• Sonuç bulunamadı

Muğla Devlet Hastanesinde Yatan Gebelerin Doğum Sonu Egzersizler Hakkındaki Bilgi Düzeylerinin Belirlenmesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Muğla Devlet Hastanesinde Yatan Gebelerin Doğum Sonu Egzersizler Hakkındaki Bilgi Düzeylerinin Belirlenmesi"

Copied!
7
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

MUĞLA DEVLET HASTANESİNDE YATAN GEBELERİN DOĞUM SONU EGZERSİZLER

HAKKINDAKİ BİLGİ DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ *

Hülya BAYBEK**, Feyza OFLASLI ***, Ömriye PEKER****

* II.Ulusal Hemşirelik Öğrencileri Kongresi’nde poster bildiri olarak sunulmuştur (6-8 Mayıs 2003, İzmir) ** Yrd. Doç. Dr., Muğla Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu, Muğla

*** Öğr. Gör., Muğla Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu, Muğla **** Öğr. Hem., Muğla Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu, Muğla

ÖZET

Bu araştırma Muğla Devlet Hastanesi’nde yatan gebelerin doğum sonu egzersizler hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırma 1-31 Aralık 2002 tarihleri arasında Muğla Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde yatan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 88 gebe üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada 50 sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır.

Çalışmada, gebelerin doğum sonu egzersiz bilgi puan ortalamalarının 30.8±8.11 olduğu ve %44.4’nün “iyi bilen” grupta bulunduğu belirlenmiştir. Araştırmada gebelerden 19-26 yaş grubunun, üniversite mezunlarının, doğum sayısı iki olanların, sezaryanla doğum yapanların, doğum sonu egzersizler konusunda eğitim alanların, bu eğitimi hekim ve ebe/hemşireden alanların, egzersizin gerekli olduğunu düşünenlerin bilgi puanlarının yüksek olduğu bulunmuştur.

Anahtar Sözcükler: Egzersiz, doğum, doğum sonu

egzersizler

SUMMARY

Determinatıon Of Knowledge Level Of The Pregnant Women On Postpartum Exercises

This deccriptive and cross-sectional study has been conductud to determine the level of knowledge on postpartum exercises among pregnants hospitalized at Muğla State Hospital. The research has been carried out among 88 pregnants who stayed at hospital from 1st to 31 st December 2002 and those who volunteered to take part in the study. In the research, a questionnaire consisting of 50 questions has been conducted.

In this study, the mean of knowledge point is determined to be 30.8±8.11 and 44.4% of them was found to be well-informed. In this study, the knowledge point was found to be high among age group 19-26, university graduates, those with two births, those with Caesarian births,those who are educated on postpartum exercises, those who received education from a physician or midwife/nurse and among those who considered the significance of exercise .

Key Words: Exercise, birth, postpartum exercises.

GİRİŞ ve AMAÇ

Doğum sonrası dönem, aileye yeni bir üyenin katılmasından dolayı yeni düzenin kurulduğu bir dönemdir. Bebeğine, doğum sonu rahatsızlıklara, yeni aile düzenine ve beden imgesindeki değişikliklere uyum sağlamak zorunda olan anne için bu dönem oldukça zordur (Taşkın 2000). Doğum sonu dönemdeki hemşirelik bakımının amacı; annenin ve ailenin bu yeni duruma fiziksel ve psikososyal yönden uyum sağlayabilmesi için bakım ve eğitim gereksinimlerinin karşılanmasına yardımcı ve rehber olmaktır (Coşkun ve Karanisoğlu, 1992).

Tamvergen ve Cüreklibatur (1989) eski çağlardan beri hekimlerin, devlet adamlarının ve filozofların lohusanın özel bir jimnastik yapması ve vücuduna bakması üzerinde önemle durduklarını belirtmekte, bu yüzyıl başında konuya daha çok önem verildiğine dikkati çekmektedir. Doğum sonu egzersizler günümüzde gebe ve genç annenin genel bakımında önemli bir yere sahiptir (Taşkın 2000), ve gebelik süresince yapılan egzersizlerin perinatal yararları kesin kanıtlanmıştır (ACOG 2002, ACOG 2003).

Doğum sonu egzersiz, yalnız destek ve hareket sisteminde olmayıp, kadın organizmasının her bölümünde, fonksiyonlarında ve hatta psişik hayatında

(2)

uyum değişiklikleri yapmaktadır (ACOG 2003, Davies, Wolfe ve Mottola 2003, Tamvergen ve Cüreklibatur 1989, Sampselle, Seng, Yeo, ve ark 1999). Özellikle sistemli olarak uygulanan gebelik ve doğum sonu egzersizlerin fonksiyonel tedavide önemli rolü vardır (Çakmak 1998, Doğum Sonrası Hareketler 2002, Erkan 2001, Erkul 2000). Egzersizler vajen ve perine kaslarının eski tonüsünü kazandırmak, perine bölgesindeki ödemi azaltmak, dolaşımı hızlandırmak, stres inkontinansı önlemek, abdominal kasların gerginleşmesini dolayısıyla karın sarkmalarını ve bel ağrılarını önlemek amacıyla yapılmaktadır (Chiarelli, Murphy ve Cockburn 2003,

Davies, Wolfe ve Mottola 2003, Harvey 2003, Reilly, Freeman ve Waterfield 2002, Yeager ve Macera 1994).

Vücutta biriken yağları yakmanın en kolay yolu egzersizleri düzenli bir şekilde yapmaktır. Haftada 3 kez, 30-45 dakika süreyle hızlı hareket ederek yapılan egzersizler kalori yakmaya, kalp ve akciğer sağlığını korumaya da yardım etmektedi (Larson-Meyer 2002, Lotgering, Spinnewijn, Struijk ve ark 1998, Olson, Strawderman, Hinton ve ark 2003, Pivarnik 1996, Tosun 1997). Doğum sonu yorgunluk ve bitkinlik, sistemli olarak yapılacak beden hareketleriyle azaltılabilmektedir. Ayrıca egzersizler, göğüs kaslarının tonüsünün, kuvvetinin, kan dolaşımının artmasını ve dolayısıyla yeterli süt salınımını sağlamaktadır (Çakmak 1998, Larson-Meyer 2002, Tamvergen ve Cüreklibatur 1989, Wolfe ve Mottola 2003).

Stockholm Karolinska Hastanesi Obesite Ünitesi’nde yapılan bir çalışmada (Ohlin ve Rossner 1994) 1423 gebe kadının, gebeliğin başlangıcından doğum sonrası bir yıl süreyle vücut tartı gelişimi incelenmiş, doğum sonrası bir yıl içinde 5 kg ve daha fazla kilo alan ve boş zamanlarında nadiren fiziksel aktivite yapan kadınlar ile araştırma süreci boyunca önemsiz kilo alan kadınlar karşılaştırılmış ve doğum sonrası verilemeyen kilonun yaşam stili içindeki değişikliklerden kaynaklandığı belirtilmiştir.

Gebelik ve doğum sonrası dönemde kadın organizmasında sadece destek ve hareket sistemiyle sınırlı kalmayan birçok fonksiyon değişikliği oluşmaktadır. Doğum sonu dönem bu değişikliklerin eski haline dönebildiği önemli bir süreçtir. Bu değişikliklerin bazıları doğum sonu dönemde eski haline dönebilmekte, bazıları ise kalıcı bir takım sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu dönem süresince kadın organizmasına yardımcı olan en önemli etkenlerden biri de egzersizdir. Doğum sonu dönemde yapılan bilinçli egzersizler gebelik

süresince oluşan değişikliklerin normale dönmesinde etkilidir. Bu nedenle gebelerin doğum sonu dönemde yapmaları gereken egzersizler konusunda bilinçli olmaları gerekmektedir. Bu çalışma, gebelerin doğum sonu egzersizler hakkındaki bilgi düzeyleri ile bu düzeyi etkileyebilecek faktörlerin belirlenmesi ve bu doğrultuda hazırlanacak eğitim çalışmalarına yardımcı olmak amacıyla yapılmıştır.

YÖNTEM

Bu çalışma, Muğla Devlet Hastanesi’nde yatan gebelerin doğum sonu egzersizler hakkındaki bilgi düzeylerini ölçmek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapılmış bir çalışmadır. Çalışmanın evrenini, Muğla Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum servisine yatan gebeler oluşturmuştur. 1-31 Aralık 2002 tarihleri arasında yatan 89 gebenin tamamı örnekleme alınmış, 1 gebe çalışmaya katılmayı kabul etmediği için çalışma 88 gebe üzerinde yürütülmüştür.

Çalışmada araştırmacılar tarafından hazırlanan, iki bölümden oluşan 50 soruluk anket formu kullanılmıştır. Anket formunun birinci bölümünü; gebelerin sosyo-demografik özellikleri ve doğum sonu egzersizler konusundaki tutumlarını belirleyen 7 maddeden oluşan Kişisel Bilgi Formu (KBF), ikinci bölümünü ise; doğum sonu egzersizlerin önemi, uygulama şekli, dikkat edilmesi gereken noktalar, yapılması ve yapılmaması gereken durumlar, uygulama süresi, uygulama ortamı, çocuk bakımı ve günlük yaşam aktiviteleri sırasında düzgün postür ve vücut mekaniği bilgisi gibi konularda bilgilerini ölçen, “evet” “hayır” ve “bilmiyorum” şeklinde cevaplanan likert tipi toplam 43 soruluk Bilgi Düzeyi Ölçme Formu (BDÖF) oluşturmuştur. Ön uygulama 11-12.Kasım 2002 tarihlerinde 15 gebe üzerinde yapılmış, BDÖF’na geçerlik testi uygulanmış (Coranbach’s α=0.8195), anlaşılmayan ifadeler yeniden düzenlenmiştir.

Çalışma etik kurallar çerçevesinde yürütülmüş, kurumdan yazılı, gebelerden ise, çalışmanın amacı açıklanarak sözel olarak izin alınmıştır. Form, yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak uygulanmış, soruların cevaplanması ortalama 15 dakika sürmüştür.

BDÖF’nin değerlendirilmesinde doğru cevaplara “1 puan”, yanlış cevaplara “0 puan” verilerek her gebenin toplam bilgi puanları hesaplanmıştır. Çalışmada alınabilecek bilgi puanı ranjı 0-43 arasında değişmektedir. Bilgi düzeylerinin dağılımında 0-10 puan “Bilmeyen”, 11-21 puan “Az Bilen”, 22-32 puan “Bilen”,

(3)

33-43 puan arası alanlar “İyi Bilen” olarak gruplandırılmıştır.

Çalışmada bilgi puanı bağımlı değişken, yaş, öğrenim düzeyi, doğum sayısı, konu hakkında bilgi alma durumu, alınan bilginin kaynağı, egzersiz hakkındaki düşünceler bağımsız değişken olarak kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 10.0 paket programı kullanılarak yaş gruplarına, öğrenim düzeylerine, doğum sayısı ve eğitim alınan kaynaklara göre bilgi puanlarının karşılaştırılmasında Kruskal-Wallis Testi; doğum şekline göre, eğitim alma durumuna göre bilgi puanlarının karşılaştırılmasında bağımsız T testi; gebelerin egzersiz hakkındaki düşüncelerine göre bilgi puanlarının karşılaştırılmasında varyans (ANOVA) analizi kullanılmıştır. Anlamlı çıkan yaşın çoklu karşılaştırılmasında LSD testi; eğitim düzeyi ve egzersizin gerekliliğine inanma değişkenlerin çoklu karşılaştırılmasında Tukey HSD, doğum sayılarının çoklu karşılaştırılmasında Tamhane Testi kullanılmış, anlamlılık derecesi olarak 0.05 kabul edilmiştir.

BULGULAR ve TARTIŞMA

Çalışmada Muğla Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisi’nde yatan gebelerin doğum sonu egzersizler hakkındaki bilgi düzeyleri incelenmiş; en az bilgisi olan kadının 8 puan, en çok bilgisi olan kadının ise 43 puan aldığı, çalışmadaki kadınların bilgi puan ortalamalarının ise 30.87±8.11 olduğu tespit edilmiştir.

Tablo 1. Bilgi Düzeylerinin Dağılımı (n=88)

Bilme Düzeyi n % Bilmeyen (0-10) 2 2.27 Az Bilen (11-21) 10 11.36 Bilen (22-32) 37 42.05 İyi Bilen (33-43) 39 44.32 Toplam 88 100

Kadınların bilgi düzeylerinin dağılımı incelendiğinde (Tablo 1) “bilmeyen” ve “az bilen” gruplarının daha az oranda olduğu; en fazla ise %44.32 ile “iyi bilenlerin” bulunduğu tespit edildi. Bu sonuç kadınların doğum sonu egzersizler hakkında yeterli olmamakla birlikte bilgili olduklarını düşündürmektedir

Tablo 2. Yaş Gruplarına Göre Bilgi Puanlarının Dağılımı (n=88)

Yaş Grubu N % X Ss 18 ve altı 5 5.7 23.2 6.57 19-26 40 45.5 33.1 5.25 27-34 27 30.7 32.4 7.46 35 ve üstü 16 18.2 25.0 11.28 Toplam 88 100 30.8 8.10 K.W=12.158 p=0.007

Tablo 2 incelendiğinde gebelerin yaş gruplarına göre dağılımlarında en çok %45.5 ile 19-26 yaş arası gebelerin bulunduğu; en fazla bilgi puanını 33.1±5.25 ile yine bu grupta bulunan kadınların aldığı tespit edilmiştir. Yaşlara göre bilgi puanları karşılaştırıldığında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmuştur (K.W=12.158, p<0.05). Bu faklılığın 18 yaş altı ile 26, 27-34 arası yaş grubu arasında, 35 yaş üstü ile 19-26, 27-34 arası yaş grubundan kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Yaş gruplarına göre öğrenim düzeylerine bakıldığında, 18 yaş ↓ kadınların%60’ı formal eğitimi olmayan, %40’ı ilkokul mezunudur, 35 yaş ↑ gruptakilerin ise %43.8’i formal eğitimi olmayan, %31.3’ü ilkokul mezunudur. 18 yaş ↓ ve 35 yaş ↑ kadınların bilgi puanlarının diğer gruplardan farklı olmasını öğrenim düzeylerinin etkilediği düşünülmektedir.

Tablo 3. Öğrenim Düzeylerine Göre Bilgi Puanlarının Dağılımı (n=88) Öğrenim Düzeyi n % X Ss Formal eğitimi olmayan 11 12.4 18.7 9.13 İlkokul 30 34.1 29.6 7.42 Ortaokul 7 8.0 29.7 4.42 Lise 27 30.7 33.5 3.42 Üniversite 13 14.8 39.0 3.04 Toplam 88 100 30.8 8.10 K.W=37.007 p=0.000

(4)

Gebelerin öğrenim düzeylerine göre dağılımları incelendiğinde (Tablo 3) ilk sırayı %34.1 ile ilkokul mezunu kadınların aldığı ve bunu %30.7 ile lise mezunu kadınların takip ettiği tespit edilmiştir. Okur-yazar olmayan kadın grubunun bilgi puanı ortalamasına bakıldığında 18.7±9.13 ile en düşük bilgi puanını aldığı, öğrenim düzeyleri arttıkça bilgi puanlarının da arttığı ve en yüksek bilgi puan ortalamasının 39.0±3.04 ile üniversite düzeyindeki kadın grubunun aldığı tespit edilmiştir. Öğrenim düzeylerine göre bilgi puanları karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı bir fark belirlenmiştir (K.W=37.007, p<0.05). Bu bulgunun eğitim düzeyi düşük olan gebeler ile yüksek olanlar arasındaki farklılıktan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Eğitim düzeyinin yüksek olmasının yaşam kalitesini ve sağlık sorunlarıyla daha kolay baş edebilmeyi etkileyebileceği düşünülmektedir.

Tablo 4. Gebelik Sayılarına Göre Bilgi Puanlarının Dağılımı (n=88) Gebelik Sayısı n % X Ss 1 gebelik 28 31.9 31.7 6.26 2 gebelik 37 42.0 34.6 5.68 3 ve üzeri gebelik 23 26.1 23.6 8.88 Toplam 88 100 30.8 8.10 K.W=18.853 p=0.000

Çalışmada doğum sayısı iki olan gebelerin oranının %42 oranında olduğu, en fazla bilgi puanını da bu grupta bulunan kadınların aldığı, doğum sayılarına göre bilgi puanları arasında önemli bir farklılığın bulunduğu (K.W= 18.853, p<0.05) tespit edilmiştir (Tablo 4). Doğum sayısına göre bilgi puanları arasındaki önemli farklılığın da üç ve üzeri doğum yapan kadınlardan kaynaklandığı belirlenmiştir. Formal eğitimi olmayan kadınların %30.4’ünün; ilkokul mezunu olanların ise %47.8’sinin üç ve üzeri doğum yaptıkları; iki doğum yapan kadınların ise %42’sinin yüksek öğrenim düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. 3 ve üzeri doğum yapan kadınların bilgi düzeylerinin düşük olmasını bu gruptakilerin eğitim düzeylerinin etkilediği düşünülebilir.

Tablo 5. Doğum Şekline Göre Bilgi Puanlarının Dağılımı (n=88)

Doğum Şekli n % X Ss

Normal Doğum 40 45.5 27.2 9.32

Sezaryen 48 54.5 33.9 5.33

Toplam 88 100 30.8 8.10

t=4.050 p=0.000

Çalışmada en fazla %54.5 ile sezaryen doğum şeklinin bulunduğu; en fazla bilgi puanını da 33.9±5.33 ile bu grupta bulunan kadınların aldığı (Tablo 5), her iki grubun bilgi puanları karşılaştırıldığında önemli bir farklılık olduğu (t=4.050 , p<0.05) belirlenmiştir. Kadınların özellikleri incelendiğinde sezaryan ile doğum yapanların eğitim düzeyi yüksek olan grupta (%54.5); normal doğum yapanların ise ilkokul mezunu (%42.5) ve formal eğitimi olmayan (%27.5) grupta daha fazla oranda bulunduğu tespit edilmiş ve gruplar arasındaki öğrenim düzeyi farklılığının bilgi düzeylerini etkileyebileceği düşünülmüştür.

Araştırmada doğum sonu egzersizler konusunda eğitim almama oranının %59.1 düzeyinde olduğu tespit edilmiştir (Tablo 6). Bunun kadınların, konuya bilgi-önem verme eksikliğinden ve sağlık hizmetlerinin bu konuda yol gösterici olmamasından kaynaklandığı düşünülmüştür. Eğitim alan kadınların bilgi puanlarının daha yüksek olduğu, bilgi puanları karşılaştırıldığında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığın bulunduğu belirlenmiştir (t=2.832, p<0.05). Doğum sonu egzersizler hakkında kadınların bilinçlendirilmesinin, kadınların yararlanacakları eğitim kaynaklarını ve bu kaynakları nasıl kullanacaklarını öğrenmelerinin gerekli olduğu düşünülmektedir.

Tablo 6. Eğitim Alma Durumuna Göre Bilgi Puanlarının Dağılımı (n=88) Eğitim Alma Durumu N % X Ss Alanlar 36 40.9 33.4 5.28 Almayanlar 52 59.1 29.0 9.21 Toplam 88 100 30.8 8.10 t=2.832 p=0.006

(5)

Tablo 7. Eğitim Alınan Kaynağa Göre Bilgi Puanlarının Dağılımı (n=36) Eğitim Kaynağı N % X Ss Ebe-Hemşire 5 14.3 34.4 4.15 Hekim 3 8.6 38.0 0.00 Broşür 12 31.4 32.5 5.40 Medya 12 34.3 32.2 4.61 Çevre 4 11.4 26.5 3.78 Toplam 36 100.0 33.4 5.35 K.W=10.607 p=0.031

Annelerin eğitim aldığı kaynaklara göre dağılımları incelendiğinde (Tablo 7); en fazla broşür ve medyadan bilgi aldıkları, en az oranda ise ebe-hemşire ve hekimlerden bilgi aldıkları dikkati çekmektedir. Buna karşılık en yüksek bilgi puanının, hekimden (38.0±0.0) ve hemşire-ebeden (34.4±4.16) bilgi alanlarda olduğu tespit edilmiştir. En düşük bilgi puanı ise 26.5±3.79 ile çevreden bilgi alan kadınlarda bulunmuştur. Eğitim kaynağına göre bilgi puanları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark belirlenmiştir (K.W=10.607, p<0.05). Bu sonucun çevreden bilgi alanlar ile medya ve hekimden bilgi alan kadınlar arasındaki farktan kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Çalışmada üniversite mezunu olan gebelerin %66.7’si hekimden, %20’si hemşireden; ilkokul mezunu olan gebelerin ise %40’ının çevreden, %20’sinin medyadan bilgi aldıkları tespit edilmiştir. Eğitim düzeyi düşük kadınların kulaktan duyma bilimsel açıklaması olmayan bilgileri kullanmaları nedeniyle bilgi düzeylerinin düşük, eğitim düzeyi yüksek kadınların ise bu konuda bilgi sahibi doktor, ebe-hemşireden yararlandıkları için bilgi düzeylerinin yüksek olduğu düşünülmektedir.

Araştırmada ebe/hemşireden eğitim alan kadınların sayısının az, ancak bilgi puanlarının yüksek olduğu göz önüne alınarak, ebe/hemşire’lerin bu rollerini daha etkin kullanma yollarının araştırılarak, özellikle eğitim düzeyi düşük gruptaki kadınlara da yönelik olarak planlanmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.

Tablo 8. Kadınların Egzersiz Hakkındaki Düşüncelerine Göre Bilgi Puanlarının Dağılımı (n=88)

Egzersiz Hakkındaki

Düşünce n % X Ss

Gerekli 71 80.7 33.1 6.20

Gereksiz 6 6.8 14.5 7.28

Olsa da Olur, Olmasa da 11 12.5 25.3 6.80

Toplam 88 100 30.8 8.10

f=28.553 p=0.000

Çalışmada %80.7 oranında “egzersiz gerekli” diyen kadınların bulunduğu, en yüksek bilgi puanının 33.1±6.20 ile yine bu grupta bulunan kadınların aldığı tespit edilmiştir (Tablo 8). “Egzersiz gereksiz” diyen kadınların bilgi puan ortalamalarının ise 14.5±7.29 olduğu belirlendi. Eğitim hakkındaki düşüncelerine göre kadınların bilgi puanları karşılaştırıldığında anlamlı farklılık olduğu (f=28.553, p<0.05), bu farkın egzersiz gerekli ve egzersiz gereksiz diyen kadınların bilgi düzeyleri arasındaki farklılıktan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Egzersiz gereksiz diyen kadınların, %83.3’ünün formal eğitimi olmadığı, egzersiz gerekli diyenlerin ise %80.7 oranıyla öğrenim düzeyi yüksek kadınlardan oluştuğu dikkate alınarak, formal eğitimi olmayanların öncelikle doğum sonu egzersizlerin gerekliliği konusunda eğitilmelerinin önemli olduğu düşünülmektedir.

SONUÇ ve ÖNERİLER

Çalışmada kadınların bilgi puan ortalamalarının 30.8±8.11 ve %44.32’sinin “iyi bilen” grupta olduğu; kadınlardan en fazla 18-35 yaş arası gebelerin, üniversite mezunlarının, doğum sayısı iki olanların, sezaryanla doğum yapanların, doğum sonu egzersizler konusunda eğitim alanların, bu eğitimi hekimden ve ebe/hemşireden alanların, egzersizin gerekli olduğunu düşünenlerin bilgileri daha yüksek bulunmuştur.

Sağlık personelinin kadınların doğum sonu egzersizler hakkındaki bilgi düzeylerinin yükseltilmesi ve doğum sonu kadın sağlığının üst düzeylere çıkarılabilmesi açısından önemli görevleri bulunmaktadır. Ancak kadınların çok azı profesyonel kaynaklardan bilgi edinmiştir. Bilgilerin daha da etkin öğrenilmesi ve kullanılması için, kadınları özellikle gebelik boyunca

(6)

izleyen hekim, hemşire ve ebeler tarafından bu eğitimlerin yapılması, eğitimin etkinliğini arttıracaktır. Bu aynı zamanda ebe/hemşirelerin öncelikli sorumluluğudur. İnsana bir bütün olarak bakım verme sorumluluğu olan ebe/hemşirelerin eğitici rolü en öncelikli rollerindendir. Hemşire, hasta ve ailesinin; deneyimlerinden anlam bulmaları, öğrenmeleri ve bağımsızlık kazanmaları için ne öğretileceğini tanımlar ve bunları öğretir. Eğitim sırasında öğrenmeyi destekler ve davranış değişikliğini değerlendirir.

Doğum sonu egzersiz eğitim programlarının düzenlenmesinin; bu programların özellikle bilgi düzeyi düşük olarak bulunan 18-35 yaş grubu dışındaki gebeler, eğitim düzeyi düşük olanlar, gebelik sayısı fazla olanlar, normal doğum yapanlar, daha önce eğitim almayanlara öncelikli olarak planlamasının; bilgi düzeyi yüksek bulunan gruptakilerin bilgilerini kullanma durumları ve doğum sonu egzersizleri yapıp yapmadıklarının araştırılmasının yararlı olacağı; ayrıca ebe/hemşirelerin gebelik sürecindeki kadınların eğitimleri konusunda ki bilgi ve duyarlılıkları arttırılmasının doğum sonu egzersizler konusundaki bilgi düzeyinin yükseltilmesinde önemli olacağı düşünülmektedir.

KAYNAKLAR

ACOG (2002) ACOG committee opinion. Exercise during

pregnancy and the postpartum period. Number 267, January 2002. American College of Obstetricians and Gynecologists, Int J Gynaecol Obstet, 77 (1): 79-81.

American College of Obstetricians and Gynecologists-ACOG (2003) Exercise during pregnancy and the postpartum

period, Clin Obstet Gynecol, 46 (2): 496-9.

Chiarelli P, Murphy B, Cockburn J (2003) Women's

knowledge, practises and intentions regarding correct pelvic floor exercises, Neurourol Urodyn, 22 (3): 246-9.

Coşkun A ve Karanisoğlu H (1992) Doğum ve Kadın

Hastalıkları Hemşireliği, Ed., Seçim H., Eskişehir, Anadolu Üniversitesi, Yayın No:294.

Çakmak G (1998) Primipar Lohusaların Doğum sonu ve Bebek

Bakımına İlişkin Bilgi Düzeylerinin İncelenmesi. Yayınlanmamış Bitirme Tezi, İzmir, Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksek.Okulu.

Davies GA, Wolfe LA, Mottola MF (2003) Exercise in

pregnancy and the postpartum period, J Obstet Gynaecol Can, 25 (6): 516-29.

Doğum Sonrası Hareketler (2002) Hacettepe Üniversitesi

Hastanesi, Ferrum Fort, Ankara.

Erkan S (2001) Gebelik ve Doğum Sonu Dönem Egzersizleri,

Kadın Hastalıkları ve Doğum Hemşireliği Doktora Programı, Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İzmir.

Erkul A (2000) Hamilelik Öncesi ve Sonrası Egzersizin Önemi.

Yayınlanmamış Bitirme Tezi. Muğla, Muğla Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü.

Harvey MA (2003) Pelvic floor exercises during and after

pregnancy: a systematic review of their role in preventing pelvic floor dysfunction, J Obstet Gynaecol Can, 25 (6): 487-98.

Larson-Meyer DE (2002) Effect of postpartum exercise on

mothers and their offspring: a review of the literature, Obes Res, 10 (8): 841-53.

Lotgering FK, Spinnewijn WE, Struijk PC, Boomsma F, Wallenburg HC (1998) Respiratory and metabolic responses

to endurance cycle exercise in pregnant and postpartum women, Int J Sports Med, 19 (3): 193-8.

Ohlin A and Rossner S (1994) Trends in Eating Patterns, in

Relation to Socio-demographic Factors in Relation to Postpartum Body Weight Development, Obesity Unit, Stockholm-Sweden, Karolinska Hospital.

Olson CM, Strawderman MS, Hinton PS, Pearson TA

(2003), Gestational weight gain and postpartum behaviors associated with weight change from early pregnancy to 1 y postpartum, Int J Obes Relat Metab Disord, 27 (1): 117-27.

Pivarnik JM.(1996) Cardiovascular responses to aerobic

exercise during pregnancy and postpartum, Semin Perinatol, 20 (4): 242-9.

Reilly ET, Freeman RM, Waterfield MR, Waterfield AE, Steggles P, Pedlar F (2002) Prevention of postpartum stress

incontinence in primigravidae with increased bladder neck mobility: a randomised controlled trial of antenatal pelvic floor exercises, BJOG, 109 (1): 68-76

Sampselle CM,, Seng j, Yeo S, Killion C and Oakley D

(1999) Physical Activity and Postpartum Well-being. USA, University of Michigan, Ann Arbor 48109-0482.

(7)

Taşkın L (2000) Doğum ve Kadın Sağlığı Hemşireliği, 4. Baskı,

Ankara, Sistem ofset Matbaacılık..

Tamvergen H ve Cüreklibatur F (1989) Obstetrikte

Rehabilitasyon, İzmir, Ege Üniversitesi.

Tosun G (1997) Uzmanların Egzersiz ve Sporun Yapılmasına

Yönelik Teşvik Nedenleri ve Sağlık Açısından Öneminin Araştırılması. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Trabzon,

Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı.

Yeager KK and Macera CA (1994)Physical Activity and Healt

Profiles of United States Women, California, San Diego State University Institute for Public Healt.

Referanslar

Benzer Belgeler

Yani, siyasal dünyanın, en nihayetinde kurgusal bir şekilde, ahlaken saf ve bütünleşmiş halk ile ahlaken aşağı olan yozlaşmış seçkinler arasında bir ayrım üzerinden

• Doğum sonu kanamanın önlenmesi için önlemler doğum öncesinden alınmalıdır. • Ebeler her doğum öncesi ziyaretlerinde ve. sonrasında kadınları risk

 Gelişen özel durumlar için özel tedaviler uygulanır.. ÜRİNER

Apay ve Pasinlioğlu (2009) çalışmasında, sezaryen doğum yapanların vajinal doğum yapanlara göre doğum sonu fonksiyonel durumlarının düşük olduğu, bebek

Yaygın olarak kullanılan girişimcilik türleri; bağımsız girişimcilik, iç girişimcilik, kurumsal girişimcilik, profesyonel girişimcilik (yönetici girişimcilik),

Sınıflandırma; Manzum Sözlüklerle Türkçe Kelime Öğretimi, Yapı ve Konusuna Göre Kelimelerin Bir Bağlam İçerisinde Öğretimi, Günlük Yaşamda

HO geliflen ve geliflmeyen hastalar›n nörolojik düzeyleri aras›nda istatistiksel olarak önemli fark yoktu (p&gt;0.05).. Multipl travmaya göre iki grup aras›nda önemli fark

Tablo 1: Sezaryen endikasyonları...………..…5 Tablo 2: Prenatal kendini değerlendirme ölçeği‟nin doğuma hazır oluş ve doğum korkusu alt ölçeklerinin madde