T.C.
SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
TARĠHĠ KENT MERKEZLERĠNDE SÜRDÜRÜLEBĠLĠR YENĠLEME ĠÇĠN BĠR
MODEL ÖNERĠSĠ; KONYA ÖRNEĞĠ M.Serhat YENĠCE
DOKTORA TEZĠ
ġehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Mart-2011 KONYA Her Hakkı Saklıdır
ÖZET DOKTORA TEZĠ
TARĠHĠ KENT MERKEZLERĠNDE SÜRDÜRÜLEBĠLĠR YENĠLEME ĠÇĠN BĠR MODEL ÖNERĠSĠ; KONYA ÖRNEĞĠ
M.Serhat YENĠCE
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü ġehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı DanıĢman: Yrd.Doç.Dr. Çiğdem ÇĠFTÇĠ
2011, 201 Sayfa Jüri
Yrd.Doç.Dr. Çiğdem ÇĠFTÇĠ Prof.Dr. Handan DÜLGER TÜRKOĞLU
Prof.Dr. Ahmet ALKAN Doç.Dr. Koray ÖZCAN Yrd.Doç.Dr. Rahmi ERDEM
DeğiĢime uğrayan kentsel bir bölgenin sosyal, ekonomik, fiziksel koĢullarına kalıcı bir iyileĢtirme arayıĢı veya kentsel sorunlara çözüm sağlamaya çalıĢan kapsamlı ve bütünleĢik bir vizyon ve eylemler dizisi olarak tanımlanabilen kentsel yenileme konusunun önemli deney alanlarından birini de tarihi kent merkezleri oluĢturmaktadır.
Bu araĢtırmanın amacı; Konya tarihi kent merkezi boyutunda kentsel yenileme alanlarının tespiti ve uygun müdahale yöntemlerini belirlemek için sürdürülebilir bir kentsel yenileme modelinin tanımlanmasıdır. Bu amaç çatısı altında, kentsel yenileme olgusu kavramsal, yapısal, sosyo-ekonomik ve uygulama yaklaĢımlarındaki değiĢimler ve dinamikler çerçevesi içinde, tarihsel bir bakıĢ açısıyla ele alınmakta; gelecekteki kentsel yenileme uygulamalarına ıĢık tutabilecek bir planlama yaklaĢımı geliĢtirilmektedir.
AraĢtırmanın konusu, Konya metropoliten alnın coğrafi merkezi konumunda yer alan, geleneksel ticaret faaliyetleri ile yönetimsel hizmetler sunan kurumların yer aldığı, konut ve ticaret alanları arasında geçiĢlerin yaĢandığı tarihi kent merkezidir. AraĢtırmanın kapsamı; temel kabuller ve ulaĢılmak istenen hedefler çerçevesinde kentsel yenilemenin sosyal-kültürel, ekonomik, fiziksel ve çevresel boyutları ile ele alınması ve stratejik mekânsal plânlama yaklaĢımı çerçevesinde yenileme alanlarının tanımlanarak uygulama stratejilerinin belirlenmesidir.
Bu araĢtırmanın özgün karakteri tarihi kent merkezleri örneğinde farklı kentsel yenileme stratejilerini birlikte içeren, finansal, kurumsal, sosyo-kültürel ve mekânsal boyutlarının bulunduğu ve katılımın anahtar faktör olarak öne çıktığı sürdürülebilir kentsel yenileme sürecinin tanımlamasıdır.
ABSTRACT
Ph.D THESIS
A MODEL FOR SUSTAINABLE REGENERATION IN HISTORICAL CITY CENTERS; THE CASE OF KONYA
M.Serhat YENĠCE
THE GRADUATE SCHOOL OF NATURAL AND APPLIED SCIENCE OF SELÇUK UNIVERSITY
THE DEGREE OF DOCTOR OF PHILOSOPHY IN CITY AND REGIONAL PLANNING
Advisor: Asst.Prof.Dr. Çiğdem ÇĠFTÇĠ
2011, 201 Pages
Jury
Asst.Prof.Dr. Çiğdem ÇĠFTÇĠ Prof.Dr. Handan DÜLGER TÜRKOĞLU
Prof.Dr. Ahmet ALKAN Assoc.Prof.Dr. Koray ÖZCAN
Asst.Prof.Dr. Rahmi ERDEM
The purpose of this research is to identify, at the historical city centers, the sustainable urban regeneration model, which consists of legal-institutional, financial and spatial (planning) components. Under the framework of this purpose, the changes and the dynamics in the conceptual, structural, socio-economic and application approach of the urban renewal concept is being addressed; and a planning approach that will shed light to the future urban regenerations is being developed.
The scope of the study is, within the framework of basic acceptances and desired goals; dealing with the social-cultural, economic, physical and environmental aspects of urban regeneration along with identifying the implementation strategies by defining the regeneration areas within the framework of strategic spatial planning approach. The subject of the study is a historical city center that is located at the geographical center of Konya‟s metropolitan area, where the institutions provide administrative services with traditional trading activities and a transition between the housing and trade areas are experienced. The source of the study is based on qualitative and quantitative data obtained from the sample area of Konya historical city center and from the problem-identification and on the literature survey aimed at the purpose of the study.
As a result of the study, the dimensions of the sustainable urban regeneration model which addresses the integrated legal-institutional, financial and planning aspects have been described within the algorithm speculation and its stages have been tested at the Konya historical city center. The findings have shown poverty, non-functional-abandoned areas, necessity of protecting and developing the traditional city texture and the existence of problem areas that have formed due to unqualified-urban living environment. Based on these findings, priorities and urban regeneration strategies have been defined.
Nam et ipsa scientia potestas est.
Bilgi güçtür.
ĠÇĠNDEKĠLER ÖZET ... ĠV ABSTRACT ... V ĠÇĠNDEKĠLER ... VĠĠ BÖLÜM 1 - GĠRĠġ ... 1 1.1. AMAÇ VE HEDEFLER ... 3 1.2. KONU VE KAPSAM ... 4 1.3. VARSAYIM-KABULLER ... 5 1.4. YÖNTEM VE BĠLGĠ KAYNAKLARI ... 6 1.5. ÖZGÜN DEĞER -KATKI ... 10 BÖLÜM 2 - KURAMSAL ÇERÇEVE ... 11
2.1.KENTSEL YENĠLEME KAVRAMI VE TANIMSAL ĠFADESĠ ... 11
2.2.KENTSEL YENĠLEME KAVRAMININ ORTAYA ÇIKIġI VE DÜġÜNSEL EVRĠMĠ ... 13
2.2.1. Dünyada Kentsel Yenileme Kavramı ve DüĢünsel Evrimi ... 13
2.2.1. GeliĢmiĢ Ülkelerde Kentsel Yenileme Kavramı ve DüĢünsel Evrimi ... 20
2.2.2. Türkiye‟de Kentsel Yenileme Kavramı ve DüĢünsel Evrimi ... 34
2.3.SÜRDÜRÜLEBĠLĠR GELĠġME VE KENTSEL YENĠLEME ... 48
2.3.1.Kentsel Yenilemenin Sosyal Boyutu ... 51
2.3.2. Kentsel Yenilemenin Ekonomik Boyutu ... 52
2.3.3. Kentsel Yenilemenin Çevresel Boyutu ... 53
2.3.4. Kentsel Yenilemenin Yasal-Yönetsel Boyutu... 54
2.4.KENTSEL YENĠLEME STRATEJĠLERĠ... 55
2.4.1. Koruma (Conservation) ... 56
2.4.2. SoylulaĢtırma/ SeçkinleĢtirme (Gentrification) ... 57
2.4.3.Yeniden Canlandırma (Revitalization)... 58
2.4.4.SağlıklaĢtırma - Rehabilitasyon (Rehabilitation) ... 59
2.4.5. Yeniden GeliĢtirme (Redevelopment) ... 60
2.5.TARĠHĠ KENT MERKEZLERĠNDE YENĠLEME ... 61
2.5.1. Tarihi Kent Merkezlerinde YaĢanan Güncel Problemler ... 61
BÖLÜM 3. TARĠHĠ KENT MERKEZLERĠNDE SÜRDÜRÜLEBĠLĠR
YENĠLEME ĠÇĠN BĠR MODEL... 90
3.1.YASAL –KURUMSAL ÖRGÜTLENME BOYUTU ... 91
3.2.FĠNANSAL BOYUTU ... 95
3.3.SOSYO-MEKÂNSAL PLANLAMA (KENTSEL)BOYUTU ... 98
BÖLÜM 4 – KONYA TARĠHĠ KENT MERKEZĠ ÖRNEĞĠ ... 102
4.1.KONYA TARĠHĠ KENT MERKEZĠNĠN TARĠHSEL SÜREÇ ĠÇERĠSĠNDEKĠ GELĠġĠMĠ VE MEKÂN OLUġUMU ... 102
4.2.KONYA TARĠHĠ KENT MERKEZĠ ARAġTIRMA BULGULARI ... 118
4.2.1. Amaç ... 118
4.2.2. Hedef ... 118
4.2.3. Analitik Etüd ... 118
4.2.4. SWOT Çözümlemeleri ... 150
4.2.5. Konya Tarihi Kent Merkezi Yenileme Tipoloji Bölgelerinin Belirlenmesi ... 151
4.2.6. BütünleĢik Sentez ... 159
4.2.7. Stratejik Öncelikli Planlama Bölgeleri ve Özel Ġlgi Odakları ... 164
BÖLÜM 5 - SONUÇLAR VE ÖNERĠLER ... 165
5.1.KURAMSAL ÇERÇEVEYE ĠLĠġKĠN SONUÇ VE ÖNERĠLER ... 165
5.2.KENTSEL YENĠLEME MODELĠNE ĠLĠġKĠN SONUÇ VE ÖNERĠLER ... 169
5.3.KENTSEL YENĠLEME MODELĠNĠN KONYA TARĠHĠ KENT MAHALLESĠNDE YORUMLANMASI ... 172
KAYNAKLAR ... 174
EKLER ... 186
ÖZGEÇMĠġ ... 188
Tablolar listesi
2.1. Hollanda‟da kentsel yenileme politikaları ve eylem türlerinin tarihsel geliĢimi ... 32
2.2. Ülkemizde kentsel yenileme kavramının düĢünsel evrimi ... 46
2.3. Ülkelere göre kentsel yenileme yaklaĢımının karĢılaĢtırmalı analizi ... 47
2.4. Koruma Stratejisi Uygulanacak Alanlara Özgü Karakteristik Yapı ... 56
2.5. SoylulaĢtırma Stratejisi Uygulanacak Alanlara Özgü Karakteristik Yapı ... 57
2.6. Yeniden Canlandırma Stratejisi Uygulanacak Alanlara Özgü Karakteristik Yapı ... 58
2.7. SağlıklaĢtırma Stratejisi Uygulanacak Alanlara Özgü Karakteristik Yapı... 59
2.8. Yeniden GeliĢtirme Stratejisi Uygulanacak Alanlara Özgü Karakteristik Yapı ... 60
2.9. Tarihi Kent Merkezlerinin yenilenmesine dönük güncel yaklaĢımları karĢılaĢtırma matrisi89 4.1. AraĢtırma kapsamında anket çalıĢmasına dönük görüĢme sayısının belirlenmesine iliĢkin çizelge ... 118
4.2. AraĢtırma örneklem alanı nüfus ve anket uygulama büyüklükleri ... 118
4.3. Mahallelere göre anket sayıları ve temsil oranları ... 119
4.4. Mahallelere göre katılımcıların doğum yerlerine göre dağılımı ... 119
4.5. Katılımcıların ikamet sürelerinin mahallelere göre dağılımı ... 121
4.6. Daha önce ikamet edilen yere göre dağılımı ... 121
4.7. Mahalle birimlerine göre sosyal güvenlik varlığı dağılımı ... 122
4.8. Meslek gruplarının mahallelere göre dağılımı ... 123
4.9. Mahallelere göre eğitim durumu yapısının dağılımı ... 123
4.10. Tarihi kent merkezi nüfusunun mahallelere göre gelir grubu dağılımı ... 124
4.11. Tarihi kent merkezi nüfusunun mahallelere göre araç sahipliliği dağılımı ... 126
4.12. Tarihi kent merkezi nüfusunun mahallelere göre mülkiyet dağılımı ... 126
4.13. Tarihi kent merkezi içerisinde mülk sahiplerinin mahallelere göre mülk edinme yılları . 129 4.14. Tarihi kent merkezi içerisinde mülk sahiplerinin mahallelere göre mülk edinme biçimi 129 4.15. Tarihi kent merkezi içerisinde mahallelere göre kira bedeli dağılımı ... 130
4.16. Tarihi kent merkezi içerisinde mahallelere göre kiracıların tercih sebebi ... 130
4.17. Katılımcıların YaĢadığı çevreden memnuniyet durumu ... 131
4.18. Katılımcıların yakın çevrelerine iliĢkin gözlemlediği öncelikli problem ... 132
4.19. Katılımcıların yakın çevrelerine iliĢkin gözlemlediği öncelikli 2.problem ... 132
4.20. Katılımcıların baĢka bir yere taĢınma/ayrılma isteği ... 133
4.21. Katılımcıların bulundukları yerden Ayrılma isteğinin temel nedeni ... 134
4.22. Kentsel yenileme/dönüĢüm kavramı hakkındaki düĢüncelerin dağılımı ... 134
4.23. Kentsel yenileme/dönüĢüm üzerine olası olumsuz yönlerinin dağılımı ... 135
4.24. Kamu öncülüğünde yapılacak bir kentsel yenileme eylemine destek durumu ... 136
4.26. YaĢadığınız Kentsel Çevrenin Yenilenmesinde belirli bir maliyet üstlenmedurumu ... 136
4.27. YaĢadığınız Konutun Yenilenmesinde belirli bir maliyet üstlenme durumu ... 137
4.28. Konya tarihi kent merkezi yapı stokunun kat adetlerine göre dağlımı ... 137
4.29. Konya tarihi kent merkezi yapı stokunun fiziksel durumlarına göre dağlımı ... 139
4.30. Konya tarihi kent merkezi yapı stokunun yapım sistemine göre dağılımı ... 141
4.31. Örneklem Alanı içerisindeki yapı stokunun yapım tekniğine göre dağılımı ... 142
4.32. ĠĢlevini YitirmiĢ/TerkedilmiĢ ġehir Bölgelerinin Belirlenmesinde Kullanılan Ölçütler .. 152
4.33. Geleneksel ġehir Dokusunun Korunması ve GeliĢtirilmesinde Kullanılan Ölçütler ... 154
4.34. Yoksulluk Odaklı Tipoloji Bölgelerinin Belirlenmesinde Kullanılan Ölçütler ... 156
4.35. Kentsel YaĢam Kalitesi DüĢük Konut/YaĢam Çevrelerinin Belirlenmesinde Kullanılan Ölçütler ... 158
4.36. Konya Tarihi Kent Merkezi Yenileme Bölgeleri ve Uygulama Stratejileri ... 161
ġekiller Listesi
1.1. AraĢtırma Ġzlencesi ... 5
2.1. Ġngiltere‟de Kentsel Yenilemeye ĠliĢkin Kurumsal Yapı ... 28
2.2. Sürdürülebilir Habitat Konuları ... 49
2.3. Kentsel Yenilenme Stratejileri ... 55
2.4. Santa Caterina bölgesi yeniden canlandırma ve kamu alanı geliĢtirme projesi ... 68
2.5. Castlefield Eski Sanayi ve Müzesi ve Yeni Sanayi ve Bilim Müzesi ... 72
2.6. Castlefield yenileme alanı ve dört bölge sınırları ... 73
2.7. Marais Yenileme Alanı ... 74
2.8. Leicester tarihi kent merkezinde konut ve sanayi yapıları ... 77
2.9. Lübnan Ģehir planı ve marina bölgesi ... 80
2.10. Palermo Tarihi Kent Merkezi ve Uydu Görüntüsü ... 83
2.11. Palermo tarihi kent merkezi sahil bölgesi proje önerisi ... 84
2.12. EDAW Master Plan ve yenileme alanı içerisindeki yaya mekânlarından görünüĢler ... 88
3.1. Kentsel Yenileme YaklaĢımı Yasal ve Kurumsal ġema ... 92
3.2. Kentsel Yenileme Ġçin Finansal Araçlar ... 95
3.3.Kentsel Yenileme Ġçin Sosyo-Mekânsal Planlama YaklaĢım ġeması ... 100
4.1. Konya iç kale surları ... 102
4.2. Konya kenti ikinci sur kalıntıları ve burçları ... 102
4.3. Tarihsel süreç içerisinde Konya kenti mekânsal geliĢimi ... 103
4.4. Tarihsel süreç içerisinde Alaeddin-Mevlana aksının mekansal değiĢimi ... 104
4.5. Tarihsel süreç içerisinde Konya kentine dönük hazırlanan imar planları ... 107
4.6. Tarihi Kent Merkezi Koruma Alanı Sınırları ve Tarihi Yapıların Mekânsal Dağılmı ... 108
4.7. Konya Tarihi Kent Merkezi Mahalle Yapısı ve Sınırları ... 110
4.8. Konya Tarihi Kent merkezi odak noktalarının mekansal dağılımı ... 110
4.9. Alaeddin Tepesi ve yakın çevresi ... 112
4.10. Mevlana Müzesi ve yakın çevresi ... 113
4.11. Konya Tarihi Kent Meydanı ve yakın çevresi ... 114
4.12. Geleneksel Konya çarĢısı ve yakın çevresi ... 115
4.13. Sahibata Müzesi ve Sırçalı Medrese ... 116
4.14. ġems Külliyesi ve yakın çevresi ... 116
4.15. Doğum yeri Konya kenti dıĢı olan katılımcıların mekânsal dağılımı ... 120
4.16. Herhangi bir sosyal güvencesi olmadığını belirten katılımcıların mekânsal dağılımı ... 122
4.17.DüĢük Eğitim Düzeyine sahip Katılım Gruplarının Mekânsal Dağılımı ... 124
4.18. DüĢük Gelir Düzeyine sahip Katılım Gruplarının Mekânsal Dağılımı ... 125 4.19. Konya Tarihi Kent Merkezi sınırları içerisinde kiracı oranının yoğunlaĢtığı alt bölgeler . 127
4.20. Konya tarihi kent merkezi yapı stokunun kat adetlerine göre mekânsal dağılımı ... 137
4.21. Konya tarihi kent merkezi yapı stokunun fiziki durumlarına göre mekânsal dağılımı ...138
4.22. Konya tarihi kent merkezi yapı stokunun yapım tekniğine göre mekânsal dağılımı ... 140
4.23. Konya tarihi kent merkezi yapı stokunun iĢlevlerine göre mekânsal dağılımı ... 142
4.24. Konya tarihi kent merkezi arazi değerlerine göre mekânsal dağılımı ... 143
4.25. Yapı Adaları Taban Alanı Kat Sayısına Göre Mekânsal Dağılımı ... 144
4.26. Yapı Adaları Kat Alanları Kat Sayısına Göre Mekânsal Dağılımı ... 145
4.27. Konya Tarihi Kent Merkezi Görsel-Algı Analiz ġeması ... 146
4.28. Kat Yüksekliği-Cephe Düzeni açısından aykırı yapıların mekânsal dağılımı ... 147
4.29. ĠĢlevsel açısından aykırı yapıların mekânsal dağılımı ... 148
4.30. ĠĢlevini YitirmiĢ-TerkedilmiĢ ġehir Bölgelerinin Belirlenmesinde Kullanılan CBS Sorgulama Ekranı ... 151
4.31. Konya Tarihi Kent Merkezi ĠĢlevini YitirmiĢ/TerkedilmiĢ ġehir Bölgeleri ... 152
4.32. Geleneksel ġehir Dokusunun Korunması ve GeliĢtirilmesi Tipolojisinin Kullanılan CBS Sorgulama Ekranı ... 153
4.33. Konya Tarihi Kent Merkezi Ġçinde Özgün Kent Karakterinin Korunduğu ġehir Bölgeleri ... 154
4.34. Yoksulluk Tipolojisinin Belirlenmesinde Kullanılan CBS Sorgulama Ekranı ... 155
4.35. Konya Tarihi Kent Merkezi Kentsel Yoksulluk-Yoksunluk Bölgeleri ... 156
4.36. Kentsel YaĢam Kalitesi DüĢük Konut-YaĢam Çevrelerinin Belirlenmesinde Kullanılan CBS Sorgulama Ekranı ... 157
4.37. Konya Tarihi Kent Merkezi Kentsel YaĢam Kalitesi DüĢük Konut-YaĢam Bölgeleri .... 158
4.38. Konya Tarihi Kent Merkezi BütünleĢik Sentez ... 161
4.38. Konya Tarihi Kent Merkezi Stratejik Öncelikli Planlama Alanları ve Ayrıntılı Tasarım Teklif Edilen Özel Ġlgi Odakları ... 162
BÖLÜM 1 - GĠRĠġ
Kentler; sosyal, kültürel, ekonomik ve mekânsal bileĢenlerden oluĢan bir yapıyı tanımlar. Bu bileĢenlerden bir veya birkaçında meydana gelen değiĢim, diğer bileĢenleri de etkileyerek kendi değiĢimine uyum sağlamasını ister. Ancak bileĢenler arasındaki denge ve uyumun bozulması, çoğu zaman kentlerin mekânsal ve iĢlevsel geliĢiminde bir duraklama ve gerileme sürecine neden olur. Kentler için bir hastalık dönemi olarak da tanımlayabileceğimiz bu çok bileĢenli gerileme sürecinin aĢılmasına yönelik müdahaleler; kentsel yenileme eylemlerinin konusunu ve gündemini oluĢturmaktadır.
Kentsel yenileme olgusunun tarihsel temellerinin sanayileĢme sürecine koĢut ortaya çıkan sağlıksız kentsel çevre ve yetersiz kalan altyapı sistemi gibi sorunlara çözüm üretilmesi gibi fiziksel müdahalelere dayandığı söylenebilir. Bu müdahaleleri Ġkinci Dünya SavaĢı‟nın kentler üzerindeki yıkıcı izlerinin silinmesine yönelik eylemler izlemiĢtir. 1960‟lı yıllar kentsel yenilemenin ekonomik alanda geliĢme ve istihdamın arttırılmasına yönelik bir araç olarak algılandığı dönemdir. Nüfus, sosyal, ekonomik ve fiziksel açından niteliklerini yitirmiĢ kentsel konut çevreleri, kent içerisinde kalan iĢlevini yitirmiĢ liman/dok ve sanayi bölgeleri, yıpranan/eskiyen kent merkezlerinin yeniden geliĢtirilmesine dönük müdahaleler, 1960 ve 1980 yılları arasındaki kentsel yenileme eylemlerinin ana konusunu oluĢturmuĢtur.
1980 sonrası ise küreselleĢmenin etkisiyle belli mahallelerin ve kentlerin doğrudan uluslar arası Ģirket yatırımlarına konu edildiği, gösteriĢli ve yüksek maliyetli projelerin gerçekleĢtirildiği bir dönem yaĢanmaktadır. Merkezi yönetim direktifleri ile gerçekleĢtirilen yenileme eylemleri, 1980 sonrası özel sektör eli ile gerçekletirilmeye baĢlamıĢtır. 1990‟lı yıllar kentsel yenileme müdahalelerinde sosyal yaĢamın öne çıktığı; aynı zamanda kentler için önemli bir sorunsala dönüĢen sosyal ayrıĢmalaların giderilmesine dönük politikalara ağırlık verildiği dönemdir. Özel sektör giriĢimi ile yapılan eylemler bu dönemde yerini giderek kamu-özel sektör-sivil toplum örgütleri iĢbirliğine bırakmıĢtır. 2000 ve günümüze kadar geliĢen süreç, kentsel yenilemenin sosyal, ekonomik, fiziksel (yapılı çevre) ve çevresel boyutlar arasındaki dengeyi gözeten sürdürülebilirlik çerçevesinde değerlendirilmeye doğru evrildiği gözlemlenmektedir.
Türkiye‟de ise baĢlangıçta Ankara, Ġstanbul, Ġzmir gibi anakentlerde yoğun olarak gözlemlenen yasadıĢı geliĢen konut bölgelerinin (gecekondu/hisseli bölünütü alanları) yeniden yapılandırılması üzerine odaklanan kentsel yenileme müdahaleleri;
çoğu zaman politik ve ekonomik nedenlerle gündeme geldiği için bilinçli bir yaklaĢım çerçevesinde geliĢtirilememiĢtir. Bu uygulamalar genelde kentlerin değer artıĢı temelindeki beklentiler eĢliğinde fiziksel yapısını değiĢtirmiĢtir. Ancak fiziksel dönüĢüm sürecinin toplumsal boyutları ele alınmamıĢtır. 1980 sonrasında ise özellikle liberalleĢme sürecinde kentsel yenileme eylemlerinin ilgi alanının tarihi kent merkezlerine yöneldiği görülmektedir.
Tarihi kent merkezleri, sosyal, ekonomik, kültürel, tarihsel ve fiziksel anlamda çok boyutlu ve süreklilik arz eden mekân özelliği gösterir. Sahip olduğu bu değerler, tarihi kent merkezlerinin diğer kentsel alanlara göre daha hızlı bir değiĢimini beraberinde getirmektedir. Türkiye kentlerinin çoğu tarihi merkezlerinde, diğer dünya Ģehirleri örneklerinde de görüleceği gibi zamanla kentsel hizmetlerden yoksun, fiziksel eskimenin hâkim olduğu niteliksiz kentsel mekânlara dönüĢtüğü görülmektedir. Çoğu zaman yaĢanan bu süreci alanda yaĢayan asıl mülk sahiplerinin bölgeyi terk etmesi/boĢaltması izlemektedir. YaĢanan terk edilme veya iĢlevini yitirme süreci, zamanla tarihi kent merkezlerini küçük imalathanelere, depolama gibi aslına uygun olmayan kullanım biçimleri ile yeni fonksiyonların getirdiği yeni bir sosyal tabakaya bırakmaktadır. Bu anlamda tarihi kent merkezleri, çağdaĢ yaĢam standartları ve sağlıklı çevre özelliklerinden uzak, aslına uygun olmayan fonksiyonel kullanım ve kullanıcılar gibi nedenlere bağlı olarak, Ģehrin fiziksel, iĢlevsel, ekonomik ve sosyal yapısından olumsuz yönde etkilenmekte; çekicilik ve cazibe özelliklerini yitirmektedir.
Bu nedenler; tarihi kent merkezlerinin koruma, geliĢtirme, canlandırma, sağlıklaĢtırma, seçkinleĢtirme gibi farklı eylem ve stratejileri içeren kentsel yenileme çalıĢmalarının odağında yer almasına sebep olmuĢtur. Temel sorun; tarihi kent merkezlerini, aynı zamanda kente de kimlik kazandıran çeĢitli dönemlerdeki insan topluluklarının ortaya koyduğu kültürel birikimleri, değiĢen yaĢam koĢullarına uygun nitelikli kentsel alanlara dönüĢtürme ve gelecek nesillere taĢıma çabasıdır. Ancak Türkiye‟deki tarihi kent merkezlerinin, fiziksel açıdan belirli bir kentsel yoğunluğa ulaĢmıĢ olması, özgün kentsel çevre niteliklerini sürdürmesi gibi özellikleri yanında, sosyal ve ekonomik açıdan da farklı problemleri içermesi; diğer kentsel alanların yenilenmesine göre daha kapsamlı bir süreç ve farklı yenileme stratejilerinin birlikte uygulanması gereğini ortaya çıkarmaktadır.
Bu çalıĢma kapsamında yukarıda bahsedilen sorunsal, Konya tarihi kent merkezi boyutunda da tespit edilmiĢ ve örneklem alanı olarak seçilmesinde etkili olmuĢtur.
AraĢtırma beĢ bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölüm; araĢtırmanın amaç ve hedeflerinin belirlenmesi, yöntem ve bilgi kaynaklarının tanımlanması ve kapsam ve sınırlarının belirtilmesine ayrılmıĢtır.
Ġkinci Bölümün konusu; kuramsal çerçevenin belirlenmesidir. Bu çerçevede, öncelikli olarak kentsel yenileme kavramının tanımı, ortaya çıkıĢı ve uğradığı değiĢim/dönüĢüm süreci tarihsel bir süreç içerisinde analiz edilmiĢtir. Bununla birlikte, kentsel yenileme ile ilgili geliĢmiĢ ülkelerdeki kurumsal, yasal ve planlamaya iliĢkin süreçler incelenmiĢ ve ülkemizdeki yapı ile karĢılaĢtırılarak eksik yönleri tanımlanmıĢtır. Ayrıca, tarihi kent merkezi boyutunda farklı ülkelerde yapılan veya gündemde olan güncel kentsel yenileme deneyimleri incelenmiĢ; olumlu ve olumsuz yönleri karĢılaĢtırılarak ülkemiz için olası katkıları üzerinde durulmuĢtur. Bir diğer önemli unsur olan sürdürülebilirlik ve kentsel yenileme iliĢkisi; yine bu bölüm içerisinde ifade edilmiĢtir.
Üçüncü bölümde; sürdürülebilir bir kentsel yenileme modelinin kurgusu tanımlanmıĢtır. Bu model stratejik mekânsal planlama sistemine dayalı olarak geliĢtirilmiĢtir. Ulusal düzlemden kent ve mahalle düzlemine dek uzanan; kurumsal, finansal ve sosyo-mekânsal planlama boyutlarını içeren bütüncül bir sistem kurgusuna dayalıdır.
Dördüncü Bölüm ise; üçüncü bölümde ortaya konan sürdürülebilir kentsel yenileme modelinin, Konya tarihi kent merkezi boyutunda sınanmasına ayrılmıĢtır. Bu çerçevede ilk olarak Konya tarihi kent merkezinin tarihsel süreç içerisinde geçirmiĢ olduğu değiĢim ve dönüĢüm süreci tanımlanmıĢtır. Ġkinci olarak; Konya tarihi kent merkezi boyutunda sürdürülebilir kentsel yenileme modelinin senaryo oluĢturma ve analiz aĢamaları gerçekleĢtirilerek, CBS yazılımı aracılığı ile kentsel yenileme bölgeleri ve bu alanlara iliĢkin uygulama stratejileri tanımlanmıĢtır.
AraĢtırmanın son bölümünde; kurgulanan sürdürülebilir kentsel yenileme modelinin geleceğe dönük (olası) çalıĢmalar için yönlendirici boyutta katkıları tartıĢılmıĢtır.
1.1. Amaç ve Hedefler
Bu araĢtırmanın amacı; Konya tarihi kent merkezi boyutunda kentsel yenileme alanlarının tespiti ve uygun müdahale yöntemlerini belirlemek için sürdürülebilir bir kentsel yenileme modelinin tanımlanmasıdır. Bu amaç çatısı altında kentsel yenileme
olgusunun kavramsal, yapısal, sosyo-ekonomik ve uygulama yaklaĢımlarındaki değiĢimler ve dinamikler tarihsel bir bakıĢ açısıyla ele alınmakta ve gelecekteki kentsel yenileme uygulamalarına ıĢık tutabilecek bir planlama yaklaĢımı geliĢtirilmektedir.
Bu kapsamda sürdürülebilir kentsel yenileme modeli oluĢturulmasına yönelik üç ana hedef belirlenmiĢtir. Birincisi, ülkemiz boyutunda sürdürülebilir bir kentsel yenileme sürecinin tanımlanmasıdır. Bu hedef çerçevesinde ülkesel ölçekten baĢlayarak kent ve mahalle birimine kadar uzanan kurumsal yapı içerisinde sosyo-mekânsal planlama sürecinin aĢamaları ortaya konmuĢtur.
Ġkincisi; coğrafi bilgi sistemlerinin kentsel yenileme konusundaki planlama ve uygulama çalıĢmalarında etkin olarak kullanılması ve sağlayacağı katkıların tanımlanmasıdır. Bu katkıların en önemlisi kentsel yenileme alanlarının belirlenmesinde ortaya çıkan uzlaĢmazlık ve tartıĢmaların, CBS kullanımı ile bilimsel temelde çözümlenmesidir.
AraĢtırma kapsamında; CBS yardımı ile oluĢturulan ve fiziksel, sosyal, ekonomik, çevresel girdileri içeren veri tabanı ile sınırlı bir alanda yenileme bölgelerinin mekânsal karakteristik ve iĢlevsel kimlikleri çözümlenmiĢtir. Bu çözümlemeler eĢliğinde kentsel yenileme stratejilerinin belirlenmesi için sosyal, ekonomik, fiziksel ve çevresel verilere iliĢkin parametreler tanımlanmıĢtır.
AraĢtırmanın üçüncü ve son hedefi ise; Konya tarihi merkezi örneklem alanında kentsel yenileme alanlarının belirlenmesi ve uygulama stratejilerinin tanımlanmasıdır. Bu kapsamda, Konya kenti tarihi merkezinde fiziksel yıpranmanın durdurulması ve koĢullarının iyileĢtirilmesi, tarihi dokunun korunması ve gelecek nesillere ulaĢtırılması, yenileme sürecinde yerel ekonomik dinamikleri harekete geçirerek ekonomik yaĢamın canlandırılması, kaliteli kentsel hizmet/donatı ve hizmetlerden (eğitim, sağlık, rekreasyon, kültür vb.) faydalanmada fırsat eĢitliğinin yaratılması, kent kimliğinin sürdürülebilirliğinin sağlanması aynı zamanda daha yaĢanabilir bir kentsel çevre sağlamaya yönelik politikalar geliĢtirilmektedir.
1.2. Konu ve Kapsam
AraĢtırmanın konusu, Konya metropoliten alanın coğrafi merkezi konumunda yer alan, geleneksel ticaret faaliyetleri ile yönetimsel hizmetler sunan kurumların yer aldığı, konut ve ticaret alanları arasında geçiĢlerin yaĢandığı tarihi kent merkezidir.
Konya, tarih boyunca Anadolu coğrafyası içerisinde önemli bir yerleĢim alanı olmuĢtur. ÇeĢitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıĢ ve bu medeniyetlerden günümüze kadar ulaĢabilmiĢ zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Ünlü düĢünür Mevlana Celâleddin Rumi‟nin felsefesine ev sahipliği yapması kentin uluslararası düzeyde de önemini arttırmaktadır. Bununla birlikte Konya tarihi kent merkezi boyutunda fiziksel, iĢlevsel, ekonomik ve sosyo-kültürel yapıya uzanan bir dizi değiĢkene dayalı olarak gerilemenin gözlemlendiği bir bölge niteliğinde olması, araĢtırmanın örneklem alanı olarak seçiminde önemli bir etken olmuĢtur.
AraĢtırmanın kapsamı; temel kabuller ve ulaĢılmak istenen hedefler çerçevesinde kentsel yenilemenin sosyal-kültürel, ekonomik, fiziksel ve çevresel boyutları ile ele alınması ve stratejik mekânsal plânlama yaklaĢımı çerçevesinde yenileme alanlarının tanımlanarak uygulama stratejilerinin belirlenmesidir.
1.3. Varsayım-Kabuller
AraĢtırma temelde kültürel mirasın yoğun olarak bulunduğu tarihi kent merkezlerinde, kentsel yenilenme dinamiklerinin geniĢ ve karmaĢık boyutlarının bulunduğu varsayımına dayanmaktadır. Bununla birlikte araĢtırmanın bir diğer varsayımı; tarihi kent merkezlerinin, fiziksel açıdan kentsel geliĢme taleplerine cevap veremediği; niteliksiz ve yaĢam kalitesi düĢük kentsel çevre ya da çöküntü bölgelerine dönüĢtüğüdür. Niteliksiz ve kentsel yaĢam kalitesinin giderek gerilediği bu alanlardaki problemlerin temel nedeni salt fiziksel yıpranma veya eskimenin ötesinde, sosyal, kültürel ve ekonomik yapıya iliĢkin problemlere de dayanmaktadır. Bu problemlere dayalı olarak tarihi kent merkezlerinin terk edilme sürecine girdiği; çoğu zaman farklı kullanıcı grupları ve iĢlevlerin yer seçtiği bölgelere dönüĢtüğü; bu durumun fiziksel yıpranmayı hızlandırması yanında özgün kent karakterini de yok ettiği araĢtırmanın diğer varsayımıdır.
Bu varsayımlardan yola çıkarak ortaya konan araĢtırma hipotezi; tarihi kent merkezindeki kültürel mirasın özgün nitelikleri ile korunup gelecek nesillere aktarılması ile birlikte yeniden tercih edilen, nitelikli bir kentsel çevreye dönüĢümünün stratejik mekânsal planlama yaklaĢımı çerçevesinde farklı kentsel yenileme stratejilerini birlikte içeren, finansal, kurumsal, sosyo-kültürel ve mekânsal boyutlarının bulunduğu, katılımın anahtar faktör olarak öne çıktığı bir yenileme modeli ile sağlanabileceğidir. Bu araĢtırma, tarihi kent merkezlerinde fiziki çevre ve yaĢam kalitesinin arttırılması,
kültürel sürdürülebilirliğin sağlanması, ortaya çıkacak değer paylaĢımı ile istihdam olanaklarının artması ve kent ekonomisine katkısı yanısıra; katılımın öne çıkması ile birlikte yerel halkın kentlilik bilincinin geliĢtirilmesi ve kentin diğer bölgeleri ile bütünleĢmesine fırsat sağlayacak sürdürülebilir bir kentsel yenileme modelini tanımlamaktadır.
1.4. Yöntem ve Bilgi Kaynakları
Bu araĢtırmanın temel bilgi kaynağı, tarihi kent merkezlerinde sürdürülebilir bir kentsel yenileme sürecininin tanımlanmasına dönük literatür araĢtırmasına ve Konya tarihi kent merkezi örneklem alanında elde edilen niteliksel ve niceliksel verilere dayanmaktadır. Bununla birlikte Konya tarihi kent merkezine iliĢkin hava fotoğrafları, hali hazır haritalar, imar planı çalıĢmaları ve raporları, eski haritalar, gravür ve fotoğraflar, Koruma Bölge Kurulu Kararları, tarihsel kaynaklar temel materyaller olarak kullanılmıĢtır.
AraĢtırmanın yöntemi, literatür araĢtırması ve saha araĢtırmasında elde edilen bulgulara dayalı olarak, tarihi kent merkezlerinde sürdürülebilir yenilemenin boyutlarının tanımlanması ve ortaya konan sistem yapısının Konya tarihi kent merkezi örneklem alanında denenmesine dayanmaktadır (ġekil 1.1). Bu çerçevede öncelikli olarak problem tanımı, araĢtırmanın amaç ve hedefleri tanımlandıktan sonra konuya iliĢkin ulusal ve uluslar arası kaynak araĢtırması yapılmıĢtır. AraĢtırma sürecinde konu ile ilgili yapılmıĢ ulusal ve uluslar arası doktora ve yüksek lisans olmak üzere lisansüstü çalıĢmaları incelenmiĢ; bununla birlikte araĢtırmanın tüm süreçlerinde kütüphanelerde konuya iliĢkin olarak daha önceden yapılmıĢ yabancı ve yerli bilimsel eserlerin tespiti ve derlenmesi aracılığı ile çalıĢmanın kuramsal çerçevesi tanımlanmıĢtır. Ayrıca ulusal ve uluslar arası sempozyum ve makaleler kuramsal çerçevenin biçimlenmesinde etkili olmuĢtur. Tarihi kent merkezleri özel ilgi alanında ülkemize özgü bir kentsel yenileme modeli oluĢturabilmek amacıyla, uluslararası kentsel yenileme yaklaĢımları ve uygulama deneyimleri incelenmiĢ; ülkemiz açısından yapılacak yenileme eylemlerinde yönlendirici nitelikte katkıları araĢtırılmıĢtır.
Yapılan literatür ve saha araĢtırmasına dayalı olarak, bir yandan tarihi kent merkezlerinde görülen kentsel yenileme sorunlarına iliĢkin tipoloji ve bu tipolojiler için ölçütlerin belirlenmesine dönük kuramsal çerçeve tanımlanırken diğer taraftan geliĢmiĢ betı ülkelerinin kendi yönetim sistemleri içerisinde kurdukları kentsel yenilemeye
dönük kurumsal yapılar incelenerek ülkemiz için olası katkıları tartıĢılmıĢtır. Bu tartıĢmalar eĢliğinde ulusal ölçekten, kent ve mahalle düzeyine kadar uzanan örgütlenme yapısı içerisinde kentsel yenileme modeli tanımlanmıĢtır.
Stratejik mekânsal planlama yaklaĢımına dayalı olarak geliĢtirilen model, kentsel (sosyo-mekânsal), finansal ve kurumsal boyutlardan meydana gelmektedir. Modelin boyutları, yenileme tipolojileri ve bu tipolojilerin belirlenmesinde kullanılabilecek ölçütleri tariflendikten sonra; tarihi kent merkezleri özelinde kentsel yenileme alanlarının tespitine yönelik analitik çalıĢmaların kapsamı tanımlanmıĢtır. Analitik etüd çalıĢmaları, fiziksel (yapılı çevre) yapı, sosyo-ekonomik yapı ve çevresel-görsel değerler analizleri olarak belirlenmiĢtir. Fiziksel (yapılı çevre) analiz çalıĢması, tarihi kent merkezi sınırları içerisindeki yapıların fiziksel durumu, iĢlevi, kat adedi, yoğunlukları (taban alanı-kat alanı) gibi karakterlerini içermektedir. Analizi yapılan her yapının bir kimlik karakteri (ID) bulunmaktadır. ID kimliğine bağlı olarak o yapının fiziksel karakteristikleri tanımlandığı gibi, hangi ada ve mahalle içerisinde yer aldığı da bilinebilmektedir.
Sosyo-ekonomik yapı analizi, tarihi kent merkezi içerisinde yaĢayan hane halklarının sosyal ve ekonomik durumları, yaĢadığı çevreden hoĢnutluk derecesi ve kentsel yenileme konusunda bilinç düzeyinin ölçümüne dayanmaktadır. Bu analizin gerçekleĢebilmesi için hane halkı ile karĢılıklı yapılacak bir (görüĢme) anket tasarlanmıĢtır (Ek-1). Konya tarihi kent merkezi içerisinde yar alan beĢ mahalle içerisinde 4900 hane halkı belirlenmiĢ ve yaklaĢık %20‟si örneklem alanı olarak belirlenmiĢtir. Belirlenen anket sayısı mahalle ve yapı adalarındaki nüfus/aile sayısı yoğunluğu ile doğru orantılı bir Ģekilde alana yansıtılmaya çalıĢılarak, eĢdeğer bir temsiliyet oranı sağlanmaya çalıĢılmıĢtır. Yapılan her anketin, bulunduğu mahalle ve yapı adası çerçevesinde bir kimlik (ID) karakteri bulunmaktadır ve bu karakter fiziki yapı analizi ile aynıdır. Bu sayede sonraki aĢamalarda fiziksel ve sosyo-ekonomik verilerin çakıĢtırılabilme olanağı elde edilmiĢtir.
Çevresel-görsel değerler analizli ise tarihi kent merkezi içerisinde doğal ve kültürel değerlerin varlığı/dağılımı, görsel-algı analizi, iĢlevsel açısından uyumsuz yapı ve yapı grupları, kat yüksekliği-cephe karakteristikleri açısından uyumsuz yapı ve yapı grupları, altyapı sisteminin varlığı gibi değiĢkenlerin tanımlanmasına dayalıdır.
Analizler türlerinin belirlenmesi ve sınıflandırılmasın ardından, ArcGIS programı ortamında veri tabanı tasarlanmıĢtır. Veri tabanının, yukarıda bahsedilen analizlere dayalı olarak, grafik ve grafik olmayan (sözel) verilerin girilebileceği bir algoritmaya sahiptir. Fiziki yapı ve çevresel-görsel analizler grafik, sosyo-ekonomik yapıya iliĢkin veriler ise grafik olmayan veri türlerinden meydana gelmektedir.
Veri tabanının oluĢturulmasının ardından tarihi kent merkezi sınırları içerisinde birkaç yapı adasından meydana gelen sınırlı bir pilot bölgede test etme yoluna gidilmiĢtir. Pilot bölgede yapılan analizlere dayalı olarak tespit edilen değiĢkenler veri tabanına girilmiĢ; sorgulama yapılır düzeye getirilmiĢtir. Bu aĢamada yenileme bölgelerinin tespitine yönelik gerek fiziksel ve çevresel analizlere gerek sosyo-ekonomik dokunun tanımlanması konusundaki eksiklikler belirlenmiĢ; gerek sürdürülebilir kentsel yenileme modeli aĢamasına gerek analiz aĢamasındaki değiĢkenlere geri dönülerek revize edilmiĢ ve son biçim verilmiĢtir. Bu aĢamada; yenileme tipolojilerine iliĢkin ve uygulanacak yenileme stratejisinin belirlenmesine dönük parametreleri tanımlanmıĢtır. Belirlenen parametrelerin hem grafik hem de sözel verileri içermesi, bununla birlikte verilerin karĢılaĢtırılabilir - anlamlı sonuçlar elde edilebilmesi için aynı veri türüne dönüĢtürülmesi yöntemini/problemini gündeme gelmiĢtir. Bunun için yapı ve yapı adası ölçeğinde yapılan grafik ve grafik olmayan (sözel) veriler Puanlama sistemine dayanan bir yöntem ile yapı adası biçimindeki grafik verilere dönüĢtürülerek çakıĢtırılmıĢ ve karmaĢık-birden çok parametre içeren yeni sorgulamalar yapılabilir hale getirilmiĢtir.
Puanlama sistemi temelde aynı ada içerisindeki bir analiz türünün % olarak ifadesine dayanmaktadır. Örneğin, grafik veri tabanına sahip aynı ada içerisindeki kötü ve harap biçimindeki yapıların toplam alanının (3.boyutu da içeren bir yaklaĢım); yine aynı ada içerisindeki toplam yapı alanına oranı, o adanın fiziksel yapı durumuna iliĢkin % puanını belirlemektedir. Grafik olmayan verilerin analizi de aynı yönteme dayanmaktadır. Yenileme stratejilerinin belirlenmesinde önemli bir parametre olan ve anket verilerine dayanan iĢsizlik örneği ele alındığında; aynı ada içerisinde (anket yapılan hane sayısına göre) iĢsiz sayısının o ada içerisindeki anket yapılan toplam sayıya bölünmesi ile elde edilen % değer; o adanın iĢsizler açısından puanını belirlemektedir. AraĢtırmanın bu aĢamasından sonra, alana iliĢkin biliĢsel haritaların (parametrelerin örneklem alanı içerisinde yoğunlaĢma bölgelerini tanımlayan) elde edilmesine dönük veri tabanı altyapısı tamamlanmıĢtır.
Örneklem alanı araĢtırmasında, pilot bölgede denenen ve düzeltilen adımlara dayalı olarak tarihi kent merkezi sınırlarına giren beĢ mahalle içerisinde analitik etüdler yapılmıĢ ve veri tabanına girilmiĢtir. Bu aĢamadan sonra farklı veri türleri aynı tip veri biçimine dönüĢtürülerek çakıĢtırılmıĢtır. Sorgulama aĢamasında ise tek veya birden fazla değiĢkene göre biliĢsel haritalar oluĢturulmuĢtur. Son aĢamasında ise kentsel yenileme alanlarının belirlenmesi ve uygulama stratejisinin belirlenmesine dönük
parametrelere dayalı sorgulamalar sonucunda; yapı adası veya yapı adası gruplarından meydana gelen yenileme bölgeleri ve uygulanacak yenileme stratejileri belirlenmiĢtir.
Konya tarihi kent merkezi boyutunda yapılan saha araĢtırmaları ArcGIS programı ortamındaki veri tabanına girilmiĢ ve sorgulama parametreleri ile yenileme bölgeleri sınırları ve uygulanacak yenileme stratejisinin belirlenebileceği test edilmiĢtir.
1.5. Özgün Değer - Katkı
Bu araĢtırmanın özgün karakteri tarihi kent merkezleri örneğinde farklı kentsel yenileme stratejilerini birlikte içeren, finansal, kurumsal, sosyo-kültürel ve mekânsal boyutlarının bulunduğu ve katılımın anahtar faktör olarak öne çıktığı sürdürülebilir bir kentsel yenileme sürecinin tanımlamasıdır.
Kentsel yenileme kavramının özellikle son otuz yıldır, uluslararası kent bilim literatüründe önemli bir yer kaplamasına rağmen; ülkemiz için henüz yerleĢmiĢ bir tanımı ve yenileme türlerinin tanımı/sınıflandırılmasının gerçekleĢtirilememiĢ olması, çalıĢmaya özgünlük kazandırmakta ve önemini arttırmaktadır. Bununla birlikte; ülkesel düzlemde birçok defa gündeme gelmesi ve tartıĢılmasına karĢın; henüz bir sonuca ulaĢılamayan kentsel dönüĢüm yasası için; kurumsal yapılanma, ekonomik ve planlamaya dek uzanan kentsel yenilemenin boyutlarına iliĢkin yönlendirici bir katkıda bulunulduğu düĢünülmektedir.
Ülkemizde kent planlama çalıĢmalarında çeĢitli alanlarda faydalanılması ve kullanılmasına rağmen sınırlı bir uygulama alanına sahip coğrafi bilgi sistemlerinin, kentsel yenileme konusundaki çalıĢma ve uygulamalarında da etkin bir Ģekilde kullanılabileceğini göstermesi; araĢtırmanın özgün karakteri olarak değerlendirilmektedir. AraĢtırma kapsamında CBS aracılığı ile oluĢturulan veri tabanının, kentsel yenileme alanlarının belirlenmesine olanak sağlamaktadır. Bu sayede yenileme alanlarının belirlenmesinde yaĢanan sorunların aĢılmasına da katkı koyacağı, aynı zamanda planlama, uygulama, denetim süreci ve bilgi güncellemelerinde kolaylık sağlayacaktır.
Bir diğer özgün yönü; ülkemizin önemli tarihi ve kültürel zenginliklerine sahip Konya tarihi kent merkezinde yenileme alanlarının tespiti ve uygulama stratejilerinin belirlenmesine iliĢkin büyük bir bilgi birikimi, veri tabanı oluĢumu ve gelecekteki (olası) kentsel yenileme uygulamalarına dönük yönlendirici katkısıdır.
BÖLÜM 2 - KURAMSAL ÇERÇEVE
AraĢtırmanın bu bölümü; kentsel yenileme kavramına iliĢkin kuramsal çerçevenin tanımlanmasına ayrılmıĢtır. Bu çerçevede öncelikli olarak kentsel yenileme kavramının tanımsal ifadesi, dünyada ve ülkemizde ortaya çıkıĢı ve uğradığı düĢünsel evrim süreci tarihsel bir süreç içerisinde analiz edilmiĢtir. Kentsel yenileme konusunda geliĢmiĢ ülkelerdeki kurumsal, yasal, finans ve planlama süreçleri detaylı bir perspektifte incelenmiĢ; gerek bu yapılardan gerek ülkemizde aksayan yönlerinden yola çıkarak yapılacak olası düzenlemelere iliĢkin birtakım öneriler geliĢtirilmiĢtir, Ayrıca tarihi kent merkezi boyutunda farklı ülkelerde yapılan veya gündemlerinde olan güncel yenileme deneyimlerinin ülkemiz için olası katkıları üzerinde durulmuĢtur.
2.1. Kentsel Yenileme Kavramı ve Tanımsal Ġfadesi
“GeniĢ ve bütüncül yaklaĢımlara sahip, kentsel sorunların çok boyutlu çözümüne yönelik (ekonomik, fiziksel ve sosyal), olası değiĢimlere uyarlanabilecek uzun vadeli çözümler üretebilen bir yaklaĢım” (Lichfield, 1992) olarak tanımlanabilen kentsel yenileme kavramı1
ile ilgili olarak, akademik ve mesleki dizin incelendiğinde, birbirine benzeyen birçok tanımla karĢılaĢmak mümkündür. Yapılan kavramsal ifadelerin benzer konular üzerinde odaklanmıĢ olmalarına karĢın bazı anlam farklılıkları taĢıması; temelde yenileme sürecinin amaçları, hedefleri, organizasyon ve yöntemlerinin değiĢime uğramıĢ olmasından kaynaklanmaktadır.
Son zamanlarda kentsel yenileme/dönüĢüm konusunda temel kaynak eser olarak da gösterilen ve editörlüğü Roberts ve Sykes tarafından yapılan çalıĢmada ise kentsel yenileme (urban regeneration); değişime uğrayan bir bölgenin sosyal, ekonomik, fiziksel koşullarına kalıcı bir iyileştirme arayışı içinde olan ve kentsel sorunlara çözüm sağlamaya çalışan kapsamlı ve bütünleşik bir vizyon ve eylemler dizisi olarak tanımlanmaktadır (Roberts ve Sykes, 2000). Güncel tanımlar, daha önceki yeniden yapım, canlandırma, geliĢtirme gibi kentsel politikalar hakkındaki ideaların geliĢtirilmesi ile oluĢturulmuĢtur. Yakın zamana dek, II. Dünya SavaĢı sırasında hasar görmüĢ kent ve kasabaların yeniden yapılandırılmaları ve düĢük gelir grubundaki kentlilerin yaĢadığı köhneleĢmiĢ/yıpranmıĢ mahallelerdeki kötü kaliteli konutlara çözüm üretmeyi hedefleyen ve daha çok kamu müdahalesi esas olan süreci tanımlamak üzere
1Ülkemizde urban regeneration karĢılığı olarak; kentsel yenileme (Bkz Özden, P 2002), yenileĢme/dönüĢüm (Bkz.KocabaĢ 2006) olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu araĢtırmada kapsamında; urban regeneration, kentsel yenileme olarak kabul edilmiĢtir.
kentsel yenileme (urban renewal) ifadesinin kullanıldığı görülmektedir. Ancak son zamanlarda, yoksul mahallelerin yenilenmesi (urban renewal) ve tarihi dokunun korunmasının (conservation); fiziksel koruma ve iyileĢtirme ile birlikte ekonomik ve sosyal yenilenmeyi de kapsayan bütünleĢik bir biçime getirilme evrimi kentsel yenilenme (regeneration) bünyesinde meydana getirilmiĢtir (KocabaĢ, 2006). Bu çerçevede Couch (1992), kentsel yenilemeyi, kentsel geliĢmenin amaçlarını içeren ve bununla birlikte iyileĢtirme ve yeniden canlandırmanın sürekliliğini savunan korumacı yaklaĢımları olan bir planlama yaklaĢım olarak da ifade etmiĢtir.
Ortaya konan bu tanım ve yaklaĢımlardan, kentsel yenileme kavramının son dönemlere kadar ortaya çıkan birçok yaklaĢıma bir alternatif olarak değil, hepsinin ortak doğruları üzerine kurulduğu söylenebilir. Temel hedef, var olan kentsel alanların planlanması ve yönetimi ile ilgili olarak sorunları hem fiziksel hem sosyal hem de ekonomik anlamda bütüncül bir yapıda çözüm geliĢtirmektir. Bununla birlikte kendi içerisinde değiĢerek farklı koĢullara göre kendini yenileyebilen özelliği ile önemi giderek artan bir yaklaĢım olarak tanımlanabilir. Temelde beĢ amaca hizmet etmek üzere ortaya çıkmıĢtır. Bunlardan birincisi, kentin fiziksel koşulları ile toplumsal problemleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmasıdır. Kentsel alanların çöküntü alanı haline gelmesindeki en önemli nedenlerden birisi toplumsal çökme ya da bozulmadır. Bu anlamda toplumsal bozulmanın nedenlerini araĢtırmayı ve bu bozulmayı önleyecek önerilerde bulunarak, bozulma problemine çözüm bulmayı amaçlar. Ġkinci amaç, kent dokusunu oluşturan birçok öğenin fiziksel olarak sürekli değişim ihtiyacına cevap vermesidir. bu çerçevede kentsel yenileme; kentin hızla büyüyen, değiĢen ve bozulan dokusunda; ortaya çıkan yeni fiziksel, toplumsal, ekonomik ve çevresel ihtiyaçlara göre, kent parçalarının yeniden geliĢtirilmesidir. Üçüncü amaç ise kentsel refah ve yaşam kalitesini artırıcı bașarılı bir ekonomik kalkınma modeli geliştirilmesidir. Kentsel alanların çöküntü bölgeleri haline gelmelerinde etkili olan fiziksel ve toplumsal bozulmanın yanı sıra, bu alanların ekonomik canlılıklarını yitirmesi bir diğer önemli nedendir. Fiziksel ve toplumsal çöküntü alanları haline gelen kent bölgelerinde gerçekleĢtirilecek ekonomik canlılık sayesinde; kentsel refah ve yaĢam seviyesinin de artmasını hedeflemektedir. Kentsel yenilemede bir diğer amaç ise, kentsel alanların en etkin biçimde kullanımına ve gereksiz kentsel yayılmadan (urban sprawl) kaçınmaya yönelik stratejilerin ortaya koyulmasıdır. Bu sayede sürdürülebilir kentsel gelişme hedefleri ile de paralel olarak, kentlerde daha önce kullanılmıĢ ve atıl olan alanların tekrar kullanımını sağlayarak kente kazandırılması; kentsel büyümenin ve yayılmanın
da sınırlandırılmasını amaçlamaktadır. Son olarak ise, “toplumsal koşullar ve politik güçlerin ürünü olarak kentsel politikanın şekillendirilme ihtiyacını karşılamayı” amaçlar. Günümüzde kentsel alanların üretilmesi ya da yeniden geliĢtirilmesi çok paydaĢlı bir planlama ve tasarım süreciyle gerçekleĢtirilmektedir (Roberts, 2000; Akkar, 2006).
2.2. Kentsel Yenileme Kavramının Ortaya ÇıkıĢı ve DüĢünsel Evrimi
AraĢtırmanın bu alt bölümünde ülkemizde ve dünyada kentsel yenileme eyleminin tarihsel süreç içerisinde geçirmiĢ olduğu düĢünsel evrimin tanımlanması ve günümüze kadar değiĢen, önemini yitiren veya ön plana çıkan noktaların ortaya konması amaçlanmaktadır.
2.2.1. Dünyada Kentsel Yenileme Kavramı ve DüĢünsel Evrimi
Bugünkü çağdaĢ anlamda kentsel yenileme düĢüncesinin temellerinin, ilk kez Avrupa ülkelerindeki kentlerde sanayileĢme sürecinde ortaya çıkan sağlıksız kentsel çevre, yetersiz kalan altyapı sistemi, sosyal ve ekonomik açıdan yaĢanan problemlere çözüm üretilmesi amacına yönelik yapılı çevrenin yıkılarak yeniden yapılmasına yönelik müdahaleler biçiminde atıldığı görülmektedir. Bir diğer önemli dönüm noktasının ise II. Dünya SavaĢının olduğu görülmektedir. 1950‟li yıllarda karĢılaĢılan ilk kent yenileme eylemlerinin, yoksul komĢuluk birimleri/üniteleri (slum) olarak da adlandırılan çöküntü bölgelerinin temizlenmesi amacı ile baĢladığı bilinmektedir. SanayileĢmenin etkisi ile hızla büyüyen kentlerdeki, yoksulluğa dayalı köhne görüntü ve yıpranmıĢ yapılardaki niteliksiz/kötü yaĢam alanlarının ortadan kaldırma ile kentsel arazinin daha iyi kullanma isteği; çöküntü bölgelerinin/yoksul komĢulukların temizlenmesi fikrini doğurmuĢtur. Bu dönem, yapılı çevreninin yıkılıp yeniden yapılandırılması üzerine odaklanması sebebi ile N.Carmon (1999) tarafından “buldozer dönemi” olarak da tanımlanmıĢtır. Bu çerçevede 1930‟lu yılların Ġngiltere‟sinde büyük ölçekli greenwood eylemi (greenwood act of 1930) kentsel yenileme adına önemli ve ilgi çekicidir. Bu tarihte Ġngiltere‟de 250 bin konut biriminden daha fazlası yıkılmıĢ veya mühürlenmiĢ, yaklaĢık 1 milyon 250 bin kiĢi ise daha iyi bir konuta yerleĢtirilmiĢtir. Bu dönem II. Dünya SavaĢının baĢlamasından, 1954 Konut Yasasının yenilenmesine dek durmuĢtur (Carmon, 1999; Andersen, 1999).
II. Dünya SavaĢının ardından, kent planlamanın gündemini savaĢta hasar gören konutların fiziksel onarımı oluĢturmuĢtur. Bu dönem bazı yazarlar tarafından (Carmon 1999; Erden, 2003) savaĢtan sonraki en büyük yıkıcı dönem olarak da belirtilmektedir. Bu dönemde Ġngiltere‟de, daha sağlıklı konutların üretilmesi adına yılda 12-60 bin konut birimi yıkılırken, 100-150 bin yeni konut birimi oluĢturulmaktaydı. Yıkılan evlerin tümü düĢük katlı ve özel mülkiyette iken yeni yapılan üniteler ise yüksek katlı ve tamamen kamu konutlarıdır. Ġngiltere‟deki yıkıp-yeniden üretme sürecinde kamu otoriteleri, hem alan temizleme hem de yerel yönetimler tarafından yaptırılan yeni konutların sağlanması sürecini yönetmiĢlerdir (Gibson ve Langstaff, 1982; Short, 1982; Carmon, 1999; Larkham, 2003).
ABD‟de ise baĢlangıcı 1937 yılına uzanan; fakat birçok tartıĢmaya sebep olması nedeni ile ancak 1949 yılında onaylanarak yürürlüğe girebilen konut yasasının (Housing
Law of 1937) ardından; öncelikle tarihi kent merkezlerinin canlandırılması fikri gündeme
gelmiĢ, daha sonraları ise özellikle zencilerin yaĢadığı yasadıĢı konut alanlarında sağlıklı ve güvenli yeni konut alanları yaratma gerekçesiyle büyük yıkımlar yapılmıĢtır (Carmon, 1999; Erden, 2003). Amerika BirleĢik Devletlerinde yürütülen yenileme çalıĢmaları Ġngiltere ile benzer zaman dilimlerine rastlamasına karĢın; aralarında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi, arsaların toplanması ve temizlenmesi genellikle kamu kurumları tarafından gerçekleĢtirilirken; yeni yapıların ise özel giriĢimciler eliyle yapılmasıdır. Bunun sonucunda, Amerika‟daki Kentsel Yenileme Programı kapsamında yıkılan yapılardan daha fazlası yapılmıĢtır. Artan talepler sonucunda II. Dünya SavaĢını izleyen yıllarda çöküntü bölgelerinin yerini sık sık alıĢveriĢ merkezleri, ofis yapıları, eğlence ve kültür merkezleri almıĢtır. Bununla birlikte; Avrupa ve özellikle Ġngiltere‟deki kentsel yenilenme programları ile niteliksiz konut alanlarında yaĢayanlar, bu konutlardan çıkarılarak yeni konut alanlarına yerleĢtirilirken; Amerika BirleĢik Devletlerinde ise evlerinden çıkarılanlar çoğunlukla baĢka yerlerdeki çöküntü alanlarına göç etmek durumunda kalmıĢlardır. Zorla yer değiĢtirmenin ağır psikolojik bedelleri ve sağlıklı toplumun yok ediliĢinin sosyal bedeli için geliĢtirilen eleĢtiriler görmezden gelinmiĢtir. Plancılar ve tasarımcılar, aile yaĢamı ve özellikle de yoksul aileler için yaĢam koĢullarına uymayan yeni konut mahalleleri inĢa ettikleri için eleĢtirilmekteydiler. Dahası, bazı 20-30 yıldan beri yeniden geliĢtirme proje bölgelerinde ve benzer zamanlarda, büyük ekonomik ve sosyal tahribat, kent merkezlerini kullanılmayan ve boĢ kaybedilmiĢ alanlara dönüĢtürmekteydi (Carter, 1991). 1960‟lı yıllar ile birlikte baĢta Amerika BirleĢik Devletleri olmak üzere, geliĢmiĢ
batı ülkelerinde eski/çöküntü mahallelerin geliĢtirilmesi için yeni bir yaklaĢım ortaya çıkmıĢtır. Bu yaklaĢımın temelinde birinci yenileme türü olan buldozer yaklaĢımına karĢı sert eleĢtirilerin yer alması yatmaktadır. Arka planında ise genel ekonomik geliĢme ve toplumun büyük bir bölümünde artan hareketlilik yatmaktadır. Bu dönem “varlıklı toplum” (society of plenty) içinde “yoksulluğun yeniden keşfi” (rediscovery of
poverty ) olarak da tanımlanmaktadır (Harrington, 1962). Kapsamlı sağlıklaĢtırma
programları ve planları olarak tanımlanan bu dönem, büyük ödenekler ayırmayı gerektiren refah amaçlı kamu programları yerine; kamu düĢüncesinin daha fazla benimsenmesine dayanmaktadır. Bu plan ve programlar bir yandan konut ve çevresinin geliĢtirilmesini hedeflerken; eĢzamanlı olarak sosyal servislerin sayısal ve niteliksel olarak iyileĢtirilmesini ve nüfusun sosyal problemlerine müdahale edilmesini de amaçlamaktadır (Carmon, 1999).
Amerika BirleĢik Devletleri BaĢkanı Lyndon Johnson‟un “yoksullukla savaş”
(war on poverty) ve “büyük toplum” (great society) programındaki kararlığı, 1960‟ların
ortalarında Amerika‟nın büyük kentlerinde yoksulları kent dıĢına iten kargaĢanın önüne geçilmesine engel olamamıĢ; yönetimin buna cevabı ise bir model kentler programı olmuĢtur (Haar, 1975). Sermayesinin %80‟ninin Federal Hükümet ve %20‟sinin yerel otoriteler tarafından oluĢan bu program, büyük kentlerin çöküntü alanlarında yoksulların problemleri için kapsamlı bir yaklaĢım için kurulmuĢtu. 7 yıl boyunca 2.3 milyar dolar, yeni oluĢturulan Konut ve Kentsel GeliĢme Bölümü (Department of Housing
and Urban Development) altında hedefteki mahalleler için harcanmıĢtır. Bu program
çerçevesinde yoksul komĢuluk birimlerinin tümünde, kamu güvenliği, profesyonel eğitim, sağlık, eğitim alanları gibi alanlarda sosyal projeler için ödenekler tahsis edilirken; konut alanlarının iyileĢtirilmesi ve altyapılar üzerine çok az bir pay ayrıldığı bilinmektedir (Frieden ve Kaplan,1975; Listokin, 1983). Kaynakların bolluğu ve büyük kısmının harcanmasına karĢın program genellikle baĢarısız sayıldı. BaĢarısız sayanların bir kısmı, baĢarıyı engelleyen sebebin modelin oldukça kapsamlı olmasına bağlamıĢtır. BaĢlangıçta 36 ünite hedeflenirken, kaynak arttırmaksızın bu rakam neredeyse iki katına çıkarılmıĢtı (Banfield, 1974). Diğerleri ise bu baĢarısızlığı; programın “oldukça teorik” ve kendi yaptığı düzenlemeler ile kendini kısıtlamakta olduğuna bağlamaktadır (Moynihan, 1969). Aynı zamanda programın meydana getirilmesinde baĢkan olarak görev alan Wood (1990) ise, uzun vadede alınan sonuçların “pozitif ve kısmen başarılı” olduğunu iddia etmesine karĢın, Frieden ve Kaplan (1975) “beklenti ve başarı arasındaki boşluğun” çok fazla göze çarpıcı olduğu sonucuna varmıĢlardır.
Aynı dönemde Ġngiltere‟de de kentsel yenileme alanlarında benzer sosyo-ekonomik güçlerin hâkim olduğu belirtilmektedir. Fiziksel alanda ise belirgin eğilim, çevrelerin ve yaĢamını devam ettiren yapıların onarılmasına doğru bir hızlı geçiĢ olarak görülmektedir. Bu programın sloganı ise “yeni evler içinde eski yerler”dir. Sosyal programlar yöre sakinlerinin katılımı, küçük ayrıntıları görebilme gibi Amerikan kökenli plancıların geliĢtirdiği ideallerden etkilenmektedir. Bu çerçevede 1975‟de yoksullukla savaĢ ile iliĢkili hatırı sayılır birleĢik bir bütçeye (34 milyon pound) sahip 3750
proje geliĢtirilmiĢtir. Yine bu çerçevede Ġngiltere hükümetinin çeĢitli bakanlıkları ve yerel otoriteler; kentsel program çatısı altında kısmen refah ve istihdam, eğitim gibi konularda çeĢitli görevler de üstlenmiĢlerdir (Murrie,1990, Gibson ve Langstaff, 1982; Carmon, 1999).
Kanada, Fransa, Ġsrail gibi ülkelerde de, Amerika‟nın kapsamlı modeli örnek alındığı görülmektedir. Kanada‟nın Mahalle GeliĢtirme Programı (Neighborhood
Improvement Program) 1973 de Kanada Parlamentosu tarafından onaylanmıĢ ve 322 yerel
otorite buna dâhil edilmiĢtir. Program, bir yandan mevcut binaların onarımı, güçsüz binaların yıkılması ve sosyal/toplum hizmetleri için ödenek ayrılmasını; diğer yandan da karar verme sürecinde bölgede oturan katılımcıların sigortalanmasını öngörmektedir (Lyon ve Newman, 1986).
1970‟li yıllar ile birlikte kentsel yenileme politikaları ve uygulamalarında kademeli bir değiĢim ortaya çıkmaya baĢlamıĢtır. Giderek artan iĢsizlik oranı kentlerin temel sorunu haline gelmiĢ; bu durum kentsel yenileme müdahalelerinin de ekonomik boyuta odaklanmasını beraberinde getirmiĢtir. Sanayi sektöründe yaĢanan gerilemeler ve yatırımların azalması ile ortaya çıkan ekonomik durgunluk, gündemde öne çıkarak sosyal yaklaĢımın yerini almıĢtır (Carmon, 1997). Bunun yerine, kent merkezlerinde ekonomik kalkınma ile istihdam yaratma konularının desteklenmesi vurgulanmaya baĢlanmıĢtır. Devlet ve yerel makamlar, kamu sektörü önderliğindeki sanayi için emlak geliĢtirme, çevresel iyileĢme ve küçük ölçekli isletme geliĢtirme stratejilerini desteklemiĢlerdir. Bununla birlikte kentsel alanların yenilenmesi ve korunmasında yöre sakinleri ile birlikte sağlanması tutumu ön plana çıkmıĢtır (Erden, 2003; Turok, 2004).
Bu dönem içerisinde, kent merkezlerindeki düĢük fiyatlı konut ve arazi fiyatları büyük ve küçük özel giriĢimcilerin ilgisini çekerek; kent ekonomileri için giderek önemli alanlar haline dönüĢmeye baĢlamıĢtır Kent merkezlerine geri dönüĢ süreçleri içinde, merkezde yer alan tarihi bölgeler de dikkat çekmeye ve çekici alanlar haline gelmeye baĢlamıĢtır. Bu yeni süreç aynı zamanda Ģehircilik dizininde de geniĢ ölçüde
kabul edilen tanımlamalara göre; kamu-bireysel ve kamu-özel ortaklıklarının giderek artan önemine iĢaret etmektedir (Carmon, 1997). Ġngiltere‟de 1979 yılında Muhafazakâr Hükümet, özel teĢvikler ve basitleĢtirilmiĢ planlama prosedürleri ile odak noktasını özel sektöre kaydırmıĢtır. Bu durum yerel yönetimin politik karakterinde de yeni bir odak noktası ortaya çıkmıĢtır. Konut, eğitim ve sosyal hizmetlerindeki tekel gücü ile çok fazla para harcaması, özel sektöre karĢı davranıĢlar sergilemesi ve bir bağımlılık kültürü yarattığı gerekçesiyle eleĢtirilmiĢtir. Hükümetin tepkisi, özelleĢtirme, rekabetçilik, mali kısıtlamalar ve sorumlulukların yerel makamlardan alınarak Kentsel GeliĢim ġirketleri
(Urban Development Corporations) gibi kurumlara ve Yenileme Bütçesi (Single Regeneration
Budget) gibi farklı türlerdeki yerel (mahalle özelinde) ortaklıklara kaydırılmasının bir
bileĢimi olmuĢtur. Kamu kaynaklarına yönelik rekabet, yerel yönetim kültürünün “ihtiyaç ve yetkilendirme” yerine “giriĢimcilik ve fırsat”ı vurgulamasını amaçlamaktadır. 1960‟lar ve 1970‟ler boyunca Batı kentlerinde gözlemlenen kentsel yenileme, devlet eli ile ve kamu kaynakları kullanılarak uygulanmıĢtır. Bu uygulamalar kimi zaman yerel düzeyde, kimi zaman da bölgesel düzeyde olmuĢtur. Ama değiĢmeyen; kent planlarının, siyasaların, finansmanın ve projelerin belirgin bir bütünlük içinde kamu kaynakları ile gerçekleĢtirilmesidir (Carmon, 1997).
1980‟li yıllarda değiĢen politik ve ekonomik çerçeveye bağlı olarak kentsel yenileme eylemleri de farklı bir yapılanma içersine girmiĢtir. 1980‟lerin baĢında yaĢanan ekonomik durgunluk, artan iĢsizlik ve buna bağlı olarak artan sosyal güvenlik harcamaları neo-liberal politikalarla birleĢerek yenileme uygulamalarının piyasa süreçleri altında Ģekillenmesine sebep olmuĢtur. Ġkinci dünya savaĢından 1970‟lerin sonuna kadar planlamanın üstlendiği ekonomik verimlilik, çevre koruma ve toplumsal gereksinimleri karĢılama rolü, piyasa mekanizmalarının güçlendirilmesi yoluyla ekonomik verimliliğin arttırılması olarak değiĢmiĢtir (Thorns, 2004).
Bu yeni uygulamalarda en çok dikkati çeken özellikler; kamu harcamalarını düĢürmek için yerel yönetim kaynakları ve güçlerinin azaltılarak merkezde toplanması ile yoğun bir özelleĢtirme süreci olmuĢtur. YaĢanan tüm bu yapısal değiĢimler ve azalan kaynaklarla birlikte artık kent içi alanlarda 1970‟lerin hâkim yenileme çalıĢmalarını sürdürmesi imkânsızlaĢırken, özelleĢtirme çalıĢmaları içerisinde Belediye evlerinin satıĢa çıkartılması, uzun dönemli planlamanın yerine piyasaya duyarlı esnek planlama yaklaĢımı ve bunun yarattığı kent dıĢı geliĢmeler, 1980‟lerde yenileme çalıĢmalarının farklı boyutlarda ilerlemesine neden olmuĢtur. Yeni yaklaĢım hem harcamalardaki kamu katılımını düĢürmeyle hem de büyük kent merkezlerinin spontane geliĢimindeki
beklenmedik değiĢimlerle bağlantılı olan ekonomik geliĢmeyi vurgulamaktadır. Avrupa Birliği içerisinde de kentsel alanları etkileyen sorunlara gösterilen ilgide son 20 yılda artıĢ olmuĢ ve bu durum söz konusu konulara yönelik çeĢitli politika ve giriĢimleri de beraberinde getirmiĢtir (Carmon, 1997; Carmon, 1999). Avrupa Konseyi konuyla ilgili 1981 yılında bir kampanya baĢlatmıĢ; “Urban Renewal” olan kampanyanın adı, daha sonra, bu kavramın yıkıp yeniden yapma gibi bir içerik taĢımasından ötürü, “Urban Renaissance” olarak değiĢtirilmiĢtir (Özden, 2001). Kentlerde yasam koĢullarının geliĢtirilmesi, kentlerin Ģimdiki ve gelecekteki rollerinin tanımlanması ve ne olacağının tartıĢılması, kentsel yaĢamın geliĢtirilmesi için mevcut yasaların uygulanması ve yeni yasal dayanaklar elde edilmesi, kentsel sorunlarla ilgili idari ve teknik yöntemlerin geliĢtirilmesi gibi (Çubuk, 1998) temel ilkeleri olan kampanya, pek çok Avrupa kentinin dönüĢmesine katkıda bulunmuĢtur.
1980‟lerin uygulamalarında yeni olan bir diğer nokta ise yenileme projelerinde uygulama görevinin yerel yönetimlerden alınarak kamu-özel sektör ortaklığına dayanan Kentsel GeliĢme ġirketleri‟ne verilmiĢ olmasıdır. Özel sektörün bu ortaklıkta daha önemli roller üstlenmesi için özendirici mekanizmalar tanımlanmıĢtır. Yenilenme için belirlenen alanlardaki tüm planlama gücü, kamu fonlarının idaresi kentsel geliĢme Ģirketlerine verilmiĢ ve bu Ģirketler doğrudan merkezi hükümete karĢı sorumlu tutulmuĢtur. Bu Ģirketlerin asıl görevi belirlenen alanlarda küresel ekonomik talepler doğrultusunda geniĢleyen kent merkezlerinin gereksinim duyduğu ofis binaları ve bu sektörlerde çalıĢanların taleplerini karĢılayacak konut alanları oluĢturmaktır. Bu nedenle bu bölgenin yerel halkına yönelik programların oluĢturulmamasından dolayı geliĢmeler genellikle yerel halkın aleyhinde sonuçlar doğurmuĢtur.
Bu dönem aynı zamanda dilimize önceleri “soylulaştırma” daha sonraları ise “seçkinleştirme, “mutenalaştırma” olarak da çevrilen; düĢük gelirlilerin yaĢadığı kent merkezindeki eski konutları, orta ve üst gelir grupları tarafından satın alarak yenilenmesi olarak tanımlanabilen “gentrification” modelinin de yaygınlaĢmaya baĢladığı dönem olmuĢtur. SoylulaĢtırma, kentlerin merkezi iĢ alanı gibi canlı, hareketli ve sahip olduğu mimari-tarihi cazibesi olan bölgelerinde meydana getirilmektedir. SoylulaĢtırma sürecinin ilk tanımı bir sosyolog olan Ruth Glass tarafından yapılmıĢtır. Glass (1964); Londra‟daki iĢçi-alt gelir grubuna ait konutların orta düzey gelir sahibi gruplar tarafından alınarak; mütevazi müstakil ve sıra evlerin, pahalı konutlara dönüĢtürüldüğünü, bu süreç baĢladıktan sonra hızla geliĢerek iĢçi sınıf dıĢarı atılarak alanın sosyal yapısının da değiĢene dek sürdüğünü iddia etmiĢtir. Dolayısıyla
baĢlangıçta Ġngiltere‟de baĢlayan bu süreç kırsal alanlardaki zengin/soyluların “kente dönüĢ” hareketi olarak değerlendirilmiĢtir.
Amerika, Kanada ve Batı Avrupa ülkelerindeki araĢtırmacılar, soylulaĢtırma sürecindeki hedef kitlenin daha yüksek eğitim seviyesine sahip genç insanlar ve çocuksuz çalıĢan çiftler olduğunu belirtmiĢlerdir. Hedeflenen bu kitlenin birikimleri aynı zamanda birer yatırım olarak görülmekteydi. Bu sayede kötüleĢen merkezi mahallelerde eski binaların da onarılması hedeflenmektedir (Lipton, 1977; Gale, 1984; Gale, 1990; Ley, 1981; Ley, 1992; Smith ve Williams, 1986; Weesep ve Musterd, 1991).
SoylulaĢtırma ve onun sonuçları çok fazla dikkat ve eleĢtiri çekmiĢtir. DüĢük gelir sahibi nüfusun zorla dıĢarı atılması ve yerine sık sık orta gelir grubunun girmesini öngören yaklaĢım, yerini tamamen kızgınlık ve öfke ile yapılan tartıĢmalara bırakmıĢtır (Grifffth, 1996; Carmon, 1999). AnlaĢmazlıklara rağmen yerel otoriteler orta sınıf üyelerinin "kente dönüĢ" hareketini sürecin baĢladığı bölgelerde uygun düzenlemeler, vergi indirimleri, para yardımları, yolların ve diğer servislerin geliĢtirilmesi yoluyla teĢvik etme eğilimindedir. Bazı araĢtırmacılar ise, soylulaĢtırmanın ölçü ve etkilerinin 1970 ve 1980‟li yılların kentsel literatüründe abartıldığını ve bu sürecin 1990‟ların baĢında azalmasının ötesinde, kendiliğinden önemi azalacağını iddia etmektedirler (Bourne, 1993; Kaufman ve Carmon, 1992; Laska ve Spaini, 1980).
1990‟lı yıllar, planlamanın değiĢen ekonomik sosyal ve çevresel amaçlarını sürdürülebilir geliĢme ve yenileme ilkelerinin oluĢturmaya baĢladığı dönemdir. Bu prensipler içinde en temel olanı, sürdürülebilirliğin üç temel kavramı olan; ekonomi, çevre ve sosyal yapının dengesidir. Karar alma sürecindeki bu en temel ilkeler, 1990‟larda oluĢan planlama yaklaĢımını da tanımlamaktadır. Kentlerin korunması ve geliĢtirilmesi sürecinde alınan tüm planlama kararları ve müdahaleler içinde bu üç bileĢenin dengeli biçimde yer almasının gerekliliği kabul görmüĢtür (Erden, 2003).
Kentsel yenilemeye yönelik etkin bir yaklaĢımın, çok sektörlü olması (konut, çevre, eğitim, gelir ve istihdam unsurlarını içerecek Ģekilde), yerel grupların yanı sıra özel sektörün de dâhil olduğu ilgili tüm aktörlerin sürece katılması ve yenilenme giriĢimleri yönetiminin yerel-merkezli bir kuruluĢ tarafından organize edilmesi türündeki bileĢenleri içermesi gerektiği konusunda artık bir fikir birliği oluĢmuĢtur. 1990‟lı yılların ortalarından baĢlayıp halen süren dönem, gerek piyasa gerekse devlet merkezli geliĢmenin yetersizliklerinden yola çıkarak, bu süreçte devlet ve piyasa