Dişhekimliği Fakültesi Dergisi Cilt 4, Sayı 1, 2001
IMPLANT DESTEKLİ PROTEZLERDE OKLUZYON
Dt. Aslı Acar* Doç. Dr. Özgür İnan
ÖZET
Dental implantların klinik başarısı ve prognozuna etki eden faktörleri inceleyen birçok araştırma mevcuttur. Yükleme sonrası krestal bölgede kemik kaybı ve erken implant başarı-sızlığı etiyolojisinin immatür implant-kemik ara yüzeyine etki-yen aşın stres olduğu tespit edilmiş, stresi azaltmaya yönelik biyomekanik yaklaşımlar Öne sürülmüştür. Başarılı bir cerrahi sonrası protetik restorasyon ile oluşturulacak oklüzyon, başarı veya başarısızlık için belirleyici bir faktördür.
Anahtar Kelimeler: Oklüzyon, implant.
SUMMARY
There are various reports investigating the clinical suc-cess and long term prognosis of dental implants. The etiology of crestal bone loss following loading and early implant loss have been found to be a result of excessive stress acting upon immature implant-bone interface and several biomechanical approaches were recommended to reduce this stress. Occlu-sion constructed by prosthetic restoration following a succesful surgery is a predominant factor for the success or the failure of the implant.
Key Words: Occlusion, implant. GİRİŞ
Dişlerin kaybı, kısmi veya tam dişsiz hasta-larda protetik restorasyonlar ile telafi edilebilir.. Ru-tin klinik işlemler yetersiz olduğunda tedavinin et-kinliğinin arttırılmasında birçok yöntem vardır. Kıs-mi dişsiz hastaların sabit protezlerle iyi fonksiyon gördükleri bilinen bir gerçektir. Bunun aksine has-taların büyük çoğunluğu hareketli protezlere adap-tasyonda zorluk çekerler. Küçük bir grup hasta ise her şartta protezlerine uyumsuzluk gösterir. Doğal dişlerle karşılaştırıldığında hareketli protez kulla-nan hastaların fonksiyonel testlerde düşük perfor-mans gösterdiği saptanmıştır. Optimal protezlerde bile birçok oral fonksiyon istenilen düzeyde olma-yabilir. Bu nedenlerle prostodonti alanında yeni arayışlara gidilmiştir ve günümüzde alternatif teda-viler arasında İmplant destekli protezler en önemli yeri almıştır.5
Klinik açıdan etkili bir implant uygulaması bi-yomateryal ve biyomekanik faktörlerin yanısıra oral cerrahi, protez ve periodontoloji uzmanlığında Özel itina gerektiren çok yönlü ve karmaşık bir olaydır.18
İmplant destekli protezler için, cerrahı teknik ne kadar başarılı olursa olsun, fizyolojik limitleri aşan stresler implant çevresinde kemik rezorpsiyo-nunun oluşmasının ana sebebidir. Prostodontist, kemik-implant bağlantısına gelebilecek aşırı yük-leri ortadan kaldırmada büyük sorumluluk taşımak-tadır. Bu sorumluluklar; doğru teşhis, iyi bir tedavi planlaması, uygun form ve retansiyonu ihtiva eden pasif bir döküm metodu, kemik yoğunluğu ve katesine uygun olarak pasif yükleme ve fizyolojik li-mitleri aşan yükleri azaltmaktır. Bu da oklüzyonun temel kurallarını bilinçli bir şekilde uygulamakla
sağlanabilir.9
Modern dişhekimliğinde büyük önem kaza-nan implant uygulamalarında başarının anahtarı, oklüzyon biyomekaniğinin vakaya uygun şekilde değerlendirilmesidir. İmplant destekli protezlerde tedavi planından önce, hangi oklüzyon tipinin kul-lanılacağı belirlenmelidir.28 Oklüzyon tercihlerinde hastanın bireysel özellikleri ve önceden mevcut olan oklüzyon tipi göz önüne alınmalıdır.2 Uygun oklüzyon tipine karar verebilmek için doğal dişler-de görülen oklüzyon tiplerinin bilinmesi gerekir.26
Bu sebepten dolayı implant destekli protezlerde oklüzyonun düzenlenmesinden bahsetmeden ön-ce, doğal dişlerde görülen oklüzyon tiplerinin hatır-lanması uygun olacaktır.
OKLÜZYON
İdeal oklüzyon; stomatognatik sistemle uyum içinde olan, etkin çiğnemeyi sağlayan, fizyo-lojik fonksiyonlarda anormallikler oluşturmadan iyi bir estetik sağlayan oklüzyon olarak tanımlanabi-lir.15 Hobo ve Guichet ideal oklüzyonun; kondillerin sentrik ilişkideki konumunda, maksimal interkuspi-tasyonda meydana geldiğini bildirmişlerdir.23 Gü-nümüzde kabul edilen oklüzyon tipleri; bilateral ba-lanslı oklüzyon, grup fonksiyonu oklüzyonu (unila-teral balanslı oklüzyon) ve kanin koruyuculu oklüz-yondur.15
Bilateral Balanslı Oklüzyon
Tam protezlerin stabilizasyonunun sağlan-masında etkili olan bu oklüzyon türünün, doğal dentisyonda zararlı etkileri olduğu bildirilmiştir.24
Alt çenenin sentrik, protrusiv ve lateral hare-ketlerinde tüm dişlerde temasın olması gerektiği *Selçuk Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi A.D. Doktora Öğrencisi
C.Ü. DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DERGİSİ 2001 CİLT: 4, SAYI: 1 bilateral balanslı oklüzyonda; tüberkül-kenar sırtı
ve iki dişe bir diş ilişki söz konusudur. Sentrik ok-lüzyon nokta şeklindedir.1,23
Grup Fonksiyonu Oklüzyonu (Unilateral Balanslı Oklüzyon) Doğal dişli bireylerde sıklıkla gözlenen ok-lüzyon tipidir, genellikle 30 yaş üzerindeki bireyler-de görülür. Lateral hareketler sırasında gelen kuv-vetleri çalışan taraf dişleri paylaşırken denge tara-fında hiç temas yoktur. Protruziv harekette posteri-or disklüzyonun sağlanması istenir. Sentrik oklüz-yon long sentrik şeklindedir.1,2,23
Kanin Koruyuculu Oklüzyon
Doğal dentisyonda 17-26 yaş arasındaki bi-reylerde görülür. Sentrik oklüzyon nokta şeklinde-dir.1 Maksimal interkuspitasyonda anterior dişler arasında 25_'luk bir disklüzyon mevcutken (ki bu disklüzyon temaslardan dolayı oluşacak oblik kuv-vetlerden anterior dişleri korur), posterior dişler bir dişe bir diş ve tüberkül fossa ilişkisi içindedir. Prot-ruziv harekette posterior dişler disklüzyondadır, in-sizörler alt çeneye rehberlik eder. Lateral hareket-lerde ise üst kaninin lingual yüzeyi, alt kaninin dis-tal eğimi ve birinci premoların bukkal tüberkülünün mezial eğimi boyunca rehberlik sağlar.15
OKLÜZAL PLAN
Sentrik ilişkide karşıt dişin fonksiyonel tüber-külü tarafından gerçekleştirilen oklüzal kontağın lokalizasyonundan yararlanılarak oklüzal plan sı-nıflanabilir.2
Tüberküf-Marjinal Sırt Oklüzal Planı
Doğa! dentisyonların %95'inde görülür. Bir dişe iki diş ilişki sözkonusudur. Bir arktaki dişin fonksiyonel tüberkülü karşıt arktaki iki dişin marji-nal sırtları ile kapanışa gelir.2
Tüberkül-Fossa Oklüzal Planı
Kapanışta bir diş karşıt arktaki bir diş ile te-mas yapar. Dişe-diş bir ilişki söz konusudur. Bir di-şin fonksiyonel tüberküiü karşıt didi-şin fossası ile ka-panışa gelir. Tüberkül-fossa ilişkisinde gerek man-dibuler gerekse maksiller fonksiyonel tüberküller karşıt dişlerin bukkolingual yönde ortasına doğru şekillendirilmişlerdir. Bu şekilde oklüzal kuvvetlerin dişlerin uzun eksenleri boyunca iletilmeleri sağla-nır.2
SENTRİK TEMAS TİPLERİ
Restorasyonlarda oluşturulacak sentrik temasla ları üçe ayırmak mümkündür:
Tripod (Üçlü) Temas
Bu tip temasta; tüberkül tepesi kesinlikle kar-şıt dişie temas etmez. Temaslar, dışbükey olarak şekillenmiş tüberkül kenarlarındadır. Üst dişin fonksiyon görmeyen bukkal tüberkülü ile alt dişin fonksiyonel bukkal tüberkülü arasında resimde gö-rülen A kontağı, üst dişin fonksiyonel lingual tüber-külü ile alt dişin fonksiyonel bukkal tübertüber-külü ara-sında B kontağı, üst dişin fonksiyonel lingual berkülü ile alt dişin fonksiyonel olmayan lingual tü-berkülü arasında C kontağı elde edilebilirse iyi bir stabilizasyon sağlanmış olur. A/B veya B/C temas-ları elde edilebilirse iyi bir stabilizasyon sağlanmış olur, çünkü oklüzal kuvvetler dişin uzun aksıyla ay-nı çizgide iletilirler. Sentrik ilişkide B kontağı ol-maksızın A veya C ya da hem A hem C temasları elde edilirse kuvvetin etkili bileşkesi alt dişin iingu-aline üst dişin bukkiingu-aline doğru olacaktır. Tripo-dizmde B kontağının elde edilmesi zorunludur.2
Resim: Tripod (Üçlü) Temas
Tüberkül Tepesi-Fossa Temas
Tüberkül tepeleri fossalar içine konumlandı-rılır, sentrik stoplar tüberkül tepelerindedir. Hem kanin koruyuculu oklüzyon hem de grup fonksiyo-nu oklüzyon tipinde başarı ile kullanılabilir.2
Yüzey Yüzeye Temas
Vertikal düzlemde açma-kapamanın dışında tüm eksentrik hareketlerde engellemeler yaratır. Restorasyonların modelasyonu aşamasında, mum henüz yumuşakken artikülatörün vertikal yönde ka-patılması ile oluşturulan formdur.2
Eskitaşçıoğlu11; farklı temas tiplerinin, fonk-siyonel kuvvetler karşısında diş ve periodonsium-da oluşan deplasman, gerilim tip ve yoğunlukların ortaya çıkışında etkili olduğunu ve tripod sentrik temas tipinin olumlu yönde farklılığının belirlendi-ğini bildirmiştir.
İMPLANT DESTEKLİ PROTEZLERDE OKLÜZYON
İmplant destekli protezler dentisyonun duru-muna göre değişik varyasyonlarda yapılabilir:
1- Tek dış eksikliğinde uygulanan implant destekli protezler
2- Parsiyel dişsiz ağızlarda uygulanan imp lant destekli protezler
* İmplant-implant destekli (single) protezler * Diş-implant destekli (kompozit) protezler 3- Tam dişsizlik durumunda uygulanan implant destekli protezler
* Full implant destekli sabit protezler * Overdenture protezler
a- Mukoza destekli overdenture protezler b- Mukoza-impiant destekli overdenture pro-tezler
c- implant destekli overdenture protezler. 21,28,30
Tek Diş Eksikliğinde Uygulanan İmplant Destekli Restorasyonlarda Oklüzyon Tipinin Belirlenmesi
Posterior bölgede hazırlanan tek diş implant-larda başarı oranı anterior bölgeye yerleştirilen implantlara göre nisbeten daha düşüktür. Bu böl-gede implantın yerleştirileceği kemik yüksekliği az-dır ve mandibular kanal nedeniyle alt çeneye bi-kortikal implant yerleştirilememektedir. Oklüzal kuvvetler bu bölgede daha fazladır. Ofset temasla-rın eliminasyonu için yerleştirilebilecek en geniş implant tercih edilmelidir. Oklüzal kuvvetlerin etki-siyle vida kırılması, implant kırılması ve vidanın gevşemesi şeklinde komplikasyonlar görülebilir.4
Bu komplikasyonlanrı ortadan kaldırmak, hiç değilse hasarlarını azaltmak için tek diş restorasyonlarında üç nokta teması (tripodal sentrik oklüzal temaslar) sağlanmalı, oklüzal tabla estetiği de sağlayacak şekilde daraltılmalı ve kuvvetleri implantın uzun eksenine yönlendirecek şekilde biçimlendirilmelidir. Bu restorasyonlarda tüberkül yüksekliği eğimi az olan diş formu modele edilerek, lateral ve protruziv hareketlerde tam koruma sağlanmalıdır.22,29,31
Lopez ve Torroba19'ya göre; posterior bölge-deki tek implantlar premolarlar ile sınırlı kalmalı-dır, molar dişler için ise önerilen çözüm mezial ve distal köklerin yerine iki implant yerleştirilerek res-torasyona yeterli desteğin sağlanmasıdır.
Tek diş restorasyonlarda hastanın mevcut oklüzyonu kullanılacaktır. Ancak kanin bölgesine yerleştirilen tek implant, ağızdaki dişlerin disklüz-yonunu sağlarken büyük yük altında kalacaktır. Gelen oklüzal kuvvetleri anterior ve posterior dişle-re dağıtmak için bu hastalarda grup fonksiyonu ok-
lüzyonu tercih edilmelidir.21
Yapılan restorasyonlarda oklüzyon, siman-tasyon öncesi ve sonrası 40. m kalınlığında artikü-lasyon kağıdı ile tekrar kontrol edilmelidir. İki taraf-lı ve eş zamantaraf-lı oklüzal temaslar sağlanmataraf-lı, er-ken temas noktaları elimine edilmelidir.7'21
Parsiyel Dişsizlik Durumunda Uygulanan İmplant Destekli Restorasyonlarda Oklüzyon Tipinin Belirlenmesi
Sınıf I ya da II parsiyel dişsiz (serbest sonlu) vakalarda iki tür yaklaşım vardır:
1- Doğal dentisyondan ayrı olarak dişsiz böl geye yapılan implant-implant destekli, vidalanabilir veya simante edilebilir sabit protezler
2- Distalde bir implant ile dişsiz bölgeye komşu doğal diş/dişler kullanılarak yapılan diş- implant destekli sabit protezler.3,21
Anterior dişlerin mevcudiyetinde kanin koru-culu oküzyon kullanılmalıdır. Alt çenenin yan ve ileri hareketlerinde posterior dişler kanin rehberli-ğinde birbirinden ayrılarak temaslarını kaybeder. Kanin dişler kaybedilmiş/periodontal hasarlı ise ya da küçük azılar mevcut ise grup fonksiyonu tercih edilir. Bu sayede gelen kuvvetler implant üzerinde yoğunlaşmadan dişler ve implantlar arasında dağı-tılmış olur.3'21
Minsley ve Koth21; sınıf I ve II parsiyel diş-sizlikte sabit restorasyonlarda primer oklüzal anla-yışın doğru maksıllomandibuler ilişkide eş zamanlı bilateral posterior temasları sağlamak olduğunu söylemişlerdir.
Sınıf III ve IV kısmi dişsizlik vakalarında ka-nini içeren sabit implant destekli protez uygulama-larında grup fonksiyonu veya kanin koruyuculu ok-iüzyon tipi kullanılmalıdır.
Sınıf IV anterior restorasyonlarda aşağıdaki faktörler göz önünde bulundurulmalıdır:
1- Sabit restorasyonlar yapılacaksa dişler arasında temas olmamalı,
2- Anteriorda hareketli restorasyon taşıyan hastalarda anterior yapay dişlerde temas olmamalı ya da pasif olmalıdır, oklüzal temas protruziv veya
lateral hareketlerde olmalı,
3- Eğer düz (monoplane) oklüzyon seçildiy- se, fonksiyon sırasında anterior diş temasları ter cih edilmeli,
4- Anterior köprülerdeki distal devrilme mo menti implantın anteroposterior uzunluğunu geç memelidir.17
Skalak25 ve Sullivan27; implantları doğal dentisyona bağlamanın implantlar ve dişler için po-tansiyel bir tehlike olduğunu bildirmişlerdir. Ericson ve arkadaşları12, El Charkawey ve arkadaşları10, Cohen ve Orenstein6 doğal dişler ve implantlar arasında nonrijit bağlantı kullanımını önermişler-
C.Ü. DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DERGİSİ 2001 CİLT: 4, SAYI: 1 dir. Ayrıca bazı implant sistemleri implant ile üst
yapı arasında rezilient elemanlar kullanılarak peri-odontal membranı taklit etmeye çalışmışlardır. IMZ sistemindeki intramobil element gibi basıncın bir kısmını absorbe edebilen implantlar örnek veri-lebilir.18 Gunne ve arkadaşları14 ise diş-implant destekli protezlerin başarı oranına negatif etkileri olmadığını, güvenilir bir tedavi alternatifi olarak önerilebileceğini bildirilmişlerdir.
Periodontal ligamentin elastisitesi ve adap-tasyon kapasitesine sahip olan dişler ile kemik içe-risinde 10-50 m hareket edebilen implantlann bağlandığı kompozit restorasyonlarda kuvvetin eşit dağıtılmasını sağlamak güç ve önemli bir un-surdur. Oklüzyon dentisyondaki küçük değişiklikler nedeniyle stabil olmadığından diş-implant destekli protetik restorasyonlarda oklüzyonun düzenlenme-si çok daha güç olacaktır.8
Tam Dişsizlik Durumunda Uygulanan İmplant Destekli Restorasyonlarda
Oklüzyon Tipinin Belirlenmesi
İmplantlann lokalizasyon ve sayısına bağlı olarak; mukoza destekli, mukoza implant destekli ve implant destekli overdenture protezlerden söz etmek mümkündür.28
Karşıt çene dişsiz ise, iki implant tarafından desteklenen mandibular bir overdenture, hareket imkanı sağlayan esnek bir ataçman kullanıldığın-da kullanıldığın-daha uygun bir planlama olacaktır. Anterior böl-gede kaninler bölgesine implant yerleştirilerek, bir barla bu implantlann bağlanması ile oklüzal yükle-rin iki implanta eşit olarak dağıtılması sağlanır. Mukoza-implant destekli protezlerde ise mandibu-lanın anterior bölgesine 4 implant yerleştirilerek bir bar ile birleştirilir.28
Mukoza hassas ve kolaylıkla irrite oluyorsa, mandibular kemik rezorpsiyonu sonucu alveolar si-nire baskı varsa, hastanın bulantı refleksi varsa ve bıçak sırtı şeklinde kret veya keskin mylohyoid ke-nar varlığında sadece implant destekli overdentu-relar tercih edilmelidir. Mental foramenler arasına yerleştirilen 4-6 implantın desteğinden yararlanılır. Posterior bölgedeki fonksiyon, protezin bilateral uzantıları ile sağlanır. Karşıt ark doğal dişleri içeri-yorsa bu tip overdenture tarzı protez stres dağılı-mını doğru sağlamak amacıyla tercih edilir.13,28
Misch20; maksillada mukoza destekli kon-vansiyonel protez planlanan hastalarda mandibu-laya mukoza-implant destekli protez, mediale po-zisyone lingualize oklüzyon ve bilateral balans planlanmasını önermektedir. Doğal dentisyon ya da sabit protetik restorasyon karşısındaki arkın ta-mamen implant destekli restorasyonlar ile restore edilmesini ve karşılıklı koruyuculu oklüzyonu öner-
mektedir.
Lopez ve Torroba19, doğal dentisyon karşı-sındaki sabit veya hareketli restorasyonlar için an-terior rehberlik ve diş-dişe bir ilişki ve cusp-fossa posterior oklüzyonunun bulunduğu kanin koruyu-culu oklüzyonu (karşılıklı koruyukoruyu-culu oklüzyonu) önermektedir.
Şu nedenlerden dolayı kanin koruyuculu ok-lüzyonu tavsiye etmektedirler:
1- Oluşturulması kolaydır.
2- Eğer mukoza tarafından destekleniyorsa ve mümkün olduğunca düz bir diskluzyon elde edebiliyorsak implantlardaki gerilim minimal oluşa caktır.
3- Eğer bilateral balanslı oklüzyon oluşturu lursa, lateral gezintilerde birçok temas yüzeyi olu şacaktır, bu nedenle artan kas kontraksiyon kuv veti ve kemik retansiyon ihtimali sırasıyla mukoza destekli segmenti destabilize edecektir. Bir over denture vakasında bu stomatognatik sistemin ve implantlann aşırı yüklenmesine dönüşebilecektir (eğer periodik olarak kaide yenilemesi yapılmaz- sa.)19
Kanin koruyuculu oklüzyonun uyumlanması basitçe lateral hareketler esnasındaki bütün poste-rior temasların eliminasyonu ile kolaydır. Bununla birlikte bilateral balanslı oklüzyon vakasında fizyo-lojik temasları gerçek interferenslerden ayırt etmek zor olabilir.19 Hobo ve Takayama16; implant
des-tekli protezlerde oklüzyonun düzenlenmesi hakkın-daki görüşlerini aşağıhakkın-daki gibi özetlemişlerdir:
1-Posterior bölgeye yerleştirilen implantlar için anterior rehberlik,
2-Anterior bölgeye yerleştirilen implantlar için grup fonksiyonu oklüzyonu,
3-Dişsiz vakalar için bilateral balanslı artikü-lasyon oluşturulmalıdır.
Grup fonksiyonu; kanin kaybından dolayı ka-nin koruyuculu oklüzyon mevcut değilse endike-dir.16
Dişsizliğin Sınıflandırılması
Protez Tipi Oklüzal Şema
Dişsiz Full İmplant Destekli
Sabit Protez
Kanin Koruyuculu Oklüzyon
Dişsiz Overdenture Bilateral Balanslı
Oklüzyon Sınıf III veya IV Parsiyel
Dişsiz
İmplant-implant
Destekli Köprü Grup Fonksiyonu Oklüzyon
Sınıf I veya II Parsiyel Dişsiz (modifikasyonsuz) İmplant-İmplant Destekli Köprü Kanin Koruyuculu Oklüzyon
Tablo : Dişsizlik durumuna göre önerilen protez tipleri ve oklüzyon tipleri 3
SONUÇ
Literatürde bir oklüzal konsepti anlatan yada oklüzal konseptlerin karşılaştırıldığı çalışmalar mevcuttur. Ancak, implant destekli protezlerde ok-lüzyonun düzenlenmesi konusunda kesinleşmiş bir bilgi yoktur. Hastanın mevcut oklüzyonu ve implant oryantasyonu, kemik yoğunluğu, fonksiyonel yüzey alanı-büyüklüğü gibi biyomekanik parametreler göz Önünde bulundurularak protez tipi ve düzenle-necek oklüzyon belirlenmelidir.
KAYNAKLAR
1- Akçaboy C: İmplantlarda Başarısızlık "Sabit Protez lerde Başarısızlık Nedenleri", 90-121, Ankara. 1996.
2- Baran i: İki Tip Silindirik Endosteal İmplant Alt Yapı Üzerine Hazırlanmış Üç Değişik Tüberkül Eğimli Kron Tasarım larına Uygulanan Vertikal Kuvvetlerin Oluşturduğu Gerilimlerin "Finite Element Stress Analysis" Yöntemi ile İncelenmesi. Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Protetik Diş Tedavisi A.D. Doktora Tezi, Ankara, 1995.
3- Bayındır F ve Denizoğlu S: Dental İmplant Protezleri için Oklüzyon Tipinin Seçimi, Atatürk Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Dergisi, 9(1), 87-90, 1999.
4- Beumer J. Hamada M and Lewis S: A Prosthodontic Overview, Int J Prosthodont, 6, 126-130, 1993.
5- Carlsson GE and Haraldson T: İn: Branemark Pl, Zarb GA, Alberktsson T, Quintessence Publishing Co, Chp:8, 1985.
6- Cohen SR and Orenstein JH: The Use of Attach- ments in Combinatıon Implant and Natural-Tooth Fixed Partial Dentures: A Technical Report. Int J Oral Maxillofac Impiants, 9, 230-334, 1994.
7- Çalıkkocaoğlu S: Bölümlü Protezler, 3. Baskı, İ.Ü. Basımevi, İstanbul, 484-500, 1996.
8- Dario LJ: How Occlusal Forces Change in Implant Patients, JADA, 126, 1130-1133, 1995.
9- Dawson EP: "Evaluation, Diagnosis and Treatment of Occlusal Problems". Mosby Co. 353. 365,379. Toronto. 1989.
10- El Charkavvey HG, Zekrey KA and El Wakad MT: Stress Analysis of Different Osseointegrated Implants Suppor- ting a Distal Extension Prosthesis, J Prosthet Dent, 72, 614- 622.1994.
11- Eskitaşçıoğlu G: Doğal ve Protetik Restorasyonlu Dişlerde Farklı Sentrik Kontak Tiplerinde Oluşan Fonksiyonel Gerilimlerin "Structural Analysis Program" ile incelenmesi, A.Ü. Sağlık Bilimleri Enstitüsü Protetik Diş Tedavisi A.D. Doktora Te zi, Ankara, 1991.
12- Ericson I. Lekholm U. Branemark Pl et al.: A Clinical Evaluation of Fixed Bridge Restorations Supported by the Com- bination of Teeth and Osseointegrated Titanium Implants, J Clin Periodontal, 13. 307-312, 1986.
13- Finger IM and Guerra R: The Integral Implant System Prosthetic Considerations, Dent Clin of North America, 36. 189-206, 1992.
14- Gunne J, Astrand P, Lindh T, Barg K and Ollson M: Tooth-lmplant and Implant Supported Fixed Partial Dentures: A 10-Year Report. Int J Prosthodont, 12. 216-221,1999.
15- Hobo S. Ichida E and Garcia LT: "Osseointegration and Occlusal Rehabilitation", Ouintessence Publishing Co, 163-186, Tokyo, 1990.
16- Hobo S and Takayama H: Occlusion for Osseoin tegrated Implants "Oral Rehabilitation Clinical Determination of Occlusion" Ouintessence Publishing Co, 119-140, Tokyo, 1997.
17- Ivanhoe JR, Vaught R: Occlusion in the Combinati- on Fixed Removable Prosthodontic Patient, Dent Clin of North America, 31, 305-322, 1987.
18- Levent H: Fonksiyonel ve Parafonksiyonel Kuvvetle rin lmplantlara Etkisi, A.Ü. Dişhekimliği Fakültesi Protetik Diş
Tedavisi A.D. Doktora Semineri, Ankara, 1997.
19- Lopez VJ and Torroba P: Occlusion, "Implant-Sup- ported Prostheses: Occlusion, Clinical Cases, and Labaratory Procedures". Quintessence Publishing Co, 23-35, Chicago, 1995.
20- Misch CE; İmplant Prosthodontics and Maintenance (547-647). Occlusal Considerations for Implant-Supported Prostheses: İmplant Protective Occlusion and Occlusal Materi als (609-626) 'Contemporary İmplant Dentistry", Mosby Co, St.Louis, 1999.
21- Minsley GE and Koth DL: İn; McKinney RV, "Endos teal Dental Impiants" Mosby Co, St. Louis, 1991.
22- Ünlü T ve Gürses N: Ana Hatlarıyla Periodontoloji, Ege Üniversitesi Basımevi, 184-İ85, İzmir. 1995-
23- Özpınar B, Toksavul S, Ulusoy M ve Özer H: Doğal Dişli Genç Bireylerde Karşılıklı Çene İlişkileri ile Oklüzyon Tür leri Arasındaki İlginin Araştırılması, Ege Üniversitesi Dişhekimli- ği Fakültesi Dergisi, 16, 18-22, 1995.
24- Ramford S and Ash MM: Occlusion ed. 3.VVB Saun- ders Co., Philadelphia. 1983
25- Skalak R: Aspects of Biomechanical Considerations İn: Branemark Pl. Zarb GA, Alberktsson T, eds, Tissue Integra- te Prostheses, Ouintessence Publishing Co, 117-128. 1985.
26- Sonugelen M, Özpınar B, Öztürk B ve Ertürk S: implant Protezlerde Oklüzon ve T-Scan Yardımıyla Düzenlen mesi, Ege Üniversitesi Dişhekimliğı Fakültesi Dergisi, 18. 9-13, 1997.
27- Sullivan DY: Prosthetic Considerations for the Utili- zation of Osseointegrated Fixtures in the Partially Edentulous Arch, Int J Oral Maxillofac Impiants. 1, 39-45, 1986,
28- Wishmeijer D, Waas N and Kalk V: Factor to Consi- der m Selecting an Occlusal Consept for Patients with Implants in the Edentuious Mandible, J Prosthet Dent. 380-384, 1995.
29- Yalçın S. Karabuda C, Özdemir T ve Sandallı P; İmplant Destekli Sabit Protezlerde Oklüzal Tablanın Kuvvet Da ğılımı Açısından Değerlendirilmesi, Oral Imp Der, 2. 29-33, 1995.
30- Yılmaz B: Tüm Dişsiz Ağızlarda Uygulanan Osseo- integre İmplantlar Üzerine Yapılan Protetik Restorasyonlarda Oluşan Fonksiyonel Gerilimlerin Sonlu Elemanlar Stres Analiz Yöntemiyle Değerlendirilmesi, A.Ü. Sağlık Bilimleri Enstitüsü Protetik Diş Tedavisi A.D, Doktora Tezi, Ankara, 2000.
31- Zarb GA: The Longitudinal Clinical Effectiveness of Osseointegrated Dental Implants for Single-Tooth Replace- ment, Int J Prosthodont. 6, 197-202, 1993.
Yazışma Adresi: Doç. Dr. Özgür İNAN
S. Ü. Dişhek. Fak. Protetik Diş Tedavisi A.D. 42079 Kampüs, KONYA