(?e /(4 ^¿¿¿e'iday
Hıdiv Kasrı albüm ünden
HIDİV KASRI
■ M
Çubuklu üstünde, yüksek kulesiyle’ her yönden dikkati çeken ilginç ya pı, son Mısır Hıdivi Abbas H ilm i Pa şa'n ın 1904 veya 1905 yılında yaptır mış olduğu yazlık sarayıdır.
1936'da Hıdiv'in İstanbul'u terk et mesi ve 172 dönümlük geniş korulu ğuyla, bu mülkünü, Belediye'ye sat masıyla boşalan yapı, o tarihten beri kapalı kalmış ve özellikle son 10 yıl da harap olmuştur.
Çubuklu tepesinin üstündeki, çev resi ormanla sarılmış Hıdiv Kasrı, İs tanbul'un bu yüzyıl başında göğsüne takılmış olan böyle bir geçmiş zaman mücevheridir.
Kapalıçarşı'nın görkemli zamanla rının işi hatai üslûbu bir kitap ya da kumaş bezemesi gibi eski İstanbul çi çeği tatlılığında bir mücevher değil dir. Üslûbu bambaşka, Paris'ten ya da, daha çok, belki Berlin'den ithal edilmiş broş, bir pandantif bir görü nümündedir. Ama hiç şüphe yok, ko cam a n bir mücevherdir.
Mimarı, yapı planına bir kaprisi uygu lamış: Alışılan şekilde,girince bir hol, iki yanında ve karşısında salonlar düzeni vermemiş. Ana kapıdan girince küçük bir hol insanı karşılıyor. Burada Art- Nouveau'nun çiçeklere ve salkımlara
üzüm salkımlarının vitray halinde resim leştiği enfes bir kapıdan girilerek, bina nın ortasına yerleştirilmiş olan bir çekir dek mekâna geçiliyor.
Burası Roma’nın klasik dönem saray larını hatırlatan bir sanatsal çeşme özel- ,:x:_j_-ı:r_ gır nimfeum’dur. Heybetli 8
çift mermer sütun ortadaki sığ bir havu- zuçevriliyor,havuzun ortasında mermer bir fıskiye çanağı yükseliyor, üstünde kat yok, yapının çatısına kadar boşluk veril miş. Üst kat masif ve cilalı bir ahşap par maklıkla aşağısını seyrediyor. En üstü nü, yukarısını, havaya karşı cam bir fe
Girlş ve Havuz Konkav Salon Mermer Salon
10
nerle korunan bir vitray süslemekte, 20. yüzyıl başının üslûbuyla, bunda da çi çekler ve;geometrik biçimler göz alıyor. Aşağıdan sayabildiğim kadarıyla 12 renk nüansı yukarıdan gelen gün ışığını, pem benin, morların, yeşillerin çeşitli tonla rına boyayarak aşağıdaki mermer me kâna serpiştiriyorlar.
Yapının öbür cephesi ortadaki mer mer şeklindedir. Bir ucunda mermer sa lona bakarak tavanı kanalı ve kristal ışıklı bir salon yer alır. Buraya “ Kristal Salon" adı verildi. Sonra dairenin bir ucunu oluşturan konkav biçimi bir salon gelir. Burası da şömineleri, duvarı ve tavanı lambri ahşap kaplamalı, herşeylyle Art- Nouveau üslûpta bir mekândır.
Önünde yer alan heybetli, mermer sü- tunlu bir balkona açılır. Aradan geçen 100 yıla yakın zaman boyunca ağaçla rın yükselmesi sonucunda balkon artık Boğaz’ı seyredemiyor.
Ama ne gam, mermerin soylu bir zen ginliği içerisinde ağaç yeşilinin bütün nü anslarından oluşan bir sergiye bakıyor Kuş sesleri bu serginin fon müziğidir.
Konkav salonun öbür ucunda yemek odası yer almıyor.
Bina girişinin üstünden eski Türk ev lerinde olduğu glbl,önce iki yandan çı kan, sora birleşip, ortadan tek hatla uza nan, mermerden masif ve anıtsal bir merdivenle üst kata çıkılıyor.
Üst katta 11 adet büyük oda alt kat
Şömine
planına uygun olarak çevreye sıralanır. Hıdiv’in kendi yatak odasının duvarları ve tavanı baştan başa limon ağacıyla kaplıdır.
Çocukların banyolarında şerit şeklin de yer alan kuş desenli ve özellikle köy görünümlü fayansların, çok makbul ve
Yatak Odası
ender blrDanimarkaçinlsi olduğunu bi na harapken gezdirmiş olduğum Avus turyalI soylu aile, Baron ve Barones Sla- vik bildirmişti.
Kurum bu katta, turistik işletmesinin menfaatine aykırı olarak, odalar şöyle dursun, banyolarında bile en ufak bir de ğişiklik yapmadı, ek kapasite koymadı. Herşey olduğu gibi bırakıldı. Lavabola rın bir eksen etrafında suyunu boşaltan patentli porselen çanağı bile yeniden yaptırıldı.
Boğaz’a her açıdan bakan kule tabii olarak onarıldığı gibi asansörü de işler hale getirildi. Kulenin ve bütün kasrın çevresi 176 dönümlük bir ormanla ba- tanbaşa kaplıdır. Yapının o tu r duğu düzlük, Boğaz’a bakan yüzünde yamaç halindedir. Binanın arkasında, güney yönünde büyük bir ahır kapısı, ku zey ucunda ise küçük bir Fransız şato suna benzeyen ayrı bir giriş kapısı, ve
apartman vardı.
Ahır kurumca restore edilerek, lokan ta; kuzey kapısı ise, üstü lojman, altı pastane haline getirilmiştir.
Bu kapıya uzanan yol bir cennet yolu görünümündedir. Güzergâhın bütünüyle kır çiçekleriyle kaplı bir çok noktasından Boğaz, kesintisiz bir tablo halinde görü lüyor. Yer yer bir dağ yöiu gibi, yer yer de ulu çam larıyla Büyük A d a ’ya benziyor.
Hıdiv Kasrı'ndan bu uç kapıya tek at lı bir faytonla gidilecek. Fayton bu defa Hıdiv’e mahsus değil, tabiat ve güzellik aşıklarına mahsus.
11 Bahçe
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi