• Sonuç bulunamadı

Milli takımımız:Avrupa güreş şampiyonasında Türkiye'yi temsil edecek çocuklarımızı güreşirlerken gördüm

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Milli takımımız:Avrupa güreş şampiyonasında Türkiye'yi temsil edecek çocuklarımızı güreşirlerken gördüm"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

jrJjE

f

ünııııliiıiL

.

1

| V

Avrupa " güreş şampiyonasında

Türkiyeyi temsil edecek çocukla­

rımızı güreşirlerken gördüm

Yazan: İsmail Habib

Güreş Federasyonu, yerinde bir kararla, millî takımı seçme işini, alenî olarak halkın önünde yaptırdı, 27 mayıs cuma günü, İnönü stadın­

da, saat beşten dokuza kadar dört saat, aralıksız, gözümüzü bile kırp­ mağa vakit bulamıyacak kadar he-

(2)

Milli t a K i mı n ı z

Avrupa güreş şampiyonasında Türkiyeyi temsil edecek

çocuklarımızı minderde güreşirlerken gördüm

— B aştaraft 1 inci sahifede — yecanla seyrettiğimiz bu eleme maçlarından başka, milli takıma ay- rıîanlann idmanlarını, Nuri hocanın onları nasıl çalıştırdığım görmek ve aynı zamanda Avrupa şampiyonluğu için Türk milletini temsil edecek sekiz güreşçimizi yakından tanımak için 31 mayıs salı günü, Emi-gâu korusundaki güreş kampına gittim

Sinek sıklet

Biz güreş kategorilerini yalnız ki­ lolarla söylüyoruz. Frenkler bunu ayrı ayrı ıstılahlarla ifade ederler. İlk kategori «sinek sıklet», yani 52 kilo. 27 mayıs elemesinde bu kiloya dört güreşçimiz girdi. Olimpiyadda dünya İkincisi olan Halid Balamir güreşlere iştirak edemediği için bu kategorinin dört güreşçisi de yeni elemanlardı. Yalnız Ali Yücel son Avrupa turnesine iştirak ettiği için diğer üçüne nisbetle milletlerarası müsabakaya girmek bakımından iki aylık bir kıdeme sahibdi. Küçük yapılı, zayıf, esmer, fakat çekiç gibi bu güreşçimiz henüz 19 yaşındadır. Rakibi Haşan Gemiciyi 5 dakika 50 saniyede köprüye getirerek tuşla yendi.

Aynı sıkletten Bayram Şit 17 ya­ şında olup Denizlilidir. Keçberlik yapan bir köylü. O da Yaşar Doğu­ nun küçük kardeşi İsmail Doğu ile güreşiyor. İsmail daha uzun, Bayram daha dolu, ve belli daha kuvvetli, rakibini 7 dakika 45 saniyede tuşla yendi. Her iki güreşte yenilenlerle yenenler tekrar güreştirildikleri zaman yenilenlerden İsmail Doğu Haşan Gemiciyi ancak son saniyeda tuşa getirerek yendiği için Yaşa; Doğunun da yüzü güldü. Ali Yü- celle Bayram Şit yenişemediler. Yalnız Bayramın ötekinden üç, dört kilo farklı olduğu apaçık görülü­ yordu. Bayram puvan hesabile ga- Ub sayıldı.

Kilo meselesinin çetinliği Ali Yücel, son Avrupa turnesinde yalnız milletlerarası müsabakalarda tecrübe sahibi olmakla kalmamış aynı zamanda parlak başarılar ka­ zanmıştı. Fakat Bayram Şit de kuv- veçte fazla, ikisi tekrar güreştirildi. Ali Yücel kaybetti. Gazetelere ve­ rilen resmî ilânda millî takımda 52 kiloyu Bayramın temsil edeceği de bildirildi. Fakat 31 mayıs akşamı kampa gittiğim vakit Nuri Boyto- run dostumuzdan bu kararın kat’î olmadığım öğrendim. Ali Yücelle Bayram, idman sahnesinin öte di­ binde yanyana duruyorlar. Alinin tabanca tetiği gibi gergin çehresi yamnda Bayramm sakin yüzü, öte­ kinin esmer gövdesine karşı beriki­ nin beyaz vücudü birer tezad lev­ hası gibi duruyorlar. Nuri Hocanın korkusu şu: Bayramı iki kilo indir­ miş, daha iki, üç kilo inmesi lâzım. Onda artık eritilecek yağ yok. Faz­ la zorlamrsa takatten kesilmek ih­ timali var. Bu yüzden «sinek sık­ let» e gene Ali Yücel çıkacak.

Horoz sıklet

57 kiloda Adanadan İsmail Yoy- lu.Ankaradan Cemil Sarıbacağı 7 nci dakikada sürprizli bir oyunla yeniverdi. Dünya şampiyonu Nasuh Akar rakibi Kemal Ozkana ancak puvan hesabile galebe çalıyor. Mağ- lûblarla galiblerin tekrarlanan gü­ reşlerinde Kemal Özkan, rakibi Ce­ mil Sarıbacağı on dakikada tuşla yendi. Nasuh Akar da meğer asıl hünerim bu ikinci güreşe saklıyor- muş. Rakibi İsmail Yoyluyu iki bu­ çuk dakikada şampiyonluğa yakışır bir şakraklıkla hakladı. Hem Eski­ şehirli, hem Eskişehirin şömendifer atelyesinde işçilik yapan bu cihan şampiyonu dünya üzerinde kendi kilosunun son zirvesine çıkmasına rağmen tevazuun da aynı irtifama yükselmeyi bilmiş, gövde salâbetile ruh asaletini birleştirmek ne güzel şey, çıtır pıtır bir vücud, kumralım- trak bir çehre, küçük gözlerinin boncuklu tebessümlerle bakan içli­ liği, ve kafatasına yapışmış gibi du­ ran küçük kulaklarının bir şampi­ yon pehlivana mensub olduğunu bilirmişçesine çukurlukları asgariye indirmiş düzğün bir enerjile geri­ lişi.

Tüy sıklet

62 kilonun dünya şampiyonu olup ismini aynı zamanda sıfatı yapan ' Gazanfer, yakalandığı hastalık do- •' laytsile şimdilik

güreşemiyeceğin-Yazan: İsmail Habib

den son Avrupa turnesinde onun yerine Nureddin Zafer konmuştu. O da soyadının hakkmı vererek turnede parlak zaferler kazandı. Adapazarlı, 31 yaşında, Devlet Zi­ raat İşletmesinde çalışan bu güreş­ çimiz Ankara şampiyonudur. 27 mayıs elemelerinde Ahmed Bulutla güreşti. Uzun boylu, beyaz tenli bu güreşçinin sırım gibi bir vücudü var. Rakibini 9 dakika 24 saniyede tuşla yenen Nuıeddin o günün en zevkli ve en kıvrak güreşini çıkar­ dı. 31 mayıstaki son idman günü, bir iş dolayısile İstanbula indiği için kampa geldiği vakit, idman yapabi­ leceği kimse kalmadığından gayret Nuri hocaya düşmüştü. Nuri Boy- torun onların hem hocası, hem âmi­ ri, hem de icabında onlarla beraber koşup, minder üstünde onlarla be­ raber cümbüşleşen bir arkadaştır. Nureddin kendi sıkletinde birile id­ man yapaydı kim bilir ne şaklaban­ lıklar gösterecekti: Fakat «ağır sık­ let» e mensub hocasının kalın tunç gövdesi ve bütün oyunları bilen us. talığı karşısında ne yapabilir? Bizim takımın ağır sıkleti Muharrem Can- daş da bu enteresan idmanı seyre­ derken Nuredöine «kile yap kile» diyor. İki kolile hocanın sağ budun­ dan kilidleyen Nureddin «istediğin kadar yap, kalkar mı?» diye öyle bir bakış baktı ki hepimiz gülmek­ ten kendimizi alamıyoruz.

Hafif sıklet

67 kilonun favorisi Servet Meriç Adapazarlı, 34 yaşlarında, kendisi alaturkadan yetişmedir. Kırkpmar- da kilosuna rağmen «başaltı» m kazananlardan. Elemelerde bu ka­ tegorinin dört güreşçisi vardı. Ser­ vet, rakibi Haşan Akalı, Tevfik Yü­ ce, Sadık Özdemi yendi. Tevfiğin Servete en kuvvetli rakib olduğu belli olmuştu. Sadığı 2 dakika 22 saniyede, arka arkaya iki oyunla, birincide kaldırıp atarken, İkincide tekrar yakalayıp atışı tamamlayan bu yeniş harikulade bir şeydi. O gün Servetle Tevfik arasında kat’î bir neticeye varılamadığından sonra tekrarlanan müsabaka neticesinde davayı Servet kazandı. 31 mayıs akşamı kampta iki güreşçi ile ara­ lıksız yaptığı sıkı idman yirmi da- kidan fazla sürmüştü. Bu yirmi dakika, bizim yağlı güreşlerin din­ lene dinlene yapılan dört beş saa­ tine denk gibi. O dakikalarda bir saniye bile dinlenme yok. Burada dakikalara dolan enerji yağlıda saatlere yayılmıştır. Bir aralık Ser­ vet Meriç alttaki rakibinin üstünde duraklar gibi olunca Nuri hoca çı­ kışıyor: «Neye duruyorsun? Puvan kaybedersin.» Servet hemen hare­ kette. Bu sefer de rakibin minder­ deki kolunu iyi tutamamış ki yu­ karıdaki kolunu bükerken bir türlü sırtını çeviremiyor. Hocanın tarif ettiği gibi tutunca sırt anide yere geldi. Nuri hocanın ne olduğu böyle sahneler görülünce anlaşılıyor. Ser­ vet Avrupa turnesinde Brükseldeki Belçika galibi Cools’u Anverste ye­ nen güreşçimiz. Onunla idman ya­ pan Mustafa Yoyhl «ne kadar da kuvvetlisin Servet?» deyip duruyor. Evet hem kuvvetli, hem nefesli, hem hamleli. Esmerimsi endamında adelelerin halis çelik kıvrılışlarile gösterdiği ahenk o kadar güzel ki.

Velter sıklet

78 kilo, olimpiyadda Celâl Atik bundan evvelki altmış yedi kiloda idi. Ondan evvelki altmış ikide de Gazanfer vardı. İki kategoride iki dünya şampiyonu. Zavallı Ser­ vet Meriç ne yapsın? Kiloyu azal­ tıp 62 ye inse Gazanferin, kilosu­ nu tutup 67 de kalsa Celâlin yalçın duvarına çarpacak. Bereket Celâl bu sefer bir kategori yukarı terfi etti de Servet Meriç onun bıraktığı yeri tuttu. Fakat 73 +e Celâlin kar­ gısına kim çıkabilir? Elbiseli iken belli olmuyor, soyunup mindere çı­ kınca bu tunç endamdaki atletli âhenge hayran kaldık. Otuz ya­ şındaki bu çetinler çetini Yozgadlı ile Haydar Zafer boy ölçüşecek. Nureddin Zaferin küçüğü. Yalnız kilosu değil kuvveti de ağabeysin- den fazla olacak ki dört safhalı sa­ vaşta Celâle yenilmemek harikasını gösterdi. O Celâl ki olimpiyadda her önüne çıkanı iki. üç dakikada yere seriveıendi.

İlk altı dakikadan sonra ku ra üe

2

on, y

alta yatan Haydar, oyuna gelme­ mek için boyuna minderden kay­ dığı için bir şey yapamıyan Celâ) üçüncü safhada kendi yere yattığı zaman minderden kaçmamak merc liğini göstermesinden dolayı şid­ detle alkışlandı. Fakat bundan is­ tifade eden Haydar bir oyun d: tatbik ettiğinden puvan bile kazan­ dı ama güreşin başından sonun: kadar hamleleri hep Celâl yaptıg için haklı olarak galib ilân edildi Kampta Nuri Boytorun beni Celâli takdim edince çetin şampiyon: «A- man beyim, ne yazarsanız yazınız bizim Nuri hoca bizi bırakmasın korkuyorum, bu Avrupa şampiyon­ luk işi bitince o bizi bırakacak’ deyince hocaya karşı duyulan d: derin bağlılığın verdiği ferahlık v< hocanın öyle bir niyeti olmak ihti mali ile duyduğum sıkıntı karşı smda iki elim ikisinin sırtında ken dilerine kendiliğinden şu sözler söylemişim: «Milletin şerefi olanla kendilerinin olmaktan çıkarlar. Ar tık sizler kendinizin değil, milletin siniz-» İkisinin de vakur baş eğişle rinde bunu kabullendiklerinin be şaıetini sezerek sevindim.

Orta siklet:

79 kilo. Yaşar Doğu halkın alkış ları arasında mindere çıktı. Yontm bir kayayı andıran gövdesinin fazl kalınlığından dolayı boyu olduğun dan da daha kısa görünüyor. 34 ya şmd.aki bu Samsunlu şampiyonu muzun on yıllık şerefli bir güre mazisi var. İlk milletlerarası zafe rini 1939 da Avrupa Gıeko-Rome: ikinciliğile kazandı. Müteaddid B: kan şampiyonluklarından sonr 1946 da Avrupa serbest birincis 1947 de gene Avrupa Gıeko - Ro men birincisi olmuştu. 1948 olim piyad serbest cihan şampiyonluğu nu kazandığı zaman 73 kiloda gü reşiyordu. O da Celâl gibi şimdi b: derece yukarıya terfi etti. Eleme lerde karşısına çıkan Hilmi Tafraı :bu kaya gövdeli şampiyona yeö dakika kadar dayandığı için adet bir zafer kazanmış sayılabilird Kampta onunla idman yapmak d kolay bir iş değil. Kısa, sert saçi başını kaya gövdeye bağlayan boy nu da kaim. Asıl emeli bu boyn idman yaptırmak. Bunu Nuri Ho cadan rica etti. Boytorun yalnız ho ca değil, her derde derman. Şam piyonun kalın boynunu öyle ya man idmana çekiyor ki.

Yarı ağır

87 kilo, Amasyanın Gümüş Haı köyünden, 35 yaşlarında Adil Can demir, olimpiyadda dünya serbe: İkincisi, Vehbi Emrenin «tecrübe bir güreşçimiz» diye övündüğü pe livan. Son Avrupa turnesine Briikselin Greko güreşinde Bekta yenen Belçikalı Bronvers’i An versteki Grekoda, 6 dakika ve 2 saniye içinde yere seriveren Ad Demircanı kampta yakından gör mekteyim. Ahlâkının yüksekli! hakkında herkesin ittifakı var. Es mer çehresinin çatık kaşları altın da munis bakışlı gözleri onun i saffetini kimsenin şahadetine ha cet kalmadan kendi kendine açık lıyor .

Ağır siklet

Mersinli Ahmed neye gelmemiş' Kampta herkes aklına geleni söy lüyor. O sevimli ve babacan ağı: sıkletimizden bunu beklemezdik Belki son Avrupa turnesinde «ser best» i kaybedip «Greko» yu löa zanması ve şimdiki Avrupa şampi­ yonluğunun serbest olması yüzün den kendisi için tehlike gördü. F a­ kat bu gibi davalarda, yenmekteı de, yenilmekten de üstün olan mili vazifenin yapılmasıdır. Mersinlimi yapmaktan kaçındığım şimdi Mu­ harrem Candaş yapacak. Yirmi be; yirmi altı yaşlarındaki doksan be; kiloluk bu İzmirli gene, Yüksel Ticaret okulu mezunudur. Şimd yedek subay. Sarışın, mavi gözli halûk tavırlı, nefsine emin bu gene Nuri hocanın Izmirde antrenörlük­ le yaptığı hizmetlerin büyüklüğünü öyle candan bir samimiyetle anla­ tıyor ki: «Hepimiz onun eseriyiz, hepimiz» derken sağ elini kalbinin üzerine götürüşünde en derin bir yemin kat'iyeti vardı.

Millî takımımızı, hafiften ağıra, boy boy ve birer birer okuyucula­

rımıza takdim ettik. Hepsinin kuv­ vetleri. idmanları, güvenleri yerin- dedir. Fakat güreş bu. Koca Yusuf gibi, Kurtdereli gibi insan üstü devler bile «meydan bilir», «min­ der bilir» derlerdi. Dua bizden gayret onlardan, ve nusret Allah' tan.

İsmail İJabib SEVÜU

Referanslar

Benzer Belgeler

İyi bir boks tekniğine sahip, iyi bir boks alt yapısı olan ve gelecek vaat eden minik boksörlerin Uluslar arası boks müsabakalarında ülkemizi başarıyla temsil

Bu çalışmada öncelikle Derviş Muhammed Yemînî ve Fazîletnâmesi hakkında bilgi verilmiş, daha sonra Mühürnâme-yi Caferî şekil ve içerik bakımından

* Milli Parklar Kanunu'na göre her parkla ilgili bir gelişme planı olması, parklarda yapılacak uygulamaların da bu plana uygun olmas ı şart.. Kanun ayrıca milli parklarda

Mahalle halk ından Eylem Eroğlu da, daha önce gösterdikleri tepkilerden sonra baz istasyonlarının kaldırılacağı sözünü ald ıklarını, fakat bunun yerine yeni bir tane

Şehrin en’ mutena mahallinde ve kendi is­ mini taşıyan büyük sinemanın ya­ nındaki büyük binaya koştum, buradaki müdür Celâl bey, eski bir riyaziye hocası

Cambridge Üniversitesi’nden Sungsik Lee ve Arokia Nathan’ın geliştirdiği yeni transistör sayesinde elektronik cihazların yıllarca pilsiz çalışması mümkün

[r]

Bu çalışmada gömülü derin öğrenme algoritmalarını gerçekleştirmek için Nvidia Jetson Tx2 GPU geliştirme kartı üzerinde Caffe derin öğrenme paketi