Menopoz Dönemindeki Cinsel Fonksiyon Kayıplarında Tedavi

Belgede ADANA İLİ HAVUTLU BELDESİ NDE YAŞ KADINLARDA CİNSEL İŞLEVDE MENOPOZUN ETKİSİ. Dr. Seda TEPE UZMANLIK TEZİ (sayfa 38-42)

2. GENEL BİLGİLER

2.2. Menopoz ve Cinsellik

2.2.4. Menopoz Dönemindeki Cinsel Fonksiyon Kayıplarında Tedavi

Cinsel terapi, menopoz döneminde cinsellik hakkında danışmanlık ve temel eğitim ile başlar. Yaşlanan yetişkinlerde cinsel aktivitenin normalleştirilmesi, cinsel istek veya aktiviteye engel olan semptomlar veya sorunların tıbbi yönetimi ile eşin fiziksel veya psikolojik sorununun tedavisi için sevk ve danışmanlık hizmetini içerir.

Ayrıca kişinin veya çiftin cinsel performansında değişiklik gerektiren kronik fiziksel bir sorunun yönetimi de sağlanarak cinsel disfonksiyon tedavi edilir.41 Yaşlanma ve menopoza karşı olumlu tutum ve davranışların geliştirilmesi, ayrıca sağlıklı yaşam biçimi ve stresle baş etme mekanizmalarının geliştirilmesi kişisel bakımın parçası olarak kullanılabilmektedir.41,68

2.2.4.1. Hormon Replasman Tedavisi (HRT)

Klimakterium döneminde overlerin fonksiyonlarını kaybetmesi ve östrojenin yetersizliği ile ortaya çıkan rahatsız edici semptomları ortadan kaldırmak, osteoporozu önlemek ve kardiyovasküler hastalıklardan korunmak amacıyla dışarıdan östrojen ve progesteron hormonlarının verilmesine HRT denir.77 HRT’nin amacı kadın hayatını uzatmak değil, premenopozal, menopozal ve postmenopozal dönemdeki kadınların yaşam kalitesini artırmaktır.50

Bugün dünyadaki kadınların % 10’nun HRT tedavisi aldığı düşünülmektedir.78 Ancak, menopozal dönem sıkıntılarında kullanılan HRT’nin bu alandaki rolü hala tartışmalıdır.79 HRT’nin kullanım süresinde zorunlu bir kısıtlama yoktur. HRT’ye devam etme kararı her kadının bireysel ihtiyaçlarına göre ve menopozal takip protokollerinin bir parçası olarak yapılmalıdır.80 HRT sadece östrojen, sadece progestin ve östrojen+progestin kombinasyonları şeklinde uygulanmaktadır.

2.2.4.2. Androjen

Nonseksüel hormonlar normal sınırlarda olduğunda, seksüel hayatı etkileyecek başka bir patolojik faktör bulunmadığında ve partner ilişkileri normal olduğunda androjen replasman tedavisi en iyi seksüel biyolojik cevabı verecek yöntem olarak kabul edilmektedir.64

Androjen eksikliği olan kadınlarda spesifik olarak kadın seksüel ilgi/istek bozukluğuna özgü bir ilaç olmamasına rağmen, androjen tedavisi libido azalması ve seksüel disfonksiyonu olan kadınlarda 40 yıldır uygulanmaktadır. Testosteron oral, subkutan, intramüsküler, transdermal yolla ya da jel, krem, sprey şeklinde veya sublingual şekilde uygulanabilir.

Androjen replasmanlarında orgazm sayısında ve koitus sayısında anlamlı bir değişim olmazken, seksüel istekteki artış dikkati çekmektedir. Çünkü testosteronun esas etkisi psikolojik davranış ve istek üzerinde gerçekleşmekte, seksüel istek ve fantezileri artırmaktadır. Oysa periferik fizyolojik etkisi aynı güçte değildir.64 Testosteron desteği ile kadınların % 65’inde libido, cinsel istek, fanteziler ve erojen bölgelerde duyarlılığın arttığı ve cinsel ilişkinin sıklaştığı görülmüştür.54

2.2.4.3. Tibolon

Tibolon zayıf östrojenik, progestojenik ve androjenik etkileri olan sentetik bir steroiddir.81,82 Tibolon, farklı dokular tarafından selektif olarak metabolize edilerek östrojenik, progestojenik, androjenik metabolitlerine indirgenir ve böylece doku spesifik hormonal etki gösterir.83 Postmenopozal kadınlarda klimakterium semptomlarını, osteoporozu ve cinsel fonksiyonları artırmak için kullanılmaktadır.84

Tibolon iyi tolere edilebilmekle birlikte en sık yan etkisi kilo alımı, vajinal kanama ve lekelenmedir.82

2.2.4.4. Raloksifen

Raloksifen, osteoporoz ve meme kanserini önlediği gösterilen ve uterusta östrojen antagonist etkisi olan tek selektif östrojen reseptör modülatorü (SERM)’dür.

SERM'lerin doku spesifik etkilerinin mekanizması bilinmemektedir. Ancak dokularda östrojen reseptör (ER) subtiplerinin dağılımıyla bir ilgisi olduğu düşünülmektedir.85

Kessel ve ark.’nın yaptığı çalışmada doğal yoldan menopoza girmiş, genitoüriner atrofi belirtileri gösteren 42–80 yaşları arasındaki postmenopozal kadınlarda 6. ayda vajinal kurulukta iyileşme görüldüğü ve cinsel aktivite sırasındaki rahatsızlığın azaldığı, cinsel tatminin arttığı, ayrıca raloksifenin vajinal östrojen kremi ile beraber kullanılmasıyla cinsel işlevin olumsuz etkilenmediği görülmüştür.86

Ertunç ve ark., herhangi bir topikal östrojen tedavisi almayan hastalarda altı aylık raloksifen tedavisi sonrası cinsel fonksiyonun olumsuz etkilendiğini, vajinal atrofide artış olduğunu, inkontinans tipleri, sıklıkları ve şiddetinde ise bir değişikliğin olmadığını saptamışlardır.85

2.2.4.5. Vazoaktif Ajanlar

2.2.4.5.1. Fosfodiesteraz (PDE) İnhibitörleri

PDE–5 inhibitörü olan sildenafil’in 1998 yılında erkeklerde ereksiyon bozukluğunun tedavisinde kullanılmasının sağladığı başarıdan sonra, kadın cinsel işlev bozukluklarında aynı başarıyı gösterip göstermeyeceği yönünde araştırmalar başlamıştır.82

Doğal menopozdaki, herhangi bir HRT almayan ve cinsel problemleri bulunan 204 hasta ile yapılan randomize plasebo kontrollü bir çalışmada ise sildenafil tedavisinin lubrikasyon, genital duyarlılık, cinsel haz veya doyuma ilişkin cinsel işlevlerde düzelme sağlamadığı gösterilmiştir.29 Sildenafil’in sadece kadınların belli bir grubunda, özellikle uyarılma problemleri olan ancak eş zamanlı istek problemleri olmayanlar üzerinde etkisinin olabileceği bildirilmiştir.82

2.2.4.5.2. Nöronal Endopeptitaz İnhibitörleri

Vazoaktif intestinal peptit (VİP) vajina vasküler yapısında bulunan majör vazoaktif nörotransmitterlerden biridir. Vajinal kan akımının kontrolünde rolü olan potent bir vazodilatatör olduğu kabul edilmektedir.82, 84

Kadın cinsel uyarılma bozukluğunun medikal tedavisinde kullanılan ajanlar (L-arjinin, zestra, l-arjinin+yohimbin, bupropion, apomorfin, alprostadil, avlimil, vardenafil ve tadalafil) geniş bir ilgi alanı bulmuş, ancak kadın cinsel fonksiyon

bozukluğu için etkisi ve güvenilirliliği kanıtlanmamıştır. Bu ilaçların bir çoğu lokal kan akımını artırmaya yöneliktir.49, 82, 84

2.2.4.6. Alternatif ve Tamamlayıcı Tedavi Yöntemleri

Alternatif ve tamamlayıcı tedaviler, geleneksel ve günümüz batı tıbbının her ikisinin de dışında kalan geniş yelpazedeki uygulamaları içermektedir. Alternatif ve tamamlayıcı tedaviler, günümüz batı tıbbıyla birlikte onun etkisini azaltmadan hastanın durumunu iyileştirmek üzere kullanılmaktadır. İyileşmede olumlu etkileri olabilmektedir. Alternatif ve tamamlayıcı tedaviler, bilim dışı bir kavram olmamakla beraber bu konudaki araştırma ve çalışmalar sürmektedir.79

2.2.4.6.1. Klitoral Vakum Cihazı

Cinsel uyarılma ve orgazmik fonksiyon bozukluğunda kullanılan ve kadında seksüel cevabı artıran mekanik cihazdır. Bu mekanik cihaz etkisini vakum özelliği ile klitoral vasküler engorjmanı artırarak gösterir. Kadın vakum cihazını klitorisi içine alacak şekilde çalıştırır ve vakum şiddetini ayarlayabilir. Önceleri ilişkiden hemen önce kullanılması gerektiği düşünülmekteydi, ancak daha sonra bağımsız olarak haftada 3-4 kez ve en az 2-3 ay süreyle kullanılması gerektiği belirtilmiştir.49, 82, 84, 87

2.2.4.6.2. Sakral Kök Stimulasyonu

Sakral köklerin direkt elektrik stimulasyonuyla uyarılma prensibine dayanır.

Sakral kök stimulasyonuyla pudendal sinirin çıktığı kök direkt olarak uyarılır ve hedef organlarda VIP ve NO gibi nörotransmitterlerin salınmasına neden olarak vajinal vasküler ve non-vasküler düz kas gevşemesinin olacağı ve bu sayede ilişkiyi kolaylaştıracak vajinal kayganlık ve relaksasyonun sağlanacağı tahmin edilmektedir. 49,

82, 84, 87

2.2.4.6.3. Akupunktur

Günümüzde zayıflama, sigara bıraktırma ve başta migren olmak üzere ağrı oluşturan hastalıklardaki başarısı ile bilinen akupunktur cinsel isteksizlik ve menopoz semptomlarının tedavisinde de kullanılmaktadır. Yağcı, kadınlara vücut ve kulak akupunkturu tedavisi uygulandığında ani terleme, sıcak basmaları, unutkanlık, uyku

bozuklukları, alınganlık, cinsel istek azlığı, depresif ruh hali, kilo alma gibi menopoz dönemi semptomlarında düzelme olduğunu bildirmiştir.88

2.2.5. Menopoz Dönemindeki Cinsel Yaşam Değişiklikleri ile Başa Çıkma

Belgede ADANA İLİ HAVUTLU BELDESİ NDE YAŞ KADINLARDA CİNSEL İŞLEVDE MENOPOZUN ETKİSİ. Dr. Seda TEPE UZMANLIK TEZİ (sayfa 38-42)