2
Ş U B A T
1 9 7 1
Yıllara meydan okuyan, yorulmak bilmez sanatçı
ALİYE BERGER
«ERSEYİ RENKLİ
GÖRÜYORMUŞ
■ «Yaş ilerledikçe insan daha çok çalışıyor»
d :yen sanatçı, «Aman vaktim kalmadı, çabuk
olmam gerekiyor» diye ekliyor.
VET çok iyi hatırlıyo
rum, tam dört yaşın
daydım. aZten gerilere gittiğimde, hatırlayabildiğim en
eski hatıram bu. Oturduğumuz
evin merdivenlerinden yukarı,
tavanarasma patırdı gürültü bir şeyler çıkarıyorlardı. Ama ne çı karış, âdeta palas pandıras bir kaçırmaydı bu. Neydi bu yukarı taşınanlar biliyor musunuz? Bi zim birader beyin, Cevat Şakır’- in (Halikamas Balıkçısı) yapmış
olduğu kocaman, çıplak kadın
resimleri. Evet bu çıplak kadın
ların evde yeri yoktu, ondan
doğru tavan arasına yollandılar. Oysa tavanarası biz yedi katdeş
için bambaşka bir âlemdi. Bir
kere orda, kurulunca müzik ça lan küçük müzik kutuları vardı. Kutuların üzerlerindeki balerin lerin oraları buraları kırıldığı
için tavanarasma atılmışlardı.
Ama ben onları dinlemek için hep bu tavanarasma kaçardım. Ve biraderin çılpak kadın resim lerini ister İstemez ( ! ) görür düm.»
SANATÇI AİLENİN
SANATÇI ÇOCUKLARI
İşte yıllar öncesinin afacan kü çük kızı, bugünün ressamı Aliye Berger’ln resimle ilk ilişkisi, bir türlü unutamadığı o masal dün yası, o tavanarasında başlamıştı. Ailede herkes sanatçıydı. Kız- kardeşi ressam Fahrünisa Zeyd, 10 yaşmdanberi resim dersi alır dı, Aliye Berger, onun bütün ça lışmalarını fakından izledi.
«1946 yılında Londra’da ciddi olarak gravür üzerinde çalışma ya başladım. Ama artistik disip lini yâni sanatta çalışma düzeni ni şlm üstat Berger’den öğren dim » diyen Aliye Berger yine
geri ere dönüyor. Bu sefer de
11 yaşlarının bir anısına: «Onblr yaslıdayken, Voltaire’ln eserleri ni oluyordum. Ve ondan çok şey öğrendim. Voltaire eserinde, Sa.
ZEYNEP ORAL
turn gezegeninden gelen Satürn- lulara karşılık, insanlar için dün yalılar, topraklılar terimini kul- tanıyordu. İşte bu terim bana çok şey öğretti. Aslında hepimi zin topraklı olmaktan öteye gi
demediğimizi anladım. Ancak
akıl sayesinde bir şeyler yapa biliyorduk. Hepimiz topraklılar dık o kadar. Ve en büyük olay lar, savaşlar bile bana mahalle dedikodusu gibi gelmeye başla dı. Ama sonradan bunların bâzı- lannın ne kadar ciddi olduğunu hayat bana öğretti.»
HAYATA ÇOK BAĞLI
BjR İNSAN
Son yirmi yıl içinde 50’yi aş kın sergi açan ve Avrupa, Ame rika’daki galerilerde, özel kolek siyonlarda sayısız eserleri bulu nan Aliye Berger, hayatı çok se ven bir insan. Bu sevgisi eserle rine taşıyor:
«Hayatta herşeyi renkli görü yorum. Ve bu renklerin hepsini seviyorum...» «Çok güzel bir dün yada yaşıyoruz...» «Hayatta ne
seversem onun resmini yapıyo
rum. Bugün bir manzara resmi, yarın bir ayakkabı boyacısı ola bilir bu . » «Sanat, âhenk ve gü zellikle ilgili, yaşamaya değer bir şey . » «Sanat hayattaki en büyük teselli. Sonradan aslâ piş manlık duyurmayan bir teselli . »
Bossam Aliye Berger birçok antik» eşya İle dolu olan Tüneldeki apartman
katının bir odasında. [S E L Â H A T T İN G Ö K H A N ]
İşte bütün bunlar hayata bağ lı, hayatı seven bir sanatçının düşünceleri..
Evet yıllar ilerliyor ve Aliye Berger bu hayat ve sanat aşkın dan bir şey kaybetmiyor. Yılla rın, böyle güçlü bir sanatçıya etkisi ne olabilir?:
«Yaş ilerledikçe, insan daha çok çalışıyor. Aman vaktim kal madı, çabuk olmam gerekiyor di yor. Sanki bir seyahate çıkacak mış da tren kaçıyormuş gibi ge liyor. Aman treni kaçırmayayım diye çabalıyor. Seneler geçtikçe, daha değişik tecrübelere giriş
mek istiyorsunuz. Aklınızdaki
bütün düşleri gerçekleştirmek is tiyorsunuz. Yani uzun lâfın kısa sı, bir işe yaramadan ölmiyeykm diyorsunuz.»
Aliye Berger’den bu sözleri
duymak, İnsanın içini ürperti yor. «B ir işe yaramadan, öyle mi?» Değil, işe yaramak, kendi
ne düşenden fazlasını, hem de
çok fazlasını yapan bu sanatçı ya teşekkür etmek geliyor İnsa nın içinden. Bizlerden biri oldu ğu İçin, «Topraklılar» dan oldu ğu İçin, hayatı güzel kıldığı için, sanat İçin teşekkür etmek...
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi