• Sonuç bulunamadı

Abdülhak Şinasi Hisar'ın malları pazara çıktı:Ölümünden sonra sütun sütun övgü yazıları yazanlar yok pahasına giden hatıralardan habersiz kaldılar:Bir açıkarttırma'dan notlar

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Abdülhak Şinasi Hisar'ın malları pazara çıktı:Ölümünden sonra sütun sütun övgü yazıları yazanlar yok pahasına giden hatıralardan habersiz kaldılar:Bir açıkarttırma'dan notlar"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TurcOmın Gazetecilik ve Matbaacılık Anonim Şirket adına «ahibl t Kemal ILICAK. Umumi Neşriyat MödörO j Tevflk EROL. Bu nOshada Mesul Yazı t|l«rl Müdürü ı Ertuğnıl YEŞİLTEPE

ANKARA BÜROSU t Y»nlf»hlr Atatürk Bulvarı 139/2. Keeaba« Apt. Bakanlıklar. Tal: 17 55 37 - 17 53 ÜS, İZM İR BÜROSU : 2. Kordon Emlâk Kredi Bankaaı İ» Hanı Kat; 1, D air* 104 Tal: 22 973 . 33 851, ESK İŞEH İR BÜROSU : Porsuk İlhanı Kat: 1 No. 12 Tal: 10 98, ED İRN E BÜROSU t Tal: 13 75, GÜNEY DOĞU M ERKEZ BÜROSU ı D İYARBAKIR, ismen Han, No. 33, Tal: 14 38, ADANA BÜROSU ı Abidinpafa REMO

Han No. 88, Tel: Sİ 88

Tercüman

sahifede 25 lira. Nişan, Nikâh, Oüğün, S «anılma kadar 80 lira. Başlık kenarı mı kabul edilmez. ABONE BEDELİ t Y ıllığı I Dış memleketler İçin ayrıca posta ücreti

GEDİZ GAZETECİLİK ya MA

W M K M

-■.T ■ ^

A bdülhak Şinasi H isar ın malları pazara çıktı

Ölümünden sonra sütun sütun övgü yazıları yazanlar

yok p ah asın a giden hatıralard an habersiz kaldılar

Bir acıkarttırm a’dan notlar

t MAYIS AYINDA KAYBETTİĞİMİZ BÜYÜK SANATÇI

i? CİLTLİK BİR EDEBİ HAZİNE BIRAKMASINA RA Ğ ­

MEN MAL— MÜLK O LARAK B1RŞEY BIRAKMAMIŞTI.

T

ürk Edebiyatına «Hâ­

tıra» türünün en gü­

zel örneklerini ka­

zandıran, bazılarına göre Cumhuriyet Devrimizin en

güçlü romancısı savılan

bir büyük yazarın «hâtı­ ra» lan haraç - mezat sa- tıld*. Onun bütün eserleri, dolayısiyle de ünü zengin

hâtıralarına dayanıyordu

ama, ölümünden bir ay

sonra satılanlarla bunlar

müyordu. Eski tip birkaç avize, aynalı konsol, çalış­ ma masası, gene eski tip birkaç cam saçılmış, dergi ile yerlere saçılmış, dergi­

ler, gazeteler, kupürle«... Cihangirdeki Rüyam Apart­ manının daracık üç odalı dairesinin denize bakan o- das'nda, orta yerde kadife­

leri solmuş büyükçe bir

koltuk, kenarda bir sedir ve köşede de bir masa...

lar da döktüreceklerdir.

B

oğaziçi yalılarında ve

Istanbulun en iyi

yerlerinde bolluk için

de büyüyen Abdülhak Şi­

nasi Hisar, zamanla bun­

lardan uzaklaşmış, eski

günleri ancak eserlerinde

yaşatır olmuştu. Hiç ev­

lenmemişti. Kimsesi yoktu da denilebilirdi. Çünki 3. Sulh Hukuk Hâkimliğinin

karşısına mirasçı olarak KÜÇÜK HATIRALAR Arkadaşımız, Biraz

yor.

Varlık içinde büyüyen Hisardan geriye kalanlar ufak—tefek hâtıralardı, sonra satılacak birkaç cam eşya, 2 küçük şamdan ve bir çalar saati

inceli-(Foto : Sabahattin CAN)

«Tanır mıydınız onu nine?» soruma «Evet, hep bu kol­ tukta otururdu» diyor ve başkaca birşey sövlvniyor. Yanımıza sokulan orta yaş­ lı birisi «Çok sıkıntı çek­ ti.. Hele son zamanlarda çok..» diyor. Hisarın 8 yıl­ lık emektarıymış Sabri

E-adresi, giriş tarihi yazılı üzerinde., (işi. gücü) so­ rusunun karşısında ise, el- jazısı ile «Homme de Leıt-

res» (Edebiyatçı) yazılı

idi.. Hem de büyük edebi­ yatçı.. Belki de onun içip

kaideyi bozmadan, diğer

ünlü edebiyatçılar gibi se­ falet içinde göçtü gitti..

Kapıdan çıkarken gözle­ rim hâlâ bir sanatçı, sa­

natsever, değerbilir bir

dost arıyordu.. Ama boşu- naydı.

t *■ I |

İMLİK KARTI + Abdülhak Sinasi Hisarın Türk — Fransız Kültür Cemiyetine üyelik kartı.. Da- mk eşyalar içinden bir küçütSS bulup verdiği kartta yazarın eski resimlerinden biri de z ı m -

ılıdır_

R

ö

P

0

R

T

Â

Ü N A L

S A K M A N

*

I

I

fır.. Ev işlerini görürmüş,

Dinlenme

koltuğu

♦«âr.a”

arasında bir ilgi kurmak

zordu. Münadi: «Bu oda­

nın bütün eşyalarını 2100 liraya satıyorum. Saatt...»

diye boyuna müşteri kı­

zıştırdığı halde kimse aldı- , n ş etmiyordu. Sonra yine münadinin sesi duyuluyor­ du: «Bin liraya olmaz... İnsaf artık, bir oda dolusu eşya!» Ama gene kimseden ses çıkmıyordu.

M

ayıs ayında kaybet­

tiğimiz Abdülhak Şi­ nasi Hisar, 75 yaşın­ da göçerken arkasında 12 ciltlik bir edebî hazine bı­

rakmasına rağmen mal — mülk olarak birşey bıraka- mamıştı. Adcılarla dolu üç

odada maddî bakımdan pek

dişe dokunur eşya görül­

Burası Hisar’ın hem misa­ fir, hem çalışma odasıymış.. İçeri girenler alacak bir­ şey bulamadıklarını göste­ rir şekilde eşyalara bakı­

yorlar. Yalnız bazıları

49 11 65 no. lu telefonu görünce ilgileniyorlar.. O da satdık.. Yarım yüzyıllık edebî çalışmanın sonucu olarak toplanmış dergile­ re, gazetelere kimsenin dö­ nüp de baktığı yok.. Ya­

zarın ölümünden sonra

gazetelere, dergilere sütun sütun yazılar yazıp hâtı­

rası önünde eğilenlerden

kimseyi göremiyorum or­

talıkta. Umarım ki bu kişi­ ler iş işten geçtikten son­

ra «Neden Hisarın evi,

eşyaları bir müze haline

konulmuyor?» diye

yazı-çıkan 4 kişi, Hisarın u- zaktan akrabası idiler, 4 ü de onun halasının torun­ ları oluyordu.. Maddî ser­ vetini yitiren Hisar, ma­ nevisini de elden çıkarmış son yıllarda hafızası da bozulmuştu.. Yazamıyordu da artık... Böylece (Boğa­ ziçi Mehtapları) ve (Boğa­ ziçi Yalıları) nda dile ge­ len edebiyatımızın en güçlü mensur şiirleri ve hâtıra­ ları ile (Failim Bey ve Biz)

ile (Çamiıcadaki Enişte­

miz) de canlanan eski,

çelebi «OsmanlI Hayatı»

devamsız kalmıştı..

Bir yaşlı hanım henüz satılmamış o>an yazarın

dinlenme koltuğunun ba­

şında nemli gözlerle dur­

muş.. Hiç konuşmuyor..

yemeğini pişirirmiş.. «Hiç incinmedim ondan» diyor.

Y

an odada münadinin

her «Satıyorum.. Saa- attım !..» deyişinde baştanbaşa, hâtıralarla ö- rülmüş 12 ciltlik külliya­ tın bir bölümü satılıyor gibi geliyor. Yerlere saçıl­

mış, gazeteler, dergiler

kimsesiz çocukları andırı­ yor. Bu daracık, alıcılarla

tıkabasa dolmuş dairede

10 dakika bile durmak güç

geliyor artık.. Münadinin sesi duvarlarda çınlarken,

kalabalığı yarıp kapıya

yaklaşıyoruz. Arkamızdan

bir kız çocuğu «Amca» di­

yor, «Resmini istiyordu­

nuz. İşte bir tane buldum!»

Bu bir kartın üzerinde,

vesikalık resmi Hisarın..

Kartı çeviriyorum. Türk

— Fransız Kültür Cemiye­ tinin üyelik karlı.. Adı,

m s

Hisar hep bu koltukta oturur, misafirleri ile tatlı tatlı konuşur ya da dinlenirmiş. Cilâsı gitmiş kadifeleri solmuş dinlenme kol tuğu da ortada kalmış müşteri bekliyordu. Koltuğun başındaki mahzun genç, onun ev işlerine bakan emektarı, küçük de onun oğludur. Kendi çocuğu olmayan Hisar, bu çocuğu çok severmiş..

(Foto : Sabahattin CAN)

İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

預防臍帶感染。 三、何為臍息肉 有時脫落後在基部有部分的肉芽組織形成,而有慢性分泌物,稱之為臍息肉。臍帶周圍若 有紅腫,則小心可能發生了臍帶炎。 四、如果有臍息肉如何處理

İncelenen iki yazma etkinliği ortak çerçeve metni A1 düzeyi yazılı anlatım, genel yeterliği “Basılı tek tip sözcükleri ve kısa metinleri bakarak yazabilir.”

Spinocerebellar ataxia type 8 (SCA8) is reported to be caused by an unstable CTG repeat expansion in the 3’ untranslated region of a novel gene, KLHL1AS, on chromosome

[r]

“...Abdullah Cevdet Bey’in, bu sözlerini işittik­ ten sonra, Elaziz de bu adama rey değil, selam bile verecek Türk ve müslüman çıkmayacağına şüphe etmiyoruz (...)

Pane- le konuflmac› olarak KOSGEB Giriflimcili¤i Gelifl- tirme Merkezi Müdürü Necla Halilo¤lu,Türkiye Teknoloji Gelifltirme Vakf›’ndan (TTGV) De¤erhan Usluel, Gate

Deramliner’›n kendisi kadar ilginç bir baflka uçak da, parçalar›n› Eve- rett’teki montaj fabrikas›na tafl›mak için kullan›lmakta olan özel yap›m kar-

N işantaşı’nda Milli Rea­ sürans Çarşısfnın arka tarafında küçücük, kendi halinde ama rengarenk bir bar var.. Öğlen yemeği ve tabii akşam ye­ meği de