Bağımsızlık Algısı

Belgede T.C. ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ (sayfa 79-83)

2. Denetçi Davranışlarını Etkileyen Unsurlar

2.7. Bağımsızlık Algısı

Muhasebecilerin, insanların hayatlarını ne kadar etkilediği tahmin edilebileceğinden daha fazladır (Rice, 1981, aktaran: Weick, 1983: 366). Şirketlerin mali yapılarının doğru bir şekilde aktarılması muhasebe denetçileri tarafından gerçekleştirilebilir. Finansal bilgi kullanıcılarının bağımsız denetçinin bağımsızlık özelliği ile ilgili algılamaları arttıkça finansal raporlamaya olan güvenirlik algılamaları da artmaktadır. Finansal tablolar için güvenirlik algısının arttırılması için, denetçilerin bağımsızlık özelliklerini arttıran düzenlemelerin yapılması gerekir (Arı, 2008, http://iibf.ogu.edu.tr, 16 Mayıs 2011’de erişildi).

Bağımsız denetçilerin sorumlulukları Önçü, Taner, Karasioğlu ve Arıcı (1997)’e göre aşağıdaki hususları gerektirmektedir.

• Hatalar ve Düzensizlikleri Araştırma ve Raporlama Sorumluluğu

• Müşterilerin Yasa Dışı İşlemleri Karşısındaki Sorumluluğu

• Finansal Tablo Denetimlerinde İç Kontrol Sistemini Dikkate Alma,

• İnceleme ve Değerlendirme Sorumluluğu

• Çözümleyici Araçlardan Yararlanma Sorumluluğu

• Muhasebe Tahminlerini Gözden Geçirme Sorumluluğu

• Denetlenmiş Finansal Tablolar Üzerine Açıklayıcı Rapor Düzenleme Sorumluluğu

• Denetlenen İşletmenin Varlığını Sürdürmesine İlişkin Riskleri Gözden Geçirme ve Açıklama Sorumluluğu

• Denetlenen İşletmenin Denetim Komitesi ile İletişimde Bulunma Sorumluluğu

Denetleme kuruluşlarının ve denetçilerin bağımsızlığı, denetim faaliyetlerinin en önemli unsurudur. Bağımsızlığın ve güvenirliğin sağlanması bazı yasaklara uymakla mümkündür. Bu yasaklamalar aşağıdaki gibi sıralanabilir (Yanık, 2010, http://www.scribd.com, 15 Mayıs 2011’de erişildi):

1-Denetledikleri ortaklıklar, yardımcı kuruluşlar ve iştirakleri ile borç, alacak ve ortaklık ilişkisi içinde bulunamazlar.

2-İşleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları, görevleri süresince ve görevlerini bıraktıktan sonrada açıklayamazlar, kendilerinin ve üçüncü kişilerin menfaatlerine kullanamazlar.

3-Ticaret yapamazlar.

4-Başka bir denetleme kuruluşunda ortak olamazlar, yönetici ve denetçi olarak çalışamazlar.

5-Meslekle ve meslek onuruyla bağdaşmayan faaliyet ve davranışlarda bulunamazlar.

6-Bağımsız denetleme kuruluşları ve denetçileri iş elde etmek için reklam sayılabilecek faaliyetlerde bulunamazlar ve iş öneremezler.

7-Bağımsız denetleme kuruluşlarının yönetici ve denetçileri kendilerine, yakınları ve eşlerinin ortaklık veya iş ilişkisinde bulunduğu işletmeler ve bunların iştiraklerinde denetleme görevini üstlenemezler.

Bağımsız denetçinin gelişen mesleki sorumluluklarının temelinde yanlışlıkların araştırılması yer almaktadır. Yanlışlıkların gözden geçirilmesinde ise özellikle kasıtlı

düzensizlikler ve hilelerin otaya çıkartılmasını sağlayacak mesleki önlemlerin yürürlüğe konması önem kazanmaktadır. Bu bakımdan bağımsız denetçinin mesleki sorumluluklarının oluşumunda “düzensizlik risklerinin dikkate alınması”, “yönetsel bütünleşme ve mesleki kuşku dengesinin kurulması”, “ müşteri işletmenin yasal olmayan davranışlarının değerlendirilmesi” ve “hatalar, düzensizlikler ve yasadışı işlemleri kavramaya yönelme” türünden bazı alanların ağırlık kazanması söz konusudur.

Bağımsız denetçinin, müşteri işletmenin yasal olmayan davranışları ile ilgili sorumluluğu, düzensizlik risklerinin dikkate alınması kapsamında kullanacağı ölçütlerde sınırlıdır. Ancak, menkul kıymet alım satımı, genel sağlık koşulları ile ilgili mevzuat uygulaması, işletmeler arası yasal olmayan fiyat ve miktar anlaşmaları ve içeriden öğrenenler ticareti gibi alanlarda alınan yazılı bildirimler, yasal denetimlerde saptanan ilişkili bulgular, bağımsız denetçiyi sorumluluğu açısından harekete geçmeye yöneltir. Aynı şekilde, finansal tablo denetimlerinde uygulanan bazı ek denetim işlemlerinin de bu alandaki yasa dışılıkları belirlemesi mümkündür. Denetçinin finansal tablo denetimlerinde incelemeyi tercih ettiği toplantı tutanakları, müşteri işletme yöneticileri veya hukukçularından edindiği hukuki anlaşmazlıklar ve davalaşma bilgileri ya da çapraz inceleme testleri ile ortaya çıkan veriler, denetçinin müşteri işletmenin yasadışı davranışları konusunda bilgilenmesi ve sorumluluk edinmesini gerektirir.

Bunların ötesinde, bağımsız denetçi, müşteri işletme yönetiminden işlemlerin hukuk ve mevzuata uygunluğunu belirten bildirim isteyebileceği gibi, müşteri işletmenin yasal olmayan işlerin önlenmesine ilişkin politikasını belirten düzenlemeyi talep ederek de bilgi ve sorumluluk noktasına geçebilir (Önçü, Taner, Karesioğlu ve Arıcı, 1997, http://www.archive.ismmmo.org.tr , 09 Mayıs 2011’de erişildi).

Abdel-khalik, Snowball ve Wragge (1983: 226) tarafından yapılan araştırmaya göre denetçi bağımsızlığını yapmış oldukları istatistiksel analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre en önemli faktör olarak belirlemişlerdir ve gerek iç denetim gerekse dış denetim işlemlerinde bağımsızlık algısının önemine vurgu yapılmıştır. Buda denetim faaliyetlerinde, denetçi bağımsızlığının önemli bir rol oynadığını göstermektedir.

Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (International Federation of Accountants- IFAC), Sarbanes-Oxley Yasası(SOX) ve ilgili diğer mevzuatlarda denetçi

bağımsızlığını tehdit eden unsurlar yer almış ve bunlara karşın alınması gereken önlemlere yer verilmiştir. Aşağıda ilgili düzenlemelerde yer alan denetçi bağımsızlığına yönelik tehditler özet olarak açıklanmıştır (İnam, 2007: 160-161).

a) Çıkar Tehlikesi: Denetçinin denetim müşterisinden bir çıkarı olmasını ifade eder. Bu durumda denetçi, çıkarının tehlikeye düşmesi halinde denetim müşterisine ilişkin bazı hususları görmezden gelebilir veya onay vermemesi gereken bazı noktalara onay verebilir. Diğer taraftan denetçi denetimin bağımsızlığını tehdit edici çıkar çatışmasına yol açabilecek ek hizmetleri denetim müşterisine sunmaması gereklidir.

b) Kendini Denetleme Tehlikesi: Eğer denetçi, müşterinin finansal tablolarının düzenlenmesinde yardımcı olur daha sonra da denetimi gerçekleştirirse kendi kendini denetlemiş olur. Diğer taraftan denetçinin müşteri ile ilgili hiçbir karara karışmaması, müşteriyi yönlendirmemesi gereklidir. Denetim bağımsızlığını tehdit eden kendi kendini denetleme hususunu ortaya çıkaran ek hizmetlerin de denetim müşterisine sunulmaması gereklidir.

c) Yakın Akrabalık İlişkileri ve Samimiyet: Denetim müşterisi ile olan uzun süreli ilişkilerin samimiyeti artırma ve denetimin bağımsızlığını tehdit etme ihtimali vardır. Diğer taraftan denetim müşterisinde denetçinin akrabalarının veya denetçi işletmede denetim müşterisinin akrabalarının çalışması da bağımsızlığı tehdit edici bir unsurdur.

d) İşletmeler Arası İstihdam: Denetim müşterisi ile denetim firması arasındaki istihdam ilişkileri bağımsızlığı tehdit eden diğer bir faktördür.

e) Ücret: Denetimin bağımsızlığını tehdit eden en önemli unsurlardan biri ücret unsurudur. Denetim firmasının gelirleri arasında tek bir denetim müşterisinden alınan gelirlerin yüksek yer tutması, denetim müşterisinden emsallerine nazaran çok yüksek ve düşük ücret alınması bağımsızlığı tehdit eden hususlardandır. Maher, Tiessen, Colson ve Broman (1992:209) tarafından yapılan araştırmada denetim piyasasında denetçiler için artan rekabet koşulları incelenmiş ve rekabet koşullarının denetim ücreti üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Yapılan bu araştırmada 1977 ve 1981 yılları arasında artan rekabet koşullarının, denetim ücretleri üzerinde etkili olduğu ve denetçilerin denetim faaliyetleri için belirledikleri ücretlerde azalma meydana geldiği ortaya çıkarılmıştır.

Calegari, Schatzberg ve Sevcik (1998: 274)’e göre, denetçilerin yaptıkları

denetim faaliyetlerinde elde ettikleri kazançları arttıkça, denetçi bağımsızlığı zarar görmektedir. Denetim bağımsızlığını etkileyen ücret unsuru denetçilerin paraya karşı sergilediği tutumla yakın bir ilişki göstermektedir.

Belgede T.C. ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ (sayfa 79-83)