5. TARTIŞMA

5.6. Palatinal Mini-plak Destekli, Zigomatik Mini-plak Destekli ve Servikal Headgear

5.6.4. Dijital Model Ölçümleri

Gruplar arasında, distalizasyon sonrası dist-14, dist-24, dist-15 ve dist-25 ölçümlerinde görülen değişim miktarları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir

117 farklılık bulunmamaktadır (Tablo 6a). Hem sağda hem solda tüm gruplarda birinci ve ikinci premolar dişler benzer miktarlarda distale haraket etmiştir.

Dist-16 ve dist-26 ölçümlerinde görülen değişim miktarları açısından ise gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır (Tablo 6a). Farklılığın tespiti için yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda; zigomatik mini-plak grubunda görülen distal hareket miktarı, headgear ve palatal mini-plak gruplarında görülen distal hareket miktarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Headgear ve palatal mini-plak grupları arasında ise anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (Tablo 6b). Zigomatik mini-plak grubunda, üst birinci molar dişler distalize olurken diğer gruplara oranla daha fazla distale devrilme göstermişlerdir. Bu yüzden zigomatil mini-plak grubunda daha fazla miktarda distalizasyon ölçüldüğünü düşünmekteyiz.

Üst kesici dişlerin sagital yöndeki hareketlerine baktığımızda ise gruplar arasında distalizasyon sonrası dist-11 ve dist-21 ölçümlerinde görülen değişim miktarları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır (p:0.000;

p<0.001) (Tablo 6a). Farklılığın tespiti için yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda;

zigomatik mini-plak grubunda görülen retrüzyon miktarı, headgear ve palatal mini-plak gruplarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Headgear ve palatal mini-plak grupları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (Tablo 6b).

Zigomatik mini-plak grubunda üst birinci molar dişler headgear grubuna göre oranla daha fazla distale hareket ettiği için; birinci molar dişlerin anteriorundaki dişler transseptal lifler aracılığıyla daha fazla spontan distalizasyona uğramıştır. Bu yüzden kesici dişlerin daha fazla retrüzyona uğradığını düşünmekteyiz. Palatinal mini-plak grubunda ise premolar dişlerde görülen distalizasyon miktarları zigoma grubuyla hemen hemen aynıdır. Ayrıca kesici dişlerde görülen retroklinasyon miktarları da zigomatik mini-plak grubuyla benzerdir. Buna rağmen zigomatik mini-plak grubunda daha fazla görülen retruzyonun sebebinin, tedavi başındaki iki grup arasındaki anterior çapraşıklık miktarlarının farklılığından kaynaklandığını düşünmekteyiz. Palatinal mini-plak grubundaki başlangıç üst anterior çapraşıklığının zigoma mini-plak grubuna oranla daha fazla olması, distal drifting ile oluşan anterior diestemaların daha çok üst keser diş rotasyon düzeltimi için kullanmasına sebep olduğunu düşünmekteyiz.

Gruplar arasında distalizasyon sonrası overbite ölçümlerinde görülen değişim miktarları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır (p:0.000;

p<0.001) (Tablo 6a). Farklılığın tespiti için yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda;

zigomatik mini-plak grubunda görülen artış görülürken, palatal mini-plak ve headgear

118 gruplarında azalma görülmüştür ve bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.

Palatal mini-plak ve headgear grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (Tablo 6b).

Zigomatik mini-plak grubunda overbite miktarında artış, palatinal mini-plak grubunda ise overbite miktarında azalma görülmesini iki temel sebebe dayandırmaktayız. Birincisi; hem palatinal mini-plak hem de headgear gruplarında SN-GoGn açılarında anlamlı düzeyde artış görülmüştür. Mandibulanın posteriora yaptığı rotasyonun palatinal mini-plak ve headgear gruplarında kapanışın azalmasına neden olduğunu düşünmekteyiz. İkinci mekanizma olarak ise; zigomatik mini-plak grubunda üst kesici dişlerde görülen retrüzyon miktarının palatinal mini-plak ve headgear gruplarına oranla daha fazla olmasını düşünmekteyiz.

Overjet ölçümlerinde görülen değişim miktarları açısından ise gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır (p:0.034; p<0.05) (Tablo 6a).

Farklılığın tespiti için yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda; zigomatik mini-plak grubunda overjette görülen azalma miktarı, diğer gruplardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Diğer gruplar arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (Tablo 6b).

Diğer gruplara oranla zigomatik mini-plak grubunda overjette miktarında daha fazla azalma olması; zigomatik mini-plak grubunda üst kesici dişlerde diğer gruplara oranla daha fazla retruzyon ve retroklinasyon gerçekleşmesinden kaynaklanmaktadır.

5.6.4.2. Açısal Ölçümler

Gruplar arasında distalizasyon sonrası rotasyon-5 (ikinci premolar diş rotasyonu) ölçümlerinde görülen değişim miktarları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır (p:0.017; p<0.05) (Tablo 6a). Farklılığın tespiti için yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda; zigomatik mini-plak grubunda görülen distopalatinal rotasyon miktarı, palatal mini-plak grubundan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Diğer gruplar arasında ise anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (Tablo 6b). Palatinal mini-plak grubunda üst ikinci premolar dişlerde daha az oranda distopalatinal rotasyon görülme sebebi ise üst birinci molar dişlerde meziopalatinal yönde görülen rotasyondur. Çünkü palatinal mini-plak grubunda bukkal alandaki transeptal fibriller, zigomatik mini-plak grubuna oranla daha az gerilmiştir. Bu durum ise premolar dişin bukkal kısmının transeptal fibriller tarafından daha az etkilenmesine ve daha az miktarda distopalatinal rotasyona uğramasına sebep olmuştur.

119 Distalizasyon sonrası, gruplar arasında rotasyon-6 ölçümlerinde (molar diş rotasyonu) görülen değişim miktarları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır (p:0.000; p<0.001) (Tablo 6a). Farklılığın tespiti için yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda; tüm ikili gruplardaki değişim miktarları birbirinden istatistiksel olarak anlamlı ölçüde farklıdır. Zigomatik mini-plak grubu ve headgear gruplarında birinci molar dişlerde distopalatinal rotasyon görülmüştür. Fakat zigoma grubunda görülen rotasyon miktarı istatistiksel olarak anlamlı ölçüde headgear grubundan fazladır. Bunun sebebinin headgearin ağız içi kalın arkının, zigoma grubundaki 16.22 çelik arka göre oldukça daha rijit olmasından kaynaklandığını; bu şekilde daha az rotasyona sebep olduğunu düşünmekteyiz. Palatinal mini-plak grubunda ise diğer iki gruba oranla farklı bir rotasyon tipi görülmüştür. Çünkü palatinal mini-plak grubunda kuvvet üst birinci molar dişlere palatinal yönde uygulandığı için üst birinci molar dişler meziopalatinal rotasyona uğramıştır. Zigoma ve palatinal mini-plak gruplarında farklı tipte rotasyon görülmesine rağmen; rotasyon miktarları açısından da anlamlı ölçüde farklılık vardır. Zigomatik mini-plak grubunda palatinal mini-plak grubuna oranla iki kat fazla oranda rotasyon gerçekleşmiştir. Bunun sebebinin de palatinal mini-plak grubundaki distalizasyon arkının zigomatik mini-plak grubunda kullanılan 16.22 çelik arka oranla daha rijit olmasının rotasyon miktarını azalttığını düşünmekteyiz.

5.6.4.3. Transversal Doğrusal Ölçümler

Transversal ölçümler açısından değerlendirme yapıldığında, gruplar arasında distalizasyon sonunda interpremolar ölçümlerinde görülen değişim miktarları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır (p:0.000; p<0.001) (Tablo 6a).

Farklılığın tespiti için yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda; headgear grubunda interpremolar mesafede görülen artış miktarı, zigomatik mini-plak ve palatal mini-plak gruplarındaki artıştan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Zigoma ve palatal mini-plak grupları arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (Tablo 6b). Headgear grubunda daha fazla görülen transversal artışı, headgearin ağız içi kalın arkının yaklaşık 3-4 mm ekpansif kullanılmasından kaynaklandığını düşünmekteyiz.

İntermolar mesafedeki değişim açısından baktığımızda ise; gruplar arasında distalizasyon sonrası intermolar ölçümlerinde görülen değişim miktarları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır (p:0.000; p<0.001) (Tablo 6a).

120 Farklılığın tespiti için yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda; zigomatik mini-plak grubunda görülen intermolar mesafede görülen artış miktarı, headgear ve palatal mini-plak gruplarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. headgear ve palatal mini-plak grupları arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (Tablo 6b).

Palatinal mini-plak grubunda kuvvet palatinal yönden uygulandığı için; üst birinci molar dişler distale hareket ederken; diğer yandan bukkale doğru da bir kuvvet vektörünün etkisi altında kaldığı düşünüyoruz. Bu kuvvet vektörünün ise açıcı yayların sürekli ve ağır kuvvet uygulamasından kaynaklı daha etkili olduğunu düşünüyoruz. Üst birinci molar dişlerin distalizasyona direnç gösterdiği aralıklarda distalizasyon arkında oluşan stresin üst birinci molar dişlerin bukkale doğru yaptığı hareket ile azaldığını düşünmekteyiz. Zigomatik mini-plak grubunda ise kuvvet bukkalden uygulandığı için üst birinci molar dişleri distalize ederken; bukkalden palatinale bir kuvvet etkisinde bırakmaktadır. Hatta bazı bireylerde üst birinci molar dişler palatinal çapraz kapanışa geçmiştir. Bu yüzden zigomatik mini-plak grubunda diğer gruplar kadar intermolar mesafede bir artış gözlemlenmemiştir. Headgear grubunda ise ağzı içi kalın arkın yaklaşık olarak 3-4 mm ekspansif kullanılması, intermolar mesafenin zigomatik mini-plak grubuna oranla daha fazla artış göstermesine sebep olmaktadır.

In document Üç farklı üst molar distalizasyon yönteminin iskeletsel ve dişsel etkilerinin incelenmesi (Page 132-136)

Related documents