• Sonuç bulunamadı

III. BÖLÜM: TANZİMAT DÖNEMİ’NDE EĞİTİM ALANINDAKİ

3. TANZİMAT DÖNEMİNDE ORTAÖĞRETİM (1839 1876)

3.6. İdadiler

Sözcük anlamı “hazırlık okulu” olan idadi, genel olarak kendisinden üstün bulunan bir okula öğrenci hazırlayan okul demektir. Öğrencileri bir üst düzey eğitim kurumlarına hazırlayan okullar için, “mahrec, ihzari ve ihtiyat” gibi adlar da kullanılmıştır.

İdadi deyimi ilk kez, İstanbul’da 1846’da açılan rüştiyelere öğrenci hazırlayan sıbyan mektepleri için kullanıldı. 1845 - 1846 yılında Mekteb-i Harbiye’ye öğrenci hazırlamak üzere Maçka’da Mekteb-i Fünûn-i İdadiye ve Mekteb-i Tıbbiye’nin hazırlık kademesi olmak üzere de Çengelköy Kışlası’nda Mekteb-i İdadi-i Tıbbiye açıldı. 1849’da ise yeni açılan Valide Mektebi (Darülmaarif) için öğrenci hazırlayan aynı semtteki Yeşil Mekteb’e idadi adı verildi.417

Taşrada ilk askeri idadi okulları ise 1845 yılında, yüksek askeri okullara öğrenci hazırlayan ön-sınıflar olarak ordu merkezlerinin bulunduğu yerlerde açılmıştır. Bu okullar, sıbyan mekteplerini bitirip yüksek askeri okullara girmek isteyen öğrencilerin bilgi eksiğini tamamlayarak onları Harbiye ve Askeri Tıbbiye derslerini izleyebilir bir düzeye getirmek amacıyla kurulmuşlardır.418

1865’te Harbiye, Bahriye, Tıbbiye ve Mühendishane’nin idadi sınıfları Galatasaray’da toplanarak Mekteb-i İdadi-i Askeri açıldı. 1868’de ise sivil idadilere denk olan üç yıllık askeri idadiler hizmete girdi. 1875’te Kuleli Kışlası’nda ikinci kez Mekteb-i İdadi-i Umumi açıldı. Tıbbiye-i Mülkiye’nin idadi sınıfı 1874’ten sonra iki yıla çıkarılırken, 1876’dan sonra Mekteb-i Mülkiye’ye de üç yıllık idadi kademesi eklendi.

1869 tarihli Maârif-i Umumiye Nizâmnâmesi’nde rüştiye mektepleri üzerinde eğitim yapan sivil ortaöğretim kademesine idadi adı verilmiştir. Maarif-i Umumiye Nizâmnâmesi’nin 33. maddesi gereği; müslim ve gayri müslim Osmanlı vatandaşlarını birbirlerine kaynaştırmak ve ortak bir kültür içinde yetiştirmek

417 “İdadiler”, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, Cilt 4, 1994, s. 134.

418 Nilay Işıksalan, “İdâdilerde Türkçe - Edebiyat Öğretimi”, Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi

düşüncesiyle sancak merkezlerinde rüştiye eğitimini tamamlamış olan öğrencileri Sultanilere hazırlamak için üç yıllık idadiler kurulacaktı.419

Maârif-i Umumiye Nizâmnâmesi’ne göre; öğretim süresi üç yıl olarak belirlenen idadilerde aşağıdaki dersler okutulacaktı: Mükemmel Türkçe kitabet ve inşa, mebadi-i ilmi servet-i milel, hesap ve defter tutmak usulü, Fransızca, coğrafya, hendese ve ilm-i mesaha, kavanin-i Osmaniye, tarih-i umumi, hikmet-i tabiiye, mantık, ilm-i mevalid, kimya, cebir ve resim (MUN, 38. madde).

1969 Maârif-i Umumiye Nizâmnâmesi’nin yayınlanmasından hemen sonra İstanbul’da Süleymaniye, Fatih ve Beşiktaş’ta birer idadi mektebi açılmıştı. Süleymaniye İdadi’sine Mustafa Nuri Efendi, Fatih İdadi’sine Mustafa Asım Efendi ve Beşiktaş İdadi’sine de Hafız Ahmed Efendi aylık 100’er kuruş maaşla ‘sülüs hocası’ olarak atanmışlardı. Bu hocalar, aynı zamanda yeni kız rüştiyelerinde de sülüs ve rik’a derslerine giriyorlardı.420

Rüştiye mekteplerini bitirip eğitimlerini ilerletmek isteyenler, rüştiyelerin üzerinde Mekteb-i Sultani’den başka genel okul olmadığı için sıkıntı yaşıyorlardı.

Eskiden beri, Harbiye ve Tıbbiye gibi okullara giren öğrencilerin bilgi düzeyleri düşüktü. Bu nedenle bir süre bu okulların hazırlık sınıflarında eğitim almaya mecbur kalıyorlardı. Ayrıca devletçe, çeşitli bilim dallarına mahsus (orman, madencilik veya mühendislik gibi) bir mektep tesisine teşebbüs edildiğinde, burada okuyacak bilgi düzeyinde öğrenci bulmakta da güçlük çekiliyordu. Bu yüzden, açılan okulun belli bir süre sonra idadiye şekline dönüştürülmesi zorunlululuğu ortaya çıkıyordu. Başka bir deyişle okul, kurulma amacından uzaklaşarak kendisinden beklenen eğitimi veremiyordu.

Ortaöğretim kademesi rüştiye mektepleriyle sınırlı kaldıkça memleketin ihtiyaçlarına göre bilimsel ilerleme sağlamanın mümkün olmayacağını düşünen eğitim bürokratları, sıranın artık idadi okullarına geldiğine inanmışlardı.

Konu, 1873 yılında Maarif Nezareti, Harbiye ve Tıbbiye memurlarından oluşturulan bir komisyon tarafından görüşüldüğünde, 1869 tarihli Maârif

419 BOA., İ. MEC. MAH. 1541, 21 Safer 1286 / 2 Haziran 1869. 420 BOA., İ. DH. 41998, 9 Şaban 1286 / 13 Kasım 1869.

Nizâmnâmesi’nin öngördüğü şekilde 1.000 haneyi aşıp durum ve mevki itibariyle uygun olan kasabalarda birer idadi mektebi yapılması lazım geldiğine karar verilmişti. Ancak böyle büyük bir teşebbüse birden girişilmesinin, idadilerde öğretim faaliyetini yürütecek öğretmenlerin olmamasından ve mali sıkıntıdan dolayı mümkün olamayacağı düşünülüyordu. Bu yüzden, idadilere yeterli sayıda öğretmen yetiştirildiği zaman bu okulların diğer yerlerde de açılmasının uygun olacağına karar verilmişti..

İlerde tüm imparatorlukta yaygınlaştırılacak olan idadilere numune olmak üzere şimdilik İstanbul’da sadece bir idadi okulu açılacaktı. Ancak açılacak okulun yapımı için bir hayli vakit ve nakite ihtiyaç vardı. O nedenle eldeki olanaklardan faydalanılarak bu zorluk aşılmaya çalışılıyordu. Sultan Abdülmecit’in türbesi civarındaki, binası ve konumu itibariyle bu iş için uygun olan Darülmaarif Mektebi’nin idadi mektebine dönüştürülmesine karar verilmişti. Darülmaarif Mektebi’nde okuyan öğrencilerden idadi eğitimi almaya uygun olanlar ayıklanarak açılacak idadi mektebine kaydeliceklerdi. Diğer öğrenciler ise, o civarda boş olarak duran ve gerekli tamirat yapıldıktan sonra açılacak olan Fazıl Paşa Mektebi’ne nakledileceklerdi.

Ayrıca İstanbul’daki rüştiye mekteplerine devam eden öğrencilerden idadi eğitimi almaya uygun bilgi düzeyine sahip olanlar seçilerek açılacak idadi mektebinin öğrenci ihtiyacı giderilecekti.

İdadi’lerin ders programı, öğrenciler askeri okullara girdiklerinde hazırlık eğitimi almalarına gerek kalmayacak şekilde düzenlenmişti. Harbiye ile Tıbbiye’de Fransızca, Bahriye’de İngilizce öğretildiği ve Harbiye’de topçuluk için Almanca öğretimine başlanmasına karar verildiği için idadi okullarında bu dillerin üçü de öğretilecekti.

Ayrıca öğretim süresi 4 yıl olan rüştiye mektebi öğrencileri, rüştiyenin 3. sınıfını bitirdikten sonra öğretim süresi 3 yıl olan idadi mektebine geçebileceklerdi. Bundan böyle rüştiye mekteplerinin dördüncü sınıfına sadece idadi eğitimi almayacak öğrenciler devam edeceklerdi.

Ortaöğretim derecesinde eğitim kurumları olan idadiye mekteplerinin öğretim kadrosu, en azından on öğretmenden oluşacak ve icabına göre bir müdür ve iki de hademe istihdam edilecekti.421

5 Ocak 1874’te Darülmaarif Mektebi’nin, Mekteb-i İdadiye dönüştürülmesi ve Darülmuallimin’de de ilerde yaygınlaştırılacak idadi mekteplerine öğretmen yetiştirmek için bir şube açılması padişah tarafından onaylanmıştı.

Darülmuallimin-i İdadiye şubesinden ileride idadi mektepleri muallimliğine çıkacaklara rüştiye muallimlerine verilenden 200’er kuruş fazla maaş verilecekti. İdadiye muallimliğine rüştiye muallimlerinden ziyade maaş tahsis edilmesi, öğretmen sınıfının içine girdiği durgunluğu aşmaya yönelik bir hamleydi. Darülmuallimin’in İdadiye şubesinden diploma alarak mezun olan öğretmenler, açık İdadiye muallimliği varsa doğru oraya, yoksa rüştiye maaşıyla rüştiye mekteplerine tayin edileceklerdi. Ayrıca yeni idadi öğretmenliği kadrosu açıldıkça ehliyet ve kıdem derecesine göre sırasıyla idadilere nakledilmeleri kural olarak kabul edilmişti.422

Darülmaarif İdadisi’nde 1874 - 1875 öğretim yılında 101, 1875 yılında açılan Feyziye İdadisi’nde 110, Beşiktaş İdadisi’nde de 50 öğrenci bulunuyordu. 1875’te Hukuk, Mülkiye, Baytar, Tıbbiye mektepleri gibi İstanbul’daki sivil yüksek okulların idadi sınıfları birleştirilerek “Mekâtib-i Âliye İdadisi” adıyla bir okul daha açıldı. Daha sonra bu kurum, bulunduğu semtin adını alarak “Vefa İdadisi” olarak isimlendirildi.423

Şubat 1878’de Maarif Nezareti’nden Şura-yı Devlet’e havale edilen iki adet tezkerede, Mekteb-i Mülkiye’nin genişletilerek tanzim edilmesi sırasında Mekteb-i İdadi’nin Mekteb-i Mülkiye idadisi zannedilerek lağvedildiği ifade ediliyordu. Askeri idadiye mektepleriyle karıştırılmamak için Mülkiye İdadiyesi olarak adlandırılan okulun, Mekteb-i Mülkiyeyle bir irtibatı yoktu. Çünkü Mekteb-i Mülkiye, çeşitli sınıflarda memur yetiştirmeye kaynaklık eden genel bir okuldu.

Tezkerelerde, Maârif Nizâmnâmesi gereğince çoğaltılması gereken bu okulun kapatılması şöyle dursun, İstanbul’un büyüklüğüne istinaden yeniden birkaç

421 BOA., İ. DH. 47203, 28 Şevval 1290 / 19 Aralık 1873. 422 BOA., İ. DH. 47203, 17 Zilkade 1290 / 5 Ocak 1874.

idadi mektebinin daha açılması gerektiği ifade ediliyordu. Bu okulun kapatılması durumunda Mekteb-i Sultani, Darülfunun ve Darülmuallimin’e öğrenci yetiştirecek okul kalmayacağı, bu uygulamanın daha sonra söz konusu okulların eğitimine sekte vuracağı söyleniyor ve idadi mektebinin aynı mekânda eğitime devam etmesi isteniyordu.424

Tezkerelerin içeriği Şura-yı Devlet Mülkiye Dairesi’de görüşülerek Maârif Nizâmnâmesi gereğince, rüştiye ve sultani mektepleri arasında yer alan idadi mekteplerinin çoğaltılması gerektiğine karar verilmişti. İdadi mektebinin kapatılması durumunda Mekteb-i Sultani, Darülfunun ve Darülmuallimin’e öğrenci yetiştirecek okul kalmayacağından bu durum söz konusu okulların eğitimine sekte vurabilirdi. Bu nedenle idadi mektebinin eğitim faaliyetlerini yürüttüğü binada bırakılması ve daha önce Mekteb-i Mülkiye’ye devredilen 7.633 kuruşun eskiden olduğu gibi idadi mektebinin öğretim kadrosuna tahsis edilmesine karar verilmişti.425

9 Aralık 1873 tarihli Şura-yı Devlet Riyaseti’nden Maarif Nezareti’ne gönderilen tezkerede, Yenişehir Rüştiyesi’nin idadiye dönüştürülmesi konusu soruluyordu. Maarif Nezareti’nin 27 Ocak 1874 tarihinde, bunun uygun olacağı yönünde görüş bildirilmesine rağmen bu konuda padişahın iradesi ancak bir yıl sonra çıkmıştı.426

13 Ocak 1875 tarihinde çıkan padişah iradesiyle, Yanya Vilayeti’ne bağlı Yenişehir Kazası’nda, 140’tan fazla öğrencisi bulunan Rüştiye Mektebi, İdadi Mektebi’ne dönüştürülerek öğretime açılmıştır. Tanzimat döneminde taşrada açılan tek sivil idadi mektebi olan Yenişehir İdadisi için, mahallinden tedarik edilen 2.000 kuruş ve hazineden tahsis edilen 2.000 kuruşla birlikte aylık toplam 4.000 kuruş ayrılmıştı. Aylık 4.000 kuruş tahsisattan okulun müdür, öğretmen, hademe maaşıyla okulun diğer masrafları için aylık 3.800 kuruş harcanacaktı. 4.000 kuruştan kalacak 200 kuruşun ihtiyaç duyulacak bir yere harcanmak üzere okulda tutulması isteniyordu. İdadilerin ülke çapında yaygınlaşmaları ise II. Abdülhamit döneminde gerçekleştirilmiştir.427

424 BOA., İ. ŞD. 38 / 1919, 18 Safer 1295 / 21 Şubat 1878, Lef 1. 425 BOA., İ. ŞD. 38 / 1919, 10 Rebiyülevvel 1295 / 14 Mart 1878. 426 BOA., MF. MKB. 9 / 24, 17 Cemaziyülevvel 1291 / 2 Temmuz 1874. 427 BOA., İ. DH. 48599, 6 Zilhicce 1291 / 14 Ocak 1875.