• Sonuç bulunamadı

Kentsel arkeolojik sit alanlarında korumacanlandırma önerileri: Hisar (Attouda) örneği

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kentsel arkeolojik sit alanlarında korumacanlandırma önerileri: Hisar (Attouda) örneği"

Copied!
129
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ

FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI

KENTSEL ARKEOLOJİK SİT ALANLARINDA

KORUMA-CANLANDIRMA ÖNERİLERİ: HİSAR (ATTOUDA) ÖRNEĞİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ

İLCAN ŞİMŞEK

(2)

T.C.

PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ

FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI

KENTSEL ARKEOLOJİK SİT ALANLARINDA

KORUMA-CANLANDIRMA ÖNERİLERİ: HİSAR (ATTOUDA) ÖRNEĞİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ

İLCAN ŞİMŞEK

(3)
(4)

Bu tez çalışması Pamukkale Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından 2018FEBE069nolu proje ile desteklenmiştir.

(5)
(6)

i

ÖZET

KENTSEL ARKEOLOJİK SİT ALANLARINDA KORUMA-CANLANDIRMA ÖNERİLERİ: HİSAR (ATTOUDA) ÖRNEĞİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ İLCAN ŞİMŞEK

PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI (TEZ DANIŞMANI:DR. ÖĞR. ÜYESİ AYŞE ÖZDEMİR)

DENİZLİ, EYLÜL - 2019

Kırsal alanda yer alan kentsel ve arkeolojik sit alanı niteliğindeki koruma alanlarının sahip oldukları kültürel ve doğal peyzaj değerleri ile geleceğe taşınması noktasında neler yapılabileceği tartışılması gereken konulardan bir tanesidir.

Bu kapsamda arkeolojik ve tarihi ögeleri barındıran çevrelerin korunarak kültürel sürekliliğinin devam ettirilmesi ve bugünün yaşamı ile bütünleşik var olan değerinin yaşatarak korunmasını Hisar (Attouda) yerleşimi örneğinde ortaya koymayı hedeflemektedir. Geçmiş ile şimdiki zaman arasında kurulacak ve korunacak olan denge ile bu çok katmanlı kültürel peyzaj özelliğindeki alanın sahip olduğu doğal ve kültürel peyzaj değerleriyle bütünleşik biçimde başarılı olarak değişip dönüşmesine katkı sağlamaktır.

Çalışmanın ana materyalini; Denizli Kenti, Sarayköy ilçesinde bulunan Attouda Antik Kenti ve tarihi süreç içinde antik kent üzerine kurulmuş olan Hisar yerleşimi oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan ikincil materyalleri; araştırma alanı ile ilgili daha önce yapılmış arkeolojik, tarihi ve mimari çalışmalar, kuramsal temellere ilişkin literatür verileri, yerleşime ait görsel malzemeler, Autocad, Netcad ve Photoshop programları ile oluşturulan paftalar, uzman ve akademisyen kişilerle yapılan sözlü görüşmeler oluşturmuştur.

Çalışmada araştırma alanı, kültürel peyzaj, kentsel arkeolojik sit, koruma ve canlandırma ile ilgili yapılmış olan çalışmalar, kuramsal ve kavramsal çerçeve kapsamında kültürel peyzaj, kırsal peyzaj, kültürel miras, kentsel arkeolojik sit, koruma, planlama ve sit alanlarında turizm etkileşimi konuları ile arkeolojik ve bilimsel veriler incelenmiştir. Kütüphane, internet kaynakları, benzer yapılmış çalışmalar, konu ile ilgili uzman ve akademisyen kişilerle yapılan yüz yüze görüşmeler, kurumlardan alınan görsel ve yazılı belgeler ve yerel halk ile yapılan sözlü görüşmeler doğrultusunda veriler elde edilmiştir.

Çalışma kapsamında Hisar (Attouda) yerleşiminin doğal (topografik, jeolojik, hidrolojik ve toprak yapısı, iklim özellikleri, bitki örtüsü ve hayvan varlığı), kültürel değerleri (tarihsel süreç, mekânsal yapı, somut ve somut olmayan kültür varlıkları) ve yerleşim dokusu belirlenmiştir. Alanın görsel peyzaj değeri, yerleşimin farklı açılarından alınan fotoğraflar ile yerinde gözleme dayalı arazi gezileri ile tespit edilmiştir. Araştırma alanının koruma geçmişi analizinde alanın koruma kurulları tarafından sit ilan edilmesine yönelik alınan kararlar, belgeler ve sonraki süreçlerde korumaya yönelik yapılmış çalışmalar irdelenerek eksiklikler ve sorunlar

(7)

ii

belirlenmiştir. Alanın korunarak yaşatılmasına yönelik GZFT analizi ile araştırma alanının sahip olduğu doğal ve kültürel değerleri doğrultusunda, alanın güçlü ve zayıf yönleri belirlenmiş ve dış çevreden kaynaklanan fırsat ve tehditler saptanmıştır.

Bu bilgiler ışığında, alanın kendine özgü doğal ve kültürel değerlerinin okunabilirliğinin, korunmasının ve değerinin artırılmasının, tanınırlığının ve bölgesel gelişime katkısının doğru ve etkin olabilecek koruma ve canlandırma temelinde değerlendirilmiştir. Hisar’ın (Attouda) tarihsel süreklilikte değişip– dönüşerek şekillenmesi ile geçmişten bugüne ulaştırdığı kültürel ve doğal peyzaj değerlerinden oluşan kentsel-arkeolojik sit alanı özelliğindeki yerleşim dokusunun bugünün kullanım şekline yönelik bütüncül koruma yaklaşımının ortaya konulmasına katkı sağlayacak bölgesel ve kentsel ölçekte koruma ve canlandırma önerileri getirilmiştir.

ANAHTAR KELİMELER: Attouda, Hisar, kültürel peyzaj, kentsel arkeolojik sit,

(8)

iii

ABSTRACT

CONSERVATION-REVITALIZATION PROPOSALS FOR URBAN ARCHAELOGICAL SITES: A CASE STUDY FOR HISAR (ATTOUDA)

MSC THESIS İLCAN ŞİMŞEK

PAMUKKALE UNIVERSITY INSTITUTE OF SCIENCE URBAN AND REGIONAL PLANNING DEPARTMENT

(SUPERVISOR:DR. ÖĞR. ÜYESİ AYŞE ÖZDEMİR) DENİZLİ, SEPTEMBER 2019

It is one of the issues that needs to be discussed about the cultural and natural landscape values of the protected areas which are urban and archaeological sites in rural areas and what can be done to carry them into the future.

This research targets to supply cultural continuity of the conservation of the archaeological and historical values and protection by sustentation of integrated existing value with todays’ life in the case of Hisar (Attouda) settlement. The balance between the past and the present and to be established and maintained and the natural and cultural landscape values of this multi-layered cultural landscape feature to contribute to the successful change and transformation.

The main material of the study is the city of Denizli, the ancient city of Attouda in the district of Sarayköy and the settlement of Hisar, which was founded on the ancient city in the historical process. The secondary materials used in the study consisted of previous archaeological, historical and architectural studies, literature data on theoretical foundations, visual materials of the settlement, sheets created with Autocad, Netcad and Photoshop programs, oral interviews with experts and academicians.

Within the scope of theoretical and conceptual framework, cultural landscape, rural landscape, cultural heritage, urban archaeological sites, conservation and revitalization, planning and tourism interaction in the areas of sites and archaeological and scientific data were examined. The library, internet resources, similar studies, face-to-face interviews with experts and academics on the subject, visual and written documents from institutions and oral interviews with local people were obtained.

Within the scope of the study, the natural (topographic, Geological, hydrological and climatic features, vegetation and animal presence), cultural values (historical process, spatial structure, tangible and intangible cultural assets) and settlement texture of the Hisar (Attouda) settlement were determined. The visual landscape value of the area was determined by field trips based on observation on the spot with photographs taken from different angles of the settlement. In the analysis of the conservation history of the research area, the decisions taken by the conservation boards to declare the site, the documents and the subsequent processes related to the protection of the site were examined and the deficiencies and problems were identified. In line with the natural and cultural values of the research

(9)

iv

area, the strengths and weaknesses of the field have been identified and opportunities and threats arising from the external environment have been identified with the gzft analysis aimed at preserving and sustaining the area.

In the light of this information, the legibility, protect ion and value enhancement of the unique natural and cultural values of the area, its recognition and its contribution to regional development have been evaluated on the basis of proper and effective conservation and revitalization.

KEYWORDS: Attouda, Hisar, cultural landscape, urban archaeological site,

(10)

v

İÇİNDEKİLER

Sayfa ÖZET ... i ABSTRACT ... iii İÇİNDEKİLER ... v

ŞEKİL LİSTESİ ... vii

TABLO LİSTESİ ... ix SEMBOL LİSTESİ ... x ÖNSÖZ ... xi 1. GİRİŞ ... 1 1.1 Amaç - Kapsam ... 2 1.2 Özgün Değer ... 3 1.3 Beklenen Katkı ... 4 1.4 Literatür Araştırması ... 4

1.4.1 Araştırma alanına yönelik olarak yapılmış çalışmalar ... 5

1.4.1.1 Arkeoloji-sanat tarihi-tarihi coğrafya çalışmaları ... 5

1.4.1.2 Mimarlık-planlama alanındaki çalışmalar... 6

1.4.2 Kültürel peyzaj ile ilgili olarak yapılmış çalışmalar ... 6

1.4.3 Kentsel-arkeolojik sit ile ilgili yapılmış çalışmalar ... 8

1.4.4 Kültürel peyzajı koruma ile ilgili çalışmalar ... 10

2. KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVE ... 14

2.1 Kültürel Peyzaj ve Koruma Yaklaşımı ... 14

2.1.1 Kültürel Peyzaj ... 14

2.1.2 Kırsal Peyzaj Alanları ... 16

2.1.3 Kültürel Miras ... 16

2.2 Kentsel Arkeolojik Sit Alanı ... 18

2.2.1 Koruma Kavramı ve Gelişimi ... 20

2.2.2 Türkiye’de Korumanın Tarihsel Gelişimi ... 22

2.3 Sit Alanı Planlama Yaklaşımları ... 23

2.3.1 Peyzaj Planlama ... 23

2.3.2 Bütünleşik Koruma ... 25

2.3.3 Sürdürülebilir Koruma ... 27

2.3.4 Koruma Amaçlı İmar Planı ... 28

2.3.5 Türkiye’de Sit Alanlarında Planlama Yaklaşımı ... 29

2.4 Sit Alanı ve Turizm Etkileşimi ... 30

2.4.1 Turizm Etkileşiminde Sit Alanlarında Korumanın Önemi ... 37

2.4.2 Türkiye’de Turizm Etkileşimdeki Sit Alanları Koruma Yaklaşımı .. 38

3. MATERYAL VE YÖNTEM ... 40

3.1 Materyal ... 40

3.2 Yöntem Açıklamaları ... 42

4. ARAŞTIRMA BULGULARI ... 45

4.1 Konumsal Nitelik ve Yakın Çevre İlişkiler ... 45

4.2 Tarihsel Gelişim ... 45

4.3 Doğal Değerler ... 47

4.3.1 Topografik Yapı ... 47

4.3.2 Hidrolojik Yapı ... 49

(11)

vi 4.3.4 İklim Yapısı ... 53 4.3.5 Bitki Varlığı ... 53 4.3.6 Hayvan Varlığı ... 54 4.4 Kültürel Değerler ... 55 4.4.1 Somut Kültür Varlıkları ... 55 4.4.1.1 Taşınmaz Kültür Varlıkları ... 55 4.4.1.2 Taşınabilir Kültür Varlıkları ... 59

4.4.2 Somut Olmayan Kültür Varlıkları ... 60

4.5 Yerleşim Dokusu ... 61

4.6 Sosyo- Ekonomik Durumu ... 66

4.7 Görsel Peyzaj Değeri ... 67

4.8 Hisar (Attouda) Yerleşimi Koruma Süreci ... 69

4.9 Hisar (Attouda) Yerleşiminin Koruma ve Canlandırma Açısından GZFT Analizi ... 70

5. SONUÇ VE ÖNERİLER ... 73

5.1 Bölgesel Ölçekte Koruma ve Canlandırma Önerileri ... 77

5.2 Kentsel Ölçekte Koruma ve Canlandırma Önerileri ... 80

5.2.1 Koruma Odaklı Müdahale Alanları İçin Koruma ve Canlandırma Önerileri ... 82

5.2.1.1 I. ve II. öncelikli koruma alanları ... 82

5.2.1.1.1 Sokak Sağlıklaştırma Alanı ... 83

5.2.1.1.2 Yenileme Alanları ... 90

5.2.1.1.3 Arkeolojik mirasın korunması ve sergilenmesine ilişkin yerinde–in situ sergileme–sunu alanları ... 91

5.2.1.2 Doğal Değerler ... 92

5.2.2 Yüzey Araştırmaları ve Kazı Alanları İçin Koruma ve Canlandırma Önerileri ... 94

6. KAYNAKLAR ... 98

7. EKLER ... 108

EK A: 658 Nolu İlke Kararı) Arkeolojik Sitler Koruma Kullanma Koşulları 108 EK B: (702 Nolu İlke Kararı) Kentsel Arkeolojik Sitler Koruma Kullanma Koşulları ... 111

(12)

vii

ŞEKİL LİSTESİ

Sayfa

Şekil 3.1: Araştırma alanı sınırı paftası (Şimşek 2019) ... 41 Şekil 3.2: Yöntem akış şeması (Şimşek 2019). ... 44 Şekil 4.3: Hisar (Attouda) yerleşiminin ülkedeki konumu ve sınırları (Şimşek 2019)

... 45 Şekil 4.4: Attouda Antik Kenti antik dönem konumu (URL-1)... 46 Şekil 4.5: Hisar (Attouda) yerleşiminin ülkedeki konumu ve sınırları (Şimşek 2019)

... 48 Şekil 4.6: Hisar (Attouda) yerleşiminin ülkedeki konumu ve sınırları (Şimşek 2019)

... 50 Şekil 4.7: Hisar (Attouda) yerleşiminin ülkedeki konumu ve sınırları (Şimşek 2019)

... 52 Şekil 4.8: Hisar (Attouda) yerleşiminin güneyindeki orman örtüsü (Şimşek 2019)

... 54 Şekil 4.9: Attouda Antik Kenti nekropol alanındaki mezarlar (Şimşek 2018) ... 56 Şekil 4.10: Hisar (Attouda) yerleşimi tescil durum analiz paftası (Şimşek 2019) . 57 Şekil 4.11: Osmanlı Dönemi’ne ait Hisar evleri (Şimşek 2019) ... 58 Şekil 4.12: Hisar camisi ve cami duvarındaki yazıt (Şimşek 2018) ... 59 Şekil 4.13: Yerleşimin girişinde yer alan türbe (Şimşek 2018) ... 59 Şekil 4.14: Hisar taşınabilir miras varlıkları a) Cami önündeki mimari eserler b)Sokak kenarındaki bloklar (Şimşek 2018) ... 60 Şekil 4.15: Hisar yerleşiminin genel görünüşü (Şimşek 2019) ... 62 Şekil 4.16: Hisar (Attouda) yerleşiminin arazi kullanım paftası (Şimşek 2019) ... 63 Şekil 4.17: Hisar (Attouda) yerleşiminin sokak dokusu paftası (Şimşek 2019) .... 64 Şekil 4.18: Hisar’ın sokak dokusu ve malzeme kullanımlarından görünümleri a) Konutlar arasında kalan toprak yollu çıkmaz sokak b) Doğu yönünden köy meydanına gelen asfalt kaplı ana yol c) Konutlar arası doğal taş döşeli sokak (Şimşek 2019)... 65 Şekil 4.19: a) Hisar taş döşeli bağ yolu (Söğüt 2017) b) Stratonikeia Osmanlı

Dönemi, Kuzey Şehir Kapısı ve küçük köy meydanı yolu (Söğüt 2013)... 65 Şekil 4.20: Hisar’ın geçim kaynakları a) Konut içinde kullanılan dokuma tezgâhı b) Özel mülkiyete ait konut bahçesindeki üzüm asmaları (Şimşek 2019) ... 67 Şekil 4.21: Hisar yerleşiminin güneyden görünüşü (Şimşek 2019) ... 68 Şekil 4.22: a) Hisar yerleşiminde enerji hattının görsel kaliteye olumsuz etkisi, b) Hisar’da yapı-sokak-bitki varlığının görsel kaliteye olumlu etkisi (Şimşek 2019) ... 68 Şekil 4.23: a) Hisar’ın güneyindeki ormanlık alanlar b) Hisar’ın kuzey doğusuna bakış (Şimşek 2019) ... 69 Şekil 5.24: Hisar (Attouda) yerleşimi koruma ve canlandırma önerileri (Şimşek 2019)... 76 Şekil 5.25: Hisar (Attouda) yerleşimi için bölgesel ölçekte koruma ve canlandırma önerisi: Kültür rotası paftası (Şimşek 2019) ... 79 Şekil 5.26: Bölgeleme paftası (Şimşek 2019) ... 81

(13)

viii

Şekil 5.27: Araştırma alanındaki; a) tek duvarı ayakta kalmış yapı, b) harabe durumundaki yapı (Şimşek 2018) ... 83 Şekil 5.28: Hisar (Attouda) yerleşiminde dokuya uyumsuz cephe sağlıklaştırması (Şimşek 2019) ... 84 Şekil 5.29: Hisar (Attouda) yerleşimi sağlıklaştırma paftası (Şimşek 2019 ... 85 Şekil 5.30: Hisar (Attouda) yerleşiminde sokak sağlıklaştırma alanında yapılara verilen yeni işlev önerileri paftası (Şimşek 2019) ... 89 Şekil 5.31: a) Yerleşim girişinde yer alan türbe, b) Türbenin bahçesinde yer alan mezar alanı (Şimşek 2019) ... 90 Şekil 5.32: a-b-c: Araştırma alanında yenileme yapılabilecek örnek yapılar (Şimşek 2019)... 91 Şekil 5.33: a-b) Hierapolis Arkeoloji Müzesi bahçesindeki taşınabilir eserler için koruma çatısı (Şimşek 2019) ... 91 Şekil 5.34: Çatalhöyük’te yapılmış koruma çatısı (Torun 2015) ... 92 Şekil 5.35: Hisar (Attouda) yerleşimi evresindeki orman alanları (a- yerleşimin güney-doğusu, b- yerleşimin güney-batısı, c- yerleşimin kuzey-doğusu, d- yerleşimin kuzey-batı yamaçları) (Şimşek 2019) ... 93 Şekil 5.36: Araştırma alanında öngörülen yüzey araştırma ve kazı alanları (Şimşek 2019)... 96

(14)

ix

TABLO LİSTESİ

Sayfa

Tablo 4.1: Hisar (Attouda) yerleşimi meteorolojik veri analizi (Denizli

Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2018) ... 53 Tablo 4.2: Araştırma Alanının GZFT Analizi... 72 Tablo 5.3: Sokak sağlıklaştırma alanındaki yapılara getirilen işlev önerileri ... 88

(15)

x

SEMBOL LİSTESİ

ICOMOS: International Council on Monuments and Sites (Uluslararası Anıtlar ve

Sitler Konseyi Türkiye Milli Komitesi)

UNESCO: United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization

(Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu)

ICCROM: International Centre for the Study of the Preservation and Restoration

of Cultural Property (Kültürel Varlıkların Korunması ve Onarımı Araştırma

Merkezi)

GZFT: Güçlü yönler, zayıf yönler, fırsatlar ve tehditler MTA: Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü

HABITAT: Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşmeleri Merkezi

(16)

xi

ÖNSÖZ

Yüksek lisans tez danışmanlığımı üstlenerek çalışmalarımda beni yönlendiren, sabrını, desteğini ve değerli yardımlarını esirgemeyen sevgili hocam Sayın Dr. Öğr. Üyesi Ayşe ÖZDEMİR’e, yüksek lisans öğrenim süreci boyunca değerli görüşlerini esirgemeden paylaşan ve jüri üyesi olmayı kabul eden sevgili hocam Sayın Prof. Dr. Koray ÖZCAN’a, yüksek lisans tez jüri üyesi olmayı kabul eden sayın Prof. Dr. Elmas ERDOĞAN hocama katkılarından dolayı teşekkürlerimi sunarım.

Tez çalışması süresince değerli görüşlerinden yararlandığım Sayın Prof. Dr. Bilal SÖĞÜT ve Sayın Prof. Dr. Celal ŞİMŞEK hocalarıma teşekkür ederim.

Uzun eğitim yıllarım boyunca benden destek ve yardımlarını esirgemeyen sevgili annem ve babama, saha çalışmalarımda da bana destek olan eşime ve oğluma sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

(17)

1

1. GİRİŞ

Kültürel peyzaj, geçmişe ışık tutan fiziksel kalıntıların ve tarihi olayların, edebiyat, resim vb. sanatsal çalışmaların, geleneksel karakteristikler ile kültürel değerler ve toplumsal tanımlamalar bağlamında miras değerine sahip, değerler bütünüdür (Özdemir ve Aydar 2019). Bu değerlerin araştırılması, korunması ve günümüz koşullarına uygun şekilde değerlendirilip planlanması ve sergilenmesi kültürel miras kavramını geliştirmiştir (Mosler 2007, Atik ve Tülek 2013). Bu bakış açısından, tarihsel süreç içerisinde farklı uygarlıklara ait izler taşıyan çok katmanlı yerleşimler, yaşadıkları dönemin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtırlar. Özellikle de kırsal alanlarda bulundukları bölgenin fiziksel şartlarını, doğa ile iç içe, arazi formuna uygun, doğal kaynaklara ve etki alanlarına, iklim özelliklerini, kültürünü, ait oldukları dönemin yaşam izlerini yansıtan, özgün dokulara sahip alanlar (Acar 2015; Eminağaoğlu 2005) olarak bulundukları bölge için kültürel bir miras özelliğindedirler (Mosler 2008). Bu alanlar geçmişin izlerini taşıyan dinamik, değişken, evrimleşen ve bulundukları çevreyle bütünleşmiş arkeolojik peyzajlar olarak UNESCO, HABITAT, ICOMOS ve Avrupa Konseyi gibi küresel düzlemdeki organizasyonlar tarafından yayınlanan sözleşmeler, tüzükler, tavsiye ya da ilke kararlarında insanlık tarihinin “ortak belleği” olarak değerlendirilmektedir (Erdoğan 2006; Özcan ve Yenice 2008).

Ancak günümüzde kırsal miras alanları; göç, doğal afet ya da fiziksel müdahaleler ile tahribata uğramakta dolayısıyla barındırdıkları somut ve somut olmayan miras yok olmaktadır. Mirasın koruması, topluma geçmişteki yaşanmışlıkları hatırlatırken, diğer yandan gelecek nesillere bu mirasın ve kültürel kimliğin aktarılmasını sağlaması bakımından sürdürülebilirliği uygulamaya koymaktadır. Kültürel mirası korumanın en etkin yollarından bir tanesi kullanarak koruma olarak ifade edilebilir. Geçmişten günümüze miras olarak kalan bu alanları korumak, değerlendirmek, güncel kullanımlara uygun ve doğru işlevlendirerek yaşatmak, koruma kullanma dengesinde tarihi, kültürel, çevresel ve ekonomik olarak sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için bir araçtır. Bu bağlamda geçmiş, bugün ve gelecek arasında, bir süreklilik olması gerekmektedir. Tarihi dokuların, koruma ilkeleri ve yasalar doğrultusunda özgünlüğünü ve sahip olduğu değerleri kaybetmeden yeni işlevler vererek yaşatılması sağlanabilir (Yaldız ve Asatekin 2016). Ancak bunun

(18)

2

sağlanabilmesi için koruma ile işlevsel değişim arasında doğru bir dengenin kurulması geçmişten gelen karakteristiklerinin korunması ve çağdaş gereksinimlere ayak uydurabilmesi gerekmektedir (Kiper 2013).

1.1 Amaç - Kapsam

Kırsal alanda yer alan kentsel ve arkeolojik sit alanı niteliğindeki koruma alanlarının sahip oldukları kültürel ve doğal peyzaj değerleri ile geleceğe taşınması noktasında neler yapılabileceği tartışılması gereken konulardan bir tanesidir.

Tez çalışmasının konusu; Denizli Kenti, Sarayköy ilçesinde bulunan Attouda Antik Kenti ve tarihi süreç içinde antik kent üzerine kurulmuş olan Hisar yerleşimidir.

Araştırma alanı olan Hisar yerleşimi, Attouda Antik Kenti üzerine kurulmuş, çok katmanlı kültürel miras olarak,

• tarihi bir değer olması,

• kültürel değerleri barındırması, • doğal değerlere sahip olması, • kültürel miras olması,

• kentsel sit alanı olması,

• I. derece arkeolojik sit alanı olması,

• çok katmanlı kültürel peyzaj özelliğinde olması, • sit alan ilan edilmesi sonucu yerleşimin terk edilmesi,

• somut olmayan kültürel değerleri (yerel/toplumsal önemi, bayram geleneklerinin devam etmesi),

• halkın burada yaşama isteğinin olması sebebiyle,

Hisar (Attouda) yerleşiminin korunarak geleceğe aktarılabilecek doğal ve kültürel öneme sahip bir alan olduğunu söylemek mümkündür. Doğal ve kültürel değerleri ile geçmişteki sosyal, kültürel, mimari, vb. özelliklerin anlaşılması için önemli kaynak niteliğindedir.

(19)

3

Hisar (Attouda) yerleşimi çok katmanlı miras olarak, tarihi, kültürel ve doğal kaynakları ile, çeşitli kültürel ve estetik değerler sergileyen bir kültürel peyzaj alanıdır. Hisar (Attouda) yerleşimi mimari, tarihi, estetik özellikleri ve geçmiş dönemlere ait yaşam biçimlerini gelecek nesillere aktarması, kültürel ve doğal değerleri bir arada bulundurması nedeni ile kentsel sit alanı özelliği taşımaktadır. Eski uygarlıklardan günümüze ulaşan, yaşadıkları devrin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı Attouda Antik Kenti arkeolojik sit alanıdır. Alanın bu niteliği ve sosyo-ekonomik nedenlerden dolayı halk göç etmek durumunda kalmış; Hisar yerleşiminin geleneksel dokusu yok olmaya başlamıştır.

Bu tez çalışmasının amacı; öncelikli olarak çok katmanlı kültürel miras özelliğindeki Hisar (Attouda) yerleşiminin, doğal ve kültürel değerlerinin tespit ederek, bu değerlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla yerleşiminin yaşatılarak korunmasına dayanmaktadır. Bu noktada araştırma alanı ve yakın çevresinin doğal ve kültürel değerleri tespit edilerek bölgesel ve kentsel ölçekte koruma ve canlandırma önerilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır.

1.2 Özgün Değer

Tez çalışmasının özgünlüğünü oluşturan hususlar aşağıda belirtilmiştir. • Arkeolojik ve kentsel sit alanı niteliğindeki koruma alanının sürdürülebilir korunması ve geliştirilmesine yönelik çözümleyici bir yaklaşıma sahip olmasıdır.

• Kültürel mirasın korunmasında, koruma ilkeleri ve yasalar doğrultusunda özgünlüğünü ve sahip olduğu değerleri kaybetmeden yeniden işlev vererek yaşatılması yaklaşımına sahip olmasıdır. Yaşatarak koruma, tarihi, kültürel, çevresel ve ekonomik olarak sürdürülebilirliği sağlayabilecektir.

• Kültürel miras özelliğindeki yerleşimin doğal, kültürel, ekonomik ve sosyal değerlerinin sürdürülebilirliğine kültür turizminin olanak sağlayabilmesidir.

(20)

4

• Çok katmanlı kültürel peyzaj özelliğindeki yerleşimin yaşatılması, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için planlama, tasarım ve uygulama süreçlerinde yere özgü öneriler sunmasıdır.

• Akademik–bilimsel düzeyde yeterli çalışma ve araştırmaların yapılmamış olduğu Hisar (Attouda) tarihi yerleşiminde, doğal ve kültürel miras değerlerinin ele alınması ve koruma ve canlandırma bağlamında bölgesel ve kentsel ölçekte çözüm önerileri sunmasıdır.

1.3 Beklenen Katkı

Yukarıda belirtilen tüm bilgiler dikkate alındığında, bu araştırmanın, kültürel ve doğal peyzaj değerlerinden oluşan kentsel-arkeolojik sit alanı özelliğindeki yerleşim dokusunun yeniden canlandırılarak korunması esas alınarak bugünün kullanım şekline yönelik bütüncül koruma yaklaşımının ortaya konulmasında önemli görülmektedir. Bu araştırmanın, tarihsel süreklilikte değişip–dönüşerek şekillenen tarihi geçmiş ve günümüz birlikteliğinin ortaya konulması ve gelecekteki çözümlemelere ilişkin bölgesel ve kentsel ölçekte koruma ve canlandırma önerileri sunması bağlamında sit alanlarında koruma çalışmalarına katkı sağlayacağı beklenmektedir.

1.4 Literatür Araştırması

Yürütülen çalışma çerçevesinde, sit alanlarında koruma ve canlandırma kavramının ortaya konulabilmesi ve alana özgü önerilerin geliştirilebilmesi amacıyla yerli ve yabancı literatür taranmıştır.

Bu bölümde, araştırmaya katkıda bulunan bazı çalışmalar; araştırma alanına yönelik çalışmalar, kültürel peyzaj, kentsel arkeolojik sit, koruma ve canlandırma konularına ilişkin yapılmış olan çalışmalar başlıkları altında özet olarak verilmiştir.

(21)

5

1.4.1 Araştırma alanına yönelik olarak yapılmış çalışmalar

Literatürde çalışma alanı ile farklı disiplinlerde yapılmış çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmalar genellikle Hisar (Attouda) yerleşiminin antik döneme ait kalıntılarla ilgili olduğu görülmektedir. Alanın sahip olduğu peyzaj değerlerini ve dikkate alarak değerlendiren bir çalışma bulunmamaktadır.

1.4.1.1 Arkeoloji-sanat tarihi-tarihi coğrafya çalışmaları

Smith ve Ramsay (1887), çalışmada Assar = Ipsili-Hissar (bugünkü Hisar), Attouda olarak önermiştir. Ramsay (1890), “The Historical Geography of Asia Minor (Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası)” adlı kitabında Anadolu’nun ticaret yollarını ve yol sistemlerini ele almış, topografyasını değerlendirmiştir. Kentin adının Attouda olduğu bilinmeden önce, Hisar ve çevresi ile ilgili ilk bilgilere yer vermiştir.

John George Clark Anderson (1897), “A Summer in Phrygia: I” makalesinde Attouda’da bulunan yazıtlar hakkında detaylı çalışmalar yapmıştır. Sheppard (1981), “Inscriptions from Uşak, Denizli and Hisar Köy (Uşak, Denizli ve Hisar Köy'den Yazıtlar)” makalesinde ve Malay (1994), “New Inscriptions in the Denizli Museum” (Denizli Müzesinde Yeni Yazıtlar) başlıklı makalesinde Attouda kentinde bulunan yazıtları yayınlayarak bunlar ile ilgili değerlendirmeler yapmışlardır. W. H. Buckler ve W. M. Calder (1939), “Monumenta Asiae Minoris Antiqua, Vol. VI.” Kitabında Attouda’da önceden yayınlanan ve o dönemde bilinip yayınlanmamış olan yazıtların ele alındığı toplu bir değerlendirme yapılmıştır.

Şimşek (1999), yapmış olduğu araştırmada Attouda Antik Kentinde yapılan yüzey araştırmaları ve tarihine ilişkin bilgiler vermiştir. Şimşek ve Okunak (2002), çalışmada antik kentin taşınabilir kültür varlıklarından olan ve açığa çıkartılan seramikler ile ilgili detaylı bilgi aktarmışlardır. Şimşek (2002), çalışmasında Attouda nekropolünde bulunan mezar örnekleri ve bunların buluntuları ile ilgili bilgiler vermiştir.

Söğüt (2007), çalışmasında Attouda Antik Kentine ait mimari buluntular incelenmiş, tarihinde ilişkin bilgiler vermiştir. Söğüt (2013), “Denizli’de Yaşayan

(22)

6

Tarih Kenti Attouda (Hisarköyü)” başlıklı makalesinde, Hisar’ın konumu, tarihçesi, antik dönemden bugüne kalan eserler ve sosyo-kültürel yapısına ilişkin bilgiler verilerek, bu yerleşimin farkındalığını arttırmak, uzun ve kısa vadeli hedeflerle koruma yaklaşımı doğrultusunda yeniden canlanmasının desteklenmesi amaçlanmıştır.

Şimşek (2016), Attouda (Hisar) antik kentindeki heykeltıraşlık üzerine yaptığı çalışmada Attouda’nın tarihi ve bugüne kalan arkeolojik eserleri ile ilgili bilgi vermiştir.

Söğüt (2017), yapmış olduğu çalışmasında Hisar (Attouda) yerleşiminin tarihi ve antik dönem kalıntılarına ilişkin detaylı bilgiler vermektedir.

Haytoğlu (2017), “Dağılan Köyün Hikayesi Attouda-Hisar” kitabı Hisar’lı Salih Aytekin’in köyüne ait hatıra ve gözlemlerini kaleme aldığı defterinden yayınlanmıştır. Hisar yerleşiminin tarihi, sosyolojik, sosyo-ekonomik, gelenek ve görenek özelliklerini ortaya koymaktadır.

1.4.1.2 Mimarlık-planlama alanındaki çalışmalar

Şayın (2016), yüksek lisans tezinde Hisar (Attouda) yerleşiminde bulunan sivil mimarlık örneklerinin nitelik ve değerlerinin saptanması ve önerilen uygulamalarla mevcut kırsal miras değerlerinin korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedeflenmiştir. Kırsal mimari mirasın belgelenmesi ve korunması ve sürdürülebilir kılınmasına yönelik öneriler getirilmiştir.

1.4.2 Kültürel peyzaj ile ilgili olarak yapılmış çalışmalar

Hisar (Attouda) yerleşimi, kültürel ve doğal değerleri ile kültürel peyzaj alanıdır. Bu nedenle kültürel peyzaj alanları ile ilgili olarak yapılmış çalışmalar incelenerek araştırma konusu ile ilişkilendirilmiştir.

Özsüle (2005), doktora tez çalışmasında, Mudanya örneğinde geleneksel konut dokusu, tarım dokusu ve tarihsel özellikleri ile bir kültürel peyzaj özelliği taşıyan

(23)

7

yerleşimin geçmişten bugüne nasıl bir değişim geçirdiğini ve bu araştırma sonucunda alanın kültürel peyzaj karakter alanlarının belirlenmesi, bugünün değişen gereksinim ve beklentileri ile kültürel peyzaj alanlarına gösterilmesi gereken hassasiyet arasındaki dengenin sağlanmasına yardımcı olacak değerlendirmeleri yapmıştır. Gerçekleştirilen incelemeler sonucunda ortaya çıkan sorun ve çözümler üzerine genel bir değerlendirme yapılmış ve yerleşimin korunması açısından genel bir koruma yaklaşımı ve öneriler getirilmiştir.

Kuter ve Erdoğan (2006), yapmış oldukları çalışmada, Yalvaç Pisidia Antiocheia Antik Kentinin tarihi, doğal ve kültürel peyzaj özelliklerini incelemiş olup turizm potansiyelini değerlendirmişlerdir. Bu kapsamda antik kentin korunmasına yönelik planlama ve turizm çözümlemeleri geliştirmişlerdir.

Kiper (2006), doktora tezinde, Safranbolu Yörükköyü’nün mevcut durumdaki peyzaj potansiyeli tespit ederek; alanın sadece kültürel peyzaj özellikleri değil doğal peyzaj özellikleri ile birlikte kırsal turizm faaliyetlerine dahil edilmesi konusunda bütüncül bir kalkınma için kırsal turizmin önemini ortaya koymuştur.

Karaca (2008), doktora tezinde Side Antik Kentinin doğal ve kültürel değerleri incelenerek kültürel peyzaj özellikleri saptanmış ve elde edilen bulgular ile ekolojik hedefli koruma-kullanım-yorumlama önerilerine göre değerlendirilerek ve planlama kararlarını ortaya konmuştur.

Uzun (2012), doktora tez çalışmasında, araştırma alanındaki kültürel peyzaj değerlerini belirleyerek sürdürülebilir turizm açısından ve bu değerlerin korunması konusunda alanın Göreme Milli Parkı ve Kapadokya Kayalık Sitleri Dünya Mirası Alanına göre koruma ve konum bakımından değerlendirmiştir. Ayrıca, turist, yerel halk ve yöneticilerin alandaki turizm faaliyetleri konusundaki düşüncelerini dikkate alarak alanda sürdürülebilir turizm uygulamalarına yönelik öneriler geliştirmiştir.

Çöteli (2012), yapmış olduğu çalışmasında, Kayseri ili İncesu ilçesinin üst ölçekli planlarda öngörülen gelişme politikaları ile doğal ve kültürel değerlerini tespit ederek, kültürel peyzajın korunması ve sürdürülebilirliği arasındaki etkileşimi vurgulayarak, İncesu tarihi kentinde kültürel peyzaj alanlarının korunması için sürdürülebilir kentsel gelişme modeli önermiştir.

(24)

8

Doğan (2018), yüksek lisans tezinde, doğal alanları ve kültürel zenginlikleri ile korunması gerekli bir bölge olan Karabiga beldesinin doğal ve kültürel peyzaj değerleri belirlenerek, alanın ekolojik açıdan korunarak planlamasına yönelik sorunlar ve eksiklikleri belirlemiş olup öneriler sunmuştur.

1.4.3 Kentsel-arkeolojik sit ile ilgili yapılmış çalışmalar

Hisar (Attouda) yerleşimi I. derece arkeolojik sit alanı ve kentsel sit alanı olarak koruma kurulları tarafından belirlenmiştir. Bu nedenle benzer alanlardaki yapılmış çalışmalar incelenerek araştırma konusu ile ilişkilendirilmiştir.

Yurdugüzel (2005), yüksek lisans tez çalışmasında, arkeolojik alanla iç içe olan Eskihisar Köyü’nün mevcut geleneksel dokusunun korunması amacıyla bölge ile ilgili belgeleme yapılması için sit koruma projesi kapsamında yapılara yönelik müdahalelerine, yapının özgünlüğünü bozmadan uygulanması hedefiyle korumaya yönelik öneriler getirmiştir.

Erdoğan (2006), yapmış olduğu çalışmasında, Perge arkeolojik sit alanının tarihi süreç içindeki gelişimi ve günümüze kadar gelen yapılar tanıtılarak, alanın sorun ve olanakları saptanmış, peyzaj özellikleri değerlendirilerek Perge için öneriler geliştirmiştir.

Mumcu (2009), yüksek lisans tez çalışmasında İtalya'da sit alanlarının peyzaj planlamasının önemli örneği olan Boretto bölgesinin koruma planını incelemiş, mevcut kültürel varlıkları turizm açısından değerlendirilerek, Po Nehri kıyı düzenlenme proje alanı belirlenmiştir.

Cinel (2010), yüksek lisans tezinde kültürel miras alanlarında “koruma amaçlı imar planı hazırlama ve uygulama sorununun nasıl aşılacağı”, “süregelen farklı boyutlardaki sorunların çözümünde alan yönetimi etkin olabilir mi?” ve “koruma amaçlı revizyon imar planları, uygulamaya ilişkin sorunları çözebilecek doğru bir araç mıdır?” sorularına yanıt aranmaktadır. Bu tez çalışması ile kentsel korumanın ya da bu amaçlı imar planlarının varsayılan “sınırlayıcı” etkisini azaltmak için yöntemler geliştirmeye ilişkin ip uçları elde edilmeye çalışılmıştır.

(25)

9

Kaçmaz (2010), yüksek lisans tezinde arkeolojik ve tarihi ögeleri barındıran çevrelerin korunarak kültürel sürekliliğinin sağlanması ve sürdürülebilir mekanlar olarak çağdaş yaşam koşulları ile entegrasyonunun sağlanmasında koruma sürecini ve peyzaj mimarlığının önemini; İzmir Selçuk Ayasuluk Kalesi ve yakın çevresi örneğinde ortaya koymuştur. Bu çerçevede, alanın kültürel ve doğal değerleri incelenerek, koruma planları ve çözüm önerilerinin saptanması ile bölgenin mevcut durumunun geliştirilebilmesi için öneriler getirmiştir.

Koru (2010), yüksek lisans tezinde, koruma anlamında alan için neler yapıldığını ve Troia Tarihi Milli Parkı için hazırlanan Uzun Devreli Gelişme Planı’nı incelemektedir. Tarihi, kültürel, sosyal, ekonomik ve çevresel değerlerin ve buna sahip alanların kalitesinin sürdürülebilir bir şekilde korunması için genel bir ilkeler kılavuzu sunmuştur.

Tandoğan (2011), yüksek lisans tezinde Aizanoi Arkeolojik Sit Alanı ve yakın çevresinde, mevcut durum değerlendirilerek sorun ve fırsatlar ortaya çıkarılarak, koruma kullanma dengesinde sürdürülebilirliğinin sağlanması için turizme yönelik öneriler geliştirmiştir.

Koçan (2012), yapmış olduğu çalışmasında, Uşak Kentsel Sit Alanı ve tarihi yapıların, korunması ve yaşatılması için yerleşim dokusuna ilişkin tespitler yapılarak alanın sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla için öneriler geliştirmiştir.

Olgun ve Yılmaz (2014), yapmış olduğu çalışmada, Aizanoi Arkeolojik Sit Alanı ve yakın çevresinde yapılan mevcut durum analizi değerlendirilerek, alanının özgünlüğünün koruma- kullanma dengesi bağlamında sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla alanda turizme faaliyetlerinin gelişmesine yönelik öneriler geliştirmiştir.

Özdemir (2015), yapmış olduğu çalışmasında, arkeolojik sit alanı olan çok katmanlı doğal ve kültürel miras alanı olarak Muğla Stratonikeia ve Eskihisar Mahallesinin özgün dokusunun koruma kullanma dengesinde etkin ve sürdürülebilir olabilmesi için öneriler getirmiştir.

Gölbaş ve Atak (2016), yapmış olduğu çalışmada, Ortaca yerleşiminin turizme dahil edilmemiş arkeolojik ve tarihi alanların belirlenerek kırsal turizme katkısı değerlendirmiştir.

(26)

10

Mubaideen ve Kurdi (2017), yapmış olduğu çalışmasında Ürdün'deki arkeolojik alanların korunmasına rehberlik edecek, kültürel mirasın ve arkeolojik sitin korunmasında kentsel gelişimi uluslararası düzeyde birleştiren uyumlu bir yönetim modelini formüle etmiştir.

1.4.4 Kültürel peyzajı koruma ile ilgili çalışmalar

Tez çalışması kapsamında yerleşimin yaşatarak korunması hedeflenmiştir. Yerleşimin geçmişten bugüne taşıdığı değerlerin sürdürülebilirliğinin sağlanarak geleceğe aktarılması için koruma kullanma dengesinin sağlanması önem arz etmektedir. Bu nedenle kültürel peyzajı koruma konusunda yapılmış çalışmalar incelenerek araştırma alanına zemin oluşturmuştur.

Cros ve McKercher (2002), “Cultural Tourism-The Partnership Between Tourism and Cultural Heritage Management” (Kültürel Turizm-Turizm ve Kültürel Miras Yönetimi Arasındaki Ortaklık) kitabı kültürel turizm, turizm yönetimi ve kültürel miras yönetimi bakış açılarını birleştirmiştir. Turizm, alan yönetimi, somut ve somut olmayan mirasın korunması, kültürel miras yönetimi ile ilgili bilgilere yer verilmiştir.

Gürer (2003), yüksek lisans tez çalışmasında, Cumalıkızık örneğinde kırsal alan korunmasındaki gelişmelerini irdeleyerek kırsal turizm etkileşiminde geleneksel konut dokusunun korunmasına ilişkin öneriler getirmiştir.

Asatekin (2004), yapmış olduğu çalışmasında, kültür ve tabiat varlıklarının neler olduğu, değerleri, tehdit eden riskler, koruma bilincinin oluşturulması, korumada usul ve içerik, korumanın nasıl yapılacağı konularına değinmiştir. Ayrıca koruma ile ilgili uluslararası belgeler, Türkiye’de kültür ve doğa varlıklarının koruması ile ilgili yasalar ile eğitim yaklaşımlarını irdeleyerek öneriler oluşturmuştur.

Emekli (2005), çalışmasında, kültürel varlıklarımızın yok olmaması ve doğru şekilde değerlendirilmesi için koruma-kullanma ilkeleri doğrultusunda kültürel turizm olgusunu aktarmıştır.

(27)

11

Ahunbay (2007), “Tarihi Çevre Koruma ve Restorasyon” başlıklı kitabında; koruma düşüncesinin oluşumu ve gelişimi, koruma ölçütleri, restorasyon öncesi yapılması gerekli çalışmalar, restorasyon projelerinin hazırlanması ve restorasyon tekniklerini açıklamıştır. Tarihi çevre koruma ve kültür varlıklarının korunması ile ilgili kuruluşlar ve yasalar üzerinde durmuştur.

Artırma (2007), yüksek lisans tez çalışmasında; Adapazarı Kentsel Sit Alanının tarihsel süreç içinde gösterdiği değişimi inceleyerek, bölgenin canlandırılıp, tarihi dokunun yeniden kazandırılabilmesi, yaşatılabilmesi için gerekli çözüm önerileri geliştirmiştir.

Erdem (2007), yüksek lisans tez çalışmasında Sivas Kentinin sahip olduğu doğal ve kültürel değerleri belirleyerek, kentin sorun ve olanaklarını ortaya çıkartmış ve turizm kapsamında öneriler geliştirmiştir.

Serbest (2008), yüksek lisans tez çalışmasında Elmalı Sit alanının mekânsal ve çevresel analizlerini yaparak, sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda koruma amaçlı imar planı ve sit alanı müdahale kararlarına göre sağlıklaştırma önerileri getirmiştir.

Kan (2009), yüksek lisans tez çalışmasında, Sakarya Taraklı tarihi yerleşiminin mevcut veriler doğrultusunda korunması ve geliştirilmesi amacıyla kentsel peyzaj tasarım önerileri getirmiştir.

Sevindik (2010), yüksek lisans tez çalışmasında, Eyüp Kentsel Sit Alanının mevcut dokusu, geleneksel dokusu ve koruma amaçlı imar planı dokusu karşılaştırmalı analizlerle birbiri üzerindeki etkileri değerlendirmiştir. Bu amaçla mevcut koruma planlarının, mevcut geleneksel dokuyu ne derece koruduğu ve koruma planı sonrası, yapılan uygulamaların durumları irdeleyerek öneriler geliştirilmiştir.

Yavuz (2010), yüksek lisans tezinde doğal ve kültürel değerlerin korunması ve sürekliliğinin sağlanmasında turizmin etkisini araştırarak, koruma-kullanma dengelerine yönelik ilkeleri saptayarak, bu ilkeleri Eyüp İlçesi örneğinde tartışarak öneriler getirmiştir.

(28)

12

Karataş (2010), tez çalışmasında, Antalya, Demre İlçesinin doğal ve kültürel peyzaj özelliklerini belirlemiştir. Koruma kullanma temelinde turizm kullanımı ile ortaya çıkan sorunların çözümüne yönelik önerilere yer vermiştir.

Gülhan ve diğ. (2012), yapmış oldukları çalışmada, Selçuk yerleşiminin turizm potansiyelini belirlemişlerdir. Bu kapsamda alanın doğal ve kültürel kaynaklarını koruma temelinde planlama politikaları ve stratejileri oluşturmuşlardır.

Aydar ve Özdemir (2013) yapmış oldukları çalışmada kentsel ve 3. derece doğal sit alanı olan ve kullanılmamasından dolayı yok olma ihtimali ile karşı karşıya kalan Denizli, Atalar Mahallesinin tarihi dokusunun yaşatılması, kültürel devamlılığın sağlanması ve yaşayan mekanlar olarak gelecek kuşaklara aktarılması için peyzaj tasarımının önemin vurgulayarak, tarihi yapılara yeni işlevler verilerek yerleşimin odak noktası olması hedefiyle peyzaj tasarım projesi hazırlamıştır.

Çetin (2015), yapmış olduğu çalışmasında, Pompeipolis Sit Alanının sosyo-ekonomik ve kültürel özelliklerini belirterek arkeolojik ve doğal miras alanı olduğunu belirtmiştir. Bu alanda koruma yaklaşımları oluşturarak, sorun ve fırsatları değerlendirerek koruma-kullanma dengesinde kültürel turizme yönelik sürekliliği sağlamak amacıyla önerilerde bulunmuştur.

Acar (2015), yüksek lisans tezinde, İzmir-Ödemiş-Lübbey Köyü kırsal yerleşimin fiziki ve sosyo-kültürel özelliklerini incelenmiş, terk edilme nedenleri üzerinde durmuştur. Lübbey’in yerleşim özelliklerinin incelenmesi, belgelenmesi ve alana yönelik sosyal ve fiziki sürdürülebilirlik için gelecekte neler yapılabileceği konusunda öneri projesi geliştirmiştir.

Chinonso ve diğ. (2015), yapmış oldukları çalışmalarında, kültürel miras alanlarının potansiyelini, turizm gelişimini artırmak ve böylece ulusal geliri yönetim yoluyla artırmaya çalışmaktadır. Çalışma, sürdürülebilir kültürel miras alanlarının oluşturulmasında onlara yardımcı olacak hükümet, hükümet dışı ve koruma uzmanı vb. için önerilen kılavuz planlama metodolojisi önererek sonuçlandırılmıştır.

Aksoy (2015), doktora tezinde, araştırma alanının turizm açısından incelenmesi ile ilgili olarak, peyzaj kaynaklarına ilişkin potansiyele uygun turizm stratejileri belirlenmiştir. Ordu İli’nin Perşembe İlçesini Fatsa İlçesine bağlayan

(29)

13

yaklaşık 40 km.'lik yol güzergahı ve yakın çevresinde turizm açısından potansiyel oluşturan kaynakların belirlenmesini ve geliştirilmesini sağlamak amacıyla hazırlamıştır.

Akliman (2015), yüksek lisans tez çalışmasında; Tekirdağ’ın, sit alanının mevcut durumunun korunması ve günümüz koşullarında sürdürülebilirliğinin sağlanmasında turizm potansiyelini değerlendirmiş ve Tekirdağ tarihi kentinin korumasına yönelik öneriler geliştirmiştir.

Oğuz ve Aksulu (2016), yapmış oldukları çalışmada, Bitlis’in tarihi kent dokusunun sosyal ve fiziksel sorunlarını belirleyerek, sosyal içerikli fiziksel koruma yönünde öneriler getirmiştir.

Üzümcü ve diğ. (2017), yapmış oldukları çalışmada, Konya İli Selçuklu İlçesi Sille Köyü örnekleminde, turizm potansiyeli ve turizme açıldıktan sonra köyde yaşanan değişimler üzerine odaklanmıştır. Çalışma kırsal turizm konusunda yapılan diğer çalışmalardan farklı olarak, turizme ve kırsal turizme koruma kullanma ikileminde, eleştirel bir perspektiften bakmakta ve tüm turizmin doğal ve sosyo-kültürel çevrenin korunarak nasıl yapılabileceğini irdelemektedir.

Başdere (2018), yüksek lisans tez çalışmasında, Denizli Kaleiçi tarihi kentsel alanın; geçmişten bugüne sosyo–mekânsal gelişim süreci araştırılarak, mekânsal karakteristik ve işlevsel kimlik değişim noktaları ile öncelikli müdahale alanları belirleyerek, koruma ve geliştirmeye yönelik öneriler getirmiştir.

(30)

14

2. KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVE

2.1 Kültürel Peyzaj ve Koruma Yaklaşımı

Kültürel peyzajda meydana gelen değişimler ile özgün nitelikler, değerler ve karakterler genellikle aşınmakta ve kaybedilmektedir. Kültürel peyzajların estetik, kültürel ve ekolojik olarak korunması, bu alanların dondurulması ve müzeye dönüştürülmesi anlamına gelmemektedir. Peyzajın, sürekli bir gelişmeye açık bırakılması gerekmektedir. Bir yandan tipik ve tanımlanmış nitelikler korunurken; diğer yandan da yeni gelişimler tanımlanmalı ve bilinçli bir şekilde gelişim devam etmelidir (Konold 2007).

Kültürel peyzajı korumanın amacı, bu anlamda kıymetli olan varlıkların gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak, önemini korumak ve zarar görmesini engellemek, kültür mirasını bugün yaşam şartlarıyla bütünleştirmektir. Koruma, genel bir ifade ile herhangi bir kültürel peyzaj elemanının dış etkenlerden zarar görmesini engellemek amacı ile alınan önlemleri de ifade etmektedir. Bu önlemler, terk etmek ya da herhangi bir değişiklik yapmamak değil, doğal veya kültürel değerlerin özgün halinin devamlılığını sağlamaktır (Doğan 2018). Tarihi bir yerleşimin özgünlüğünü korumak farklı disiplinlerin ortak çalışması, örgütlenme, ekonomik gelir ve kamuoyu desteği gerektirmektedir (Karaca 2008; Ahunbay 2007).

2.1.1 Kültürel Peyzaj

Hisar (Attouda) yerleşimi, farklı tarihsel dönemlerin arazi kullanımlarını, farklı ekonomik, sosyal ve kültürel değişimlerini, gelenek ve göreneklerini yansıtan, kültürel ve doğal değerleri barındıran kültürel peyzaj alanıdır. Bu bağlamda söz konusu tanımlar bu bölümde ele alınmıştır.

Coğrafyacı olan Carl O. Sauer, kültürel peyzaj fikrinin geliştirilmesinde etkili olmuştur. Sauer, kültürü, Dünya'nın yüzeyinin görünür özelliklerini şekillendirmede bir güç olarak vurgulamıştır. Fiziksel çevre, insan kültürlerinin faaliyet gösterdiği ve içinde bulunduğu ortam olarak merkezi bir öneme sahiptir (Singh 2013). Sauer

(31)

15

(1927)’e göre; insanların doğal peyzajı kendi faaliyetleri sonucu şekillendirip değiştirmesi ve kendi karakterini yansıtacak şekilde işlemesi ile kültürel peyzaj ortaya çıkmaktadır (Külahlıoğlu 2017).

Birnbaum, “kültürel peyzaj, kültürel ve doğal kaynakları içeren, yaban hayatı

ve evcil hayvanlar dahil olan ve tarihi bir olay, aktivite, bir kişi ya da diğer kültürel ve estetik değerlere sahip bir coğrafi alandır” şeklinde tanımlamıştır (Birnbaum

1994).

Avrupa Konseyi’ne (1995) göre kültürel peyzaj alanları;

Yapay ve doğal faktörlerin birlikte oluşturduğu, beşerî toplumun evrimine ve toplumsal yerleşmenin zaman ve mekân içindeki karakterine tanıklık eden, geçmişteki arazi kullanımı ve faaliyetleri ile gelenek ve görenekleri ile, tarihsel olaylara tanıklık eden fiziksel izler taşımasından dolayı, tarihsel süreç içerisinde ve farklı sosyal değerlerle özdeşleştirilmiş olan tanımlı arazi parçalarıdır” (Eryazıcıoğlu 2012).

Farina’ya göre “kültürel peyzajlar, insan etkinliği ve çevre arasındaki

ilişkilerin ekolojik, sosyo-ekonomik ve kültürel kalıpları, tür topluluklarının varlığını, dağılımını ve bolluğunu yöneten geri besleme mekanizmalarını yarattığı coğrafi alanlardır” şeklinde tanımlamıştır (Farina 2000).

UNESCO Dünya Kültürel Mirası Komitesi’ne göre, “kültürel peyzajlar doğa

ve insanoğlunun ortak çalışmasıdır. Kültürel peyzajlar doğanın ve insanın birleşik eserlerini temsil eder. İnsanoğlunun doğal çevresi ve sosyal, ekonomik, kültürel iç ve dış güçlerin etkisiyle oluşmuş insan toplumu ve yerleşimlerinin evrimidir” şeklinde

tanımlamıştır (UNESCO 2008).

ICOMOS Türkiye Mimari Mirası Koruma Bildirgesine göre; “kültürel peyzaj

alanları toplumun ve insan yerleşmelerinin, tarih içinde ekonomik, sosyal ve kültürel etkenler bağlamında doğal çevreleriyle birlikte ve etkileşim içinde bulunarak dönüştürdüğü alanların yanı sıra, insanın ve doğanın birlikte oluşturduğu kültürel ve doğal kaynakları ve bu bağlamda yaban hayatı ve evcil hayvanları içeren, tarihi bir olay ve bir etkinlikle birlikte anılan, ya da çeşitli kültürel ve estetik değerler sergileyen coğrafi alanlardır” şeklinde tanımlanmıştır (ICOMOS 2013).

(32)

16

2.1.2 Kırsal Peyzaj Alanları

Kültürel peyzajın önemli bir parçası olan kırsal peyzajlar, kırsal yerleşimi, tarihi, kültürü, doğal özellikleri, geleneksel dokusu ve el sanatları ile insanların barınma ve yaşamlarını araziye bağlı olarak devam ettirdikleri alanlardır (Hough 1990; Erdem 2012).

Madran ve Özgönül (2005) çalışmalarında kırsal peyzaj alanları “genellikle köy

olarak bilinen yerleşmeler, içerdikleri geleneksel yapılarla (konutlar, depolar, işlikler, ahırlar vb.) birlikte kullanılan avlu ve bahçeleri ve kamusal nitelikli açık alanları (köy meydanı, mezarlıklar, meralar vb.) ile korunması ve geliştirilmesi gerekli alanlardır”

şeklinde tanımlamışlardır.

Kırsal peyzaj alanları kentsel ve doğal peyzajlardan farklı olarak mimari, arazi kullanımları, sosyo kültürel yaşam ve peyzaj özelliklerine sahiptir. Kırsal peyzajların bu özellikleri kentsel alanlardan uzaklaşmak isteyen insanlar için alternatif alanlar sunmaktadır (Irmak ve diğ. 2018).

Önemli arkeolojik ve tarihi özellikler gösteren ve süreç içinde belli sosyal ve kültürel gelişimlerden etkilenmiş kırsal alanlar korunması gerekli kültürel peyzaj alanlarını oluşturmaktadır (Erdoğan ve diğ. 2013).

2.1.3 Kültürel Miras

Kültürel miras kavramı yakın zamana kadar obje-odaklı ve tek yapı-ölçeğinde bir yaklaşımla tanımlanmaktaydı. Atina Tüzüğü’nde (1931) “kültürel miras; sadece anıtsal mimari eserler, tarihi ya da sanatsal öneme sahip yapılar ve taşınmaz kültür varlıkları; resim, heykel gibi sanat eserleri, kitaplar, arşivler, el yazmaları, bilimsel açıdan önemli koleksiyonlar gibi sanatsal, tarihi veya arkeolojik öneme sahip taşınabilir kültür varlıkları” olarak ele alınmaktadır (Robins ve Enlil 2018).

Venedik Tüzüğü (1964), kültür mirası tanımının değişmesi ve korumanın kapsamının genişlemesi açısından öncüdür. Tüzüğün 1. Maddesinde;

(33)

17

“Tarihi anıt kavramı sadece bir mimari eseri içine almaz, bunun yanında belli bir uygarlığın, önemli bir gelişmenin, tarihi bir olayın tanıklığını yapan kentsel ya da kırsal bir yerleşmeyi de kapsar. Bu kavram yalnız büyük sanat eserlerini değil, ayrıca zamanla kültürel anlam kazanmış daha basit eserleri de kapsar” şeklinde

tanımlanmıştır.

Kültürel ve doğal mirasın tespit edilmesi, korunması, sergilenmesi ve gelecek kuşaklara iletilmesinin sağlanması amacıyla 16 Kasım 1972 tarihinde “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesi” kabul edilmiştir. Bu sözleşme ile farklı kültür ve medeniyetlerin yaşadıkları geçmişin farklı dönemlerini yansıtan varlıklar, “birinin kaybı tüm insanlık hafızasının kaybıdır” anlayışıyla koruma altına alınmıştır (İ.S.A. Yönetim Başkanlığı 2014).

Türkiye 23.05.1982 tarih ve 8/4788 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesi” ne taraf olmuştur. Bu sözleşmeye göre kültürel miras kavramı kendi içinde anıtlar, yapı toplulukları ve sitler olarak ayrılarak tanımlanmıştır (UNESCO 1982).

Kültür mirası, kültürel miras ya da kültürel değer olarak farklı şekillerde de kullanılan bu kavram “Avrupa Kültürel Mirasının Envanteri (1990)” çalışmasına göre “doğal ya da kişi tarafından oluşturulan, bütünlüğü ve artistik, estetik, tarihsel, etnografik, bilimsel, edebi veya efsanevi özellikleri ile korunması ve değerlendirilmesi gereken bütünlerdir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Kültürel miras, somut ve somut olmayan kültürel miras şeklinde iki grupta sınıflandırılmaktadır. Somut kültürel miras; tarihi kasabalar, binalar, arkeolojik sitler, kültürel peyzajlar ya da taşınır kültürel özellikteki öğeler gibi kültürel değeri olan fiziksel, somut varlıkları içerir (Mckercher ve Cros 2002). Ahunbay’a (2007) göre;

Somut kültürel miras; taşınmaz kültürel miras ve taşınır kültürel miras olmak üzere ikiye ayrılır. Taşınmaz kültür varlıkları anıtlar ve sitlerdir. Anıtsal yapılar toplumun; sosyal, dini, ekonomik, kültürel vb. ortak ihtiyaçlarını karşılamak üzere inşa edilmiş külliyeler, tiyatrolar, hanlar, camiiler, depolar, gazhaneler, eski atölyelerdir. Sitler ise korunacak özellikleri bulunan doğal ya da insan yapısı ya da ikisinin ortak ürünü olan alanlardır. Sitler özelliklerine göre doğal, tarihi, arkeolojik,

(34)

18

kentsel, kırsal ve karmaşık sit şeklinde sınıflandırılmaktadır. Taşınır kültürel varlıklar ise, her çeşit taşınabilir sanat eseri ya da miras varlıklarını, özellikle de korunmasız durumda olan varlıları içerir. Resim, heykel, ikona, seramik kaplar, çini, cam, metal, deri eşya, halı, kilim gibi dokumalar, mobilya, mücevher, sikke, el yazması kitap gibi belge ve sanat eserleri taşınabilir somut kültürel varlıklardır.

Kültürel miras daha önceki kuşaklar tarafından oluşturulmuş ve evrensel değerlere sahip olduğuna inanılan eserlere verilen genel isimdir (Özer 2016). Doğal ve kültürel mirasın korunması 2000’li yıllarda devletlerin ve toplumların ilgisini çekerek, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği gibi çeşitli organların odaklandığı bir alan haline gelmiştir (Özdemir 2005).

Ünal (2014) çalışmasında kültürel mirası “geçmişten bugüne ulaşmış,

insanların sahiplik bağı içinde olmaksızın, sürekli değişim halinde olan değerlerinin, inançlarının, bilgilerinin ve geleneklerinin bir yansıması olarak betimledikleri bir kaynak grubudur. İnsanlar ve mekanlar arasındaki zaman içindeki etkileşimden kaynaklanan çevrenin tüm özelliklerini içerir” şeklinde tanımlamıştır.

2.2 Kentsel Arkeolojik Sit Alanı

Mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları ve bir bütün olarak o yerleşmenin ait oldukları dönemin yaşam biçimini gelecek nesillere aktarmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan, kültürel ve tabii çevre elemanlarının (yapılar, bahçeler, bitki örtüleri, yerleşim dokuları, duvarlar, sokak ve meydanlar vb.) birlikte bulundukları alanlardır. İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır.

3386 ve 5226 sayılı Kanunlarla değişik 2863 sayılı Kanun kapsamına giren arkeolojik sitlerle birlikte korunması gerekli kentsel dokuları içeren ve bu özellikleri

(35)

19

ile bütünlük arz eden korumaya yönelik özel planlama gerektiren alanlar kentsel arkeolojik sit alanlarıdır.

702 nolu İlke Kararı’na göre;

a) Bu alanlarda, arkeolojik değerlerin bilimsel yöntemlerle açığa çıkarılması, onarılması ve sergilenmesi işlemlerinin esas alınarak sağlıklı ve kapsamlı arkeolojik envanter temeline dayalı öz gerekli bütün ölçeklerdeki planlama çalışmalarının ivedilikle yapılmalıdır, bu planlar onanmadan, parsel ölçeğinde uygulamaya geçilememektedir.

Planlama çalışmaları sırasında: •Alana gelecek işlevlerin uyumu,

•Günümüz koşullarının gerektirdiği altyapı hizmetlerinin proje aşamasında kültür katmanına zarar vermeyecek ve toprak kullanımını minimumda tutacak biçimde ele alınması,

•Öneri yapı gabarileri ile yapı tekniği ve malzemesinin geleneksel doku ile uyumu,

•Mevcut ve olası arkeolojik varlıkların korunmasını ve değerlendirilmesini sağlayacak çözümler getirilmesi kurallarına uyulması zorunludur.

b) Bu alanlarda mevcut yıkıntı temeller üzerine, o temellerin ait olduğu eski yapı, korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşıyorsa, ayrıca içinde bulunduğu sitin tarihsel kimliğinin yeniden canlandırılmasında önemli bir boşluk yaratıyorsa, yapıya ait eski bilgi, resim, gravür, fotoğraf, anı belgeleri vb. dokümanlarla restitüe1 edilebileceği ilgili Koruma Bölge Kurulunca kabul edildikten sonra restitüsyon projesi düzenlenerek ve kurulca onaylanarak eski yapı yeniden ihya edilebilmektedir.

1 Kültür varlıklarının ve yakın çevresinin analizi, benzer yapılarla karşılaştırılması, özgün veya belli bir

dönemine ilişkin belgeleri ve çizimleri olan öneri projesini ifade eder (Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu Kapsamındaki Kültür Varlıklarının Rölöve, Restorasyon, Restitüsyon Projeleri, Sokak Sağlıklaştırma, Çevre Düzenleme Projeleri ve Bunların Uygulamaları ile Değerlendirme, Muhafaza, Nakil İşleri ve Kazı Çalışmalarına İlişkin Mal ve Hizmet Alımlarına Dair Yönetmelik 2005).

(36)

20

c) Tek yapı ölçeğindeki korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşıyan yapı ve yapı kalıntılarının rölöve ve restorasyon projelerinin Koruma Bölge Kurulunca onanması koşulu ile onarılıp kullanılabileceğine, kentsel doku ile bütünlük sağlayan tescili bulunmayan mevcut yapılar da aynı koşullarda hazırlanacak projelere dayalı olarak onarılabilecektir (Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu 2005).

Genel olarak sit alanları 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre; geçmişten bugüne kalan, sosyal, ekonomik, mimari özellikleri, doğal ve kültürel varlıkları ile korunarak geleceğe aktarılacak, özel planlama gerektiren miras alanlarıdır.

2.2.1 Koruma Kavramı ve Gelişimi

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre koruma ve korunma; “taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında muhafaza, bakım, onarım, restorasyon, fonksiyon değiştirme işlemleri; taşınır kültür varlıklarında ise muhafaza, bakım, onarım ve restorasyon işleridir.”

Avcı (2004)’e göre; insanların yerleşik hayata geçtikleri devirlerden bu yana geçmiş nesillere ait kültürel değerleri yaşatmak ve sonraki nesillere aktarmak için koruma kaygısını sürdürdüklerini çeşitli belge ve bulgularda görülmektedir. Erken dönemlerde öncelikle dini ve idari yapıların her zaman güzel görünmeleri ve varlıklarını amacıyla yapılan koruma çabaları orta çağda daha kapsamlı olarak ele alınmıştır (Tandoğan 2011). 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devrimi’nde halk tarafından anıtlar için büyük kayıplara yol açan eylemler gerçekleşmiştir. 1830’dan sonra Fransa’da Orta Çağ yapılarına ilgi artmış ve onarımları için çalışmalar başlamıştır. Orta Çağ sanatının araştırılmasında önde gelen kişisi mimar, mühendis, dekoratör ve mimarlık tarihçisi Viollet-le Duc Orta Çağ anıtlarının onarımı konusunda “XI – XVI Yüzyıl Fransız Mimarlığının Açıklamalı Sözlüğü ”nü yayımlamıştır. Duc’a göre; “Bir yapıyı restore etmek, onu korumak, onarmak veya yeniden yapmak değil, belirli bir zamanda hiç var olmadığı biçimiyle tam bitmiş bir yapı haline getirmek demektir” açıklamasıyla “üslup birliğine varma” ilkesi olarak tartışılmıştır.

(37)

21

Üslup birliğine varma görüşlerine karşı bir eleştiri olarak John Ruskin öncülüğünde “romantik görüş” kavramı ortaya atılmıştır. Bu görüşün temelinde sanat yapıtının dokunulmazlığı ilkesi yer almaktadır. Üslup birliğine varma görüşüne karşı tez olarak hiçbir şey yapmamak tavrını savunmaktadır. 1877’de SPAB Derneği’ni (Eski Eser Anıtları Koruma Derneği) kuran Gluian Morris, Ruskin’in görüşlerini savunmuştur.

Luca Beltrami (1854-1933) “tarihi restorasyon” kuramı ile anıtların tarihi belgelere dayanarak restore edilmesini önermiştir. Camilla Boito (1836-1314) korumaya ilişkin tüm kuramların sentezi olarak “Çağdaş Restorasyon” anlayışını getirmiştir. Günümüzde kabul gören restorasyon kurallarının temellerini oluşturacak olan ilkeleri ortaya koymuştur. 1932’de İtalya’da kabul edilen bu ilkeler Carta del Restauro (Restorasyon Tüzüğü) olarak yasallık kazanmıştır (Ahunbay 2007).

Eski yapıların korunmasıyla ilgili ilkler üzerinde karara varmak amacıyla 1964’te II Uluslararası Tarihi Anıtlar Mimarlar ve Teknisyenler Kongresi’nde Venedik Tüzüğü kararları alınmıştır. Tüzüğün ilk maddesinde yer alan tanımda kültür varlığı kavramı tek bir mimari eseri değil, belli bir medeniyetin, tarihi bir gelişme ya da olaya tanıklık eden kentsel ya da kırsal yerleşmeyi kapsamaktadır (Ahunbay 2007). İnsanlığın ortak mirası olan kültür varlıklarının korunması alanında uzun bir süredir etkin bir rol üstlenen UNESCO, kültürel mirasının korunmasına yönelik uzman desteği ve maddi yardım sağlamaktadır. UNESCO tarafından 1959’da kurulan ICCROM, koruma ile ilgili bilimsel sorunlar üzerine veri toplanması ve dağıtılması, bu alandaki çalışmaların desteklemesi, teknik sorunlara müşavirlik yapma, teknik personel yetiştirme ve restorasyon çalışmalarının düzeyini yükseltme gibi vazifeler üstlenmiştir ve merkezi Roma’dadır (Ahunbay 2007).

UNESCO’nun 1972 Paris’te Dünyanın Kültürel ve Doğal Mirasını Koruma Sözleşmesi hazırlanarak 131 üye ülke tarafından imzalanmış ve yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşme sonrasında tarih öncesinden 20.Yüzyıl’a kadar geniş bir yelpazede yer alan, evrensel değer taşıyan anıt ve sitleri kapsayan Dünya Mirası Listesi (World Heritage List) oluşturulmaya başlanmıştır. Bu kapsamda anıt ve sitler tescil edilmekte ve Dünya Mirası Fonu’ndan yararlanabilmektedir (Ahunbay 2007).

(38)

22

Koruma alanında çok etkin olan uluslararası örgütlerden biri de korumanın farklı dallarında bilgi üretilmesine, bu alandaki gelişmelerin yayınlanmasına çalışan Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi ICOMOS’tur (Ahunbay 2009). Varşova’da kurulan ICOMOS 25 ülkenin katılımıyla oluşturulmuştur. Bugün aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ICOMOS’a üye 110 ülke ulusal komiteleriyle koruma alanında etkinlikler yapmaktadır (Ahunbay 2007).

2.2.2 Türkiye’de Korumanın Tarihsel Gelişimi

Osmanlı İmparatorluğu döneminde korumaya yönelik ilk yasal düzenleme 13 Şubat 1869’da yürürlüğe giren Asar-ı Atika Nizamnamesidir. Bu yasa ile yabancı kazılar izne bağlanmış ve çıkan buluntuların yurtdışına çıkışı yasaklanmıştır. 1874 ikinci Asar-ı Atika Nizamnamesi yürürlüğe girmiş, bu nizamnamede arkeolojik kazılarda bulunan eski eserlerin “belli şartlar altında” yurtdışına çıkarılması hükmü getirilmiştir. 1884 üçüncü Asar-ı Atika Nizamnamesi ise, tanımlar kapsamlı hale getirilmiş, eski eserlerin yurtdışına çıkarılması yasaklanmış, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ilişkin önemler getirilmiştir. Eski eserlerle ilgili 35 maddeden oluşan 4. Asar-ı Atika Nizamnamesi 23 Nisan 1906 tarihinde kabul edilmiştir. 1973 yılına kadar ülkedeki tek koruma mevzuatı olarak yürürlükte kalmıştır.1912 Muhafaza-i Abidat Kanunu ve 13 Mart 1330 “Esvar ve Kala-i Atika’dan belediyelere, vilayete terk olunacak yerler hakkında kanun” Cumhuriyet Döneminde kullanılmıştır (Ahunbay 2007; Gez 2017).

1951’de Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturulmuştur. Eski yasalar yetersiz kaldığı için yürürlükten kaldırılarak yerine 25.4.1973 tarih 1710 sayılı Eski Eserler Kanunu getirilmiştir. Ülkemizde tarihi çevrenin olanak veren ilk yasadır. Bu yasanın sağladığı olanaklardan doğrultusunda, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu 1973-1982 yılları arasında 417 sit alanından 100’ü kentsel sit, 3442 anıtsal yapı ve 6815 sivil mimarlık örneği tescil edilmiştir. Bu kanun 21 Temmuz 1983’te kaldırılarak yerine 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gelmiştir (Ahunbay 2007). Bu yasanın amacı; “korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve

(39)

23

uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmektir.” (2863 sayılı Kanun Madde 1).

422 sayılı Köy Kanunu’nda (1924), köy yerleşimine yol yapmak, meydan açmak, misafir odası, mescit yapmak, ağaç dikmek, evlerde odalarla ahırları bir duvar ile birbirinden ayırmak, evlerin boyanması, sokakların yapımı ve bakımı gibi köye yönelik ilkeler verilmektedir (Köy Kanunu Madde 13). Ancak bunlar yetersiz kalmaktadır ve bu nedenle kırsal yerleşmelere yönelik planlama ve tasarım politikaları üretilmelidir. Ülkemizde tasarım rehberi oluşturmak için Çevre ve şehircilik Bakanlığı’nın iş birliği ile birçok yerleşim kırsalı için bu çalışmalar yapılmış ve yayınlar oluşturulmuştur. Bu çalışmaların artması ve uygulamaya geçirilmesi kırsal mirasın korunması ve yaşatılması için önem arz etmektedir (Acar 2015).

2.3 Sit Alanı Planlama Yaklaşımları

Sit alanları 2863 sayılı Kanun’da da belirtildiği üzere hem arkeolojik hem de kentsel sitler korunması gerekli, tüm özellikleriyle birlikte bütünlük arz eden ve korumaya yönelik özel planlama gerektiren alanlardır.

Sit alanları tarihi dönemleri barındıran, sosyo-kültürel, antropolojik, coğrafi ve ekonomik ilişkilerin bütün olarak korunması gereken alanlardır (Cantimur 2011). Bu nedenle sit alanları ve çevresinin, özgün dokusu, doğal ve kültürel değerleri bütüncül yaklaşımla ele alınmalı ve koruma gereklilikleri ile planlama hedeflerinin, genel planlama süreci içerisine dahil edilmelidir. Bu doğrultuda söz konusu kavramlar bu bölümde ele alınmıştır.

2.3.1 Peyzaj Planlama

Avrupa Peyzaj Sözleşmesi’ne göre, Peyzaj Planlama; peyzajların geliştirilmesi, restore edilmesi veya yaratılması için yapılan ileri görüşlü güçlü eylem anlamına gelmektedir (Anonim 2003).

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu kapsamda, tarihi çevre koruma, kentsel peyzaj tasarımı ile tarihi kent merkezlerinin tarihi ve mekansal gelişim süreçleri irdelenerek, araştırma alanı

Birinci derece Arkeolojik Sit alanı olan İzmir Bergama’daki Allianoi Antik Kenti sular altında bırakacak olan Yortanlı Baraj ı’nın yerinin değiştirilmesi ve Allianoi’nin

Muğla Barosu Başkanı Mustafa İlker Gürkan, Muğla, Aydın ve Denizli illerinin tamamını kapsayan 1/100 binlik Çevre Düzeni Plan ı’nın askıya çıktığını

Belediye tarafından verilen yap ı ruhsatının durdurulmasını isteyen mahkeme, otelin yapıldığı parselin de kentsel sit alanı içinde kaldığına hükmetti.. Otel

Ören yerlerinin ve müzelerin özel şirketlere kiraya verilebilmesine imkan tanıyan ilke kararıyla birlikte Perge Antik Kenti ve Aspendos Antik Tiyatrosu gibi birçok arkeolojik

AKKALE (ERDEMLİ) ARKEOLOJİK SİT ALANLARI BÜTÜNLEŞTİRME, KORUMA VE SUNUMU FİZİBİLİTE ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 2..

Hasankeyf Tarihi ve Arkeolojik Sit Alanı Araştırma, Kazı ve Kurtarma

Kazı Başkanı ve Proje Yürütücüsü.. Hasankeyf Tarihi ve Arkeolojik Sit Alanı Araştırma, Kazı ve Kurtarma