Yenilik-ve-Şive
İki edebiyat üstadı
arasında
bir münakaşa
-Âli Ekrem Beyin bir
mektubu-—Foto Vaynberg— A li Ekrem B.
[ Edebiyatı cedide devrinde, ( Malûmat) nüshalarında, Halit Zi ya B. hakkında ( A . N adir) imza-sile uzun tenkit makaleleri yazmış olan Kem alzade A li Ekrem B. Da rülfünun kürsüsünde, A şkı mem -nu müellifini ( şiveye m ugayeretle) ittiham etmiş. Halit Ziya B.
«
M uhit
»
mecmuasında « yaptıklarının şiveye mugayeret değil, yenilik ol duğumıı»
iddia ve A li Ekrem B. e itiraz ediyor. Bu m es’ele, günün hâdisesi değilse de, edebiyat tari himiz için, bilhassa muasır iki üs tat tarafından eşelenm esi, kurca -lanması dolayısile çok şayanı dik kat bir münakaşa kapısı açacağını tahmin ettiğimizden, A li Ekrem B. in cevabını, aynen neşrediyo-ruz:]
Halit Ziya Beyefendiye
Muhibbi muazzezim efendim,
Edebi hayatınız hakkında «Muhit» mecmuasında intişar eden beyanatınızı gördüm. Hakkımdaki iltifatınıza teşek- küratımı arzettikten sonra size cevap vereceğim:
Diyorsunuz ki «aziz muhibbim şair Ali Ekrem Bey Darülfünunda verdiği edebiyat derslerinde benim san’atim hakkında tetkikatta bulunurken kendi kendime keşfinden âciz kaldığım bir .çok şeyler bulmuş, hatta bu şeyler arasında bir takımlarını da şiveye mu- ğayeretle ittiham etmiş idi. Ali Ekrem Beyin o zaman şiveye mugayeretle kar şıladığı yeniliklerin bugünkü edebiyatta eskilikler menzilesine indiğini görmekle
IMabadi 3 üncü sahifedei
Yenilik-[Birinci Sahifeden Mabait] tabii müteselliyim.»
Sizin tevazuan söylemek İstemediğiniz teceddütlerinizi bulup göstermek benim vazifemdi: Darülfünun kürsüsünde ede bi nesrimizin ne suretle tekâmül etmiş olduğunu izah ederken fikir ve lisan sahalarında ihraz ettiğiniz muvaffak! - yetleri tadat etmezsem kürsüme hiç te şayan bir müderris olmazdım. Nesri - mizde Namık Kemal’in yaptığı büyük inkılâptan sonra sizin de bir inkılâp vücude getirmiş olduğunuzu delillere is
tinat ederek isbat ettim. Fakat sizi şi veye mugayeretle ittiham etmedim :Töh- metiniz yok ki ittiham olunabilesiniz. Siz de her müceddit gibi bazı ifratlara düşmüştünüz, işte ben bu ifratları gös terdim. Nasıl ki Namık Kemal’in nes rinde lüzumundan fazla şarklı kalması ve resmi şiveden kurtulamaması bir tefrit olduğunu da söylemiştim. Benim o zaman şiveye mugayir gördüğüm ye nilikleriniz bugün de şiveye mugayirdir;
ve - Şive
-m* .---
^T-50b'K>tn
bugünkü edebiyatta görülen bir takım yenilikler sizin teceddütlerinizi eskilik ler menzilesine indirmekle ne onlar beğenilir, ne sizin müfritane bazı tasar ruf atınız tenkitten kurtulabilir. «Yeni lik» başka «şive» gene başkadır. Yeni - tikler milletin öz şivesine ısınabilecek mahiyette olursa lisanda payidar olur, yoksa zaman ile sükuta mahkûmduı.
Bir lisana getirilen gayritabii, bilü- zum kelimelerin, terkiplerin, cümlelerin hasılı bütün etvarı beyanın ömürleri, is tibdat gibi, taklit gibi, cehalet gibi mübrm tesirler ile, pek uzun sürse bile nihayet zevale mahkûm olduğunu isba- ta hacet var mı?
Hani kudemamızm musanna ve mü- secca, hani Şinasi mektebi edebinin faz laca şarkperestane üslûpları?
Hani sizin gene ziyadece garpperes - tane uslûbunıız?..
Bunları tabii tekâmül vetiresini her şeye rağmen takip edip duran lisan, sinesinden söküp atmıştır. Şimdi bazı
yazılarda görülen garip ve acip yenilik lerin "de lisanda payidar olamıyacağı bedihidir.
Hulâsa, tekrar ederim, ben, öyle kısa bir görüşle, sizi ittiham etmedim. Bilâ kis, kendinizin de itiraf ettiğiniz gibi, bizzat görmediğiniz yahut söylemediği niz muvaffakiyetlerinizi, bütün teced - dütlerinizi hiç kimsenin yapmadığı, yap mak istemediği bir tetkik İle aradım, yegân yegân buldum, gösterdim ve sizi lâyik olduğunuz kadar tebcil ettim. Fa kat ifratlarınızı da tenkitten çekinme dim. Bugün hakkınızda hürmet ve teb cilim evvelkinden de ziyadedir, kendim ce isabetinden emin olduğum tenkitle rimde ise ayni derecede musırrım. Pek samimi uhuvvet hissiyatımı teyit eyle rim beyim efendim.
Namık Kemalzade
A li Ekrem
Bakalım Halit Ziya B. ne cevap
verecek?
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Ta h a To ros Arşivi