• Sonuç bulunamadı

BİRİNCİ BÖLÜM SAVUNMA SANAYİ

1.2. Avrupa ve Gelişmiş Ülkelerde Savunma Sanay

1.2.5. ABD’de Savunma Sanay

ABD savunma sanayini incelendiğinde bu alanı düzenleyen temel yasalardan en önemlisinin Amerikan Malı Satın Alımı Yasası olduğu görülmektedir. Bu yasa ABD’de kamu alımlarında önceliğin milli üreticilere verilmesini kesin kurallara bağlamaktadır. Bu yasa kapsamında önceden belirlenmiş olan durumlar haricinde kamu ve ulusal güvenliğin askeri sistem ihtiyaçları için sadece milli olarak üretilmiş olan ürünlerin tedarik edilmesi esas teşkil etmektedir. Bu yasa kapsamında tedarik edilecek sistem, malzeme veya teçhizatın yabancı malı sayılması için malzemenin toplam maliyeti içindeki yabancı payının %50 veya daha üzeri olması gerekmektedir. ABD’de tedarik edilecek ürünlerde ulusal çıkarların korunması açsından açılan ihalelerde yerli ürünler arasında maliyeti en düşük olan, küçük firmalar tarafından üretilen ve iş gücü fazlası olan bölgelerde üretim yapan işletmelerin öncelikle tercih edilmesi karara bağlanmıştır.113

İlk yüz elli yıl boyunca ABD’de savunma örgütlenmesi Savaş Kısmı ve Deniz Kuvvetleri Kısmı olmak üzere iki farklı şekilde teşkil edilmişti. Fakat II. Dünya Savaşı sonrasında hem sivil hem de askeri yetkililer savunma örgütlenmesinin tek çatı altında toplanmış bir yapıya gereksinimi olduğunu değerlendirdiler ve 1947 yılında çıkarılan Ulusal Savunma Yasası ile Savunma Bakanlığı altında tüm unsurlar birleştirildi. Bu kapsamda ABD Savunma Bakanlığı; Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri, Birleşik Komutanlık ile Savunma Bakanlık Ofisinden oluşmaktadır. Savunma Bakanlık Ofisi kuruluşunda ise Savunma Bakanı Yardımcısına bağlı; Mevzuat/Politikalar Müsteşarı, Personel ve Hazırlık Müsteşarı, Operasyonel Test ve Değerlendirme Müdürlüğü ile Tedarik ve Teknoloji Müsteşarı yer almaktadır.114 (Şekil 4)

113

National Business Association (NBA), Department of Defense to Buy American, “U.S. House Approves Manzullo Provision to Require Department of Defense to Buy American”, http://www.nationalbusiness.org/NBAWEB/Newsletter2005/2063.htm, (03.12.2009)

114

Şekil 4: ABD Savunma Bakanlık Ofisi Kuruluşu

Kaynak: Humily ve diğerleri, 1999, s.4/16.

Tedarik programlarında ve ihalelerde yerli ile yabancı malzeme ücretleri arasındaki farkın büyük ölçüde yüksek olduğu durumlarda kamu yararı dikkate alınarak karar verilir. ABD tedarik sisteminine göre ihale yoluyla elde edilecek olan dış kaynaklı bir ürünün yurtiçinde üretilmiş olan bir ürüne kıyasla daha ucuz olarak kabul edilebilmesi için yabancı şirket tarafından verilen teklif fiyatının, malzemenin yurtiçinde kullanım yerine kadar olan bütün taşıma ücretleri ve Amerika Birleşik Devletlerine ithali için gerekli olan tüm vergiler eklendikten sonra gümrük muafiyeti yoksa dahi hesap maksadıyla dâhil edilmesi kaydıyla; işsizliğin olmadığı yerlerde kurulu yerli şirketin verdiği tekliften en az %6; işsizliğin olduğu bölgelerde kurulu yerli

şirketin vermiş olduğu teklifinden en az %12 daha düşük olması gerekmektedir. Bu kapsamda yabancı menşeili şirketlerin ABD’de malzeme satabilmesi vergiler ve nakliye masrafları dâhil edildiğinde %20 ile %30 nispetinde daha az teklif sunmaları

Personel ve Hazırlık Müsteşarı Tedarik ve Teknoloji Müsteşarı Operasyonel Test ve Değerlendirme Müdürlüğü Mevzuat/ Politikalar Müsteşarı Savunma Bakanlık Ofisi

gerekmektedir. Milli güvenliğin sağlanması maksadıyla savunma sanayinin korunması ABD’de devlet tarafından sıkı bir şekilde kontrol edilmektedir.115

Özellikle savunma sistem tedarikleri bu alanda uzun yıllar çalışmış ve sürekli kontrol edilen güvenilir yerli şirketler tarafından yapılır. Çok hassas bir konu olan ulusal güvenlik gerekçesiyle yabancı şirketler kritik savunma sistem ihalelerine alınmaz. Çeşitli nedenlerle savunma sistem tedarik ihalelerine girmesi müsade edilen yabancı şirketlerin ise Amerikan Malı Satın Alımı Yasası’na göre, teklif fiyatına ulaşım ve vergiler dâhil edildikten sonra %50 oranında daha ek yapılarak fiyat mukayesesi yapılır. Bu durumda yerli şirketlere her türlü destek sağlanırken yabancı şirketlerin bu alanda ABD’de ürün satabilmesi oldukça zor hale getirilmektedir.116

ABD’de Savunma Üretim Yasası (Defense Production Act) ve "Exon Florio" adı ile uygulanan ABD Ticaret Yasasının 5021. maddesi ABD Başkanına yabancıların ABD sınırları içinde savunma alanındaki sanayi tesislerine (kısmen dahi olsa) sahip olmalarını engelleme yetkisi vermektedir. Benzer şekilde Savunma Üretim Yasasının 835. maddesi; milli güvenlik konularında faaliyet gösteren yerli Amerikan şirketlerini, bu veya benzer alanlarda faaliyet gösteren yabancı şirketlerin satın alabilmesini kesin olarak yasaklamaktadır. Aynı yasanın 836. maddesi de ülkede faaliyet gösteren yabancı kontrolündeki şirketler ile, milli nitelikteki güvenlik yönünden paylaşılması tehlikeli olabilecek gizli bilgilerin verilmesini gerektirecek sözleşmelerin yapılmasını da engellemektedir. Yasanın 840. maddesine göre ise, Savunma Bakanlığı ile 10 milyon doların üzerinde tedarik sözleşmesi antlaşması yapan şirketler, bu sözleşme kapsamında ABD dışında yaptıracakları 500.000 doların üzerindeki tüm işler için Bakanlığa detaylı bilgi vermekle yükümlü tutulmuşlardır.117

Ulusal güvenlikle ilgili gizlilik arz eden konularda ABD Savunma Bakanlığı ile tedarik sözleşmesi imzalamış bulunan şirketlerin hisseleri, çeşitli nedenlerle bir

şekilde yabancıların kontrolüne geçtiği durumlarda, Savunma Sanayi Güvenliği (Defense Industrial Security) programına göre ABD Başkanının yabancıları

115

Department of Defense, Defense Procurement and Acquisition Policy Directorate, “Cost, Pricing & Finance”, http://www.acq.osd.mil/dpap/cpf/contract_pricing_reference_guides.html, (03.09.2009) 116

Cicioğlu, s.74. 117

Servet Güler, “Dünya'da Savunma Sanayinin Yapılanmaları”, TEKBİM Bülteni,

yönetimden uzaklaştırma yetkisi bulunmaktadır. Ulusal güvenliğin çok önemli olduğu ABD’de yabancı şirketler milli güvenlikle ilgili savunma tedarik ihalelerine sokulmamaktadırlar.118

Amerikan savunma sanayisi özellikle 1990 yıllarından itibaren yapısal olarak önemli değişiklikler geçirmiştir. Bu alanda faaliyet gösteren şirketlerden büyük kısmı arasında özellikle uzay ve elektronik alanı başta olmak üzere birçok birleşme olmuş

ve bu birleşmeler neticesinde savunma alanında büyük sermayeli şirketlerden oluşan bir grup oluşmuştur. ABD’de savunma sanayisi alanında görülen önemli bir değişiklik de bu alandaki şirketlerin savunma alanına daha çok yoğunlaşmaları ya da bu savunma alanından tamamen ayrılmaları şeklinde ortaya çıkmıştır. 1980 Yıllarında, genel sanayi içinde faaliyet gösteren mühendislik ya da elektronik

şirketlerinin birçoğunun savunma sanayisi alanında faaliyet gösteren küçük savunma bölümleri bulunurken artık Ford, General Electric, IBM, Unisys gibi şirketler bu bölümlerini kapatarak piyasadan tamamen çekilmiş, Raythoen ve Boeing gibi bazı şirketler de savunmaya daha fazla yönelmeye başlamıştır. Bunun yanında savunma sanayisi alanındaki tedarik projelerine giren firmaların büyük ve daha güçlü olmaları ön plana çıkmıştır. Bunun nedeni ise, bu şirketlerin büyük ölçekli araştırma ve geliştirme maliyetlerini daha rahat karşılayabilmeleri ve henüz denenmemiş yeni teknolojilere dayalı karmaşık programları yönetme riskini göze alabilmeleri olarak değerlendirilmektedir.119

1987 ile 2000 yılları arasında dünya savunma piyasasında 130 adet büyük çaplı savunma tedarik ihalesi gerçekleştirilmiş ve bu ihalelerin toplam bedeli 120 milyar dolara ulaşmıştır. Bu toplam bedelin %60’ını ABD tek başına almıştır. 1993 yılında 21 şirket büyük çaplı savunma üretimini yapmakta iken günümüzde ABD savunma sanayi büyük ölçüde şirket birleşmelerinin de etkili olmasıyla Raytheon, Boeing, Lockheed Martin ve Northorp Grumman firmalarının faaliyet gösterdiği dört büyük savunma şirketinden oluşmaktadır.120 Bu çok büyük ölçekli olan savunma sanayi şirketleri oluşan piyasa koşulları yanında daha ziyade ABD hükümetlerinin

şirket birleşmelerini teşvik eden politikaları neticesinde ortaya çıkmıştır. Bunun yanında hükümetler farklı ihracat teşvik yöntemleri geliştirerek savunma piyasasını

118

Ziylan, Savunma Sanayi Üzerine, s.54. 119

Ziylan, Şirketler, s.9. 120

Jeffrey Bradford, “Parking Tanks on Whose Lawn? A Review of Defence Sector Acquisition Activities”, RUSI Defence Systems, Autumn 2004, s.34.

daha rekabet edebilir hale getirmiş ve dünya pazarlarında da bu alanda faaliyet gösteren ABD firmalarının daha güçlü hale gelmelerine destek olmuştur. Soğuk savaşın bitmesiyle dünya üzerinde savunma sanayi alanında gelişmiş ülkelerin savunma sistem ve teçhizat ihracatları ABD ile İngiltere haricinde azalmıştır. Bu süreçte ABD’nin dünya pazarındaki payı ise %25’lerden %45’ler seviyesine yükselmiştir.121

Yüksek düzeyde gerçekleşen savunma sanayi ihracatı birçok Amerikan

şirketinde yeniden yapılanmanın etkilerini en az seviyede tutumuştur. Locheed Martin, Boeing ve Northrop Grumman gibi büyük şirketlerin 2007 yılı savunma gelirleri sırasıyla 41,862 milyon dolar, 66,387 milyon dolar ve 32,018 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, Avrupa’nın savunma sanayindeki en büyüğü olan British Aerospace’de ise bu rakam 31,400 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. (Tablo 12) ABD’de mevcut savunma sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerden, rekabet amacıyla, en az iki şirketin kalması hedeflenmekte ve şirket birleşmeleri hükümetler tarafından desteklenmektedir. Savunma havacılık alanında 1984’te 51 olan şirket sayısı 1998’de 5’e düşerek tank (General Dynamics), zırhlı araç (United Defense) ve bombardıman uçağı (Northrop Grumman) üreticileri de benzer şekilde birer şirket altında toplanmıştır. Bununla ilgili diğer bir olay da 1993 yılında hazırlanmış bir Pentagon raporunda ifade edilen füze, denizaltı ve uydu sistemleri alanlarında da tek şirkette üretim yapılmasının önerilmesidir.122

Tablo 12: ABD Savunma Sanayinde İlk On Şirket İçindeki Firmaların 2006–2007 Yılları Karşılaştırmalı Savunma Geliri (Milyon Dolar)

S.Nu. Şirket