Federal Hükümet, anayasal bir kurum olup, yürütme içinde en yüksek federal organdır. Federal Hükümete ilişkin hükümler, Anayasanın 62-69. maddeleri arasında yer almaktadır. Anayasanın 62. maddesine göre; “Federal Hükümet, Federal Başbakan ve federal bakanlardan oluşmaktadır”.

72

3.4.2.2.1. Federal Başbakan

Almanya’da Başbakana “Şansölye” de denilmektedir. Almanya Anayasası, Başbakanın seçimini, hükümetin sorumluluğunu ve Başbakanın görev ve yetkilerini diğer parlamenter sistemlerden farklı şekilde düzenlemiştir. Başbakan, diğer parlamenter sistemlerde olduğu gibi devlet başkanı tarafından değil, parlamento tarafından seçilmektedir. Aynı şekilde, hükümetin sorumluluğu da kolektif olarak Bakanlar Kuruluna değil, Başbakana yüklenmiştir. Başbakan güçlü yetkilerle donatılmış olup, bu yetkilerden en önemlisi, hükümet politikalarının ilkelerini belirleme yetkisidir (Çam, 1993, 300).

Federal Başbakan, federal hükümetin başı olup, Federal Meclis tarafından seçilmektedir. Almanya Anayasasının Federal Başbakanın seçimini düzenleyen 63. maddesi şu şekildedir: “Federal Başbakan, Federal Cumhurbaşkanının teklifi üzerine Federal Meclis tarafından, müzakere yapılmaksızın seçilir. Federal Meclis üyelerinin oylarının çoğunluğunu elde eden aday seçilir. Seçimi kazanan aday, Federal Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Teklif edilen aday seçilemediği takdirde, Federal Meclis, oylamayı izleyen 14 gün içinde, üyelerinin yarıdan fazlasının oyu ile bir Federal Başbakan seçebilir. Bu süre içinde bir seçim olamamışsa, derhal yeni bir seçim turu yapılır ve bu turda oyların çoğunluğunu alan aday seçilmiş olur. Seçilen aday, Federal Meclis üyelerinin çoğunluğunun oyunu almışsa, Federal Cumhurbaşkanı onu, yedi gün içinde atamakla yükümlüdür. Seçilen adayın bu çoğunluğu sağlayamamış olması halinde Federal Cumhurbaşkanı, yedi gün içinde ya o kişiyi atar, ya da Federal Meclis’i fesheder”.

Federal Cumhurbaşkanı, ya kendi istediği bir kişiyi, ya da parlamento çoğunluğu tarafından kendisine önerilen kişiyi Federal Başbakan adayı olarak Federal Meclis’e teklif etmek zorundadır. Federal Başbakan adayı, Cumhurbaşkanı tarafından Federal Meclis’e sunulduğunda; Federal Meclis’in üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyunu aldığı takdirde de seçilmiş sayılmakta ve devlet başkanı tarafından zorunlu olarak atanmaktadır. Federal Başbakanın atanmasında asıl belirleyici olan parlamento çoğunluğunun iradesidir. Federal Cumhurbaşkanının rolü, sembolik bir anlam taşımaktan öte gidememektedir. Cumhurbaşkanının atama konusunda takdir hakkı bulunmamaktadır (Çam, 1993, 296).

73

Federal Cumhurbaşkanının, Federal Başbakan adayı olarak Federal Meclis’e teklif edeceği kişinin kim olacağı konusunda Anayasada bir açıklık bulunmamakla birlikte, bu kişi, genellikle parlamentoda çoğunluğu elde eden siyasi parti lideri olmaktadır. Şimdiye kadar kurulan tüm hükümetlerde bu genel kuralın uygulandığını görülmektedir. Federal Başbakanın parlamento tarafından seçilmesinin, hükümet sisteminin parlamenter niteliğini etkilemeyeceği savunulmaktadır. Burada önemli olan ölçüt, bu seçimin doğrudan ya da dolaylı olarak halk tarafından değil de, yasama organı tarafından yapılmış olmasıdır (Busse, 2001, 64).

Almanya Anayasanın 69/1. maddesine göre; “Federal Başbakan, federal bakanlardan birini başbakan yardımcısı olarak atar”. Başbakan Yardımcısı, Federal Başbakanın bir engeli olduğunda, şekli resmi görevlerini onun yerine yapar. Dışişleri Bakanı, uygulamada Federal Başbakan Yardımcısı olarak görevlendirilmektedir. Federal Başbakanlığa vekâlet eden başbakan yardımcısı, Federal Başbakanın tüm yetkilerini kullanamaz. Bu bağlamda, Federal Başbakanın önemli yetkilerinden olan, “hükümetin genel siyasetinin tespiti” yetkisini asla kullanamaz. Çünkü bu yetki, sadece Federal Meclis tarafından seçilen ve yine ona karşı sorumlu olan Federal Başbakan tarafından kullanılabilen bir yetkidir (Busse, 2001, 65).

1949 Anayasası, federal hükümetin sorumluluğunu; “Federal Başbakan, siyasetin ana çizgilerini tespit eder ve bunun sorumluluğunu yüklenir. Bu sınırlar içinde her federal bakan, bakanlığındaki islerini, kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yönetir” (m. 65) şeklinde düzenlemiştir Buna göre, Federal hükümetin siyasal sorumluluğu Federal Başbakana aittir. Başka bir anlatımla, federal hükümetin siyasal sorumluluğu kolektif olarak Bakanlar Kuruluna ait olmayıp, sadece Federal Başbakana ait bir sorumluluktur (Çam, 1993, 301).

Federal Bakanlar, Federal Başbakanın teklifi üzerine Federal Cumhurbaşkanı tarafından atanırlar. Görevden alınmaları da aynı yöntemle olur. Federal bakanların hukuki statüleri birbirine eşit değildir. Bunlardan Federal Đçişleri Bakanlığı, Federal Adalet Bakanlığı ve Federal Maliye Bakanlığı özel öneme ve statüye sahip bakanlıklardır. Bu bakanlıklar, Anayasada yer alan bakanlıklardır ve her hükümette kurulması zorunludur. Federal bakanlar, bakanlığının işlerinden dolayı Federal Başbakana karsı sorumludur (Çam, 1993, 298).

74

Parlamenter sistemlerde hükümetin siyasal sorumluluğun yaptırımı, parlamento üyelerinin güvensizlik oyu vererek hükümeti düşürmesidir. Dolayısıyla hükümet, parlamentonun güvenini taşıdığı sürece iktidarda kalabilmektedir. Parlamenter sistemin bu temel ilkesi, Alman siyasal sisteminde farklılaştırılmıştır (Busse, 2001, 65). Anayasanın güvensizlik oyunu düzenleyen 67/1. maddesi şu şekildedir: “Federal Meclis, Federal Başbakana güvensizlik oyunu ancak, üyelerinin mutlak çoğunluğuyla ona bir halef seçmek ve Federal Cumhurbaşkanından onun görevden affını istemek suretiyle verebilir. Federal Cumhurbaşkanı bu isteğe uymak ve seçileni atamakla yükümlüdür”.

Anayasanın 68/1. maddesinde de, Federal Başbakanın parlamentodan güven isteği yer almaktadır. Bu madde şöyledir; “Federal Başbakanın kendisine güvenoyu verilmesi hakkındaki isteği, Federal Meclis üyelerinin çoğunluğunun oyu ile kabul edilmemişse, Federal Cumhurbaşkanı, Federal Başbakanın teklifi üzerine 21 gün içinde Federal Meclis’i feshedebilir. Federal Meclis, üyelerinin çoğunluğuyla başka bir Federal Başbakan seçer seçmez, fesih hakkı sona erer”.

Anayasa, Federal Meclis’in Federal Başbakana güvensizlik oyu vermesini, salt çoğunlukla yeni bir Federal Başbakan seçilmesi koşuluna bağlamıştır. Doktrinde buna “yapıcı güvensizlik oyu” denmektedir. Yapıcı güvensizlik oyunun temel amacının, Weimar Anayasası döneminde yaşanan hükümet istikrarsızlıklarının önlemesi olduğu ileri sürülmektedir. Uygulamada da, yapıcı güvensizlik oyu ile hükümeti düşürmek isteyen muhalefetin, alternatif bir hükümet ve program konusunda birleşmesi sağlanmakta, aksi halde var olan hükümetin düşürülmesi engellenmektedir (Turhan, 1989, 67-68).

Anayasanın hükümetin görev süresinin düşmesiyle ilgili olan 69/2 maddesi şöyledir: “Federal Başbakanın veya bir Federal Bakanın görevi, herhalde yeni Federal Meclisin toplanmasıyla sona erer; bunun dışında Federal Bakanın görevi, Federal Başbakanın görevinin diğer nedenlerle sona ermesi halinde de sona erer”. Anayasanın 69/3 maddesi de; “Federal Başbakan, Federal Cumhurbaşkanının isteği üzerine, Federal Bakanlar ise Federal Başbakan veya Federal Cumhurbaşkanının isteği üzerine kendilerine bir halef atanana kadar görevlerine devam ederler” diye belirtmektedir.

75

Anayasa maddelerinde de görüldüğü üzere, Başbakanın görevi, herhangi bir nedenle boşalma ya da seçimler sonucu yeni parlamento toplanınca kendiliğinden sona ermektedir. Federal bakanları seçme yetkisi Federal Başbakana ait olduğundan, Federal Başbakanla birlikte federal bakanların görevleri de sona ermektedir. Federal Cumhurbaşkanı, Federal Başbakan ya da bakanların, yenisi göreve başlayıncaya kadar görevlerini sürdürmelerini isteyebilmesi mümkündür. Bu durumda gerek başbakan ve gerekse bakanlar bu isteğe uymak zorundadırlar (Busse, 2001, 66-68).

Almanya Anayasanın 65. maddesinde Federal Başbakanın görev ve yetkileri, ana hatları ile düzenlenmiştir. Buna göre; “Federal Başbakan, siyasetin yönergesini tespit eder ve bunun sorumluluğunu yüklenir. Bu yönerge içerisinde, her Federal Bakan kendisinin çalışma alanını, kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yönetir. Federal Bakanların aralarındaki görüş ayrılıkları konusunda Federal Hükümet karar verir. Başbakan hükümet işlerini, Federal Hükümetçe kabul edilmiş ve Federal Cumhurbaşkanınca onaylanmış bir iç tüzüğe göre yönetir”. Başbakan, Anayasanın bu maddesine göre, hükümet politikalarını belirlemek ve Federal Hükümeti yönetme gibi iki önemli yetkisi bulunmaktadır (Eroğul, 2008, 236).

1949 Anayasası, yürütmenin bütün yetki ve sorumluluğunu hükümete ve hükümet içinde de Başbakana vermiştir. Parlamenter sistemin mantığı bunu gerektirmekle birlikte, Almanya’da Başbakan, Đngiltere’deki gibi “takım kaptanı” niteliğinde değil de, “çeşitli dengelerin kesiştiği odak noktasında sivrilen bir güçlü kişi” görünümündedir (Eroğul, 2008, 237).

Federal Başbakan, sahip olduğu bu önemli yetkilerini, koalisyon hükümetleri döneminde de geniş bir hareket serbestîsine sahip olarak kullanamamaktadır. Hükümetin kurulmasında ve siyasal uygulamalarında koalisyonu oluşturan diğer partilerle yapılan anlaşmaları da dikkate almak zorunda kalmaktadır. Başka bir anlatımla, Federal Başbakan, tek parti iktidarı söz konusu olduğunda, Anayasaya ve Federal Hükümet Đçtüzüğüne uygun olmak kaydıyla, kendi ilkelerine göre hükümeti yönetmekte; koalisyon hükümetlerinde ise, Anayasa ve Đçtüzük hükümleri yanında, ayrıca koalisyon protokolüne de uymak zorundadır (Busse, 2001, 159-168).

76

3.4.2.2.2. Federal Bakanlar Kurulu

1949 Anayasasının öngördüğü hükümet, kabine hükümetidir. Dolayısıyla Federal Hükümet, Federal Başbakan ve Federal Bakanlardan oluşmaktadır. Almanya’da genel seçimler dört yılda bir yapılmakta olup Hükümet, bir yasama dönemi süresi kadar görevde kalmaktadır. Bakanların görev süresi, parlamenter demokrasi ilkelerine uygun olarak belirlenmiştir. Bir bakanın görev süresi, hükümetin görev süresi kadardır. Bununla birlikte, istifa veya Başbakanın azli ile bu süreden önce sona ermesi de her zaman mümkündür (Eroğul, 2008, 236).

Federal bakanlar, hem Federal Meclis üyeleri arasından ve hem de seçilme yeterliğine sahip olmak kaydıyla Federal Meclis dışından atanabilmektedir. Federal Cumhurbaşkanı, diğer parlamenter sistemlerde olduğu gibi, ancak Federal Başbakan tarafından kendisine teklif edilen kişileri bakan olarak atayabilir; bunun dışında doğrudan atama yapması mümkün değildir. Cumhurbaşkanı bu atamalar konusunda siyasi değil, hukuki denetim yapacağı kabul edilir (Gözler, 2001, 174-177).

Federal bakanlıklar, fonksiyonel bir anlayışla kurulduğundan, hükümette yer alan bakanların sayısı Anayasada belirtilmemiştir. Bu nedenle, Federal Hükümetin kuruluş aşamasındaki ihtiyaçları ve hükümet politikalarının gerçekleştirilmesine yetecek sayıda federal bakan atanabilmektedir. Federal bakanların sayısı ile bu bakanların görev alanları Federal Başbakan tarafından belirlenmektedir. Ancak, Anayasada yer alan Maliye Bakanı, Adalet Bakanı ve Savunma Bakanı konusunda Federal Başbakanın bir takdir hakkı yoktur. Bu üç bakan ile 1951 yılından bu yana kurulan tüm hükümetlerde yer alan Dışişleri Bakanının, hükümette bulunması anayasal bir zorunluluktur (Busse, 2001, 65).

Federal bakanlar, kendi görev alanlarıyla ilgili bütün işlerden sorumludurlar. Her federal bakan, kendi bakanlığının işleri ile ilgili olarak, idari birimler arasında iş bölümü yapmakta, ancak nihai sorumluluk yine de bakanda kalmaktadır. Federal Başbakan ve federal bakanlar Anayasa gereği ek görev alamazlar (Çam, 1993, 301). Anayasanın 66.maddesine göre; “Federal Başbakan ve Bakanlar, diğer bir ücretli görev, sanat ve meslek icra edemezler; kâr amacı güden bir işletmenin yönetim kuruluna ve Federal Meclisin onayı olmayan hallerde de denetim kuruluna katılamazlar”.

77

Federal bakanlar, parlamentoya karşı değil, doğrudan Federal Başbakana karsı sorumludurlar. Parlamentoya karsı siyasal sorumluluğu tek başına Başbakan üstlenmiştir (Arslan, 2001, 65). Anayasasının 65. maddesine göre; “Federal Başbakan, siyasetin ana çizgilerini tespit eder ve bunun sorumluluğunu yüklenir. Bu sınırlar içerisinde, her federal bakan, bakanlığının işlerini kendi sorumluluğu altında, bağımsız olarak kendisi yönetir. Federal bakanların arasındaki görüş ayrılıkları konusunda Federal Hükümet karar verir. Federal Başbakan, hükümet islerini Federal Hükümetçe kabul edilmiş ve Federal Cumhurbaşkanınca tasvip edilmiş bir içtüzüğe göre yönetir”.

Federal Hükümet politikalarının ana ilkelerini belirlemek ve bunun sorumluluğunu üstlenmek Federal Başbakana aittir. Bu yetki Federal Başbakana ait olmakla birlikte, federal bakanların da belirlenen bu ilkeler üzerinde etkileri olduğu şüphesizdir. Bununla birlikte, son söz Federal Başbakana aittir Belirlenen bu ilkeler çerçevesinde kalmak kaydıyla her federal bakan, kendi sorumluluğu altında, bakanlığının bütün işlerini yönetmektedir (Çam, 1993, 302).

Federal bakanlıklar arasındaki işbirliği ve koordinasyonun Federal Başbakan tarafından sağlanmaktadır. Federal bakanlar, sınırları Federal Başbakan tarafından belirlenen hükümet politikalarının ilkelerini gözetmek zorundadırlar. Hükümet

politikalarını benimsemeyen federal bakanın istifa etmesi gereklidir. Parlamenter sistemlerde kolektif sorumluluğa sahip olan hükümetin, aynı görüşe

sahip üyelerden oluşması bir zorunluluktur. Dolayısıyla, hükümet politikalarına karsı çıkan ya da farklı görüşe sahip olan bakan ya da bakanların hükümetten ayrılması bu kuralın doğal bir sonucudur (Yavuz, 2000, 514).

Federal Hükümet Đçtüzüğünün 15. maddesine göre; “Federal Hükümet, kendisine sunulan ekonomik, sosyal, mali veya kültürel alanlara ilişkin tüm iç ve dış politika işlerini görüşür ve karara bağlar”. Federal Hükümet, kolektif bir organ olduğundan, kararlarını kabine toplantılarında ve tüm hükümet üyeleriyle birlikte almaktadır. Kabine toplantıları ise, kural olarak her hafta Federal Başbakan başkanlığında yapılmaktadır (Eroğul, 2008, 231).

78

Federal hükümetin Anayasada ve Đçtüzükte yer alan görev ve yetkileri, kanun teklif etme, kanun hükmünde kararname çıkarma, kanunların uygulanmasını sağlama, bazı kamu görevlilerini atama, eyalet yönetimlerini denetim, tüzük çıkarma ve olağanüstü hallere ilişkin yetkileridir (Eroğul, 2008, 232).

Almanya’da, Federal Hükümet yanında Federal Meclis üyeleri ile Eyaletler Meclisi üyeleri kanun teklifi etme yetkisine sahip kılınmışlardır. Kanun tasarı ve teklifleri Federal Meclis’e sunulmaktadır. Anayasa değişiklikleri ile eyaletlerin mali ya da idari özerkliklerini ilgilendiren kanunların, Federal Meclis yanında, Federal Konsey tarafından da onaylanması gerekmektedir (Yavuz, 2000, 516).

Almanya’da Bakanlar Kurulu’nun bir diğer yetkisi kanunların uygulanmasını sağlama yetkisidir. Diğer parlamenter sistemlerde olduğu gibi, kanunların uygulanmasından Federal Hükümet sorumludur. Anayasanın bu yöndeki 83. maddesi şöyledir: “Anayasada aksine bir hüküm bulunmadıkça veya izin verilmedikçe, federal yasalar eyaletler tarafından kendi işleri olarak yürütülür”. Bunun yanında Anayasanın 84/1. maddesi eyalet parlamentoları tarafından yapılan kanunların, sadece o eyalet sınırları içinde uygulanacağını belirtmektedir. Eyalet parlamentoları, federal kanunlarca aksi öngörülmedikçe, “idari teşkilatın ve idari usullerin düzenlenmesi” amacıyla kanun koyma yetkisine sahiptirler (Eroğul, 2008, 239).

Anayasa federal devlete tanıdığı yetkiler dışında kalan konularda, eyalet yönetimlerini yetkili kılmıştır. Yasama yetkisi, kural olarak federal parlamentoya ait olmakla birlikte, başta eğitim olmak üzere, kültür, iç güvenlik ve buna benzer konularda eyalet parlamentoları da kanun yapma yetkisine sahiptir. Yürütme yetkisi konusunda ise, icrai yetkiler eyalet hükümetlerine verilmiştir; Federal Hükümetin bu konuda sınırlı bir denetim yetkisi vardır. Anayasa’nın 84/2. maddesi Federal hükümet tarafından, tüm eyaletlerde uygulanmak üzere genel düzenleyici işlemler yapılabileceğini, ancak, bunun için, Anayasanın öngördüğü “Federal Konsey tarafından onaylanma” şartının yerine getirilmesinin gerekli olduğunu belirtmiştir (Uygun, 2007, 260).

79

Anayasaya göre Federal Hükümet, federal kanunların eyalet hükümetleri tarafından uygulanıp uygulanmadığını denetleme yetkisine sahiptir. Federal hükümet, bu denetim yetkisini, eyaletlerin yüksek makamlarında görevlendirdiği temsilcileri vasıtasıyla kullanmaktadır. Ancak, bu temsilcilerin daha alt düzeydeki eyalet makamlarında görevlendirilebilmesi için, ilgili eyaletin en yüksek makamının ya da Federal Konsey’in onayı gerekmektedir (m. 84/3). Federal Hükümetin sahip olduğu bu denetim yetkisi, hem hukukilik ve hem de yerindelik bakımındandır. Federal Hükümet, bu amaçla, eyalet makamlarından rapor verilmesini, dosyaların gönderilmesini isteyebilmekte ve bütün makamlara temsilciler gönderebilmektedir. (Anayasa m. 85/4).

Almanya’da da Bakanlar Kurulu’nun yürütme organının düzenleyici işlem yapma yetkisi bulunmakla birlikte, genel yetki biçiminde değildir. Dolayısıyla, yürütmenin yaptığı işlemler mevcut hukuk düzeni içinde kalmak zorundadır. Federal Almanya’da yürütmenin başlıca düzenleyici işlemleri tüzüklerdir. Tüzüklere ilişkin hükümler, Anayasanın 80. maddesinde yer almaktadır. Bu konuda Anayasanın 80/1. maddesi şöyledir: “Federal Hükümete, federal bir bakana ya da eyalet hükümetlerine, kanunla, tüzük çıkarma yetkisi verilebilir. Kanunda, verilen yetkinin konusu, amaç ve kapsamı belirtilmelidir. Kanunda hukuki dayanak açıklanmalıdır. Kanunda yetkinin tekrar devri öngörülmüşse, bunun devri yeni tüzüğe ihtiyaç gösterir.” Tüzükler, kabul eden makamlar tarafından imzalanır ve kanunda aksi belirtilmediği takdirde, Resmi Gazetede ilan edilirler (Yavuz, 2000, 516).

Federal Almanya Cumhuriyeti’nde de olağanüstü hal rejimi uygulanmaktadır. Almanya Anayasasının 91. Maddesi; “Federasyonun ya da bir eyaletin varlığını ya da hür demokratik temel düzenini tehdit eden bir tehlikenin ortadan kaldırılması için eyaletlerin güvenlik kuvvetleriyle diğer idarelerin ve federal sınır muhafızlığının birlik ve araçlarından yardım istenebilir” demektedir. Aynı maddenin 2. bendine göre de Federal Hükümet, tehlikenin bir eyaletin sınırlarını aşması durumunda, eyalet hükümetlerine emirler de verebilmektedir. Federal Hükümet, federasyonun ya da bir eyaletin varlığını veya rejimini tehdit eden bir tehlikenin baş göstermesi halinde, silahlı kuvvetlerden de yararlanabilmektedir (Busse, 2001, 68).

80

Almanya’da istikrarsızlıkları önlemek için hükümet kanadı güçlendirilmiş bunun içinde de Federal Başbakanı önemli yetkilerle donatmıştır. Federal Hükümetin en belirgin özelliği, tüm sorumluluk ve yetkilerin Federal Başbakanda toplanmasıdır. Federal Başbakan Federal Meclis tarafından seçilmektedir. Bu durum Başbakan’ı sistem içinde farklı bir konuma koymaktadır. Ayrıca, Federal hükümet politikalarının ana ilkelerini belirlemek, bunun siyasal sorumluluğunu üstlenmek, federal bakanlar arasındaki görüş ayrılıklarını gidermek gibi siyasi açıdan çok önemli anayasal yetkiler Başbakan tarafından kullanılmaktadır. Başbakanın bu güçlü konumunu kullanarak, otoriter bir rejime yol açabilmesi mümkün olmakla birlikte, sistemde bunu önleyici mekanizmalara da yer verilmiştir.

Almanya’da Bakanlar Kurulu ise çalışmalarını her ülkede bulunmayan bir düzenlemenin aksine kendi iç tüzüğüne göre yürütmektedir. Bu durum Almanya’nın sistemli bir yürütme organı ile siyasal istikrarsızlıkları önlemek için yaptığı uygulamalardan biridir. Almanya’da Bakanlar Kurulu’nun yetkileri de klasik parlamenter sistemlerde olduğu gibidir. Almanya’da devletin yönetimini Bakanlar Kurulu ve dolaysıyla Başbakan elinde bulundurmaktadır. Cumhurbaşkanı etkisiz bir konumdadır.

3.4.3. Federal Almanya Cumhuriyeti’nde Yargı Organı

Federal Almanya Cumhuriyeti hukukunun önemli bir bölümü yazılı mevzuata dayanmakta olup, yaşamın bütün alanlarını kapsayarak toplumsal gelişim ve değişime uyum sağlamaktadır. Yargı ile ilgili esaslara Anayasanın 92. maddesinden 104. maddesine kadar olan maddelerinde yer verilmiştir (Can, 2004, 21-22).

Federal Almanya Cumhuriyeti’nde federal sistem uygulandığından yargı sistemi federal devlet ve eyaletler de örgütlenmiştir. Ancak Almanya’da federal devlet ve eyaletlerde ki yargı sistemi birbirinden ayrı iki yargı sistemi şeklinde değildir. Federal ve Federe Mahkemeler, aynı sistemin birbirini tamamlayan parçaları olarak tasarlanmıştır. Yargı sistemi, federal ve federe mahkemelerin değişen ölçülerde bileşiminden oluşan bir bütünlük arz etmektedir. Bu bütünlük eyalet mahkemeleri üzerinde federal temyiz mahkemeleri kurularak sağlanmıştır. Almanya bütünleşmiş yargı sistemini benimseyen bir ülkedir (Uygun, 2007, 269).

81

Federal Almanya’da yargı kapsamlı bir hukuk güvencesi ile büyük ölçüde uzmanlaşmıştır. Federal ve eyalet mahkemelerinin işleyişi, yargıç ve savcıların yetişme ve görev şartları federal düzeyde düzenlenmiş olup, eyaletler arasında farklılıklar bulunmamaktadır (Can, 2004, 21-22).

3.4.3.1. Federal Anayasa Mahkemesi

Yargı gücünün en üst noktasında Federal Anayasa Mahkemesi vardır. Federal Anayasa Mahkemesi her birinde sekiz yargıç bulunan iki senatodan oluşmaktadır. Senatolar kendi içlerinde dairelere ayrılabilir. Bunlar birbirlerinden bağımsız ve eşittir. Değişik davaları aralarında bölüşürler. Mahkemenin genel kurulu 16 hâkimden oluşur. Her bölümdeki üç hâkimin “federal yüksek mahkemelerden” olması gerekir. Her bölüm kendi başkanını seçer. Hâkimlerin 40 yaşını doldurmuş ve Devlet sınavlarından başarılı olarak geçmiş “hukukçular” olup, Alman Hâkimler Kanunu hükümlerine göre, “hakim” statüsünde olmaları gerekir. Hukuk fakültesinde ders vermek dışında, başka yan bir görev alamazlar. Yaş sınırı 68’dir. Yargıçlar birinci veya ikinci senatoya seçilirler ve değişmezler. Yargıçların yarısı Federal Meclis, yarısı da Federal Konsey tarafından seçilir. Seçilen yargıçlar on iki yıllığına bir defa seçilmektedir (Çam, 1993, 302).

Federal Anayasa Mahkemesi, Almanya’nın Karlsruhe şehrinde bulunmaktadır. Kanunların Anayasaya uyulup uyulmadığını denetlemektedir. Örneğin federal devlet ile federal organlar ve eyaletler arasında vuku bulan anlaşmazlıklarda karar vermektedir (Can, 2004, 22).

Federal Anayasa Mahkemesinin yetkisine giren davalar beş grupta toplanabilir (Çam, 1993, 302):

1) Herhangi bir federal veya eyalet yasasının anayasaya uyup uymadığını, ya da eyalet yasasının federal yasaya uygunluğunu incelemek Anayasa Mahkemesinin yetkisine giren en önemli davalardır. Bu durumlarda dava açabilmek için, anayasaya göre federal hükümetin, eyalet hükümetinin ya da Bundestag üyelerinin üçte birinin önergesi gerekmektedir. Ancak daha sık görülen bir başka yol vardır. Eğer herhangi bir mahkemede dava taraflarından biri; bir yasanın anayasaya uygunluğunu sorguya

Belgede Türkiye ile Almanya'nın siyasi sistemlerinin karşılaştırılması (sayfa 71-86)