Etkilendiği Kişiler

In document Âmiran Kurtkan Bilgiseven'in sosyolojik fikirleri (Page 39-45)

1. BÖLÜM: ÂMİRAN KURTKAN BİLGİSEVEN'İN HAYATI, ESERLERİ VE

1.3. Etkilendiği Kişiler

Kurtkan, sosyolojik fikirlerini inşa ederken ve geliştirirken önemli bazı sosyologlardan yararlanmıştır. Kurtkan, Fındıkoğlu, Zimmerman, Kessler, McIver, Page ve Sorokin’den etkilenmiştir. 65 Kurtkan, özellikle yabancı sosyologlardan etkilenmesi sonucunda onlara tâbi olmamıştır. Nakilci bir anlayışla hareket etmemiştir.

Özkul’a göre, söz konusu yabancı sosyologların ancak ilham kaynağı olabileceği düşünülebilir. Kurtkan, çalışmalarının hemen hemen hepsinde Batılı bilim adamlarının teorileriyle ve bulgularıyla Türk-İslâm kültürü ve realitesini karşılaştırmıştır. Kurtkan, körü körüne hiçbir teori ve ideolojiye bağlı kalmamıştır. Gerektiği yerlerde eleştirilerini dile getirmiştir.

Kurtkan’ın etkilendiği isimlerin başında, hocası Fındıkoğlu gelir. Kurtkan, Fındıkoğlu’nun metodoloji konusundaki görüşlerinden etkilenmiştir. Kurtkan’a göre, Fındıkoğlu, sağlam bir metodolojinin, çok yönlü bir işbirliğinden kaynaklanan metodoloji olabileceğini ifade etmiştir. Kainattaki anlamlı bütünlükle ilgili olmaksızın tek tek, tümevarım metoduna dayalı spesifik araştırmalarda bile hiç olmazsa bütün sebeplerin hakkını veren çok-sebepli bir metodoloji uygulanması gerekliliğini savunmuştur. Fındıkoğlu’na göre, tümevarım yöntemini, sonuç üzerinde etkili olan bütün nedenleri görebilme adına genel hükümlere varabilme noktasında şart koşmuştur.

Bu nedenle Fındıkoğlu, tek sebepli metotların hepsini eleştirmiştir. Coğrafî çevrenin elverişli olup olmaması ile medeniyet seviyesi arasındaki ilişkinin tek taraflı ve tek faktörlü bir ilişki olduğunu öne sürmenin sosyoloji ile bağdaşmayacağını düşünmüştür.66

Kurtkan, Fındıkoğlu’nun birey ve toplum ilişkisi üzerine fikirlerinden etkilenmiştir. Kurtkan’a göre, birey ve toplum birbirinden ayrılmaz bir bütünün iki parçasıdır. O, birey-toplum ilişkisine hemen hemen bütün çalışmalarında değinmiştir.

Bireyin toplum içerisinde tek başına hiç bir anlam ifade etmediğini öne sürmüştür.

Bireyin her ne kadar sosyal bir varlık olduğuna dair genel kabul gören bir görüş varsa

65 ÖZKUL, “Âmiran Kurtkan Bilgiseven”, s. 144.

66 KURTKAN BİLGİSEVEN, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, s. 83-84.

28

da, bunun ancak toplum içerisinde gerçekleşebildiğine dikkat çekmiştir.67 Fındıkoğlu da, toplumun gelişmesinde bireyin ve bireyin psikolojisinin önemine değinmiştir.

Fındıkoğlu, toplumsal olayların ve kurumların, bireyin rolünü tayin ettiği gibi, bireyler de bireysellik düzenine yükselebildikleri ölçüde, toplumsal kurumlara şekil verebileceğini ileri sürmüştür. Bu nedenle, Fındıkoğlu, bireyin ve toplumun rolünü ve önemini tamamen inkar eden veya ikinci plana iten bir görüşü benimsememiştir.

Fındıkoğlu’nun birey ve toplum ilişkisi açısından savunduğu fikir, modern sosyolojinin görüşlerine uygun bir şekilde, bu ikisi arasındaki karşılıklı tesir fikrini ortaya koymuştur.68

Kurtkan’ın, Fındıkoğlu’ndan etkilendiği bir diğer konu, kooperatif konusudur.

Kurtkan'a göre, kooperatif, her şeyden önce iktisadî bir ihtiyaçtan dolayı kurulan bir teşekküldür. Bu bakımdan iktisadî bir ihtiyacın tatmininden başka bir gaye ile kurulan teşekküller (örneğin, sosyalizmin veya milliyetçiliğin esaslarını yaymak, dinî inançları kuvvetlendirmek veya müzik sevgisini aşılamak gibi gayelerle kurulan teşekküller) her ne kadar karşılıklı yardımlaşma esasına göre kurulmuş olsalar da, kooperatif sayılamayacağını ileri sürmüştür. Çünkü kooperatif, şahsi menfaat gayesiyle kurulan bir teşekkül olarak kabul etmiştir. Bu özelliği de, onu şefkat ve yardım gayesiyle kurulan teşekküllerden ayırdığını vurgulamıştır. Kurtkan için kooperatif, karşılıklı yardımlaşma amacıyla bir araya gelmiş yapıyı ifade etmiştir.69

Kurtkan, Fındıkoğlu’nun yaptığı kooperatif tanımını benimsemiştir.

Fındıkoğlu’nun yaptığı kooperatif tanımı şu şekildedir: “Kooperatif, iktisadî ihtiyaçlarının tatmini maksadile kendi arzu ve iradeleri ile bir işletme dâhilinde iktisadî gayretlerini birleştiren insanların meydana getirdiği teşebbüse denir.” 70 Kurtkan, Fındıkoğlu’nun yaptığı kooperatif tarifinden hareketle, bu tarifi üç unsura ayırarak ele almıştır. Tarifin ilk unsuru, iktisadî ihtiyaç kavramıdır. Yani kooperatif, iktisadî ihtiyaçların daha mükemmel olarak tatmini hedefini gütmüştür. Tarifin ikinci unsuru, kooperatifin bireysel iradeye dayanması ve birey teşekkülü olmasıdır. Kurtkan, kooperatifin, devlet zoru ile değil, bireysel iradelerle kurulan bir teşekkül olması

67 ÖZKUL, “Âmiran Kurtkan Bilgiseven”, s. 148-149.

68 KURTKAN BİLGİSEVEN, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, s. 36.

69 KURTKAN, Âmiran; “Kooperatifçilik Nedir?”, Kalkınan Köylü Dergisi (iç.), Cilt: 2, Sayı: 20, Eylül 1966, s. 25.

70 KURTKAN, Genel Sosyoloji, s. 256-257.

29

sebebiyle demokratik bir karaktere sahip olduğunu düşünmüştür. Tarifin üçüncü unsuru, kooperatifte bireysel çaba ve yeteneğin önemine vurgu yapmıştır. Böylece kooperatif, alt tabakalara, sosyal adalet ve yardım tedbirlerine muhtaç halden kurtulmaları hususunda bizzat kendi çabalarını harekete geçirme imkânı vermiştir.

Kurtkan, Fındıkoğlu gibi sosyolojinin birçok alt dalında çalışmalar yapmış ve eserler ortaya koymuştur. O da, hocası gibi sosyolojide çok cepheli bir bilim insanı hüviyetine sahip olmuştur. Fındıkoğlu, iktisat sosyolojisinden eğitim sosyolojisine, şehir sosyolojisinden köy sosyolojisine, metodolojiden folklore kadar, sosyal realiteyi ilgilendiren hemen hemen her konu üzerinde durmuştur. Kurtkan, bu durumu, Fındıkoğlu için dezavantaj değil, avantaj teşkil eden bir özellik olarak kabul etmiştir.

Fındıkoğlu’nun pek çok alanda eserler vermesi, hem kendisi için hem de başkaları için faydalı olduğunu vurgulamıştır. Kurtkan, sosyal realitenin bir bütün olduğunu, modern sosyologların hepsi tarafından kabul edilen bir gerçek olduğunu ifade etmiştir.71 Kendisi de sosyolojinin birçok alanında çalışmalar yapan, sosyal realitenin bütünlüğünü savunan Kurtkan, bu konuda da hocasını örnek almıştır.

Kurtkan'ın etkilendiği kişiler arasında Page ve MacIver önemli bir yere sahiptir.

Kurtkan, onların Cemiyet isimli kitabını Türkçe'ye çevirmiştir. Kurtkan'ın sosyal yapı ile ilgili cemiyet, cemaat, müssese, menfaat birlikleri, örf ve adetler gibi birçok kavramı, Cemiyet isimli eserden faydalanarak kullanmıştır. Page ve Macıver'ın birey ve toplum kavramlarına yüklediği anlam, Kurtkan'ın çalışmalarına esin kaynağı olmuştur.

Kurtkan'a göre, insanın sosyal bir yaratık olduğu fikri öteden beri üzerinde durulmuş bir gerçektir. İnsanın sosyal bir yaratık olması fikriyle, insandaki beşeri tabiatın, ancak toplum hayatı içinde ortaya çıkabileceğini düşünmüştür. Kurtkan, sosyologların, yeni doğmuş bir bebeği toplum hayatından uzaklaştırarak sadece fizikî ve biyolojik ihtiyaçlarının temin edilip kendisinin yalnızlığa terk edildiği bir tecritleme tecrübesi yapacak kadar katı yürekli olmadığını ve bunun yapılması durumunda hukuki cezanın bulunmasından dolayı böyle bir çalışma yapılamayabileceğini dile getirmiştir. Fakat, insanlığın sosyal tarihi içerisinde sosyologlara bir laboratuvar tecrübesi kadar kesin ip uçları veren bazı olayların olduğundan bahsetmiştir.72 Türkçe’ye çevirdiği Cemiyet

71 KURTKAN BİLGİSEVEN, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, s. 204.

72 KURTKAN, Âmiran; “Fert ve Topluluk İlişkileri Bakımından Şahsiyet ve Cemiyet Tipolojisi”, Fındıkoğlu Armağanı (iç.), İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları, İstanbul, 1977, s. 143-144.

30

kitabında bu hususta verdiği örneklerden73 söz eden Kurtkan, Page ve MacIver’a göre, bu gibi toplum hayatından uzakta büyüyen çocukların, canlı ve cansız varlıkları birbirinden ayırt edemeyecek kadar sosyalleşme noksanlığı yaşayacaklarını belirtmiştir.

Sosyal bilimlerde yaşanan tek nedenli izah anlayışını kabul etmeyen birisi olarak Kurtkan, sosyal realitenin izah edilmesi ve anlaşılır kılınmasında sosyal bilimlerin, çok nedenli ve neden-sonuç ilişkisine dayanan bir metot anlayışına sahip olması gerekliliğini savunmaktadır. Kurtkan’ın asıl söylemek istediği, metodolojik bütünlüktür.

Ona göre, sosyal realite, çeşitli metodların birbirini tamamladığı bir metodolojik bütündür.74 Bağdaştırıcı metodoloji anlayışına sahip olan Kurtkan, metot konusunda Sorokin’den örnekler vererek görüşlerini açıklamıştır. Sorokin’in metot konusundaki görüşlerinin üç özelliği bulunduğunu belirtmiştir. Buna göre birinci özellik, araştırma faaliyetinin sadece nedensel münasebetleri izah etmekle yeterlilik özelliğini kazanamayacak olmasıdır. Sorokin’e göre, araştırmacının, kültürel sentezin unsurları arasındaki birleştirici iç manayı da ortaya koyma görevi bulunmaktadır. İkinci özellik, mana birliğinin izah edilebilmesi için kültürel olguların iç ve dış yönünün dikkate alınması gerekliliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Üçüncü özellik ise, bütünlüğün içten tespitini yapacak olan araştırmacının, “bilimsel bilgi” ve “gözlem” özelliklerine “sezgici akıl” unsurunu da eklemesi gerektiğini öne sürmüştür.75

Kurtkan, kültür konusunda Sorokin’in düşüncelerinden önemli ölçüde etkilenmiştir. Kurtkan, Sorokin’in de tıpkı İbn-i Haldun gibi tarihi metodu kullandığını ifade etmiştir. Sorokin’in metodunun daha işlevsel olduğunu ve İbn-i Haldun’un tarih metodundan farklı olduğunu ileri sürmüştür. Kurtkan’a göre, Sorokin’in bu metotla aydınlatmak istediği husus sadece fonksiyonel ilişkilerin tespiti değildir. Sorokin’e göre, sadece fonksiyonel ilişkilerin dışarıdan gözlemlenmesiyle tespit edilmesi sosyo-kültürel yapının bünyevi özelliklerinin anlaşılmasında yeterli olmayacaktır.76 Bu nedenle, İbn-i Haldun’dan farklı bir tarih metodu kullanan Sorokin, kültür sınıflaması ile karşımıza çıkmaktadır. Kurtkan’a göre, Sorokin, sadece olaylar arasındaki fonksiyonel

73 MACIVER ve PAGE, Cemiyet, s. 72-74.

74 KURTKAN BİLGİSEVEN, Sosyal İlimler Metodolojisi, s. 15.

75 A.g.e., s. 130-134.

76 KURTKAN BİLGİSEVEN, Âmiran; “Tarihi Metodu Kullanış Tarzları Bakımından İbni Haldun İle Sorokin'in Mukayesesi”, Tarih ve Sosyoloji Dergisi (iç.), 28-29 Mayıs Bildirilerinden Ayrı Basım, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Basımevi, İstanbul, 1991, s. 97.

31

bütünleşmeyi değil, kültürel unsurlar arasındaki mana etrafında bütünleşmeyi tespit edebilecek metodu da kullanmak üzere tarihe eğilmiştir. Tarihi malzemeyi, bu metotla değerlendirmek için Sorokin’in elindeki anahtarın kültür sınıflaması anahtarı olduğunu dile getirmiştir.77 Kurtkan’a göre, Sorokin, İbn-i Haldun’un metodunu tamamlamıştır.

Kurtkan, “tarihçinin sosyologa yardım edeceğini belirten İbn-i Haldun’a karşılık, Sorokin, ayrıca sosyologun da tarihçiye ışık tutacağını”78 belirtmiştir.

Kurtkan’ın görüşlerinden etkilendiği sosyologlardan birisi de, 1963-1964 eğitim-öğretim yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde görev yapmış olan Carle Zimmerman’dır. Kurtkan, Zimmerman’ın Yeni Sosyoloji Dersleri isimli kitabını Türkçe’ye çevirmiştir. Özellikle sosyolojik kavramları açıklama noktasında Zimmerman’ın etkisi Kurtkan’ın kitaplarında görülmektedir. Zimmerman'ın Kurtkan üzerindeki etkisi belli başlı konular üzerinde doğrudan bir etki gibi görünmese de, özellikle Genel Sosyoloji kitabında sosyal değişme, sosyal münasebetler ve aile sosyolojisi ile ilgili konularda Zimmerman’dan alıntılar yaparak düşüncesini ortaya koyduğu söylenebilir.

Kısacası, Kurtkan, Türk sosyolojisinin önemli bir ismi olmasına rağmen, ülkemizde sosyologlar tarafından yeterince üzerine çalışma yapılmamıştır.79 Yapılan

77 KURTKAN BİLGİSEVEN, “Tarihi Metodu Kullanış Tarzları Bakımından İbni Haldun İle Sorokin'in Mukayesesi”, s. 99.

78 A.g.m., s. 101.

79 Literatür taraması sonucu Kurtkan hakkında 2 adet kitap bölümü, 13 adet makale yazıldığı tespit edilmiştir. Bu çalışmaların başında gelen ve Metin Özkul tarafından yazılmış olan “Âmiran Kurtkan Bilgiseven (1926-2005)” başlıklı kitap bölümü, Kurtkan’ın yöntem, birey ve toplum, din ve laiklik anlayışını incelemiştir. Ahmet Özalp tarafından yazılan “Âmiran Kurtkan Bilgiseven” başlıklı kitap bölümünde, Kurtkan’ın sosyolojisinde din ve bütünleşme, kültür ve laiklik konuları ele alınmıştır.

Mustafa Erkal’ın “Prof Dr. Amiran Kurtkan Bilgiseven” başlıklı makalesinde, Kurtkan’ın hayatı, Türk sosyolojisindeki önemi ve “hâkimiyet” konusundaki görüşlerine yer verilmiştir. Zeki Arslantürk ve Savaş Konuk tarafından yazılan “Milli-İnşâcı Türk Sosyolojisi ve Âmiran Kurtkan Bilgiseven'in Din Sosyolojisi Anlayışı” isimli makalede, Kurtkan’ın din sosyolojisi alanındaki kavramları nasıl değerlendirdiği ele alınmıştır. Kamil Kaya’nın “Âmiran Kurtkan'ın Düşünce Sisteminde Din ve Sosyal Bütünleşme” başlıklı makalesinde, Kurtkan’ın düşünce sisteminde dinin önemi ve din anlayışı irdelenmiştir. Mesut İnan’ın

“Türkiye'deki Din Sosyolojisi Çalışmalarına Âmiran Kurtkan Bilgiseven'in Kavramsal Katkısı” isimli makalesinde, Kurtkan’ın din sosyolojisine bakışı açıklanmıştır. Tuba Demirçin Efe’nin “Âmiran Kurtkan Bilgiseven'in Tasavvuf Anlayışı” adlı makalesinde, Kurtkan’ın tasavvuf anlayışı üzerinde durulmuştur.

Fahri Kayadibi’nin “Prof. Dr. Âmiran Kurtkan Bilgiseven'in Ardından” başlıklı makalesinde, Kurtkan’ın din anlayışı ve tevhit formüllerine bakışı özetlenmiştir. Mustafa Aksoy’un “Sosyal Bilimlerde Kültür Kavramı ve Âmiran Kurtkan Bilgiseven'in Kültür Kavramı Hakkındaki Eleştirisi” isimli makalesinde, Kurtkan’ın kültür kavramına yönelik görüşleri ortaya konmuştur. Beylü Dikeçligil, “İlmi ile Amir Bir Bilim İnsanı, Âmiran Kurtkan Bilgiseven Hocamızın Ardından” adlı makalesi, Kurtkan’ın hayatı ve çalışmaları hakkında bilgi vermiştir. Bir diğer çalışmada ise, Zeynep Uluant’ın Kurtkan ile gerçekleştirdiği söyleşi olan “Âmiran Kurtkan Bilgiseven İle Hasbihal” adını taşımaktadır. Kasım

32

lisansüstü tezlere bakıldığında ise, Kurtkan’ın sosyolojik görüşlerini ortaya koyan yeterli çalışmanın yapılmadığı tespit edilmiştir.80 Tezimizde ise, Kurtkan’ın temel sosyolojik fikirleri ele alınmıştır. Tezimizin asıl gayesi, Kurtkan’ın sosyolojisini ön plana çıkartmak ve sosyoloji anlayışını ortaya koyabilmektir. Bu amaçla, genel sosyoloji ve sosyolojinin alt alanlarında ürettiği eserlerine daha fazla temas edilmiştir.

Tezimizde Kurtkan’ın genel olarak sosyolojiyi nasıl tanımladığı, eserlerinde yer verdiği/kullandığı sosyoloji kavramlarını nasıl açıkladığı, Türkiye'nin sosyal yapısı ve sorunları üzerine hangi konularda eserler ürettiği ve Türk sosyolojisine ne ölçüde katkı sağladığı gibi bir takım hususlar üzerine yoğunlaşılmıştır.

Karaman, “Âmiran Kurtkan Bilgiseven'in Bibliyografyası” başlıklı bibliyografya çalışması ile Kurtkan hakkında bilgiler aktarmıştır. Mehmet Said Doğan’ın “Prof. Dr. Amiran Kurtkan’a Göre İlim ve Din Açısından Devletin Egemenliği” başlıklı çalışmasında, Allah’a kulluk, devletin vatandaşı olmak ve dine göre devletin hâkimiyeti konularına temas edilmiştir. Son olarak, Burhan Baloğlu’nun “Prof. Dr. Amiran Kurtkan Bilgiseven’in Toplumsal Olaylara Yaklaşımı I” ve “Prof. Dr. Amiran Kurtkan Bilgiseven’in Toplumsal Olaylara Yaklaşımı II” başlıklı makalelerinde, Kurtkan’ın, din ekseninde toplumsal olaylara bakışı üzerinde durulmuştur.

80 Kurtkan ile ilgili olarak 6 adet yüksek lisans tezi yazılmıştır. Kurtkan üzerine yapılmış ilk lisans üstü tez, Ramazan Alıçcı tarafından yazılan Türk Sosyolojisinde Âmiran Kurtkan Bilgiseven'in Yeri ve İzahlı Bibliyografyası isimli yüksek lisans tezidir. Kurtkan’ı konu edinen ikinci tez, Savaş Konuk tarafından yazılmış olan “Amiran Kurtkan Bilgiseven’in Din Anlayışı ve Günümüz Sosyal Sorunlarına Bakışı” adlı yüksek lisans tezidir. Önder Atmaca tarafından yazılmış olan üçüncü tez, “Mümtaz Turhan ve Amiran Kurtkan Bilgiseven’in Eğitim Olgusuna Yaklaşımı” başlığını taşımaktadır. “Prof. Dr. Amiran Kurtkan Bilgiseven’in Cemiyet Anlayışı” başlığına sahip olan dördüncü yüksek lisans tezi Melek Kahraman tarafından yazılmıştır. Kurtkan hakkında yazılan bir diğer yüksek lisans tezi, Mesut İnan tarafından kaleme alınmış olan ve “Amiran Kurtkan Bilgiseven’in Din Sosyolojisinin Temel Kavramları” adını taşıyan yüksek lisans tezidir. Kurtkan ile ilgili yapılmış son yüksek lisans tezi ise, Tuba Demirçin Efe’nin

“Amiran Kurtkan Bilgiseven’in Tasavvuf Anlayışı” adlı tezidir.

33

In document Âmiran Kurtkan Bilgiseven'in sosyolojik fikirleri (Page 39-45)