• Sonuç bulunamadı

Bazı protein kaynaklı yem hammaddelerinin farklı depolama şartlarındaki değişikliklerinin mikrobiyolojik ve mikroskopik yöntemlerle belirlenmesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bazı protein kaynaklı yem hammaddelerinin farklı depolama şartlarındaki değişikliklerinin mikrobiyolojik ve mikroskopik yöntemlerle belirlenmesi"

Copied!
38
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)
(3)
(4)
(5)
(6)
(7)
(8)
(9)
(10)
(11)

1. GİRİŞ

Hayvansal üretimde işletme maliyetlerinin yaklaşık olarak %70’ini yem oluşturmaktadır. Bu nedenle hayvansal ürünlere karşı talebin arttığı günümüzde, daha çok hayvansal gıda üretimi yapabilmek için, kaliteli yem üretimini arttırmamız gerekmektedir (Karahocalıgil ve Ege 2004). Karma yem üretiminde kullanılan hammaddeler, üretimleri sonrası yem fabrikalarına ulaşana dek veya yem üretiminde kullanılana kadar yem talebine göre değişen sürelerde depolanmaktadır. Özellikle fiyatların ucuz olduğu dönemlerde alımı fazla yapılan hammaddeler uygun olmayan depolama şartlarına maruz kaldıklarında yem yapımında kullanılamamaktadırlar (Ergül 2005).

Karma yem endüstrisinde, kaliteli üretim yapabilmek için sürekli yeni tekniklerin kullanılması gerekmektedir. Bu endüstrinin daha güçlü olması ve sürekli büyüyebilmesi için hammadde kalitesinin de sürekli aynı şekilde artması gerekmektedir. Yüksek kaliteli yem üretmek amacıyla, hammaddelerin ve üretilen karma yemlerin kalite kontrolü özellikle önem taşımaktadır. Hammaddelerin kalitesiz olması, isteyerek veya istemeyerek oluşabilen bulaşmalar, anti besleme faktörü içeriği ya da toksik bileşenler yemlerin besin içeriklerinden yeterince yararlanılamamasına neden olmaktadır (Khajarern ve Khajarern 2008).

Hayvanlardan kaliteli ürün elde edilmesinde yemlerin içerdiği besin maddelerinin yanı sıra mikrobiyolojik özellikleri de büyük önem taşımaktadır (Basmacıoğlu ve Ergül 2003). Bunun nedeni yemlerin fazla miktarda mikroorganizma taşıyıcı olmasıdır. Mikroorganizmaların yemlere bulaşması toprak, rüzgar, yağmur, mekanik etkiler ve böcekler gibi etkenlerden kaynaklanmaktadır. Bazı mikroorganizmalar ise hayvan dışkısı ve gübreleme ile de tarlaya bulaşabilmektedir (Maciorowski ve ark. 2007).

Bu nedenle iyi kaliteli bir yem hammaddesinin besin maddelerinin miktar ve kullanabilirliği bakımından üstün özelliklere sahip olması beklenmektedir.

Yem mikroskopisi, tanımlanan yem hammaddelerinin kalitesini, hammaddenin miktarını ve yabancı maddelerin miktarını belirlemekte kullanılmaktadır.

(12)

Yem mikroskopisi ile tek kaynaktan sağlanan hammaddelerin saflığı, birden fazla hammaddeden oluşan karma yemlerde ise katılan hammaddeler ve kontaminantlar belirlenebilmektedir. Mikroskopi subjektif bir analiz olup, kompleks hammadde analizlerinde ve kalite değerlendirmelerinde mümkün olan en hızlı cevabı sağlayabilmektedir. Ancak yem mikroskopisinin en büyük avantajı kimyasal analizlerden daha az zaman ve para gerektirmesidir.

Hammaddelerin fazla miktarda üretilmesi, yem üretiminin yıl boyu sürmesi ve ham maddelerin ucuzken bol miktarda alımının yapılması ile depolamayı kaçınılmaz kılmaktadır.

Depolamanın süresi ve şartları, mikroorganizmalar tarafından bulaşma ile depolanan ürünün besin madde kayıplarına uğraması engellenemez durumda olduğu için, depolama şartlarının optimizasyonu ve yem katkı maddelerinin kullanımı ile depolama sırasındaki olumsuzluklar önlenebilir.

Yapılan bu çalışmada, kanatlı hayvanların yemlerinde önemli yer tutan, hayvansal ve bitkisel protein kaynaklarının farklı süre ve şartlarda depolanmasının etkileri, yem mikrobiyolojisi ve yem mikroskopisi teknikleri kullanılarak incelenmiştir.

(13)

2. KAYNAK ARAŞTIRMASI

2.1. SOYA FASULYESİ KÜSPESİ

Türkiye’de, 1930’lu yıllarda Karadeniz Bölgesi’nde ekimine başlanan ve son 20 yıldan itibaren de Akdeniz Bölgesi’nin sulanabilen alanlarında yetiştirilen soya fasulyesi, gıda maddesi, hayvan yemi ve sanayi hammaddesi olarak tüketilmektedir.

Soya fasulyesi, ham olarak da tüketilmektedir ve protein bakımından oldukça zengindir. Ayrıca yağ bitkisi olması nedeniyle, işlenerek yağ ve protein ürünleri olarak da tüketilmektedir. Günümüzde, soyadan (kahve kreması, pişirme yağı, dolgu yağı, margarin, mayonez, ilaç, yem, farmasötik, insektisid, kauçuk, yağ, anti korozyon maddeleri, anti statik maddeler, macun bileşenleri, inşaat malzemeleri, beton katkı maddeleri, bakım yağları, mürekkep, baskı maddeleri, kalemler, dezenfektan, yapıştırıcı, elektrik izolasyon maddeleri, analitik kimyasallar vb.) sayı ve çeşit bakımından oldukça fazla ürün elde edilebilmektedir (Yılmaz ve Bayar 2004).

Devlet istatistik Enstitüsü Tarımsal Yapı ve Üretim 2005 – 2007 yılı verileri çizelge 2.1’de özetlenmiştir.

Çizelge 2.1.Türkiye Soya ekim alanı üretim ithalat ve ihracat durumunun yıllara göre dağılımı

Üretim (ton ) Ekilen alan ( ha ) İthalat ( ton ) İhracat ( ton ) SOYA

2005 29.000 8.600 1.964.418 15.979

2006 47.300 11.918 2.051.102 51.450

2007 30.666 8.675 1.464.909 38.824

(Kaynak: TUİK, 2005-2007)

Dünya’da önemli soya fasulyesi üreticisi ülkelerdeki üretim ve fiyat değerleri çizelge 2.2.’de özetlenmiştir.

Çizelge 2.2.Dünya Soya üretim ve fiyat verileri (2007)

SOYA

2007 Üretim (Int $ 1000) Üretim Değerleri (ton)

ABD 14910080 72860400 Brezilya 12287500 57857200 Arjantin 10147140 47482784 Hindistan 2264313 10968000 Çin 2231204 13800147 (Kaynak: FAO, 2007)

(14)

American Association of Feed Control Official ( AAFCO ) standartlarına göre soya fasulyesi küspesinin taşıması gereken özellikleri çizelge 2.3’de özetlenmiştir.

Kimyasal Analiz;

Çizelge 2.3. Soya Fasulyesi Küspesinin taşıması gereken özellikleri

Protein (min) 44%

Yağ (min) 0,50%

Selüloz (max) 7%

Nem (max) 12%

Üreaz oranı 0.05-0.20%

Renk Koyu sarı- Açık kahverengi

Koku Taze ,ürün tipinde,yanma izleri göstermeyen, ekşi, bayat veya küf kokulu olmamalı

Tat Hoş ve kendine özgü tadı olmalı

Yapısı Homojen, rahat akış gösteren, büyük parçalıklı veya aşırı ince yapıda olmamalı (Kaynak: AAFCO, 2008)

Devlet istatistik Enstitüsü Tarımsal Yapı ve Üretim 2008 yılı verileri çizelge 2.4’de özetlenmiştir.

Çizelge 2.4.Türkiye Yağlı tohum bitkilerinin ekim alanı, üretim ve verim durumu ( 2008 ).

YAĞLI TOHUMLAR 2008 Ekilen Alan (dekar) Hasat Edilen Alan (dekar) Üretim (ton) Verim (kg/da) Susam 29,236 285,886 20,338 71 Keten 670 670 40 60 Kenevir 294 294 12 41 Haşhaş 200,429 200,429 10,834 54 Çiğit 4,950 4,948,907 1,077,440 218 Yerfıstığı 248,376 248,296 85,274 343 Soya 94,444 94,444 34,461 365 Aspir 54,021 53,846 7,068 131 Kolza ( Kanola ) 281,000 278,784 83,965 301 Ayçiçeği ( Yağlık ) 5,100,000 5,092,788 900,387 177 Ayçiçeği ( Çerezlik ) 700,000 686,793 91,613 133 Yağlı Tohumlar Toplamı 11,921,470 11,891,137 2,311,432 1,984

(Kaynak: TUIK, 2008)

(15)

2.2. BALIK UNU

Balık ve yan ürünleri yüzyıllar öncesinden beri hayvan beslemede geniş çapta kullanılmaktadır.

Balık unu temiz, bozulmamış, yağı ekstrakte edilmiş ya da edilmemiş bütün balık ya da balık artıklarının birlikte veya yalnız olarak kurutulup öğütülmesiyle elde edilir.

Balık ununun kalitesini içerisindeki yağ oranı direkt etkilemektedir. Yağ oranının yüksek olması balık ununun kalitesini olumsuz yönde etkilediği gibi yağın acılaşmasıyla beraber yemin bozulmasına da neden olur. Balık yağı kanatlılar için esansiyel yağ asiti olan linoleik asit bakımından yetersizdir. Ancak diğer esansiyel yağ asiti linolenik asit bakımından ise zengindir. Bu nedenle kanatlı rasyonlarında balık unu kullanılması durumunda esansiyel yağ asit ihtiyacı da karşılanmış olmaktadır. Broyler ve yumurta tavuğu rasyonlarına balık ununun katılması durumunda ette ve yumurtada omega 3 yağ asitlerinin (DHA ve EPA) arttığı gözlenmiştir. Bu yağ asidinin özellikle kardiovasküler hastalıklarda önemli rolü olduğu bilinmektedir. Balık ununun su oranı % 10’dan fazla olmamalı ve tuz oranı %7’yi aşmamalıdır.

Balık unu, amino asit bakımından oldukça zengindir ve hayvanlar tarafından sentezlenemeyen esansiyel amino asitler yeterli düzeyde bulunur.

Balık unu, soya ve arpada aminoasit içeriği çizelge 2.5’de özetlenmiştir.

Çizelge 2.5. Balık unu, soya ve arpada aminoasit İçeriği

g/kg Balık Unu Soya Arpa (42)

Lisin 48 27 5 Metiyonin 16 6 2 Sistin 5 6 3 Treonin 25 17 4 Triptofan 6 7 2 Lösin 43 38 8 İzolösin 25 28 4 Valin 28 22 6 Fenilalanin 23 21 6 Arginin 35 31 5 Histidin 17 11 2 (Kaynak: IFFO, 2002)

(16)

Geçmişte; Büyük Britanya ve Japonya’da balık unu ve balık, gübre olarak kullanılırken, yüksek besin değeri nedeniyle hayvanların ilk beslenmesinde de yerini almıştır. Balık unu daha çok su ürünleri yetiştiriciliği olmak üzere, tavukçuluk ve domuz yetiştiriciliğinde kullanılmaktadır.

Su ürünleri yetiştiriciliği sektörü dünya balık unu üretiminin % 34’ünü ve balık yağı üretiminin %74’ünü tüketmektedir. 2010 yılında bu tüketim oranlarının balık ununda %50’ye balık yağında ise %80-100’e çıkması tahmin edilmektedir.

Çizelge 2.6. Dünya balık unu tüketim %’si Tüketim %

2002 2006 2010

46 46 50

(Kaynak: FAO, 2006)

Balık unu kanatlılar ve diğer hayvanlar için mükemmel bir kalsiyum, fosfor kaynağıdır. Balık ununda kül miktarı %10-25 arasında değişmektedir. Kül düzeyinin yükselmesi aynı zamanda kalsiyum ve fosfor düzeyinin artmasına yol açar. Hayvanlar bitkisel proteinlerdeki kalsiyum ve fosforun aksine balık unundaki kalsiyum ve fosfordan daha iyi yararlanır. Ancak balık ununda bulunan selenyum, selenoprotein yapısından dolayı hayvanlar tarafından yeterince değerlendirilemez. Balık unu kanatlı rasyonlarına proteininin kaliteli ve yüksek sindirilebilirliğe sahip olması nedeniyle katılmaktadır (Yıldırım 2005).

American Association of Feed Control Official ( AAFCO ) standartlarına göre balık ununun taşıması gereken özellikleri çizelge 2.7’de özetlenmiştir.

Çizelge 2.7. Balık ununun taşıması gereken özellikleri

Kimyasal Analiz

Protein 60%

Yağ 11%

Selüloz 1%

Nem %7-11

Sindirilebilir Protein (min) 92%

Kum %1'den az

Tuz (NaCl) 3%

Fiziksel Analiz Elek Analizi,

%100'ü No:7 (US) elekten geçebilecek %98'iNo:10 (US) elekten geçebilecek özellikte Renk Açık gri-sarı-koyu kahverengi

Koku Balığa has koku

(Kaynak: AAFCO, 2008)

(17)

Türkiye’deki balık unu ve yağı fabrikaları Karadeniz’de hamsi balıkçılığı potansiyeline dayalı olarak kurulmuş ve sadece bu bölgede gelişmiştir.

Balık unu üretimi yapan ilk 5 ülke çizelge 2.8’de özetlenmiştir.

Çizelge 2.8.Balık unu üretim yapan İlk 5 ülke

BALIK UNU ÜLKELER 2003 2004 2005 2006 2007 2008 1000 Ton Peru/Şili 1886 2918 2941 2233 2120 2063 Danimarka/Norveç 442 471 376 389 317 302 İzlanda 271 204 179 162 135 251 Toplam 3388 3593 3496 2783 2717 2608 (Kaynak: IFFO, 2008)

Balık unu çeşitli balık türlerinden yapılmakta olup, ülkelere göre değişmektedir. Peru hamsiden (Engraulis spp.), Şili hamsi (Engraulis spp.) ve istavritten (Trachurus spp.), Amerika menhaden’den (Brevoortia spp.), Norveç ve İzlanda ringa (Clupea harengus) ve capelin’den (Mallotus villosus), Japonya ve Güney Afrika sardalya’dan (Sardina pilchardus), Kanada ringa’dan (Clupea harengus) balık unu yapmaktadır (Yıldırım 2005).

Dünya Balık Unu Üretimi (2002-2007) çizelge 2.9’da özetlenmiştir.

Çizelge 2.9. Dünya balık unu üretimi (2002-2007)

(Kaynak: IFFO, 2008) Mil/Ton 2002 2003 2004 2005 2006 2007 Peru 1.941.400 1.250.800 1.982.700 2.019.900 1.378.000 1.407.000 Şili 839.300 664.300 933.100 794.200 810.800 770.000 Danimarka 310.500 245.600 259.200 213.100 209.400 166.000 Norveç 240.800 212.100 215.100 154.300 169.500 172.000 İzlanda 304.300 278.700 204.200 188.400 144.100 152.000 Toplam 3.636.000 2.651.500 3.594.300 3.369.900 2.711.800 2.667.000 Diğer Ülkeler 2.565.700 2.750.100 2.680.200 2.455.700 2.431.500 2.303.000 Toplam Dünya Ülkeleri 6.201.700 5.401.600 6.274.500 5.825.600 5.143.300 4.970.000

(18)

Dünya balık unu ihracatı (1997-2007) çizelge 2.10’da özetlenmiştir. Çizelge 2.10. Dünya Balık Unu İhracatı (1997-2007)

(Kaynak: IFFO, 2008) 8 1000 Ton 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 Çin 976 416 673 1241 984 976 797 1147 1598 980 986 Japonya 437 330 346 338 478 480 388 402 376 412 350 Norveç 128 100 143 183 143 127 150 162 202 211 220 Almanya 293 252 233 304 197 210 198 183 232 239 210 Tayvan 320 172 294 299 295 242 239 238 234 213 152 Danimarka 87 94 139 131 130 135 167 132 142 155 151 Vietnam 14 15 29 20 60 61 96 83 104 Yunanistan 36 40 40 53 77 84 74 69 87 85 96 UK 285 239 221 241 233 192 184 143 138 143 91 İspanya 97 63 94 123 116 89 95 105 82 68 81 Rusya 144 95 73 40 167 133 99 55 90 52 59 İtalya 87 48 68 76 87 67 66 64 63 54 57 Avustralya 35 44 44 49 57 Endonezya 121 40 77 118 113 67 57 70 83 89 55 Türkiye 18 54 39 44 55 Kanada 77 62 66 98 102 80 68 61 55 65 48

(19)

2.3.YEMLERİN DEPOLANMASI

Karma yem endüstrisinin gelişmeye başladığı dönemlerde depolama olayı pek dikkat edilmeyen bir konuydu. Teknolojinin ve endüstrinin gelişmesi ile birlikte zamanla depolanan ürünlerde meydana gelen bozulmaların, çürümelerin ve besin madde kayıplarının tespit edilmesi, sonucunda yem ve yem hammaddelerinde meydana gelen kayıplar ile bunlardan dolayı oluşan yüksek maliyetlerden dolayı gerek işletmeler gerekse fabrikalar için depolama günümüzde çok dikkat edilen bir noktaya gelmiştir (Ergül 2005).

Tüm karma yem hammaddeleri çeşitli maya, mantar ve bakteriler ile doğal olarak bulaşmış haldedirler (Luna Kimya 2007). Yem ve yem hammaddelerinde mikroorganizma sayılarının daha da artması en çok depolama esnasında meydana gelmektedir. Bu artışın hızı sıcaklık, ortam pH’ı, nem gibi faktörlere bağlıdır. Normal depolama koşullarında 1 g yemdeki mantar sayısı 1000’in, bakteri sayısıda 10000’in üzerine çıkmamalıdır. Fakat mikroorganizmalar uygun gelişme ortamlarını bulduklarında çok kısa bir sürede sayılarını 10 kat arttırabilmektedirler (Ergül 2005).

2.3.1.Karma yemlerin depolanması

Karma yemler toz veya pelet formda üretilir ve işletmelere, dökme veya çuvallı olarak teslim edilirler. Depolama özellikleri yönünden baktığımızda toz yemlerin %12,2’lik nem içeriği yönünden pelet yemlere göre daha kolay küflenme meydana gelebilmektedir (Ergül 2005).

2.3.2.Bitkisel kökenli yemlerin depolanması

Bitkisel kökenli yem hammaddeleri karma yem kaynaklarının yaklaşık %90’ınını oluşturmaktadırlar. Ülkemizdeki üretim yetersizliği ve elde edilen ürünlerde ki kalite sorunları bizi ithalata zorunlu kılmaktadır (Karabulut ve ark. 2007).

Tahıllarda ‘kırık dane’ sayısının fazla oluşu mantar gelişimi arttıran en önemli faktörlerden biridir. Tahıl formunun kırık daneli olması durumunda tüm danelilere göre küflenme 5 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir (Ayhan 1991).

Bitkisel ürünlerin depolanmasında küflenme ve mikotoksin oluşumlarını engelleyebilmek için ürünler olgunlaştıkları dönemlerde hasat edilmeleri gereklidir.

(20)

Hasat sırasında kullanılan ekipmanların ürünlerde herhangi bir mekanik zarar yaratmamalı ve hasat sonrası nemi yüksek olan ürünler hemen kurutulmalıdır (Kaya ve ark. 1995).

Dane yemler içerinde yer alan mısır ve yulaf yağ içerikleri bakımından diğer bitkisel ürünlere göre daha zengindir. Fakat yağ asidi oksidasyonu nedeniyle diğer dane yemlere göre ek bir risk oluşturmaktadırlar (Ergül 2005).

Uygun bir depolama gerçekleştirebilmek için tahılların (mısır, buğday, kırılmış pirinç) nem düzeylerinin %12–13’ü geçmemesi ekspeller ve ekstraksiyon küspeleri için nem düzeylerinin %10–11, pirinç ve buğday kepeği için ise %11–12 nem içeriğini aşmaması gerekir. Belirtilen nem değerleri aşıldığı takdirde yem hammaddelerinde ilk önce küflenme daha sonra çürümeler başlayarak eldeki hammaddelerin besin madde değerlerinde azalmalar ve ekonomik kayıplar oluşabilir (Ayhan 1991).

2.3.3.Hayvansal kökenli yemlerin depolanması

Hayvansal kökenli yemlerde en sık rastlanan zararlı mikroorganizmalar Micrococcaceae, Lactobacillaceae ve Bacillaceae familyasında olanlardır. Ortamda fazla miktarda protein bulunması nedeniyle küf mantarları, mayalara kıyasla daha zengin bir topluluk oluşturabilirler (Ergül 2005).

Hayvansal kökenli yem hammaddelerinin işlenmesi sırasında kullanılan teknolojiden dolayı hayvansal kökenli yemler, bitkisel kökenlilere göre mikroorganizmalarca daha az oranda bulaşık durumdadırlar. Fakat bulaşma sonrası bitkisel kökenlilere göre daha fazla etkilenirler (Ergül 2005). Hayvansal kökenli yemlerin işleme teknolojisinden dolayı hücre zarları sıcaklık ve mekanik etkilerler sonucunda büyük oranda tahrip olur. Buda mikroorganizmaların hücre içine daha kolay girmelerine ve kısa sürede çoğalmalarına olanak sağlamaktadır. Bu nedenle hayvansal kökenli yemlerin saklanmasında yemin su ve yağ içeriği yanında depolama koşullarına dikkat edilmesi ve özen gösterilmesi gerekmektedir (Ayhan 1991). Balık unu herhangi bir sorun oluşturmadan depolanabilmesi için depo sıcaklığının 20oC‘nin üzerinde çıkmaması, depolandığı yerde ise depo oransal neminin %75’in altında olması gerekir. Ambalajlanma yönünden ise kağıt ambalajlarda herhangi bir sorun olmamakla birlikte jüt çuvallarına konulan balık onları sıcak bölgelerde sorunlara neden olur (Ergül 2005).

(21)

2.4. YEM MİKROSKOPİSİ

Yem mikroskopisi, tanımlanan yem hammaddelerinin kalitesini, hammaddenin miktarını ve yabancı maddelerin miktarını belirlemektedir.

Yeni ve deneyimli yem mikroskopistlerinin kaynak olarak referans hammadde koleksiyonuna ihtiyacı olmaktadır. Her mikroskopist mümkün olduğu kadar saf yem hammaddeleri, potansiyel bulaşmalar, yabancı maddeler ve diğer yem içine girebilecek olası parçalar gibi birçok referans örneği toplamalı ve kayıt altında bulundurmalıdır. Mikroskopist her örneğin ayırıcı özelliklerini büyütme yapmadan, düşük büyütme altında (8-50) ve ardından yüksek büyütme altında (100-200) incelemektedir. Referans örnekler, kabaca öğütülmüş ya da ince öğütülmüş olsalar bile, yemlerde onlara rastlanmadan önce kolayca tanınabilmeli ve ayırılabilmeldir.

İyi organize edilmiş ve düzenli olarak incelenen koleksiyon mikroskopistlere önemli bilgi ve zaman kazandırmaktadır. Bu nedenle, referans hammadde koleksiyonu çok önemli ve mutlaka uygun bir şekilde muhafaza edilmesi gerekmektedir. Küçük temiz cam şişelerde mikrobiyal bulaşmalar ve böcek istilasını önlemek için kapağı sıkıca kapatılıp saklanmalı ve koleksiyon kolayca çıkarıp tekrar incelemeye izin veren kutular ya da dolap içinde ışıktan korunarak saklanması gerekmektedir.

Bu nedenle yem mikroskopisi yem üretim işlemleri için geliştirilen entegre kalite kontrol programlarının önemli ve en önce başvurulması gereken bir parçasıdır (Khajarern ve Khajarern 2008).

2.4.1 YEM MİKROSKOPİSİ ÇEŞİTLERİ

Yem mikroskopisini kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kısıma ayırabiliriz.

Kalitatif yem mikroskopisi, yabancı maddelerin veya hammaddelerin, dış görünüşlerinin (stereo mikroskop) ya da hücresel özelliklerinin (normal mikroskop) ile değerlendirilmesi ve tanınmasıdır.

(22)

Kantitatif mikroskopi ise, hammaddelerdeki bileşenlerin, kontaminantların yada karma yemdeki hammaddelerinin miktarının belirlenmesidir (Khajarern ve Khajarern 2008).

2.4.1.1 Stereo Mikroskopla İnceleme

İncelenen hammadde veya karma yemin renk, yapı, koku ve tat gibi temel bilgileri, değerlendirilerek not edilmesi gerekmektedir.

Yem mikroskopisinde flotasyon teknikleri de uygulanmaktadır. Mevcut olan çeşitli partiküllerin ayrışmasına ve incelenen yemin hammaddelerinin ve varsa yabancı maddelerin mikroskopla tanınmalarını flotasyon yöntemleri kolaylaştırmaktadır.

Bu nedenle flotasyon yöntemleri, hammaddelerin benzinde yüzdürülerek, böcek pisliği ve kemirgen bulaşıklığı gibi, mevcut yabancı maddelerin belirlenmesi prensibinden alınmıştır.

Yem mikroskopisinde, bir sonraki aşama flotasyon uygulansın ya da uygulanmasın her elek fraksiyonu petri kaplarına ayrılıp yayılmalıdır. Stereo mikroskopla inceleme kaba partiküllerden ince partiküllere doğru çalışma ile başlar. İnceleme petrinin bir ucundan başlayarak karşıya doğru yapılmalıdır. İncelenen materyaller incelenmeyen kısımdan ayrılmalıdır. Keskin uçlu pensler, yakın inceleme için küçük partiküllerin ayrılmasını kolaylaştırmak amacıyla kullanılmalıdır ve sertlik, yapı ve tekstür için farklı partiküller test edilmelidir.

Karma yemin incelenmesinde, karmanın referans hammadde listesi elde bulundurulmalı ve her hammadde bulunduğunda not edilerek işaretlenmelidir. Listedeki hammaddeler aranırken çeşitli kontaminantlar, yabancı maddeler ve listede olmayan başka hammaddelerle karşılaşılırsa hemen not edilmelidir (Khajarern ve Khajarern 2008).

2.4.1.2 Normal Mikroskopla İnceleme

Hammadde tanınmayacak kadar küçük öğütülmüş ve çok az sayıda katılmış olduğu zaman histolojik yapı ile tanımak için normal mikroskop kullanılması gerekebilmektedir. Bu nedenle 100 kat büyütmede tarama yüksek büyütmeden daha hızlı ve daha az yorucudur. Çok ince öğütülmüş örneğin az bir miktarı (0.01-0.1 g) lam üzerine koyulur, bir damla kadar taşıyıcı sıvı eklenir, iyice karıştırılır, ve lamın tamamına düzgünce yayılır. Taşıyıcı sıvı olarak distile

(23)

su, kloaral hidrat, gliserol yada mineral yağ kullanılır. Lam mikroskoba yerleştirilerek dikkatlice incelenir. İnceleme sol üst köşeden başlanarak sağ üst köşeye doğru sistematik bir şekilde yapılır, sonra sahanın eninden aşağıya indirilir ve inceleme tekrar sağ köşeden sol köşeye doğru yapılır. İnceleme ileri geri lam tamamlanana kadar yada aranan tüm yapılar bulunana kadar devam edilir (Khajarern ve Khajarern 2008).

(24)

3. MATERYAL VE YÖNTEM

3.1. Yem Materyali

Araştırmada, hayvan beslemede kullanılan başlıca protein kaynakları olan, (soya fasulyesi küspesi ve balık unu) çevrede bulunan yem fabrikalarından temin edilmiştir.

Çalışmada kullanılan soya fasulyesi küspesi ve balık ununun (10x) büyütmede mikroskop altında görünümü verilmiştir (Resim 1-2).

Resim 1. Çalışmada kullanılan soya fasulyesi küspesinin mikroskop altında görünümü(10x)

(25)

Resim 2. Çalışmada kullanılan balık ununun mikroskop altında görünümü(10x)

Çalışmada kullanılan soya fasulyesi küspesin ve balık ununun besin madde analiz değerleri çizelge 3.1’de verilmiştir.

Çizelge 3.1. Hammaddelerin depolama öncesi ham protein (HP) , ham selüloz (HS) ve ham kül (HK) düzeyleri (%, KM)

Yem Maddesi Ham Kül (%) Selüloz(%) Ham Protein(%) Ham Soya Fasulyesi

Küspesi 7,63 4,71 48,7

Balık Unu 11,5 - 67,48

Soya fasulyesi küspesi ve balık ununun besin madde değerleri kompozisyonu kullanılan standart Wende analiz yöntemlerine göre belirlenmiştir (AOAC 1990). Soya fasulyesi küspesinin ham protein %48,7, ham kül %7,63 ve ham selüloz %4,71, balık ununun ham protein %67,48 ve ham kül %11,5 olarak bulunmuştur.

(26)

3.2. Yöntem

Araştırmanın deneme deseni, faktöriyel deneme planına uygun olarak, 2 farklı depolama sıcaklığı, 2 farklı depolama süresi ile 2 farklı hammadde türü olmak üzere planlanmıştır. Çalışmada hayvansal ve bitkisel protein kaynağı yer almıştır. Her gruptan 2 adet örnek alınıp laboratuar şartlarında analizler yapılmıştır.

3.2.1. Mikrobiyolojik analizler

Çalışmada gerek depolama öncesi, gerek depolama süreleri sonrasında maya, küf yoğunlukları saptanmasına yönelik analizler gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla 25 g’lık örnekler 225 ml peptonlu su aracılığı ile 2 dakikadan az olmamak koşulu ile karıştırılıp mikroorganizmaların mümkün olduğu ölçüde materyalden ayrılması sağlanmıştır. Elde edilen stok materyalden logaritmik seride dilüsyonlar hazırlanarak 1 saati aşmayan zaman zarfında ekim işlemi yapılmıştır. Maya ve küf için Malt ekstrakt agar, kullanılmış, 37oC sıcaklıkta 3 günlük inkübasyona bırakılmış ve gelişen koloniler sayılarak kob/g olarak belirlenmiştir. (Seale ve ark. 1990).

Çizelge 3.2. Hammaddelerin depolama öncesi maya ve küf değerleri etkileri (log10’a göre kob/g)

Yem Maddesi Maya Küf

SFK 1,371 -

B.Unu 0,943 -

3.2.2. İstatistik Analizler

Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde varyans analizi, gruplar arası farklılığın belirlenmesinde Duncan çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır (Soysal 1998). Bu amaçla Statistica paket programı (1994) kullanılmıştır.

3.2.3. Mikroskobik Ölçümler

3.2.3.1. Stereo Mikroskopla İnceleme

Yapılan bu çalışmada, Leica S8APO, ScopeTek photo, (version: 3.0.12.785) stereo mikroskop, programı kullanılarak analiz edilmiş ve aşağıda resim olarak verilmiştir.

(27)

Resim 3. Çalışmada kullanılan stereo mikroskop görünümü

(28)

4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA

Hayvan beslemede kullanılan başlıca protein kaynağı olan soya fasulyesi küspesi ve balık ununun farklı depolama süresi ve şartlarında maya ve küf sonuçları çizelge 4.1’de

özetlenmiştir.

Araştırma sonuçları incelendiğinde depolama süresinin, ürün farklılığının ve sıcaklığın istatistik olarak önemli olduğu gözlenmektedir. Depolama süresi ve ürün interaksiyonu da istatistik olarak önemli bulunmuştur. 1ay depolama ile her iki üründe maya değerleri arasında değişme gözlenmemiştir. Ancak 2 ay depolanan ürünlerin maya içerikleri sıcaklık artışıyla birlikte önemli düzeyde artış göstermiştir. Hiçbir üründe ve depolama süresinde küf tespit edilmemiştir. Maya değerleri 2.050 ile 4.199 (log 10’a göre kob/g) arasında saptanmıştır.

Çizelge 4.1. Soya fasulyesi küspesi ve balık ununun farklı depolama süresi ve sıcaklıklarında maya gelişimi üzerine etkisi (log10’a göre kob/g)

Depo Süre Ürün Sıcaklık Maya Küf

1 Ay SFK 26 0C 2.050 c 0 37 0C 2.366 c 0 B.UNU 26 0 C 2.216 c 0 37 0C 2.898 c 0 2 Ay SFK 26 0 C 3.883 a 0 37 0C 4.199 b 0 B.UNU 26 0 C 3.782 a 0 37 0C 4.090 b 0 Ortalama Standart Hata 0.2029 _

Varyasyon Kaynağı Olasılık Düzeyi (P) _

Süre < 0,001 _ Ürün < 0,001 _ Sıcaklık < 0,001 _ Süre x Ürün < 0,001 _ Süre x Sıcaklık 0,4282 _ Ürün x Sıcaklık 0,3751 _ Süre x Ürün x Sıcaklık 0,4269 _ 18

(29)

1.ve 2. ayda soya fasulyesi küspesinin farklı depolama süresi ve sıcaklıklarında maya gelişimi üzerine etkileri şekil 4.1 ve 4.2’de verilmiştir.

Şekil 4.1. Soya fasulyesi küspesinin farklı depolama süresi ve sıcaklıklarında maya gelişimi üzerine olan etkileri (1Ay).

SFK (2.Ay) 0 C 5 C 10 C 15 C 20 C 25 C 30 C 35 C 40 C 3,883 a 4,199 b Maya S ıc ak k Sıcaklık Maya

Şekil 4.2. Soya fasulyesi küspesinin farklı depolama süresi ve sıcaklıklarında maya gelişimi üzerine olan etkileri (2.Ay).

SFK (1.Ay) 0 C 5 C 10 C 15 C 20 C 25 C 30 C 35 C 40 C 2,050 c 2,366 c Maya S ıc ak k Sıcaklık Maya

(30)

1.ve 2. ayda balık ununun farklı depolama süresi ve sıcaklıklarında maya gelişimi üzerine etkileri şekil 4.3 ve 4.4’de verilmiştir.

Balık Unu (1.Ay)

0 C 5 C 10 C 15 C 20 C 25 C 30 C 35 C 40 C 2,216 c 2,898 c Maya S ıc ak k Sıcaklık Maya

Şekil 4.3. Balık ununun farklı depolama süresi ve sıcaklıklarında maya gelişimi üzerine olan etkileri (1 Ay).

Balık Unu (2.Ay)

0 C 5 C 10 C 15 C 20 C 25 C 30 C 35 C 40 C 3,782 a 4,090 b Maya S ıc ak k Sıcaklık Maya

Şekil 4.4. Balık ununun farklı depolama süresi ve sıcaklıklarında maya gelişimi üzerine olan etkileri (2 Ay).

(31)

Yapılan çalışmada, soya fasulyesi küspesi ve balık ununun farklı depolama süresi ve sıcaklıklarında muhafaza edilmesinin etkileri mikroskop ile incelenmiştir (Resim 4-5., 6-7.)

(1.ay, 26 0C) (2.ay, 26 0C)

Resim 4. Çalışmada kullanılan soya fasulyesi küspesinin mikroskop altında görünümü(10x) (1.ay, 37 0C) (2.ay, 37 0C)

(32)

(1.ay, 26 0C) (2.ay, 26 0C)

Resim 6. Çalışmada kullanılan balık ununun mikroskop altında görünümü(10x)

(1.ay, 37 0C) (2.ay, 37 0C)

Resim 7. Çalışmada kullanılan balık unu’nun mikroskop altında görünümü(10x)

İnceleme sonucunda mikroskopta gözle görülen bir değişime rastlanmamıştır. Olası bir bozulma, küf gelişimi mikrobiyolojik analiz sonucunda da saptanmadığından bu sonuç ile uyum göstermektedir.

(33)

5. SONUÇ VE ÖNERİLER

Sonuç olarak, çalışmada kullanılan soya fasulyesi küspesi ile balık ununda sıcaklık ve depolama süresinin artışıyla birlikte maya gelişimi de etkilenmekte ve maya değerleri yükselme göstermektedir.

Bu sonuçlar ışığında yem kalitesini belirlemek için hızlı ve güvenilir sonuç almaya yönelik yem mikroskopisi tekniklerinin kullanımında depolama şartlarının ve sürelerinin belirleyici olduğu sonucuna varılmaktadır.

Çalışmada stereo mikroskopla yapılan incelemeler sonucunda gözle görünen bir değişime rastlanmamıştır. Deneme için oluşturulan depolama süresinde ve şartlarında, mikroskop ile ölçülmek istenen parametrelerin (örneğin küf kapsamı) tespiti küfün oluşmaması nedeniyle mümkün olmamıştır. Bu nedenle çalışmada stereo mikroskopla gözlenebilecek bir farklılığın oluşmaması, depolama süresinin daha uzun tutulması ya da şartların daha farklı olarak dizayn edildiği çalışmalarda mikroskop ile gözlenebilecek unsurların saptanabileceğine dair daha ileri araştırmaların yapılması uygun olacaktır.

(34)

6. KAYNAKLAR

Ayhan, V., Yemlerin Depolanması. TUYAP EGE-MARMARA Dilimi ABAV Toplantısı (1991).

Basmacıoğlu, H., Ergül, M., Yemlerde Bulunan Toksinler ve Kontrol Yolları. Hayvansal Üretim 44 (1): 9–17 (2003).

Ergül, M., Karma Yemler ve Karma Yem Teknolojisi. Ege Üniversitesi Yayınları Ziraat Fakültesi Yayın No: 384 169–188 (2005).

FIN, 2004. Fishmeal Information Network (FIN),Fishmeal facts and figures, http://www.gafta.com/fin/finfacts3.html, July 4, (2008).

http://www.gafta.com/fin/pdfs/FACTSANDFIGURES.pdf (2008), (erişim tarihi, 10.12.2009).

Fishmeal and fish oil facts and figures June (2009).

http://www.thefishsite.com/articles/690/fishmeal-market-report-may-2009Yıldırım, Ö., Sinop İli Balık unu-yağı fabrikalarının mevcut durumu ve Türkiye balık unu-yağı üretimindeki yeri (2005).

Khajarern, J., S. Khajarern, (2008). Yem Mikroskopisi ve Kalite Kontrol El Kitabı. Üçüncü basım, Çeviri: Çoşkun, B. ve S. Ü. Çizmeci.

Karahocagil, P., Ege, H., Karma Yem Sanayi. Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü, Bakış. Sayı: 5 (9): 1–4 (2004).

Karabulut. A ., Ergül. M ., Ak. İ ., Kutlu. H.R., Alçiçek. A., Karma Yem Endüstrisi 985–1008

Kaya, S.ve Yarsan, E. Yem ve Yem Hammaddelerinde Küflenmenin Önlenmesi ve Mikotoksinlerle Kirletilmiş Bu Tür Yemlerin Değerlendirilmesine Yönelik Uygulamalar. Ankara Üniversitesi Vet Fak Derg.. 42(2):111–112 (1995).

Luna Kimya Ar-Ge bölümü Organik asitlerle ve Hayvan Beslemede Organik Asit Kullanımı www.gidahijyeni.com/showarticle.aspx?ItemID=551&ItemClass=1 (10.12.2009).

(35)

Maciorowski, K.G., P. Herrera, F.T. Jones, S.D. Pillai, S.C. Ricke Effects on poultry and livestock of feed contamination with bacteria and fungi. Animal Feed Science and Technology. 133. p.109–136 (2007).

Yılmaz, M. , Bayar, R., Türkiye’de Soya Fasulyesi Ve Önemi.Uluslar arası insan bilimleri dergisi ISSN: 1303-5134, Fırat Üniv. Fen ve Müh. Bil. Der. 18 (2), 197-203, 2006 18 www.insanbilimleri.com , (erişim tarihi, 10.12.2009).

T.C. Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu, Türkiye soya ekim alanı,üretim,ithalat ve ihracat durumunun yıllara göre dağılımı, http ://www.tuik.gov.tr/bitkiselapp/bitkisel.zul, (erişim tarihi, 10.12.2009).

FAO The State of World Fisheries and Aquaculture 2007. Dünya soya üretim ve fiyat verileri (2007), http://faostat.fao.org/site/339/default.aspx ,(erişim tarihi, 10.12.2009).

AAFCO (Association of American Feed Control Officials) 2008, Soya fasulyesi küspesinin taşıması gereken özellikleri, http://www.aafco.org, (erişim tarihi, 10.12.2009).

T.C.BaşbakanlıkTürkiye İstatistik Kurumu, Türkiye yağlı tohum bitkilerinin ekim alanı, üretim ve verim durumu ( 2008 ), http://www.tuik.gov.tr/bitkiselapp/tarimdenge.zul, (erişim tarihi, 10.12.2009).

IFFO Fishmeal and Fish Oil Statistical Yearbook (2002) Balık unu, soya ve arpada aminoasit İçeriği, http://www.gafta.com/fin/pdfs/FACTSANDFIGURES.pdf (2009) , (erişim tarihi, 10.12.2009).

FAO The State of World Fisheries and Aquaculture (2008), Dünya balık unu tüketim %’si (2006, FAO). http://faostat.fao.org/site/339/default.aspx, (erişim tarihi, 10.12.2009).

AAFCO (Association of American Feed Control Officials (2008), Balık ununun taşıması gereken özellikleri. http://www.aafco.org. (erişim tarihi, 10.12.2009).

(36)

IFFO Fishmeal and Fish Oil Statistical Yearbook (2008). Figures rounded up or down. Balık unu üretim yapan İlk 5 Ülke, http://www.gafta.com/fin/pdfs/FACTSANDFIGURES.pdf (2009), (erişim tarihi, 10.12.2009).

IFFO Fishmeal and Fish Oil Statistical Yearbook (2008). Dünya balık unu üretimi (2002-2007), http://www.gafta.com/fin/pdfs/FACTSANDFIGURES.pdf (2009) , (erişim tarihi, 10.12.2009).

IFFO Fishmeal and Fish Oil Statistical Yearbook (2008). Figures rounded up or down. Dünya balık unu ihracatı (1997 – 2007),

http://www.gafta.com/fin/pdfs/FACTSANDFIGURES.pdf (2009) ,(erişim tarihi, 10.12.2009).

(37)

TEŞEKKÜR

Yüksek lisans öğrenimim süresince yetişmemde bana destek olan ve tez çalışmamın yürütülmesinde bilgi, deneyim ve yardımlarını benden esirgemeyen değerli danışman hocam Doç. Dr. H.Ersin ŞAMLI’ya; çalışmamın tüm aşamalarında bana ayırmış oldukları zaman ve emekleri için Prof. Dr.Nizamettin ŞENKÖYLÜ, Yrd.Doç. Dr.Fisun KOÇ, Yrd.Doç.Dr.Levent ÖZDÜVEN ve Araş.Gör.Aylin AĞMA OKUR’a; Zootekni Bölümü’nde görevli tüm hocalarıma teşekkürlerimi sunarım. Ayrıca yüksek lisans öğrenimime başlamamda ve eğitimimin sonuna kadar bana maddi ve manevi yönden daima destek olan sevgili aileme sonsuz teşekkür ederim.

(38)

ÖZGEÇMİŞ

1984 yılında Adana İli Seyhan İlçesi’nde doğdum. İlk, orta öğrenimimi Adana’da ve lise öğrenimimi de İstanbul’da tamamladıktan sonra 2003 yılı Eylül ayında Trakya Üniversitesi Tekirdağ Ziraat Fakültesi Ziraat Mühendisliği Bölümü’nü kazanarak lisans öğrenimime başladım. 2007 yılı Haziran ayında lisans öğrenimimi tamamlayarak Zootekni Bölümü’nden mezun oldum. 2008 yılında Namık Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nün yüksek lisans sınavını kazanarak Zootekni Bölümü’nde Doç. Dr. H. Ersin ŞAMLI danışmanlığında lisansüstü öğrenimime başladım.

Şekil

Çizelge 2.2.Dünya Soya üretim ve fiyat verileri (2007)
Çizelge 2.4.Türkiye Yağlı tohum bitkilerinin ekim alanı, üretim ve verim durumu ( 2008 )
Çizelge 2.7. Balık ununun taşıması gereken özellikleri

Referanslar

Benzer Belgeler

Abanoub Riad, Czech National Centre for Evidence-Based Healthcare and Knowledge Translation (Cochrane Czech Republic, Czech EBHC: JBI Center of Excellence, Masaryk University

Many mathematicians have defined some types of open sets and continuities which are generalizations of m-open sets

Araştırma görevlilerinin çalışma yaşamlarında etkili olan etmenler ve kalite boyutlarında mevcut durumun etkilerine ilişkin olabildiğince çok çeşitli veri

Denemeler sonucunda kaynak işleminin istenilen kalitede oluşması için gerekli olan punta kaynak akım değerleri, puntalama uç genişliği, puntalama işlemi esnasında

Avrupa Birliği vatandaşlarını kötü yönetime karşı korumakla yükümlü Avrupa Ombudsmanı; finansal konularda Avrupa para politikalarından sorumlu Avrupa Merkez Bankası ve

bırakmaya dikkaıt gösteriT. İşte bir örneık : Sultan Rülmedıdin'rin mü- kellef bir daveti vardır. Konya'nın ileri gelen büyüklS&gt;ri çağrılmıştır. Benzer

Savaşlar genel olarak, savaşa dönük bir ekonomi ve teknolojik gelişim sağlayan temel etkenlerden biri olduğu için; İkinci Dünya Savaşı’nda kullanılan savaş araç

gösterdill En çizgi erkekler', sağ 1. sayısı klzlarm sol IL. parmak ucunda gözlenmiştir. Erkeklerin uçlarındaki çizgi sayılannın orrrılamaları