YOLSUZLUĞUN ULUSLARARASI BOYUT KAZANMASI

Belgede ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIMLA ULUSLARARASI ÖRGÜTLERİN YOLSUZLUKLA MÜCADELE STRATEJİLERİ (sayfa 132-136)

ULUSLARARASI ÖRGÜTLERİN YOLSUZLUKLA MÜCADELE STRATEJİLERİ

A- YOLSUZLUĞUN ULUSLARARASI BOYUT KAZANMASI

Toplumların yapısını olumsuz yönde etkileyen ve çıkar ilişkilerini ön plana çıkaran yolsuzluk olaylarının hemen tüm dünya ülkelerinde görülmesi ve etkilerinin çok geniş olması nedeni ile hemen hemen tüm bölgesel ve küresel uluslararası örgütler kendilerine üye olan ülkeler içinde meydana gelen yolsuzluklarla ilgili olarak çeşitli düzenlemelere gitmişlerdir. Bu düzenlemeler bazen yeni sözleşmeler hazırlamak ve üyelerine imzalatmak, bazen bir bildirge yayınlamak veya tavsiye kararları almak şeklinde gerçekleşmiştir. Bugün de çoğu uluslararası örgütün yaptığı, benzer faaliyetlerdir. Birtakım örgütler ise kendi üye ülkelerine yönelik olarak daha kapsamlı çalışmalar yapmakta, görevlendirdikleri uzmanlar aracılığı ile bu ülkelerde yolsuzluk olaylarını ayrıntılı olarak inceleyip bir rapor haline getirmekte ve bunu yayınlamaktadırlar. Bu konuda Dünya Bankası’nın genel olarak 3.Dünya ülkeleri olarak kabul ettiğimiz az gelişmiş ülkeler ile ilgili ülke raporları hazırladığı, OECD’nin ise gelişmiş ülkelere yönelik olarak bu tür raporları hazırladığını görmekteyiz.

Uluslararası alanda yolsuzlukla mücadele çalışmalarının ciddi anlamda 1990’lı yıllardan sonra başladığını görmekteyiz. Bu gecikmenin, yolsuzluk gibi sıkıntılı bir konu ile ilgili olarak, uluslararası boyutta harekete geçmenin zaman almasından kaynaklandığını söylemek mümkündür.

Yolsuzluk konusunun uluslararası kuruluşların gündemine girme biçimi,

ulusal ve uluslararası düzeyde konuya gösterilen ilginin sebeplerinin de farklı olacağını düşündürmektedir. Yolsuzluk, ulusal düzeydeki tartışmalarda başlangıçta kirlenme ve yozlaşma gibi daha çok ahlaki ve toplumsal kaygılarla ilişkili görülürken, uluslararası kuruluşlar açısından açıkça rekabet koşulları üzerine yaptığı olumsuz etkiler nedeniyle bir ilgi söz konusudur.191 Sermayenin küreleşmesi ve artan uluslararası entegrasyon yolsuzlukları küresel bir boyuta taşmıştır. Bunun yanında finans sisteminin elektronikleşmesi, bir yandan yolsuzluk fırsatlarını artırıcı ve aynı zamanda yolsuzlukları kolaylaştırıcı bir etki yaparken, diğer yandan yolsuzluklarla mücadeleyi zorlaştırmaktadır.192

Yolsuzluk konusunun uluslararası kuruluşların gündemine, bu alanlardaki farklı uygulamalardan yakınan ve özellikle Avrupalı şirketler karşısında haksız rekabete maruz kaldıklarını iddia eden Amerikalı siyasetçiler ve ihracatçılar tarafından taşındığını iddia eden Tanzi, 1994 yılında yabancı ülkelerdeki ihalelerde Fransız şirketlerinin 10 milyar frank, Alman şirketlerinin 3 milyar dolar civarında rüşvet verdiklerini söylemiştir.

Avrupalı şirketler verdikleri rüşveti muhasebeleştirme ve karlarından düşme imkanına sahipken, ABD yasaları gereğince bu imkanı kullanamayan ABD şirketlerinin, yeni piyasaların rekabete açıldığı yıllarda yolsuzluk konusundaki çeşitli uluslararası girişimlere bu kaygılarla ön ayak olduklarını söylemek mümkündür. Yine 1997 yılında meydana gelen Doğu Asya ekonomik krizinin kökeninde bölge ülkelerinin yolsuzluğa dayalı devlet-iş dünyası ilişkilerinin patlak vermesi, IMF gibi ekonomik örgütlerin bu konuya olan ilgisini artırmış ve hükümetlerin ve mali kurumların şeffaflığı ve açıklığı, iyi yönetişim kavramı içinde gündeme getirilmeye başlanmıştır. Kısacası, 1990’lı yıllardan sonra

191 Pınar, BEDİRHANOĞLU. “Yolsuzluk, Yeni Sağın Hegemonya Mücadelesi ve Devletin Dönüşümü”, İktisat, Siyaset ve Devlet Üzerine Yazılar, Prof.Dr. Kemali Saybaşılı’ya Armağan, Bağlam Yayınları, 2004

192 Patrick, GLYNN., Stephen J. KOBRİN and Naim MOİSES. “The Globalization of Corruption”, Ed: Eliot, A. Kimberley. Corruption and the Global Economy, Institute For International Economics, Washington DC, 1997

yolsuzlukla mücadele tartışmalarının sayı ve nitelik olarak da değiştiğini söylemek mümkündür.

Gerçekten de bazı ülkeler için ulusal düzeyde mücadele yapmanın yanında uluslararası mekanizmaların devreye girmesi mücadelede hızlandırıcı rol oynamıştır. Örneğin; Hırvatistan ve Romanya Avrupa Birliği’ne üye olduktan sonra yolsuzlukla mücadele konusundaki çabalarını artırmışlardır. Yine Asya-Pasifik bölgesinde ADB-OECD Anti-Yolsuzluk Girişimi 25 ülkeyi bir araya getirerek mücadelede işbirliğini sağlamayı hedeflemiştir. Benzer şekilde Latin Amerika’da Amerikan Devletleri Örgütü’nün yeniden gözden geçirme mekanizmasının varlığı bağımsız gruplara yolsuzlukla ilgili gelişmeleri yakından takip etme imkanı tanımıştır.193 Ulusal düzeyde çabalar devam etmekle birlikte özellikle ülkelerin uluslararası belgelere imza atmaya başlamaları ve sözleşme hükümlerini yavaş da olsa yerine getirmeye başlamaları olumlu gelişmeler olarak görülmektedir.

Yolsuzluk olaylarının bazen ülkelerin iç meselelerinden değil dış dünya ile olan bağlantıları nedeni ile de gündeme geldiği görülmektedir. Örneğin, Afrika ülkelerindeki yolsuzluk olayları yanlıca iç etkenlerin değil, dünyanın geri kalan ülkeleri ile yaşanan ekonomik ilişkilerin de bir sonucu olarak ortaya çıkmışlardır.194

Yolsuzlukların, aşağıda sıralanan nedenlerden dolayı uluslararası kuruluşların ilgisini çektiği belirtilmektedir.195

- Uluslararası kuruluşlar, yapmış oldukları yardımların ve sağlamış oldukları kredilerin en etkili biçimde kullanılmasını isterler,

193 Cobus, SWARDT. “Lessons Learned from Anti-Corruption Campaigns Around the World”, IT Küresel Corruption Report, 2006, Paris

194 “Les Acteurs et Les Mecanismes Internatıonaux D’Integrite”, Combattre la Corruption, Transparency International, Editions Karthala, Paris, 2002 pp. 273-274

195 Ackerman. A.g.e. s.178

- Uluslararası kuruluşlar, yardımlarda bulundukları ülkelerin yolsuzlukla mücadele ve reform programlarını doğrudan desteklemek isterler,

- Uluslararası kuruluşlar, çok uluslu şirketlerin yatırım yaptıkları ülkelerde, rüşvet ödemelerini engelleme ve bu şirketlerin yatırım yaptıkları ülkelerdeki reformları desteklemelerini isterler,

- Uluslararası kuruluşlar, ülkeler arasındaki kara para akışının kontrol edilmesinde ve uluslararası mali suçlar konusunda işbirliği yaparak yolsuzlukları kontrol altında tutmak isterler.

Ekonomik ve siyasi birçok sebep uluslararası kuruluşların yolsuzluk olaylarına ilgisini artırmasının gerçek sebepleridir. Ancak, sebep ne olursa olsun gerek bölgesel (Afrika Birliği, Güney Amerika Ülkeleri Birliği, Avrupa Birliği, ASEAN gibi…) gerekse küresel (Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası vb.) uluslararası kuruluşların son 15-20 yıldır yolsuzluğun ciddi bir sorun olduğunun farkına vararak kendi bünyelerinde çeşitli çalışmalara imza attıklarını görmekteyiz. Bu örgütlerden yolsuzlukla mücadele konusunda önemli adımlar atarak üyelerini bu mücadelede harekete geçiren ve diğerlerine göre göreceli olarak daha başarılı olan örgütleri ve kuruluşları burada teker teker mercek altına almaya başlayacağız. Gerçekten de uluslararası kuruluşların yukarıda sayılan isteklerini gerçekleştirmede samimi olup olmadıklarını ve başarılı olup olmadıklarını bu bölümde görmek mümkün olacaktır.

Belgede ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIMLA ULUSLARARASI ÖRGÜTLERİN YOLSUZLUKLA MÜCADELE STRATEJİLERİ (sayfa 132-136)