• Sonuç bulunamadı

Terihten bir mektup:Büyük Reşit Paşa'nın yolunu kesenler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Terihten bir mektup:Büyük Reşit Paşa'nın yolunu kesenler"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

V A T A N

TARİHTEN BİR ÖRNEK

Büyük Reşit Paşanın

yolunu kesenler

R

eşit Paşa, bugün ara­ mızda bulunsaydı, şu suallerime cevap vermesini ni­ yaz ederdim:

— Gülhane parkında halka vaadlerde bulundunuz, dediniz ki: «Coğrafî mevkiine, toprağı­ nın verimine ve halkının kabili­ yetine göre iyi idare sayesinde beş, on yıl içinde bu millet re­ faha erişir.» Tanzimat m birinci yılında, ıslahatçı ve hamleci bir liderden beklenen azmi ve ateşi tamamıyle gösterdiniz. Fakat ir­ tica ve taassup taraftarları, ısla­ hatın ikinci yılını idrak etmeden, büyük elçilik vazifesiyle sizi Pa- rise gönderttiler. Orada dört vıl kaldınız.

Şartlar değişip tekrar iktidara döndükten sonra, altı defa Sad­ razam oldunuz. Hayatınızın bu devresinde baş kaldıran irtica ve taassuba karşı, daha kollayıcı ve daha telifçi olduğunuz söyleni­ yor, zamanla Gülhane Hatunda­ ki prensiplerin bozulmasına göz yumduğunuz anlaşılıyor... Beş, on sene zarfında memleketin re­ faha erişeceğini halka vâdettiğî-

niz halde, bunu sağlığınızda gör­ mek size neden nasip olamadı?. Tanzimat, sizin için bir varlık mücadelesiydi. Bu beka davasın­ da sizi duraklamağa sevkeden, devletin gençleşmesini, bu mille­ tin refahını geciktiren âmiller nelerdir? Bize bunları anlatır mısınız?»

(Mustafa Reşit Paşa ve Tan­ zimat) adlı kitabımda neşretti­ ğim; bine yakın vesikadan edin­ diğim fikirlere göre, paşanın ba­ na vereceği cevabın şu yolda be­ lireceğini sanıyorum:

— Sana, devrimin aynası olan yüzlerce vesikadan beş, altı ta­ nesini veriyorum. Bunları ince­ le, fakat beni anlaman için bu yetmez. İçtimaî şartları ve bu şartlara göre yaptığım ve yapa­ madığım işleri göstermen lâzım­ dır. Bu dört, beş vesika mesele, nin bir noktasını aydınlatır...»

Reşit Paşanın bıraktığı vesika­

110 yıl evvelki facianın bir aynı bugün karşımıza

çıkmıştır. Dahilde menfaati bozulanların, hariçte de

memleketi yok etmek isteyen düşmanların, büyük

Reşit Paşaya karşı kullandıkları iki silâhtan biri,

kör taassup, diğeri de irticadır. Memleketi, medenî

milletler seviyesine çıkarmayı hedef sayan (Reşit

Paşa ıslâhatını) yıpratan ve solduran, bu iki silâhtır.

Aradan bir asır geçti. Ne yazık ki yolumuzun üstüne

bugün de hâlâ aynı engeller dikilmiştir.

... .. Y A Z A N : m m ı ı ...

Reşat Kaynar

AVUKAT ları tetkik neticesinde vardığım kanaate göre bu büyük adam, ne istediğini bilen bir liderdi. Dü­ şüncelerini tatbik imkânını bul- saydı, memleketi beş, on yıida refaha eriştirmek yolundaki sö­ zünü yerine getirebilirdi. Ona karşı gelen, milletin necat ve te- ıakkisine engel olan ve haricî düşmanların emellerine neticede hizmet eden düşman kuvvet; bu­ gün de ilk fırsatta eski hal ve tavrıyle karşımıza dikilen taas­ sup ve irticadır.

Tanzimat ilânından biraz önce görünen manzaranın, ana hatla­ rı şunlardır: Memlekette can, mal ve ırz güvenliği yoktur. Dev­ let idaresi hükümdara hulûs ça­ kan gayr . i mes’ul adamların elindedir. Devletin geliri, (mül­ tezim) denilen vurguncuların keyfine tâbidir. Bu vurguncular, merkezdeki gayr - i mes’ul padi­ şah yakmlarıyle ortaktırlar. Hal­ kı soyarken bunlara da pay ayı- rıyorlar. Din adamları âhiret iş­ lerini bir yana bırakmışlar, yer­ leşmiş menfaatlerin bozulnıama- sına gayret sarfediyorlar. Halk canından bezmiş bir durumda­ dır. Halkın devlete duyduğu gü- vensizlik, dostları ümitsizliğe ve düşmanları da memleketin tak­ simi için birleşmeğe sevketmiş- tir. Varlık davası felce uğramış­ tır. Paşanın son günlerine kadar

ağzından düşürmediği (iyi idare) hedefi gerçekleşmezse memleket inkıraz tehlikesine maruz görün­ mektedir.

Reşit Paşa için (memleketin iyi idaresi) Gülhane Hattında ifade ettiği prensiplerin gerçek­ leşmesiyle mümkündür. Bu saye­ de umumî rpfah, beş on sene içinde mutlaka belirecektir. Yıl- lardanberi edindiği kanaatleri fiile çevirmek için 1839 kasımın­ da işe sarılmıştır.

İlk darbeyi, devlet gelirini soyan mültezimlere vurmuştur. Halk ile devlet arasına giren de­ mir perdeyi kırmak lâzımdı. Halk, devleti, ilk defa karşısın­ da gördü. Halk tarafından seçil­ miş mümessillerin de yer aldığı eyalet meclisleri, vergileri her­ kesin malî iktidarına göre tesbit edecek, maaşlı ve mes’ul memur­ lar da, ellerindeki nizamnamele­ re göre vazifelerini görecekler­ di.

Bu teşebbüs, yerleşmiş menfa­ atleri derhal harekete getirdi. Halbuki, paşa bunu da kâfi gör- medi, memurların rüşvet alma­ ması yolunda mücadeleye geçti, fakat ummadığı bir hâdise kar­ şısında kaldı:

Gülhane Hattının tatbiki yo­ lunda padişahtan sonra (Kur’anı Kerim) üzerine yemin eden Sad­ razam,' daha yemininden üç ay geçmeden, rüşvet almıştı Hem de nasıl?.. Reşit Paşanın adına.... Bir zatı Serasker yapmak için Reşit Paşaya yirmi bin kuruş vermek gerektiğini söyliyerek ve alarak....

Şimdi' ne olacak, Sadrazam da ceza kanununa mı çarptırılacak? Paşa, bunda tereddüt etmedi. Sadrazam derhal mahkemeye ve­ rildi, suçu tahakkuk ettiği için o, koca Sadrazam, kölelerini mü­

şir yapan, herkesin velinimeti olan o koca Hüsrev Paşa, üç yıl müddetle sürgüne gönderildi.

Mesele bu kadarla da bitmez. Can emniyeti bozulmuştur, mu­ hakemesi: idamlar yapılmıştır. Meşhur Akif Paşa, Sultan Mah­ mut devrinde vezirlere etek öp­ türen ve türkçede yeni bir yol açan Akif Paşa, can güvenliğini ihlâl etmiştir. Reşit Paşa, onun da mahkemeye verilmesinde te­ reddüt etmedi.

Bu hareketler, ıslahatçının ne yaman bir varlık olduğunu açık­ ça gösteriyordu. Halkın memnu­ niyeti arttığı gibi, devlete olan emniyeti de yükseldi. Fakat, yer­ leşmiş menfaat sahipleri; o asır­ lık âlete, köhne ve mel’un âlete, irtica ve taassup âletine başvur, dular. Islahata karşı, irtica ta laflarları ayaklandılar.

Paşa, vicdanından emindir Kendisini itham edenlere şu ce vabı veriyor:

— Memuriyette bulunduğun sıralarda bir davacının şikâyeti­ ni dinlemekte ve icabını yap. makta kusur etmişsem, bir ada- mın hakkını çiğnemişsem veya bâtıl davasını terviç için yazı ve­ ya sözle emir vermişsem, dünya­ da benden alçak adam yoktur. Bu, tahakkuk ederse hakkımda en şiddetli cezayı kendim davet ederim.»

Fakat irtica ve taassup taraf­ tarları, gittikçe fazla ağır bası­ yorlar. Paşanın frenk taraftarı ve dinsiz olduğunu söylüyorlar. O devirde yazılan bir beyitte: «Devletin nazik vücudu tam bir sihhatte iken, Reşit Paşanın ken­ di menfaati namına devleti fren­ gi illetine müptelâ ettiği» ifade edilmektedir.

Kendi vurgunları, nüfuzları ve debdebeleri namına milleti köle halinde tutmak istiyenlerin Re­ şit Paşanın ıslahatına karşı baş­ vurdukları entrikaların ve tez­ virlerin nev’i ve mahiyeti; bu­ günkü mürtecilerin başvurduk­ ları kundaklama vasıtalarının aynidir. Âdeta milletin varlık ve terakkisine karşı yüz on yıllık bir fasıla ile ayni isnat ve tez- virlerin aksi sadası duyulmakta­ dır.

Yüz on yıl evvel dinî taassup ve irtica namına yapılan suikas- dm hikâyesi, bugün hesabına milletin gözünü açmağa hizmet edeceği için fırsat düştükçe, bun­ lara dair daha etraflı tafsilât vermekte kusur etmiyeceğim.

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Milletimin münevverlerine, mensup oldukları Türk kütlesinin, zaten asırlar- danberi var olan şahsiyetini bugünün ilim, teknik ve felsefe sahasında

I hope you are keeping excellent health and Allah will grant you good health and success in all

Sertel Demokrasi Ödülü yıl içinde demokrasi için en iyi savaşı vermiş olan gazete ve gazeteciye verildi.. Gazetecilik ödülü Nadire Mater’e, gazete ödülü ise

Daha sonra rad­ yoda adımı duyunca arkadaş­ larına benim oğlan çok hislidir.. Müzik

Moskova Güzel Sanatlar Akademisi'nde başladığı eğitimini, Rus ihtilalinde Türkiye'ye gelerek, İstanbul'da Güzel Sanatlar Akademesi'nde devam ederek, bitirdi.. Çallı

Extramedullary plasmacytoma accounts for 4% of non-epitelial tumors of the nasal cavity, parana- sal sinuses and nasopharynx and they usually occur in patients between 6 and 7

EŞİ EN B U YU K DESTEĞİ ' > , } Barış Manço, sanattaki başarısının yanısıra birbiri ardına hazırladığı televiz­ yon programlarında, gücünü eşinin

Anterior- posterior göğüs grafisinde, asimetrik torasik malformasyon, torakal vertebralarda segmentasyon ve formasyon defekti ve kostalarda füzyon, genişleme ve