91

vermiştir. Fakat son on yıldır cami bakımsız kalmış ve neticede yıkılmıştır. Günümüzde camiden geriye ise sadece duvarları kalmıştır.310

Tablo 14. Doyran Kazasında Kurulan Vakıfların Listesi

Def-Say-Sıra Vâkıfların İsimleri Yer-yıl Menkul ve

Gayrimenkuller 991-24-26 Mehmed b. Hasan Doyran Savcılı köyü

1302/1885 2.000 kuruş

989-43-35 el-Hâc Ruşid Ağa b. Ferhad

Ağa Doyran Kalçkova köyü

1305/1888 1.000 kuruş

911-14-14 Recep b. İbrahim, Yahya b. Ali

Doyran Hudova köyü

1305/1888 2.000 kuruş

989-121-86 Yaşar b. Molla Ahmed ve Yunus b. Mustafa

Doyran Veluş köyü

1309/1892 600 kuruş

989-137-103 Mürteza Ağa b. el-Hâc Zülfikar

b. Ferhad Bölükbaşı Doyran Hudova

köyü1315/1898 600 kuruş 989-173-132 Halil Ağa b. Musa ve

Molla Hasan Yusuf

Doyran Memişli

köyü1319/1901 600 kuruş 989-244-190 İbrahim Ağa b. Timur Ağa ve

Bekir Efendi b. Sâlih

Doyran Rubova köyü

1322/1904 500 kuruş

604-193-276

Mahmud b. Bilal ve İbrahim b. İdris, İsmail b. Mehmed

Doyran Çavuşlu, köyü

1329/1911 4.000 kuruş

601-157-204 Cemil Ağa b. Osman ve

Tayyib b. Şaban Doyran Göleli köyü

1330/1912 2.000 kuruş

92

görüşe göre; bölgede Tikveş isminde bir kalenin olduğu ve mezkûr şehrin adını buradan aldığı kabul edilmektedir. Tikveş adının etimolojik kökeni ile ilgili diğer bir görüşe göre ise, bu isim Slavca’da balkabağı anlamına gelen “Tikva” kelimesinden gelmektedir.314 Öte yandan Vasil Mikov adında bir Bulgar araştırmacı ise kentin isminin İlirya dilinden geldiğini öne sürmüştür. Tikveş, Osmanlı yönetimi boyunca farklı kaza ve vilayetlere bağlı kalmıştır. Nahiye olduğu dönemlerde Ustrumca ve Köprülü kazalarına, kaza olduğu zamanlarda ise Köstendil, Manastır ve Selanik vilayetlerine bağlanmıştır.315

Tikveş’in nüfusu ile ilgili ilk kayıtlara tahrir defterlerinde rastlanmaktadır. 1519 yılında burada ikamet eden 14 aileden 3’ü bekâr ve 4’ü ise duldur. 1573 tahririnde ise burası 36 haneyi havidir. Bu yıllarda Tikveş küçük bir köy konumundadır. Fakat kazanın zamanla gelişme kaydettiğini Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nden takip etmek mümkündür. Evliya Çelebi, Balkan ziyaretinde Tikveş’e uğramış ve şehir hakkında bazı malumatlar aktarmıştır. Çelebi, burasını Köstendil sancağına bağlı 150 akçeye payesiyle bir kaza olarak tanıtmıştır. Tikveş’te 300 kiremit örülü ev, 4 Müslüman ve 2 gayrimüslim mahallenin olduğunu beyan etmiştir. Seyyah ayrıca kazada 3 cami, 2 mescid, 1 mektep, 1 medrese, 1 hamam ve 2 hanın faaliyet gösterdiğini zikretmiştir. 316 Sonraki asırlarda da Tikveş’in nüfusunun artmaya devam ettiği, nüfus ile ilgili çalışmalardan takip edilebilmektedir. 1831 yılı nüfus sayımında Tikveş kazasında sadece erkekler kaydedilmiştir. Bu billgilere göre kazada: Müslüman erkekler 4.454, gayrimüslim erkeler 6.104 olmak üzere toplamda 10.558 kişidir.317 1881/82 ve 1893 Osmanlı Genel Sayımında Tikveş’te 9.671’i Müslüman erkek, 10.238’i Müslüman kadın, 192’si Rum erkek, 68’i Rum kadın, 11.286’sı Bulgar erkek, 10.033’ü Bulgar kadın, 20’si Yahudi erkek, 7’si Yahudi kadın ve 5’i yabancı olmak üzere toplam nüfusun 41.520 olduğu belirtilmiştir.318

Türkler, yerleştikleri Tikveş bölgesine cami, mescit, mektep, medrese, tekke, çeşme, köprü ve han gibi yapılar inşa etmiştir. Bu yapılar genelde Osmanlı toplumunda vâkıflar ve hayırseverler tarafından yaptırılmıştır. Vâkıflar, yeni bir mefkûreyle ihya ettikleri şehirleri yeni bir kimliğe kavuşturmuştur. Şehirler, idarî, siyasî ve iktisadî

314 Sami Balkan, Peçenekler ve Tikveş, Türkleri, İstanbul: e Yayınları, 2017, s. 52-53.

315 Acaroğlu, a.g.e., s. 199; Sezen, a.g.e., s. 885.

316 Evliya Çelebi, Seyahatnamesi, C. VIII, s. 333.

317 Karpat, a.g.e., s. 226.

318 Karpat, a.g.e., s. 284.

93

olarak da Müslümanlar tarafından yönetilmiştir. Bu bölgede inşa edilen vakıfların iki tanesinin vakfiyesi günümüze intikal etmiştir.

Tikveş bölgesinde ilk vakıf kaydına 1775 yılında rastlanmaktadır. Bu vakıf kazaya bağlı Tatyta köyünde kurulmuştur. Mehmed Efendi, köylerinde bakımsızlıktan yıkılmış olan konağın bulunduğu arsa üzerine bir zâviye inşa ettirmiş ve onu vakfetmiştir. Bu dergâhın şeyhi vefat edene kadar kendisi olmuştur. Vefatından sonra ise oğullarının zâviyede sırasıyla postnişin olmasını vakfiyeye kaydettirmiştir. Vâkıf, dergâhın gerekli tamir ve benzeri ihtiyaçlarının ailesinin bütçesinden karşılanacağını da hassaten belirtmiştir.319 Ancak bu zaviyenin hangi tarikata bağlı olduğu konusunda vakfiyede herhangi bir malumat yoktur.

Tikveş’te en mühim kurumların başında gelen eğitim müesseseleri hakkında kaynaklarda ve salnamelerde bazı bilgiler bulunmaktadır. Tikveş’e bağlı Kavadar ve Negotin kasabalarında faaliyet gösteren medreselerle ilgili 1321 yılı Salname-i Nezaret-i UmumNezaret-iye’de mufassal bNezaret-ilgNezaret-i verNezaret-ilmNezaret-iştNezaret-ir. Bu medreselerNezaret-in hangNezaret-i yılda kurulduğu ve işleyişi konusunda geniş bilgi aktarılmamıştır. Fakat bânisi, medresede müderrislik yapanların isimleri ve öğrenci sayıları ile ilgili teferruatlı olarak bilgi verilmiştir. Bu dört medrese şunlardır: Hacı Tahir Ağa’nın inşa ettirdiği medrese Negotin köyündedir.

Müderrisi İsmail Efendi ve öğrenci sayısı 19’dur. Kavadar halkının yardımıyla inşa edilen Orta Medrese’nin müderrisi Halil Efendi’dir ve talebe sayısı 26’dır. Hacı Ali Bey tarafından inşa edilen medrese Marine bölgesindedir. Müderrisi Mehmed Efendi ve öğrenci adedi 52 olarak kaydedilmiştir.

Salnamede ve Ayverdi’nin çalışmasında hakkında bilgi verilen kurum ise Mustafa Bey Medresesi’dir. Ayverdi, bu yapının Mustafa Bey b. Kontor İsmail Ağa tarafından 1249/1834 yılında tesis edildiğini belirtmiştir. Vâkıf, yaptırdığı medresenin giderlerini finanse etmek için sahip olduğu değirmen, çiftlik, iskele kayığı, kahvehane ve dükkânlarını vakfetmiştir.320 Mustafa Bey vakfı tarafından finanse edilen yapının sonraki yıllarda eğitim hizmetlerine devam ettiğini salname vasıtasıyla öğrenilmektedir.

319 VGMA, Defter 987, Sayfa 85,Sıra 26.

320 Ayverdi, a.g.e., s. 222.

94

Mustafa Bey’in Peşte bölgesinde yaptırdığı medresede müderris Hayro Efendi olup öğrenci sayısı 13’tür.321

Çalışmamız kapsamında XIX. asırda Tikveş kazasında bir vakıf kurulduğu tespit edilmiştir. Bu vakıf Kavadarcı’ya bağlı Vataşa köyünde ikamet eden İsmail Efendi tarafından 1325/1907 yılında kurmuştur. İsmail Efendi sahip olduğu üç dönüm bağını vakfetmiştir. Bağ yıllık olarak kiraya verilmiş ve kira gelirleri ile köylerindeki camide imamlık yapan şahsın maaşı bu varidattan temin edilmiştir.322

Tikveş bölgesinde yer alan Demirhisar kazasında tek vakıf olması hasebiyle Tikveş vakıfları kısmında değerlendirmeyi uygun gördük. Ayrıca Demir Hisar’da (Demir Kapı) tesis edilen bu vakıf, esnaf vakıfları kısmında teferruatlı olarak ele alındığı için burada tekrar olmaması adına ayrıca işlenmemiştir. Demir Hisar’ın idarî, sosyal ve kültürel yapısı hakkında kaynaklarda geniş bilgi bulunmaktadır.323

Tablo 15. Tikveş Kazasında Kurulan Vakıfların Listesi

Def-Say-Sıra Vâkıfın ismi Yer-Yıl Menkul ve

Gayrimenkuller 990-88-72 İsmail Efendi b. Mehmed

Efendi Tikveş, 1325/1907 3 dönüm bağ

990-93-79 Tabak Esnafı Hacı Osman

Ağa Demir Hisar 1323/1905 1 helvacı dükkânı

Belgede TANZİMAT’TAN OSMANLI HÂKİMİYETİ’NİN SONUNA KADAR MAKEDONYA’DA VAKIFLAR (sayfa 107-110)