A
SAYFA__________________________________
4
. [ •
- ^ * * 5
DÜNYADA BUGÜN
ALt SİRMEN___________
Yiğit Bir Aydın
Muammer Altsoy
' Sevgili,
Sana bu satırları Zonguldak yolunda yazıyorum.
2005 Adalet ve Demokrasi Haftası dolayısıyla 24 - 31 Ocak arasında dört yerde yapılan demokrasi şehitlerimizi anma toplantılarına katılıyorum.
31 Ocak 1990’da Muammer Aksoy’u, 24 Ocak 1993’te Uğur M um cu’yu yitirdik. Artık bu iki yiğit aydın insanımızın tarihleri arasında kalan ocak ayı nın son haftası, hep “Adalet ve Demokrasi” haf tası olarak adlandırılıyor ve yalnız bu ikisini değil, ama tüm devrim şehitlerinin anıldığı etkinliklere sah ne oluyor.
Ben de bu etkinliklerin Zonguldak ayağına katıl mak üzere yoldayım.
Muammer Aksoy’u yitireli 15 yıl olacak yarın. Dostluğundan onur duyduğum, sohbetinden ke yif aldığım, yazılarını ve mücadelesini hayranlıkla iz lediğim Muammer Aksoy ile ilginç ortak bir anımız da var.
★★★
Barış Derneği’nden tutuklu olduğumuz yıllarda, hukuk mefhumundan nasibini almamış olan İstan bul 2 Nolu Sıkıyönetim Mahkemesi’nin asker yar gıçları bizi önce tutuklamış, sonra da mahkûm et mişti. Askeri Yargıtay mahkûmiyet kararını bozmuş, fakat tutukluluk halimizi de kaldırmamıştı.
İşin ilginç yönü, Askeri Yargıtay Başsavcılığı, sav cılık tebliğnamesinde birçok kişi hakkında beraat isterken, beni bunların dışında tutmuştu iki kez.
Bu durum biraz garibime gitti. Dosyada benim hak kımda, beraati istenen arkadaşlardan daha deği şik, daha ağır hiçbir şey yoktu. Aslında dosyada hiç birimiz için suçlamaya mesnet teşkil edecek elle tu tulur bir hukuki kanıt ve görüş yoktu ya!..
Nitekim bunun böyle olduğu dava sonuçlanınca da ortaya çıkacaktı. Ama o zamana kadar biz, çe şitli komutanların ısrarlı baskılarıyla özgürlüğümüz den yoksun bırakılıyorduk.
İçerde tutulmamızın nedeninin, kerizmatik lide rin ve bir de daha sonra beklediği Genelkurmay Baş kanlığı koltuğuna oturamayacağını anlayınca, üs tündeki üniformasından bile utanmadan, herkesin önünde hüngür hüngür ağlayan bir generalin ısrar lı baskıları olduğunu biliyordum da, birçok kişinin beraatini isteyen askeri savcılığın neden benim mahkûmiyetim konusunda ısrarcı olduğunu bir tür lü çıkaramıyordum.
★★★
Olayın nedenini, davanın sonlarına doğru, benim avukatlığımı da üstlenen Muammer Aksoy ortaya çıkardı.
12 Mart döneminde olduğu gibi, 12 Eylül döne minde de sürekli askeri yönetimle başı dertte olan ve mahkeme mahkeme gezmek zorunda bırakılan Muammer Aksoy, davalarından birinin dosyasını incelerken akıl almaz bir belgeye ulaşmıştı.
Bir zamanlar MİT Müsteşarlığı da yapmış bulu nan 12 Eylül döneminin Kara Kuvvetleri Komutanı
Nurettin Ersin’in imzasını taşıyan ve “savcılara delil, hâkimlere kanaat” olması için yazılmış olan
“çokgizli” ibareleri Ersin dönemi tarihli MİT belge sinde, Muammer Aksoy ile Ali Sirmen’in Avru pa’daki Türk komünistlerinin liderleri olduğu yazı lıyordu.
Pek sıkı(!) olan Sıkıyönetim döneminin gevşek yönetim ve yargısı ise bu çok gizli belgeyi dosya da unutarak Muammer Hoca’nın eline geçmesine neden oluyordu.
Belgenin nedenini tahmin etmemiz güç olmadı. 1968 yılı başında, Vietnam Savaşı’nın en şiddet li döneminde, Berlin’de önderliğini Alman gençlik liderlerinden Rude Dutscke’nin yaptığı, Vietnam Sa vaşı karşıtı gösterilere o sırada Paris’te hem gaze teci hem de doktora öğrencisi olan ben de katıl mıştım, akademik bir gerekçeyle Almanya’da bu lunan Muammer Aksoy da...
Ben gösteriyle ilgili izlenimlerimi de gazetedeki köşemde yazmıştım. Yani ortada gizli veya yasa dışı bir şey yoktu.
O geziye, benimle aynı gazetede çalışan, ama ay nı zamanda bir MİT görevlisi olan bir gazeteci de katılmış, resimlerimizi çekmiş, onlarla birlikte hak kımızda yukanda sözünü ettiğim belgeye gerekçe olan bir de rapor yazmıştı.
İşin daha da ilginci, benim arkadaşım olan gaze teci, Muammer Aksoy’un da akrabasıydı.
Daha sonra yine Muammer Aksoy’un akrabası olan, bir başka gazeteci arkadaşımız da, yönettiği Cumhuriyet gazetesinde çok radikal bulduğu Mu ammer Aksoy’un yazılannı yayımlatmamak için elin den geleni yapmıştı.
Kısacası, yiğit demokrasi savaşçısı Muammer Aksoy, yalnız baskıcı rejimlerden, gericilerden ve te röristlerden değil, akrabalanndan da az çekmemiş ti hani...
Nur içinde yatsın!