Helal ve Haram

Belgede NİZÂMÎ GENCEVÎ’NİN FELSEFESİNDE MANEVİ DEĞERLER (sayfa 132-135)

120

hasebiyle dil, insani erdemlerin oluşmasında ve devamlılığını sürdürmede önemli olmakla birlikte kişiye iki cihanın saadet anahtarını sunmaktadır.

121

İslam’ın “Şeytanın adımlarına uymayınız”461 emri, helal yaşamın ilk kurallarından olmakta ve nimetin bol olmasına zemin hazırlamaktadır.

Şair, insana yaratılış zamanı nefsin ve aklın bir arada sunulduğunu ifade etmiştir.

O, kişinin kendi hayat kalitesini düzenlemede etkin olan bu unsurlar arasındaki farkı çözmeyi ve dengeli bir hayat sürmeyi istemiştir. “Rabbinin senin üzerinde hakkı vardır.

Nefsinin senin üzerinde hakkı vardır.”462 hadisi de bu yönde mesaj vermektedir. Çünkü, kişinin sonradan pişman olacağı davranışlar sergilememesi, onun yaratılmışlardan ayıran aklını kullandığını ve bu yüzden kendisine ait olmayan nimetlerden yararlanma hakkına sahip olmadığını göstermektedir. Bireyin nefis ve irade dengesini kurduğu takdirde cenneti kazanacağını belirten Nizâmî, bunun için düşünce ve duyguların doğru bilgilerden beslenmesi gerektiğini beyan etmiştir.463

Helal ve haram insanın kendisi dışında diğer şahsın hakkını ihlal etmekle sosyal düzeni olumsuz yönde etkilemektedir. Nizâmî bireyin kazandığı kazançtan memnun kalmadığı zamanlarda bu durumu mazeret göstererek harama el uzatmasının sakıncalı olduğunu dile getirmiştir. Aç kalındığı zaman haram lokma yerine insanın ot ve suyla beslenmesini daha makbul görmüştür. O ayrıca başkalarının nasibine göz dikmektense helal yoldan kazandığı tuz ve ekmekle yetinmek gerektiğini belirtmiştir.464

Haram edilmiş ve dikkat edilmesi gereken yiyecekler içerisinde İslam’ın en çok dikkat çektiği ayrım hayvanlardan elde edilen ihtiyaçlardır. Nizâmî de bu konuda dini inancının emrettiği doğrultuda fikir belirtmiştir. O, helal olanı tercih etmek hususunda hassas davranılması gerektiği vurgulamıştır. Tanrı’ya şükran duymayı, mal-mülk sahibi olmak için değil rızkını helal yoldan kazanıp helalle beslenmesine vesile olduğu için yapılması gereken bir erdem olarak belirtmiştir.465

Nizâmî, sarhoş edici özelliği bulunan yiyecek ve içeceklerin de İslam dininde haram edildiğine değinmiştir. Sarhoş edici maddeler mutlu eder gibi gözükse de insanın bedenine ve aklına zarar vermektedir.466 Sarhoşluğun insanı yapılmaması gereken davranışları yapmaya sürüklediğini, aklın kontrolsüzlüğüne sebebiyet verdiğini

461 el-Bakara 2/168.

462 Buhârî, “Savm”, 51.

463 Gencev, Sirler Xezinesi, 2004, 128,135.

464 Gencevî, Sirler Xezinesi, 2004, 116.

465 Gencevî, Xosrov ve Şirin, 2004, 384.

466 Gencevî, Sirler Xezinesi, 2004, 165.

122

anlatmıştır. Ayrıca insanın kötülüklerle yüz yüze gelmesine neden olduğu gibi mutluluktan da alıkoyduğunu belirtmiştir. Nizâmî’nin ifadesine göre insana yarar sağlayacak, kurtuluşa erdirecek olan yaratanına karşı duyduğu aşkın sarhoşluğu olmalıdır.467

Nizâmî, eserlerinde helal ve haramla ilgili yer verdiği bir diğer konu alın teridir.

Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir şey yememiştir468 hadisinde belirtildiği gibi Nizâmî, iş yapmanın ve gelir elde etmenin zahmetli bir süreç olduğuna inanmıştır. Bu düşünceyi ifade etmek için Sırlar Hazinesi adlı eserinde “Kerpic Kesen Qoca” kıssasına yer vermiştir. Kıssada yaşlı adamın geçimini sağlamak için tuğla kesmesi ve bunu gören gencin onunla alay edercesine neden evinde oturmadığı sorusuna şöyle cevap vermiştir:

“Ben hazine toplamıyorum, kimseye muhtaç yaşamamak için zanaat ile geçimimi sağlıyorum ve bunun için alay konusu olmayacak kadar büyük bir düşünceye hizmet ettiğimi düşünüyorum.” Bu düşünce, bir gün için bile kazanılmış helal kazancın haram olan kazanca değiştirilemeyeceği uyarısını kapsamaktadır. Yaşlı adamın bu konuşması üzerine genç utanıp hatasını anlamıştır. Ayrıca alın terinin hangi yaşta olursa olsun helalinden olduğu için insanın amel defterine de yazılacağını ortaya koymaktadır.469

Nizâmî’nin haram konusunda ele aldığı ve kötü davranış biçimi olarak değerlendirdiği bir diğer konu zinadır. İnsan için yeme, içme gibi cinsel hayat da tabii ihtiyaçlardandır. Fakat bu ihtiyaçların makul ve meşru ölçüde karşılanması hem insan onurunun hem de insani değerin ihlal edilmemesi için gerekli bir kuraldır. Nizâmî, yeme, içme, cinsel hayat gibi insanın haz aldığı şeylerde aşırıya gitmesinin akıl ve iradeyi devre dışı bırakacağını söylemiştir. İnsanın şehvet esiri olarak iradesiz davranması, onu onurunu sarsacak durumlara düşürebilmektedir. Nizâmî bu davranışa yeltenenin Allah’tan uzaklaşacağına vurgu yaparak470 kişinin zinaya yaklaşmak suretiyle hem şahsına hem de toplumsal konumuna zarar vereceğini bildirmiştir. Bu durumu kişinin ilahi uyarılardan kendini yoksun bırakması olarak değerlendirmiştir.

Aslında Nizâmî, bu uyarısıyla eğitimin en önemli görevlerinden birisi olan çocuk ve gençleri yetişkinlik görevlerine hazırlamak için mahremiyet eğitiminin önemine değinmiştir diyebiliriz. Gencevî’ye göre mahremiyet eğitimi bireyin hem bedensel,

467 Gencevî, İsgendername (Şerefname), 2004, 61.

468 Buhârî, “Büyu”, 15.

469 Gencevî, Sirler Xezinesi, 2004, 118

470 Gencevî, Xosrov ve Şirin, 1962, 137

123

duygusal, zihinsel yönden sağlıklı gelişim sergilemesi471 hem de toplum içindeki istikbali için gerekli olan unsurlardandır.

Zinaya yaklaşmayın, zira o bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur.472 ayetindeki uyarı, hayasızlık olarak nitelendirilen zina ile insanın her yola sapabileceğini ortaya koymaktadır. Nizâmî, bireyin bu davranışa yönelmemesi için ona götüren yolların kısıtlanması gerektiğini, onur ve hayâdan yoksun, hedefe götüren her yolu mubah sayan kişilerle ilişkiyi kesmeyi istemiştir. Bunun yanı sıra Nizâmî, okuyucusuna sevginin şehvetten ayrı bir duygu olduğunu da iletmeye çalışmıştır. O bu hayasızlığı düşünmenin bile kişinin ismetine halel getirebileceğine değinmiştir.473

Son söz olarak helal ve haram konusunda Nizâmî’nin sabırla davranıp hırsının kurbanı olmadan kendisini koruyan kişinin gerçek tabiatına uygun davranması gerektiğini savunduğunu görebiliyoruz. Şair, bu konuda özellikle ilahi emirlere uygun davranmanın önemli olduğunu savunarak bu yönde bilinç oluşturarak bu bilince uygun bir anlayışa dayalı bir eğitim ortamı oluşturmayı gerekli görmüştür diyebiliriz. Helal ve haram gibi değerlerin eğitiminde Aslında Nizâmî özellikle ilahi mesajların uygulanmasını istemiştir. Nizâmî, ahlaki olmayan ve imanı zedeleme tehlikesi bulunan davranışlardan uzak durarak inanç konusunda sağlam ve güçlü bir anlayışı ortaya çıkaracak bir eğitim ortamı oluşturmanın gerekliliğini savunmuştur.

Belgede NİZÂMÎ GENCEVÎ’NİN FELSEFESİNDE MANEVİ DEĞERLER (sayfa 132-135)