Mobbing, iş yerindeki duygusal taciz veya bireyi örgütten kaçırmak amacıyla uygulanan psikolojik bir baskıdır. Mobbing konusu, Batı’da 1980’li yıllarda tanımlanıp incelenmeye başlanmıştır. Daha sonra da değişik ülkeler mobbinge, iş ve ceza yasalarında yer vermiştir. Fransa Kanunu 17.1.2002’de, İş Yasası ve Ceza Yasası değişikliği ile, Belçika Kanunu 11.6.2002 t. Yasa ve 4.8.1996. t. İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası (m.32) ile, Hollanda Kanunu İş Koşulları Yasası’nın 3. m. ile ve İş Denetim Teşkilatı’nın10.5.2001’de yayınladığı iç yönerge ile (ancak ağırlıklı olarak Yargı Kararları) mobbing kavramını yasal bir düzenlemeye kavuşturmuştur (Tınaz vd, 2008: VII).

Türkiye’de ise Anayasa’nın 12. maddesine göre herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. İş yerindeki psikolojik taciz veya mobbing de Anayasa’da düzenlenen birçok temel hak ve özgürlüğün ihlali niteliğindedir. Örneğin, Anayasa’nın 17. Maddesinde, herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan onuruyla bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı düzenlenmektedir. İş yerindeki psikolojik taciz, insan onuruyla bağdaşmadığından, Anayasa’nın bu hükmünün açıkça ihlali niteliğindedir (Kasapoğlu Turhan, 2013: 92)

1.10.1. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu

İş yerlerindeki psikolojik taciz ifadesi, mevzuatımıza ilk kez, “İşçinin Kişiliğinin Korunması” başlıklı 417’nci maddesinin altında düzenlenerek Türk Borçlar Kanunu ile girmiştir. Böylece, işçinin iş yerindeki mobbinge karşı hukuki güvence altına alınması konusunda önemli bir adım atılmıştır. İşverenin bu maddeye aykırı davranışları sonucu ortaya çıkan zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tâbi tutulmuştur. Söz konusu madde metni aşağıda sunulmaktadır (ÇSGB: 2014: 31):

İşçinin Kişiliğinin Korunması (madde 417): İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak, işçiye saygı göstermek ve iş yerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İşveren, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak,

43 araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.

1.10.2. 4857 Sayılı İş Kanunu

İş yerlerindeki psikolojik tacizin temel unsurlarından biri, olayların iş yerinde gerçekleşmesidir. İş yerinin tanımı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2’nci maddesinde şu şekildedir: “İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime iş yeri denir. İşverenin iş yerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da iş yerinden sayılır. İş yeri, iş yerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar, oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.” (ÇSGB: 2014: 32). İş Kanunu hükümlerinde iş yerlerindeki psikolojik taciz kavramına doğrudan yer verilmemiş olmakla birlikte (ÇSGB: 2014: 32):

 “Eşit Davranma İlkesi” başlıklı 5’inci madde,

 “Çalışma Koşullarında Değişiklik ve İş Sözleşmesinin Feshi” başlıklı 22’nci madde,

 “İşçinin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı” başlıklı 24’üncü madde,

 “İşverenin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı” başlıklı 25 inci madde kapsamında iddia ve uyuşmazlıkların değerlendirilmesi mümkündür.

1.10.3. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu:

Devlet Memurları Kanunu’nun “Davranış ve İşbirliği” başlıklı 8’inci maddesi, devlet memurlarının iş birliği içerisinde çalışmasının esas olduğunu; “Amir Durumunda Olan Devlet Memurlarının Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 10’uncu maddesi ise amirlerin memurlarına hakkaniyet ve eşitlik esasına dayanarak davranmasını belirtir. Söz konusu madde metinleri aşağıda sunulmaktadır (ÇSGB: 2014: 33):

44 Davranış ve İşbirliği(Madde 8): Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar. Devlet memurlarının iş birliği içinde çalışmaları esastır.

Amir Durumda Olan Devlet Memurlarının Görev ve Sorumlulukları(Madde 10): Devlet memurları, amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli ve sorumludurlar. Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.

1.10.4. 2011/2 Sayılı İş yerlerindeki Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi Genelgesi:

Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör iş yerlerinde gerçekleşen psikolojik taciz, çalışanların itibarını ve onurunu zedelemekte, verimliliğini azaltmakta ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilemektedir. Kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre içinde çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi gerek iş sağlığı ve güvenliği, gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla aşağıdaki tedbirlerin alınması uygun görülmüştür (ÇSGB: 2014: 34):

• İş yerindeki psikolojik tacizle mücadele, öncelikle işverenin sorumluluğunda olup işverenler çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri almalıdır.

• Bütün iş görenler psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak durmalıdırlar.

• Toplu iş sözleşmelerine, iş yerinde psikolojik taciz vakalarının yaşanmaması için önleyici nitelikte hükümler konulmasına özen gösterilmelidir.

• Psikolojik tacizle mücadeleyi güçlendirmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi, ALO 170 üzerinden psikologlar vasıtasıyla çalışanlara yardım ve destek sağlanmaktadır.

• Çalışanların uğradığı psikolojik taciz olaylarını izlemek, değerlendirmek ve önleyici politikalar üretmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde; Devlet Personel Başkanlığı, sivil toplum kuruluşları ve ilgili tarafların katılımıyla “Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu” kurulabilmektedir.

• Denetim elemanları, psikolojik taciz şikâyetlerini titizlikle inceleyip en kısa sürede sonuçlandırmalıdır.

45 • Psikolojik taciz iddialarıyla ilgili yürütülen iş ve işlemlerde kişilerin özel

yaşamlarının korunmasına azami özen gösterilmelidir.

• Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve sosyal taraflar, iş yerlerindeki psikolojik tacize yönelik farkındalık yaratmak amacıyla eğitim ve bilgilendirme toplantıları ile seminerler düzenlemelidir.

46

İKİNCİ BÖLÜM DUYGUSAL BAĞLILIK

Bu bölüm kapsamında öncelikle, örgütsel bağlılık sonrasında ise duygusal bağlılık ve ilişkili konular ele alınmaktadır.

Belgede Mobbing ve duygusal bağlılık arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir araştırma (sayfa 57-61)