Gümrük Vergi ve Cezalarına Karşı Açılan Davalar

Belgede KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (sayfa 61-64)

2.2. Vergi Yargısında Yürütmenin Durdurulması Kararları

2.2.1. Vergi Yargısında Dava Açıldığında Yürütmenin Kendiliğinden

2.2.1.2. Gümrük Vergi ve Cezalarına Karşı Açılan Davalar

Gümrük vergisi ile ilgili uyuşmazlıklar; nitelikleri, çözüm yolları ve sonuçları bakımından diğer vergi uyuşmazlıklarından farklılık göstermektedir. Verginin yapısından kaynaklanan teknik farklılıklar bulunmaktadır. Gümrük vergileri, eşya üzerinden alınan, bir nevi tahakkuk ve tahsilatı aynı anda gerçekleşen bir vergi türüdür. Dolayısıyla vergilerin hesaplanmasında çıkacak ihtilaflar, dahilde alınan vergiler gibi muhasebe kayıtları esas alınarak yapılan incelemelerde değil, eşyanın nitelik ve kıymeti gibi unsurlar üzerinde yoğunlaşmaktadır (Kızılot & Kızılot, 2007, 478).

Gümrük Kanunu, gümrük vergi ve cezalarına ilişkin düzenlemeleri de ihtiva etmekte olup, ortaya çıkması muhtemel olan değişik uyuşmazlık türlerinin çözümlenmesine ilişkin yolları da belirtmektedir (Çavuş, 2006).

Aynı zamanda gümrük vergisi uyuşmazlıkların çözümlenmesi İdari Yargılama Usulü Kanunu‟ndaki usul ve esaslara tabidir. Bu yüzden, gümrük vergi ve cezalarına ilişkin tahakkuk işlemlerinin dava konusu olduğu durumlarda bu işlemlerin tahsillerinin yürütülmesi dava açıldığında durur.

50

Daha önce, 4458 sayılı Gümrük Kanunu‟nun 245. maddesinin 3. Fıkrasında;

Gümrük idaresince alınan kararlara karşı idari yargı merciine başvurulması bu kararın idare tarafından uygulanmasına engel teşkil etmez‟‟ hükmüne yer verilmekteydi. Bundan dolayı, Gümrük Kanunundan kaynaklanan gümrük vergi ve cezalarının tahakkukuna ilişkin uyuşmazlıklara karşı dava açılması halinde, bu tür vergi ve cezalara ait tahsilatın yürütmesi kendiliğinden durmuyordu ve davacının dava açarken ayrıca yürütmenin durdurulması isteminde bulunması gerekiyordu.

Ancak, Ordu Vergi Mahkemesi tarafından itiraz yoluyla bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi‟ne başvurulması sonucu, Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin itirazını yerinde bularak, 4458 sayılı Kanununun 245/3. Maddesini iptal etti.

Anayasa Mahkemesi‟nin söz konusu iptal kararında; Anayasa'nın 10. maddesinde,

"Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." denilmektedir. Bu yasak, birbirinin aynı durumunda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını engellemektedir. Aynı durumda olanlar için farklı düzenleme eşitliğe aykırılık oluşturur. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik, mutlak ve eylemli eşitlik değil hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik çiğnenmiş olmaz. Başka bir anlatımla, kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında değişik uygulamalar yapılamaz. Kimi yasalarda mali yükümlülükler düzenlenmiş olup çeşitli vergi, resim ve harçların her birinin ayrı bir usul ile beyan, tarh ve tahsil edilmesinin kurala bağlanması bu yükümlülüklerin farklı özelliklere sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Genel olarak verginin beyanı, tarh, tahakkuk ve vergi mahkemelerinde dava açma usulü ile ilgili kurallar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda, tahsile ilişkin kurallar ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da yer almıştır. Gümrük vergi ve cezaları konusunda ise verginin beyanı, hesaplanması, tahakkuku, gümrük idaresine itiraz ve dava açılması ile ilgili kurallar 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda düzenlenmiş, gümrük vergi ve cezalarının tahsilat usulü de 6183 sayılı Yasa'da belirtilmiştir.213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasında "Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek

51

veya tüzelkişidir." denilerek mükellefin tanımı yapılmış, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 11 numaralı fıkrasında da "yükümlü" deyiminin "gümrük yükümlülüklerini yerine getirmekle sorumlu bütün kişileri" ifade edeceği belirtilmiştir. Vergi, resim ve harç gibi mali yükümlülüklerin her biri farklı özelliklere sahip iseler de, diğer vergi mükellefleri ile gümrük vergisi mükelleflerinin, mükellef olma, kendilerinden tahsil edilmesi gereken mali yükümlülüklerin kamu gücüne dayanılarak alınması ve aynı yargı mercilerinde davacı olarak haklarını arayabilmeleri bakımından aynı hukuksal durumda oldukları kuşkusuzdur.

Buna göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 4001 sayılı Yasa ile değiştirilen 27. maddesinin üçüncü fıkrasında, vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılmasının, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri malî yükümlülüklerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durduracağı açıkça hükme bağlanmasına karşın, aynı hukuki durumda olan gümrük vergisi mükellefleri hakkında alınan kararlara karşı idari yargı merciine başvurulmasının gümrük idaresince alınan kararın uygulanmasına engel, Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir.„‟ hükmüne varılmıştır (AYM, 18.10.2005, E.2003/7, K.2005/71, 22.2.2006 tarih ve 26088 sayılı RG ).

İptal edilen kanun hükmü ile beraber, vergi mahkemelerinde açılan gümrük vergisi ve cezaların tahakkukuna ilişkin davalarda, 2577 sayılı İYUK‟nun 27/3. Maddesi dikkate alınarak yargılama yapılacaktır. Böylece, dava açılması halinde, gümrük vergisi ve cezaların tahakkukuna ilişkin uyuşmazlıkların dava konusu edilen bölümünün tahsiline ilişkin işlemler için yürütme kendiliğinden duracaktır. Ayrıca yürütmenin durdurulması istemine gerek yoktur.

Uygulama da, davacılar bazen gümrük vergisi tahakkukuna ilişkin açtıkları davalarda yürütmenin durdurulması isteminde bulunabiliyorlar. Vergi mahkemeleri, bu istemleri „‟yürütmenin durdurulması hakkında karar verilmesine yer olmadığına‟‟ hükmü ile karara bağlamaktadır.

Bununla ilgili bir Vergi Mahkemesi kararında; „‟ Dava konusu olayda, iptali istenilen Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü kararında yer alan gümrük para cezalarının niteliği diğer vergilere ait cezalar ile aynı olduğundan buna karşı Vergi Mahkemesinde dava açılmasıyla tahsil işlemi yukarıda sözü edilen 2577 sayılı Kanunun 27/3.maddesi

52

gereğince kendiliğinden duracaktır. Bu nedenle, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına oybirliği ile karar verildi‟‟ hükmüne yer verilmiştir (Mersin Vergi Mahkemesi 27.04.2006 T, E:2006/3159).

Belgede KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (sayfa 61-64)