Suriyeli Sığınmacıların Kayıt Dışı İstihdamda Ekonomideki Olumsuz

In document Suriye'deki iç savaşın Güneydoğu Anadolu bölgesinin ekonomisine etkisi (Page 123-130)

3.5. Suriyeli Sığınmacıların Türk İş Gücü Piyasası Üzerindeki Etkileri

3.5.1. Kayıt Dışı İstihdam Konusunda Suriyeli Sığınmacıların Ekonomiye Etkisi

3.5.1.2. Suriyeli Sığınmacıların Kayıt Dışı İstihdamda Ekonomideki Olumsuz

3.5.1.2.1. Vergi Gelirlerinde Azalmaya Neden Olması

Kayıt dışı istihdam vergi gelirlerinde olumsuz etki yaratmaktadır. Kayıt dışı istihdam, kamu harcamalarının finansman kaynağı olan vergilerin toplanmasını engellediği için devlet tarafından yapılacak kamu harcamalarının yapılmaması anlamına gelmekte ve böylece toplumda huzursuzlukların ve gerginliklerin atmasına sebep teşkil edebilmektedir.

Suriyeli sığınmacılar daha çok kayıt dışı olarak çalıştıkları için işverenler için maliyetler düşer ve bir yerli işçi yerine iki Suriyeli çalıştırabildiği için daha çok Suriyeli işçi tercih etmektedir ve böylece ödeyeceği vergiden kurtulmuş olup devletin toplayacağı vergi gelirlerinde azalmaya yol açabilmektedirler.

3.5.1.2.2. Vergi Adaletini Ortadan Kaldırması

Vergide adaleti sağlamak yasal bir sorumluluk olarak devletin denetimi altındadır.

Vergide adaletin sağlanması, kişilerin elde ettikleri gelire göre vergilendirilmesi

108 demektir. Kayıt dışı istihdam durumunda vergi gelirlerinin toplanması engellendiği için vergisini düzgün bir şekilde ödeyenler ile ödemeyenler arasında adaletsiz bir durum ortaya çıkabilmektedir.

Verginin adaletsiz dağılımı aynı zamanda gelir dağılımında da adaletsizliğe neden olur. Bu durumda alınamayan vergi toplumdaki vergisini ödeyen kişilerin üzerine yüklenmiş olur, böylece huzursuzluklar ortaya çıkabilmekte ve devlete olan güveni sarsabilmektedir.

Suriyeli sığınmacıların kayıt dışı olarak çalışmaları neticesinde vergisini ödemeyen firmaların ellerinde kalacak ve kayıtlı sektördeki firmalar daha çok vergi ödemek zorunda kalıp vergi adaletsizliği ortaya çıkacaktır.

3.5.1.2.3. Kaynak Dağılımında Olumsuz Etki Yaratması

Kayıt dışı istihdam vergi toplanmasını engelleyen bir durumdur. Kayıtlı firmalar düzenli olarak vergisini öderken kayıtsız olarak faaliyet gösteren firmalar devlete vergi ödememektedirler. Böylece kayıtsız olarak çalışan firmaların elinde kalan bu fonları yatırıma dönüştürüp daha çok kâr elde edebilecektir. Ancak kayıtlı olan firmalar vergi ödediği için kârlı gördüğü yatırımı yapamayacağı için kaynak dağılımında olumsuz bir durum ortaya çıkabilecektir.

3.5.1.2.4. Haksız Rekabete Sebep Olması

Kayıt dışı olarak faaliyet gösteren işletmeler, kayıtlı olan firmalar üzerinde olumsuz etkiler bırakabilmektedirler. Kayıt dışı faaliyet gösteren işletmeler, kayıtlı olan firmaların ödemekle yükümlü olduğu vergi ve sigorta gibi fonları ödememektedirler. Bu durumda kayıt dışı firmalar kayıtlı firmalara karşı avantaj elde edip haksız rekabete neden olabilecektir. Kayıt dışı eleman istihdam eden firmaların maliyetleri düşeceğinden diğer firmalara karşı fiyat avantajı da elde edebilecektir. Bundan ötürü kayıt dışı firmalar kayıtlı firmalara göre daha çok kâr elde etmektedirler (Korkmaz, 2003: 51-96).

Suriyelilerin yoğun olarak yaşadıkları Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis gibi şehirlerinde kayıtlı firmalara göre maliyet ve fiyat avantajı elde eden kayıt dışı firmalar haksız rekabete yol açmakta ve böylece kârı azalan kayıtlı

109 firmaların yatırım yapma isteği kalmayabilir bunun sonucunda da piyasadan çekilme kararı alabilecektir.

3.5.1.2.5. Ekonomik Verilerin Doğru Analiz Edilmesini Engellemesi

Kayıt dışı istihdam, resmi istatistiksel verilerin eksik ve hatalı bir şekilde hesaplanmasına neden olabileceği için ekonomik analizlerde yanlış değerlendirmelere sebep olabilmektedir. Ekonomik karar mekanizmalarının makro amaçlar belirleyip, bu amaçlara ulaşmak için yapılacak planların hatalı olmasına ve aynı zamanda gerekli tedbirlerin alınmasını da olumsuz etkileyebilecektir.

Suriyeli sığınmacılar ilk geldiklerinde kayıt altına alınmadıkları için şuan Türkiye’de resmi veriler dışında yaşayan Suriyeli sayısı daha çoktur. Bu durumda yapılacak analizlerin yanlış olmasına sebep olabilmektedir.

3.5.1.2.6. Çocuk Emeğinin Sömürülmesine Sebep Olması

Kayıt dışı sektörlerde ucuz iş gücü olarak çalışan çocukların sayısı daha fazla olabilmektedir. Küçük yaşta çalışan bu çocuklar eğitimsiz kalmakta ve psikolojileri de bu durumdan olumsuz etkilenebilmektedir. Sürekli kayıt dışı sektörde disiplinsiz çalışan çocuklar ileride kayıtlı ve disiplinli bir işte çalışmaları da zorlaşabilmektedir. Bu noktada Suriyeli sığınmacıların içinde çocuk sayısı fazla olduğu için bir kısmı eğitim alabiliyorken geri kalan kısmı herhangi bir eğitim alamamakta ve ailesine maddi destek vermek için kayıtsız bir şekilde herhangi bir işletmede ucuz iş gücü olarak çalışabilmektedirler. Bu şekilde büyüyen bu sığınmacılar ileride herhangi bir vasfa sahip olmadıkları için ülkemize daha fazla sorun olabileceklerdir. Çünkü bu şekilde büyüyen sığınmacıların çeşitli suçlara bulaşmaları büyük ihtimaldir.

Kayıt dışı istihdamın ekonomideki olumlu ve olumsuz sayılabilecek durumlar bir arada görülebilmektedir. Olumsuz durumlar içinde toplumda huzursuzluk ve gerginliklere sebep olabilen kötü yanları vardır. Bu manada Suriyeli sığınmacıların kayıt dışı istihdamda ekonomideki olumsuz etkilerini azaltabilecek çözüm önerileri şöyle sıralanabilir:

110 x Vergi oranlarının düşürülmesi kayıt dışı istihdam konusunda ciddi bir adım atılmış olabilecektir. Çünkü kayıt dışı çalışan firmalar devlete vergi ödemediği için kayıtlı firmaların vergi yükü daha fazla olabilecektir.

Bu durumda kayıtlı firmaların artan vergi oranları neticesinde yatırım istekleri azalabilecek ve kayıt dışı çalışmaya meyledebilecektir. Bunun için vergi oranlarının düşürülmesi kayıt dışı istihdamı önlemeye yönelik pozitif bir adım olabilir (Kalaycı ve Kalan, 2017: 27).

x Kayıtlı işçi çalıştıran firmaların işçiler için ödedikleri sosyal güvenlik primleri, vergi, sigorta primi gibi yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu oranların yüksek olması kayıtlı firmaları kayıt dışına itebilecektir. Bu konuda bu oranların azaltılması kayıt dışı istihdamı önleyebilir (Kalaycı ve Kalan, 2017: 27).

x Denetimin sıkılaştırılması kayıt dışı istihdamı önleyebilen başka bir çözüm yolu olabilir. Denetim sıkı olursa kayıt dışı şekilde işçi çalıştırmak zor olacağı için önlenebilir.

x Gerçek ve tüzel kişilere ait tüm mal varlıkları gösterebilecek bir sistemin kurulması durumunda kayıtsız işçi çalıştırma engellenebilir. Çünkü kayıt dışı istihdamda ödenmeyen vergi ve sigorta primleri gibi fonlar işverenlerin bütçesinde kaldığı için kayıtlı firmaya göre daha fazla kâr elde edebilecektir. Bu durumda bankalardaki mevduatları, gayrımenkulleri gibi mal varlıklarının görülebileceği bir sistemde kayıt dışılık azaltılabilecektir (Önder, 2012: 74-75).

x İşsizliği önlemeye yönelik politikalar geliştirilebilir. Özellikle de genç yaştakiler için işsizlik daha yaygın olabilmektedir. Bu konuda uzun süre işsiz kalan veya geçici sürelerle çalışan birine yeterli mesleki eğitim verildikten sonra çalışmaya başlaması onu hem bilinçlendirecek hem de disiplinin hakim olduğu, tecrübe kazanabileceği kayıtlı sektörde çalışabilecektir. Böylece devlet destek verdiği vakit kayıtsız bir şekilde çalışılmanın önüne geçilebilecektir (Karaarslan, 2010:

225-226). İşsizliğin yüksek olduğu bir durumda kayıt dışı istihdamın ortadan kaldırılması veya azaltılması mümkün görünmemektedir. Çünkü işsiz kalan bireyler para kazanmak için mutlaka bir işte çalışmak isteyeceklerdir. Bu durumda onlar için en cazip yer kayıt dışı sektör olabilecektir.

x Eğitim seviyesi yükseltilmelidir. Eğitimsiz kalan bireylerin herhangi bir işi de olmayınca daha düşük ücretle çalışmayı kabul edebilecekler ve böylece kayıt

111 dışına yönelebileceklerdir. Özellikle çocuk işçiler dediğimiz grubun eğitimi için gerekli önlemler alınmalıdır. Daha çok eğitim binası inşa ederek ve daha çok öğretmen yetiştirerek bu konuda bir adım atılabilir. Eğitim ile büyüyen bir birey kayıt dışı sektörde yapamayacaktır. Çünkü disiplin ile okumuş bir birey sorumluluklarını bilecek, devletine karşı bir görevinin olduğunu bilecek ve böylece kayıt dışı istihdama karşı pozitif bir adım olarak atılabilir.

x Şirketlerin kişiden kişiye farklılık arz eden kuralları, yönetim anlayışı bunun yanında çalışan bireylerin aldıkları ücretler arasında çok fark olmamalıdır. Eğer bir iş yerinde işçiye yeterli haklar tanınsa geçimini sağlayabileceği bir ücret alsa kendi işinden memnun bir şekilde çalışmaya devam edecek ve kayıt dışı bir sektörde çalışmayı istemeyecektir. Bu durumda kayıt dışı istihdam azaltılabilir.

Tüm bunlar yapılabildiği zaman kayıt dışı istihdam azalıp zamanla en düşük seviyelere inebilecektir. Özellikle Suriyeli sığınmacı sayısının çok olduğu Güneydoğu Anadolu illerin de bu adımların atılması hem bölge için hem de ülkemiz için fayda sağlayacak bireyleri yetiştirmede büyük adımların atılmış olacağı bir durumdan söz edebiliriz.

Suriyeli sığınmacıların iş gücü piyasasına katılabilmeleri için bir takım öneriler şunlar olabilir (Üstün, 2016: 8-9).

x Suriyeli sığınmacılara öncelikli olarak Türkçe eğitimi verilmeli ve bunun yanında vasıf düzeyi yüksek olanları tespit edip gerekli mesleki eğitim vererek yetişmelerini ve kayıtlı bir sektörde işe dahil olmalarını sağlamalıyız.

x Suriyeli sığınmacıların istihdamında yaşanan sorunların azaltılabilmesi amacıyla detaylı bir bölgesel ve sektör odaklı iş gücü analizinin yapılması olumlu bir adım olabilir.

x Suriyeli sığınmacılar içinden nitelikli olan kişilerin seçilerek bu niteliklerinin belgelendirilmesi ve istihdama katılımları sağlanmalıdır. Vasıfsız iş gücünü ise gerekli eğitimden sonra topluma yarar sağlayabilecekleri bir duruma getirip kayıtlı bir şekilde çalışmalarını sağlayabiliriz.

x Suriyeli sığınmacılar için yeni iş alanları oluşturulabilir. Böylece devletin gözetimi altında çalışacak olan sığınmacıların ülkeye zararları yerine faydası dokunabilecektir.

112 x Nitelikli, vasıf düzeyi yüksek eğitimli Suriyeli sığınmacıları ülkemizde tutmak

için gerekli kolaylıklar sağlanmaları, cazip bir ücret karşılığında hizmet üretebilecekleri bir alanda istihdamları sağlanabilir.

Suriyeli sığınmacıların yoğun olarak yaşadıkları Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis gibi illerde barınma ihtiyaçları için konuta, beslenmeleri için de gıda maddelerine talepleri arttığı için bu illerde kira ve gıda fiyatları artabilmiş ve bu da bölgede enflasyon oranının artmasına yol açabilmiştir. En çok Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan bu illerde yıllık TÜFE bazlı enflasyon oranları Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşebilmiştir. Suriyeli sığınmacıların etkisi enflasyon oranları üzerinde hissedilebilmektedir. Söz konusu illerdeki yerli halkı da olumsuz etkilemiş, onların alım gücünün düşmesine neden olabilmiştir (Öztürkler ve Türkmen, 2015: 20). Böyle bir duruma önlem olarak, artan kira ve gıda fiyatlarının düşmesini sağlamak için ilgili sektörlerdeki ilgililere Suriyeli sığınmacıların savaştan kaçan bir millet olduğu ve zor şartlar altında yaşadıkları ve aynı zamanda bu durumun yerli halkı da olumsuz etkilediği ikna edici bir dille anlatılmalı aksi takdirde bölgede enflasyon oranları sürekli artmakta ve bu da halkı zor duruma koyabilmektedir. Her ne kadar ekonomik açıdan fırsat bilinip daha çok gelir elde etmek ilgili sektörlerdeki kişiler için faydalı görünse de halkı zor duruma koyduğu için bu durumun çözülmesi halkın ve Suriyeli sığınmacıların lehine olan bir durum olabilecektir. Böyle bir durumun devam etmesi halinde yerli halk ile Suriyeli sığınmacılar arasında buna Suriyeliler sebep oluyor diye tatsızlıklar, gerginlikler oluşabilir. Böyle bir duruma fırsat vermemek gerekir.

Suriye’deki iç savaş ile birlikte Suriye’den gelen turist sayısında da düşüşler meydana gelebilmiştir. Türkiye ile Suriye arasında 2009 yılında vizelerin karşılıklı olarak kaldırılması ile birlikte özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesine gelen Suriyeli turist sayısında artışlar gözlemlenebilmiştir. Ancak 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı ile birlikte gelen turist sayısı düşüş yaşamış ve bu durumda bölgede ilgili sektörlerde faaliyet yürüten işletmelerin ekonomik olarak kötü etkilendiği bir süreç olabilmiştir. Bölgede Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis illerinde yaşanan Suriye iç savaşından ötürü gelen yabancı turist sayısında da azalmalar meydana gelebilmiştir.

Bölgeyi adeta bir kaos ortamı olarak gören yabancı turistler rezervasyonlarını iptal etmiş ve artık gelmemeye de başlayanlar olabilmiştir. Ancak yıllar geçtikçe gelen turist

113 sayısında normale dönüldüğü söylense de 2011 yılı öncesi seviyesine ulaşıldığını söylemek zor olabilmektedir. Bu konuda tekrar turist çekmek için önerilebilecek çözümler şunlar olabilir:

x Öncelikle bölgenin sanıldığı gibi kötü olmadığı, olayların yaşanmadığı konusunda ulusal ve uluslararası bir toplantı yapılarak ve bunu bir kitapçık haline getirerek en çok okunan dergi ve gazetelerde yayımlanmasını sağlamak faydalı olabilecektir.

x Bölgeye gelen yabancı turistleri en güzel şekilde karşılamak ve şehirlerinin tarihi, kültürel güzelliklerini tanıtan broşürler dağıtmak.

x Gerekirse hava yoluyla gelen turistleri hava alanında gerekse de kara yolu ile gelecekleri şehrin girişinde karşılayıp “Şehrimize Hoşgeldiniz” diyebilmek.

x Varsa altyapı sorunları giderilmeli, turistik yerlerde eksiklikler tespit edilip giderilebilmeli.

x Şehirlerde bulunan tarihi mekanlarda görevli kişiler bulundurarak o yerlerin tarihi ile ilgili çok ilgi çekecek şekilde tanıtımlarının yapılmasını sağlayabilmek.

x Şehirlerin tanıtımı ve refahı için, daha çok yabancı turist çekebilmek için halkın birlikte el ele vererek kötü olan bu durumdan birlikte çıkmaları sağlanabilmelidir.

Bunlar yapılabildiği neticede daha çok turistin gelebileceği yüksek ihtimaldir. Daha çok turist gelmeye başlayınca şehirler daha çok tanınır ve ekonomisine de katkıda bulunulmuş olur. Gelen turistler harcama yapacağı için şehirlere para bırakıp çıkacaklardır ve böylece kötü etkilenen ilgili sektörün canlanabileceği söylenebilir.

Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılar için yaptığı harcamalar, toplumla uyumları konusunda elinden geldiğince yardımları ve yapmaya da devem etmesi tarihte unutulmaz bir yere sahip olacaktır. Bunların yanında Türkiye’de Suriyelilere yardım ve toplumla uyumları noktasında Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün yaptığı çalışmalar da vardır.

114

In document Suriye'deki iç savaşın Güneydoğu Anadolu bölgesinin ekonomisine etkisi (Page 123-130)