• Sonuç bulunamadı

Muzaffer Uyguner'in yeni araştırması:Reşat Nuri Güntekin

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Muzaffer Uyguner'in yeni araştırması:Reşat Nuri Güntekin"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Muzaffer Uyguner’in

yeni araştırması

Reşat Nuri

9

Güntekin

BEHZAT AY

M

uzaffer Uy- guner tam otuz yıldır ölmüş ya da yaşamakta olan ün­ lü yazarlar üzerine yapıtlar yayımla­ maktadır. Önce şu­ nu söylemek gerek: Ölmüş ya da yaşa­ yan ünlü yazarları­

mızı, yapıtlarını kitaplıklara çekilip, gün­ lerini aylarını vererek bu kitapları hazırla­ dığı için çok şey borçluyuz Üyguner’e...

Reşat Nuri’nin babası askeri doktor Nuri Bey, annesi de Latife Hanım’dır. Üsküdar’da doğar. Doğum tarihi çeşitli kaynaklarda değişik değişik yazılmışsa da, teyzesinin oğlu Ruşen Eşref Ünay- dm’ın doğrulamasına da dayanarak araştırmacı-yazar Muzaffer Uyguner 28 Kasım 1889 olarak gösteriyor. Ölüm gü­ nü de 7 Aralık 1956’dır.

Reşat Nuri, ilköğrenimine Selimi­ ye’deki mahalle okulunda başlar. İstan­ bul’dan gittikleri Çanakkale’de sür­ dürür. İlköğrenimden sonra ortaöğreni­ mine başlar. Bir yıl Galatasaray Lise- si’ne giderse de, daha sonra o yıllarda müslüman çocuklarına yasak olan İz­ mir’deki Ererler Okulu’na girer ve or­ taöğrenimini orada tamamlar. Yüksek öğrenimine İstanbul Üniversitesi Edebi­ yat Fakültesi’nde başlar ve 22 yaşında yüksek öğrenimini tamamlar. Bursa Lise- si’nde öğretmenliğe başlar. Bunu, Vefa, Çamlıca, Kabataş, Galatasaray Erenköy liselerindeki öğretmenlikleri izler. 1927 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişli- ği’ne atanan Reşat Nuri, 12 yıl müfettiş­ likten sonra, 1939 yılında yapılan seçim­ lerde Çanakkale Milletvekili olur. Dört yıl sonra yeniden müfettişliğe döner (1943). Daha sonra Başmüfettiş olur. Bu görev- . deyken Paris’teki UNESCO

temsilcili-■“T " S i T * r £ 2 '' ğine atanır ve emekliye ayrılıncaya (1954) değin bu görevde kalır.

Reşat Nuri, 1924 yılında Mahmut Yesa- ri, Mühin Fehim, İbrahim Ahmet Nuri ile birlikte haftalık “Kelebek” adlı gülmece dergisini çıkarır. 1947 yılında da devrimle- ri savunmak amacıyla “Memleket” adlı günlük gazete çıkarır, ama bir süre sonra başkasına devrederek gazeteciliği bırakır. Akciğer kanserine tutulup öldüğü (7 Ara­ lık 1956) güne değin sanırım roman ve öy­ kü düşünüp, düşlemiştir. Londra’da ölen Reşat Nuri’nin cenazesi 13 aralık 1956 günü Karacaahmet Gömütlü- ğü’nde toprağa verilmiştir.

Reşat Nuri, “Diken” dergisinde yayım - lanan ilk öyküsü “Eski Ahbap” (1917)’la öykücülüğe; Zaman Gazete- si’nde tefrika edilen (1918) “Harabele­ rin Çiçeği” romanıyla romancılığa ve ilk oyunu “Hakiki Kahraman’la (1919) oyun yazarlığına başlar. Dersadet Gazete­ si ’nde tefrika edilen “Gizli El” daha ilk gün sansüre takılır, ayrıca yapıtmı üç yıl sonra kitaplaştırabilir.

İlk önce “İstanbul Kızı” adıyla yazdığı oyunu, Darülbedayi’de (Bugünkü Şehir Tiyatroları) oyanmasından sonra beğen­ meyerek en ünlü ve en çok basımı yapılan “Çalıkuşu” nu yazar. Vakit Gazetesi’de tefrika edilen roman 1922 yılında yayımla­ nır. Öğrendiğime göre, bu romanı Gazi Mustafa Kemal, geceleri çadırında oku­ muş ve büyük utkudan (zaferden) öncebi- tirmiştir.

Reşat Nuri, yapıtlarında çeşitli konulara el atmıştır. Bu konular bireysel, toplumsal, sevi, dostluk, yalnızlık, yobazlık gibi konu­ lardır. “Büyük devrimin, Kurtuluş Sava- şı’nın, Cumhuriyet’in ilk yıllarının olumlu sonuçları ortaya konulmuştur ro­ manlarında.” O, “toplum sorunlarını ir­ delerken yumuşak bir tutumu yeğlemiş; ama, en sert gerçekleri de ortaya koyabil­ miştir. Kan Davası, Yeşil Gece, Kavak Yelleri, Miskinler Tekkesi bu tür romanla­ rı için anılabilir.”

Reşat Nuri, Anadolu’yu çocukluğun­ da tanımıştır. Daha sonraları da görevi ge­ reği gezerken gözlemlerde bulunur. Mu­ zaffer Uyguner’in yazdığı gibi, “Ro­ manlarında, Anadolu toplumu ağır basar. Uzun yıllar boyunca Osmanlılar dönemin­ de Anadolu her yönüyle gözden ırak tutul­ muştur. Savaşlar, erkekleri alıp götürmüş­ tür. Kimi gereksiz gelenekler de toplumsal gelişmeyi önlemiştir. (...) Yobazlık, dini tam olarak anlayamama ve anlayamadan doğan din sömürücülüğü de çıkar karşımı­ za... Eğitim anlayışındaki gerilik ve anla­ yışsızlık da eğitim bakımından olumsuz bir durum yaratmaktadır. Köylere yol, su gitmemiş ve uygarlık bakımından geridir­ ler.”

Reşat Nuri’nin irdelediği, konu edin­ diği çoğu gerçekler sürüyor. Hele de son yıllarda şahlanan şeriatçılık, din sömürü­ cülüğü...

19 romanı, 7 öykü kitabı, 18 oyunu ol­ mak üzere 44 yapıtının yayımlandığı gözö- nüne alınırsa, Reşat Nuri verimli bir yaşa­ mı, tertemiz bir yaşamı yaşamıştır. ■

Reşat Nuri Güntekin, Muzaffer Uygu­

ner, Bilgi Yayınları, 1993,200s.

S A Y F A 2 3

Referanslar

Benzer Belgeler

Birinci Cihan Harbinden son­ ra Fahri Kopuz, Reşat Erer, Ke­ mimi Haşim, Âmâ Nâzım, Ney­ zen İhsan Aziz, Tanburi Ahmet Neşet, Hanende Sıtkı, Hanende Arap

Timur hakkında son söz olarak şunu söylemek lâzımdır ki bunun kadar sevilmiş ve gene o kadar zemmedilmiş adam çok azdır. Türkistan ahalisi ve bilhassa kendi

If we accept the spiritual interpretation of the book that Christ is the Bridegroom speaking of the Church, of the Christian, as the bride, then we get

Tiroid cerrahisinde karşılaşılabilecek başlıca komplikasyonlar geçici veya kalıcı rekürren larengeal sinir paralizisi, geçici veya kalıcı süperior larengeal

Gazetemize yazdığı «Yurddan Y a ­ llar» serisile bütün memleketin dikkatini ıir daha üzerine çeken güzide edib İsma­ il Habib, tetkik seyahatlerine bir

Bundan sonra Ofluoğlu’nu oyunculuğunun yanında tiyatro adamı ve tiyatro kurucusu olarak da görüyoruz: 1958‘de İstanbul Oda Tiyatrosunu 1966’da da Mücap

Böylece, bu yerler, daha da mâna kazanacağı gibi, ya­ pılacak onarımlarla da ilerideki nesil­ lere daha sağlam bir şekilde emanet edileceklerdir.. Bu tip

PEK ÇOK YÖNÜ BÎLİNMİYOR-FahrelnissaZeid’i, hakkında yazılan kitaplara, açı­ lan sergilerine ve isminin sık sık gündeme gelmesine rağmen modem Türk resminin