Kur’ân’da İnsanın Yaratılışı

Belgede ZEMAHŞERÎ’NİN EL-KEŞŞÂF’INDA MÜŞKİLÜ’L-KUR’ÂN (sayfa 153-156)

C. ÂYET GRUPLARI ARASINDA GÖRÜLEN İŞKÂL

6. Kur’ân’da İnsanın Yaratılışı

140

gelmemektedir; bu kelime ile yeryüzündeki nebatların ve yiyeceklerin yetişmesinin uygun hale getirilmesi kastedilmektedir. Zira bu durumun, ancak semanın yaratılmasından sonra gerçekleşmesi mümkündür.641 Nîsâbûrî (v.730/1329) de semadan önce yeryüzünün yaratıldığı görüşünde bulunmaktadır.642

Ateş’e göre bu âyetlerin maksadı, en kıymetli varlık olan insanın üzerinde yaratıldığı dünyanın, diğer gök cisimleri arasındaki değerini belirtmektedir. “Sonra duman hâlinde bulunan göğe yöneldi.”643 âyetiyle semanın esas maddesi olan gök gazının (duhânın), yeryüzüne şekil verilmesinden önce var edildiği gösterilmektedir. Ayrıca En‘âm sûresinin

“Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur.”644 âyetinde semanın yeryüzünden önce yaratıldığına dair bilgi verilmektedir. Yüce Yaratıcı önce bütün evrenin ana maddesi olan duhânı yaratmış, sonra gök cisimleri arasında insanın yaratılacağı Dünya’yı hayatın oluşması için uygun bir hale getirmiştir. Dünya hayatının yaşanabilmesi için hava, ısı ve ışık gibi maddeler gereklidir. Bunların da Güneş’e bağlı olmasından dolayı Dünya’dan önce Güneş’in yaratıldığı anlaşılmaktadır.645

Konuyla ilgili müfessirlerin ihtilâfı, zıtlık ifade etmeyip âyetleri farklı şekillerde tefsir etmelerinden kaynaklanmaktadır. Zemahşerî, cem‘ ve te’vil yoluyla bu âyetler arasında var gibi görünen çelişkiyi gidermiştir. Genel kanaat, Allah önce yeri, ardından semayı yarattığı ve en sonunda yaratılacak varlıkların hayatını sürdürebilmesi için gerekli olan yeryüzünü yaydığı görüşüdür. Kanaatimiz de bu doğrultudadır.

141

اٍ۬ ني ِطان ِّمامُكَقَلَخاىِذَّلٱا َوُه

“O öyle bir Rab’dir ki sizi çamurdan yaratmış.”647

اٍ۬ ني ِطان ِّما ٍ۬ ةَلٰـَلُسان ِما َنٰـَسن ِ ۡلإٱااَن ۡقَلَخاۡدَقَل َو

“Ant olsun, biz insanı, çamurdan bir özden yarattık.”648

اِراَّخَفۡلٱَكا ٍ۬ لٰـَصۡلَصانِماَنٰـَسنِ ۡلإٱاَقَلَخا

“Allah, insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.”649ا

Zemahşerî’ye göre yukarıdaki âyetlerde yer alan نم edatı, insanın ilk yaratılışını ifade etmektedir. Âyetlerin ışığında Hz. Âdem’in yaratılışının belirli aşamalardan geçip tamamlandığı anlaşılmaktadır. Önce toprak بارت haline getirilmiş, sonra yapışkan bir çamur haline نيط, sonra şekillendirilmiş balçık haline نونسما إمح, sonra da çınlayan, ses veren kuru çamura لاصلص dönüştürülmüştür ve sonunda Hz. Âdem ondan yaratılmıştır.650 İlk yaratılış gerçekleştikten sonra, biyolojik yollarla neslin devamına dikkat çekilmiştir.

Nitekim:ا

ااَنْقَلَخاْدَقَل َو ن ِما َناَسنِ ْلإا

اَّمُثا نيِكَّما را َرَقايِفا ةَفْطُناُهاَنْلَعَجاَّمُثا نيِطانِّما ةَل َلاُس اَنْقَلَخَفا ةَغْضُماَةَقَلَعْلاااَنْقَلَخَفا ةَقَلَعاَةَفْطُّنلاااَنْقَلَخ

ا اقْلَخاُهاَنْأَشنَأاَّمُثا امْحَلاَماَظِعْلاااَن ْوَسَكَفا اماَظِعاَةَغْضُمْلا اَتَفا َرَخآ

اَنيِقِلاَخْلااُنَسْحَأاُ َّاللّا َك َراَب

“Ant olsun, biz insanı, çamurdan bir özden yarattık. Sonra onu az bir su (meni) hâlinde sağlam bir karargâha (ana rahmine) yerleştirdik. Sonra bu az suyu “alaka” hâline getirdik. Alakayı da “mudga” yaptık. Bu “mudga”yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık.

Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir.”651 anlamında olan âyet ile ilgili Zemahşerî, Allah’ın insanın özünü önce aşama aşama kuru bir çamur olarak yarattığı, sonra da ondan gelen nesli nutfe yoluyla dünyaya getirdiğini söylemektedir. Ardından bu minvalde İbn Mes’ûd’dan (v. 32/652-53) nakledilen bir rivâyete yer verir: Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Sizden her birinizin yaratılışı anne karnında kırk günde derlerir toplanır.

Sonra ikinci kırk günlük süre içinde o pıhtılaşmış bir kan (alaka) haline döner. Daha sonra bir çiğnemlik et (mudğa) olur. Bundan sonra Allah, bir meleği gönderir ve bu melek, anne rahmindeki bu canlının rızkını, ecelini, amelini, şakî ve said olup olmayacağını dört şeyi yazmakla emrolunur. En sonunda da ona rûhu üflenir.”652 Bu hadis-i şerîf, kişinin anne

647 En‘âm, 6/2; Bkz. Sâd, 38/71,Secde, 32/7-8.

648 Mü‘minûn, 23/12.

649 Rahmân, 55/14; Bkz. Hicr, 15/26, 28, Furkân, 25/54, Mürselât, 77/20, Secde, 32/8, Târık, 86/6.

650 Zemahşerî, a.g.e., C. VI, s. 7, C. IV, s. 221.

651 Mü‘minûn, 23/12-14.

652 Buhârî, “Bed’ul-Halk”, 6; Müslim, “Kader”, 1; Ebû Dâvûd, “Sünnet”, 17; İbn Mâce, “Mukaddime”, 10.

142

rahminde geçireceği aşamaları anlatmaktadır.653 Buna göre “nutfe”den maksat, Hz. Âdem’in neslidir. Zira Hz. Âdem nutfe yoluyla yaratılmamıştır.

Zemahşerî’ye göre insanın yaratıldığı maddeden bahseden âyetler bütüncül olarak ele alındığında, “Allah, insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.” (Rahmân 55/14), “Ant olsun, biz insanı, çamurdan bir özden yarattık.” (Mü’minûn 23/12), “Sizi topraktan yaratması, O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir.” (Rûm 30/20), Kehf 18/37; Hac 22/5; Fâtır 35/11; Mü’min 40/67 âyetleri arasında hiçbir çelişki bulunmamaktadır. Zira yüce Allah, Hz. Âdem’i önce toprak halinde yarattı, sonra yapışkan bir çamur haline, sonra cıvık, şekillendirilmiş, balçık haline, sonunda da ses veren kuru çamur haline getirmiştir.654

Bu konuda diğer müfessirlerin görüşlerine bakarsak İbn Kesîr’e göre Kur’ân’da insanın yaratıldığı ilk ham maddenin toprak olduğu gösterilmektedir. Bundan dolayı da Allah Teâlâ, “O öyle bir Rab’dir ki sizi çamurdan yaratmıştır.” (En‘âm, 6/2) şeklinde buyurmaktadır. Sonra da onun soyunu, neslini değersiz bir sudan yarattığını anlatmaktadır.655 Kurtubî, insanın yaratılışından bahseden âyetler arasında bir uyumun olduğunu ve hiçbir şekilde birbiriyle çelişmediğini ifade etmektedir. Kâtâde (v. 117/735), İbn Zeyd (v. 386/996) gibi âlimler “Fer‘, aslına izâfe olur.” kaidesince En‘âm sûresinde geçen “Sizi topraktan yaratan.656 ifadesinin bütün insanları kapsadığını söyler. Nehhâs da (v. 338/950) insan nutfesinin aslının çamur olduğunu ve yüce Allah’ın bu nutfenin şeklini değiştirerek insanı yarattığını söylemektedir.657 Nitekim “Ant olsun, biz insanı, çamurdan bir özden yarattık.”658 âyeti, nutfenin bir ةللاس olduğunu bildirmektedir. Sülale kelimesi ise, süzülen suyu ifade etmektedir ki bu da bu da insandan çıkan menidir.659 Nesefî’ye göre insanın yaratılışı iki evreden geçmektedir. İlk evrede, Hz. Âdem’in toprak ve toprak çeşidinden aşamalı olarak şekil alacak kıvam haline getirildiğini; ikinci evrede ise, Hz. Âdem’in neslinin biyolojik yol ile yaratıldığını zikreder.660 Dolayısıyla bu iki evre ile ilgili olarak âyetlerin birbirleriyle çelişkili olmadığını ortaya koymaktadır. İnsanın sudan, toprağın çeşitli hallerinden, nutfeden yaratılmış olması; onun yaratılışında bir tezadın değil, aşama aşama bir gelişmenin varlığına

653 Zemahşerî, a.g.e., C. IV, s. 221.

654 Zemahşerî, a.g.e., C. VI, s. 7.

655 Bkz. Secde, 32/7-8; İbn Kesîr, a.g.e., C. V, s. 460.

656 En‘âm, 6/2.

657 Kurtubî, a.g.e., C. VI, s. 387-388.

658 Mü‘minûn, 23/12.

659 Kurtubî, a.g.e., C. XII, 109.

660 Nesefî, a.g.e., C. II, ss. 461-462, C. III, ss. 118-119.

143

işaret etmektedir. Farklı sûrelerde yer alan bu husustaki âyetler, ilerisindeki ve arkasındaki âyetlerle mutlak bir uyum halindedir.661

Cerrahoğlu insanın yaratılışı hakkında şunları ifade etmektedir: “Hz. Âdem’in toprağın çeşitli hallerinden yaratılışı, dünyanın jeolojik devirleri ile alakalı olup insanın çeşitli istihalelerden ortaya çıktığına işaret etmektedir. Fiziki yapısının kuru veya yapışkan çamur oluşu, belki onu hangi çeşit nefsanî isteklerle dolu oluşunu göstermektedir. Kupkuru bir toprak parçasında hayat tasavvur olunamaz. Fakat yüce Allah’ın kudreti, tabiat açısından kupkuru olan ve değişikliklere uğramayı kabul etmeyen maddeyi su ile yumuşatıp bir balçık haline getirmiş, ona öyle bir suret vermiştir ki ona rûh üfürülmekle ilk insan örneği ortaya konulmuştur. Artık onda insanın mayası, ilk tohumu doğmaktadır. Buna ister yapışkan çamur, isterse nutfe, isterse hakir bir su denilsin, hepsi aynı yoldan meydana gelmektedir. Bu insan türü bütün fertleri şamil etmektedir. Ancak insanoğlunun ilk ferdi olan Hz. Âdem, ilk insan olduğu gibi, onun yaratıldığı o balçık da ilk defa onda sünnet ve adet olmuş ilk tohumdur.

Onun oluşumu ve keyfiyeti bizce meçhuldür. İlk insan olan Âdem’i meydana çıkaran nutfe, tini lazîb, nutfeyi emşâc bir insan bedeninde oluşmamış ve insan bedeninden süzülüp ortaya çıkmamıştır. O, irâde-i ilâhiye ile nutfe halini almış bir balçıktan yaratılmıştır. Genellikle insan yaratılışından bahsedilirken onun topraktan nasıl vücuda yerleştirildiği ve onun toprak mayasından oluştuğu anlatılmaktadır. Nutfe ne biçimde olursa olsun, topraktan alınan gıdanın özetidir. İnsan yemiş olduğu bitkiler ve hayvanlar ile onu bünyesine katmaktadır.”662

Âyetler arasındaki tenâkuz zannı, konunun farklı aşamalarının olabileceğinin bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Zemahşerî, bu farklı oluşum fazlarına dikkat çekmiş, konuyu genel hatlarıyla ele almış ve konuyu bütüncül bir yaklaşımla değerlendirerek te’vil yöntemiyle âyetler arasında herhangi bir tezadın olmadığını ispat etmiştir. Kanaatimizce, âyetlerde insanın yaratılış aşamaları ve ilk insanın topraktan, onun neslinin ise nutfeden yaratıldığı anlatılmaktadır. Sonuçta her insanın asıl mayası da topraktır.

Belgede ZEMAHŞERÎ’NİN EL-KEŞŞÂF’INDA MÜŞKİLÜ’L-KUR’ÂN (sayfa 153-156)