4. GENÇLİK /ERGENLİK DÖNEMİ

4.7. Ergenlik ve Din

4.7.2. Ergen Dindarlığı

Dini yönelimlerin değişiminde ve dindarlığın yansımasının şekillenmesinde, kişilik özellikleri ve toplumsal şartların etkisi söz konusudur. Aynı şekilde siyasi ekonomik ve birçok diğer faktörün etkisiyle toplumdaki dindarlık tezahürleri ve dindarlara bakış açısı değişmekte, ayrıca geleneksel din ve dindarlık anlayışını irdeleyen yaklaşımlar da giderek yaygınlaşmaktadır.599 Birçok farklı etken ve değişen bakış açısının, din algısında olduğu gibi ergenin dindarlık düzeyi, dindarlık tipi vb. dindarlığını belirleyen farklı unsurların varlığının ergen dindarlığını etkilediği ve şekillendirildiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Ergenlik dönemindeki farklı yaş grupları tarafından dindarlık durumlarının anlamlı bir farklılık gösterdiği görülmektedir. Kula, 800 öğrencinin katılımıyla yaptığı araştırmada 16-18 ve 19-21 yaş grubunun dini hayata ilişkin ortalamalarında anlamlı farklılıklara ulaşmıştır. 19-21 yaşın ortalamasının 16-18 yaş grubuna nazaran yüksek olması, 19-21 yaş grubunda dini tutumların belirginleşmesine işaret eden bir sonuç olarak değerlendirilmiştir.600

      

596 Hayta , a.g.e., s.200.

597P. P., Kang ve L. F., Romo, The Role of Religious involvement on depression, risky behaviour, and academic performance among Korean American Adolescents, Journal of Adolescence, 2011(in press), aktaran Santrock, a.g.e., s. 247.

598 Santrock, a.g.e., s.247.

599 Ahmet Onay, Dindarlık, Etkileşim ve Değişim, 1. b., İstanbul:DEM Yayınları, 2004, s.20.

600 Naci Kula, Gençlik döneminde Kimlik ve Gençlik, s.41, (edt. Hayati Hökelekli), Din ve Değerler Psikolojisi’nin içinde , b.y., Ankara:Ankara Okulu Yayınları, 2002.

Ergenlik döneminde cinsiyetin dindarlık düzeyi üzerindeki etkisine dair araştırmalar söz konusudur. İlköğretim öğrencilerinde (4., 5., 6., 7., ve 8., sınıflar) dindarlık ile kaygı arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmasında Öztürk, kızların ortalama inanç puanlarının, erkeklerin ortalama inanç puanlarına göre çok az bir yükseklik göstermekle beraber, bu farklılaşmanın istatistiksel olarak anlamlılık düzeyine ulaşmadığı sonucuna varmıştır. Atalay’ın çalışmasında ise, dindarlık ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ancak toplam dindarlık puanlarında erkeklerin kızlara nazaran azda olsa daha dindar oldukları görülmüştür.601 Cinsiyetin dindarlık üzerindeki etkisini objektif olarak değerlendirebilmek için, cinsiyeti şekillendiren sosyokültürel şartları göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Üniversite öğrencisi gençlerin dindarlık düzeyi üzerine yapılan araştırmada da erkeklerin kızlara göre daha dindar olduğu saptanmıştır. Türkiye’de erkek öğrencilerin kızlara göre daha dindar olmasının nedenleri cami, Kur’an kursu, giderek isteğe bağlı din eğitimi alma, cemaate katılarak hutbe ve vaaz dinleme imkanlarından yaralanma açısından erkeklerin kızlardan daha şanslı olması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın erkek ağırlıklı bir teşkilat olarak yapılanması olarak sıralanabilir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu yapılanması ise daha çok iki yönde oluşmaktadır.Birincisi imam-hatip , müezzin–kayyımların erkek olması gerektiği gibi pratik bazı zorunluluklar bulunmakla beraber, personelin çoğunun erkek olması; ikincisi ise yürütülen hizmetlerin daha çok erkeklere yönelik olması, ibadet yerlerinin öncelikli olarak erkeklerin ihtiyaçları göz önünde bulunarak dizayn edilmiş olmasıdır. Pek çok caminin ana ibadet alanı erkeklere ayrılmış iken, arka, dar, örtülü veya perdeli son cemaat mahalli gibi bölümlerinin kadınlara tahsis edildiğinin görülmesi602 kızların daha az dindar olmasına sebep olan faktörler olarak ifade edilmiştir. Konuyla ilgili olarak Cirhinlioğlu ve Ok (2011) Hristiyan Batı geleneğinde yapılan çalışmalarda elde edilen “kadınların erkeklerden daha dindar” olduğu şeklindeki bulguların Türkiye’de de geçerli olup olmadığını araştırmak amacıyla ağırlıklı olarak üniversite öğrencilerinden oluşan, farklı örneklemlerle yapılmış 11 ayrı araştırmanın sonuçlarını incelemişlerdir. Sonuçta, araştırmadan elde edilen anlamlı bulguların kadınların kesin dindarlık boyutunda erkeklerden daha dindar oldukları olgusunun genel olarak Türkiye için de geçerli olduğu sonucuna ulaşmışlar. Bununla birlikte kadınların erkeklere göre daha yüksek düzeyde       

601 Gürsu, a.g.e., s. 171 .

602 Onay, a.g.e., ss.104-105.

“dini stres" yaşamakta oldukları, diğer bir ifadeyle kadınların olunması gereken veya ulaşılması güç “ideal” dindarlıkla karşılaştırıldığında kendi durumlarını o ideal durumdan erkeklere göre daha uzak görerek daha fazla “dini stres “ yaşadıklarını tespit etmişlerdir.603 Sonuçlar ele alındığında farklı çalışmaların yapılmasının gerekli olduğu görülmektedir. Baynal ise araştırmasında ruh sağlığı ile cinsiyet arasındaki analizde, kadınlardaki kaygı düzeyinin erkeklere oranla daha yüksek çıktığını, özsaygı düzeyinin ise kadınlara oranla erkeklerde daha yüksek olduğunu tespit etmiştir. Bu açıdan erkeklerin ruh sağlıklarının daha olumlu olduğunun söylenebilmesi mümkündür.604

Özbaydar ise araştırmasında erkeklerin kızlardan daha rasyonel bir inanca sahip olduklarına ilişkin bir sonuç elde etmiştir.605 Kula , söz konusu bulgunun erkeklerle kızlar arasındaki farklılaşmaya işaret etmesi açısından önemli bir veri olduğuna işaret etmektedir.606

Sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel özelliklerin de ergen dindarlığını etkilediği görülmektedir. Kula, ergenlerin dindarlık düzeyleri ile okul türleri ve sosyo ekonomik durumlarını arasındaki ilişkiyi incelediği çalışmasında, dini hayat ortalamalarında en düşük ortalamaya sahip olanların, Anadolu Lisesi öğrencileri, en yüksek ortalamaya sahip olanların ise İmam-Hatip Lisesi öğrencileri olduğu sonucuna ulaşmış ve bu farklılığın iki okul öğrencilerinin aldıkları eğitim tarzı ve içinde yetiştikleri sosyal-kültürel ortamın etkisiyle değerlendirilebileceğine dikkat çekmiştir. Bununla birlikte söz konusu araştırma, ekonomik hayat ortalaması en düşük olan grubun, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek olan grup olduğu bulgusunu vermiştir. Sosyo-sosyo-ekonomik seviyesi yüksek olan grupların, belirli bir oranını oluşturan Anadolu Lisesi öğrencilerinin aynı zamanda dindarlık ortalaması en düşük grup olduğu görülmektedir.607

Dindarlığın düzeyinin yüksek oluşunun ergeni olumsuz davranışlara yönelmekten ve madde bağımlılığı vb. kötü alışkanlıklara yönelmekten koruduğu görülmektedir. Batı’da 11-18 yaş arası 2000’den fazla örneklemle yapılan ulusal bir       

603 Fatma Gül Cirhinlioğlu, Üzeyir Ok, “Kadınlar mı Yoksa Erkekler mi Daha Dindar?”, Zeitschrift für die Welt der Türken Journal of World of Turks, vol.3, no.1, 2011, s.136.

604 Fatma Baynal, “Yetişkinlerde Dindarlık ve Ruh Sağlığı İlişkisinin Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi”, İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, C.4, S.1., 2015, s.225.

605 Belma Özbaydar, Din ve Tanrı İnancının Gelişimi Üzerine Bir Araştırma, İstanbul Üniversitesi Tecrübi Psikoloji Enstitüsü, İstanbul :Baha Matbaası, 1970, s.59.

606 Kula, a.g.m., s.41, Hökelekli, Gençlik Din ve Değerler Psikolojisi’nin içinde,

607 Kula, a.g.m., s.42, Hökelekli, Gençlik Din ve Değerler Psikolojisi’nin içinde.

çalışmada, dindarlık düzeyi yüksek olanların sigara, alkol ve esrar kullanma, okuldan kaçma, suça yönelme ve depresif olma davranışlarını dindarlık düzeyi yüksek olan akranlarından daha az gösterdikleri görülmüştür.608 Aynı şekilde 9. ve 12. sınıf seviyeleri aralığında yapılan bir başka çalışma ise bir önceki sınıf döneminde dini tutumların yüksek oluşunun, sonraki sınıfta düşük madde kullanımını yordadığını ortaya koymuştur.609

Eğitim düzeyinin de arttıkça ergen dindarlığında faklılıklar oluşturduğu görülmektedir. Konuyla ilgili yapılmış birkaç çalışma, son ergenlik döneminde dinin önemindeki azalmanın üniversite öğrencileri arasında, üniversite öğrencileri olmayanlara göre daha belirgin olduğunu ve üniversiteye devam etmenin genç insanların dinsel inançlarını şekillendirme ya da şekillendirmeme noktasında önemli rol oynadığını tespit etmiştir.610 Üniversite öğrencisi olmayanlara oranla üniversiteye devam eden gençler için dinin öneminin azalma oranının daha fazla olmasının sebeplerini, gençlerin üniversite öncesi yaşamlarında iç güdümlü ya dış güdümlü bir dindarlık tipini benimsemeleri, gençlerin dindarlık boyutları, dini yaşayışın şiddeti ya da boyutları açısından değerlendirmek yararlı olacaktır.

Belgede KUR AN KURSU ÖĞRENCİLERİNDE ÖZNEL İYİ OLMA HALİ VE KAYGI (ANKSİYETE) DURUMU ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA (sayfa 175-178)