YT- 6 3 6 3 - ıJ
portre
H P ---- - ■
1 --- —
I T
m j i w m h m í
■
CUMARTESİ, 24 Nisan 1999
Alagöz kardeşler, 9 yıldır sahne aldıkları Kervansaray'da 69 ülkenin şarkısını söylüyor
1
I 965
yılından beri
şarkı söyleyen
Alagöz
kardeşler
9 yıldır
kesintisiz
olarak
Kervansaray'da
sahneye
çıkıyor.
Müziğe ilk
başladıklarında
yabancı şarkılara
Türkçe sözler
yazan Alagözler
şu anda 69
ülkenin
şarkılarından
oluşan
repertuvarlarıyla
turistleri
ağırlıyor.
■ Necla
BAYRAKTAR
Her telden her dilden nâmeler
Zeyno, Vah Bacım Vah, Dibi dibi da (Saklama Sevgini), Herşey Bitmiştir Artık, Malabadi Köprüsü, Alagözler'in hala hatalarda olan kimi altm plak kazanmış parçalan. Alagöz kardeşlerin sahneya çıkmalan Altın Mikrofon yanşmalanyla başlıyor. Aslında Alagözler'in müzik macerası aileye dayanıyor. Müzik
öğretmeni olan baba, kardeşlere ilk müzik eğitimini veriyor. Müzikle geçen bir çocukluktan sonra, profesyonel olarak müziğe başlamak, hayatı müzik üzerine kurmak zaten kendiliğinden
geliyor. Alagöz kardeşlerin müzik üzerine kurulu hayatlarında elbette ki bazı dış etkenler de rol oynuyor.
YARIŞM AYLA BAŞLADI
Yü 1965. Selçuk Alagöz Hürriyet Gazetesinin açtığı Altm Mikrofon yarışmasına katılmaya karar veriyor. Yarışmaya katüan Selçuk Alagöz dereceye giremiyor. 1966 yılında şansım bir kez daha denemek istiyor. Bu kez finale kalıyor.
Selçuk Alagöz 1967 yılında yapılan Altm
Mikrofon'a da katılmak ister fakat o yıl yeni bir uygulama başlar. Bu uygulamaya göre daha önce yarışmaya katılanlar aym adla katılamazlar fakat farklı bir grupla yarışmaya katılabilirler. Yanşmaya katılmaya kesinlikle kararlı olan
Selçuk Alagöz, bunun üzerine yarışmaya kardeşi Rana Alagöz adma kayıt yaptırır. O dönem Rana Alagöz öğretmenlik
yapmaktadır. Ama yarışmaya katılır. Böylece Selçuk Alagöz'e
Rana Alagöz'ün de katılmasıyla uzun yıllar sürecek bir müzik serüveni başlar.
Alagöz kardeşler 1967 yılında yapılan Altm Mikrofon'a aralarında Cahit Berkay, Engin Yörükoğlu'nun da bulunduğu bir orkestra ile katılırlar ve 3. olurlar. Daha sonra Cahit Berkay ve Engin Yörükoğlu'nun Moğolları kurmak için ekipten ayrılmasıyla amatör bir orkestra olan Işüdak'la çalışmaya başlarlar. Rana Hanım eşi Taylan Bey'le bu orkestra sayesinde tanışır.
Y
aBANCI ŞARKILAR, TÜRKÇE SÖZ
Rana ve Selçuk Alagöz önceleri o yıllarda
bütün şarkıcüarm yaptığı gibi yabancı şarkıların üzerine Türkçe sözler yazarlar. Şarkılarını konserlerde özel gecelerde söylerlar. Alagöz kardeşler Türkiye'yi katıldıkları yurtdışı organizasyonlarla birçok defa temsil eder.
Uzun bir dönem konserlerle turnelerle geçer. Yıl 1979 olduğunda Alagözler Kervansaray Otel'de sahneye çıkmaya başlar. Turistik bir otel olan Kervansaray'da ancak 3 ay çakşırlar. Onlardan sonra aym yerde Özdemir Erdoğan 1984 yılma kadar çalışır. 1984 yılında Kervansaray'da tekrar sahneye çıkmaya başlayan Alagözler hala aym yerde şarkı söylüyor. Rana Alagöz o dönem için şunları söylüyor: "Biz konser sanatçısıyız, özel bir gece olur gideriz, halk konserlerine katılırız, o zamanlar da masası olan sanatçılar değildik."
Şu ana kadar 45 plakları bulunan Alagözler'in 3 de altm plak ödülleri var. Altm plaklardan birini Rana Alagöz 'Her şey bitmiştir artık' adlı parçası ile aldı. Rana Algöz'ün bu şarkıyla ilgili bir de amsı var. Bu parça ortaya çıkmadan kısa bir süre önce nişanlanan Rana Hanımın bu parçası kısa sürede çok sevilir. Aile dostlarmdan yaşlı bir hanım için durum çok farklıdır. Şarkıyı her duyduğunuda çok dertlenir. Bir gün Rana Alagöz'ün annesine rastlayınca büyük bir üzüntü ile sorar: "Rana nişanlısından neden ayrıldı? Sürekli her şey bitmiştir artık diye şarkı söylüyor duyuyorum çok
üzülüyorum" der.
"Her şey bitmiştir artık /Yolumuz ayrılıyor /Senin de benim gibi içerin kan ağlıyor" dizelerini Rana Alagöz'ün nişanlısından ayrıldığına yormuş olduğu ortaya çıkar. Aüe dostuna bunun bir şarkı olduğu anlatılarak içi rahatlatılır.
Kervansaray yılları Alagöz kardeşlerin repertuvarlarım hem değiştirmiş hem de geliştirmiş. Daha çok turistlerin ağırlandığı Kervansaray'da tekrar çalışmaya başlayan Alagözlerin repertuvarlarma farklı dillerden şarkılar girmeye başlar. Bugün 69 ülkenin ezgilerini söyleyen Alagözler gelen misafirleri şaşırtıyor. Almanca, İngilizce, İspanyolca şarkılara
şaşırmayanlar, Japonca, Hintçe duyunca şaşırıyorlar. Böyle bir repertuvara nasıl sahip oldular? Alagöz kardeşler gelen turistlerden, konsolosluklardan, turizm şirketlerinden sürekli kasetler isteyip bunları dinleyerek, beğendikleri parçaların üzerinde çalışarak böylesi bir repertuvarı oluşturmuş.
Alagözlerin grubu Selçuk, Rana, Ali ve Nilüfer Alagöz'den oluşuyor. Nilüfer Alagöz gruba yaklaşık 9 yıl önce katılıyor. O dönem Nilüfer Alagöz'ün birlikte çalıştığı bir dans grubu var. Nilüfer orada dans ediyor, fakat bir yandan da şarkı söylemek istiyor. Kardeşleriyle birlikte şarkı söyleme isteğini bir türlü dile getiremiyor.
Kardeşindeki eğilimi farkeden Rana Hanım, konuyu aile meclisinde gündeme getiriyor. Ve Nilüfer gruba katılıyor. Başlarda biraz zorlanıyor. Fakat zamanla o da grubun ayrılmaz parçalarından biri oluyor.
Rana Alagöz: "Grup olarak çalışmanın avantajları var" diyor. "Eğer o gün
yorgunsanız, hastaysanız diğerleri sizi idare ediyor" diyor. Bu işi hep keyifle yaptıklarım sözlerine ekleyen Rana Alagöz "sağlığımız, gücümüz müsade ettikçe işimizi yapmaya devam edeceğiz" diyor.
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi