Türkiye-Rusya İlişkilerinde Kafkasya ve Gürcistan

Belgede TÜRK-RUS İLİŞKİLERİ VE GÜRCİSTAN XX. YÜZYILIN (sayfa 126-130)

Türkiye’ye veren Brest-Litovsk ve Trabzon Anlaşmaları bozuldu.355 Fakat Gürcistan hükümeti bu notayı kabul etmedi. Çünkü Brest-Litovsk Anlaşmasının 4.

maddesine göre Evliye-i Selase’den Rus askerleri çıkmalıydılar, fakat bu bölgenin Osmanlı Devletine katılması söz konusu değildi. Aynı zamanda, Osmanlılar tarafından bu bölgede düzenlenen referandumun hatalarla yapıldığı Gürcü siyasetçiler tarafından ileri sürülmektedir. Hatta, Türkiye’nin önemli müttefiki Almanya dahil bu referandumu tanımadı. Ayrıca, bu anlaşmayı imzalayan Sovyet Rusya, I. Dünya Savaşında Dörtlü İttifak devletlerinin yenilmesinden sonra Brest-Litovsk Anlaşmasını ortadan kaldırdı.356

geçtiğinde Bolşevikler Türk temsilcisine yapacakları maddi yardım karşılığında Bitlis, Van ve Muş vilayetlerinden bazı yerlerin Ermenistan’a verilmesi şartını koşmuşlardı. Sovyet Rusya’yı Ermenistan üzerinde bu kadar önemle durmaya iten nedenlere gelince, bunun sebebi o sıralarda bir Ermeni heyetinin Sovyetlerle anlaşmak üzere Moskova’ya gelişiyle ilgiliydi. Azerbaycan’ın Bolşevikleştirilmesinden sonra Sovyet Rusya burayı da aynı şekilde kontrolü altına alabilmek için Ermenilere şirin görünmeyi, bilhassa Bolşevik Ermenileri hoş tutmayı planladığından Türkiye dahilindeki isteklerini olumlu karşılıyorlardı. İşte bu aşamada Moskova, Mayıs’ın 20’sine doğru, Ankara’nın 26 Nisan’da gönderdiği mektubu aldığında, endişeye kapılıyor ve cevabı 3 Haziran’a kadar geciktiriyordu.358

T.B.M.M.’nin 26 Nisan’da Moskova’ya gönderdiği mektubunun cevabı 3 Haziran’da yazılmış olup 15 Haziran’da Ankara’ya ulaştı.

Mektupta, Kürdistan, Lazistan, Batum ve Doğu Trakya’da “Referandum”

yapılmasına, Ermenistan ve İran’la Türkiye arasında çizilecek yeni sınırlara dair teklifler vardı.359 Diğer yandan, bu tarihlerde Anadolu’da yer yer ayaklanmalar mevcut olup Yunanlıların da taarruza geçeceklerinden şüpheleniliyordu. Ayrıca İngilizler Kafkasya’dan kuvvetlerini çekme kararı almalarına rağmen, henüz bu kararı uygulamamışlardı. Bu sebepler yüzünden Ermeni hareketi geri bırakıldı.360

Bu sırada 1920 başlarında Rusya’dan yardım sağlamaya memur edilen Halil (Kut) Paşa, Türk Milli Kuvvetlerinin mümessili sıfatıyla 16 Mayıs’ta Moskova’ya gelmiş ve burada Çiçerin’in yardımcısı Karahan ve Harbiye Komiseri Kamanev ile görüşmüştü. Görüşmede Anadolu’ya ilk elde 1 Milyon altın lira, 6 bin tüfek ve 100 milyon mermi gönderilmesi kararlaştırılmıştı. Bu anda 1920 Temmuz ayında ilk Sovyet askeri yardımı Türkiye’ye ulaştı: Kafkas cephesi İhtilal Konseyi üyesi S.Orconikidze Türklere 6 bin tüfek, 5 milyon tüfek mermisi ve 17 600 top mermisi teslim etti.361 Bunun arkasından Eylül ve Aralık aylarında da para ve askeri yardımı yapılmasına devam edildi.

Bu gelişmeler olurken Bolşeviklerin Azerbaycan’dan sonra Ermenistan’ı da Bolşevikleştirmek için çıkarttıkları ayaklanma, Ermenistan’ı sarsmış ve

358 Toidze, a.g.m., s.193

359 A.g.e., s.541

360 A.g.e., s.561-562

361 A.K.Meram, Türk-Rus İlişkileri Tarihi, İstanbul 1970, s.258

korkutmuştu. Bu yüzden Ermeniler Bolşeviklerle anlaşmak üzere Moskova’ya bir heyet göndermeye karar vermiş ve bu heyet Mayıs sonlarına doğru Moskova’ya gelmişti. Ancak, bu sırada Ankara’nın 26 Nisan 1920 tarihli mektubu da Moskova’ya ulaşmış bulunuyordu.362

Moskova’nın Ermenilerle anlaşmak ve buradaki Ermeni heyetine altı vilayetten oluşan Büyük Ermenistan hayalinden vazgeçmesi ve İtilaf devletleri ile ilişkilerini kesmesi karşılığında Van, Bitlis, Muş vilayetlerinin bir kısmını verme vaadinde bulunduğu bir sırada, Mustafa Kemal Paşa’nın Ermenilere saldırma önerisinde bulunması Çiçerin’i endişelendirmişti. Moskova Ermenilerle barış görüşmelerine oturana kadar Ankara’dan gelen mektubun cevabını geciktirmiş, ancak Ankara 11 Mayıs’ta mecliste Lenin’in Ermenilerin haklarından bahseden söylemini dinlediği gibi Halil Paşa aracılığıyla da Moskova’nın gerçek niyetinin ne olduğunu öğrenmişti.363

Ankara’dan 11 Mayıs’ta yola çıkan Bekir Sami Bey başkanlığındaki Türk heyeti ise uzun bir yolculuktan sonra 19 Temmuz 1920’de Moskova’ya geldi.

Türk heyeti Moskova’ya geldikten sonra Sovyet hükümetiyle imzalanacak dostluk anlaşması projesi üzerinde görüşmelere başladı. Görüşmelerin merkezinde Ermeni meselesi yer almaktaydı. Ancak, Moskova görüşmelere resmen başlamadan önce Ermeni-Bolşevik Rus Anlaşması 10 Ağustos 1920’de imzalandı. Bu anlaşmayla, Moskova hükümeti Ermenilere Nahçivan’ı ve Culfa’dan Şahtahta’ya kadar uzanan demiryolu hattının kontrolünü bırakıyordu.364

Türk heyeti Moskova’da Bolşeviklerle dostluk anlaşması çerçevesinde görüşmelerde bulunurken Bolşeviklerin Bitlis, Van, Muş vilayetlerinin bir kısmının Ermenilere verilmesinde ısrarlı olduğu görülmüştü. Bu bilgilerin Ankara’ya ulaşması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Doğu harekatının geleceği açısından doğudaki gelişmeler hakkında Şark cephesi kumandanlığı’ndan bilgi istemişti. Şark cephesi kumandanlığı da 11 Ağustos’ta gönderdiği cevapta şu hususlara yer vermişti: “Bolşevik Harekatı başarıya ulaşıyor, emperyalistlere karşı bizimle irtibat kurmaya çalışıyor. Azerbaycan’da bırakılan Kızıl Ordu (11. ordu) ile fırsatta

362 Sürmeli, a.g.e. s.559

363 A.g.e. s.559–560

364 A.g.e., s.561

Ermenistan’ı ve Gürcistan’ı Sovyetleştirecektir. Ermeniler ve Gürcüler be tehlike karşısında Rusya ile anlaşma yapmasına rağmen hala korku içindedirler.”365

13 Ağustos’ta Türk heyetiyle yapılan görüşmelerin ilk oturumunda Dışişleri Komiseri Çiçerin, Türk-Rus anlaşması için Ermeni meselesinin hala önemli bir sorun olduğunu gösterdi. Bu arada, Sovyet Rusya ile dostluk anlaşmasını imzalayan Taşnak heyeti, Türk-Rus anlaşmasını bekleyerek Moskova’da kalmıştı.

Sovyet Rusya ile varılan ilk anlaşma metni 24 Ağustos’ta Moskova’da sadece parafe ediliyor ve Bolşeviklerin yukarıdaki tutumlarından dolayı Ermeni meselesi ve Brest-Litovsk Antlaşması’yla Rusların Türkiye’ye vermeyi kabul ettikleri Evliye-i Selase konusunda bir çözüm getirilmiyordu.366

Böylece İtilaf devletlerine karşı olan Sovyet Rusya, Batılı devletler gibi Ermenistan devleti kurarak Türkiye ve doğu ülkeleri arasında bir kordon çekmek istiyordu. Ayrıca, Moskova bu kordonu Bolşeviklerin kontrolü altında yapmayı planlıyordu: Moskova’da bulunan Türk heyetinden gelen haberlere göre, Sovyet hükümeti Gürcü ve Ermeni hükümetlerini devirip bu ülkelerin başında olduğunu açıklıyordu.367

Türk-Rus müzakerelerinin bitmesine kadar Ermeni heyetinin Moskova’dan ayrılmasına rağmen Sovyet hükümeti, Van, Bitlis ve Muş vilayetlerinde bazı bölgelerin Ermenistan’a bırakılmasını istiyordu. Böylece Ermenistan’ın Sovyetleştirilmesinden sonra bu ülke ile beraber ona bırakılan bölgeler de Bolşeviklerin eline geçecekti.368

Moskova’daki Türk heyeti Başkanı Bekir Sami Bey Çiçerin’le yaptığı görüşme hakkında 30 Ağustos 1920 tarihinde, T.B.M.M.’ne verilmek üzere bir rapor hazırladı. Raporunda, Ermenistan’a verilecek bazı doğu topraklarında Müslüman ahalisinin yerine Ermeni nüfusunun yerleştirilme planları hakkında yazıyordu. 18 Eylül’de bu raporun Ankara’ya ulaşmasından sonra Heyet-i Vekile, 20 Eylül’de Ermenistan’a karşı Doğu Harekatı’nı başlatmaya karar verdi.369

Aynı zamanda, Türkiye de Kafkasya’da kendi pozisyonlarını güçlendirmek için faaliyetler yapıyordu. Moskova’dan ayrılan Bekir Sami Bey ve

365 A.g.e., s.561-562

366 A.g.e. s.562

367 Bayur, a.g.m. s.147

368 Ю.А.Багиров, Из Истории Советско-Турецких Отнашении, Баку 1965, s.39

369 Sürmeli, s.562

Türk heyetinin diğer üyeleri Ankara yolunda Vladikavkaz ve Baku’ye uğrayıp, Kuzey Kafkasya’da Bolşeviklere karşı olan güçlerle ve Bolşevik Azerbaycan hükümeti ile anlaşmaya varmaya çalıştılar, fakat bu plan başarısız oldu.370

Belgede TÜRK-RUS İLİŞKİLERİ VE GÜRCİSTAN XX. YÜZYILIN (sayfa 126-130)