3. MAHMUT YESARİ’NİN TİYATROLARINDA YAPI

3.1. Serseri

3.1.8. Kişiler Dünyası

3.1.8.1. Başkişi

“Asıl kahraman, hikâye, roman ve tiyatrodaki olay örgüsünün başlayıp gelişmesi şu veya bu istikâmette şekillenmesindeki en önemli ve birincide rol oynayan kahramandır.Çoğu zaman eser bu kahramanın merkezinde şekillenir.”136

Oyunun asıl kahramanı Macit’tir ve olay Macit’in etrafında şekillenir. Oyun boyunca ismi verilen tek kişidir. Karakteri metnin tamamına yayılarak karakterize edilir.

Birinci perdede‘‘Macid otuz sekiz, kırk yaşlarında, saçları vakitsiz ağarmış, yorgun yüzlü müsamahakar bakışlı, yumuşak gülüşlü, babayani denecek kadar sade giyinen bir adamdır’’ (s.3).

Macit’in kendisine ait sadece bir pansiyon odası vardır ve hayatını bu pansiyonda sürdürür. Sabahtan içmeye başlar akşamı ise farklı dostlarıyla geçirir.

Gazetelere yazılar yazarak geçimini sağlar ancak parasını hep eksik alır. Bu yaşam tarzıyla da arkadaşları tarafından hep serseri olarak anılır.

Macit; her şeyi boşvermiş, bir yandan da çevresine yardım etmek isteyen yumuşak huylu bir mizaca sahiptir. Pansiyonda tanıştığı ve zor durumda olan Kimsesiz Genç Kadın’a yardım etmek için kirasını ödediği odasını bırakır. Çünkü çevresindekilerin Kimsesiz Genç Kadın’ın bu çaresiz halinden faydalanacakları düşüncesindedir. Ancak Macit’in yardımı bu kadarla kalmaz ve Kimsesiz Genç Kadın kaçtıktan sonra çocuğun okula gidebilmesi için Kimsesiz Genç Kadın’ın kızını nüfusuna alır.

İkinci perdede ‘‘Saçları biraz ağırmıştır. Giyinişi yine eskisi gibidir yalnız beli bükülmüş değildir, dik durmaktadır’’(s.47). Macit, kızın babasını bularak kızını nüfusuna geçirmesi gerektiğini söylese bile dövülmekle karşı karşıya kalır ve bulunduğu evden ayrılır. Artık mektebi bitiren kıza daha fazla sahip çıkamayacağı düşüncesiyle kızı annesine göndermek ister.

gözle bakarlar, okuyucuda acıma duygusu uyandırmaya çalışırlar, okuyucuya onları topluma kazandırmak gerektiği mesajını verirler.” Bkz. Mehmet Güneş, Aka Gündüz’ün Roman, Hikaye ve Tiyatrolarında Sosal Meseleler (1909-1958), Marmara Üniversitesi, Doktora Tezi, 2009.

136Çetişli, a.g.e., s.92.

59

Üçüncü perdede ‘‘Saçları tamamıyla ağarmış, omuzları çökmüş,beli bükülmüştür’’(s.60).

Kimsesiz Genç Kadın yeni bir evlilik gerçekleştirir ve kocasının çocuğundan haberi yoktur. Kimsesiz Genç Kadın, yuvasının yıkılacağı düşüncesiyle de kızı yanında istemez. Bir kere kanunen babası olmayı kabul ettiği için Macit’in devamını getirmesini, çocukla ilgilenmesini ister.

“KİMSESİZ GENÇ KADIN.-‘‘…Benim yeni bir ailem var. Bugünkü yuvamı yıkmak istemem. Yeniden, tekrar bir yuva da kuramam. Onu, yıkamayacağım…’’

MACİT.- ‘‘ Hep, ben mi yıkılmaya mahkumum?...’’

KİMSESİZ GENÇ KADIN.- ‘‘ Siz, neden yıkılıyorsunuz?... Macit ağabey…

Sizin hayatınız malum. Bir gün bir kadınla, öbür gün başka bir kadınla, daha öbür gün yalnız yaşarsınız. Sizin hayatınız, ev hayatı değil ki…’’

MACİT.- ‘‘ Peki, ne hayatı?...’’

KİMSESİZ GENÇ KADIN.- ‘‘Darılmayın,gücenmeyin serseri hayatı…’’

(s.70).

Macit, serseri olduğunu ve serseri hayatı yaşadığını duymaya daha fazla dayanamaz şu sözleri dile getirir.

‘‘Serseri hayatı, Pansiyonda orta malı kadınlarla yaşıyorum diye mi?..

Kardeşinin, akrabalarının evine gidebilir misin?... Arkadaşlarının, dostlarının güler yüz gösterdikleri gün bile yalandır, yapmacıktır. Biraz sarsıldığın, düştüğün gün, cemiyet seni affetmez. Ayakta duracaksın, sarsılmayacaksın, düşmeyeceksin. Düşersen, kabahat sendedir. Niçin sarsıldın, niçin düşdün?... Sormazlar…(Kimsesiz Genç Kadın yaklaşır).Vicdansız, yalnız kendi kazancını düşünen bir patron, ayağına gelir, senden iş ister. Pazarlıkda uyuşursunuz. İş bitince paranın yarısını keser. Sened yok, sepet yok. O hırsız, o dolandırıcı patronun, kurulu tezgahı,evleri, apartmanları, bankada parası vardır ve muntazam insandır.

Ben, gayri muntazam adamım. Onlar, benim gibileri çalmak, dolandırmakla geçiniyorlar. Ben de muntazam adam olabilirim, fakat, fırsat vermiyorlar ki…’’ (s.71).

(...)

60

‘‘Bırakın, söyleyeyim. Düştün mü, kimse sana el uzatmaz. Çünkü sana acıyanlar, el uzatanlar senin suç ortağın olurlar. Cemiyet, onları da affetmez. Bir kadınla evlenirsin, ona acımışsındır. Onu almak, ona sahib çıkmak için can atanlar vardır. Gel gelelim, cesaret edemezler. Sen alırsın, o kadınla evlenir miydi derler. Bunda, bir hınç gizlidir. Kadının mayası bozuktur. Boşar, kurtulursun. Serseri, evlilik nesine?... Derler. İhtiyar anana bakamıyorsun. İhtiyaç içindeki akrabalarına, arkadaşlarına bakamıyorsun… Paran yoktur. Kimseye el açamazsın. Kimseye halini anlatamadığın için, herkes seni refah içinde yaşıyor sanır. Yardım etmek lazım geleceğini düşünmezler. Üstüne başına bakamazsın, sefil kıyafetine bakarlar; bu ne serserilik, derler. Eline geçen patayla yarı a, yarı tok geçinirsin. Bir köşede, ihtiyat paran olmadığı için yine serseri olursun.

Çalacaksın, çırpacaksın, hergelelik edeceksin; sözünü, senedini, imzanı, dostluğunu her şeyini inkâr edeceksin… Kitabcı hakkını vermez çalar; o, sayın bir şahsiyettir. Çünkü, hak edileni vermemek, muntazam insanların zeka hakkıdır’’ (s.71).

(...)

‘‘Hayır, bir şey bilmiyorsun kızım. Bir orospuyu sevmek, bir kal’aya akın etmekden daha çok kahramanlıktır. Ben, bugünkü cemiyette anormal bir tipim. Eski şövalyeleri, tarihler, kahraman diye tanırlar.Son asırda, onların adı, serseridir. Arkası olmayan üç beş lirayı iktisatla, üç dört gün yemek yahut bir günde yiyivermek. Az paranın iktisadı olmaz. Bugün bir kadınla, yarın başka bir kadınla yaşıyorum değil mi….Bir aile kızıyla evlenebilir miyim?...Babası olmadığım bir kızım var… Bana, kim, varır?... Ben de bakılmak isterim. Çocuklarını ortada bırakanların çocuklarını, hiçbir menfaat karşılığı olmayarak kabulleniyorum. Anne, baba, çocuğu kapılarından kovuyorlar. Ben büyütüyorum. Sonra da ben serseri oluyorum’’ (s.72).

Macit kızın pansiyonda yaşamasının doğru olmayacağını ne kadar anlatsa da kadın yine ikna olmamıştır. Macit ise başka çaresi olmayarak kıza pansiyon odasındaki sediri verir ve kızın burada kalmasını kabul eder.

61

Kızın aynı annesi gibi dişinin ağrısıyla Macit’ten bir damla rakı istemesiyle Macit neye uğradığını şaşırır çünkü kızın annesiyle aynı kaderi yaşayacağını düşünür.

Macit’e göre oyun devam etmemelidir.

Geçmiş yaşantısının getirileri ve bundan dolayı pansiyonda yaşamaya başlaması, içinde bulunduğu mekânın kişiliği üzerinde etkisi, emeğinin karşılığını alamayıp maddî sıkıntı çekmesi Macit’in hayata küskün olmasına neden olur. Ancak buna rağmen çevresindeki kişilere yardımını esirgemeyen bir kişi olarak eserde yer alır. Kendisinin önem vermediği maddiyatın, insanları bu denli değiştirmesini de hayretle karşılar.

Belgede MAHMUT YESARİ’NİN TELİF T İYATROLARINDA YAPI VE İZLEK (sayfa 76-79)