Kayıt dışı Ekonominin İstihdam Üzerindeki Pozitif Etkileri

Belgede T.C. GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ (sayfa 69-72)

5. KAYIT DIŞI EKONOMİNİN İSTİHDAM ÜZERİNE ETKİLERİ

5.1. Kayıt dışı Ekonominin İstihdam Üzerindeki Pozitif Etkileri

Kayıt dışı ekonominin istihdam üzerine pozitif etkisi, dolaylı veya doğrudan olabilmektedir. Bu etkileri, istihdamın artması, rekabetin güçlenmesi, artı gelir yaratılması ve kaynakların etkin dağılımı başlıkları altında açıklamak mümkündür.

Konunun olumlu yönleri ele alındığında, etik olarak kayıt dışı istihdam faaliyeti lehinde ve bu tür faaliyetin sürdürülmesi ve geliştirilmesi yönünde görüş belirtmek pek doğru olmayacaktır. Ancak, ilerleyen bölümlerde de görüleceği üzere, bir takım sosyal ve ekonomik getirileri olduğu da aşikârdır.

5.1.1. İstihdam Arttırıcı Etki

Kayıt dışı ekonominin en önemli etkisi, kuşkusuz istihdam yaratması ve işsizliğin bir nebzede olsa önüne geçmesidir. İstihdamın kayıt altına alınması konusu, günümüz modern devlet ve sosyal güvenlik anlayışının bir sorunudur. Ancak, kayıt dışı da olsa istihdam yaratmak, özellikle görev başında bulunan hükümetler açısından, önemli

noktadır. Bu nedenle, kayıt dışı ekonominin yarattığı bu olanak, belki de kayıt dışı ekonominin, hala ciddi oranlarla var olmasına sebeptir.

Kayıt dışı ekonomik faaliyetler işgücü yoğun faaliyetler olduğundan, üretim faktörü olarak emek ön plana çıkar. Böylece ekonomide istihdam edilmeyen ya da yeterince istihdam edilemeyen işgücü, kayıt dışı olarak ortaya çıkarak, toplumsal ihtiyaçları karşılayıp, toplumsal faydayı en üst düzeyde sağlayacak biçimde devreye girmektedir.51 Bu nedenle, en önemli olumlu etkisi, işsizliği azaltıcı özelliğidir. Kayıtlı sektörde kendisine iş imkânı bulamayan kişilere hem iş ve hem de gelir elde edebilme imkânı yaratmaktadır. Gelir vergisi, SGK gibi ödemeler işletmeler açısından ek maliyetler olarak görülmektedir. Dolayısıyla işveren açısından, bir maliyet unsuru olan prim, vergi ve aidat gibi ödemelerden kaçış eğimi olağandır. Azalan maliyetler sayesinde, işletmeler daha fazla işçi çalıştırabilmekte ve bu durum istihdam üzerinde olumlu bir etki yaratmaktadır.

5.1.2 Pozitif Gelir Etkisi

Kayıt dışı çalışma biçimlerinin bir diğer şekli, gelir yetersizliği karşısında insanların ilave gelir elde etmek için, yaptıkları ek işler olmaktadır. Kentsel yapıda, istihdam dalgalanmalarından doğan güçlükleri en fazla hisseden toplumsal kesim, bağımlı çalışanlardır. Başkasına bağlı olarak çalışma yanında, gelirlerin en önemli kaynağını teşkil eden ücretlerin, belirli sürelerde sabit kalması ve gelişen olumsuz ekonomik koşullar nedeniyle giderek yetersizleşmesi, bu kesimin en temel sorununu teşkil etmektedir52.

İstihdam arttırıcı etki işletme lehine pozitif etki yaratırken, pozitif gelir etkisi çalışan lehine pozitif etki yaratmaktadır. Önceki konu başlığında da değinildiği gibi, brüt ücretlerden yapılan vergi, prim, aidat gibi yasal kesintiler çalışanın aldığı net maaşın brütten çok daha düşük olmasına sebep olmaktadır. Konu hakkındaki toplum araştırmaları, kesintilerin çok yüksek bulunduğu, bunun hem işveren açısından hem de çalışan açısından, ağır bir yük olduğu yönündedir. Satın alma gücünü ve refah düzeyini arttırmak isteyen çalışanlar, pozitif gelir etkisi olarak açıkladığımız kayıt dışılığa yönelmek istemektedirler.

51 Tüsiad, Türkiye’de İşsizlik: Yapısal ve Yapısal Olmayan Özellikler, 1997.

52 A. Fazıl Özsoylu, Kayıtdışı Ekonomi’den Kim Kazanıyor, Kim Kaybediyor? Ankara:Ekonomik Forumu, TOBB Yayını, Şubat Sayısı, 1994

Gelir yetersizliği ve gelirlerdeki reel düşüşler, bağımlı çalışanların ek işlere yönelmelerine sebep olmaktadır. Çocuk, kadın ve yaşlıların, aile bütçesine katkı amacıyla, durgunluk dönemlerinde emek piyasasına katıldıkları gözlenen bir gerçektir.

Kuşkusuz, bu kesimlerin ilave gelir getirmesi konusunda, istihdam fırsatları aramaları, temelde kayıt dışı istihdam içinde ortaya çıkmaktadır.

5.1.3. Rekabet Gücü Etkisi

İşletme maliyetlerinin önemli bir kısmını ücretler oluşturmaktadır. Teknolojinin hız kesmeden geliştiği günümüzde, emek yoğun istihdam, işletmeler açısından önemli birer maliyet unsuru olarak görülmektedir. Küresel ekonomi her geçen dönem ulusal ve uluslararası piyasalara, daha çok hâkim olmaktadır. Özellikle, uluslararası ticaretin önündeki engeller kaldırılmakta, ticaret serbestleştirilmektedir. Ticaret arenasında rekabet edebilmenin şartları; kalite, fiyat ve arz miktarı olmaktadır. Ancak fiyat daha önemli unsur olarak görülmektedir. Dolayısıyla rakiplere nazaran daha düşük fiyat için daha düşük maliyet gereklidir. İşgücü istihdamı neticesinde alınan vergi, prim, aidat vb.

unsurlar, firma maliyetini yükseltmekte ve rekabet gücünü azaltmaktadır. Kayıt dışı istihdam da ise tam tersi gerçekleşmektedir. Aşağı çekilen maliyetler, rekabet gücüne olumlu katkı sağlamaktadır.

Kısacası, vergi ve sosyal güvenlik ödemeleri gibi çalışanlara ödenen yüksek oranlarda kamusal yükümlülükler bulunmadığından kayıt dışı sektördeki üretim maliyetleri düşük olmaktadır. Bu nedenle, satış fiyatları düşük gerçekleşecek, yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda işletmeler rekabet gücü kazanacaktır53.

5.1.4. Kaynakların Etkin Dağılımı

Kayıt dışı çalışma, temel de bir istihdam faaliyetidir ve birileri bu faaliyet sonucu gelir kazanmakta ve yaşamlarını sürdürmektedirler. Devlet, kayıtlı sektörlerden toplamış olduğu fonları, istihdam yaratacak şekilde yönlendiremiyorsa, vergi ve fonların girişimcilerin elinde kalması, iktisadi büyüme açısından daha olumludur54. Çünkü vergi ödemeyerek yaratılan fonlar daha ucuzdur ve bu fonlar üretime dönüştüğü sürece, üretim artışını da beraberinde getirecektir. Artan üretim ‘‘çoğaltan etkisi’’ yaratarak

53 Ercan Dülgeroğlu, Tahir Baştaymaz, Mustafa Aytaç, Kentlerde yaşayan ücretli kesimin telafi edici ve tamamlayıcı gelir kaynakları: Bursa Örneği, Frederich Ebert Vakfı Yayınları, 1993

54 Osman Altuğ, Kayıtdışı Ekonomi, Türkmen Kitabevi, 1999, s.373

tasarrufların yatırımlara kayış hızını ve oranını artırarak ekonomiye canlılık getirecektir55. Bununla birlikte daha fazla yatırım ve daha fazla istihdam gerçekleşebilecektir.

Kayıt dışılığın pozitif etkilerini özetleyecek olursak; her şeyden önce devletlerin ve hükümetlerin üzerinde yoğunlaştığı ve önüne geçmeye çalıştığı ekonomik krizlerin üstesinden gelmede, kayıt dışı istihdamdan faydalanıldığı gözlenen gerçeklerdendir.

Özellikle, düşük nitelikli işgücü yoluyla, kişilere gelir imkânı sağlaması ve böylece işsizliğin azalmasında etkisi bulunması, mal ve hizmet arzının hareket kazanmasına yardımcı olması, kayıt dışılığı cazip kılan başlıca etkenlerdir56.

Kayıt dışı ekonomide, kayıtlı ekonomideki vergi, sigorta primi vb. kamusal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi kayıt dışı üretim maliyetlerinin ve satış fiyatlarının göreli olarak düşük gerçekleşmesine imkân vermekte, bu durum kayıt dışı ekonomiye, iç ve dış pazarda rekabet gücü kazandırmaktadır. Kayıtlı ekonominin yüksek maliyetler sonucu istihdam edemediği kişilere, iş olanağı sağlaması kayıt dışı ekonominin yararlarından bir diğeridir. Olayın diğer bir boyutu vergi gelirleriyle ilgilidir. Vergi gelirlerinin, devlet tarafından etkin kullanılmaması nedeniyle, özel kesim tarafından devletten kaçırılan kaynaklar, daha etkin kullanılmaktadır. Yine, devletin bastığı para ve aldığı iç/dış borçlar kayıtlı ekonomiden, kayıt dışı ekonomiye transfer edildiğinde, çoğaltan etkisi yaratarak, tasarrufların yatırıma dönüşme hızını, oranını ve büyüme hızını arttırmaktadır.

Kayıt dışı ekonomide yaratılan gelirler, borsa ve bankalar kanalıyla kayıtlı sektöre aktarılarak, kayıtlı ekonomiye kaynak sağlamaktadır. Kayıt dışı işlemler, ekonomide yarattığı talep nedeniyle işsizliği ve yoksulluğu azaltıcı unsurlar taşımakta, gelir dağılımına olumlu yönde katkı sağlamaktadır.

Belgede T.C. GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ (sayfa 69-72)