• Sonuç bulunamadı

VERGİ POLİTİKASI İLE CARİ AÇIK ARASINDAKİ İLİŞKİYE AMPRİK

Tarafımızca yapılan literatür araştırmalarda, cari açık ile vergi politikası arasındaki ilişkinin varlığını sorgulayan, tüm politika araçlarını (vergiler, tarifeler, teşvikler …) dikkate alarak yapılmış bir amprik çalışmaya rastlanılamamıştır.

Bu konudaki çalışmalar genel olarak cari açığın belirleyicileri üzerine yoğunlaşmakta, vergi politikası ile cari açık arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmaların kapsamı ise tarifeler ve belli bazı vergilerden ibaret olarak kalmaktadır.

Ancak, daha makro bakış açıları ile hazırlanmış çalışmalar da göze çarpmaktadır. Bu kapsamda, vergi politikasının çatısı olan maliye politikaları ile bütçe açıkları odaklı gerçekleştirilen çalışmalar çoğunluktadır. Bunlar içerisinde ise çalışmanın önceki bölümlerinde açıklanan, literatürde “ikiz açıklar” olarak tanımlanan cari açık ile bütçe açığı üzerine yapılan çalışmalar önemli bir yer tutmaktadır. Bu çerçevede, vergi politikaları ile cari açık arasındaki ilişkiyi ele alan bazı amprik çalışmalara ve bulgularına aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

107

Tablo 11: Dış ticaret, Cari Açık ve Vergi Politikası Alanında Yapılmış Bazı Amprik Çalışmalar ve Bulguları

Çalışmanın

Araştırmada tarife gelirlerinin artırılması, ithalat hacminin gerilemesine neden olmaktadır. Üretim vergilerinin artırılmasına bağlı olarak ise ithalat kapasitesi artış göstermektedir. Satış ve üretim vergilerindeki artış, ihracat değerinin artmasına neden olabilmektedir. Satış vergileri ve tarifelerin dış ticaret dengesi üzerindeki etkisinin göreli olarak sınırlı düzeyde kaldığı gözlenmektedir. Kurumlar vergisindeki artış ise dış ticaret dengesinin kötüleşmesine neden olmaktadır. Satış vergilerindeki artış ülkeye giren dış kaynak düzeyinde belirgin bir artışa neden olurken, üretim vergilerindeki artış tam tersi bir etkiye sahiptir. Kurumlar vergisi ve tarifelerdeki artışın

dış kaynak düzeyi üzerindeki etkisi sınırlı düzeyde kalmaktadır.

Tarife oranlarının artırılmasına bağlı politika, ithalat rakamlarının sektörlerin genelinde, beklenen doğrultuda azalmasına neden olmaktadır.

Türkiye’de İhracatta Uygulanan KDV iadesinin İhracata Etkisi:

Ekonometrik Bir Analiz

2008 Hakan TÜRKAY Hilmi ÜNSAL

Granger Nedensellik Testi,

Augmented Dickey-Fuller Birim Kök Testi

KDV iadesi ve döviz kuru ihracatın Granger nedenidir. İhracattan KDV iadesi ve döviz kuru değişkenine doğru bir nedensellik tespit edilememiştir.

109

İncelemiş olduğumuz çalışmalardan ilki 2005-2011 döneminde, cari açık ile özel tüketim vergisi gelirleri arasında ilişki olup olmadığını sorgulamaktadır.

Dolaylı bir vergi türü olan ve 2009-2013 döneminde vergi gelirleri içerisindeki payı, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü verilerine göre %25-27 civarında yüksek bir oranda seyreden ÖTV, bütçenin ana gelir kalemlerinden birisidir. Dolaylı vergilerin ve daha özelde ÖTV’nin cari açığa etkisi önceki bölümlerde ayrıntılı olarak incelendiğinden burada konu ile ilgili daha fazla bilgi verilmeyecektir.

ÖTV’nin cari açıkla olan ilişkisinin bilimsel olarak da teyit edildiği bu çalışmanın sonucunda, çalışmaya konu olan dönemde Türkiye’de cari açığın ÖTV’nin nedeni olduğu ve cari açık arttığı dönemlerde ÖTV gelirlerinin de artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır (Uğur, Akbaş ve Şentürk, 2012:4584).

İncelenen ikinci çalışmada ise Hesaplanabilir Genel Denge Modeli kullanılarak Türkiye ekonomisi için tanımlanan model çerçevesinde farklı politika senaryolarının ekonominin geneli ve sektörel dış ticaret değişkenleri üzerindeki etkileri analiz edilmeye çalışmıştır.

HGD modelinin vergi politikası uygulamaları 2002 yılı referans alınan bu çalışma kurumlar vergisinde, satış vergilerinde, üretim vergileri ve tarifelerde artış olmak üzere dört farklı senaryo etrafında oluşturulmuştur (Akdoğan Gedik,2010:412).

Son çalışmada ise Türkiye’nin uygulamış olduğu ihracatta KDV iadesi teşvikinin etkinliği araştırılmış, araştırma sonucunda ihracat bağımlı değişken, KDV iadesi ve döviz kuru ise bağımsız değişken olarak belirlenmiştir (Türkay ve Ünsal,2008:97 ).

Cari işlem açıkları, ilişki içinde olduğu temel makro ekonomik göstergeler dikkate alındığında, ciddi ekonomik maliyetleri beraberinde getirmektedir. Açığın yönetilebilmesi ve ortadan kaldırılması için uygulanacak politikaları son derece önemli hale getiren bu durum, cari açıkla mücadelede doğru politika önlemlerin seçilmesini gerekli kılmaktadır.

Cari açıkla mücadelede uygulanacak politika önlemlerini iki temel ayrıma tabi tutmak mümkündür; kısa vadeli ve uzun vadeli önlemler. Kısa vadeli önlemler daha ziyade açığın ekonomiye etkisinin hızlı bir şekilde azaltılmasına dönük olarak geçici çözümler üretir. Bu alanda uygulanan politikalar çoğunlukla maliye politikası temellidir. Zira maliye politikası, her ne kadar uygulamaya konması göreli olarak uzun zaman alan politikalar olsa da, uygulamaya konduklarında etkileri çok çabuk görünür. Para politikası ise toplam harcamaları etkilemede maliye politikası kadar etkili bir araç olarak kabul edilmemektedir.

Kısa vadeli önlemler temelde, iç talepte yaşanan genişlemeyi önlemeye, ithalatı şartlar dahilinde kontrol etmeye ve ihracatı özendirmeye yönelik tedbirler içermektedir. Bu önlemleri hayata geçirmede sıklıkla başvurulan en temel maliye politikası aracı ise vergi politikası uygulamalarıdır. Vergi politikasının tercih edilme nedenlerinin başında ise doğrudan tüketim ve yatırım kararlarını etkileme gücü ve hızı bulunmaktadır.

Özellikle Türkiye gibi yüksek büyüme dönemlerine cari açığın eşlik ettiği ekonomilerde, tüketim kaynaklı ve daha özelde ithal lüks tüketim mallarına olan talebin ciddi bir etmen olduğu durumlarda vergi politikası, bu malların tüketiminin azaltılmasına dönük olarak “vergi artışı” yapılarak kullanılmakta ve bu artış ÖTV ve KDV gibi dolaylı vergiler ile gerçekleştirildiğinden doğrudan fiyata yansımaktadır. Talep esnekliği yüksek olan bu tip malların fiyatında yaşanan artış, talebi hızla düşürebilmektedir.

111

Dolayısıyla bu durum, hızlı sonuç doğuran bu müdahale aracının, ekonomi otoritelerince cari açık durumunda aktif bir şekilde kullanılmasına neden olmaktadır.

Bunun yanında, ithal malların ikamesine yönelik yerli sanayinin cari açık dönemlerinde vergi teşvikleri ile desteklendiği görülmektedir. Sağlanan teşvikler gerek işgücü gerekse yeni teknoloji geliştirme harcamalarına (AR-GE) ve kazançlara (gelir ve kurumlar vergisi istisnaları) dönük olarak gerçekleşebilmektedir.

Cari açıkla mücadelede uygulanacak uzun vadeli önlemler ise temelde cari açığa neden olan faktörlerin ortadan kaldırılmasına, başka bir deyişle açığın tedavi edilmesine dönük politikaları içerir ki, cari açıkla mücadelede en güç fakat en güvenilir ve sağlıklı olan yoldur.

Cari açığın iki ana sağlıklı finansman kaynağı bulunmaktadır; bunlar doğrudan yatırımlar ve tasarruflardır. Uzun vadede cari açığı ortadan kaldırmaya yönelik politikalar da bu iki finansman kaynağını artırmaya dönük önlemler içermektedir.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımları nitelikleri itibariyle fiziki yatırımlardır ve bu yüzden likiditeleri son derece düşüktür. Ülkelerin ekonomik şartlarından daha az etkilenirler, piyasa koşullarının değişmesi durumunda bu yatırımları geri çekmek kolay değildir. Doğrudan yabancı sermaye yatırımının temin edilebilmesi ise öncelikle kısa vadeli sermaye yatırımlarının ülkeye girişini azaltabilecek bir takım tedbirlere bağlıdır.

Bireysel tasarrufların artırılması ise ikinci sağlıklı finansman yoludur.

Geniş anlamda düşünüldüğünde cari açık, bir ülkenin harcamalarının tasarruflarından fazla olmasından kaynaklanmaktadır. Yani, cari denge hesabındaki negatif büyüklük dış alem giderlerinin dış alem gelirlerinden fazla olmasının sonucudur. Toplam yurtiçi harcamaların, toplam yurt içi tasarruflardan fazla olması, dış tasarrufa ihtiyaç gösterecek ve başkalarının tasarrufunu kullanılmak durumunda kalınacaktır ki, bu da cari açık olarak karşımıza çıkacaktır. O halde büyüme için gerekli kaynağın yurt içi

tasarruflardan karşılanabilmesi için tasarrufların artırılmasının teşvik edilmesi gerekmektedir.

Vergi politikası uygulamalarının, cari açıkla mücadelede uzun vadeli önlemler olarak yukarıda açıkladığımız doğrudan yabancı yatırımların ülkeye çekilmesi ve tasarrufların artırılması konusunda da etkisi oldukça fazladır.

Zira vergi doğrudan tüketimi ve talebi etkilerken, kişilerin tasarruf kararlarında da önemli bir etkendir. Bu çerçevede bireysel emeklilik sistemi başta olmak üzere, gerçek kişiler için bireysel katılım yatırımcısı indirimi, tüzel kişiler için girişim sermayesi fonu gibi uygulamalar tercih edilmektedir.

Öte yandan işletmeler yatırım kararlarını ülkenin genel ekonomik konjonktüründen başka, kârlarını doğrudan etkileyen en önemli faktör olan vergi mevzuatına ve uygulamalarına bağlı olarak almaktadır. Bu açıdan bakıldığında, cari açıkla mücadelede vergi politikasının rolü uzun vadede de öne çıkmaktadır.

Genel olarak az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler incelendiğinde, bu ülkelerin vermiş oldukları cari işlemler açıklarının finansmanının, kısa vadeli portföy yatırımlarından ya da dış kaynak kullanımından sağlandığı görülmektedir. Bu durum finansman konusunda temel bir kırılganlığa işaret etmektedir ki bu; cari açığın sürdürülebilirliğidir.

Cari işlemler açığının sürdürülebilirliği, finansman kaynağının borç yaratıp yaratmadığı ile birlikte değerlendirilmektedir. Cari açık bir ülkede borç yaratmayan kaynaklarla finanse ediliyorsa sürdürülebilir, borç yaratan dış kaynaklara finanse ediliyorsa sürdürülemez olarak değerlendirilmektedir. Dış borçlanmanın sürdürülebilirliği ise çoğunlukla dış borç miktarının GSMH’ye oranı ile temsil edilmektedir.

Bu çerçevede Türkiye’nin durumu ise pek de parlak gözükmemektedir.

Tarihsel bir bakış açısıyla olaya yaklaşıldığında, cumhuriyet döneminden başlayarak atılan sanayileşme adımlarının, Türkiye’yi tarım ekonomisinden sanayi ekonomisine geçmesine katkı sağlasa da, ülkede inşa edilen yerli sanayinin, temel nihai ve ara malların dışında kalan malların üretiminde

113

mesafe kat edemediği görülmektedir. Özellikle, katma değeri yüksek ara malları, yatırım malları ve teknoloji yönünden ithalata bağımlı hale gelen yerli sanayinin ihracat kapasitesinin artırılması temel bir açmaza sürüklemektedir;

ihracatımız artarken ithalatımız da -bağımlı bir değişken olarak- artmaktadır.

Bunun yanında, gerek sanayinin temel girdisi, gerekse hane halklarının temel ihtiyaç maddesi olan enerji ise neredeyse tümüyle ithal edilmektedir. Enerji ithalatı, toplam ithalat içerisinde ilk sıralarda yer almaktadır.

Tasarruf eğilimi de oldukça düşük olan Türkiye’de toplam tasarrufların GSYH’ye oranı %14’ler civarında seyretmektedir. Halbuki bu oran IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporunda (Ekim 2013) gelişmiş ülkeler için % 20’ler civarında gösterilmektedir.

Bu durumu tam tersi ile de açıklamak mümkündür. Tasarruf eğiliminin düşük olması, tüketim eğiliminin yüksek olmasından kaynaklanmaktadır.

Tüketim eğiliminin tasarruf eğilimine göre çok yüksek seyretmesi, Türkiye’de 2006-2010 döneminde dış ticaret açığının başlıca nedenlerindendir. Anılan dönemde özel tüketim harcamalarının finansmanında bankacılık sektörü kredi kanalı önemli rol oynamıştır. Kredi hacminin ve kredi hacmi içindeki tüketici kredilerinin payının yükselmesi önce tüketimi arttırmakta ardından da ithalata dayalı sektörlerde oluşan talep ise ithalatı arttırmaktadır. Ancak kredilerde yaşanan bu patlamanın bankacılık sektörü başta olmak üzere özel sektöre de faturası ağır olmuştur. Ülkemizde 2002 yılında dış borç stokunun sektörel dağılımı incelendiğinde, TCMB dahil kamu sektörü dış borcunun toplam dış borca oranı %67, özel sektörün dış borcunun toplam dış borca oranı ise %33’lerde iken, 2005 yılında bu oranlar sırasıyla %50, %50’lere, 2012 yılında ise durum 10 sene öncesinin tam tersine dönerek % 33,

%67’lere ulaştığı görülmektedir.

Bankacılık sektörünün tüketim talebini tetikleyen ve özellikle lüks tüketim mallarına olan talebi ve dolayısıyla cari açığı artıran ucuz dış

finansman kullanımı kaynaklı kredi arzı, sektörün de dış borcunu katlayarak finansmanı kırılgan hale getirmiştir.

Türkiye ekonomisi açısından yapısal birer faktör haline gelen tüm bu etmenler, ekonominin yüksek büyüme dönemlerine yüksek cari açıkların eşlik etmesine neden olmaktadır. İç tasarruf düzeyinin düşük olması sebebiyle daha çok dış kaynaklarla finanse edilen bu büyüme dönemlerinde, cari açığın GSYH’ye oranı da sıçramalar yapmaktadır (2010 yılında yıllık büyüme oran

% 9,2 olurken müteakiben, 2011 yılında cari açığın GSYH oranı % 9,7’ye çıkmıştır).

Bu itibarla, temel iktisadi problemimiz olan cari işlem açıkları ile mücadelede etkinlik bu yapısal faktörlerin çözümüne bağlı olup, cari açığı orta ve uzun vadede daha makul seviyelere düşürmek için; yurt içi tasarruf oranlarını artırılması, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, katma değeri yüksek mal ve hizmet üretimine odaklanılması, altyapı yatırımlarının daha da hızlandırması ve beşeri sermayenin daha da güçlendirmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda tezimizde, ülkemizde 2008 küresel ekonomik krizi sonrası uygulanan vergi politikası önlemlerinin cari açıkla mücadeleye etkisi yıllar itibariyle incelenmiştir.

2008 yılı sonrasında uygulanan vergi politikalarının, öncelikle piyasayı canlandırma amacına dönük eylemler içerdiği, ancak bu eylemlerin bir kısmı cari açığı artırabilecek sonuçlar içermesi nedeniyle, cari açık pahasına iç talebi canlandırmak için bu önlemlere başvurulduğu görülmektedir.

Takip eden dönemde iç talebi canlandırmak için alınan önlemlerine rağmen cari açıkta muhtemel yükselme riskinin gerçekleşmediği görülmüş ve hatta 2008-2009 döneminde cari açıkta düşüş eğilimi izlenmiştir. Bunun temelinde, küresel kriz nedeniyle dünyada oluşan talep daralmasının yattığı tespit edilmiştir.

İç talepte yaşanan durgunluk ithalatı düşürürken, krizden etkilenen ülkelerde yaşanan daralma nedeniyle ihracat da düşmüştür. Ancak 2008 sonrası dönemde dikkati çeken bir diğer nokta da ürün ve pazar

115

çeşitlendirmesi çalışmalarıdır. Bu sayede önceki dönem ihracata alternatif olarak özellikle Orta Doğu ve Afrika ülkelerine (MENA) yönelik yeni pazarlarla ihracata ivme kazandırılmıştır.

2010-2012 döneminde alınan vergi politikası önlemlerinin ise iç talep kaynaklı büyümenin ve dolayısıyla yukarıda da bağlantısı izah edildiği üzere cari açığın frenlenmesi için, talebi kontrol altına almayı amaçlayan önlemlerden oluştuğu görülmektedir. ÖTV ve KDV düzenlemeleri ile yapılan vergi artışları, dolaylı vergi türlerinden olan bu vergilerin nitelikleri gereği yansıtılmaları ve bu yolla vergiye konu olan ürünlerde fiyat artışları yapılması ve talebin düşürülmesi amaçlanmıştır.

Anılan dönemde tasarrufları artırmaya dönük düzenlemelerin başında ise Bireysel Emeklilik Sistemi gelmektedir. Gerek bu sistemin ihdası gerekse sisteme sağlanan teşvikler (tüm bireysel emeklilik katılımcılarına, ödedikleri katkı payının %25'i oranında sağlanan ek devlet katkısı) bu alanda en önemli atılım olarak göze çarpmaktadır. Hazine Müsteşarlığı Bireysel Emeklilik Sitemi (www.bireyselemeklilik.gov.tr) verilerine göre 2013 yılı sonu itibariyle katılımcı fon tutarı 25,2 Milyar TL’ye Devlet katkısı ise 1 Milyar TL’ye ulaşmış durumdadır.

Öte yandan, Türkiye’de yatırımcılara uyruk ayırt etmeksizin sağlanan birtakım vergi teşvikleri bulunsa da doğrudan yabancı yatırımların istisna, indirim ve muafiyetlerle cazip hale getirilmesi ve ülkeye çekilmesine yönelik olarak, yalnızca yabancılara sağlanan teşvik niteliğinde özel düzenlemeler bulunmamaktadır.

Dönemin geneline bakıldığında ise gerek uzun vadeli gerekse kısa vadeli önlemler çerçevesinde vergi politikasının cari açıkla mücadelede etkin bir araç olarak kullanıldığı görülmektedir.

KAYNAKÇA

AKAT. Asaf Savaş; Ödemeler Dengesi Yazıları, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Ağustos, 2004.

AKÇAY. Cevdet; “Reel Döviz Kuru Teori ve Uygulama, Kur - Enflasyon İlişkisi ve Cari Açık”, (Erişim),

http://www.tbb.org.tr/Dosyalar/Konferans_Sunumlari/reel_doviz_kuru.pdf, 10 Haziran 2012.

AKDİŞ. Muhammet; “Cari Açıkların Sürdürülebilirliği Sorunu ve Türkiye

Ekonomisindeki Gelişmeler”, (Erişim),

http://makdis.pamukkale.edu.tr/Mak21.htm, 2005, 22.04.2013

AKDOĞAN. Abdurrahman; Kamu Maliyesi, Ankara, Gazi Kitapevi, 7.

Baskı,1999.

AKDOĞAN GEDİK, Melek. “Vergi Politikalarının Dış Ticaret Üzerindeki Etkileri: Türkiye İçin Hesaplanabilir Genel Denge Modeli Uygulaması”, Maliye Dergisi, Sayı 159, Temmuz-Aralık 2010.s.395-415.

AKTAN. Coşkun Can, DİLEYİCİ. Dilek, VURAL. İstiklal Yaşar; Kamu Maliyesinde Çağdaş Yaklaşımlar, Ankara, Seçkin Yayınları, 2004.

ARICAN. Erişah; “Ricardocu Denklik Teoremi ve Teorilerde Kamu Açıklarına İlişkin Yaklaşımlar: Türkiye Ekonomisine İlişkin Bir Uygulama”, Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, Cilt XX, Sayı 1, 2005, s.77-94.

AY. Ahmet; Türkiye’de Dış Ticaret ve Kur Politikaları Uygulamaları, Konya, Çizgi Kitabevi, 1. Baskı, 2007.

AY. Hakkı, TALAŞLI. Esra, “Ülkelerin Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri ve Vergi Yapıları Arasındaki İlişki”, Maliye Dergisi, sayı 154, Ocak-Haziran 2008, s.141-142.

AYDOĞUŞ. İsmail, ÖZTÜRKLER. Harun; Türkiye’de Cari İşlemler Açığı Sorununun Analizi, Ankara, Gazi Kitabevi, 2006.

117

AZGÜN. Sabri. “Dış Borç Sürdürülebilirliği: Zamanlararası Bütçe Kısıtı Testleri”, Sosyal Bilimler Dergisi, sayı 2, 2005, s.57-68.

BALAYLAR. Nilgün Acar, DUYGULU. Aylin Abuk; “Türkiye’de Faiz Politikası ve Toplam Talep İlişkisi”, 2009, (Erişim)

http://econ.anadolu.edu.tr/fullpapers/Balaylar_Duygulu_econanadolu2009.pdf Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu; 2005-2011 Türk Bankacılık Sektörü Genel Görünümü, sayı 2006/1, Aralık 2005, (Erişim), www.bddk.gov.tr, 01.02.2013

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu; 2005-2011 Türk Bankacılık Sektörü Genel Görünümü, sayı 2012/1, Aralık 2011, (Erişim), www.bddk.gov.tr, 01.02.2013

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu; Finansal Piyasalar Raporları, Aralık 2012 , (Erişim),

http://www.bddk.org.tr/websitesi/turkce/Raporlar/Finansal_Piyasalar_Raporla ri/11902fpr_aralik2012_29032013bb.pdf

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu; ABD Mortgage Krizi, Çalışma Tebliği, Ankara, 2008.

BARRO. Robert J,; “The Ricardian Approach to Budget Deficits”, Journal of Economic Perspectives, 1989, s.37-54.

BAYRAK. Metin, KANCA, CENK. Osman; “2008 Yılı Küresel Finans Krizinin Türkiye’de Bazı Makroekonomik Değişkenler Üzerine Etkisi ve Uygulanan Maliye Politikalarının Cevabı”, Türkiye Maliye Sempozyumu Tebliğleri, 2013, s. 28.

BEYOĞLU ŞAHİN. Gülbin, KADIOĞLU. Ferya, KOTAN. Zelal; "Kura. Dayalı İstikrar Politikası Uygulamaları ve Dış Ticaret Üzerine Etkileri", TCMB Araştırma Genel Müdürlüğü, Ankara, 2001, s.12.

BIYIK. Recep, KIRATLI. Aydın; Vergi Teşvikleri ve Korumaları, Hesap Uzmanları Derneği Yayınları, İstanbul, Yıldız Ofset, 2001.

BİNAY. Şükrü, KUNTER. Kürşat; “Mali Liberalleşmede Merkez Bankası’nın Rolü 1980-1997” Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Araştırma Genel Müdürlüğü Tartışma Tebliği, sayı 9803, Aralık 1998, (Erişim),

http://www.tcmb.gov.tr/yeni/evds/teblig/98/gece2.html, 21.01.2013.

BORATAV. Korkut; “2004 Büyümesi Mercek Altında”, Cumhuriyet, 06.04.2005.

BORATAV. Korkut; Türk iktisat Tarihi (1908-2002), İstanbul, İmge Yayınları, 7.Baskı, 2003.

BULUTOĞLU. Kenan; Kamu Ekonomisine Giriş, İstanbul, Filiz Kitapevi, 5.

Baskı, 1997.

Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü; “2013 Yılı Bütçe Gerekçesi”, Ekim 2012,

CELASUN, Merih; “2001 Krizi Öncesi ve Sonrası: Makroekonomik ve Mali Bir

Değerlendirme”, (Erişim),

http://content.csbs.utah.edu/~ehrbar/erc2002/pdf/i053.pdf, 21.01.2013.

ÇOLAK. Ömer Faruk; “Makro Ekonomik Büyüklükler ve Cari Açık” İşveren Dergisi, Ocak 2006

Devlet Planlama Teşkilatı (Kalkınma Bakanlığı); Vergi Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Temmuz 1996.

DİNLER. Zeynel; İktisada Giriş, Bursa, Ekin Kitapevi Yayınları, 5. Baskı, 2000.

EĞİLMEZ. Mahfi, KUMCU. Ercan; Krizleri Nasıl Çıkardık, İstanbul, Creative Yayıncılık ve Tanıtım, 11. Baskı, 2001.

EĞİLMEZ. Mahfi; “Cari açık nedir?” Radikal, 21.11.2006, 2006a

EĞİLMEZ. Mahfi; “2006’dan 2007’ye Türkiye Ekonomisi”, Radikal, 31.12.2006, 2006b

119

EĞİLMEZ. Mahfi; “Kendime Yazılar; İkiz Açık, Üçüz Açık”, 20 Ekim 2012

(Erişim),http://www.mahfiegilmez.com/2012/10/ikiz-ack-ucuz-ack.html,10.01.2013.

ERDOĞAN. Seyfettin, BOZKURT. Hilal; “Türkiye’de Cari Açığın Belirleyicileri: Mgarch Modelleri İle Bir İnceleme” Maliye Finans, yıl 23, sayı 84, Temmuz 2009.

ERKEN. Adnan; “Cari İşlemler Dengesi Üzerine Model Çalışması” TCMB Araştırma Genel Müdürlüğü Tartışma Tebliği No: 9020, Ankara, 1990 EROĞLU. Nadir; “Türkiye’de İktisat Politikalarının Gelişimi (1923-2003)”, Marmara Üniversitesi 80. Yılında Türkiye Cumhuriyeti Sempozyumu, İstanbul, 2003, (Erişim), http://www.makaleler.com/bilim-makaleleri/turkiye-de-iktisat-politikalarin-gelisimi-1923-2003.htm, 17.01.2013.

ERSEL. Hasan; “Structural Adjustment: Turkey (1980 –1990)”, The Central Bank Of The Republic Of Turkey Discussion Papers, no 9107, 1991, (Erişim), http://www.tcmb.gov.tr/research/discus/9107eng.pdf, 03.02.2013.

EŞİYOK. Bayram Ali; Türkiye Ekonomisinde Cari Açık Sorunu ve Nedenleri, Finans Politik ve Ekonomik Yorumlar, cilt 49, sayı 569, 2012.

GÖK. Abdülkerim; “Alternatif Döviz Kuru Sistemleri”, Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, cilt 21, sayı 1, 2006, s. 132.

HATİBOĞLU, Zeyyat; “Conventional and Unconventional Economic Analyses”, Lebib Yalkın, Revised Edition, İstanbul, 2001.

Hazine Müsteşarlığı; Yıllık Kamu Borç Yönetim Raporu, 2013

İNAN. Emre Alpan; “Türkiye’de 2002-2005 Döneminde Tasarruf Dengeleri ve Ani Kesinti İhtimali”, Bankacılar Dergisi, sayı 59, 2006.

İNANÇLI. Selim, KONAK. Ali; “Türkiye’de İhracatın İthalata Bağımlılığı:

Otomotiv Sektörü”, Osmangazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Eskişehir, Ekim 2011, (Erişim), http://iibf.ogu.edu.tr/dergi/dergi/2011-2/2011_2_14.pdf

KARAKURT. Birol, “Küresel Mali Krizi Önlemede Maliye Politikasının Rolü ve Türkiye’nin Krize Maliye Politikası Cevabı”, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 2010, 24 (2), s.186

KAZGAN. Gülten; Yeni Ekonomik Düzen’de Türkiye’nin Yeri, İstanbul, Altın Kitaplar Yayınevi, 1995

KİP. Ergün; “Türkiye Dış Ticaret Hadleri”, Dış Ticaret Dergisi, Sayı 30, Ocak 2004, s.66-84.

KORKMAZ. Esfender; “Cari Açık Yönetilebilir mi?”, 22.03.2013, (Erişim),

http://www.esfenderkorkmaz.com/konferanslari-ve-paneller/cari-acik-yonetilebilir-mi.html, 17.05.2013.

MAKIN. John H.; The Impact of Fiscal Policy on the Balance of Payments: Recent Experience in the United States, Universita Bocconi

MAKIN. John H.; The Impact of Fiscal Policy on the Balance of Payments: Recent Experience in the United States, Universita Bocconi