir imtiyaz ka­ zanmak için eskrime ve mızrak kullanmağa heves edi­ yorlardı. Şövalye olmadan evel her genç bir derebeyin maiyetine nefer kaydolunur, atını tımar eder, silahlarını temizler ona bir-esTr gibi hizmet ederdi. Şövalyelikte bu bir an’ana idi. Bir adam hayatının muhafazasına mukabil kendinden daha muktedir birine kapılamrdı. Gariptirki eski atletizmi hırıstiyanlığın zuhurunda men eden, ve vü­ cuda bakmayı hırıstiyanlık akidelerine muhalif bulan pa­ pazlar, şövalyelerin vazifelerini tanzim ederken vücut id­ manlarına karşı müsamîhakâr bulunmak mecburiyetinde kalmışlardı.

Hak ve adaletin muhafazası için şövalye müsellah gezmeğe mecburdu. Zaifin, dul ve yetimin himayesi ona mevdu’du. Kaba ve sert bir cemaatın şövalyeler bir ne­ vi’ atlı polisi gibi idi.

Şövalyelere verilen silahları papazlar dualar okuya­ rak takdis ederlerdi. Tepeden tırnağa zırhlar içinde olan şövalyelerin kullandıkları silahlar da hayli ağırdı, o se­ beple ata binmek ve silah kullanmakta mahir olmak için çok zaman idman etmek lâzım geliyordu. İşte bu zorlu idmanlardan yavaş, yavaş spor zevki doğmuş ve Garbi ' Avropanm her taralına şövalyelikle beraber yayılmıştır.

(2)

i 138

M U H î r

T o u r n o is v e j o u t e s 1ar

Şövalyeler mukavemet ve meharelerini kaybetmemek için aralarında bazan ferdi, bazan da toplu mübare­ ğeler yaparlardı. Kendileri gibi hayvanları da zırhla ör­ tülü süvariler birbirlerine hücum ederek ellerindeki mız­ rakla birbirini attan düşürmeğe çalışırlardı. Hem atını kullanmak, hem hasmın hücumlarına karşı koymak hay­ li güçtü. Bir düelloyu andıran bu mücadelerde ölenler sakatlananlar olurdu. İki müfreze halinde birbirine hü­ cum eden şövalyelerin bu mtibarezelerine (turnua) denir­ di. Eğer yekbaşına iki şövalye dövüşürse ona (jut) namı verilirdi. Önceleri vücut idmanı mahiyetinde olan turnua- lar hırs ve rekabetin sui

istiymal edilmesi yüzün­ den gayesinden ayrıldı ve oyun sahaları kanlı bir muharebe meydanı şekli­ ni aldı. 1140 tarihinde Kolonya civarında tertibe- dilen bir turnuada binler­ ce seyircinin huzurunda mübarezeye iştirak eden 200 süvariden 60 şı öl­ müş, bir o kadarı da ağır yaralanmiştır.

Evvelleri yalnız şan ve şeref ve i d m a n l a r ı n ı kaybetmemek için miiba- reze eden şövalyeler son­ ra bu yüzden hususî men­ faat temin etmek havesi- ne düştüler. Miibarezeler başlamadan şöyle bir mu­

kavele imzalanırdı: Ga­ lipler yere yuvarladıkları süvarinin hem atına, hem de eğer takımlarına sahip olacak, mağlup sonra pa­

düncü ve onbeşinci asırda turnualar hayli tâdilata uğra­ dı. İngiltere Kralı Birinci Edvar turnualarda riayet edil­ mesi lâzım gelen şeyleri bir kanun haline koydu; bu maddelerden biri mağlupların eşyası gaspedilmeyecek, diğeri seyirciler, üstlerinde silah taşımayacaklardı 1

On dördüncü ve on beşinci asırda turnualar hayli tekamül etti, şiddeti tâdil edildi, bazı tehlikeli hücumlar men’ olundu ve bilhassa seyirciler nizam altına alındı. Günden güne nezahet peyda eden turnualar pek aristok­ ratik bir spor olan ve Carrussel tâbir edilen yeni bir mübarezenin zuhuruna sebep oldu. Bu miibarezede hem iyi binici olup hayvanı meharetle idare etmek, hem de kılıcını güzel kullanmak iktiza ediyordu. Fransada bütün

zadegan karusele merak sardırmıştı. O n d ö rtüncii Louis bu miibarezelere pek alaka gösteriyor ve ekseriya Louvre sarayının önündeki meydanda ter- tibedilen Karusel oyunla­ rını balkondan seyrediyor­ du. O meydanın ismi hala Plasse de carroussel dir.

rasını verip kendi malı olan hayvanı tekrar satın alabile­ cektir. Turnuaların hitamında mübareze meydanı çirkin bir hayvan pazarı halini alıyor, müzayede ile eğer takımları, mızraklar, hayvanlar mezata çıkıyordu. Onuncu asırda merdane bir feragatla başlayan bu mücadele sporu ya­ rım asır geçmeden hasis menfaatlere kurban edilmiştir. Bu kanlı mâbârezeler seyircileri de galeyane getiri­ yor, mübareze eden takılmamı tarafdarları da çok kerre birbirlerine giriyor, <J ivüşüyorlardı. Artık her keşte, tadı kaçan ve cıvıyan bu sporun zararlarını tahdit etmek kaygysu başlamıştı, Papa İkinci Innocent sonra Üçüncü Alexandre daha sonra Kıral Philippe de Valois mütema­ di beyannameler, iradelerle bu iptiladan halkı geçirmeğe çalışıyor ve muvaffak olamıyorlardı. Çünkü turnualar bir nevi’ kumar gibi her tarafta iptila halini almıştı.

Ondör-J e u x d e p a u m e

On beşinci asrın orta­ sında Avropada ve bil­ hassa Fransada Paume de­ nilen oyun merakı da baş­ lamıştı ; bu oyun raketle oynanan bir nevi’ top o- yunudur ki kısa ve uzun paume namı ile iki nevi’ vardır; uzun paume açık­ ta filesiz kısa paume sa­ lonlarda file ile oynanırdı. Paume oyunları da- iptila halini almıştı. Krallar ve tevabii ona çok merak sar­ dırmalardı, fakat bu oyu­ nun tehlikesi yoktu. Üç asır sonra Wingfield is­ minde bir İngiliz binbaşı­ sı uzun ve kısa paumı bir-leştinnck suretiyle (Lavvn-teıınis) oyununu iycad etmiştir.

S p o r u n s u k u tu

Beş asırlık bir mevcudiyetten sonra spor hareketi birden sukuta meyletmiştir ve az zaman içinde sönmüş­ tür. Bunun başlıca sebeplerinden biı i Renaissance devri, mahaîili âliye denen yüksek tabakanın bir kısmını fikrin i’tilasına taalluk eden mesaiye ve bir kısmımda saltanat sevdasına düşürmüştür. Ondan başka iptila halini alan Turnuaların, karusellerin bir aksillamel husule getirmesi tabii idi.

1800 tarihine kadar bedene ait faaliyetler büsbütün gözden düşmüş, ne mekteplerde ne hariçte spor mahi­ yetinde olan vücut idmanlarına kıymet verilmemişti. Avro- pa ve Amerikada bu gün fevkalade ehemmiyet kespeden terbiyei bedeniye hareketinin nihayet bir 130 senelik mazisi vardır. Bu yeni beden hareketinin gayesini ve vasfı farıkmı bir başka mtisahibemize bırakıyorum.

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

No significant differences of prognostic factors (age, sex, body weight loss, performance status, tumor size, tumor stage, and tumor cell type) were found between the 20 patients

Zeytin yağı ekstraksiyonu sırasında enzim kullanımının soğuk proses koşulları altında ekstraksiyonu artırması, (100kg zeytine 2kg’a kadar daha fazla yağ verimi),

ulnaris’in kubital tünel içinde çeşitli seviyelerde çaplarına baktığımızda hem sağlıklı kollarda hem de hasta kollarda ekstensiyon ve fleksiyon

Alt ba~- l~klara sahip olan bu bölümde giri~~ yaz~s~nda Do~u Anadolu Bölgesi ~lk Tunç Ça~~ kültürü ve çanak çömle~inin genel özellikleri anlat~lm~~t~r.. '~lk Tunç Ça~~~

Hatta kuru- lan bu sistem kimi vatandaşların kimi şehir- lerin bazı bölgelerine girmesini engellemek gibi insan hakları açısından tartışmalı amaç- lar için

Tanıda Güçlük Yaşanan Bir Gıda Botulizmi Olgusu A Case of Foodborne Botulism: The Challenge of Diagnosis.. Murat Kutlu 1 , Nevin Özcan 2 , Hülya Yiğit 3 , Ahmet

26 Pratik ve teknik problemler arasındaki genel ayrım, bu metinde bir toplumun kurumsal yapısı ya da toplumsal yaşam-dünyası ve amaç-rasyonel eylemin alt-sistemleri (genel

Öğrenilen her yeni şey, bireylerin da­ ha önce öğrendikleriyle ilgili zihinlerinde var olan bilgi yapısı ile doğrudan alakalıdır (Saban, 2000). Bu katego­ ri, ders