• Sonuç bulunamadı

Türkiye'de yatırımlara devlet destekleri ve yatırım desteklerinin gelişimi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Türkiye'de yatırımlara devlet destekleri ve yatırım desteklerinin gelişimi"

Copied!
106
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ÇALIġMA EKONOMĠSĠ ve ENDÜSTRĠ ĠLĠġKĠLERĠ

ANABĠLĠM DALI

YÜKSEK LĠSANS TEZĠ

TÜRKĠYE’DE YATIRIMLARA DEVLET

DESTEKLERĠ VE YATIRIM

DESTEKLERĠNĠN GELĠġĠMĠ

Aydın Cenk ÇATLIOĞLU

TEZ DANIġMANI

YRD. DOÇ. DR.ERHAN ATAY

(2)
(3)
(4)

Tezin Adı: Türkiye‟de Yatırımlara Devlet Destekleri ve Yatırım Desteklerinin GeliĢimi

Hazırlayan: Aydın Cenk ÇATLIOĞLU

ÖZET

Bireyler, iĢletmeler, ülkeler ve bunlara benzer birçok kiĢi ve sektör, ekonominin zincirleri içerisinde yerini almaya çalıĢmaktadır. GloballeĢen dünya içerisinde önce merkeziyetçi politikalar ve ardından da bölgesel politikalar bir bir yerlerini almıĢlardır. Bu devinim içerisinde kalkınma ve yatırım kavramları dikkat çekmektedir. Kalkınma süreci, merkeziyetçi yapısından bölgesel niteliğe dönüĢmekte ve kırsal kalkınma, öncelikli yöreler gibi politikalara kendisini bırakmaktadır. Yatırımlar için kaynakların nerelerden temin edileceği, öz kaynak- yabancı kaynak ayrımları önem taĢımaktadır. Devlet destekleri, yatırımları teĢvik edici ve kolaylaĢtırıcı roller üstlenirken, bölgesel geliĢmiĢlik farklarını gidermek üzere Bölgesel Kalkınma Ajansları ortaya çıkmaktadır. Bu ajanslar, bölgesel geliĢmiĢlik farklarını ortaya çıkararak yapılması gereken politikaları belirlemek ve bu ihtiyaçları gidermekle yükümlüdürler. KOBĠ‟lere tanınan destekler ve teĢvikler Küçük ve Orta Ölçekli ĠĢletmeleri GeliĢtirme ve Destekleme Ġdaresi tarafından kontrol altına alınmakta ve yatırımlar teĢvik edilmektedir. KOSGEB‟in hibe destekleri ve kredi faiz destekleri büyük öneme sahip bulunmaktadır. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu, kırsal alanlarda faaliyet göstermekte ve kırsal kalkınmaya destek vermektedir. Uygulanan devlet destekleri iki dönemden ibaret olmakta ve bu dönemler, planlı dönemden önce devlet destekleri ve planlı dönemde devlet destekleri olarak kabul edilmektedir. Ġki dönem arasında keskin çizgilerle ayrılmıĢ farklar bulunmakta ve biri diğerinin basamağı konumundadır. Planlı dönemden önceki devlet destekleri, dünyada yaĢanan ekonomik krizlerin de etkisiyle belirli bir baĢarı elde etmiĢtir. Ancak planlı dönemde uygulanan devlet destekleri daha kapsamlı ve daha profesyonel olmuĢtur. Devlet destekleri ve teĢvikleri geçmiĢten beri uygulanagelmiĢ ve çeĢitli sonuçları ortaya çıkarmıĢtır.

Anahtar Kelimeler: KOBĠ, KOSGEB, Devlet Destekleri, IPARD, TKDK, TeĢvikler.

(5)

Name of Thesis: The Supports of the States to Investments and the Development of These Supports in Turkey

Prepared by: Aydın Cenk ÇATLIOĞLU

ABSTRACT

Individuals, enterprises, countries and many similar person, establishment and sector are trying to find and fix their places within the economic field. Once centralist, then regional policies took place one by one within the globalizing world‟s economy/politics. Concepts of development and investment rapidly have begun to gain attention. Process of development started to change and shape into a regional-oriented structure rather than its former centralist form and started to leave its place to policies such as rural development and prior regions. It is of great importance to define and stabilize the knowledge of where will the sources and capital will be derived from for the investments and the distinctions between the domestic and foreign sources. Under the light of these changes regional development agencies has begun to emerge to eliminate the regional differences of development as the state funding started to play a stimulating and facilitative role. These agencies are obliged to detect the differences of development to determine the policies to solve the issues of difference and to meet the needs defined by these policies. The stimulations and support given to the SME are being controlled by the Administration Board for Developing and Support of the Small and Medium Enterprises and investments are being encouraged. The grantee and credit interest rate supports of KOSGEB are of great importance. The Board of Consolidation for Agricultural and Rural Development is functioning in the rural areas to support the rural development. Applied state consolidations are consisted of two terms which titled as “state funding before the planned term” and “state funding within planned term”. There are sharp differences between two terms and the 1st term is the prologue step for the 2nd. Although the state funding before the planned term achieved a remarkable success together with the effect of the recent economic crises, 2nd term state accommodations has been more generic and professional. State consolidations have been applied since past and brought several successful results.

(6)

ÖNSÖZ

Genel olarak dünyadaki tanımıyla yatırım ve kalkınma kavramlarından yola çıkarak Türkiye‟de ki devlet destekleri çalıĢmamın ana konusu olacaktır. Türkiye‟de ki devlet desteklerinin ekonomiye ve kalkınmaya olan katkıları ele alınarak Türkiye‟de ki devlet desteklerinin önemi ve geliĢimi vurgulanacaktır.

Bana bu iĢ kolunu tanımama ve bu iĢte yükselmeme olanak sağlayan Prestij DanıĢmanlık Ģirketinin Genel Müdürü Mehmet GüneĢ‟e ve Kamuran GüneĢ‟e sonsuz teĢekkürlerimi sunarım.

Üniversite hayatım boyunca bana okuduğum ana bilim dalımı severek okumama ve ezberi değil, öğrenmeyi asıl kılan Kocaeli Üniversitesi hocalarıma, Trakya Üniversitesi ÇalıĢma Ekonomisi ve Endüstri ĠliĢkileri Ana Bilimdalı hocalarıma ve tez danıĢmanım Yrd. Doç. Dr. Erman Atay‟ a teĢekkür ederim.

Bu çalıĢmam boyunca benden manevi desteklerini esirgemeyen iĢ arkadaĢlarım Selçuk BoĢluk, Çağkan Ekici ve Kıvanç Çakıroğlu ve Burçin Çakıroğlu‟na teĢekkürlerimi borç bilirim.

ĠĢ hayatımla beraber öğrenim hayatımı bir arada yürütmeme manevi destek sağlayan, karĢıma çıkan tüm olumsuz koĢullarda ondan güç ve destek aldığım Feyza Çakır‟a teĢekkür ederim.

Bugünlere gelmem de büyük emeği geçen, benden gerek maddi gerekse manevi hiçbir Ģekilde desteklerini esirgemeyen sevgili aileme; Hüseyin Çatlıoğlu ve Kadriye Çatlıoğlu‟na ve kardeĢim Elif Çatlıoğlu‟na sonsuz teĢekkür ederim.

Aydın Cenk ÇATLIOĞLU 26.09.2012

(7)

ĠÇĠNDEKĠLER

ÖZET ... i

ABSTRACT ... ii

ÖNSÖZ ... iii

ĠÇĠNDEKĠLER ... iv

TABLO LĠSTESĠ ... vii

ġEKĠL LĠSTESĠ ... viii

KISALTMALAR ... ix

GĠRĠġ ... 1

1. KALKINMA VE YATIRIM KAVRAMLARININ TANIMLARI VE TÜRLERĠNE GENEL BĠR BAKIġ ... 5

1.1. Kalkınma Kavramı ... 5

1.1.1. Dar Anlamda ... 6

1.1.2. GeniĢ Anlamda ... 7

1.2. Kalkınma Türleri ... 8

1.2.1. Bölgesel Kalkınma ... 8

1.2.1.1. Coğrafi, Sosyal ve Teknolojik Dualizm ... 9

1.2.1.2. Bölgesel Büyüme Farkları ... 10

1.2.1.3. Yeni Ekonomik Coğrafya ... 11

1.2.1.4. Bölgesel EĢitsizlik ... 12

1.3. Yatırım Kavramı ... 12

1.3.1. Dar Anlamda ... 13

1.3.2. GeniĢ Anlamda ... 13

1.4. Yatırım Türleri ... 13

1.4.1. Yatırım Finansman Kaynakları ... 14

1.4.1.1. Öz Kaynak ile Yabancı Kaynakların Özellikleri ... 15

(8)

1.5. Yatırımlara Uygulanan TeĢvik Tedbirleri ... 16

1.5.1. Tanım ... 16

1.5.2. Amaç ... 16

1.5.3. Sınıflandırılması ... 17

2.DEVLET DESTEKLERĠ KAVRAMI, TANIMI, TARĠHĠ VE AMAÇLARI ... 19

2.1. Devlet Destekleri Tanımı ... 19

2.2. Devlet Desteklerinin Tarihi GeliĢimi ... 21

2.2.1. Planlı Döneme Geçmeden Önce Devlet Destekleri ... 25

2.2.2. Planlı Dönemde Devlet Destekleri ... 28

2.3. Devlet Destekleri ile Amaçlanan GeliĢmeler ... 30

2.4. Yenilenebilir Enerji ve Devlet Destekleri ... 35

2.4.1. Yenilenebilir Enerji Türleri ... 36

2.4.2. Yenilenebilir Enerjiye Devlet Destekleri ... 42

3. TÜRKĠYE’DE UYGULANAN BÖLGESEL POLĠTĠKALARA GENEL BĠR BAKIġ ... 48

3.1. Kalkınmada Öncelikli Yöre Uygulaması ... 48

3.2. Ġstatistiki Bölge Birim Uygulaması ... 51

3.3. Bölgesel Farklılıklar ... 54

3.4. Bölgesel Kalkınma Ajansları ... 55

3.5. Bölgesel Kalkınma Ajanslarının Sınıflandırılması ... 58

3.6. Avrupa Birliği Bölgesel Kalkınma Ajansları ... 60

4. TÜRKĠYE’DE KOBĠLERĠN ÖZELLĠKLERĠ, KOBĠLERE YÖNELĠK TEġVĠK POLĠTĠKALARI, SONUÇLARI VE KOBĠLERE YÖNELĠK HĠBE DESTEKLERĠ ... 62

4.1. Kobi Tanımı ... 62

4.2. Kobilerin Özellikleri ... 63

4.3. TeĢvik Politikaları ... 64

(9)

4.3.2. Bölgesel TeĢvik Uygulamaları ... 65

4.4. Kobilere Yönelik Hibe Destekleri ... 66

4.4.1. Kırsal Kalkınma Programı ... 67

4.5. IPARD Programı ... 69 4.5.1. TKDK’nın KuruluĢu ... 69 4.5.2. Ġçeriği ... 70 4.5.3. Amaçları ... 71 4.5.4. Değerlendirilmesi ... 71 4.6. KOSGEB ... 72

4.6.1. KOSGEB Hibe Destekleri ... 73

4.6.1.1. Amacı ... 73

4.6.1.2. Değerlendirilmesi ... 74

4.6.2. KOSGEB Kredi Faiz Destekleri ... 75

4.6.2.1. Amacı ... 76

4.6.2.2. Değerlendirilmesi ... 76

5. UYGULANAN TEġVĠK PROGRAMLARININ OLUMLU – OLUMSUZ DEĞERLENDĠRĠLMESĠ ... 78 5.1. Olumlu Sonuçlar ... 78 5.2. Olumsuz Sonuçlar ... 79 SONUÇ ... 81 KAYNAKLAR ... 87 ÖZGEÇMĠġ ... 94

(10)

TABLO LĠSTESĠ

Tablo 1: Coğrafi YoğunlaĢmayı Etkileyen Faktörler ... 12

Tablo 2: TeĢviklerin Kullanılan Araçlar Vasıtası ile Sınıflandırılması... 18

Tablo 3: 1995 Sonrası Dönemde TeĢviklerde Meydana Gelen DeğiĢimler ... 23

Tablo 4: Yeni Yatırım TeĢvik Sistemi ... 24

Tablo 5: Yatırım TeĢvik Belgelerinin Bölgeler Ġtibari ile Dağılımı ... 33

Tablo 6: Yenilenebilir Enerji Türleri ... 31

Tablo 7: Avrupa Birliği Enerji Tüketimi Ġçerisinde Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Payı ... 38

Tablo 8: Rüzgar Enerjisinin SWOT Analizi ... 41

Tablo 9: Yenilenebilir Kanunda TeĢvik Mekanizması ... 45

(11)

ġEKĠL LĠSTESĠ

(12)

KISALTMALAR

AB : Avrupa Birliği AR- GE : AraĢtırma GeliĢtirme

BKA : Bölgesel Kalkınma Ajansları DPT : Devlet Planlama TeĢkilatı GSMH : Gayri Safi Milli Hasıla KOBĠ : Küçük ve Orta Boy ĠĢletme

KOSGEB : Küçük ve Orta Ölçekli ĠĢletmeleri GeliĢtirme ve Destekleme Ġdaresi IPARD : Kırsal Kalkınma Ġçin Katılım Öncesi Kalkınma Aracı

ĠBBS : Ġstatistiki Bölge Birim Sınıflandırması s. : Sayfa

T.C. : Türkiye Cumhuriyeti

TKDK : Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu TL : Türk Lirası

TÜBĠTAK : Türkiye Bilimsel ve Teknolojik AraĢtırma Kurumu TÜĠK : Türkiye Ġstatistik Kurumu

(13)

GĠRĠġ

GeçmiĢten günümüze insanlar nasıl var oldularsa ekonomiler, yatırımlar, kalkınma çabaları ve benzeri kavramlar da var olmuĢlardır. YaĢamı anlayabilmek ve içerisinde yer edinebilmek için, gerek bireyler, gerek toplumlar ve gerekse ülkeler kendilerine ekonomik, ticari, sosyal ve siyasi stratejiler belirlemek zorunda ve bu stratejileri doğru bir biçimde yaĢama geçirmek durumdadırlar.

Bireyler yaĢamlarını devam ettirebilmek adına kendilerine göre bir bütçe belirlemeli ve o bütçenin öngördüğü ölçüde harcamalarını yapmalıdır. Tıpkı bireyler gibi iĢletmeler ve ülkeler de kendi ekonomileri için doğru stratejiler ıĢığında ve uygun politikalar ile hareket etmelidirler. Tüm bunları bazen gerçekleĢtirebildikleri gibi bazen de darboğaza girebilmektedirler. Bu darboğazları aĢabilmek adına çeĢitli politikalar benimsenmektedir. Bu politikalar bazen borç almak, bazen destek veya teĢvik almak veya küçülmeye gitmek Ģeklinde olmaktadır.

ÇalıĢmanın konusu Türkiye‟de yatırımlara devlet destekleri ve yatırım desteklerinin geliĢimi olmaktadır. Bu bağlamda devletin vermiĢ olduğu destekler, çeĢitleri ile sonuçları ile ele alınmakta ve yatırımlar bazında mercek altına alınmaktadır.

ÇalıĢmanın amacı, Türkiye‟de geçmiĢten günümüze gerçekleĢmiĢ olan yatırımlara devletin verdiği destekler, bu desteklerin türleri, olumlu- olumsuz sonuçları ve içerikleri hakkında bilgi verilerek açıklanmaktadır. Ayrıca verilen desteklerin muhteviyatları açıklanmak sureti ile yatırımlara verilen desteklerin tarihi seyrinin tasnif edilmesi de çalıĢmanın amaçları arasında gösterilmektedir.

(14)

ÇalıĢma içerisinde kalkınma ve yatırım kavramlarını tanımlamak üzere yola çıkılmaktadır. Bu kavramların anlam karmaĢasına mahal vermeden açıklanması ayrıca önem arz etmektedir. Bunların yanı sıra Kalkınma türleri hakkında kısa bilgiler verilmekte, bölgesel kalkınma tanımlanmakta ve içerik araĢtırması yapılmaktadır.

Bölgesel kalkınma baĢlığı altında, coğrafi, sosyal, teknolojik düalizm, bölgesel büyüme farkları, yeni ekonomik coğrafya, bölgesel eĢitsizlik gibi olgulara değinilmektedir.

Yatırım kavramı üzerinde durulduğunda, yatırım türleri incelenmekte, yatırım finansman kaynaklarının neler olduğu belirlenmektedir. Sermaye maliyetinin neleri kapsadığı ve finansman bağlamında öz kaynaklar ile yabancı kaynakların özellikleri üzerinde durulmaktadır. Yatırım kavramı içerisinde büyük yere sahip olan yatırımlara uygulanan teĢvik tedbirleri, tanım, amaç ve sınıflandırma baĢlıkları altında toplanmaktadır.

Devlet destekleri kavramı üzerinde durulmakta, bu desteklerin tanımı, tarihi ve özellikleri betimlenmektedir. Bu desteklerin tarihi, dünü, bugünü ve geçmiĢi olmak üzere 3 aĢamada ifade edilmektedir. Devlet desteklerinin amaçları ve bu amaçlar doğrultusunda ekonomik, sosyal ve genel anlamda değerlendirilmesi dikkate alınmaktadır.

Türkiye‟de uygulanan bölgesel politikalar, uygulama yöntemleri ile birlikle irdelenmektedir. Bu politikalar; kalkınmada öncelikli yöre uygulaması, istatistiki bölge birim uygulaması, bölgesel farklılıklar, bölgesel kalkınma ajansları, bölgesel

(15)

kalkınma ajanslarının sınıflandırılması, Avrupa Birliği Bölgesel Kalkınma Ajansları Ģeklinde özetlenmekte ve bu uygulamalar içerikleri ile beraber açıklanmaktadır.

Türkiye‟de kobilerin tanımı ve özellikleri dikkate alınmak sureti ile kobilere yönelik teĢvik politikaları; nakdi yardımlar, destek yardımları ve bölgesel teĢvik uygulamaları olmak üzere 3 sınıfa ayrılmakta ve irdelenmektedir. Ayrıca uygulanan teĢvik programlarının neticeleri de ayrıntılı incelenmektedir.

Kobilere yönelik hibe destekleri açıklanmakta, bu yapılanmaların içerik ve tanımlamaları yapılmaktadır. Kırsal kalkınma programının içeriği, amacı ve bu açıklamaların ıĢığında beĢ yıllık kalkınma programının değerlendirilmesi söz konusu olmaktadır.

Tarım Hayvancılık Kırsal Kalkınma Projeleri Hibe Programı (IPARD) hakkında bazı bilgilerin sunulması ile programın kuruluĢu, içeriği, amaçları ve programın değerlendirilmesi esas alınmaktadır. Bunun yanı sıra, Küçük ve Orta Ölçekli ĠĢletmeleri Destekleme ve GeliĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığı‟nın destek türleri olan; hibe destekleri ve kredi faiz destekleri üzerinde durulmakta ve bu destek türlerinin; tanımlamaları, amaçları ve bu programların değerlendirilmesi önemle üzerinde durulan konular arasındadır.

Kalkınma ajanslarının tanımlamaları, türleri ve üstlendiği roller açıklanmaktadır. Bu ajansların amaçları, kuruluĢ esasları ise pilot bölge uygulamaları eĢliğinde mercek altına alınmaktadır. Bunların yanı sıra kalkınma ajanslarının iĢlevlerinin değerlendirilmesi de yapılmaktadır.

(16)

Sonuç olarak uygulanan teĢvik programlarının olumlu ve olumsuz neticelerinin değerlendirilmesi, konunun bütünlüğü açısından büyük öneme sahip bulunmaktadır.

(17)

1. BÖLÜM: KALKINMA VE YATIRIM KAVRAMLARININ

TANIMLARI VE TÜRLERĠNE GENEL BĠR BAKIġ

1.1.Kalkınma Kavramı

Kalkınma kavramı, geçmiĢten günümüze yaĢam içerisinde önemli yere sahip olmuĢ bir olgudur. Kalkınma kavramını çeĢitli açılardan ele almak mümkün olmaktadır. Örneğin kalkınma kavramı gruplara ayrılacak olduğunda, 3 baĢlık altında tasnif etmek gerekmektedir. Bunlar;

Ekonomik kalkınma, Sosyal kalkınma,

Ġnsan kalkınması Ģeklindedir.

Kalkınma kavramını yalnızca ekonomik boyutta incelemek yanlıĢ bir davranıĢ Ģeklidir. Bunun nedeni ise, kalkınma kavramının ülke kalkınması açısından çok boyutlu bir yapıya ve niteliklere sahip olması Ģeklinde özetlenmektedir.1

Kalkınma kavramının yaĢadığı bir güçlük de, büyüme kavramı ile karıĢtırılması ya da ayrıĢtırılmasında yaĢanan zorluklar olmaktadır. Büyüme kavramı ise, kiĢi baĢına düĢen milli gelirin yıldan yıla artması sonucu oluĢan bir olgudur.2

1 Geray, U., 1991. Ekonomi, Ġ.Ü. Orman Fakültesi Yayınları, Ġ.Ü. Yayın No: 3633, Or. Fak. Yayın

No:408, Ġstanbul, Türkiye.

2

(18)

Büyüme kavramı, ekonominin; Üretim, Yatırım, DıĢ ticaret, Gelir, Ġstihdam, Sermaye donanımı, Servet,

Doğal kaynak düzeyi gibi bütün sayısal değerlerinin artıĢ

göstermesinden ibarettir. Bu değerler, sadece ekonominin genel yapısına iliĢkin sayısal değerler olarak kabul edilmektedir.3

Kalkınma kavramını daha iyi anlamak açısından çeĢitli boyutlarda mercek altına almak mantıklı olmaktadır. Bunlar;

Dar anlamda,

GeniĢ anlamda sıralanmaktadır.

1.1.1.Dar Anlamda

Dar anlamda kalkınma kavramı, gerek bireysel kalkınma gerekse hükümetler ve ülkeler bazında kalkınma açısından birçok anlamı da içerisinde taĢımaktadır.

Kalkınma, yalnızca üretimin ve kiĢi baĢına gelirin artırılması anlamına gelmemektedir. Kalkınma, azgeliĢmiĢ bir toplumda iktisadi ve sosyo-kültürel yapının

3 Ġlkin, A., 1979. „‟Kalkınma ve Sanayi Ekonomisi „‟(Üçüncü Baskı), Ġ.Ü. Yayın No: 2691, Ġk. Fak.

(19)

da değiĢtirilmesi, yenileĢtirilmesi olarak ifade bulmaktadır. Bazı yapısal değiĢiklikler, kalkınmanın temel öğeleri olmaktadır. Bunlar;

KiĢi baĢına düĢen milli gelirin artması,

Genel olarak üretim faktörlerinin etkinlik ve miktarlarının değiĢmesi,

Sanayi kesiminin milli gelir ve ihracat içindeki payının artması4 Ģeklinde sıralanmaktadır.

1.1.1. GeniĢ Anlamda

Kalkınma kavramı geniĢ anlamda açıklanacak olduğunda ise karĢımıza bazı anektodlar çıkmaktadır. Bunlar;5

Kalkınma kavramı, bir ekonomik geliĢmeye veya aktiviteye atıfta bulunmadığı gibi, toplumda yaĢanılan sosyal değiĢimlerin genel bir süreci anlamına da gelmemektedir. Bunun nedeni ise, ülkelerin ve toplumların her zaman bir değiĢim süreci içinde yatmaktadır.

Bu süreç içerisinde kaynakların dağılımı, üretim teknikleri, kurumsal yapı, toplumsal değerler, insanların tutum ve davranıĢları değiĢmektedir. Aynı zamanda belirli bir yön içerisinde geliĢme göstermektedir

Ayrıca insanların gelenekleri ve yaptıkları uğraĢlar statik kabul edilmemektedir. Bu uğraĢlar, sürekli geliĢmekte ve farklı formlar içerisinde yeniden Ģekil bulmaktadırlar. Bundan ötürü de kalkınma, sosyal değiĢim

4

http://notoku.com/kalkinma-kavrami-ve-terminolojisi/, 16.05.2012. 5

Oakley, P. ve Garforth, C., 1985. Guide to extension training, FAO Training Series, No: 11, FAO, Rome, Italy.

(20)

sürecini etkilemek için yapılan olumlu müdahalelerle çok yakından iliĢkili olmaktadır.

Kalkınma kavramı, bulunulan durumdan ya da bir önceki konumdan hareket etmek sureti ile değiĢime girmeyi öneren dinamik bir kavram mahiyetinde olmaktadır.

Kalkınma kavramının dar ve geniĢ anlamda tanımlamalarını inceledikten sonra, kavramın türlerini mercek altına almak konuya bütünlük katmaktadır.

1.2.Kalkınma Türleri

Kalkınma türleri çeĢitli bölümlere ayrılmaktadır. Ülke genelini merkezi bir yapılanma içerisinde düĢünebileceğimiz gibi bölgesel anlamda da düĢünmek mümkün olmaktadır.

Merkeziyetçi yaklaĢımların yaĢam alanlarının azaldığı ve bölgesel kalkınma çabalarının revaçta olduğu günümüzde, bölgesel kalkınma kavramı giderek önem kazanmaktadır.

Bu açıklamaların ardından bölgesel kalkınmayı alt bölümleri ve bileĢenleri ile

beraber incelemek mantıklı olmaktadır.

1.2.1. Bölgesel Kalkınma

Bölgesel kalkınma kavramı ulusal kalkınma kavramından biraz daha farklı olguları içerisinde barındırmaktadır. Bölgesel kalkınmanın gerçekleĢebilmesi için o bölgedeki gelir artıĢlarının yanı sıra bölgenin sosyo-ekonomik yapısının da olumlu Ģekilde değiĢime uğraması beklenmektedir.

(21)

Bölgesel kalkınma, bölgenin ekonomik ve sosyal anlamda refah seviyesinin yüksekliğini ifade etmektedir.6

Bölgesel kalkınma tanımlamaları yapılırken bu kavramın bileĢenlerine de dikkat etmek gerekmektedir. Bunları;

Ekonomik açıdan, Bölgesel açıdan,

Kalkınma açısından değerlendirmek mümkün olmaktadır.

Bölgesel kalkınmanın amaçları üzerinde durulacak olduğunda ise bazı baĢlıklar önem kazanmaktadır. Bunlar;7

Sürdürülebilirlik, Ġçsellik,

Kapsamlılık,

Dengelilik Ģeklinde sıralanmaktadır.

Bu bileĢenleri yerine getiren bir ekonomi, bölgesel anlamda kalkınmasını sağlamıĢ demektir. Ancak unutulmaması gereken diğer bir unsur da sürdürülebilirlik özelliğinin unutulmaması olmaktadır.

1.2.1.1. Coğrafi, Sosyal ve Teknolojik Dualizm

Dualizm, zıtlıkları bünyesinde barındırmak sureti ile iki farklı olguyu açıklamaya ve bir arada tutmaya yaramaktadır. Coğrafi, sosyal ve teknolojik düalizm söz konusu

6

Terry CLOWER and Others, „‟Multinational Lessons From Local and Regional Economic Development Agencies‟‟, Presented to The Annual Meetings of The European Regional Sicience Association, Portugal, 2004., p.1. http://www.unt.edu/cedr/presentations/ersa/2004.pdf, 18.07.2012.

7

Maarte KEUNE, Regions, Regional Instutions and Regional Development, SEED Working Paper, No.16, International Labor Office, Geneva, 2001, p.30.

(22)

olduğunda ise geliĢmekte olan ülkeler, düalizm ile birlikte sosyal ve ekonomik açıdan farklı geliĢmiĢlik düzeylerini bir arada yaĢamaları olası olmaktadır.

1.2.1.2. Bölgesel Büyüme Farkları

Bölgesel büyüme farkları, geliĢmekte olan ülkeler içerisinde büyüme gerçekleĢirken ülkenin farklı bölgelerinde büyümenin aynı hızda yaĢanmamasından dolayı ortaya çıkan bir olgu olmaktadır.

Bölgesel büyüme farklarını açıklamaya yarayan bazı faktörler bulunmaktadır. Bunları 3 grupta incelemek mümkündür. Bunlar;8

Fiziki farklılıklar  Coğrafi durum,  Doğal Ģartlar,  Ġklim Ģartları,  Piyasaya yakınlık,  Nüfus yoğunluğu,  Nüfus değiĢimi, Ekonomik farklılıklar  KiĢi baĢına GSMH,  Vergi gelirleri,  Endüstriyel yapı,

8 Fiona WISHLADE and Dougles YUIL, Measuring Disparities For Area Designation Purposes;

Issues For The European Union, Europen Policies Research Centre, Regional and Industrial Policy Research Paper No:24, 1997, p.5.

(23)

 Altyapı,  Ekonomik görünüm,  Demografik eğilimler, Sosyal farklılıklar  ĠĢsizlik,  ĠĢsizlik yapısı,  Ġstihdam eğilimleri,  Aktif nüfus,

 Nüfusun nitelik yapısı,

 YaĢam Ģartları olarak sıralanmaktadır.

1.2.1.3. Yeni Ekonomik Coğrafya

Yeni ekonomik coğrafya kavramı, Krugman tarafından öncülüğünde oluĢturulmuĢ bir kavram olmaktadır. Kavramın içeriği hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için amaçlarına değinmek mantıklı olmaktadır.

„‟Yeni ekonomik coğrafya modellerinin temel amacı coğrafi mekanda meydana

gelen çok farklı ölçeklerdeki ekonomik yığılmanın (kümelenmenin) oluşumunu açıklamaktır. Ekonomik faaliyetlerin yığılma veya kümelenmesi çok farklı coğrafi seviyelerde meydana gelebilmektedir. Örneğin bir tür yığılma küçük mağaza ve restoranların komşu bölgede kümelenmesiyle ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca farklı türde yığılmaların aynı ülke içerisinde güçlü bölgesel veya sanayileşme farklılıkları nedeniyle ortaya çıktığı da görülmektedir‟‟.9

9 Masahisa Fujita ve Paul Krugman, “The New Economic Geography: Past, Present and the

(24)

Tablo 1: Coğrafi YoğunlaĢmayı Etkileyen Faktörler

Merkezcil Kuvvetler Merkez-kaç Kuvvetler

Pazar Ölçeği Etkisi Hareketsiz Üretim Faktörleri

Yoğun Emek Piyasası Arsa Rantları

Saf DıĢsal Ekonomiler Saf Negatif DıĢsal Ekonomiler Kaynak: Paul Krugman;‟‟The Role of Geography in Development‟‟, International Regional Science Review, Vol. 22 (2), 1999, p. 143.

1.2.1.4. Bölgesel EĢitsizlik

„‟Bölgesel eşitsizlik sadece az gelişmiş ülkelere has bir özellik değildir. Bölgesel

gelişmişlik farklılıkları gelişmenin her safhasında farklı ağırlıkta hissedilen bir problemdir. Nitekim Rostow'a göre, 'olgunlaşma merhalesinde, bir ülkenin bütün bölgeleri veya bir ekonominin bütün sektörleri, modern teknolojiyi tam manasıyla uygulayıp aynı seviyede bir gelişme sağlayamaz. Bölgeler ve sektörler arasında gelişme farklarının bulunması normaldir‟‟.10

1.3. Yatırım Kavramı

Yatırım kavramı içerisinde birçok farklı olguyu da beraberinde taĢımaktadır. Bundan ötürüdür ki yatırım kavramı birçok spekülasyona da sebep oluĢturmaktadır. Bu kavramı daha iyi anlayabilmek için, farklı açılardan yatırım olgusuna değinmek gerekmektedir.

10 Rostow, W. „‟Ġktisadi GeliĢmenin merhaleleri‟‟ (Çev.:E. Güngör), Ġstanbul, 1966. Sabah Gazetesi, 5 Ekim 2000.sf. 63.

(25)

1.3.1. Dar Anlamda

Dar anlamda yatırım kavramını değerlendirecek olduğumuzda ekonomik değerlerin kar sağlamak amacı ile bir iĢe tahsis edilmesi anlamını taĢımaktadır.11

Halk arasında bir iĢe yatırım yapmak için öncelikle bu yatırıma sermaye tahsis etmek gerekmektedir. KiĢiler ellerindeki para ile yeni bir yer açabilir, açtıkları yeri geniĢletebilir veya yeni bir ortak alabilirler. Tüm bu çalıĢmalar halk arasında yatırım olarak adlandırılmaktadır.

1.3.2. GeniĢ Anlamda

Eğer bir harcama belirli bir zaman aralığı içerisinde bir kereye mahsus olmak üzere ve birbiri ardına gelir elde etme imkanını sağlıyor ise yatırım kavramından söz etmek mümkün olmaktadır.12

1.4. Yatırım Türleri

Yatırım türleri ikiye ayrılmaktadır. Bunlar;

Otonom yatırım,

UyarılmıĢ yatırım olmaktadır.

Yatırımlarım büyük bir kısmı milli gelirden bağımsız yapılmaktadır. Otonom yatırım bazı bileĢenlerden oluĢmaktadır. Bunlar sıralanacak olduğunda ise;13

11 Hasan OLALI, İşletmelerde Uzun Süreli Yatırım ve Finansman Planlaması, E.U.Ġ.T.B.F. Yayını,

Ġzmir, 1971, s.3.

12

Cengiz PINAR, Yatırım Projelerinin Değerlendirilmesi ve Finansmanı, E.U.Ġ.T.B.F. Yayını, Ġzmir 1977, s. 1.

13

(26)

Piyasadaki geçerli faiz oranı, Reel faiz oranı,

Sermayenin marjinal etkinliği, Fırsat maliyeti,

Amortisman yatırımlarına duyulan ihtiyaç olarak sıralanmaktadır.

UyarılmıĢ yatırım ise, toplam yatırımdan otonom yatırımlarım çıkarılması ile hesaplanan yatırım türü olmaktadır. UyarılmıĢ yatırım, otonom yatırımın aksine milli gelirdeki değiĢimlerden etkilenen yatırım olmaktadır.

1.4.1. Yatırım Finansman Kaynakları

Yatırım finansman kaynakları tabirinden anlaĢılması gereken, yatırımları finanse edebilmek için faydalanılan kaynaklar türleri olmaktadır. Bu türler kısaca sıralanmak istendiği takdirde;14

BaĢvuru sahibi, yatırımını gerçek anlamda nasıl finanse etmeyi planlıyor ise, bu durumu ĠĢ Planına yansıtması esastır. Bu nedenle finansman kaynağı olarak belirtilebilecek kalemler için bir kısıtlama yoktur. Önemli olan, gösterilen finansman kaynağının nakit, nakit benzeri veya nakde dönüĢebilir varlıklardan oluĢmasıdır. (Örneğin; bankadaki mevduat, gayrimenkul satıĢı, banka kredisi vb.). Ayrıca nakit olmayan varlıklar finansman kaynağı olarak sunuluyor ise, söz konusu varlıkların sadece adı yazılmamalı, nakde nasıl dönüĢtürüleceği de belirtilmelidir. Örneğin; finansman kaynağı olarak gayrimenkul yazılıyor ise, açıklama kısmında ilgili gayrimenkulün satılarak yatırımın finansmanında kullanılacağı açıklanmalıdır.

14http://www.tkdk.gov.tr/BasvuruFiles/BasvuruPaketiHazirlamaDokumanlari/IsPlaniHazirlamaRehber

(27)

1.4.1.1. Öz Kaynak ile Yabancı Kaynakların Özellikleri

Finansman kaynakları iki gruba ayrılmaktadır. Bunlar; öz kaynaklar ve yabancı kaynaklardır. Yabancı kaynaklar da geri ödenme süreleri baz alınmak sureti ile 2 gruba ayrılmaktadır. Bunları kısaca açıklamak konumuzun bütünlüğü açısından önem taĢımaktadır.

ĠĢletmeye ait öz kaynaklar, iĢletmenin kuruluĢ döneminde veya çalıĢma esnasında, iĢletmeye sahip kiĢilerin veya ortakların ortaya koydukları fonlardan oluĢmaktadır. Bahsedilen fonlar, iĢletme var olduğu sürece sağlandığı için devamlılık arz eden kaynaklar olmaktadır.15

Yabancı kaynaklar ise öz kaynaklardan sağlanan fonların geri ödenmesine bağlı olarak ikiye ayrılmaktadır. Biri kısa vadeli yabancı kaynaklar, diğeri ise uzun vadeli yabancı kaynaklardır.

1.4.1.2. Sermaye Maliyeti

Yatırım kararlarında sermaye maliyeti, proje nakit akımlarını güncel değerine indirgemeye yarayan kapitalizasyon oranı ve proje verimlerinin alt sınırını oluĢturan kesim oranı olmaktadır.16

Sermaye maliyeti aynı zamanda belli bir fon kaynağının kullanılması sureti ile artan bütün nakit girdilerinin değerleri ile kaybedilen nakit çıktılarının halihazır değerlerini eĢit temele dayandıran iskonto oranı olarak ifade edilmektedir.

15 http://www.ekodialog.com/Konular/ozkaynaklar_ozkaynak.html, 19.06.2012. 16

(28)

1.5. Yatırımlara Uygulanan TeĢvik Tedbirleri

„‟Yatırımların finanse edilmesi için devletin uyguladığı bazı teşvik tedbirleri bulunmaktadır. Devletin, ülkenin ekonomik ve sosyal amaçlar çerçevesinde ekonomik faaliyetlere sağladığı maddi ve hukuki kolaylıklar, desteklerdir. Mali teşvikler, ekonomik teşvikler, idari ve teknik teşvikler olarak üçe ayrılır. Ekonomik teşvikler, desteklenen ekonomik faaliyetlerin maliyetlerini düşürmeye yöneliktir; idari ve teknik teşvikler ise ürün tanıtımıyla ilgili fuar, lisans, patent hakkı temini, uzman yetittirilmesi gibi faaliyetleri kapsar‟‟.17

1.5.1. Tanım

TeĢviklerin tanımını yapmak gerekirse, belirli ekonomik faaliyetlerin diğerlerine oranla daha fazla ve hızlı geliĢmesini sağlamak amacıyla, kamu tarafından çeĢitli yöntemlerle verilen maddi veya gayri maddi;

Destek, Yardım,

Özendirmeler iktisadi kalkınma programlarının bir alt uygulama aracı olarak önemli bir alana sahip bulunmaktadır.18

1.5.2. Amaç

Yatırımlara teĢvik tedbirlerinin uygulanmasındaki temel amaç, yapılacak yatırımların rahat bir biçimde finansmanının sağlanması olmaktadır. Bu kapsamda yatırımları teĢvik amaçlı bazı destek ve kolaylıklar sağlanmaktadır.

17 http://muhasebeturk.org/ecopedia/405-t/3633-tesvik-tedbirleri-nedir-ne-demek-anlami.html,

22.06.2012.

18

(29)

1.5.3. Sınıflandırılması

TeĢvikler iki gruba ayrılmaktadır. Bunlar;

Seçici teĢvikler,

Otomatik teĢvikler olmaktadır.

Seçici teĢvik uygulamalarında teĢvik verilirken bazı kriterler göz önünde bulundurulmaktadır. Örneğin, iĢ planı veya fizibilite raporu gibi belgelerin istenmesi olasıdır.

„‟Otomatik teşvikler, kuralları ve sınırları yasal düzenlemelerle belirlenmiş

desteklerdir. Genellikle mevzuatta öngörülen faaliyetlerin gerçekleştirilmesi durumunda herhangi bir ayrım yapılmaksızın tüm firmalara uygulanmaktadır. Bu teşviklerde, uygulanacak destek miktarları ve konuları detaylı bir şekilde belirlendiğinden uygulayıcı kurumların yetkileri sınırlı olmaktadır‟‟.19

TeĢvikler, otomatik teĢvikler- seçici teĢvikler Ģeklinde sınıflandırıldığı gibi, klasik teĢvikler ve yeni nesil teĢvikler Ģeklinde de sınıflandırmaya tabi tutulmaktadırlar. Bu sınıflandırma da kendi içerisinde;

Vergisel teĢvikler,

Doğrudan finansal teĢvikler,

Dolaylı finansal teĢvikler Ģeklinde özetlenmektedir.

Tablo yardımı ile teĢvikleri sınıflandırmak ve özelliklerini mercek altına almak mantıklı olmaktadır.

19http://www.kalkinma.gov.tr/DocObjects/View/12365/Turkiyede_Uygulanan_Yatirim_Tesvik_Siste

(30)

TeĢvik türlerini iki gruba ayırmak mantıklıdır. Bunlar:

Klasik teĢvikler,

Yeni nesil teĢvikler olmaktadır.

Klasik teĢvikler kendi içlerinde 3‟e ayrılır. Bunlar ise:

Vergisel teĢvikler: Yatırımların ve istihdamın teĢvikinde kullanılır. Genellikle otomatik olarak ve belirli kriterlerin yerine getirilmesi ile uygulanır.

Doğrudan finansal teĢvikler: Destek miktarları pazarlık usulü ile uygulanır. Seçici maliyette uygulanmaktadır.

Dolaylı finansal teĢvikler: Firmalara orta ve uzun vadede, rekabet gücünü arttırmak amacı ile verilmektedir. Yığın ekonomilerinin, ar-ge faaliyetlerinin ve yenilikçiliğin arttırılması için kullanılmaktadır.20

20

(31)

2.BÖLÜM: DEVLET DESTEKLERĠ KAVRAMI, TANIMI,

TARĠHĠ VE AMAÇLARI

2.1.Devlet Destekleri Tanımı

Devlet destekleri kavramı, uzun yıllar boyunca yaĢam içerisinde yerini almıĢ ve gerek iĢletmeler gerekse bireyler için yatırımları kolaylaĢtırıcı etki yaratmıĢtır. Devlet destekleri kavramının tanımlamasını yapabilmek için öncelikle bu kavramın içeriği konusunda bilgi sahibi olmak gerekmektedir.

Devlet destekleri, bir ekonomik faaliyetin diğerlerine göre daha hızlı ve daha fazla geliĢmesini sağlamak amacı ile o faaliyete yönelik olarak çeĢitli aĢamalarda

gerçekleĢtirilen özendirme faaliyetleridir.21

Destekleri konu itibari ile sınıflandırdığımızda;22

Yatırımların teĢviki,

Ġhracatın teĢviki olarak 2‟ye ayırmak gerekir.

Destekleri nitelikleri açısından ise;

Vergisel teĢvikler  KDV Ġstisnası,

 Resim, harç ve vergi istisnası,

21 Devlet Planlama TeĢkilatı, 2007; 1.

(32)

 Yatırım indirimi,

 Gümrük vergisi istisnası,  Toplu konut fonu istisnası

4325ılı Yasa ile getirilenler ise;

 ÇalıĢanlardan kesilen vergilerin ertelenerek ödenmesi,  ĠĢlemler içerisinde vergi, resim ve harç istisnası,  Sigorta iĢveren paylarının karĢılanması,

 Gelir ve kurumlar vergisi istisnasıdır.

Nakdi teĢvikler

 Fon kaynaklı kredi,

 Kaynak kullanımını destekleme primi,

 Kaynak kullanımını destekleme primi fonu kaynaklı kredidir.

Devlet desteklerinin ne anlama geldiğini açıklamak adına, bu desteklerin tarihi geliĢimi üzerine açıklamalar yapmak mantıklı olmaktadır.

(33)

2.2. Devlet Desteklerinin Tarihi GeliĢimi

Devlet desteklerinin temelleri feodal yapının çökmesi ve piyasa ekonomisine geçiĢ, paranın dolaĢıma girmesi, kapitalist birikimle beraber merkantilizm ile ortaya çıkmıĢtır.23

„‟Merkantilizm devlet gücünü ve güvenliğini artırmak için bir ulusun ekonomik yaşamını düzenleyen hükümet uygulamaları ve ekonomik felsefesidir. Merkantilizm 16. yy.'da 18. yy.'a kadar Avrupa devletleri tarafından izlenen bir modeli oluşturdu. Bu dönemde Avrupa'da feodalizm çöküp yerine devletler kurulmuş ve ticaret kapitalizmi gelişmiştir. Bunun temelinde devletçilik, ulusal ekonomiyi korumacılık ve sanayileşme vardır. Her devlet ihracatın ithalattan fazla olmasını sağlamaya çalıştı. İstenen ticaret dengesi altın ve gümüşün içeriye akışıyla sonuçlandı. Bu yolla dış ticaret bilançosundan fazlalar oluşacak ve devlet zenginleşecekti. Merkantilizmin gelişmesinde coğrafi keşiflerin artması da önemli bir rol oynamıştır. Sistemde içe karşı müdahalecilik, dışa karşı korumacılık söz konusudur. İçerde mamul maddelere düşük taşıma maliyetleri ve yüksek fiyatlar önerildi.‟‟24

Devlet desteklerinin tarihi geliĢimine bakıldığında kronolojik olarak 24 Ocak 1984 Kararları Öncesi Dönemden baĢlamak mantıklıdır. 24 Ocak öncesinde dönemin bazı karakteristikleri:

Bu döneme „‟ithal ikameci kalkınma politikası‟ ‟hakim olmuĢtur. Amaç yerli sanayii korumak ve daha hızlı geliĢimine katkıda bulunmaktır.

23

YeĢim Sarıöz, „‟Türkiye‟de 1990 Sonrası Yatırım TeĢvikleri ve Ekonomik Etkileri‟‟, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2006, s. 9.

(34)

Özendirme politikaları, ithal ikameci kalkınma politikaları ile tek bir çatı altında toplanmaya çalıĢılmıĢtır.

Destekler yardımı ile  Girdi temini,  Ucuz kredi,

 Ġhracatta vergi indirimleri,  Ġthalatta kota uygulamaları,

 Ġthalatta yüksek gümrük tarifeleri uygulanmaktadır.

24 0cak 1980 Kararları Sonrasındaki Dönemde yaĢanan bazı geliĢmeler ise;25

İthal ikamesine dayalı sanayileşme stratejisi yerine ihracata dönük sanayileşme stratejisi benimsenmesi

Dış ticarette yüksek gümrük duvarlarının indirilmesi ve çeşitli miktar

kısıtlamalarının (kota) kaldırılması, gerçekçi kur, faiz ve fiyat politikalarının uygulanması,

1986 yılından itibaren yatırım teşvik tedbirlerine nakdi desteklerin girmesi ve verilen teşviklerin yatırım kararlarını etkileyecek büyüklükte olması bazı sektörlerde yatırımların önemli ölçülerde artmasına sebep olmuştur. Yatırım maliyetinin %60‟ına varan hibe yardımlarının (Kaynak Kullanımı Destekleme Primi) uygulanması bazı imalat sanayi dalları ile turizm, ulaştırma, eğitim ve sağlık gibi özel önem taşıyan sektörlere yönelik yatırımlarda ciddi artışlar.

25

Atilla M. Yardımcı, Türkiye‟de TeĢvikler ve Uygulaması, Hazine MüsteĢarlığı TeĢvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü, s.5.

(35)

1990‟lı yıllara gelindiğinde ise kaynak yetersizliği baĢ göstermiĢ ve destekler için düĢünülen kaynaklar gerekli yerlere ulaĢtırılamama tehlikesi ile karĢılaĢmıĢtır.

1991 yılından itibaren bazı geliĢmeler gözlenmiĢtir. Bu geliĢmeler;26

Nakdi ve hibe Ģeklindeki bir uygulama olan KKDP uygulaması kaldırılmıĢ, yerine ise;

Gerek yöresel gerekse sektörel tercihler sonucunda öncelikli görülen alanlardaki yatırım projelerine yatırım maliyetinin % 60‟ına kadar Fon Kaynaklı Kredi (düĢük faizli kredi) tahsisi uygulamasına baĢlanmıĢtır.

1995 sonrası dönem de yaĢanan geliĢmeler tablo yardımı ile pekiĢmektedir.

Tablo 3: 1995 Sonrası Dönemde TeĢviklerde Meydana Gelen DeğiĢimler

< 1995 > 1995

YATIRIM Sektörel seçicilik ve farklı muamele

Bölgesel ve yatay( Kobi, çevre, ar-ge) ĠHRACAT Ġhracat performansına

bağlı, iĢletme dönemi destekleri

Kobi, çevre, fuarlara katılım, sertifikasyon, marka ve ürün tanıtım,

mağaza ve ofis açma

KOSGEB KOBĠ ArttırılmıĢ Kobi destekleri

SANAYĠ VE TĠC.BAK. Organize sanayi bölgesi Teknoloji geliĢtirme ve endüstri bölgeleri

TUBĠTAK Ar-ge

Kaynak: Atilla M. Yardımcı, Türkiye‟de TeĢvikler ve Uygulaması, Hazine MüsteĢarlığı TeĢvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü, s.14.

26

Atilla M. Yardımcı, Türkiye‟de TeĢvikler ve Uygulaması, Hazine MüsteĢarlığı TeĢvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü, s.6.

(36)

Günümüz teĢvik sistemine değinmek gerekirse, bölgeler bazında uygulanan destekleri ve özendirmeleri tablo yardımı ile incelemek mümkündür

Tablo 4: Yeni Yatırım TeĢvik Sistemi

Kaynak: Atilla M. Yardımcı, Türkiye‟de TeĢvikler ve Uygulaması, Hazine

MüsteĢarlığı TeĢvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü, s.20.

Görüldüğü üzere gümrük muafiyeti bölgesel olarak bakıldığında 4 bölgede de uygulandığı görülmektedir.

Gümrük muafiyeti ile büyük yatırımlar yapılmaktadır.

KDV istisnası ile 4 bölgede de çalıĢmalar yapılmaktadır.

KDV istisnası yardımı ile büyük yatırımlar yapılmakta ve ar-ge, çevre çalıĢmaları oluĢturulmaktadır.

(37)

Vergi indirimleri ar-ge ve çevre çalıĢmalarını kapsamamaktadır. Vergi indirimleri ile büyük yatırımları teĢvik amaçlanmaktadır.

Vergi indirimleri genel değildir; bazı istisnaları bulunmaktadır.

Yatırım yeri tahsisi ar-ge ve çevre çalıĢmalarını kapsamamaktadır

Yatırım yeri tahsisi 4 bölgede yapılmakta ve ar-ge, çevre çalıĢmalarını kapsamamaktadır.

Sigorta primi iĢveren hissesi desteği ile 4 bölgede uygulanan destekler, ar-ge ve çevre konularını kapsamamakta ve büyük yatırımlarını içerisine

almamaktadır.

Faiz desteği ise yalnızca 3. Ve 4. Bölgelerde desteklenmektedir.

Faiz desteği ile ar-ge ve çevre desteklenmektedir.

Ancak faiz desteği büyük yatırımları kapsamamaktadır.

2.2.1. Planlı Döneme Geçmeden Önce Devlet Destekleri

Devlet desteklerinin tarihi geliĢimi içerisinde planlı dönemden öncesinde uygulanan teĢvik politikaları, devlet desteklerinin dünü içerisinde ele alınmaktadır. Yatırım teĢvikleri, Türkiye‟de 1913 yılından itibaren uygulanmaktadır.

(38)

Türkiye‟de ilk olarak yatırımları teĢvikler yardımı ile gerçekleĢtirme giriĢimi 1 Ocak 1913 yılında TeĢviki Sanayi Kanunu Muvakkatı ile yapılmıĢ olmaktadır. Bu kanun yardımı ile yatırımcılara bazı kolaylıklar getirilmiĢtir. Bu destekler;27

Sanayi tesisleri için beĢ bin metrekareye kadar arazi bağıĢı, Emlak vergisi,

ÖĢür bedeli,

Ruhsatname harçları, ĠnĢaat vergisi muafiyeti,

Gümrük muafiyeti mümkün olmaktadır.

Ġzmir‟de 1923 yılında ilk Ġktisat Kongresi kurulmuĢ olmaktadır. Bu kongre kapsamında bazı alanlarda önemli kararlar alınmıĢtır. Bu alanlar ise;28

Tarım, Sanayi, Ticaret,

El emeği konularında kararlar alınmıĢtır.

1927 yılında 1055 sayılı TeĢvik-i Sanayi Kanunu çıkarılmıĢtır. Bu kanun ile bazı teĢvik önlemleri getirilmiĢtir. Bunlar;29

27 Ekrem PAKDEMĠRLĠ, Kalkınma Politikamız İçinde Teşvik ve Yönlendirme Politikaları, 2. Ġktisat

Kongresi, C.1, Ġzmir, 1981, s. 437.

28 Ġlhan ULUDAĞ, Sanayileşme Stratejileri Yönünden Yatırım Teşvikleri, Yatırımlarda ve İhracatta Teşvik Politikaları ve Uygulamaları, Marmara Üniversitesi Ortadoğu ve Ġslam Ülkeleri AraĢtırma

Merkezi Yayını, Ġstanbul, 1986, s. 267.

29

(39)

Hisse senedi ve tahvil ihracında damga resmi muafiyeti,

Gümrük muafiyeti,

Demiryolu tarifelerinde indirim yapılması,

Vergilerden muafiyet,

Kredi ile bina ve arazi tahsisi,

Kamu alımlarımda bazı maddelerin fiyatlarında indirime gidilmesi,

Devlet tarafından sağlanan ham ve yardımcı maddelerin ücretlerinde indirime gidilmesi Ģeklinde tanımlanmaktadır.

Türkiye‟de 1923- 1929 yılları arasında daha çok özel sektör üzerinde yoğunluk olmuĢ ve teĢviklerde bu sektör üzerinde etki kazanmıĢtır. Ancak ekonomi

politikalarının istenen sonuçları vermemesi ve 1929 Dünya Ekonomik Buhranı‟nın yaĢanması ile çabalar olumsuz Ģekilde etkilenmiĢ ve sanayileĢme yine devletin bazı sorumlulukları alması zorunluluğu ortaya çıkarmıĢtır.

1950 ve 1960 yılları arasında yatırımlarda artıĢ gözlenmiĢtir. Bu artıĢın sebepleri ise;30

Liberal ekonomiye geçiĢ,

(40)

DıĢ yardımların hazine kaynakları ile birleĢtirilerek ekonomiye aktarımı,

Özel kesim kredi olanaklarının arttırılması,

GiriĢimcilerin yatırımlara özendirilmesi,

Kamunun özel kesimin giremeyeceği alanlara girmesi ve büyük çaplı yatırımlar yapması,

Alt yapı yatırımlarına yoğunluk verilmesi,

Tarım sektörünün desteklenmesi gibi maddelerden oluĢmaktadır.

2.2.2. Planlı Dönemde Devlet Destekleri

Devlet destekleri, beĢer yıllık kalkınma planları Ģeklinde planlı dönem içerisinde gerçekleĢmiĢlerdir.

Birinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı (1963-1967), Ġkinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı ( 1968-1972),

Üçüncü BeĢ Yıllık Kalkınma Planı (1973-1977),

Dördüncü BeĢ Yıllık Kalkınma Planı (1979-1983),

(41)

Altıncı BeĢ Yıllık Kalkınma Planı (1990-1994),

Yedinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı (1996-2000),

Sekizinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005) içeriklerinin incelenmesi ile çalıĢmamıza bütünlük katılmaktadır.

Türkiye‟de ilk olarak 1963 yılında 15 yıllık dönem için ulaĢılması gereken ekonomik ve sosyal hedefleri içermektedir. Bu plan Birinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı‟dır.

Sanayinin geliĢmesi adına, Birinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı‟nın öngördüğü önlemler;31

Bazı bürokratik ve yasal düzenlemelerin giderilmesi ile beraber ithalat politikası üzerinde düzenlemeler yaparak, yerli sanayii mamulleri ile ithal mamullerin eĢit rekabetinin sağlanması,

Sanayiyi geliĢtirmek adına yeni teĢvik önlemlerine baĢvurulması,

AĢırı karın ve tekellerin önlenmesi adına çeĢitli uygulamalara gidilmesi,

Fazla kapasitenin kullanılması Ģeklinde özetlenmektedir.

31

T.C. BAġBAKANLIK DEVLET PLANLAMA TEġKĠLATI, Birinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı, 1963-1968, s. 205.

(42)

Ġkinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı‟nın uygulamaya konulduğu dönemde diğer bir teĢvik uygulaması olan Karma TeĢebbüslere Katılma Payları da uygulanmıĢtır. Ayrıca Birinci Planda baĢlanılan uygulamalara Ġkinci Planda da devam edilmiĢtir.

Üçüncü Plan döneminde daha önce yaĢanan bazı aksaklıklar ve karıĢıklıklar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan Tebliğ ile giderilmeye çalıĢılmıĢtır.

24 Ocak 1980 tarihinde bazı önlemler alınmıĢtır. Bu önlemler Dördüncü Kalkınma Planı döneminde gerçekleĢmiĢtir. Bu önlemler ıĢığında mevzuat ve kurumlaĢma açısından geliĢmeler sağlanmıĢtır.

Kalkınma planları ile hedeflenen geliĢmeler her BeĢ Yıllık Kalkınma Planı‟nda zamana ve ihtiyaca göre değiĢiklik arz etmektedir.

2.3. Devlet Destekleri ile Amaçlanan GeliĢmeler

Devlet destekleri ile amaçlanan geliĢmeler bağlamında örneğin Birinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı hedeflerini incelemek mantıklı olmaktadır. Bu hedefler;32

Emek yoğun üretim çeĢitlerinin avantaj sağladığı yatırımların artırılması,

Bölgeler arası ve tarım-sanayi sektörleri arası dengeli geliĢmenin sağlanması,

Özel sektörü özendirici teĢviklerin uygulanması,

32

T.C. BAġBAKANLIK DEVLET PLANLAMA TEġKĠLATI, Birinci BeĢ Yıllık Kalkınma Planı, 1963-1967, s. 33.

(43)

TeĢvik önlemlerinde özel sektör ile kamu sektörü arasında eĢitsizlik gözetmeden çalıĢmalar yapılması,

Ġthalatı ikame yatırımlarının arttırılması için teĢvik uygulanması ve geliĢme sağlaması için çabaların yoğunlaĢtırılması gibi maddelerden oluĢmaktadır.

Üçüncü BeĢ Yıllık Kalkınma Planı‟ndan örnek verilecek olduğunda ise, devlet destekleri ile sanayileĢme konusunda hedeflenen olgular;33

Özel sektöre yönelik yatırımların az geliĢmiĢ olan bölgelere gitmesini özendirmek maksadı ile yeni teĢvik önlemlerinin alınması amaçlanmaktadır.

Sanayinin temel mal ve hizmetlerinin uluslar arası standartlardaki fiyatlara uygun seviyede oluĢmasına çaba gösterilmektedir.

DıĢ rekabetin yaĢandığı sanayi kollarında ileri teknolojinin getirilmesi hedeflenmektedir.

Ġthal ikame sanayi yatırımlarının arttırılması amaçlanmaktadır.

Ekonomik kapasite içerisinde yatırımların sağlanması için ortamın hazırlanması.

Bazı alanlardaki yatırımlara öncelik tanınması amacı ile;

 Yatırım malları Sanayi alt sektörü içerisindeki tüm mallar.

Ara ve yatırım mallarının ileri teknoloji gerektirmesinden dolayı dıĢ alıma karĢı korunması için gerekli önlemlerin alınması.

33

T.C. BAġBAKANLIK DEVLET PLANLAMA TEġKĠLATI, Üçüncü BeĢ Yıllık Kalkınma Planı, s. 897.

(44)

Adana Tufanbeyli ile kömür sahalarından enerji üretimi konusunda geliştirdikleri yeni bir model olduğunu anlatan Taner Yıldız, herhangi bir bedel almadan

yatırımcıya kömürü 30 yıllığına verdiklerini bildirdi. Yıldız, şöyle devam etti: “Ama herhangi bir gerekçeyle bu yatırımı gerçekleştiremeyecekse veya çantacı diye tabir ettiğimiz biraz spekülatif davranışlarda bulunan yatırımcılar varsa onlara bu kömür 6 aylığına verilir, 6 ay sonra tekrar geri alınır. Ciddi yatırımcının 30 yıl yanındayız, ama manipule etmek isteyenlerin en fazla 6 ay süresi var, bu süreyi geçirmeyiz. Çünkü hem Türkiye'nin kaybedecek vakti yok hem de ciddi yatırımcıları oyalamamamız lazım.”

Kömürde 17-18 bin Megavat civarında bir kurulu güce ulaşmayı hedeflediklerini kaydeden Yıldız, hem nükleer ve yenilenebilir kaynaklarla ilgili yatırımların devam edeceğini hem de yerli kömürün enerji üretiminde kullanılacağını vurguladı. Bakan Yıldız, Ağustos ayının sonunda Soma'da Tufanbeyli modelindeki gibi bir ihaleye çıkacaklarını da bildirdi.

Yatırımın her safhasını dikkatle takip edeceklerini ifade eden Yıldız, söz konusu yatırımın 4-5 yıl içerisinde bitirilmesini ümit ettiğini sözlerine ekledi.

Törende konuşan Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürü Mustafa Aktaş da kömür yatırımcılarına bürokratik engellerin kaldırılması konusunda her türlü desteği vereceklerini ve diğer kömür ihalelerinin de 2'şer, 3'er aylık aralıklarla gerçekleştireceklerini kaydetti.34

(45)

Tablo 5: Yatırım TeĢvik Belgelerinin Bölgeler Ġtibari ile Dağılımı Dönemler Marmara Ġç

Anadolu

Ege Akdeniz Karadeniz D.Anadolu G.Anadolu Ġller 68.72 49-01 12.99 10.20 13.65 7.24 2.96 2.96 0.99 73-34 38.34 18.56 13.07 9.69 9.88 5.16 5.09 0.22 78-82 39.40 20.51 8.38 13.19 8.44 3.45 5.07 1.58 83-84 40.38 14.26 15.22 10.38 9.40 4.44 4.79 1.13 89-92 29.23 11.15 12.85 8.64 10.93 9.74 15.75 1.71 93-97 40.57 13.19 18.12 11.86 6.84 2.10 5.85 1.47 98-2000 37.04 16.35 15.89 9.25 9.18 4.22 6.37 1.70 Ortalama 37.54 14.49 14.85 10.63 8.76 4.67 7.63 1.43 Kaynak: Hazine MüsteĢarlığı TeĢvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü Bilgi ĠĢlem Kayıtları

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik AraĢtırma Kurumu, enerjide yerli üretimin artırılmasına yönelik protokolü Enerji Bakanlığı'yla imzaladı. TÜBĠTAK BaĢkanı Yücel AltunbaĢak, imzalanan protokolle termik ve hidroelektrik santral tasarımı, nükleer santral üretimi, yenilenebilir enerji kaynaklarından üretim teknolojileri gibi alanlarda yerli üretimin artacağını ifade etti. AltunbaĢak, protokol sayesinde enerjide 10 yıl içinde yerli üretimin en az % 20 artacağını belirtti. Enerji Bakanı Taner Yıldız da yaptığı konuĢmada, protokolle 10 yılda kat edilecek mesafenin enerjide

sanayileĢme açısından çok önemli olacağını kaydetti ve: "Yalnızca rüzgâr enerjisinde 15 milyar dolarlık ithalatın önünü kesmiĢ olacağız. Nükleer enerjide teknolojimiz ne kadara müsaade ederse o kadarını yerli üretimle yapacağız" dedi. Sanayi Bakanı Nihat Ergün ise büyümeye paralel olarak enerji ihtiyacının ve ara malı ithalatındaki artıĢın kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Ergün, "Hangi yatırım

kalemlerinde daha çok ithalat yaptığımız araĢtırıldı, ona göre teĢvik sistemi kurgulandı" diye demeç verdi. TÜBĠTAK, TEĠAġ, EÜAġ, TKĠ, EPDK,

(46)

alanlarındaki sistemlere yönelik 20'ye yakın proje bu protokol yardımı ile gerçekleĢtirecek.35

Büyük ölçekli yatırımlar Türkiye‟nin teknoloji ve ar-ge kapasitesini artıracak,

uluslararası alanda ülkemize rekabet üstünlüğü sağlayacak yatırımlar olarak tanımlanmaktadır. Yeni teşvik sistemi içerisinde büyük ölçekli yatırımların türleri ve asgari yatırım tutarları aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.36

Asgari yatırım tutarı 200 milyon TL olan kimyasal madde ürünlerinin üretimi.

Asgari yatırım tutarı 1 milyar TL olan rafine edilmiş petrol ürünleri üretimi Asgari yatırım tutarı 50 milyon TL olan transit boru taşımacılık hizmetleri Asgari yatırım tutarı 200 milyon TL olan motorlu taşıt ana sanayi üretimi Asgari yatırım tutarı 50 milyon TL olan motorlu taşıt yan sanayi üretimi Asgari yatırım tutarı 50 milyon TL olan demiryolu, tramvay lokomotif ve vagon üretimi

Asgari yatırım tutarı 200 milyon TL olan liman hizmetleri yatırımı Asgari yatırım tutarı 50 milyon TL olan elektronik sanayi yatırımları Asgari yatırım tutarı 50 milyon TL olan tıbbı alet, hassas ve optik aletler üretimi

Asgari yatırım tutarı 50 milyon TL olan ilaç üretimi yatırımları

Asgari yatırım tutarı 50 milyon TL olan hava ve uzay araçları yatırımları

35 http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/08/14/enerjide-yerli-uretim-icin-dev-protokol, 15.08.2012. 36 http://www.rapordergisi.com/haberdetay.asp?ID=649, 15.08.2012.

(47)

Asgari yatırım tutarı 50 milyon TL olan makine üretimi yatırımları

Asgari yatırım tutarı 50 milyon TL olan metal üretimine yönelik yatırımlar

2.4. Yenilenebilir Enerji ve Devlet Destekleri

„‟ Halen çoğu ülkede enerji için ağırlıklı olarak kömür, petrol, doğalgaz kullanılmaktadır. Fosil yakıtlar denilen bu kaynaklar yenilenebilir değildir. Bu kaynaklar hem sınırlıdır bir gün bitebilir, hem de rezervler azaldıkça fiatı (fiyatı) pahalanacaktır. Üretilmesiyle çevre daha fazla zarar görecektir. Bunun aksine yenilenebilir enerji kaynakları ( rüzgar enerjisi ve güneş enerjisi ) sürekli olarak kendilerini yeniledikleri için tükenmezler. Yenilenebilir enerjilerin çoğu direkt ya da indirekt olarak güneşten kaynaklanır. Güneş ışığı ya da güneş enerjisi ısınmak ve aydınlanmak için evlerde ve diğer binalarda doğrudan kullanılırken, elektrik üretmek, su ısıtmak, soğutmak ve çeşitli ticari ve endüstriyel amaçlarla da indirekt olarak kullanılmaktadır. Güneşin ısıtmasındaki farklılıklar sonucu rüzgarlar oluşur, rüzgardaki enerji rüzgar türbünleri yardımıyla yakalanır. Güneşin ısıtmasıyla okyanus ve derelerden su kütleleri buharlaşır. Bu su buharı yağmur ya da kara dönüşüp tekrar ırmak ya da dere içlerine ulaştığı zaman, hidro enerji hidroelektrik santraller tarafından yakalanabilir. Yağmur ve karla beraber güneş ısı ve ışığı bitkilerin büyümesini sağlar. Bu bitkileri oluşturan organik maddeler biyokütle olarak bilinir. Biyomass elektrik üretmek için kullanılabilir. Biyomass'in kullanılmasıyla biyokütle enerjisi elde edilir. Hidrojen de su gibi, organik

bileşiklerin çoğunda bulunur. Yerküremizde en bol bulunan elementtir. Fakat doğal halde gaz olarak bulunmaz. Su için oksijenle birleştiği gibi daima diğer elementlerle

(48)

bileşik haldedir. Diğer elementlerinden ayrıştırıldığında hidrojen enerjisi bir yakıt olarak kullanılabilir ya da elektriğe dönüştürülebilir. Tüm yenilenebilir enerji kaynakları güneşten kaynaklanmaz. dahil, binaların ısıtılma ve soğutulması gibi çeşitli kullanımlar için, dışarı çıkarılmasıdır. Okyanusların gelgit enerjisi güneş ve ayın birbirlerini kütlesel olarak çekmelerinden kaynaklanır. Gerçekte okyanus enerjisi bir çok kaynaktan meydana gelir. Gelgit enerjisine ilave olarak okyanus dalgalarının, rüzgarlar ve gelgitlerle birlikte oluşturduğu okyanus enerjisi vardır. Güneş okyanusun yüzeyini okyanusun derinliklerinden daha fazla ısıttığı için arada bir sıcaklık farkı oluşur, bu fark bir enerji kaynağı olarak kullanılabilir. Okyanus enerjisinin bütün bu şekilleri elektrik üretiminde kullanılabilir.‟‟37

Yenilenebilir enerji, dünyada artan bir öneme sahip bulunmakta ve Türkiye de bu önemin farkına varmaktadır. Bilindiği üzere, doğal kaynakların kullanımı ile

gerçekleĢtirilen yenilenebilir enerji, yok denebilecek kadar az sera gazını doğaya bırakan bir enerji kaynağı olması dolayısı ile de önem taĢımaktadır.

Yenilenebilir enerjiye uygulanan devlet desteklerini ve bu desteklerin getirilerini incelemek mantıklı olmaktadır.

2.4.1. Yenilenebilir Enerji Türleri

Yenilenebilir enerji çeĢitli türlere ayrılmaktadır. Bu türler tablo yardımı ile incelendiği takdirde:

37

(49)

Tablo 6: Yenilenebilir Enerji Türleri

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kaynak veya Yakıt

Biyokütle Enerji Biyolojik Atıklar

Dalga Enerjisi Deniz ve Okyanuslar

GüneĢ Enerjisi GüneĢ

Hidrojen Enerjisi Hidrojen

Hidrolik Enerji Nehirler

Jeotermal Enerji Yer altı Suları

Rüzgar Enerjisi Rüzgar

Kaynak:http://www.tobb.org.tr/AvrupaBirligiDairesi/Dokumanlar/Raporlar/Yenilen ebilirEnerjiTesvikleri.pdf, 16.09.2012.

Yenilenebilir enerji türleri içerisinde özellikle:

Rüzgar enerjisi, Hidrolik enerji,

GüneĢ enerjisi üzerinde durulmaktadır.

Ayrıca Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde de 2005 yılı ile 2020 yılında hedeflenen yenilenebilir enerji kaynaklarının yüzdesel olarak oranları tablo yardımı ile

(50)

Tablo 7: Avrupa Birliği Enerji Tüketimi Ġçerisinde Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Payı

2005’teki Durum % 2020 Hedefleri %

Almanya 5.8 18 Avusturya 23.3 34 Belçika 2.2 13 BirleĢik Krallık 1.3 15 Bulgaristan 9.4 16 Çek Cumhuriyeti 6.1 13 Danimarka 17 30 Estonya 18 25 Finlandiya 28.5 38 Fransa 10.3 23 Güney Kıbrıs 2.9 13 Hollanda 2.4 14 Ġrlanda 3.1 16 Ġspanya 8.7 20 Ġsveç 39.8 49 Ġtalya 5.2 17 Letonya 32.6 40 Litvanya 15 23 Lüksemburg 0.9 11 Macaristan 4.3 13 Malya 0 10 Polonya 7.2 15 Portekiz 20.5 31 Romanya 17.8 24 Slovak Cum. 6.7 14 Slovenya 16 25 Yunanistan 6.9 18 Topluluk 20 Kaynak:http://www.tobb.org.tr/AvrupaBirligiDairesi/Dokumanlar/Raporlar/Yenilen ebilirEnerjiTesvikleri.pdf, 16.09.2012.

Yenilenebilir enerji türleri içerisinde güneĢ enerjisinden bahsedilecek olunduğunda bazı anekdotlar öne çıkmaktadır. Bunlar:

„‟Güneş enerjisi yenilenebilir enerji dallarından en popüler olanıdır. Doğanın doğal bir enerji kaynağı olan güneş günümüze birçok alanda kullanılmaktadır. Güneş kollektörleriyle su ısıtmak amacıyla kullanılan güneş enerjisi, güneş pili ya da

(51)

güneş paneli olarak adlandırılan fotovoltaik hücrelerle elektrik üretiminde

kullanılmaktadır. Güneşin ısıtıcı etkisinden yararlanan güneş ocağı denilen pişirme araçları da son zamanlarda kullanılmaya başlanmıştır.

Tamamen yenilenebilir olan güneş enerjisi özellikle güneş ışığı daha iyi alan bölgelerde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Ağırlıklı olarak sıcak su üretimi yapılmasına karşın fotovoltaik sistemlerin yaygınlığı da gelişen teknolojiyle beraber artmaktadır.

Güneş enerjisi bu özelliklerinin yanında diğer enerji türlerinin oluşmasında ana etken olarak en ciddi enerji kaynaklarından biridir.‟‟38

ġekil 1: GüneĢ Enerjisi Potansiyeli Atlası

Kaynak:http://www.tobb.org.tr/AvrupaBirligiDairesi/Dokumanlar/Raporlar/Yenilen ebilirEnerjiTesvikleri.pdf, 17.09.2012.

Hidrolik enerji, yenilenebilir enerji türleri arasında en fazla enerjinin üretildiği dal konumundadır. Bunun nedeni ise, dünyanın elektrik gereksiniminin % 17'sinin hidroelektrik santrallerinden karĢılanmasıdır. Türkiye‟de de yaygın Ģekilde kullanılan

38

(52)

bu yöntemle, akarsuların önlerine set yapılarak biriken suyun enerjisinden yararlanarak elektrik enerjisi üretilmektedir.

Hidrolik enerji, ancak akarsu rejiminde ciddi değiĢiklikler olduğu takdirde

yenilenebilir özelliğini yitirmektedir. Bazen hidrolik enerji tüm avantajlarına rağmen bazı sorunlara da neden olmaktadır. Hidrolik enerjinin olumsuz yanları ise:39

Baraj kurulan bölgedeki yaĢam alanlarının kaybolması, Baraj bölgesinin ikliminde oluĢan değiĢiklikler,

Yöre halkının göçe zorlanması,

Tarihi kalıntıların su altında kalması olarak sıralanmaktadır.

„‟Rüzgâr türbinleri, rüzgârdaki kinetik enerjiyi önce mekanik enerjiye daha sonra da elektrik enerjisine dönüştüren sistemlerdir. Bir rüzgâr türbini genel olarak kule, jeneratör, hız dönüştürücüleri (dişli kutusu), elektrik-elektronik elemanlar ve pervaneden oluşur. Rüzgârın kinetik enerjisi rotorda mekanik enerjiye çevrilir. Pervane milinin devir hareketi hızlandırılarak gövdedeki jeneratöre aktarılır. Jeneratörden elde edilen elektrik enerjisi aküler vasıtasıyla depolanarak veya doğrudan alıcılara ulaştırılır.

„‟Kullanımdaki rüzgâr türbinleri boyut ve tip olarak çeşitlilik gösterse de, genelde dönme eksenine göre sınıflandırılır. Rüzgâr türbinleri dönme eksenine göre “Yatay Eksenli Rüzgâr Türbinleri” (YERT) ve "Düşey Eksenli Rüzgâr Türbinleri” (DERT) olmak üzere iki sınıfa ayrılırlar.‟‟40

39 http://www.alternaturk.org/yenilenebilir-enerji.php, 17.09.2012. 40

(53)

Tablo 8: Rüzgar Enerjisinin SWOT Analizi

Kaynak: http://www.deu.edu.tr/userweb/iibf_kongre/dosyalar/caglar.pdf, 17.09.2012.

„‟Tarihsel açıdan bakıldığında kökeni oldukça eskilere dayanan rüzgar enerjisinin kaynağı atmosferdeki hava hareketleridir. Yel değirmenlerinde

(54)

kullanılışlarından günümüze yaşanan teknolojik gelişmeler rüzgar enerjisini güçlü bir elektrik kaynağı olarak ortaya çıkarmıştır. Rüzgar türbinleri

(pervane) atmosferdeki hava hareketler etkisiyle dönerler ve bu hareket ciddi miktarda elektrik üretilmesini sağlar.

Güneş enerjisi gibi tamamen yenilenebilir ve çevreye herhangi bir zararı

bulunmayan bir enerji türüdür. Büyük oranda enerji üretebilmeleri tüm dünyada yaygın bir şekilde kullanılmalarını doğurmuştur. Hala gelişim sürecinde olan rüzgar türbini teknolojisi zamanla bu teknolojinin çok daha yaygın bir kullanım alanına sahip olacağını işaret etmektedir. Rüzgar enerjisin oluşturdu deniz dalgaları da çeşitli yöntemlerle enerjiye dönüştürülebilmektedir.‟‟ 41

2.4.2. Yenilenebilir Enerjiye Devlet Destekleri

Enerji Bakanlığı‟nca, enerji yatırımlarına teĢvik, hazırlanan prosedür ve ilgili kanuna göre yatırımcıya:

Biyogaz, GüneĢ enerjisi,

Rüzgar paneli,

Elektrik enerjisi gibi konulara yönlendiğinde teĢvik ve hibe verilmektedir.

Enerji sektöründe kalkınmanın en önemli itici güçlerinden biri olan, jeotermal ve madencilikle ilgili yatırımlara çok önemli teĢvikler verilmektedir. Nükleer güç santrallerine, yenilenebilir enerji kaynakları denilen;

(55)

Su, Rüzgâr,

GüneĢ,

Jeotermal gibi kaynaklara çeĢitli teĢvikler uygulanmaktadır.42

Dünyaca ünlü Bloomberg firmasının, enerji finansmanı alanında faaliyet gösteren araĢtırma ve danıĢmanlık kuruluĢu olan BNEF, 2010 yılında yayınlamıĢ olduğu raporunda, yenilenebilir enerji destekleri ve fosil yakıt enerjisi destekleri arasında uçurum olduğunu ifade etmektedir. BNEF‟nin raporuna göre bazı maddeler dikkat

çekmektedir. Bunlar;43

2009 yılında dünya devletlerinin toplam yenilenebilir enerji ve bio-yakıtlara sağladıkları destek rakamsal olarak 43-46 milyar dolar düzeyinde ortaya çıkmaktadır. Bu rakam;

 Feed-in-tariff (FIT),

 Yenilenebilir enerji kredi ve sertifikaları,  Vergi imtiyazları,

 Hibeler ve diğer çeĢitli direk desteklerin toplamından oluĢmaktadır.

Rapor, 2010 yılının Temmuz ayında, Uluslararası Enerji Kurumu tarafından açıklanan ve 2008 toplamı 557 milyar dolar olan fosil yakıt destekleri ile

42 http://www.nevzaterdag.com/2012-yilinda-devlet-tesvikleri/, 18.09.2012.

43 http://www.limitsizenerji.com/haberler/makaleler/797-yenilenebilir-enerji-ne-kadar-destekleniyor-,

Referanslar

Benzer Belgeler

İlkay Kılıç – Tarım ve Orman Bakanlığı AB Yapısal Uyum Yönetim Otoritesi Daire Başkanı Salih Arıkan – Tarım ve Orman Bakanlığı Proje Genel Koordinatörü (TKDK

Destek Miktarı : 100.000 ABD Doları Destek Oranı : %50 (İşbirliği kuruluşları) Hedef ve Öncelikli Ülkeler %60. PAZAR ARAŞTIRMASI VE PAZARA

 Tasarım Ofisi: Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde kurulmuş ve sadece tasarım hizmeti ve/veya danışmanlığı faaliyetinde bulunan ve bünyesinde en az üç

2011/1 sayılı Pazar Araştırması ve Pazara Giriş Desteği Hakkında

u KGF, verdiği kefaletler karşılığında yararlanıcılardan her bir kefalet kullandırımı için bir defaya mahsus ve peşin olarak kefalet tutarının %0,75’i oranında

• Bir sanal fuarın destek kapsamına alınabilmesi için katılımcı sayısının 100’den, fuar süresince sanal fuar portalına giriş yapacak çevrimiçi

 Tasarım Ofisi: Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde kurulmuş ve sadece tasarım hizmeti ve/veya danışmanlığı faaliyetinde bulunan ve bünyesinde en az üç

a) Sanal fuar organizasyonu tanıtımı kapsamındaki harcamaların en az % 80’i yurt dışına yönelik olmak kaydıyla, internet, mobil ve benzeri dijital ortamları da içeren