Tartışmalı Konuların Doğasına Ait Alt Problemlere İlişkin Sonuçlar…

In document Tartışılan konuların ilkokul eğitim programlarında yer alıp almamasına yönelik öğretmen görüşleri (Malatya ili örneği) (Page 153-157)

ilgili görüşleri birbirleriyle çelişiyorsa, o konu tartışmalı bir konu olarak ifade edilebilir. Dearden de (1981) benzer şekilde, eğer bir konu hakkında akla ve mantığa uygun olan; fakat birbiriyle çelişen düşünceler ileri sürülebiliyorsa, o konunun tartışmalı bir konu olarak nitelendirilebileceğini ifade etmiştir. (Yılmaz, 2012: 202). Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda yapılan tanım, yukarıda verilen tanımlarla “fikir ayrılığına düşme” açısından benzerlik göstermektedir.

2. Katılımcı sınıf öğretmenlere göre tartışmalılık düzeyi en yüksek olan konular;

eğitim sistemi, etnik sorunlar, sınav sistemi, torpil, ana dilde eğitim, darbe ve enflasyondur.

Çopur’un (2015) “Sosyal bilgiler öğretmenlerinin tartışmalı konuların öğretimine ilişkin düşüncelerinin incelenmesi” başlıklı çalışmasında ise tartışmalılık düzeyi en yüksek konular terör, eğitim sistemi, kadrolaşma, torpil, sınav sistemleri, yolsuzluklar, yargı bağımsızlığı, işsizlik, medya ve dini istismar olarak tespit edilmiştir (s.36). Yazıcı ve Seçgin’in (2010) “Tartışmalı konular ve öğretimine ilişkin bir çalışma” adlı araştırmasında ise terör, işsizlik, KPSS, ekonomik kriz, Türkiye-AB ilişkileri, torpil, eğitim sistemi, ÖSS, yolsuzluklar, sınav sistemleri konuları en tartışmalı olarak tespit edilmiştir (s.493). Görüldüğü gibi iki araştırmadan elde edilen bulgular belli bir oranda bulgularımızı destekler niteliktedir. Bulgularımıza benzer şekilde söz konusu iki araştırmada da eğitim sistemi, sınav sistemi ve torpil konuları tartışmalılık düzeyi en yüksek konular arasında yer almaktadır.

3. Çalışma grubunda yer alan sınıf öğretmenlerine göre tartışmalılık düzeyi en düşük konular Kıbrıs sorunu, Evrim teorisi, türban, fanatizm ve evlat edinme olarak tespit edilmiştir.

Çopur’un (2015) “Sosyal bilgiler öğretmenlerinin tartışmalı konuların öğretimine ilişkin düşüncelerinin incelenmesi” adlı araştırmasında ise çok kültürlülük, silahsızlanma, parti kapatma, hayvan hakları askerlik sistemi, türban, klonlama, Evrim teorisi ve yaratılış inancı tartışmalılık düzeyi en düşük konular olarak belirlenmiştir (s.41). Yazıcı ve Seçgin’in (2010) “Tartışmalı konular ve öğretimine ilişkin bir çalışma” adlı araştırmasında ise fanatizm, doğal afetler, çok kültürlülük, ana dilde eğitim, klonlama, Evrim teorisi, hayvan hakları, askerlik sistemi ve yaratılış inancı tartışmalılık düzeyi düşük konular olarak belirlenmiştir (s.493). Görüldüğü gibi araştırmalardan elde edilen bulgular düşük bir oranda

bulgularımızı destekler niteliktedir. Her iki araştırmada da Evrim teorisi ve türban konuları tartışmalılık düzeyi en düşük konular arasında yer almaktadır. Ayrıca Yazıcı ve Seçgin’in (2010) araştırmasında fanatizm konusu tartışmalılık düzeyi en düşük konular arasında yer almaktadır.

4. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinden en fazla atıf alan ve eğitim programlarına eklenmesi tavsiye edilen tartışmalı konular; çevre kirliliği, hayvan hakları, kültürel yozlaşma, su sıkıntısı, terör, şiddet, ana dilde eğitim, küresel ısınma ve madde bağımlılığı olmuştur.

Çopur’un (2015) “Sosyal bilgiler öğretmenlerinin tartışmalı konuların öğretimine ilişkin düşüncelerinin incelenmesi” başlıklı çalışmasında doğal afetler, demokrasi, çevre kirliliği, çarpık kentleşme, trafik, beyin göçü, şiddet, TV yayınları, basın özgürlüğü ve çok kültürlülük konuları öğretmenler tarafından sınıfta en çok ele alınmak istenen konular olarak belirlenmiştir (s.47).

Araştırmalardan elde edilen bulgular karşılaştırıldığında, sonuçların büyük oranda örtüşmediği; sınıfa taşınmak istenen tartışmalı konulardan sadece çevre kirliliği ve şiddet konularının ortak bulgular olduğu görülmektedir.

Yazıcı ve Seçgin’in 2010 yılında gerçekleştirdiği “Tartışmalı konular ve öğretimine ilişkin bir çalışma” adlı araştırmasında ise insan hakları, eğitim sistemi, çevre kirliliği, sınav sistemleri, demokrasi, küresel ısınma, kültürel yozlaşma, YÖK, KPSS, küreselleşme, beyin göçü, işsizlik, göç ve şiddet konularının sınıf ortamına taşınması en fazla önerilen tartışmalı konular olduğu görülmektedir (s.494). Çevre kirliliği, kültürel yozlaşma, şiddet ve küresel ısınma konularının en fazla önerilen tartışmalı konular arasında yer alması araştırmanın bulgularıyla örtüşmektedir. Buna karşın YÖK, KPSS, demokrasi, beyin göçü ve küreselleşme konularının sınıfa taşınmasının önerilmesi araştırmanın bulgularıyla çelişmektedir.

5. Tartışmalı konuların sınıfta ele alınmasının doğuracağı olumlu sonuçlar arasında empati kurmaya yardımcı olma, farklı düşüncelere saygı duymayı öğretme, problem çözme becerisini geliştirme, duyarlılık kazandırma ve iletişim becerisini geliştirmenin en fazla atıf alan temalar olduğu tespit edilmiştir.

Çopur’un 2015 yılında yaptığı “Sosyal bilgiler öğretmenlerinin tartışmalı konuların öğretimine ilişkin düşüncelerinin incelenmesi” başlıklı çalışmasında öğretmenler tartışmalı konuların sınıfa taşınmasının ülke sorunlarına karşı duyarlılığı artıracağını, eleştirel düşünme becerisini geliştireceğini, öğrencilerin bilinçli bireyler olmasını sağlayacağını, öğrencilerin farklı fikirler edinmesini

sağlayacağını belirtmiştir. Ayrıca araştırmaya katılan öğretmenler tartışmalı konuları sınıfta ele almanın; birlikte yaşama kültürünü geliştirme, üst düzey düşünme becerisini geliştirme, ifade becerisini geliştirme vb. olumlu sonuçlar doğuracağını ifade etmişlerdir (s.61). Benzer şekilde Yazıcı ve Seçgin’in (2010)

“Tartışmalı konular ve öğretimine ilişkin bir çalışma” adlı araştırmasında da tartışmalı konuları işlemenin eleştirel düşünme becerisini geliştirme, ülke sorunlarına duyarlılığı arttırma, ifade becerisini geliştirme, öğrencilerin farklı fikirler edinmesini sağlama, öğrencilerin üretkenliğini arttırma, öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini geliştirme gibi yararları beraberinde getireceği ifade edilmiştir (s.496). Bu araştırmalardan elde edilen bulgular, “duyarlılık kazandırma” ve “iletişim becerisini geliştirme” açısından bulgularımızı desteklemektedir.

Oulton ve arkadaşlarının (2004) yaptığı araştırmaya katılan öğretmenlerin

%50’si tartışmalı konuların ele alınmasının, öğrencilerin bilgi birikimlerini artırmada çok önemli olduğunu ifade ederken; %46’sı analitik becerilerin artırılmasında ve %22’si öğrenme becerilerinin artırılmasında çok önemli olduğunu belirtmiştir. Öğretmenlerin %27’si tartışmalı konuların ele alınmasının, öğrencilerin davranışlarını değiştirmede; %31’i tutumlarını değiştirmede ve %26’sı değerlerini değiştirmede çok önemli olduğunu ifade etmiştir (s.503-504). Bu araştırmanın bulgularında tartışmalı konuların ele alınmasının öğrencilerin davranış, tutum ve değerlerini değiştirme noktasında etkili olacağının ifade edilmesi, araştırmanın bulgularıyla paralellik göstermektedir.

Baloğlu Uğurlu ve Doğan’ın (2016) “Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının ve Akademisyenlerinin Tartışmalı Konuların Öğretimi ile İlgili Görüşleri” adlı araştırmasında ise, öğretmen adaylarının tartışmalı konuların öğretimi sonrasında tartışmalı konuya dair farklı bakış açıları kazandıkları, konu ile ilgili bilgi edindikleri, farklı düşüncelere karşı saygılı olmayı öğrendikleri ve tartışmalı konuyu farklı bakış açıları ile değerlendirme becerisi edindikleri tespit edilmiştir.

Bunun yanı sıra öğretmen adaylarının eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, iletişim, empati ve etkili dinleme gibi becerilerinin geliştiği belirlenmiştir (s.227).

Baloğlu Uğurlu ve Doğan’ın (2016) araştırmasının bulgularında tartışmalı konuların öğretiminin farklı düşüncelere saygı duyma, empati kurma, iletişim becerisini geliştirme gibi olumlu sonuçlar doğurduğunun tespit edilmiş olması;

araştırma bulgularıyla paralellik göstermektedir.

Avaroğulları’nın 2015 yılında gerçekleştirdiği “Sosyal Bilgiler Öğretiminde Tartışmalı Konularla İlgili Bir Eylem Araştırması” başlıklı çalışmasında da tartışmalı konuların önemine vurgu yapılarak; öğretmenler sadece olguları öğretmenin yeterli bir yaklaşım olmadığını ve tartışmalı konuların daha fazla sınıf ortamına getirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenler öğrencilere çatışmalarla baş etmeyi öğretmenin gerekli olduğunu, bu konuların öğrencilerin ilgisini çekebileceğini belirtmiştir (s. 148). Malikow (2006) ise öğretmenlerin tartışmalı konuları ele alırken bütüncül ve özgün bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca öğretmenin tartışmalı konuya ilişkin düşüncelerini sınıf ortamında dile getirmesi gerektiğini ifade etmiştir (s.108).

Bulgularımıza benzer şekilde bu araştırmalarda da tartışmalı konuların gerekliliği ve önemi vurgulanmıştır.

6. Tartışmalı konuların sınıfta ele alınmasının doğuracağı olumsuz sonuçlar arasında arkadaşlık bağlarını zedeleme, davranış bozukluğuna neden olma, tepki alma, çatışmaya neden olma en fazla atıf alan sonuçlar olmuştur.

Yazıcı ve Seçgin’in 2010 yılında yaptığı “Tartışmalı konular ve öğretimine ilişkin bir çalışma” adlı araştırmasında tartışmalı konuları sınıfa taşımanın sınıfta çatışma yaratma, öğrencilerin taraf tutmasına neden olma, öğrencileri farklı gruplara karşı ön yargılı yapma ve sınıfta otorite boşluğu yaratma gibi olumsuz sonuçlar doğuracağı tespit edilmiştir (s.497). Benzer şekilde Çopur’un (2015)

“Sosyal bilgiler öğretmenlerinin tartışmalı konuların öğretimine ilişkin düşüncelerinin incelenmesi” başlıklı çalışmasında, tartışmalı konuları sınıfa taşımanın; öğrencilerin farklı gruplara daha katı tutum geliştirmesine yol açma, sınıfta çatışma yaratma, öğrencilerin taraf tutmasına yol açma, öğrencileri farklı gruplara karşı önyargılı yapma ve sınıfta otorite boşluğu yaratma gibi olumsuz sonuçlar doğuracağı ifade edilmiştir (s.60). Bu araştırmaların bulguları “sınıfta çatışma yaratma” yönünden bulgularımızı desteklemektedir.

5.1.2. Tartışmalı Konuların Öğretimine Ait Alt Problemlere İlişkin Sonuçlar

In document Tartışılan konuların ilkokul eğitim programlarında yer alıp almamasına yönelik öğretmen görüşleri (Malatya ili örneği) (Page 153-157)