B. Tehlike Sorumluluğu ve Hukuka Aykırılık Ölçütü
II. TBK’ nın 71 Maddesinde Öngörülen Denkleştirme İstemi
TBK’ nın tehlike sorumluluğunun düzenlendiği “Tehlike Sorumluluğu ve Denkleştirme” başlıklı 71. maddesinin 4. fıkrasında; önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş dahi, izin verilen faaliyet neticesi meydana gelen zararda, zarara uğrayanların bu işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteme hakkına sahip oldukları belirtilmiştir.
Madde gerekçesinde ise madde metni tekrar edilmiş ek olarak da haksız fiil sebebiyle zarar gören bakımından bir borç doğması halinde zarar görenin, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabileceği ifade edilmiştir.
Kanunun lafzında ve madde gerekçesinde, denkleştirme ve tazminat kavramlarının birlikte zikredilmesi tehlike sorumluluğu hallerinde zararın giderilme yöntemi olarak neyin kullanılacağı hususunda doktrinde tartışmalara yol açmıştır285.
Bir diğer tartışma konusu ise faaliyetine hukuk düzenince izin verilen ve izin verilmeyen işletmeler açısından sorumluluğa bir etkisinin olup olmayacağıdır ki bu hususa daha evvelinde değindiğimiz için burada tekrar üzerinde durulmayacaktır286.
TBK madde 71’in başlığında yer alan “Denkleştirme” ve yine aynı maddenin dördüncü fıkrasında yer alan aynı ifade, doktrinde TBK madde 71’in hem “Tehlike Sorumluluğunu” hem de “Fedakârlığın Denkleştirilmesi” müesseselerini kapsadığı yorumuna gidilmesine sebep olmuştur 287. Bu yorumun aksine görüş bildirenler, yani
284 Çekin, age, s 278; Ulusan, Fedakârlığın Denkleştirilmesi, s. 58. 285 Çekin, age, s 281 vd; Yücel, age, s. 189-194, Saraç, age, s 69 vd.
286 Bkz. İşletmeye Hukuk Düzenince İzin Verilip Verilmemesinin Sorumluluğa Etkisi, ll. Bölüm §3 Başlık lV. Kısım.
96
TBK madde 71’in fedakârlığın denkleştirilmesi müessesesini kapsamadığını belirtenler de bulunmaktadır288. İlgili madde metni ve madde gerekçesi bu husustaki
sorulara maalesef cevap verememektedir. Bu nedenle doktrindeki görüşler ve yargı kararları bu duruma açıklık getirecek yegâne kaynaklardır.
Kılıçoğlu’ na göre; TBK madde 71 son fıkrada yer alan denkleştirme ibaresi faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş önemli ölçüde tehlike arz eden işletmelerin faaliyetleri sonucu meydana gelen zararın tazmininde fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesinin uygulanacağı anlamına gelmektedir. Bu bağlamda da tehlikeli faaliyet yürüten işletme ile zarar görenin menfaatlerinin çatıştığını, işletmenin menfaatinin üstün menfaat olarak kabul edildiğini, zarar görenin işletme faaliyeti sebebiyle meydana gelen zarara katlanma yükümlülüğü olduğu kabul edilmiştir. Verilen izin nedeniyle işletmenin faaliyeti her ne kadar hukuka uygun da olsa meydana gelen zararın bir denkleştirme bedeliyle karşılanması böylelikle bozulan dengenin yeniden sağlanması amacının güdüldüğü belirtilmiştir289.
Doktrinde ileri sürülen bir başka görüş ise TBK madde 71/4’te yer alan denkleştirme kavramının, fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesini kapsamadığı yönündedir 290 . Buna ilişkin olarak tehlike sorumluluğu ile fedakârlığın
denkleştirilmesi ilkesinin farklı hukuksal durumları ifade ettiği yani birbirlerine ikame kavramlar olmadığı 291 , TBK madde 71’in kenar başlığının fedakârlığın
denkleştirilmesi ilkesini çağrıştırabileceği bu nedenle değiştirilmesi gerektiği şeklindedir292. Kanaatimizce bu yaklaşım tehlike sorumluluğunun özelliklerine ve
amacına daha uygundur. Fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesinde tehlike sorumluluğunun aksine meydana gelebilecek zarar ve üstün menfaat için devam ettirilen müdahale bilinip öngörülebilmekte en azından göze alınmaktadır. Tehlike sorumluluğunda ise öngörülemez bir zarar söz konusudur. Bu nedenle öngörülebilir
288 Ulusan, Fedakârlığın Denkleştirilmesi, s. 368; Sulhi/ Akman, Sermet/ Burcuoğlu, Haluk/ Altop,
Atilla, age, s. 437; Yücel, age, s. 191.
289 Kılıçoğlu, A., age, s. 355; Yücel, age, s. 194. 290 Tandoğan, Sözleşme Dışı Sorumluluk, s. 50-51. 291 Ulusan, Fedakârlığın Denkleştirilmesi, s. 47. 292 Atamer, age, s. 23.
97
bir zarar için kullanılan fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesinin, öngörülemez zararlar açısından kullanılan tehlike sorumluluğuna uygulanamayacağı; aksi halde tehlike sorumluluğunda, zarar görenden öngörülemez zararlara katlanmasının beklenilmesi anlamına gelecektir. Örneğin; nükleer santralde meydana gelen patlama sebebiyle işçinin ölmesi veya ağır bedensel zararlara maruz kalması halinde, zarar görenin bu zararlara katlanması beklenecektir ki, bu durum hakkaniyete aykırıdır.
Gerek madde metninde gerekse madde gerekçesinde bir açıklığın olmayışı, TBK madde 71/4’de örtülü bir kanun boşluğu olduğunun da düşünülmesine yol açmıştır293. Buna göre, TBK madde 71/4’de somut olaya uygulanması mümkün bir
kural açıkça düzenlenmiştir ancak tehlike sorumluluğunun amacı ve ruhu esas alındığında düzenleme somut olaya uygun düşmemekte, kanun lafzı sebebiyle geniş yorumlamaya sebebiyet vermektedir294. Söz konusu boşluk; kanunun, konuluş amacına aykırı, geniş yorumlanmasını engelleyecek bir sınırlamanın olmayışından kaynaklanmaktadır. Bu boşluğun doldurulmasında TMK’ dan yararlanılmaktadır. TMK madde 1 gereği295 yasa koyucu kanun boşluğunu doldurmada hâkime yetki vermiştir. Bu yetki kapsamında TBK madde 71’deki örtülü boşluğun kanunun amacına ve hukuka uygun olacak şekilde doldurulması gerekmektedir. Hâkime bu hususta yardımcı olacak olan kaynakların başında doktrin gelmektedir. Doktrinde örtülü boşluğu, gerçek bir boşluk ve gerçek olmayan bir boşluk olarak kabul eden görüşler yer almaktadır, haliyle bu iki farklı görüş boşluğun doldurulmasında iki farklı yöntemi savunmaktadır. Örtülü boşluğun gerçek bir boşluk olmadığını savunanlar normun somut olaya uygulanmasının hakkın kötüye kullanılması oluşturduğu istisnai durumlarda, çok büyük bir dikkatle düzeltilebileceğini kabul etmiştir296. Ancak, bu
293 Saraç, age, s. 73, Ulusan, Fedakârlığın Denkleştirilmesi, s. 75, Yücel, age, s. 191-194.
294 İlgili konuda daha ayrıntılı bilgi için bkz. Kırca, Çiğdem, Örtülü (Gizli) Boşluk Ve Bu Boşluğun Doldurulması Yöntemi Olarak Amaca Uygun Sınırlama (Teleologische Reduktion), AÜHFD, C: 50, S:1, 2001, s. 97.
295 4721 sayılı TMK Madde 1.- “(1)Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.
(2)Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. (3)Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.”.
98
görüş etkinliğini yitirmiştir. Örtülü boşluğun gerçek bir boşluk olduğu bu nedenle de teolojik redüksiyon yani amaca uygun sınırlama ile boşluğun doldurulabileceği kabul edilmektedir297.
Yukarıda belirtilen görüşler muvacehesinde; TBK madde 71/4’te yer alan denkleştirme ifadesinin fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi olarak kabul edilemeyeceği, bu ifadenin diğer fıkralar da göz önüne alınarak tehlike sorumluluğunun anlam ve düzenlenme amacına uygun olacak şekilde zararın giderilme, tazmin edilme şekli olarak anlamak gerekmektedir298.