Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi
Mustafa Kemal Paşa İzmit’te Claud Farer'ie bıriikt«
n k l ÎH A Y E T İzm it’teyim . Be ] Y t J ni k arşılam a ğ a gelen • M İ belediye tem silcilerini selâm ladıktan sonra, k arşıc ıla rı m ın delâletiyle m isafir edileceğim doksanlık b ir ih tiy arın konağına götürüldüm . İzm it eşrafının bu en yaşlısı; T ü rk lerin dostu, “Loti,, nin a rk a d a şı b ir F ransızı, beni konuk lam ak zevkini b aşkasına verm i- yeceğini söylem işti.
T ü rk lerin konukseverlikleri e s ki b ir gelenekleridir, is tira h a tı mın ta m o larak tem in edildiğini an lad ık tan sonra, M areşalin Ada- p az arı’ndan beni kabul etm ek ü- zere geldiğini ve genel k a r a rg â hında beklediğini, beni alm ak ü- A
zere gönderdikleri otomobilin de aşağıda olduğunu haber verdiler.
Bu otomobili ta rif edeyim : H ayatım da gördüğüm hiçbir a r a bay a benzem iyordu. E ski motörü, bir ta y y a re mot.öril ile değ iştiril miş, 500 b eygir kuvvetinde h er en geli a ş m a ğ a h azır, h e r işlek yol da g itm eği istih fa f eden çevik bir s a h ra otomobili.. “ F atih .d n y ah u t “K u rtarıcı,, nın arabası., inişli yollardan s a rp ve zikzak p a ti k alard an M areşal M ustafa Ke- , m al’in arab ası bent hedefe, genel k a ra rg â h a ulaştırdı.
Bu genel k a ra rg â h , her türlü gösterişten uzak, ta m b ir sâdelik içinde ve İz m it’e hâkim b ir te pe üzerinde bulunuyordu
Debdebeden hazzeden , Sultan Abdülâziz. k ira z ağ a çlarıyla göl gelenen 2a rif ta ra sa lı bu sevimi!
konağı, b ir “A v kasrı,, olarak yaptırm ıştı.
“S ak ary a,, nın galibi igt* besaJ
Cenaze töreninde hazır hnlnııan yabancı
bahriyelilerden bir birlik
Atatürk’ü Ankara’da karşılarken
Gene on beş sene evvel gibi Gazi geliyor;
Gene on beş sene evvelki kadar yükseliyor,
t
Gene başlarda oturmuş, gene göklerde başı;
Yıldırımlar gene bir eski silâh arkadaşı.
Çürüyen göğsü için takı zaferler gene dar;
Gene sağdır , gene sağlamdır O, hem dünkü
kadar-Ona matemle,.. Hayır, sade taahhütte eğil;
ölüdür, doğru, fakat öldüğü hiç belli değil.
Oetna) KUNT AT
BW m
MECMU.
T
A BİA TİY LE onu görm ek istiyordum . İlâhî." sihirli bir mucize y aa rtm ıştı.. Y â ni bir te k mucize, f a k a t m ucizeler mucizesi gösterm işti ki bugüne k a d a r bunu yalnız “Ja n d ark ,, da görm üştük..M uvaffak olm uştu... Ölmüş bir m illeti diriltm iş, büyük bir iştiha ile parçalan m ış bir m illeti yeniden tensik ederek kalıntısından, tam , canlı, ta ze ve m uzaffer b ir m illet y ara tm ıştı. Bu adam ı görm ek İsti yordum , b u büyük meçhulü ta n ı n ı p istiyordum .. Bu o k ad a r kolay bir iş değildi.. F a k a t gördüm ve tanıdım ..
M ustafa K em al P a şa —- Belki kendisinden bahsettiğim i a n lam a dınız — A n k ara’da bulunuyordu. Ben de İstanbuldaydım .. A radaki m esafe de oldukça büyük ve z a m an ela sey ah ate pek elverişli d e ğildi. D em iryolunun b ir kısm ı bozulm uştu, otomobil yolu da yok tu.. Bu güçlükleri yenm ek için ben de bir u çağa sah ip değildim.
Şöyle bir tesadüf oldu. H epsi de Yunanlı olm ıyan bir subay heyeti B ursa’daki Yunan cephesini ziya rete gidiyordu. M ustafa Kemal P aşa da bunlara k arşılık tam k a r şılarındaki A dapazarı T ü rk cep hesini te ftişe çıkıyordu
tş te ban a da fırs a t görüıım üş- ü.. D erhal İzm it’e koştum . Bu se
batım vesilesiyle bHdalaca birçok ■ <vd.ı hıılv.mlch'.' Burada kesin a ra k açıklıdayım ki: bu Ana- olu seyahatim in hiçbir resm i m a hiyeti yoktu. M ustafa K em al’in nezdine yalnızca hususi b ir sey y ah sıfatiy le gittim ve se y a h a ti m in biricik am acı: büyük bir y u rt se v er olan bu büyük adam ı selâm lam ak , şahsan ta n ım a k ve y u r dum la h ü r T ü rk iy e arasın d a ben den dah a yetkili başkalarının ev velce k ıym et verm eği bildikleri F ra n sız - T ü rk dostluğunu ta z e lem ekti...
S eyahat te fe rru atın ı, varışım ı, h a ttâ şahsım a, bir F ıa n sız a İzm it ve A d ap a za rı’nda ve yol üstünde, B üyükderbent’te, S ab an ca’da, Ari- fiy e’de Anadolu T ürklerinin, bütün T ürklerin gösterdikleri candan karşılam ay ı da anlatm ıyacağım . Y alnız bu k arşılayıcılarım bilsinler ki: bunun h âtırasın ı hiç unutm ı- yacağım ve kalbim in derinliklerin de ebediyen saklıyacağım . F a k a t F ra n s a da bilsin ki: beni k arşılı- y a n h e r m uzika M arseyyezin n a ğ m elerini çalıyor ve h e r ta r a f t a F ra n sız b a y ra k la rı d algalanıyor du..
Son h a re k e t ve ayrılış günü b ir h alk adam ı kalabalığın a ra sın dan çıkıyor ve eğer F ra n s a ’y a bir gün A lm an lar sa ld ırırla rsa b ütün T ü rk süngülerinin yardım ım ıza koşacağını bile bana tem in ediyor du.
Hal ve h a k ik a t böyle İken b u nun üstünde bile dıırm ıyacağrm . Çünkü ben bu yazım da F ra n sız - T ü rk dostluğundan değil. F a k a t “büyük meçhul,, den “Gazi,, den, "M ustafa Kemal., den bahsetm ek istiyorum ....
Yazan :
Claude Farrere
Bu sü tu n lard a okuyacağınız m akale, m eşhur F ra n sız Edibi Claude F a r re re ta ra fın d an k a lem e alınm ış ve 18 tem m uz 1822 ta rih li l.p Gaıılois gazete sinde çıkm ıştı s.Çeviren
Nejat .bAN fcR
Ankara R a d yo e vi Miidürii K a ra rg â h a g irerk en yol üze rinde iki bölük . piyade ve kılıç çekm iş 100 kişilik bir sü v a ri kı ta sı beni selâm lıyordu.
S ubaylar, y averler, bir b aşk â tip beni karşılad ılar., ve işte b ir denbire karşım d a asil ve y av a ş .İesktevıyle, fevkalâde iyi g i yilm iş sivil vcstoniyle açık başlı sâde bir İnsan . . . A ç ık s a n saçları ta y y arec ile r gibi a rk a y a tananm ış, bıy ık ları Anı«- ıik a n v a ri k ısa kesilm iş, fev k a lâ de nafiz ve her b aktığı yeri şim şek gibi delip geçen m avi gözle riyle bu “m üm taz şahsiyet,, k a r şım da belirm işti. Bu “Gazi Mus ta f a K em al,, di, " p a şa ” , “ m areşal,, y a h u t hoşunuza giderse “başkan,, dı..
AK İKA TEN düşünüyo rum . E lb ttto ona “baş kan,, dem ek d ah a doğru olacak. Ç ünkü bu adam şü p hesiz y urdunun b ir “ F och” u, f a k a t aynı zam anda Clem enceau’su, b ir Lloyd G eorge’u idi..
E ğ e r m uharebeyi kazanm ış ve dah a da k azan acak sa, “sulh,, u o d a y apacaktır. Sözüme inanınız ve sîzlere evvelden h ab e r vereyim k i:
O, bunu İyi yap acak , çok iyi yapacak, herkesin düşündüğünden d ah a m ükem m el ve şim diye k ad a r kim senin yapam adığı bir b a şa tı ile yapacak..
B ir hoş geldin jesti, b e rra k bir F ra n sızc a İle ta tlı sözler...
Z iy aret sebebini, y a h u t doğru olursa, işi diyeyim, görüşm eğe başlam adan evvel gereken cüm le leri karşılıklı saıfedivoruz.
“îş„ te n bahsediyorum , çün kü ben, Anadolu H ıristiyanlarının K em alist k ıta la r ta ra fın d a n zu lüm ve g ad re u ğ ra d ık la rı h a k k ın da çık arılan söylentileri m illetler a ra sı b ir an k etle açıklam ayı k a bul etm esi için “A nadolu’nun B aş kam ,, n a m ü ra c a a t etm eğe ken dim c.ç k a r a r verm iştim .
Başlıyorum .. Beni dinliyen bu dikkatli yüzü hiçbir ifad e ta sv ir edemez. M uhakkak k i bu donuk
yüzün a lım d a UUıi bir eeerii düşünce k u d re ti mt , Ve bu
ıe tin birdenbire o u .* b ak a n i» sih irli gözde m erkezleştiğini gör yorunı.. K aşları çatık , ileriye doj ru çıkık çenesinin s e r t zaviyeler nin adalelerim m eydana çıkaı-ara dinliyor.. E v e t M u stafa K em al P ağ şa sessiz h er cüm lem i d ik k a tli dinliyor ve anladığını belli edeceli b ir h are k e t yüzünde belirmiyor^ du.. H albuki hepsini a n la m ışa , H esapladı, ta sa rla d ı ve birdenbire! k a ti ve h a y re te değer b ir itid a l ile cevap verm eğe başladı.
Bu an d a yüzü n ü n h a tla rı bM tebessüm le değişti..
B iraz evvelki hissiz ve donu)« sessizliğin yerini a lan bu te b e r i süm , san k i dem ir üzerinde açanj bir çiçeğin p arad o k su n a benziyor» du..
M ustafa Kemal P a şa *öyliiyo«fri du: — “B ir anket, burada, benim r se fe rb e r edilm iş yurdum da.. Or*i*
dularım m iaşe ve İkm al yollar» I a ra sın d a ? H âlâ s a v a şta olduğu«] m uz düşm an sub ay larım b a ra y a r getirebilecek b ir a n k e t? .. H a y iM aslâ, hiçbir z a m a n !. H em ev v e l* ’ n iç in ? B una ne lüzum var... Bi»] k aç zam an evvel benim sorum lu f luğum altında ilç a n k e t yapılm a-^ dı m ı?B unlar, bize iftlrs edenler« k arşı h ak ik atin ezici b ir cevabi plm adı m ı?... F a k a t uetioe ta b ii ö rtb a s edildi...,Şimdi yine aynı n a . ' k a ra tı te k ra rla m a k ? .. A slâ. Eve» A nadolu’da b ir anice- niçin ve ne«* d e n ’ . \nadolvj kaputu, ravlı b ir y u r t m u d u r? H erk es get lir, gezer ve görür.. B ütün dost* larnnızı ve ta ra fs ız la rı ıııemnunp lu k la kabul ederim . B unlar gelirö ler ve h er y e ri görürler, İsterleri] se kendilerine h er tü rlü kolayt*#j ğı gösterir, em irlerine otom obili»^ rim i de ta h sis ederim . F a k a t düş«* m a n lan m ın benim yurd u m d a alA k e t yapm asına, yabancı devletle*^ rin h ü r b ir m illetin içişlerine k*»j aşm asına, a s lâ m ü saad e edem eım j
A cab a F ra n s a 1814 ile 1918 rasın d a yabancı devletler ta ra f ut» dan tertip len m iş ve düşm an gene rallerin i y u rduna g etirm eği saâ*'İ lıy a ca k b ir an k e te m üsaade ecieiÇ m iydi? H ay ır değil m i?.. H em lw>< terseniz a rtık bu bahsi b ıra k a lım..”
Ben de a r tık bu bahsi ağzım * alm ıyacağım . K arşım daki bu b ü y ü k adam - kendisinden istem eğ e k a lk tığ ım bu işe ne u s ta c a v e n e su stu ru c u b ir cevap verm iş v e bunu dünya e fk â rın a u la ştırm a y ı ( bilm işti..
K arşım daki bu b ü y ü k adam da, k eşfe ttiğ im bu b ü y ü k m eçhul de m a h aret ve k a r a k te r o k a dat
k i sözlw inde hiçbir > aranam azdı.,