5. KUR’AN KURSLARI

5.3. Hafızlık Eğitimi

5.3.1 Hafızlık Eğitiminde Etkili olan Faktörler

İslam Dini ile ilgili yürütülen din hizmetlerinin her kademesinde hafızlık çok önemli olduğundan hafız olan kimseler din hizmetlerinde, hafız olmayanlara nazaran daha çok başanlı ve verimli olmaktadırlar. Din hizmetlerinde görevli hafızlara, cemaat

      

677 Özbek, a.g.m., ss.190-193.

678 Hafızlık Eğitimi Programı, ss.16-17.

679 Aydın, a.g.e., s.219.

tarafından daha fazla saygı gösterilmekte ve itibar edilmektedir.680 Eğitim aşamasının oldukça gayret gerektiren bir durum olduğu göz önüne alındığında, hafızlara özel bir önem verilmesinin son derece yerinde olduğunu söylemek mümkündür.

Hafızlık eğitimi hem eğitim aşamasında hem de eğitimin tamamlanmasından sonraki süreçte bireye diğer insanlara kıyasla daha fazla sorumluluk yükleyen ve bireyin hayatında önemli psikolojik ve sosyokültürel ve kişisel etkileri olan bir durumdur.

Hafızlık eğitimi aynı şekilde bireyin kişisel, psikolojik ve sosyokültürel koşullarından etkilenmektedir. İçinde bulunduğumuz modern çağ ise her alanda olduğu gibi hafızlık eğitimi alanında da dönüşümü beraberinde getirmiştir.

Aile, arkadaşlar ve sosyal çevrenin hafızlık eğitimi gören bireyi etkilemesi kaçınılmazdır. Aile , akranlarla ve sosyal çevre ile ilişkiler bireyin her yönden gelişimine yansıyacaktır. Çocuğun aile içinde kendisine saygı duyulduğunu hissetmesi başarısını da olumlu etkilerken, ailenin olumsuz tutumlarının bireyin eğitimine yansıması kaçınılmazdır.

Hafızlık eğitiminde ailenin, anne-baba ve öğretmenin önemli rolü vardır.

Zernûci, ilim öğrenmede öğrenci, hoca ve baba olmak üzere üç kişinin gayret göstermesi gerektiğini ifade etmiştir.681 Ebeveynlerinin benimsediği ebeveynlik tutumunun (otoriter, izin vermeci, kaygılı ya da sınırlamacı vb. ) da bireyin hafızlık eğitimindeki başarısını etkilediği görülmektedir. Aile, öğrenci ya da öğreticiden kaynaklanan sorunlar hafızlık eğitimi sürecinde eğitimin amaçlarına ulaşmasını geciktirebilir ya da engelleyebilir.

Kur’an kursu öğreticisi ile öğrenci arasında kurulan iletişim de hafızlık eğitiminin amacına ulaşması açısından oldukça belirleyicidir.682 ÖğrencilerİN öğretmenlerden beklediği, öğretmenlerin kendileri ile olumlu iletişim kurmaları ve söz konusu iletişimde özenli olmaları, bencil ve aşırı katı olmamaları, dersi eğlenceli hale getirerek kendilerini derse motive etmeleridir.683 Hafızlık eğitimi yaptıracak öğreticinin niteliklerinin henüz netleştirilmemiş olması da hafızlık eğitimindeki bir diğer önemli problemdir. Öğreticiye ciddi sorumluluklar yükleyen bir eğitim olan hafızlık eğitimini yaptıracak olan öğreticinin       

680 Altunkaya, a.g.m., s.475.

681 Burhaneddin Zernûcî, Ta’lim’ul-Müteallim, çev.Yunus Vehbi Yavuz, İstanbul: Sahhaflar Kitap Sarayı Yayınları , 13.b., 2015, s.10.

682 Çaylı, a.g.e., ss.26-27.

683 Hoy, Anita Woolfolk, Eğitim Psikolojisi, Çev. Duygu Özen, İstanbul, Kaknüs Yayınları, 2015, ss.181-182 aktaran Algur, a.g.e., s.88.

yanı sıra donanımlı olması, elinde yetişecek öğrencilerin kaliteli bir eğitim alabilmeleri açısından önemlidir. Bu nedenle Kur’an öğreticisinde bulunması gereken nitelikler sürekli bir şekilde güncelleştirilmelidir.684 Hafızlık eğitiminin sistemli bir çalışma gerektirmesi, hafızlık yönünden her açıdan ilgilenebilecek öğreticileri gerekli kılmaktadır. Bu açıdan yeni atanacak öğretmenlerin ilahiyat mezunu olması ya da daha önce atanmış olanların hizmet içi eğitim kurslarıyla desteklenmesi sağlanabilir.

Geleneksel hafızlık eğitiminde genel olarak korku ve şiddete dayalı hafızlık eğitiminin hakim olduğu bilinmektedir. Baskı, şiddet, korku ile yapılacak bir hafızlık eğitimi, başarıyı engelleyerek ve öğrencinin dine yaklaşımını olumsuz etkileyerek, öğrenciyi dinden soğutabilir. Dindarlaşma amaçlanırken ilgisizlik ve inkarla sonuçlanabilir. Her eğitim sisteminde olduğu gibi hafızlık eğitiminde de öğrencinin içsel güdülenmesini sağlamak, öğrencinin ezberini isteyerek yapmasını sağlamak son derece önemlidir.685 Bu açıdan öğreticilerin misyonunun farkında olacak donanımda olması önemlidir.

Her eğitim sisteminde olduğu gibi hafızlık eğitiminde de bireyin psikolojik ve bilişssel özelliklerinin belirgin etkisi mevcuttur. Bireye yaşının hafızlık eğitimi açısından önemli olduğunu vurgulamak gereklidir. Türkiye’de ilkokul bittikten sonra okul eğitimi ile birlikte ya da okul eğitimine ara verilerek hafızlık eğitimine başlanmaktadır. İlkokulu bitirme yaşı ise 10-11 yaşlarına karşılık gelmektedir. Bu açıdan Türkiye’de hafızlık eğitimi alan öğrencilerin büyük bölümünün ergenlik dönemi içerisinde olduğu söylenebilir. Ergenlik döneminin beraberinde yaşadığı değişimlerin yanısıra hafızlık eğitiminin yoğun ve disiplinli temposuna alışmaya çalışan hafızlık eğitimi öğrencisi yoğun bir dönem yaşamaktadır. Erikson’un psikososyal kuramı açısından yorumlandığında bu dönemde, bireyin başarı duygusuna karşı aşağılık duygusu ile ergenlik döneminde yaşadığı kimlik kazanmaya karşı rol karmaşası,686 yaşadığı gelişim döneminin bireyde oluşturduğu stres, hafızlık eğitiminde karşılaşılan problemlerden biri olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte ergenlik için en uygun yaşların 11-13 olarak kabul görmesi ve 14 yaş sonrası hafızlık eğitiminin çok geç olduğunun düşünülmesi687 hafızlık eğitiminin ergenlik döneminde yapılmasını gerektirmektedir. Hafızlığın küçük       

684 Mustafa Atilla Akdemir, “Kur'an Ezberinde Kalite İhtiyacı ve Donanımlı Hafızlık”, Usûl İslam Araştırmaları, S.13, Ocak-Haziran 2010, ss.21-40, s.39.

685 Bkz. Aydın, a.g.e., s.220.

686 Bkz. eser içinde Ergenliğe İlişkin Kuramsal Yaklaşımlar, s.125.

687 Suat Cebeci, “Hafızlık Eğitimi Ve Sorunları”, Değerler Eğitimi Dergisi, S.11, C.4, 2006, ss.27-52, s.44

yaşlarda ve hafıza berrak iken yapılması gerektiği, hafızlık için ideal yaş olan 11-13 yaşlarından sonra hafızlığa başlamış olanın hıfzını tamamlamasının çok zor olduğu, özellikle günümüz şartlannda 15 yaşını geçmiş bir gencin hafızlığa başlamasının, başlasa bile bitirmesinin oldukça zor ve hatta imkansız olduğu düşünülmektedir. Mevcut görüş 1400 yıllık tecrübeye, psikolojik, sosyolojik ve pedegojik şartlara göre de mümkün görülmeyeceğini, küçük yaşlarda hafızlığa başlamaya imkan sağlanmadığı takdirde asırlardan beri milletimizin hayatının bir parçası haline gelen hafızlık müessesesinin sona erecebileceğini kabul etmektedir.688 Bunun yanı sıra konuyla ilgili farklı görüşler de mevcuttur. Zernûci, öğrenimin belli bir yaşı ve çağının olmadığını ve her yaşta öğretimin mümkün olduğunu ifade ederken, en verimli dönemin gençlik çağının ilk yılları olduğunu da belirtmiştir.689 Şağban, buluğ çağından önce yapılan hafızlığın daha sağlam olduğunun düşünüldüğünü, hatta kendi hocasının 16 yaşından büyükleri hafızlık eğitimi için kabul etmediğini belirtmekle beraber, sekiz yıllık kesintisiz eğitim nedeniyle liseyi bitirdikten sonra hafızlığa başlayan öğrencilerinin olduğunu ve kendi düşüncesine göre hafızlık eğitiminde yaşın büyük olmasının önemli bir sorun olmadığına ilişkin ilave etmiştir.690

Hafızlık yapan bireyin zekasının, ezber yeteneğinin ve algısının Kur’an-ı Kerim’i ezberlemeye uygun olması gerekmektedir. Hafızlık eğitimine alınacak öğrenciler konusunda seçici davranılmayarak öğrencilerin bireysel özelliklerinin hafızlık eğitimine uygun olup olmadığı göz ardı edilmektedir. Cebeci, hafızlık eğitimine alınacak öğrencinin hafızlık eğitimini tamamlayacak sabır ve kabiliyete sahip olması, ezberleme kabiliyetinin olması, ses ve seda uygunluğu, hafızlık yapmayı gerçekten istemesi, hal ve gidişatının uygunluğu ölçütlerinin göz önünde bulundurulması gerekliyken bu ölçütlere itibar edilmeden öğrenci kabul edildiğini ifade etmektedir.691 Aydın, hafızlık öğrencisinin bilgi ve yetenek düzeyinin eğitimin kalitesini etkilememesi için hafızlık eğitimi öncesi ön eğitim uygulanmasını ve harflerin çıkışına, tecvid kurallarına uygun biçimde Kur’an-ı yüzünden okuyamayan bir kişinin hafızlık eğitimine başlatılmamasını önermektedir.692

      

688 Altunkaya, a.g.m., s.475.

689 Zernuci, a.g.e., s.1

690 Vesile Şağban, “Hafızlıkta Hafızlık Aday Sürecinin Önemi”, Cami Merkezli Din Eğitimi , YECDER II.

Ulusal Din Görevlileri Sempozyumu Tebliğleri, İstanbul, 2011, ss.247-263.

691 Cebeci, a.g.m., s.47.

692 Aydın, a.g.e., ss.218-219.

Gencin kişiliğini geliştirmesinde, gelişim fonksiyonlarını yerine getirmesinde etkili olan ve onu yönlediren, zorlayan durumlar, kurumlar, gruplar ve faktörler sosyal çevre olarak adlandırılabilir.693 Sosyal çevre, hafızlık öğrencisinin eğitimine odaklanması açısından önemlidir. Hafızlık eğitimi verilen, kursların bulunduğu çevrenin özellikleri de hafızlık öğrencisinin sosyal çevresi olarak değerlendirilebilir. Şehir merkezinde olan ya da şehrin dışında olan kurslarda kalan öğrencilerin bu durumdan etkilendiklerini söylemek mümkündür. Hafızlık eğitimi verilen kursun bulunduğu il/ilçenin iklim şartları, örf adet ve kültürü de sosyal çevre olarak değerlendirilebilir.694 Aynı şekilde bazı durumlarda sosyal çevrenin problemlere sebep olabileceğini de unutmamak gerekmektedir. Çevreyi genci normal insan tavrından uzakta bırakan bir faktör olarak tanımlayan Çataloluk, gencin yetişmekte olduğu, sokağının, mahallesinin, okulunun, bulunduğu şehir kasaba ya da köyün gencin çevre şartları olduğunu; aile şartları menfi olan gencin, çevrenin de problem getirmesiyle toplum tarafından istenmeyen bir birey haline geldiğini ifade etmiştir.695 Kur’an kurslarında hafızlık eğitimi alan öğrenciler genel olarak geleneksel yapıdaki ailelerden geldikleri için kültürel anlamda da olsa ahlaki ve dini bir arka plana sahip olmaları sebebiyle toplum ile uyumlu olabilmektedirler. Bunun dışında öğrencilerin sosyal çevrenin olumlu ve olumsuz etkilerine açık oldukları görülmektedir. Cebeci ve Ünal çalışmalarında, hafızlık eğitimi alan öğrencilerin geldikleri çevrenin sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan zayıf olduğu sonucuna ulaşmışlardır. Kur’an kursunda eğitim gören öğrencilerin ebeveynlerinin dini eğitim oranı sanıldığı gibi yüksek olmayıp, bu ailelerin hafızlık eğitimini tercih etmelerinin sebebi sahip oldukları dindarlık duyguları ve çocuklarını daha iyi bir alana yönlendirme imkanlarının bulunmamasıdır.696 İbn Miskeveyh, yoksulların zenginlere oranla faziletli olan davranışlara daha kolay yöneldiğine, zengin olan kimsenin çevresinin olumsuz etkisinin de bu durumun sebeplerinden biri olduğuna dikkat çekmiştir.697

Günümüzde hafızlık eğitiminin geleneksel anlayışla yürütülmesi sebebiyle yaşanan tıkanıklık da hafızlık eğitiminde karşılaşılan sorunlardandır. Eğitim anlayış ve       

693 Şener, a.g.e., s.46.

694 Algur, a.g.e., s.109.

695 Suzan Çataloluk, “Devlet, Gençlik ve Terör”, Uluslararası Terorizm ve Gençlik’in içinde, haz. Mehmet Yalvaç, Ankara:Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yayınları, 1987, s.146.

696 Cebeci, a.g.e., s.33-34.

697 Ebu Ali Ahmed b. Muhammed b. Yak’ub el-Hazin İbn Miskeveyh, , Tezhibu’l-Ahlak, çev.Abdülkadir Şener, İsmet Kayaoğlu, Cihat Tunç, 2.b., İstanbul:Büyüyenay Yayınları, 2013, .ss. 80-81.

uygulamalarının zamanın, şartların, imkanların, geçmişe göre alabildiğine değişip dönüştüğü günümüzde, hafızlık eğitiminin çağdaş eğitim verileri kılavuzluğunda yeterince geliştirilemediği görülmektedir. Bazı kurslarda herhangi bir CD’den Kur’an-ı Kerim dinlemenin dışında hafızlık eğitimi açısından herhangi bir materyal geliştirilmemiş ve hafızlık eğitiminin süresinde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.698 Geleneksel hafızlık eğitiminde öğrenci "Nasıl ezber yapabilirim?" sorusuna, öğreticiler ise "Ezber, verimi artıracak şekilde şöyle şöyle yapılmalıdır." diyecek netlikte bir tamımla yaklaşamamamaktadırlar. Belletmen eksikliliği, öğrencilerin alışagelmiş olduğu çalışma stillerini değiştirememeleri, aynı kursta farklı programla ders yapan öğrencilerin bulunması ve derslerin aksamasının sorun teşkil etmemesi, öğrenci verimliliğini olumsuz etkilemektedir. Muhataplarının Kur'an kurslarını resmi açıdan pek ciddiye almaması, öğrencilerin zamanı etkin kullanma konusunda yönlendirilememesi, öğreticilerin öğrencilerin ezberlerini takip ve dinleme görevlerini kişisel ve resmi işler gerekçesiyle ihmali, öğrencilere sorumlulukları dışında iş yaptırılması, hafızlık süresinin çok uzun tutulması geleneksel yöntemle yapılan hafızlık eğitiminde yaşanılabilecek olumsuzluklardır.699

Hafızlık eğitiminde motivasyon/güdüleme boyutuna ilşkin net bir hedef belirlenmemesi hafızlık eğitimindeki bir diğer açmazdır. Hafızlık eğitimi alan öğrenciler, bir din eğitimi hizmeti elemanı yetiştirmekten daha ağırlıklı olarak, dini bir geleneğin devamını gerçekleştirdikleri düşüncesi ile eğitime güdülenmektedirler. Bu durum yanlış olmamakla birlikte eğitimin hayattaki kazanımlarının öğrencinin bilinçlendirilmemesi, hafızlık eğitimi açısından giderilmesi gereken bir eksikliktir.700

Anlamının kavratılmadan sayfanın sadece ezberlenilmesi de hafızlık eğitiminde genellikle göz ardı edilebilen bir durumdur. Öğrencinin hafızlık eğitimine başlarken hafızlık eğitimini isteyip istemediği, yeteneklerinin ve sosyo-kültürel durumlarının buna uygun olduğuna bakılmaksızın, öğrencinin hafızlık eğitimine kabul edilmesi de eğitim açısından olumsuz bir durumdur. Öğrencilerin yaşı ve ilgi alanlarına yönelik faaliyetlerin yeterli olmaması, hafızlık eğitiminin küçük merkezlerde Kur’an öğretimi amaçlı kursların bünyesinde bulunması, sıkıcı ve tek tip eğitim yöntemi, söz konusu eğitimin mesleki       

698 Bkz. Aydın, a.g.e., ss. 213-214.

699 Şahin, a.g.m., , ss.71-74.

700 Cebeci, a.g.m, s.49,

Belgede KUR AN KURSU ÖĞRENCİLERİNDE ÖZNEL İYİ OLMA HALİ VE KAYGI (ANKSİYETE) DURUMU ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA (sayfa 195-0)