Halk Beklentilerinin Ortak Görünüm ve Boyutları

Belgede HALKLA İLİŞKİLER (sayfa 104-108)

B. KARARLA BİRLEŞEN TANIMA YÖNTEMLERİ

V. TÜRKİYE'DE KAMU YÖNETİMİ HALKLA İLİŞKİLER UYGULAMASININ ÖZGÜN SORUNLARI

6. Halk Beklentilerinin Ortak Görünüm ve Boyutları

Ancak bu işlem sırasında aynen ülkemizde olduğu gibi, halkın özlem düzeyinin yükseldiği, yeni bir düşünce çerçevesinin oluştuğu ve yö-netilenlerin yönetimden hizmet isteklerinin nitelik değiştirdiği de bir gerçektir. Halkın yönetimden ve dolayısıyla tüm yöneticilerden ne bek-lediğini araştırırken bu noktaların özellikle göz önünde tutulması reklidir. Günümüzde halkla ilişkilerin hangi aşamalara nerelerden ge-çerek geldiğini görebilmek ve en önemlisi halkla ilişkiler uygulaması-nı ona toplumsal içerik kazandırarak değerlendirmek için yukarda de-ğindiğimiz sorun eksenlerini çok iyi irdelemek bunları ayrıntılı olarak ele almak gerekecektir. Bu araştırmaların hemen belirtelim ki dersler-deki uygulamalı çalışmalar sırasında yapılmasında da zorunluluk var-dır.

nin bölgesel dağılımı da gelişmişlik derecesinden etkilenmekte, örnek-se hem çevreye daha açık olan hem de makineleşmiş tarım (ve bu arada sanayii) yapan Ege (% 16.3) ve Marmara (% 11.3) bölgelerinde Türkiye ortalamasının çok üstüne çıkılmaktadır. Kırsal kesimde halk beklentilerinin bölgelere göre nasıl dağıldığı aşağıdaki çizelgede göste-rilmiştir. Buna göre ekonominin gelişmesine ve tarımda makineleş-meye bağlı olarak elektriğe duyulan ihtiyacın göreli ağırlığı da art-makta, su ve yol istekleri ise göreli gerilikteki bölgelerde belirgin bir öncelik kazanmaktadır. Bu arada topraksızlık, işsizlik ve sağlık so-runlarının özellikle geri bölgelerde, birlikte ağırlık edindiklerini görü-yoruz.

Halk beklentilerinin ortak görünüm ve boyutlarını incelerken üs-tünde durulması gereken bir nokta da orman köylerinin durumudur.

Yine DPT'nin yürüttüğü bir başka araştırmanın bulgularına göre or-man içi köylerde alt yapı istekleri ile birlikte topraksızlık sorununun öne geçtiğini ve bu bölgelerde oturan yönetilenlerin, bu sorunun çözü-müne özel bir önem verdikleri anlaşılmaktadır. Bu konuda orman içi ile orman dışı köyler arasında bir fark bulunmaktadır. (*)

HALKIN HİZMET BEKLENTİLERİNİN BÖLGELER BAKIMINDAN DAĞILIMI*

YOL SU ELEKTRİK OKUL BAŞKA BOŞ Bölge Sayı % Sayı % Sayı % Sayı % Sayı % Sayı

Ege 88 12.5 140 19.9 151 21.5 7 1.0 256 36.4 61 Marmara 65 16.1 55 13.6 52 12.8 3 0.7 156 38.5 74 Ortakuzey 185 22.5 143 17.4 124 15.1 63 7.7 237 28.8 70 Akdeniz 118 21.5 93 . 16.9 27 4.9 13 2.4 181 33.0 117 Karadeniz 216 24.5 163 18.5 29 3.3 26 2.9 373 42.2 76 Ortagüney 28 6.8 97 23.7 42 10.3 16 3.9 179 43.8 47 Doğukuzey 78 19.5 56 14.0 13 3.3 30 7.5 130 32.5 93 Doğugüney 143 25.0 158 27.6 14 2.4 71 12.4 167 29.1 20 Ortadoğu 102 20.5 132 26.5 23 4.6 36 7.3 163 32.7 42 TOPLAM 1023 19.7 1037 19.8 475 9.1 265 5.1 1842 36.1 600 Kaynak : A. TUGAÇ ve diğerleri, Türk Köyünde Modernleşme Eğilimleri

Araş-tırması, DPT, Ankara, 1970, s. 132.

7. Halk Beklentilerinin Gerçekleşme Biçimi

Devletin kırsal alanlara götüreceği hizmetler konusunda halkın istek ve beklentilerinin 1950 sonrasında önemli ölçüde değiştiğini ve

"ekonomik" bir içerik kazandığını görmüştük. Anılan beklentilerin

<*) İbrahim YURT, Orman Köylerinin Sosyo-Ekonomik Durumu, DPT, Ankara, 1971, S. 55.

bugüne kadar ne ölçüde gerçekleştiği konusunda elde sağlıklı ve doğ-ru bilgilerin bulunması, bu yönde girişilecek yeni çabaların başarıya ulaştırılabilmesi açısından zorunludur. Anılan hizmetler ister bölge kuruluşlarınca, ister mülki idare amirlerince, ister merkezi yönetimin bizzat kendisi tarafından götürülsün, başarının bu ön koşulu değiş-mez. Bu ön koşul ise asıl olarak halkın yapılan ve götürülecek hizmet-lerin gerçekleştirilmesi için aktif katılımının sağlanması biçiminde sor mutlaşır.

Cumhuriyetin kuruluşundan Demokrat Partinin iktidara gelişine kadar geçen süredeki sınırlı halk isteklerinin, kural olarak yönetim-halk zorunlu işbirliğiyle kırsal alanlara götürüldüğünü biliyoruz; yine biliyoruz ki, halk daha önce devletle birlikte gerçekleştirdiklerini de-mokrat parti dönemine girilmekle, yalnızca devletten bekler duruma gelmiştir. Bu değişmeyi bir yandan siyasal başanda sürekliliği sağla-mak için siyasal partilerin halka yanaşmaları, diğer yandan Demok-rat Partinin sürekli işlediği "devletten istenen her yardım ve hizme-tin devletçe görüleceği" temasının artık günlük yaşayışın ayrılmaz parçası durumuna gelmesiyle açıklıyabiliriz. Bunun en somut örneği, 1950'lere öngelen dönemde okul binasının halk tarafından yapılıp, öğ-retmen ve gereç gereksinmeleri devletçe karşılanırken; 1950 sonrası dönemde, halk katkısının giderek azalmasıdır. Cumhuriyetin hemen sonrasının işbirliği ve katkı anlayışı, bugün kalkmış durumdadır. Ge-niş kitlelerin beklentisi artık öylesine tek yönlüdür ki, herşey öylesine yalnızca devletten beklenmektedir ki, 1960'larda denenen "Bölge ve toplum kalkınması" modelleri, halkın katkı ve işbirliğini örgütleyeme-diği için başarısızlığa uğramışlardır. Halk beklentilerinin tek yönlülü-ğü konusunu Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı şöyle irdeliyor:

Kamu hizmetlerinin dağıtılmasında şimdiye kadar takip edilen usul devletin tek taraflı olarak hareketi şeklinde olmuştur. Halkın hizmetin teşkilatlandı-rılmasına katılmasını sağlamak hem yapılan işlerin daha başarılı olmasını kolaylaştırır hem de devletin yükünü hafifletir. Kamu hizmetlerinin kamu otoriteleri ile halkın birlikte çalışmasını gerektiren bir iş olduğu fikrini yer-leştirmenin ve toplulukları çeşitli sorunlarını çözmek üzere bir arada hare-ket ve teşkilatlandırmaya teşvik etmenin büyük sosyal faydaları vardır.

Bu dilek ışığında yıllardır sürdürülen çalışmaların ortaya çıkar-dığı gerçek şudur ki, halkla devletin gönüllü güçbirliği yaparak kal-kınma çabalarına katkıda bulunmaları bugünkü koşullarda olanaksız-dır. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında toplu kalkınmanın simgesi olan ve sembolik nitelikte de olsa gerçekleştirilen ve en azından türk insanının geleneği durumuna getirilmek istenen devlet-vatandaş işbir-liği ve hizmetlerin birlikte götürülmesi ilkesi, 1950'lerden sonra süratle terkedilmiştir. Bu terk, olumsuz sonuçlarını hemen ortaya koymuş ve

herkes en küçük bir hizmeti bile devletten bekler duruma gelmiştir.

Günümüzde artık bu iki güç arasında açık bir işbirliği sağlamak olduk-ça zorlaşmış bulunuyor. Bireyi, kendini bir yana çekip, her türlü hiz-meti tek taraflı olarak devletten ister duruma getiren siyasal yaklaşı-mın önemli nitelikteki sakıncalarını 1980'lerde bile türk toplumu çek-mektedir. Bireyin bencilleşmesinden kendini eleştirmeksizin herşeyi devletten bekleyen bir anlayış içine itilmesine kadar bütün olumsuz so-nuçlar bu yaklaşımın bir sonucu olmuştur. Hele yine 1980'lerde dev-letin tek yanlı olma niteliğini iyiden iyiye açığa vurduğu bir dönem-de halk dönem-devlet işbirliği gerçekleşebilirliğinin maddi koşulları ortadan kalkmış bulunmaktadır.

Ülkemizin değişik yörelerinde yapılan ve aşağıdaki çizelgelerde yer alan veriler de bu genel gözlemi doğrulamaktadır :

KÖYDE ORTAK Y A R A R İÇİN İŞ YAPILSA SİZ DE KATILIR MISINIZ

Tutum Yenimahalle Köyü ( % )

Kayadibi Köyü (%)

Severek 16.8 33.3

Istemiyerek 19.1 7.8

Katılmam 54.0 55.0

Cevapsız 10.1 3.9

Kaynak : Erdoğan GÜÇBİLMEZ, Yenimahalle ve Kayadibi Karşılaştırmalı Bir Köy Araştırması, SBF, Ankara, 1972, s. 233.

KÖY OKULUNU KİMİN Y A P M A S I GEREKTİĞİ ÜSTÜNDE GÖRÜŞLER (%) (*) A Köyü B Köyü C Köyü D Köyü

Devlet 86.5 81.3 18.2 15.6

Köylü 3.5 2.4

İkisi 12.6 17.2 63.3 77.3 Cevapsız 0.9 1.5 15.0 4.7

Kaynak : Özer O Z A N K A Y A , Köyde Toplumsal Yapı ve Siyasal Kültür, SBF. An-kara, 1971, s. 247.

Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Söz gelişi DPT'nin yürüttüğü Türk Köyünde Modernleşme Eğilimleri Araştırmasına muhtarların % 46.8'i tüm köy sorunlarının devletçe, % 30.9'u köylü-devlet işbirliğiyle

% 0.9'u köylülerin kendi çabalarıyla çözmeleri gereğini savunmakta, kooperatif kurulması, bol kredi verilmesi vb. önerileri de yine

muhtar-(*) Özgün çizelgedeki kadın erkek ayrımı ortalama alınıp kaldırılmıştır.

lar arasında % 20'ye yakın taraftar bulmaktadır. Devlet Planlama Teşkilatı araştırmacılarının "devlet" olarak görülüp "sorunları dev-let çözmeli" seçeneğine ağırlık verilmiş olması beklenebilir. Ancak ilk iki araştırmanın böyle bir yönünün olmayışı ve cevapların da yakla-şık olarak aynı oranları koruması, hizmetlerin devletçe görülmesi şek-lindeki halk isteklerinin çok kökleşmiş olduğuna bir işaret sayılmalı-dır.

8. Kırsal Alan Küçük Aile İşletmeciliğinin Düşünce Yapısı ve

Belgede HALKLA İLİŞKİLER (sayfa 104-108)