42

Tablo 4. Köprülü Kazasında Kurulan Vakıfların Listesi

Def-Say-Sıra Vâkıfın ismi Yer-Yıl Menkul ve Gayrimenkuller

746-323-133

Müderris Hacı Mehmed

Efendi b. Abdüllfettah Köprülü 1247/1832 1 medrese, 1 bakkal dükkânı, 1 han, 2 değirmen ve 2 meyve bahçesi

988-210-121 Derviş Mehmed b. Tahir Usta Köprülü 1294/ 1877 Han’ın12 hissesi

989-243-153

Kethüda Sâlih b. Yaşar, Musli b. Âdem, Said b. Bayram, Ali b. İdris, Süleyman b. Fettah ve Zeynel Usta b. Hasan

Köprülü Menlik köyü

1302/1885 4.000 kuruş 20 para

990-49-40

Hacı Süleyman Ağa b. Kara

Veli Mustafa Ağa Köprülü 1312/1895 4 dükkân, 1 medrese ve 1dönüm bağı

591-271-207 Ali Bey Köprülü 1313/1896 4 oda, 4 dükkân, 1 belediye dairesi, 11 kasap sergisi, 1 bakkal dükkânı, 1medrese ve 1 ev 990-1-1 el-Hâc Mahmud b. Yusuf Köprülü 1318/1901 1 dönüm bağ

597-81-47

Hüseyin Beyzade b. Tevfik

Bey Köprülü 1323/1905 9 odalı ev

990-92-78

Derbent Şeyhi İsmail b. Şeyh

Süleyman Köprülü 1324/1906 1 fırın

990-91-77 Şaban Ağa b. Kadri Ağa Köprülü 1324/1906 1 ev

599-238-184

Hâfız Mahmud Efendi b.

Yusuf Efendi

Köprülü 1325/1908

1 dükkân

597-100-72

Emin Ağa b. Hacı Mürteza

Ağa Köprülü 1325/1907

1 değirmen

598-42-30

Ali Ağa b. Mustafa Ağa Köprülü Gartanca?

köyü 1325/1907 1.250 kuruş

603-297-468

Şabanoğluları Molla Veli ve

Molla Ömer Köprülü Vranokça

köyü 1327/1909 2 dönüm bağ

43

Osmanlı eserlerinde Kırçova’nın 1385 yılında Lala Şahin Paşa tarafından fethedildiği yazılırken, Sırp kaynakları fethin 1395 tarihinde gerçekleştiğini kaydedilmiştir. Şehrin Osmanlı hâkimiyetine girmesinin akabinde kale içerisinde askeri bir garnizon kurulmuş ve Türk aileler peyderpey şehre yerleştirilmiştir. Devletin iskân planını tahrir defterlerinden takip etmek mümkündür. 1455 tarihinde Kırçova’da 30 Müslüman hane ile 145 Hristiyan hanenin ikamet ettiği kaydedilmiş, 1521 yılında ise Müslüman nüfus 95 haneye yükselmiştir.124 Şehirdeki Müslüman nüfus artışına yerli halkın ihtidasının önemli katkısı olmuştur. 1569 yılına ait bir çalışmada Makedonya şehirlerinde ihtidalar ele alınmıştır.1569 yılında Kırçova kaza merkezinde 14 ve köylerde 29 olmak üzere toplamda 43 kişi ihtida etmiştir.125

Kırçova’nın Osmanlı yönetimine girmesiyle birlikte, idarî, siyasî ve iktisadî olarak da gelişme kaydettiği görülmüştür. Şehrin bayındırlık faaliyetlerinde ve ihyasında hızlı bir yapılanma süreci başlamış, cami, mektep, medrese, tekke, han, hamam vb. yapılar inşa edilmiştir. Burada ilk eserler, Osmanlı sultanları tarafından yaptırılmıştır. 1396 yılında Yıldırım Bayezid Kırçova’da kendi ismiyle anılan bir cami inşa ettirmiştir. Yine diğer bir Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmed, Balkan seferleri sırasında şehre uğramış ve bir cami yaptırmıştır.126 Mezkûr kazada sultanların yanı sıra vâkıflar da pek çok eser inşa ettirmiştir. Bu yapıların uzun yıllar hizmet vermesi için çeşitli gelir getirici ticari işletmeler de vakfedilmiştir. Vakıf sistemi doğrultusunda bu eserler ek maddi desteğe ihtiyaç duymadan asırlarca ayakta kalabilmiştir. Kazadaki Osmanlı eserleriyle ilgili bilgilere salnameler, Kâmûsü’l-‘lâm, ve Kırçova üzerine yapılan çalışmalar vasıtasıyla ulaşılmaktadır.

1831 yılı nüfus sayımına göre Kırçova’da 2.286 Müslüman, 5.514 Hırstiya ve 88 Çingenelerle birlikte nüfus 7.528 kişi olarak kaydedilmiştir.127 1881/82-1893 yılı Osmanlı genel nüfus sayımına göre Kırçova’da Müslüman erkekler 6.703, kadınlar

124 Kiel, “Kırçova”, s. 440; Galip Çağ, 16. Yüzyılda Osmanlı İdâresinde Bir Rumeli Şehri Kırçova, (İdari-İktisadi-Sosyal Durum, Ankara: Lotus Yayınları, 2020, s. 20.

125 Limanovski, a.g.e., s. 212; Ural, a.g.t., s. 66.

126 Galip Çağ, “Cumhuriyet Döneminde Makedonya Kırçova (Kiçevo)’dan Sakarya Göçler ve Göçmenlerin Entegrasyonu”, Sakarya: Üniversitesi, Balkan Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yayınları, 2013, s. 1235.

127 Karpat, a.g.e., s. 228.

44

6.579, Rum erkekler 61, kadınlar 3, Katolik erkekler 10.663, kadınlar, 10.216, Protestanlar 1 erkek ve 3 kadın toplam nüfus 34.229 kişi olarak belirtilmiştir.128

1892 yılı Manastır Vilâyeti Salnamesine göre Kırçova’da 600 Müslüman hane ve 190 Hristiyan hane ikamet etmektedir.129 Öte yandan Kâmûsü’l-‘lâm, adlı eserde Kırçova’da, 5 cami, 5 tekke, 1 medrese, 1 rüştiye, 1 ilkokul, 1 kilise, 4 Bulgar ve 1 Makedon ilkokulu, 170 dükkân, 7 han, 1 hamam ve 18 fırının olduğu kaydedilmiştir.130 Osmanlı toplumunda şehirlerde gerek dinî gerekse kamusal yapılar vakıflar ve hayırseverler tarafından inşa edilmiştir. Bu yapıların bakım onarım masraflarıyla çalışanların maaşları, vâkıflar eliyle finanse edilmiştir. XIX. yüzyılda Kırçova kazasında hayırseverlerin yaptırdığı yapılara vakıflar aracılığıyla maddi destek sağlandığı görülmektedir.

Salnamelerde Kırçova kazasında bir medresenin aktif olduğu zikredilmiştir.

1321/1903 Salnamey-i Nezaret-i Umumiyede medresenin bânisi, müderrisi ve öğrencileri hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Kırçova’nın Cuma Mahallesi’nde olan medrese, Üsküplü Hacı Ali Ağa tarafından yaptırılmıştır. Ancak bu vakfın vakfiyesine ulaşılamadığı için hangi tarihte yaptırıldığı ve nasıl işletildiği konusunda herhangi bir malumat yoktur. 1321/1903 salnamesinde Medresede Ali Efendi isminde bir şahsın müderrislik vazifesini ifa ettiği ve 73 öğrencinin eğitim gördüğü belirtilir.131

XIX. asırda Kırçova kazasında 3 vakıf kurulduğu tespit edilmiştir. Bu 3 vakfın ikisi kaza merkezinde birisi ise kazaya bağlı Zayas köyünde tesis edilmiştir. Kaza merkezinde kurulan iki vakfın biri Şeyh Mustafa Efendi tarafından kurulurken diğeri de Seyyide Hanım bt. Ebu Bekir tarafından ihdas edilmiştir. Kırçova’nın Tekke Mahallesi’nde ikamet eden Şeyh Mustafa Efendi 1288/1871 tarihinde bir vakıf ihdas etmiş, Mustafa Efendi sahip olduğu 600 kuruş nakit parasını vakfetmiştir. Bu paranın yıllık işletmesinden elde edilen kâr payının Çullu Baba Tekkesi bitişiğinde olan camide hatiplik görevi yapan kimseye verilmesini istemiştir. Vâkıf, vakfiyede kendisinin hangi tarikatta şeyhlik vazifesini ifa ettiğini belirtmemiştir.132 Fakat farklı çalışmalarda

128 Karpat, a.g.e., s. 304-305.

129 Kiel, “Kırçova”, s. 440.

130 Şemseddin Sami, Kâmûsü’l-‘lâm, C. V, s. 3610

131 Salname-i Nezaret-i Maarif-i Umumiye 1321, s. 669.

132 VGMA, Defter 988, Sayfa 177, Sıra 83.

45

kasabadaki Çullu Baba Tekkesi’nin Halvetiyye tarikatına bağlı olduğu ifade edilmiştir.133 Sonuç olarak vâkıfın, bu tekkenin hatibinin maaşını karşıladığına bakılırsa kendisinin de Halvetiyye tarikatında şeyhlik yaptığını söylemek mümkündür.

Seyyide Hanım bt. Ebu Bekir 1288/1871 tarihli vakfiyesinde sahip olduğu manifatura dükkânını vakfetmiş ve dükkânın kira gelirinden 200 kuruşu Şeyh Selim Camii hatibine tahsis etmiştir. Hatibin maaşının karşılanmasından sonra artan paralarla da camide mübarek gün ve gecelerde kullanılması için revgan-ı zeyt alınmasını istemiştir. Vâkıfe, vakfın mütevellilik görevi için şeyh Selim Efendi’yi tayin etmiştir.

Onun vefatından sonra bu görevin Şeyh Osman tarafından devam ettirilmesini vakfiyede bilhassa belirtmiştir.134

Vakfiyede Şeyh Selim Cami hakkında bilgi verilirken Şeyh Selim Tekkesi hakkında kısıtlı bilgiler zikredilerek detaylı malumat verilmemiştir. Şeyh Selim Tekkesi 1720 yılında inşa edilmiş, 1975 ve 1988 yıllarında yenilenmiştir.135 Bu yapılardan Şeyh Selim Camii ibadete açık olarak faaliyetlerini devam ettirirken, tekkede ise sadece Ramazan ayında çarşamba geceleri teravih namazı akabinde zikir icra edilmektedir.

Kırçova kazasının 10 km uzağında olan Zayas köyünün eski bir yerleşim yeri olduğu tımar defterlerinden anlaşılmaktadır. “Defter-i Köhne: Pirlepe- Kırçova Kesimin en eski Tımar defteri (1445-1455)”, adlı defterde köyle ilgili bilgiler verilmiştir. “Hâssa âsiyâb: 1 Mülk bağ: 1 Hâne:34 Mücerred: 4 Hâsıl: 2750” olarak belirtilmiştir.136 Bu köyde ikamet eden Kadime Hatun bt. Muhtar 1305/1887 yılında bir vakıf kurmuştur.

Sahip olduğu 1.000 kuruş nakit parasını vakfetmiştir. Paranın yıllık işletmesinden elde edilen kâr payından, Cuma Mahallesi’nde bulunan cami imamına günlük 30 akçe verilmesini, 10 akçe caminin minaresinin mübarek gecelerde aydınlatılması için revgan- ı zeyt alınmasını istemiştir. Vâkıfe, 6 akçe de kandilcilik vazifesi yapan kimseye

133 Ayverdi, a.g.e., s. 84.

134 VGMA, Defter 988, Sayfa 243, Sıra 152.

135 Selçuk Ural, “Makedonya’nın İslamlaşmasında Bektaşi ve Halvetiliğin Katkısına Bir Örnek Kırçova’da Bektaşi ve Halveti Tekkeleri”, İstanbul, T.K.H.B.A.D.İ., , S. 73, (2015), s. 141.

136 Feridun Emecen, Defter-i Köhne: Pirlepe- Kırçova Kesimin En Eski Tımar Defterİ(1445-1455), İstabnul. Osmanlı Araştırmaları, 2004, S. 43, s. 361.

46

vermiştir.137 Aşağıdaki tabloda vâkıflar, mülkleri ve yılları ile ilgili detaylı bilgi verilmiştir.

Tablo 5. Kırçova Kazasında Kurulan Vakıfların Listesi

Def-Say-Sıra Vâkıfın ismi Yer-Yıl Menkul ve Gayrimenkuller

988-177-83 Şeyh Mustafa Efendi b.

Ahmed Kırçova 1288/1871 600 kuruş

988-243-152 Seyyide Hanım bt. Ebu Bekir Kırçova 1288/1871 1 manifatura dükkânı 988-295-190 Kadime Hatun bt. Muhtar Kırçova Zayas köyü

1305/1887

1.000 kuruş

II. ÜSKÜP VİLAYETİ VE KAZALARININ VAKIFLARI

Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’daki en önemli merkezlerden biri Üsküp’tür.

Burası Osmanlı idaresi boyunca stratejik pozisoyunu muhafaza etmiştir. Üsküp, Osmanlı hâkimiyetine girdiği yıllarda ilk önce nahiye, sonra kaza ve Sancak, XIX.

asırda da vilayet statüsüne yükselmiştir. Ancak şehir birkaç yıl gibi kısa bir zaman diliminde vilayet olarak kalmış tekrar eski konumuna döndürülmüştür. XIX. yüzyılda Üsküp Sancağına bağlı kazalar, İştip, Kratova, Koçana, Kriva Palanka, Radoviş, Kalkandelen ve Gostivar’dır. Çalışmamızın kapsadığı yıllarda Kalkandelen kazasının genelde Prizden sancağına bağlı olduğu görülmektedir.138 Fakat günümüzde Prizren, Kosova sınırları içinde kaldığı için, Kalkandelen kazası, Üsküp Sancağı bölümünde değerlendirilecektir. Yukarıda sözü edilen şehirler Üsküp Sancağı içersinde müstakil başıklar halinde ele alınacaktır.

Belgede TANZİMAT’TAN OSMANLI HÂKİMİYETİ’NİN SONUNA KADAR MAKEDONYA’DA VAKIFLAR (sayfa 58-62)