• Sonuç bulunamadı

TZRY üzerine çalışmalar 1990’lı yıllardan sonra görülmeye başlansa da daha çok 2000 yılından, özellikle ABD’de yaşanan 11 Eylül terör saldırılarından sonra hız kazanmıştır. İlk yıllarda yapılmış olan çalışmalar daha çok risk tanımlaması ve risk yönetiminin temel prensipleri üzerinedir. Gün geçtikçe çalışmalar daha özel konular üzerine olmuştur. Nitel çalışmalar çoğunlukta olsa da son yıllarda nicel çalışmaların da sayısı artmıştır. Riskin modellenmesi noktasında yapılmış çalışmalar oldukça azdır. Risk yönetimine şirket gözüyle bakıldığında tedarikçi ve müşteri tarafı olarak ikiye ayrılabilir. Bu ayrımda tedarikçi tarafı her zaman daha riskli olmuş ve bu tarafla ilgili daha fazla çalışma yapılmıştır. Bununla birlikte pazarın daha değişken ve müşterilerin daha seçici olmaya başladığı son dönemde müşteri (pazar) riskleri üzerine de çalışmalar artmaktadır. Singhal ve ark. TZRY alanında yapılmış olan çalışmaların taksonomisi üzerine çok detaylı bir çalışma gerçekleştirmişlerdir [37]. Bu çalışmada 2011 yılına kadar TZRY alanında yapılmış çalışmalar her yönüyle değerlendirilmiş ve kapsamı, konusu, yöntemi, yapısı gibi dallarda sınıflandırma yapılmıştır. İncelenen 114 akademik çalışmanın %91’inin pozitif, sadece %9’unun normatif; %39’unun kavramsal, %26’sının deneysel,

%35’inin analitik çalışmalar olduğu tespit edilmiştir. Tezde, bu çalışmaya 2014 Mayıs ayına kadar yapılmış akademik çalışmalar da eklenmiştir. 2011-2014 yılları arasında yapılmış akademik çalışmalar araştırılırken ScienceDirect, Taylor&Francis Group ve IEEEXplore Digital Library veri tabanları “Supply Chain Risk Management” başlığı altında taratılmıştır. Buna göre beşer yıllık dönemlerde çalışmaların hangi konular üzerinde olduğu Çizelge4.1.’de, yapılan çalışmaların miktarı Şekil 4.1.’de görülmektedir.

Çizelge 4.1. TZRY alanındaki eğilimler

Dönem 1996-2000 2001-2005 2006-2010 2011-2014

TZRY

Şekil 4.1. Yıllara göre akademik çalışma miktarı [37]

Şekil 4.1.’de sadece makaleler yer almaktadır. IEEE Xplore Digital Library veri tabanında yer alan basılı uluslararası bildiriler de 2011-2014 yılı istatistiğine dâhil edildiğinde 109 rakamı 198 olmaktadır. Yapılan çalışmalardaki artış, TZRY konusunun her geçen gün önemini ne kadar artırdığını gözler önüne sermektedir.

TZRY alanında son 10 yılda yapılmış olan çalışmalar incelenerek Çizelge4.2.’de

Çizelge 4.2.TZRY alanında son 10 yılda yapılmış akademik çalışmalar

YAZAR ÇALIŞMANIN ADI ÇALIŞMANIN KONUSU

Hallikas, J., kavramı açıklanmıştır. Risk analizi için bilgisayar destekli sebep-sonuç analizi ve iç denetim olmak üzere iki

Tedarikçi-müşteri ilişkileri, müşteri hizmetleri ve tedarikçi firmanın stratejileri ile ilgili risklerin üretim kapasite tahsisi ve TZ tasarımına dâhil edilmesiyle ilgili bir yapı önerilmiştir. Esasen, sınırlı üretim kapasitesinin müşterilerin önem ve riskine göre ayarlandığı bir satış planı hedeflenmiştir.

Zamanla gelişme gösteren talebe reaksiyon gösteren, stokastik programlama tabanlı planlama modeli önerilmiştir. İki aşamalı bu modelde üretim kararları talep bilgisinden önceki cari kararlar ile yapılmıştır.

Lojistik karalar ise belirsizlik altında optimum sonucu elde etmek için ertelenmiştir. Aynı zamanda bu modelde müşteri memnuniyet seviyesi ile maliyetler arasında denge sağlanmıştır.

Yarı iletken madde endüstrisindeki dalgalanmadan etkilenerek, iki önemli faktör olan tedarikçilerin temin zamanı ve talep tahmini güncellemesi faktörlerini analitik model ile analiz etmişlerdir. Özellikle, iki seviyeli TZ modeli ile değişken temin zamanı ve talepler arasındaki korelâsyonun, sipariş miktarındaki değişkenliği nasıl artırdığı iki kademeli TZ modeli ile modellenmiştir.

Çizelge 4.2. (devam) TZRY alanında son 10 yılda yapılmış akademik çalışmalar

YAZAR ÇALIŞMANIN ADI ÇALIŞMANIN KONUSU

Chen, C., Lee, tedarik şebekesinde, birden çok amacı gerçekleştirmek için çok ürünlü, çok aşamalı ve çok dönemli bir model önerilmiştir. Belirsiz talep, bilinen olasılıklı-kesikli senaryolarla modellenmiş ve ürün fiyatının belirlenmesinde bulanık mantık kullanılmıştır. TZ çizelgeleme modelinde taraflar arasında adil kâr dağıtımı, güvenli stok seviyeleri, maksimum müşteri hizmet düzeyi gibi birden fazla amacı gerçekleştirmek için karışık tamsayılı doğrusal olmayan programlama modeli kullanılmıştır.

Belirsizliğin yönetiminde gecikme stratejisi araştırılmıştır. Geciktirme konsepti, ürün geliştirmenin geciktirilmesi, satın almanın geciktirilmesi, üretimin geciktirilmesi ve lojistiğin geciktirilmesini içerecek şekilde geliştirilmiştir. Bu geciktirme stratejileri farklı seviyelerdeki belirsizliklerle baş edebilecek şekilde sunulmuştur.

Kaynakların paylaşıldığı bir TZ’de, eğer farklı alıcılar için belirsizliğin tipi ve miktarı değişkenlik gösteriyorsa, ne düzeyde ve şekilde bir entegrasyonun başarılabileceği araştırılmıştır.

Belirsizliğin, entegrasyon ihtiyacını artırdığı ancak paylaşılan kaynakların bu entegrasyonu sınırladığı görülmüştür. arasındaki 827 kesintinin verileri toplanarak, TZ kesintilerinin şirketin uzun dönem borsa değeri ve hisse değeri üzerindeki etkileri incelenmiştir.

Buna göre firmalar TZ’deki aksaklığın negatif etkilerinden hemen kurtulamamaktadır. Firmanın hisse değeri riski, ilan edildiği yıl bir önceki yıla göre %13,5 artmaktadır.

Çizelge 4.2. (devam) TZRY alanında son 10 yılda yapılmış akademik çalışmalar

YAZAR ÇALIŞMANIN ADI ÇALIŞMANIN KONUSU

Kleindorfer,

TZ’de kesintiye sebep olan risklerin yönetiminde önemli rol oynayan risk değerlendirme ve risk azaltıcı tedbirlerin müşterek faaliyetleri için kavramsal bir çatı oluşturulmuştur.

Daha sonra bu yapı 1995-2000 yılları arasındaki kimya endüstrisini kazalarında test edilmiştir.

Tedarikçi tarafındaki risklere odaklanmıştır. İlk olarak TZ hassasiyetinin artmasının altında yatan sebepler araştırılmıştır. TZRY sürecinde tehditlerin tanımlanma, değerlendirilme ve alınacak tedbirlerin

Üretim/dağıtım şebekesinin tasarımı veya iyileştirilmesi gibi TZ’de uzun dönem etkisi olacak kararların verilmesi araştırılmıştır. İyileştirme kararı ajan tabanlı simülasyon ile gerçekleştirilmiş, bunda TZ’nin her

aktörü bağımsız olarak bilgi paylaşımı ile işleyen çok aşamalı TZ’de kırbaç (bullwhip) etkisi analiz edilmiştir. Çalışmada, kırbaç etkisinin varlığını ve şiddetini tahmin etmek için stok yönetim politikalarına dayanan koşullar belirlenmiştir. Ayrıca bilgi paylaşımı ile kırbaç etkisinin belirsizlikler modellenmiş ve güvenilmez veya uygun olmayan istatistiksel veri ile yeni ürün için TZ konfigürasyon modeli geliştirilmiştir.

Elde edilen sonuçlar önerilen modelin karar vericilere, müşteri hizmet seviyesi, üretim maliyetleri ve stok harcamaları arasında denge sağlama imkânı verdiğini göstermiştir.

Çizelge 4.2. (devam) TZRY alanında son 10 yılda yapılmış akademik çalışmalar

YAZAR ÇALIŞMANIN ADI ÇALIŞMANIN KONUSU

Goh, M., Lim, maksimizasyonu ve riskin minimizasyonu hedeflenmiştir.

TZ yöneticileri bireysel olarak karar verirken ortalama varyans değerleri alma durumunda TZ’de kanal koordinasyonu hususu araştırılmıştır.

Her bir TZ unsurunun risk tercihlerinin belirlenmesinde ortalama varyans formülasyonu önerilmiştir. hem de müşteri tarafında belirsizlikler içeren bir âdemi merkezi TZ’de karar verilirken unsurlar arasında ne tür bir koordinasyonun olması gerektiği incelenmiştir. tedarikçiden kaynaklanan başarısızlık riski stok ve kaynak bağımlılığı teorileri ile incelenmiş ve tedarikçide tutulan fazladan stokun bazen tedarik riskini azaltmak yerine artırdığı görülmüştür. içsel entegrasyonun, ana tedarikçiler ve müşterilerle dışsal entegrasyonun ve esnekliğin TZ çevikliğine pozitif

Tedarikçilerin değerlendirilmesi ve sınıflandırılması yaklaşımı, tedarikçinin nitelikleri, performansı ve karakteristiklerine dayanmakta ve tedarikçinin spesifik çevre koşullarına göre modifiye edilmektedir. Değişken çevre koşullarının TZ’ye etkileri incelenmiştir.

Çizelge 4.2. (devam) TZRY alanında son 10 yılda yapılmış akademik çalışmalar

YAZAR ÇALIŞMANIN ADI ÇALIŞMANIN KONUSU

Sodhi, M.S.,

Deterministik TZ planlaması için daha önce kullanılmış olan doğrusal programlama modelini geliştirerek kısa vadeli planlar için talep belirsizliği ve nakit akışı da planlamaya dâhil edilmiştir. Varlık yönetimi konusu üzerine yapılmış çeşitli modelleme ve çözüm yöntemleri araştırılıp TZ

Özellikle belirli TZ bölgelerinde oluşan, farklı tipte felaketle sonuçlanan risklerin ölçülmesinde sigorta sektörünün kullandığı yenilikçi bir metot kullanılmıştır. case study of a retail supply chain

Büyük çaplı bir ABD perakende firmasının TZ’de risk tipleri ve bu risklerin yönetimi araştırılmıştır.

Riskler doğal riskler veya yüksek sıklıkta riskler ve kesinti riskleri veya nadir riskler olmak üzere iki şekilde kategorize edilmiş ve yaygın risklerle ilgili jenerik, olağandışı risklerle ilgili spesifik stratejiler belirlenmiştir. tek tedarikçi, çok tedarikçi yöntemleri için risklerin etkisi değerlendirilmiştir.

İlk olarak TZ kesintisi durumunda her iki tedarik yönteminin de beklenen kâr fonksiyonu çıkarılmış ve birbiri ile kıyaslanarak bu farka en çok sebep olan ana faktörlerin kritik değerleri belirlenmiştir. Sonuç olarak her iki tedarik yönteminin nasıl kullanılacağı hakkında fikir verilmiştir. belirleyecek modeli formüle etmek için sık, orta sıklıkta ve nadir gerçekleşen olayların sebep olduğu tedarik kesintisi riskleri belirlenmiştir. Model, karar ağacına benzer bir yapıda ele alınmıştır.

Çizelge 4.2. (devam) TZRY alanında son 10 yılda yapılmış akademik çalışmalar

YAZAR ÇALIŞMANIN ADI ÇALIŞMANIN KONUSU

Wagner, S.M., ölçmek ve azaltmak için graf teorisine dayalı bir yaklaşım sunulmuştur. TZ hassasiyetinin bulanık yapısını indekse dönüştürmek için graf

Risklerin sebebi, tanımlanması ve tedarik alanında karar verme faaliyeti davranışsal risk teorisi ile araştırılmıştır. Tedarik kesintisinin şiddeti, olasılığı ve riskin özelliği olmak üzere üç farklı özelliği arasındaki ilişki ortaya konmuştur.

Bununla birlikte riskin gösterim şeklinin alternatif tedarik kaynakları arama kararı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. vermeyi engelleyen politik ve

yönetimsel faktörler

değerlendirilmiştir. Detaylı bir literatür araştırmasından sonra bulgular 2004 Asya Tsunamisi ve Katrina Kasırgası olaylarında test edilmiştir. Bu çalışma doğal afet tedarik zincirinin zorlukları ile ilgili çarpıcı sonuçlar

Kesintilerin yönetimi ve riskin etkilerinin azaltılması için çoklu ajan tabanlı karar destek sistemi tasarımı geliştirilmiştir.

Genel hatlarıyla tedarik zincirlerinin hassasiyeti ve TZ risklerinin ana sebepleri incelendikten sonra olasılıkları ve TZ üzerindeki potansiyel etkileri belirlenmiştir. Sonuçlar olasılık-etki matrisinde içsel ve dışsal riskler olarak ayrı ayrı incelenmiştir.

Böylece TZ risk yönetiminin performans üzerindeki etkisi test edilmiştir. Reaktif ve proaktif risk yönetimi uygulayan firmalar arasındaki performans farkı ortaya konmuştur.

Çizelge 4.2. (devam) TZRY alanında son 10 yılda yapılmış akademik çalışmalar

YAZAR ÇALIŞMANIN ADI ÇALIŞMANIN KONUSU

Tummala, R.,

TZRY süreçleri incelenmiş ve sürecin aşamaları için spesifik, riskleri değerlendirmek ve yönetmek için pratik yöntemler önerilmiştir.

Tedarik zinciri hassasiyeti tanımlanmış ve incelenmiş, farklı kategorilerdeki firmalar için TZ hassasiyeti graf teorisi ile ölçülmüş ve kıyaslanmıştır. Ampirik çalışma sonucunda TZ hassasiyeti ile performansı arasında negatif, TZ hassasiyeti ile risk yönetimi arasında pozitif ilişki bulunmuştur. olduğu, performansı artırdığı bulunmuştur. Çalışmaya göre, çevikliğin sadece TZ’nin müşteri değeri üzerinde pozitif etkisi vardır ancak performans üzerinde direkt etkisi yoktur. Dayanıklılığın her iki performans ölçüsü üzerinde de etkisi vardır. Dayanıklılık tedarik kaynaklı riskler için bir ön koşulken, çeviklik müşteri kaynaklı riskler için gereklidir.

Smeureanu, I.,

TZY uygulamalarında performansı artırıcı bir ajan tabanlı yazılımın ana hatları sunulmuştur. Bu platformun amacı TZY modellemeleri için esnek iş uygulamaları geliştirmektir. Ajanlar arasındaki etkileşim, iflas riski başta olmak üzere birçok kısıdı dikkate alan sibernetik bir model ile

Bu ampirik çalışmada Almanya’da faaliyet gösteren 14 araba üreticisinden toplanmış verilere dayanarak, tam zamanında üretim uygulamaları ile ilgili açıklayıcı bilgi verilmiş ve TZÜ sisteminin yapısından kaynaklanan riskleri aktif olarak yönetmek için yöntemler önerilmiştir.

Çizelge 4.2. (devam) TZRY alanında son 10 yılda yapılmış akademik çalışmalar

YAZAR ÇALIŞMANIN ADI ÇALIŞMANIN KONUSU

Kern, D., değerlendirme ve risk azaltma süreçlerini risk performansına bağlayarak tedarikçi yönündeki risklerin yönetimi için model geliştirilmiştir. Aynı zamanda sürekli gelişim sürecinin risk tanımlama, değerlendirme ve azaltma üzerindeki etkileri de modellenmiştir. perspektifiyle proaktif TZRY uygulamalarını teşvik eden öneriler araştırılmıştır. İlk ihtimal olarak bir organizasyondaki hassasiyet seviyesinin göstergesi olan eski tedarikçilerin iflası seçilmiştir. Yönetim kontrol sisteminin, mantıklı bir bilişsel sitilin ve iyi bir tedarikçi-alıcı ilişkisinin, tedarikçinin iflas etme riskinin proaktif bir şekilde yönetilmesinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir.

Pettit, T.,

TZ esnekliğinin değerlendirilmesi ve yönetilmesi üzerine yapılmış ampirik bir çalışmadır. Yedi farklı küresel firmadan son zamanda yaşanan 14 kesinti olayı incelenmiştir. Hassasiyet faktörleri ile kontrol edilebilen yetenek faktörleri arasındaki bağlantı açıklanmıştır. Esneklik geliştirme süreci ile ilgili 311 spesifik bağlantı tanımlanmıştır. Testlerde, esneklikle performans arasında pozitif korelâsyon bulunmuştur.

Stokastik talep ortamında birden fazla tedarikçiden tek ürün tedarik eden bir alıcı çalışılmıştır. Çalışmada çok tedarikçi, tek alıcı için stokastik talep ve değişken temin zamanı durumlarını içeren matematiksel model kullanılmış ve dağıtım yapısının temin zamanı esnasında stoksuz kalma riski üzerindeki etkisi çalışılmıştır.

Çizelge 4.2. (devam) TZRY alanında son 10 yılda yapılmış akademik çalışmalar

YAZAR ÇALIŞMANIN ADI ÇALIŞMANIN KONUSU

Wieland, A., etkisine dayanarak TZ stratejisi seçimini sağlayan bir model önerilmiştir. Stratejilerin maliyet fonksiyonu için matematiksel modeller

Risk azaltma stratejisi olarak tedarik zincirinde işbirliği incelenmiştir.

Tedarik riski, talep riski ve süreç riski olmak üzere üç farklı risk çeşidinin bu risklerin etkisini azaltma mekanizması olarak tedarikçi işbirliği, müşteri işbirliği ve firma içi işbirlik ile ilişkisi incelenmiştir. Her bir işbirliği alanının kendisi ile ilgili TZ riskini azalttığı ancak sadece süreç riskinin ve talep riskinin azaltılmasının TZ performansı üzerinde etkisi olduğu görülmüştür.

Ayrıca hem tedarik, hem de müşteri riskinin süreç riskini etkilediği belirlenmiştir. olumsuz etkileyen potansiyel risk faktörleri araştırılmıştır. Çalışmada beş farklı işbirliği yöntemi önerilmiş, AHP tekniği ile bu yöntemleri etkileyen literatürde mevcut riskler içerisinden 16 farklı risk belirlenmiştir.

Bradley, J.R., arasındaki farklar analiz edilmiş, nadir risklerin özelliklerini açıklayan yeni ve geliştirilmiş risk ölçüm ve esas alınarak üretimde kesintiye sebep olan risklerin kontrolü araştırılmış ve optimal kârı elde etmek için TZ aktörlerindeki üretim belirsizlikleri incelenmiştir. Belirsizlik fonksiyonun tanımlanmasında rastsal simülasyon ve yapay sinir ağlarının kombinasyonu kullanılmıştır.

Çizelge 4.2. (devam) TZRY alanında son 10 yılda yapılmış akademik çalışmalar

YAZAR ÇALIŞMANIN ADI ÇALIŞMANIN KONUSU

Yu, M.,Goh, M., performansına etkileri araştırılmıştır.

Önerilen modelde bütçe, talep, üretici ve tedarikçi kapasitesi kısıtları altında TZ görünürlüğünün maksimizasyonu, TZ risk minimizasyonu ve maliyet

minimizasyonu amaçları

birleştirilmiştir. Modelin rakamsal uygulama sonuçlarına göre karar vericilerin öncelikle TZ risklerini hafifletme, daha sonra TZ görünürlüğünü artırma eğiliminde oldukları tespit edilmiştir. arasındaki risk değişkenleri analiz edilmiş ve rüzgâr enerjisi projelerinde karşılaşılan sorunlar tanımlanmıştır.

AHP yöntemi ile rüzgâr enerjisi TZ’de karşılaşılan risk faktörleri belirlenmiştir. ağları simüle edilerek afet yardımı TZ için sistem dinamikleri modeli önerilmiştir. Ayrıca çalışmada farklı temin zamanı belirsizliklerinde üç stok planlama stratejisi ve dört tahmin metodu için ikmal çözümleri tanımlanmış ve test edilmiş, karar vericilere stok stratejileri içinden uygun olanı seçmeleri için karar ağacı önerilmiştir.

Yukarıdaki tablodan görüleceği üzere tedarik zinciri risk yönetimi alanında yapılmış çalışmalar çoğunlukla ampirik çalışmalardır. 2000’li yıllarda yapılmaya başlanan çalışmalar çoğunlukla tedarik zincirinde karşılaşılan risklerin tanımlanması, bu risklerin kategorize edilmesi ile ilgili iken sonraki yıllarda bu risklerin şiddetinin ölçümü üzerine çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Bu alandaki çalışmaların çoğu kalitatif olup lojistik yöneticilerin fikir ve düşüncelerinin incelenmesine dayanır. Son yıllarda kantitatif çalışmaların sayısında artış görülmektedir. Bu çalışmalar çoğunlukla deterministik olmakla birlikte özellikle talep dalgalanmaları ve talepteki değişimle ilgili stokastik çalışmalar da yapılmıştır. Kantitatif çalışmalar istatistiksel

yöntemlerle riskin yapısının incelenmesi üzerinedir. Bu çalışmaların sonuç kısmında genellikle bu risklerden korunmak veya daha az etkilenmek için geciktirme, emniyet stoğu bulundurma, talebi yönlendirme, çoklu tedarikçi ile çalışmak, üretici-tedarikçi işbirliği, tedarik zincirinin görünürlüğünü artırma vb.

riskin şiddetini azaltıcı strateji önerileri bulunmaktadır. Bazı çalışmalarda benzetim tekniği ile risk azaltıcı stratejilerin etkinlikleri ortaya koyulmuştur.

Bu tez çalışmasında bu ana kadar yapılmış çalışmalardan farklı olarak tedarik zinciri risk etkilerinin azaltılması için yeni bir model önerilmiştir. Dayanıklı TZ tasarlamayı mümkün kılan proaktif planlamaya dayalı bu modelde ilk olarak doğrusal programlama ile minimum maliyetli tedarik planı elde edilmekte daha sonra elde edilen plan tedarik zinciri aktörünün risk profilidikkate alınarak riskli tedarikçiden nispeten risksiz tedarikçiye ürün transferi gerçekleştirecek şekilde revize edilmektedir. Bu sayede maliyet ile birlikte risk de tedarik planına dâhil edilmiştir.

Riski sadece finansal boyutta dikkate alarak değerlendirmek gerçekçi olmayacağından tezde, risk ile maliyet birlikte modelin amaç fonksiyonu olarak değerlendirilmemiştir. Dolayısıyla önerilen modelde risk etkisinin sadece finansal boyutta belirlenme zorunluluğu yoktur. Performans kaybı, fiziksel kayıp, zaman kaybı, sosyal kayıp vb. boyutlardaki etkileri de tespit edilerek planlamada kullanılabilir.

Önerilen model,risksiz tedarikçiden riskli tedarikçiye nazaran daha fazla ürün tedarik edebilecek planı yapabilecek özellikte olup, risk profili yüksek olan (daha riskli) tedarikçiden kaynaklanan bir tedarik zinciri kesintisi durumunda firmanın etkilenme derecesi de azaltılmış olacaktır.